Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

TEMSİL SİSTEMLERİ (Ö ĞRENME SITILLERI ) Mehmet TUNGA.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "TEMSİL SİSTEMLERİ (Ö ĞRENME SITILLERI ) Mehmet TUNGA."— Sunum transkripti:

1 TEMSİL SİSTEMLERİ (Ö ĞRENME SITILLERI ) Mehmet TUNGA

2 TEMSİL SİSTEMLERİ İletişimde ve öğrenme sırasında kendimize göre kullandığımız dildir.Dünya hakkındaki bilgilerimizi 5 duyu organımızla elde ederiz.Saniyede beynimize 2 milyondan fazla veri geliyor ve biz bunların sini alıyoruz)Yetişme tarzımız,aldığımız eğitim ve yaşantılarımız bu verileri filtre ediyor.Kendilerinde olan baskın bir temsil sistemi ile bu verileri alıp zihinde dizayn ediyorlar.İnsanlardan belli bir şeyi düşünmeleri yada beli bir şeyi öğrenmeleri istendiğinde, kişiler kendilerine göre bir sistem kullanırlar.Buna temsil sistemleri diyoruz. Örnek olarak, bir grup insandan, lodoslu bir günde deniz kenarında bulundukları bir günü hatırlamaları istenmiş olsa, kimisi dalgalı denizin görüntüsünü hayalinde canlandırır. Kimisi, dalgaların kıyıya vurduğunda çıkan sesi duyar. Bir diğer grup da, dalgaların kıyıya çarpmasından sonra sıçrayan damlaların vücuduna değmesini hisseder.

3 Bir olayı, kimimiz görüntü, kimimiz ses, kimimiz duygu ya da vücut hisleri, kimimiz de koku ve tatlar ile canlandırıyoruz. NLP'ye göre, bunlar farklı temsil sistemleridir. Kişilerin canlandırma(temsil) sistemlerini bulmak, hem onlarla ilişkimizi kolaylaştırır, hem de onların problemlerini çözmemize yardımcı olur. İnsanların kullandıkları temsil sisteminin bilinmesi, terapi,iletişim,öğrenme ve yaşam sırasında çok yararlıdır. Bu teknikleri bilenler, karşılarındaki insanların dünyayı nasıl algıladıklarını öğrenerek, onlarla çok iyi bir iletişim kurabilirler. İnsanların kullandıkları temsil sistemlerini bulmak için, onların konuşmalarına dikkat etmemiz gerekir. Ayrıca, düşünürken baktıkları yön de bize bir ipucu verebilir. Bu durumda, şu sorunun karşılığı çok önemli: İnsanların kullandıkları canlandırma sistemlerini nasıl bulup ortaya çıkartabiliriz?

4 Görsel Tipler Kullandıkları kelimeler ve mecazlar görsel ağırlıklıdır, hızlı nefes alırlar. Hızlı konuşurlar ve konuşma tarzına dikkat etmezler. Zira onlar için önemli olan, konuşurken beyinlerindeki şekillere yetişmektir. Görüntülerle düşünürler. Bu nedenle hızlı konuşurlar.Görüntüyü kaçıracağım korkusu ile bunu yaparlar. Onları bir konuda ikna etmek için, görsel imajlar kullanmalısınız. Örneğin, görsel bir insana bir tek çiçek çok şey ifade eder.Eşiniz görsel ise çiçeği eline tutuşturun o doğum günü olduğunu anlar.Söze gerek yoktur. Onlara bir araba satmak istiyorsanız, arabanın dış görünüşünün çok iyi olması gerekir. Rengarenk, süslü bir malı, görsel bir insana satmak çok kolaydır.

5 Bir kişi konuşması sırasında, daha çok gördüğünüz gibi, göz göre göre, nereden bakarsan bak, konuyu aydınlatmak, renkli bir yaşam, her şeyi göze almak, göze hoş görünmek, gözün aydın, gözüne kestirmek, gözden kaçırmak, gözden geçirmek, göz atmak, ileri görüşlü, görünen köy kılavuz istemez gibi görsel mecazlardan yararlanıyorsa, bu kişi konuşmasında daha çok görsel sistemi kullanan biridir.Telefonla görüşürken bile bana bakar mısın derler. Bu kişilerin öğrenmesi de daha çok görsel materyallerden yararlanarak gerçekleşecektir.

6 Göğsün üst kısmından hızlı solunum yaparlar ve başları daima yukarıdadır.Bazı durumlarda karşısındakini küçümsüyor yanlış anlamasına bile yol açabilirler. Herhangi bir şeyi hatırlamaları istenildiğinde, sinemada film izlercesine görüntüler zihninde uçuşur Geçmişte gerçekleşmiş bir olayla ilgili bir soruyu düşünürlerken gözlerini sol yukarı çevirerek cevaplarlar. Aynı şekilde gerçekleşmemiş bir olayı tasarladıklarında aynı hareketi sağ yukarı çevirerek düşünürler. Bazen kullanılan elin tam tersine bakılarak kalıp bozulabilir. SORU:İlk çalıştığınız iş yeri neye benziyordu? (Gözleriniz sola yukarıya kayıyor.) Eşinizin saçını sarıya boyattığını ve turuncu bir kazak giydiğini hayal edin. (Gözlerinizi sağa yukarıya kayıyor.)”

7 Ders Çalışma Stili: Ders çalışma Stili : Gördüğünü hatırlar. Metin ve çizimleri takip eder. İnsanları eşyaları, resimleri gözlem yoluyla tanır/kavrar.Harita şekil ve şema kullanarak çalışır. Öğrenme Stili : Bilgisayar grafiklerini Görsel yap bozlan haritaları, posterleri, grafikleri.şemaları, karikatürleri, ilan panolarını inceleyerek ve çizerek öğrenir. En iyi okumayı öğrenme: Sessiz okuma. Resimli romanlar, yazılı posterler. Güçlü Yanları : Görülen ve okunan şeyler hatırlanır. Net ve güçlü görürler. Renkleri güçlü görürler ve renklerle düşünürler. Resimlerle veya sözcüklerle düşünmeye yatkındırlar. bir şeylerin görüntüsüne veya konumuna yatkındırlar. Yüzleri iyi hatırlarlar. Raporların anlatılmasındansa yazılı olmasına yatkındırlar. Planlı ve programlı olurlar. Zayıf yanları : İşittiklerini uzun müddet belleğinde tutamazlar.Ders anlatılırken not almazlarsa huzursuz olurlar. Derslerin laboratuarda işlenmesinden huzursuz olurlar. İsimleri hatırlamakta zorlanırlar. Görsel materyalleri olmayan uzun derslerde rahatsız olurlar. Dağınıklığa ve düzensizliğe tahammülsüzdürler. Plansız yaşayamazlar.Resimsiz ve renksiz kitaplardan hoşlanmazlar.

8 İşitsel Tipler Bir şeyi düşünürken, karşısındakinin kulak hizasına doğru bakarlar. Sözel şeylere daha çok tepki verirler. Söylenilen bir kelimeyi yıllar sonra hatırlayabilirler.5 yıl önce sen bana şöyle bir laf ettin derler.Konuşurken sözlerinizi iyice seçmeniz gerekir.Takılacakları ve üzerinde duracakları müğlak sözcükler kullanmamalısınız.Ayrıca tane tane konuşmalısınız. Çünkü onlar şiir gibi konuşurlar ve konuşmaktan keyif alırlar. Sözlerinin kesilmesinden hoşlanmazlar. Kendilerine konuşma hakkı vermeyen bir görselle konuşurken çok sinirli olabilirler. Orta hızla nefes alırlar. İşitsellere bir şey satmak istiyorsanız, onları kelimelerle ikna etmelisiniz. Konuşma hızınızı onların hızına getirip tane tane konuşursanız, muhtemelen onlarla iyi anlaşırsınız.

9 Bu insanlara sevginizi, görsel şeylerle değil, kullandığınız kelimelerle belli etmelisiniz. Bir kişi, ayrı tellerden çalmak, kulakları tırmalamak, bıcır bıcır, kulağa hoş gelmek, bir kulağından girip öbüründen çıkmak, borusu ötmek, kulak vermek, kulak tıkamak, kulağına gelmek gibi mecazları daha çok kullanıyorsa işitsel bir kişidir. Tüm göğüsleriyle nefes alan(diyaframın tam ortası ) işitseller bir olayı hatırlamaları gerektiğinde,o olayla ilgili tüm sesler zihninde canlanır.Bir hayal kurduğunda da aynı durum geçerlidir ve bu anlarda göz bebekleri kulak hizasına yönelir.tahmin edebileceğiniz gibi müzisyenlerin işitsel temsil sistemleri baskındır. er ;

10 Ayrıca işitsel biri kendisine okunan bir hikayeyi kendilerinin okumalarından daha etkili bir şekilde hafızalarında tutarlar. Okumaktan çok kendisine okunmasını severler.Okunduktan sonra anlatmasını istemek doğru olabilir. Mantıksal sıralamaya önem veren işitseller; her işlerini sırasını bozmadan yaparlar.Mükemmeliyetçi tarafları vardır. Dinlemeyi çok seven bir işitselin dostluğu sanırım herkesin istediği bir dostluktur.Melodik bir ve akıcı bir konuşma ile de bu dinleyiciliklerini güzel bir iletişime dönüştürmeyi başarırlar.

11 Eğitimciler için ;işitsel bir öğrenciyi keşfettikten sonra yapılması gereken çok kolaydır.İşitsel baskınlığını dikkate alarak ortamın sessizliğini sağlamak ve bilgileri kelimeler aracılığıyla öğrenciye aktarmak en doğrusudur.Anlatılanları öğrencinin tekrarına izin verilerek öğrenmenin pekiştirilmesi sağlanabilir.Çünkü bu tipler kendi tekrarlarından daha etkin öğrenme sağlarlar. İlişkilerde işitsel biriyle yaşanan birliktelikte kulağa hitap çok önemlidir.Yapılan görsel şovların hiçbir zaman istenilen başarıyı sağlamayacağını unutmamak gerekir. Müziksiz bir kutlama, kelimelerden uzak bir sevgi gösterişi gibi…(İşe yaramaz)Eşiniz işitsel ise elinizde çiçekle gelip doğum günün kutlu olsun bile demeden çiçeği eline tutuşturursanız gerisini tahmin edin.

12 Ders çalışma Stili : İşittiklerini hatırlar. Sözel ifadeleri takip eder. Dinleyerek ve konuşarak öğrenir. Öğrenme Stili : Konuşarak, mülakat yaparak, panellere katılarak, soru sorarak ve cevap vererek öğrenirler. En iyi okumayı öğrenme: Seslendirme, yüksek sesle okuma, masal kitapları ve kasetlerini dinleme, olay ve öyküler hakkında sohbet etme. Güçlü yanları : İşittiklerini hatırlarlar Yazarken konuşurlar (bunun bazen dezavantaj olduğu da söylenebilir çünkü zaman kaybettirir ve yanındakilerin konsantrasyonunu bozar). Uzun anlatımlarda bile anlatılanların içerisinde kaybolmazlar. İyi bir hatip olabilirler Müzik hatırlamalarını kolaylaştırır.(Olumlu çapa etkisi) Pek çok kişi için bir anlam ifade etmeyen ses, ritim, melodi onların pek çok şeyi hatırlamalarını sağlar. Zayıf Yanları: Gürültüden rahatsız olurlar. Gürültülü ortamlarda konsantre olamazlar. Resimler ve resimli anlatımlar rahatsız edebilir.Dersin ahenkli ve melodik bir ses ile anlatılmasını isterler. Okumaktansa dinlemeyi tercih ederler. Bilgilerin yazılı olarak sunulması bazen anlamalarını zorlaştırabilir.İsimleri hatırlarlar Yüzleri hatırlamakta zorlanırlar.

13 Dokunsal-Hissel Tipler Bir şeyi düşünürken, sağ alta bakarlar. Monoton bir tarzda konuşurlar ve bu diyalog, özellikle görsel bir insanla konuşurken iki ayrı dünyadan gelmiş gibi olur. Derin diyafram nefes alırlar. Cümleler dokunsal- hissel ağırlıklıdır. Az ve öz konuşmayı tercih ederler. Evet ve hayır en çok sevdikleri kelimelerdir.Derinden nefes alır ve derinden ağır ağır konuşurlar. Konuşma araları uzundur. Bir şeye dokunmadan onun hakkında karar vermek istemezler. Ağır ve yavaş konuşurlar.(Sn.Mesut YILMAZ) SORU:“Temsil Sistemlerinin neler olduğunu ezberden söyleyin. (Gözleriniz sola kayacak.) Suyun altında konuşsaydınız sesiniz nasıl çıkardı acaba? (Gözleriniz sağa kayacak.)”

14 Sırtımda çok ağır bir yük var, bunun önemini hissediyorum, konuya parmak basmak, gururuna dokunmak, iliklerine kadar titremek, soğuk insan, sıcak ilişki gibi mecazları daha çok kullanan bir kişinin dokunsal-hissel olduğunu hissedebilirsiniz. Bir dokunsala satacağınız malın onlar tarafından anlaşılmasını istiyorsanız, o kişinin o ürüne dokunmasını sağlamanız. Görsel bir insan, bir karpuzu dış görünüşüne bakarak alabilir. Ancak dokunsal bir insan eline alıp bakmadan bir pulu almaz. İşitsel bir insana satmak istediğiniz karpuzun özelliklerini çok iyi anlatmalısınız. Belki bu Özelliklerin de her insanda biraz vardır ama biri mutlaka ön sıradadır. Bir mağazada gördüğü ürünleri satın alırken mutlaka dokunan kişiler hiç dikkatinizi çekti mi?

15 Ya da konuşurken çok ağır konuşan,bu sırada düşündüğü çok belli olan insanlar?(Eski Başbakanlarımızdan SN Mesut Yılmaz'ı hatırladınız değilmi?) İşte bu özellikler dokunsal temsil sistemi baskın olan kişilerin en belirgin özelliklerindendir.Diyaframın altında,derin nefes alan dokunsallar rahat ve gevşek bir duruşa sahiptirler.

16 Dokunsal bir öğrenciye bir bilgi aktarımı yapılırken deneysel metotlar kullanmak,o deneyi öğrencinin yapmasını sağlamak başarıyı maksimum seviyeye çıkarır.İlişkilerde dokunsal bir kişiye görsel ve işitsel kavramlarla hitap etmek yerine elini tutarak iletişim sağlamak uyumu kolaylaştırmaya yarar.Ayrıca dokunsallar yazarak daha kolay öğrenirler. İnsanlarda bunlardan biri baskındır ama diğer temsil sistemlerini de kullanırlar. Temsil sistemleri insanların öğrenme sitillerini,iletişim şekillerini oluşturur.

17 Ders çalışma Stili : Yaşadıklarını hatırlar. Fiziksel etkinlikler içinde öğrenir. Yaptıkları ilgilendirir. Öğrenme Stili : Yer oyunlarını oynayarak. Eşyaları yapıp bozarak, maket veya model yaparak. Hoplama zıplama veya hareketli eylemler. En iyi okumayı öğrenme: Pandomim. Oyunlarda rol alma, kondisyon bisikleti çevirirken dinleme. Ve ayrıca dokunsal öğrencilerde; Dokunduklarını hatırlarlar. Dokundukları ve yazdıklarını takip eder. Karalayarak, eskiz yaparak ve model inşa ederek kabartma yazılar kullanarak öğrenirler. Deney kurarak, iz sürerek öğrenirler. Yazma. İnşa etme bir eylem gerçekleştirme vs..

18 Güçlü yanları: Yapılanı hatırlarlar. Dokunma ve hareket önemlidir. Oyunlara bayılırlar. Ya eğlendirmelidirler ya da eğlenmelidirler. Taklit ederek ve deneyerek öğrenirler. Dokunarak anlam çıkarmaya çalışırlar. Rahat giyinmeyi severler. Hissettiklerinden konuşmayı severler. Sportif olmaya müsaittirler. Hareketi içeren etkinlikleri severler: dans etmeyi, koşmayı, yüzmeyi, yemeyi, yemek pişirmeyi, gezmeyi. Laboratuar ortamlarında çok başarıdırlar Zayıf Yanları: Konuşulanı veya görüleni hatırlamakta zorlanırlar. Okumakta zorlanmışlardır ya da zorlanmaktadırlar. Çok iyi işitemeyebilirler. Ya da işittiklerinden anlam çıkarmakta zorlanırlar. Yazım hataları çok yaparlar Okumayı sevmezler. Bulundukları ortamın durumuna önem vermeden hareket ederler. Vücutları ile karşılık verirler (atarlar, iterler, vururlar). Kendi stilinde sunulmazsa sunulan bilgileri algılamakta yavaş kalabilirler Farkında olmadan insanlara dokunmaya yatkındırlar (özellikle konuşurken). Sözlü emirlerin anlamı yoktur emir verirken ayrıca dokunmanızda gerekir.

19 SORU: Öfkeliyken nasıl tepki gösteriyorsunuz?(Sol aşağıya bakacaktır) Buz dolu bir küvete girdiğinizi düşünün. (Gözleriniz sağ aşağıya kayacak.)

20 EVDE YAPILMASI GEREKENLER(Öğrenciler için) Öncelikle kişinin ya da çocuğun baskın öğrenme stilinin- temsil sistemini bilinmesi gerekmektedir. Bu çeşitli testlerin yapılmasıyla oluşturulur. Sorunlar bilhassa görsel anne baba ile dokunsal çocuk arasında meydana gelmektedir. Sonucunda ise çocuk sevilmediğini zannetmektedir. Sen kaynaklı mesajlar verilmektedir. Bu çocuğu üzmektedir. Bunun yerine çocuğa bir şeyleri ifade ederken vücut dilinizi de kullanın. Dokunsal çocuklar vücut dilini çok iyi algılarlar. Çocuğa eşyalarını atmayınız denildiği zaman “onları toplarken belim ağrıyor” cümlesinin devamında belinizi tutmanız onu daha etkileyecektir. Çocukların hangi tür olursa olsun kendi bölgelerini oluşturacakları bir kişisel bölge oluşturmalarına imkan tanıyın. Bir dolap veya bir oda onlar için yeterlidir. Ancak dağınıklık görseller için bir özellik olduğu halde onlarda bir düzen isterler fakat bu düzen kişisel ihtiyaçlarını giderebilecek kadardır. Dokunsal bir şey anlatırken mümkün oldukça beden dilini kullanmak gerekir.

21 Öğrenmeler öğretmen merkezli değil de öğrenci merkezli olabilir. Öğretmen bir şeyi yapmak istiyorsa önce onu tahtaya çizecek, daha sonra anlatacak, yapacak ve öğrencilere yaptıracaktır. Öğrenciler yaparken kendiside rehberlik edecektir. Mevcut eğitim anlayışımızdan söz etmeye geri dönersek: Bol bol resim, poster, tepegöz yansıları ile desteklenirse klasik sınıflarda yapılan eğitimde görsel öğrenciler dokunsallara ve işitsellere göre daha az olumsuz yönde etkilenmektedir. Çünkü görsel öğrenciler görsel materyaller ile yerlerinden fazla kalkmadan dersleri nispeten daha rahat bir şekilde takip edebilirler. Özellikle ilköğretim 5-8 arası öğrenciler için bu geçerlidir. Fakat alt sınıflardakiler içinde sorun vardır. Çünkü dokunusallar kadar değilse de alt sınıflardaki görsel öğrencilerin de hareket etmeye gereksinimleri vardır. İşitsel öğrenciler dersin anlatılmasından yararlanırlar fakat anlatım tamamen onların istediği şekilde olmalıdır. Seslerin ahenkli belli bir ritim ve melodi içermesi gerekir. Aksi takdirde kısa bir süre sonra işitseller de ilgilerini kaybeder, çünkü onların konuşma gereksinimleri de en üst düzeydedir. Mutlaka anlatım esnasında anladığından emin olmak için öğretmene anlatmak isteyecekledir. Ayrıca anlatma ihtiyacı eğer öğretmen merkezli bir sınıfta yapılacaksa gürültü olarak değerlendirilecek ve izin verilmeyecek. Buda öğrencide güvensizlik duygusu meydana getirecek.

22 Emin olmak için öğretmene anladığını anlatmak isteyecektir ve ondan gelecek yanıt olumlu ise rahatlayacak ve dinlemeye tekrar açık hale gelecektir. Bu ise öğretmen merkezli bir yaklaşımda mümkün değildir. Çünkü işitsellerin bu istekleri bir kargaşaya neden olur. Her biri başka bir noktayı anlamak ister ve o noktayı konuşarak açıklık kazandırmaya çalışır bu da dersin işleyişini bozar. O nedenle öğretmen bu isteklere izin vermez ve her bir işitsel öğrenci takıldıkları yerde kalır ve dersin geri kalanından bir şey anlamayabilirler. Yanındaki ile konuşamadığı için de kendi kendine konuşmaya başlar ve dersten soyutlanır. Ayrıca, öğrencilerin yaşı ve bulundukları çevre çok önemlidir. Öğretmen başka bir çevreden gelmekte ve öğrencilerin konuşma tarzları ve kullandıkları kelimeleri bilmemektedir. Bu kopukluk dersin anlatımı esnasında sorunlar çıkarmakta ve öğrenciler zorlanmaktadır.

23 Görüldüğü gibi düz anlatım dediğimiz anlatım yöntemi maalesef işitseller için bile sorun olmaktadır. Dokunsal öğrenciler ise ne tepegözden yararlanabilirler ne de anlatımdan. İşte asıl onlar bu sistemden en büyük zarar görürler. O nedenle bizim ilkokulda (yaklaşık 30 yıl önce) gördüğümüz yaparak-yaşayarak öğrenmenin mutlaka öğrenci merkezli bir anlayışla okullarda tekrar uygulanması gereklidir. Dokunsal öğrencilerin sürekli tekrar ettiğim gibi yapıp yaşamaları gereklidir. Ancak yaparken öğrenmektedirler. Üstelik bir de karşı konulmaz bir hareket etme isteği vardır bu istek karşılanamadığı için de sıkıntıya girecek ve dersi takip edemeyecektir. Grinder Öğretmenin verdiği sinyallerin görsel, işitsel ve dokunsal mesajlar olduğunu ve öğrencilerin de bu mesajları kendi stillerine çevirmek zorunda kaldıklarını söyl­emektedir. Bir örnek vermemiz gerekirse: Öğretmen ders anlatırken (bu işitsel bir sinyaldir) işitsel öğrenciler bunu kendi stilleri olduğu için almakta (bu sinyaller uzun, tekdüze, ritim ve ahenk içermiyorsa işitsellerin de dikkatinin dağılacağı belirtilmişti), görseller bu sinyalleri görsel mesajlara çevirmeye çalışmakta, bunu yapmak için gözünün önüne anlatılan yerin resmini getirmekte, anlatılanları bir yerde yazıyormuş gibi görmeye çalışmakta, dokunsal ise bunları yaşıyormuş veya yapıyormuş gibi harekete dönüştürmeye çalışmaktadır. Fakat sinyallerin kendi stillerine çevrilmeye çalışılması daha çok lise düzeyindedir. İlköğretimde bu becerinin henüz gelişmediğini söylemekte yarar var. Grinder şunu da ilave etmektedir. Sinyallerin kendi stillerine çevrilme işlemleri sırasında öğretmenden gelen sinyallerin bir kısmı kaybolmakta o nedenle de öğrenciler aynı derste anlatılanların bazılarını çok iyi yakalamakta bazılarını ise tamamen ka­çırmaktadırlar.

24 Dokunsal öğrenciler bir sınıfta fazla ise o sınıfta düzen sağlamak zordur. Sınıf düzeni sağlamak için öğretmen tarafından birtakım kurallar değiştirilmek zorundadır. Sıkı bir disiplin yerine öğrencilerin belirli görevleri yerine getirmeleri halinde istedikleri yerlerde oturabilecekleri, sınıfta ders anlatımda hikayeleştirmenin yanında öğrencinin içinde rol yapacağı bir eğitim yöntemi kullanılmalıdır. Öğretmen her üç öğrenme stiline uygun öğretme uygulayabilmek için önce konu görsel malzemelerde gösterilmeli, konu hakkında konuşulmalı, ve konu uygulamalı olarak öğrencilere yaptırılmalıdır. Öğrencilere mümkün olduğunca ders anlattırılmamalıdır. Çünkü konuşmaları ahenkli olmadığı için işitseller konuya tam hakim olamamaktadırlar.

25


"TEMSİL SİSTEMLERİ (Ö ĞRENME SITILLERI ) Mehmet TUNGA." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları