Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

İLAHİ PROGRAM KADER Kader, sonsuz ilme sahip; geçmiş, hal ve geleceği bir nokta gibi görüp, bilen ve esasen kendisi için geçmiş, hal ve gelecek diye.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "İLAHİ PROGRAM KADER Kader, sonsuz ilme sahip; geçmiş, hal ve geleceği bir nokta gibi görüp, bilen ve esasen kendisi için geçmiş, hal ve gelecek diye."— Sunum transkripti:

1

2 İLAHİ PROGRAM KADER

3 Kader, sonsuz ilme sahip; geçmiş, hal ve geleceği bir nokta gibi görüp, bilen ve esasen kendisi için geçmiş, hal ve gelecek diye hiçbir şey söz konusu olmayan Cenab-ı Hakkın; mikro alemden makro aleme, zerrelerden sistemlere, en küçükten en büyüğe kadar, bütün kainatı ilmi planda planlaması, programlaması, tayin etmesi ve takdir etmesidir.

4 Kader Allahın ilim sıfatı, Kaza ise Allahın kudret sıfatının sonucudur. Allah, ilim sıfatıyla her şeyi bilir ve kudret sıfatıyla her şeyi takdir eder, yaratır.

5 Kader insanın bir şeye katılması, o işin içinde bulunmasıdır. Cenab-ı Allah dilerse yaratır.

6 Bir insan Cenab-ı Hakk’ın yasakladığı fiilleri işlerse isyankâr olur. Aynı insan Allah’ın emirlerini yerine getirirse, salih bir kul olur. İşte birbirine zıt bu iki netice de kaderdir.

7 Yani Cenabı Allah asi ve salih olmanın yollarını ezelde böylece tayin etmiştir. Buna göre bir kimse, bu sebeplerden hangisine giderse onun neticesine varır. İşte bu neticenin yaratılması kazadır. Aynı zamanda ilahi takdirin gereği olduğu için de kaderdir.

8 KADER İKİYE AYRILIR İradeli İşlerİrade Dışı İşler Yürümek, yemek, içmek, oturmak, kalkmak, Okumak, yazmak Kalp atışı, nefes alıp-verme, erkek veya kadın olarak yaratılmak, milliyet, ırk, dil

9 İnsan cüz’i iradesiyle  Seçer  Beğenir  Arzu eder  Karar verir  İster Cenab-ı Allah da Küll-i İradesi ile yaratır … ve insanda o fiili işlemiş olur

10 İnsanlar ilerleme ve refahın sebepleri olan ilim, fen ve sanatta faaliyet gösterirlerse, huzur ve saadete kavuşurlar. Aksi yolda giderlerse, cehalet ve yoksulluğun hükmü altında hayatlarını mahvederler. İşte bu iki netice de kaderdir.

11 Yani Cenab-ı Hak ilerleme ve gerilemenin yollarını yukarıda ifade ettiğimiz şekilde takdir etmiştir. Bir milletin birinci yolu seçerek ilerlemesi halinde, bu netice hem kaza hem de kaderdir. Aksi yolu tutarak geri kalması durumunda ise kaderi, zillet ve sefalet olacaktır.

12 Herkes fert olsun cemiyet olsun kendi kaderine kendisi sebep olur. Allah da buna bağlı olarak takdir eder yaratır. Allah, dünya ve ahiret nimetlerinin bir takım sebeplerle meydana gelmesini, ezelde takdir etmiş ve şarta bağlamıştır. Öyle ise onların sebepsiz meydana gelmesini arzu etmek, ilahi kanunlara zıttır.

13 A Allahtan bir şey istemenin yolu, onun sebeplerini yerine getirmektir. Allahtan başarı istemenin yolu çalışmaktır. Meyve istemenin yolu ağaç dikmek olduğu gibi; cennet istemenin yolu da ilahi emirlere uymak ve yasaklardan kaçınmaktır.

14 Bizler kadere inanan kimseler olarak bu ilahi takdire boyun eğmek ve istediğimiz nimetlerin sebeplerini yerine getirmeliyiz. Ağaç dikmeksizin meyve istemek gibi, ibadet etmeksizin cennet nimetini beklemek de takdire karşı gelmektir ve cezası da o nimetten mahrum kalmaktır.

15 “Yaptığı iyilikler karşısında “ben böyle yaptım, şöyle ettim “şeklinde konuşan bir insan işlediği kötülükleri kadere nasıl havale edebilir? Halbuki aynı kötülükleri, karşısındaki yaptığında kadere havale etmez.

16 Örneğin evine giren hırsız hakkında davacı olurken kaderi hatırlamaz. Hırsız, hâkim karşısında “benim ne suçum var kaderim böyle olduğundan mecburen hırsızlık yaptım “şeklindeki müdafaasına öfkelenmekten kendisini alamaz.

17 Aynı şekilde çocuğunu öldüren bir caninin yakasına yapışmaktan geri durmaz ve” bu adamın kaderi böyle imiş istese de istemese de çocuğumu öldürecekti” diye düşünmez. Hangi mantıkla aynı fiilleri kendi işlediği zaman suçunu nasıl kader hava edebilir?

18 Allah, dünya ve ahiret nimetlerinin bir takım sebeplerle meydana gelmesini ezelde takdir etmiş ve şarta bağlamıştır. Öyle ise onların sebepsiz meydana gelmesini arzu etmek, ilahi kanunlara zıttır. Allah her şeyi insanların hizmeti için yaratmıştır ve hiçbir şey sebepsiz yaratılmamıştır.

19 Mesela, güneş insanlara ışık vermekle beraber insanlardan karşılık olarak ne beklemektedir veya limon ağacı kendisinin hiç ihtiyacı olmadığı halde C vitaminiyle yüklü limonları verirken bu lütfun karşılığında insanlardan ne istemektedir?

20 Allah her şeyi bir sebebe bağlamıştır. İnsan neyi isterse, teşebbüs ederse Allah da onu yaratır ve insanda bundan sorumlu olur. Allah bizim hiç bir şeyimize muhtaç değilken bize bu lütuflarda bulunuyorsa bizden de istediği ve bize yüklemiş olduğu bazı görevler vardır.

21 Bizim bilgisizliğimizden ve bize göre gereksiz gördüğümüz çoğu şeyler, bizim için vazgeçilmez şeylerdir aslında. işte Allah bizim için neyi takdir etmişse, bu bizim için mutlaka çok gerekli ve elzemdir, diye düşünmeliyiz

22 Allah bize irade vererek bizleri işlediğimiz fiillerden ötürü sorumlu tutmuştur. Ama öncesinden kitaplar,peygamberler göndererek bizleri uyarmıştır. Tüm bu uyarıları dinlemeyen ve aksine hareket eden bir insanda bunun cezasını cennetten mahrum kalarak ödeyecektir. Bu onun kaderi olacaktır; çünkü o yolu tercih etmiştir.

23 Örneğin, ana rahmindeki bir çocuğu şuurlu varsayınız. O çocuk, gözüyle o âlemde bir şey görmediği için “yahu şu gözler bana niçin takılmış!” diye itirazda bulunacaktır.

24 Ona “Bu gözler sana başka bir alemde lazım olacak. O aleme gittiğin zaman bu gözler sayesinde dünyadaki harika manzaraları, eserleri göreceksin” denilse, “Ben görmediğim şeye inanmam” diye bu hakikatin karşısına çıkacaktır.

25 Devamla burnunun neye yaradığını ve yüzünde kalabalık ettiğini soracak; ona bu aletle başka alemde güzel kokular alacağı söylense bunu inkara gidecektir. Aynı şekilde kollarının kalabalık ettiğinden, ayaklarının lüzumsuzluğundan bahisle sadece göbeğinden beslenmesini görecek, ağzını dahi lüzumsuz görecektir.

26 İşte Allah, ana rahminde rahmetiyle bizim elimizden tutmuş, bizi kendi fikrimizle baş başa bırakmamış ve bu dünyada lazım olacak bütün her şeyi bizde bulundurmuş ve bu şekilde dünyaya göndermiştir.

27 Allah bu dünyada bizleri imtihana tabii tutmuş ve bu alemden hakkıyla istifade edebilmek için bizlere peygamber ve kutsal kitaplar göndermiştir. Bu imtihanda ana rahmindeki çocuğun düştüğü aptallığa düşmeyip; namazı, orucu, zekatı vs. emirleri ve yasakları harfiyen yerine getirdiğimizde ahirette bu ibadetlerden faydalanacağız.

28 Aksi halde bu dünyaya gözsüz elsiz ayaksız ve kulaksız vb. gelen bir çocuk gibi ahirette gittiğimizde Cennette bize hayat hakkı tanınmayacağı muhakkaktır.

29 Buna göre bizde Allahın bize yüklemiş olduğu vazifeleri bilmeli ve bu doğrultuda hareket etmeliyiz.suçlu aramaya kalkışmamalı yaptığımız günahların farkında olmalıyız

30 Kader ve irademiz Bir apartmanın üst katının lütuflarla bodrum katının ise işkencelerle dolu olduğunu biri bize bildirse ve asansörün içinde bizim serbest olduğumuz bize bildirilse ve biz üst katın düğmesine bastığımızda ikramlar ve nimetlerle karşılaşır alt katın düğmesine bastığımızda ise azaba uğrayacağız.

31 Burada irademizin yaptığı tek şey hangi düğmeye basılacağına karar vermesi ve teşebbüse geçmesidir. Asansör ise bu kişinin kudretiyle değil bir kanuna göre hareket etmektedir. Yani insan üst kata kendi iktidarıyla çıkmadığı gibi alt kata da kendi iktidarıyla inmemektedir. Sadece tercih ve teşebbüse geçmektedir. Fiili yaratan Allah’tır.

32 Allah bizlere rızasını ne şekilde kazanacağımızı Kur’an-ı Kerim’de açıklamıştır.işlediğimiz her ameli işlemek ve işlediğimiz bu ameller nispetinde onun huzurunda derece ve makam kazanmak bizim tercihimiz dahilinde olduğuna göre neticeden şikayetçi olmak ve şikayet etmeye hakkımız yoktur

33 Örneğin, bir öğretmen her bir öğrencisine, dersine çalıştığı ve başardığı derecede not vermektedir. Çalışmayan dersine devam etmeyen öğrencilerine de gidişatlarına bakarak sınıfta kalacaklarını önceden açıklasa, bu duruma göre ders çalışmayıp sınıfta kalan bir öğrenci hocasının kendisine zulmettiğini iddia edemez.

34 Aynı zamanda o öğretmenin herhangi bir öğrencisinin sınıfta kalacağını önceden bilmesi ve söylemesiyle de o öğrenci sorumluluktan kurtulmaz bunun aksini iddia etmek çocukça ve adi bir bahane olur sahibine de hiçbir şey kazandırmaz.

35 “Bir insanın Allah böyle takdir ettiği için ben de böyle yapıyorum “diye söze başlayıp kadere çeşitli itirazlarda bulunmasının ona bir lütuf bahşetmeyeceği sahibini sadece felakete götüreceği şüphesizdir.

36 Dikkatli olun… Farkında olun… kader insana adalet eder insanı sorumluluk sahibi yapar ve kibirden uzak tutar. Sunum: Ahmet Çetin


"İLAHİ PROGRAM KADER Kader, sonsuz ilme sahip; geçmiş, hal ve geleceği bir nokta gibi görüp, bilen ve esasen kendisi için geçmiş, hal ve gelecek diye." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları