Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

1 2. Gün Belirli Enfeksiyon ve Paraziter Hastalıklar, Neoplaziler ve DM Dr. Cevher CESUR S.B.Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü PYKG Daire Başkanlığı TİG.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "1 2. Gün Belirli Enfeksiyon ve Paraziter Hastalıklar, Neoplaziler ve DM Dr. Cevher CESUR S.B.Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü PYKG Daire Başkanlığı TİG."— Sunum transkripti:

1 1 2. Gün Belirli Enfeksiyon ve Paraziter Hastalıklar, Neoplaziler ve DM Dr. Cevher CESUR S.B.Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü PYKG Daire Başkanlığı TİG Şubesi

2 Belirli Enfeksiyon ve Paraziter Hastalıklar (A00-B99)  Bu bölümde enfeksiyon ve paraziter hastalıkların büyük bir bölümü yer almaktadır.  Hastalık ya da hastalıklara /durumlara neden olan organizmalara göre düzenlenmiştir.  Sistemde hastalığın etyolojisini belirleyen (yıldızlı simgesi) uyarılar bulunmaktadır. Enfeksiyon etkenini belirlemek için ek kod kullanın. 2

3 Tanı: Escheria coli (E.Coli) üriner kanal enfeksiyonu Kodlar: N39.0 üriner kanal enfeksiyonu,bölge tanımlanmamış Enfeksiyon ajanını belirlemek için (B95- 97)den ek kod atayın B96.2 E coli,başka yerde sınıflanmış hastalığın sebebi olarak Genitoüriner bölümünde üriner kanal enfeksiyonuna bakıldığında enfeksiyona neden olan organizma biliniyorsa enfeksiyon hastalıkları bölümünden (Bölüm I) bir kod kullanılması gerektiği açıklaması yer alır. 3

4 HIV/AIDS (0102) R75 İnsan immun yetmezlik virusunun (HIV) laboratuar kanıtı Z21 Asemptomatik insan immun yetmezlik virüsü(HIV) enfeksiyonu durumu B23.0 Akut HIV enfeksiyonu sendromu B20-24 HIV hastalığı HIV ile ilgili ek tanı kriterleri yerine getirilmese bile dokümante edildiğinde her zaman kodlanmalıdır. 4

5 R75, Z21, B23.0 kodları ile B20-B24 bloğu birbirini dışlar ve aynı bakım epizodunda birlikte listelenmemelidir. 5

6 HIV’in laboratuvar kanıtı – R75  Bu kod, HIV antikor testlerinin sonuçları kesin olmayan hasta grupları için atanmalıdır. Bu genellikle HIV tarama testi pozitif ancak, doğrulama testinin sonucu ya negatif ya da belirsiz olduğunda ortaya çıkar.  R75 hastada ilk yapılan HIV testinin pozitif çıkması fakat ikinci testin negatif veya belirsiz olması durumunda kullanılır.  R75 HIV testinin sonuçsuz olması durumunda kullanılır.  R75 Annede HIV pozitif fakat bebekte bu tanı doğrulanmadığı durumlarda kullanılır. 6

7 Asemptomatik HIV – Z21  HIV antikoru pozitif olarak teşhis edilen ancak, HIV enfeksiyonuna bağlanamayacak bir durum sebebiyle hastaneye yatırılan hastalar için atanmalıdır.  Bu kod, hastada herhangi bir HIV bulgusuna rastlandığı zaman kullanılmayacaktır.  Z21 kodu, asemptomatik olan ve ilgisiz bir durumun tedavisi için hastaneye yatırılan hastalarla ilgili olduğundan ana tanı olarak kodlanmamalıdır. 7

8 8

9 Akut HIV enfeksiyonu sendromu – B23.0  Akut HIV enfeksiyonu sendromunun (veya primer HIV enfeksiyonu) teşhisi genellikle hasta HIV’e karşı antikor geliştirinceye kadar yapılmaz.  Kayıtlarda akut HIV enfeksiyonu sendromu ifadesi yer aldığında bu kod kullanılır.  Akut HIV enfeksiyonu sendromu kodu (B23.0), hasta primer hastalıktan kurtulduktan sonra yeniden kullanılmamalıdır. 9

10 HIV hastalığı – B20, B21, B22, B23.8, B24  Hastada HIV bağlı bir komplikasyon ya da bulgu görüldüğünde bu bloktan bir kod atanması gereklidir. Bu bloktan bir kod atandıktan sonra R75 ya da Z21 kodları atanamaz.  Bir hasta HIV enfeksiyonu ile ilgili olmayan bir durum sebebiyle hastaneye başvurursa ve hastanın mevcut HIV durumuna ilişkin net bir dokümantasyon yoksa, hastalığın uygun evresini belirlemek ve enfeksiyonun varlığını göstermek amacıyla uygun HIV kodunu (Z21 veya B20-B24) kullanmak için durum hekim ile birlikte kontrol edilir. 10

11  Bu vakalarda, HIV kodu ana tanı olmayacaktır.  Ana tanı hastanın hastaneye yatırılma nedenine göre değişir.  Yıldız simgesi (*) bulunan bulgular, HIV/AIDS’te hiçbir zaman ana tanı olarak atanamaz (ACS 102) 11

12 HIV hastalığı için geçerli olan kodlar şöyledir:  B20 İnsan immün yetmezlik virus [HIV] hastalığı, enfeksiyöz ve paraziter hastalıklar ile sonuçlanan  B21 Habis neoplazmalar ile sonuçlanan insan immün yetmezlik virus [HIV] hastalığı  B22 Diğer tanımlanmış hastalıklar ile sonuçlanan insan immün yetmezlik virus [HIV] hastalığı  B23.8Diğer tanımlanmış durumlar ile sonuçlanan insan immün yetmezlik virus [HIV] hastalığı  B24 Tanımlanmamış insan immün yetmezlik virus [HIV] hastalığı 12

13  Hasta, B20-B24’teki iki veya daha fazla kategori kapsamında sınıflandırılabilecek birden fazla bulgu gösteriyorsa, epizot için yalnızca ana tanı ile ilgili olan HIV kodu atanmalıdır.  Bu HIV kodu, doğrudan ana tanı kodundan sonra girilmelidir. B20-B24 bloğundan birden fazla kodun, bu şekildeki bir ayrıntı düzeyini gerektirebilecek hastaneler için atanması kabul edilebilir bir durumdur ve bunların sırası, ilgili oldukları bulgu kodundan sonra gelecek şekilde olmalıdır. 13

14 Örnek : AIDS’li bir hasta deride kaposi sarkomu ana tanısı ve kaşeksi sendromu ve CMV retinit ek tanılarıyla hastaneye yatırılmıştır. 1) Kaposi sarkomu C46.0 Deride kaposi sarkomu 2) HIV hastalığı B21 Habis neoplazmalar ile sonuçlanan insan immün yetmezlik virus [HIV] hastalığı 3) CMV retinit H30.9 Koryoretinal inflamasyon, tanımlanmamış B25.9 Sitomegalovirus hastalığı, tanımlanmamış 4) Kaşeksi send R64 Kaşeksi 14

15 15

16 Kaposi sarkomu  Kaposi sarkomu her zaman bir primer neoplazmadır.  Bu nedenle, tanımlanmış bütün bölgeler için C46.- Kaposi sarkomu kategorisinden bir kod atanmalıdır.  Morfoloji kodu M9140/3’tür.  Kaposi sarkomu ilk tanıyı takip eden sonraki her bakım epizodu için kodlanmalıdır.  Etiyolojik etken olan İnsan Herpes Virus (HHV-8) ) bir nedensel etken olarak listelenebilir. 16

17 Viral Hepatit (ACS 104)  Viral hepatit, karaciğer hücrelerinin bir inflamatuvar ve nekrotik hastalığıdır.  A, B, C, D ve E virusleri akut viral hepatit ile sonuçlanabilmektedir.  B, C ve D viruslu akut viral hepatit enfeksiyonları, kronik viral hepatite dönüşebilmektedir.  Altı aydan uzun süren viral hepatit genellikle ‘kronik’ olarak tanımlanır. Kronik viral hepatitin teşhisi yalnızca karaciğer biyopsisi ile yapılabilmektedir. 17

18  Ek tanı kriterleri yerine getirilmese bile viral hepatit veya hepatit taşıyıcılığı durumu dokümante edilmişse mutlaka kodlanmalıdır.  Viral Hepatit ve hepatit taşıyıcılığı hastalığın tipine, görülme şekline ve komplikasyon durumlarına göre farklı kodlama standartlarını içermektedir. 18

19 19

20 Hepatit A  Hepatit A, oldukça bulaşıcı olan ve enterik yolla bulaşan (fekal-oral yolla) bir hastalıktır.  Gelişmekte olan ülkelerde, içme suyunun fekal kirliliği enfeksiyonun olağan kaynağını oluşturmaktadır.  HAV hiçbir zaman bir kronik enfeksiyon değildir.  Bilinen herhangi bir taşıyıcılık durumu bulunmamaktadır 20

21 Hepatit B  Hepatit B, bir akut hastalık olarak kendini gösterebilir ve bir kronik enfeksiyona dönüşebilir.  Hepatit B virusu (HBV) kan ve kan ürünleri, nakledilmiş doku, tükrük, idrar, semen ve servikal salgılar gibi enfekte olan vücut salgıları ile bulaşır.  Çoğu yetişkinde tam iyileşme görülür ve bu kişiler yaşamları boyunca bu viruse karşı bağışıklık kazanırlar. Ancak, vakaların %10’u, HBV’nin asemptomatik taşıyıcıları olacak veya kronik aktif viral hepatit (%5) geliştirecektir.  Z22.51 Viral hepatit B taşıyıcısı 21

22 Hepatit C  Hepatit C, bir akut hastalık olarak kendini gösterebilir ve bir kronik enfeksiyona dönüşebilir.  HCV paranteral yolla bulaşır (transfüzyonlar, enjeksiyon ilaç kötüye kullanımı, kan ve kan ürünlerine mesleki maruz kalma)  Hepatit C virusu (HCV) enfeksiyonunu yenme oranları, hepatit B virusu enfeksiyonuna göre çok daha düşüktür.  Genellikle, bu enfeksiyonun %90’a kadar çıkan bir oranda bir kronik enfeksiyona dönüşeceği bilinmektedir 22

23 Hepatit D  Hepatit D virusu (HDV) yalnızca HBV ile birlikte oluşabilir, hiçbir zaman tek başına oluşmaz.  Bu virus ya akut hepatit B ile birlikte bir ko- enfeksiyon ya da yerleşik kronik hepatit B’de bir süper enfeksiyon biçiminde oluşur.  HDV, çoğunlukla paranteral yolla yayılır (örneğin, iğneler ve kan). 23

24 Hepatit E  Hepatit E virusu (HEV) enterik yolla bulaşır (fekal-oral yolla).  Enfeksiyonun normal seyri, akut ve gebelik dışında görece selim bir hastalıkmış gibi gözükmektedir.  HEV hiçbir zaman bir kronik enfeksiyon değildir.  Bilinen herhangi bir taşıyıcılık durumu bulunmamaktadır 24

25 Nötropeni (0109)  Nötropeni, dolaşım halindeki kanda bulunan nötrofil granüler lökositlerdeki azalmadır.  Nötropeni ile birlikte ateş görülebilir.  Bir nötropeni hastasında görülen sepsis/ septisemi, klinik kayıtlarda belirtilirse kodlanmalıdır.  Sepsis varsa: sepsis kodu, nötropeni kodundan önce olmalıdır.  Sepsis yoksa: D70 Agranülositoz (nötropeni) ve varlığı kaydedilen bir R50.- Nedeni bilinmeyen ateş’ (ateş) ek tanı olarak kodlanır.  İlaca bağlı nötropeni durumlarında bir dış neden kodu atanmalıdır. 25

26 Sepsis/Septisemi(0110)  Belli bir organizmanın neden olduğu enfeksiyon hastalıkları ile sistemik enfeksiyon hastalıkları birbirinden ayrılmıştır.  Septisemi ya da sepsis durumuna ilişkin dokümantasyon yorumlanırken dikkatli olması gerekir. Sepsis, enfeksiyona karşı bir sistemik inflamatuvar yanıt olarak tanımlanır. Sepsis, lokalize enfeksiyon anlamında kullanılabildiğinden, kodlamada dikkatli olunmalıdır. Septisemi mikroorganizma ya da onun toksinlerinin kan yoluyla vücudun tümünü etkileyen enfeksiyon durumudur. 26

27  Sepsis’e ilişkin dokümantasyon yorumlanırken özen gösterilmelidir.  Sepsis, enfeksiyondan kaynaklanan SIRS anlamında kullanılabilmekte veya bir lokalize enfeksiyonu (örneğin, yara sepsisi) ifade edebilmektedir. Hekimden detaylı bilgi istendikten sonra, sepsisin lokalize enfeksiyonu ifade etmek için kullanıldığı doğrulanırsa, dizinde Sepsis girişinden ziyade Enfeksiyon girişine bakın!!! 27

28 İlaca Dirençli Mikroorganizmalar ile Enfeksiyon (ACS 112) Eğer hastanın klinik sürecinde enfeksiyona neden olan organizmaların ilaca dirençli olduğu tanımlanırsa, o zaman üç kod atanır  Enfeksiyon için bir kod  Organizma tipi için bir kod  Spesifik ilaç direncini belirtmek için bir kod 28

29  Bir bakteriyel ajanın dirençli olduğu antibiyotiği belirtmek için Z06.- Antibiyotiklere dirençli bakteriyel ajanlar kategorisinden bir kodu ek kod olarak atanır.  Z06.- hiçbir zaman ana tanı olarak kodlanmamalıdır.  Vaka: Basınç alanı ülserinde çoklu-dirençli MRSA bulunan hasta, evre 2 Atanan kodlar: 1)L89.1 Evre II basınç ülseri 2)B95.6 Diğer bölümlere sınıflanan hastalık nedeni olarak Stafilokoküs aureus 3)Z06.32 Metisiline dirençli ajan 29

30 MRSA ( Metisilin rezistan stafilokokkus aureus) B95.6 Diğer bölümlere sınıflanan hastalıkların sebebi olarak Stafilokokkus aureus Z06.32 Metisiline dirençli ajan VRE ( Vankomisin Rezistan Enterokok) B95.2 Streptokok, D grubu, diğer bölümlere sınıflanan hastalıkların sebebi olarak Z06.41 Vankomisin ve ilişkili antibiyotiklere dirençli ajan, Vankomisine dirençli ajan 30

31  ICD-10-AM’de, neoplaziler dört açıdan sınıflanmaktadır:  1) Neoplazinin davranışı (malign, benign, in situ, belirsiz)  2) Neoplazinin anatomik yeri (akciğer, göğüs, kolon vs.)  3) Malign neoplaziler için primer ve/veya sekonder(metastaz) yer  4) Neoplazinin morfolojisi (histoloji ya da hücre yapısı) NEOPLAZİLER (C00-D48) 31

32 1) Neoplazilerin Davranışı: \0 : Benign (selim) \1 : Belirsiz malign (habis) veya benign (selim) \2 : Karsinoma in-situ (intraepitelyal, noninfiltratif, noninvazif) \3 : Malign, primer yerde \6 : Malign, sekonder yerde 32

33  Malign: Malign neoplaziler genellikle ‘kanser’ olarak ifade edilir.  Malign neoplazinin ana karakteristikleri invazif olması, büyüyebilmesi ve çevre dokuları tehdit edebilmesi; vücut içerisindeki farklı yerlerdeki dokulara sıçrayabilmesi ya da metastaz yapabilmesidir. Bunların vücuttaki diğer organlara yayılması ve tehdit etmeye devam etmesi önlenemez ise yaşamı tehdit eder. 33

34  Benign: Benign neoplaziler bir noktada büyürler ve etraftaki dokuları tehdit etmezler, vücudun farklı bölgelerine yayılmazlar. Benign neoplaziler genellikle lokalize edilirse ya da alınırsa yaşamı tehdit etmezler fakat büyümeleri veya diğer yapılar üzerinde baskı oluştururlarsa ciddi problemlere neden olabilirler. (Örn: benign beyin tümörü alanı kaplayabilir ve diğer beyin dokularına baskı yapabilir) 34

35  İn situ (= yerinde) Malign değişiklikleri devam eden fakat normal dokuların çevresini tehdit etmeyen neoplaziler in situ olarak tanımlanmaktadır. Bu neoplaziler halen ortaya çıktıkları noktadadır. Pre-invazif, non-invazif, non- infiltratif olarak da tanımlanabilir. Buna en iyi örnek serviks uteri karsinoma in situsu verilebilir. 35

36  Belirsiz (Uncertain) halen neoplazinin davranışının malign olarak tanımlanmadığını fakat diğer insanların geçmişlerinde malign olarak geliştiği bilinen durumlar için kullanılır.  Örn: Dev pigmente nevüs, malign melanom olarak değişebilir.  Tanımlanmamış (unspesified) davranışı bilinmemektedir. Kayıtlarda neoplazinin davranışı veya morfolojisi hakkında hiçbir şey bulunmadığı durumlarda kullanılır. 36

37 2) Anatomik Bölge Tümörün tutunduğu yeri mümkün olduğunca açık ve detaylı olarak tanımlamak için kullanılırlar. Tanımlanmamış kodları kesinlikle bilgi elde edilemediği durumlar dışında kullanılmamalıdır. Örn: Göğüste malign neoplazi C50.0 Meme başı ve areolanın habis neoplazması C50.1 Memenin merkezi kısmının habis neoplazması C50.2 Memenin üst-iç kadranının habis neopazması Özellikle primer malign neoplazilerde bölge açıkça belirtilmeli ve kodlanmalıdır. Sekonder neoplazilerde bölgeler daha az spesifiktir. 37

38 Metastatik Bölgeler (0234) Primer bölge biliniyor ise:  Yayılma bilinen bir primer bölgeden komşu organ veya bölgeye doğru ise (örneğin, barsaktan mesaneye veya jejunumdan ileuma doğru), yalnızca primer bölgeyi kodlayın. Komşu bölgedeki yayılma, bu bölgede ne primer ne de sekonderdir ve kodlanmaz. 38

39 39

40 Primer bölge bilinmiyor ise:  Üç karakterli kategoride iki veya daha fazla alt kategorinin sınırlarında üst üste gelen ve çıkış yeri belirlenemeyen bir primer malignite, için dördüncü hanedeki alt kategori ‘8’ kapsamında sınıflandırılır.  ICD-10-AM’de, çıkış yeri belirlenemeyen ve tanımlanan yerleri iki veya daha fazla üç karakterli kategoride üst üste gelen belirli habis neoplazmalarla ilgili olarak kodlamaları şu şekilde olmaktadır: 40

41 Örnek: Sigmoid ve inen kolonun malignitesi. C18.8 Kolonun üst üste binen habis lezyonu Bu örnekte orijinle ilgili bir bilgi yoktur. Desending ya da sigmoid kolon da olabilir. Bu bir overlapping durum olduğu ve iki bölgeyi de içerdiği için üç kategoride C18 olarak kodlanır ardından overlapping neoplazi olduğunu belirtmek için C18.8 kodu atanır. 41

42 Overlapping Lezyon C02.8 Dilin overlapping lezyonu C08.8 Majör tükrük bezlerinin overlapping lezyonu C14.8 Dudak, oral kavite ve farinksin overlapping lezyonu C21.8 Rektum, anüs ve anal kanalın overlapping lezyonu C24.8 Safra yollarının overlapping lezyonu C26.8 Sindirim sisteminin overlapping lezyonu C39.8 Solunum organları ve intratorasik organların overlapping lezyonu C41.8 Kemik ve eklem kıkırdağının overlapping lezyonu C49.8 Bağ dokusu ve yumuşak dokunun overlapping lezyonu C57.8 Kadın genital organlarının overlapping lezyonu C68.8 Üriner organların overlapping lezyonu C72.8 Beynin ve merkezi sinir sisteminin diğer kısımlarının overlapping lezyonu 42

43 Belirsiz bölgeler  Bulaşkan bölgelerin (üst üste gelen sınırlar) çıkış yeri belirlenemeyen, başka yerde sınıflanmamış bir habis neoplazması C76.- Diğer ve yetersiz tanımlanmış bölgelerde habis neoplazma kapsamında kodlanmalıdır.  Açıklama: Bu kategorinin kullanımına yalnızca neoplazmanın (örneğin, göğüsün habis neoplazması) niteliği ile ilgili spesifik olmayan bilgiler varsa izin verilecektir 43

44 Malignitenin Rekürensi (0237)  Daha önce yok edilmiş olan primer malignite yinelemişse, C00-C75’ten uygun kodu kullanarak ilk primer bölgeyi kodlayın. Belirtilen sekonder bölgeleri de kodlayın. Örnek : Hastaya 1996’da karsinoma sebebiyle bir sigmoid kolektomi yapılmıştır; bugün, karsinoma rektumda yinelemektedir. Kodlar: C18.7 Sigmoid kolonun habis neoplazması M8010/3 Karsinoma NOS + rektumdaki karsinoma da ek tanı olarak kodlanacak 44

45 3) Metastazlar (Sekonder Yerler) (ACS 0239)  Primer malign neoplazinin yayıldığı yerdir.  Sekonder yerler için kodlar geneldir, örneğin, vücudun tüm kemikleri için C79.5 Kemik ve kemik iliğinin sekonder malign neoplazileri kullanılmaktadır  Eğer tanı neoplazinin primer mi sekonder mi olduğunu tanımlamıyorsa, bunu primer yere kodlayın 45

46 46

47  Tanıda iki veya daha fazla bölge belirtilir, bunların tamamı metastatik olarak tanımlanır ve hiçbiri primer olarak tanımlanmazsa, kodlamayı ‘primer bölge bilinmiyor’da olduğu gibi yapın ve belirtilen bölgeleri, bu bölgelerin sekonder neoplazmaları olarak kodlayın. 47

48 4) Neoplazilerin Morfolojisi (ACS 0233)  Morfoloji, neoplastik hücrelerin histopatolojisi veya yapısı anlamına gelmektedir Morfoloji DavranışıHücre tipi CarcinomaMalign Epitel hücresi AdenomaBenignGlandular epitel hücres Morfoloji kodları önek ve beş kırılımdan oluşur. Önekhistolojidavranışı M8140/ adenokarsinoma olduğunu 3 davranış kodunu gösterir. 48

49 Morfoloji Davranış Kodları / 0 benign / 1 benign veya malignant olduğu belirsiz / 2 Carcinoma in situ / 3 Malign primer / 6 Malign metastatik 49

50  Eğer karma morfoloji bulunuyorsa, daha yüksek rakam atanmalıdır  Bir morfoloji kodu asla Pdx olmamalıdır  Morfoloji kodu, uygulandığı neoplazi kodunun hemen arkasına konulmalıdır Tanı: Omurgada sekonder olan, ana bronşun yulaf hücreli karsinomu (akciğer) Kodlar: C34.0 Ana bronşun malign neoplazisi M8042/3 Yulaf hücreli karsinom C79.5 Kemik ve kemik iliğinin sekonder malign neoplazisi M8042/6 Yulaf hücreli karsinom, metastatik 50

51 Morfoloji Kodunu Bulma  Morfoloji kodu, neoplazinin davranışını benign, malign veya belirsiz vb. size söyleyecektir  Morfoloji, alfabetik indekste terimi izleyen parantez içindeki kod ile birlikte verilmektedir.  Ayrıca alfabetik indekste yer kodu da verilebilir veya neoplazi tablosuna başvurmak için bir uyarı bulunur. Adenomiyom (atipik polipoid) (M8932/0) —ayrıca bakınız Neoplazm, benign prostate N40 51

52 Lenfatik ve Hematopoietik Neoplaziler (C81-C96)  Aşağıdaki neoplazileri içerir:  Lenf nodları  Kan hücreleri  Kemik iliği  Lokalize veya yaygın olabilir fakat kodlar yere göre değil morfolojiye göredir, alfabetik indekste morfoloji tipine göre aranır. TANI: Akut myeloblastik lösemi C92.00 Akut miyeloid lösemi,remisyon bahsi olmadan M9872/3 Akut miyeloid lösemi, minimal diferansiasyon 52

53 Malign İmmünoproliferatif Hastalıklarda ve Lösemide Remisyon (ACS 0245)  Hastalığın remisyonda olup olmadığını belirtmek üzere bazı kategorilerde 5’inci karakter Avustralya kodu bulunmaktadır  Tam remisyon Hiçbir belirti kanıtı veya malignite semptomları bulunmaz, 5’inci karakteri ‘.1’ olarak atayın  Kısmi remisyon Hastalık belirtilerinde ve semptomlarında > %50 azalma var fakat hala aktif hastalık kanıtları mevcuttur, 5’inci karakteri ‘.0’olarak atayın 53

54 Kişisel habis neoplazma öyküsü (Z85)  Tam remisyonun kaydedilmesi ve hastanın malignite veya tedavinin yan etkileri nedeniyle herhangi bir tedavi görmediğine ilişkin hiçbir kanıt olmaması halinde, mevcut bakım epizodu ile ilgili olduğunda ‘malignite öyküsü’ için bir kod atanmalıdır (ACS 0002 Ek tanılar’a uygun olarak).  Olası ‘malignite öyküsü’ kodları şöyledir: Z85.6 Kişisel lösemi öyküsü Z85.7 Kişisel lenfoid, hematopoetik ve ilgili dokuların diğer habis neoplazmaları öyküsü 54

55 Lenfoma (ACS 0222)  Vücudun bir organında yerleşik bile olsa, lenfomalar sistemik hastalık olarak kabul edilir ve metastaz yapmaz.  Lenfomaların tümü C81-C85’e kodlanmaktadır  Lenfomaların morfolojisi zamanla değişebilir, bu yüzden her zaman en son patoloji sonuçlarını ve dokümanlarını kontrol ediniz 55

56 Neoplazi Kodlarının Alfabetik Dizinde Bulunması  Alfabetik dizinde ‘N’deki neoplazi tablosu  Beş sütun altındaki ana terimler ve alt terimler olarak listelenen spesifik yerler  primer malign  sekonder malign  in situ  benign  Belirsiz veya bilinmeyen davranış Unutmayın, bu tablo size morfoloji kodlarını değil yer kodlarını sağlar 56

57 Intragam (0214)  İntragam, antikor eksikliği bulunan hastalar için kullanılan gama globulinin verilmesidir.  Ana tanı hipogamaglobulinemi (D80.- Antikor kusurunun baskın olduğu immün yetmezlik) olabilir; değilse, kaydedilmiş olan ana tanı kodlanmalıdır.  Ayrıca, aşağıdaki prosedür kodlarından birini atayın:  Gama globulin enjeksiyonu için, [1920] Kemoterapi bloğundan bir kodu, -05 uzantısı ile atayın.  Gama globulin infüzyonu için, [1893] Gama globulin transfüzyonu’nu atayın. 57

58 Palyatif Bakım (0224)  Palyatif bakım klinik hedefin veya tedavi amacının esas olarak, çok az iyileşme ümidi taşıyan veya iyileşme ümidi hiç olmayan, aktif ve ilerleyen bir hastalığa sahip kişinin yaşam kalitesi için yapılan bakımdır.  Palyatif bakım uzmanlarınca sunulan hizmetler arasında şunlar yer alır: klinik danışma/ bakım kişisel bakım ruhsal/ duygusal destek/ danışmanlık evde bakım/ destek eğitim vaka yönetimi/ bakım koordinasyonu 58

59  Z51.5 Palyatif bakım hiçbir zaman ana tanı olarak kodlanmamalıdır.  Ana tanı palyatif bakımı gerektiren ve o anda hastanın hastaneye yatmasına sebep olan durumdur. Örnek: Esas hastalığı HIV/AIDS olan, Kaposi sarkomu veya ilgili bir başka malignite bulunan bir hastanın ana tanı kodu, HIV/AIDS kodu olmalıdır. Z51.5 Palyatif bakım, bakım yalnızca yukarıdaki tanıma uyan hastaya sunulduğunda atanmalıdır. Girişimler de uygun şekilde kodlanmalıdır. 59

60 Neoplazilerin Kodlanması Aşamaları:  Altı adımdan oluşur: 1. Ana terimi alfabetik indekste bulun ve morfolojik tip için morfoloji kodunu not ediniz 2. Spesifik yer için bu ana terim altında bir alt terim arayınız – Eğer varsa, adım 6’ya gidiniz 3. Eğer alt terimleri bulamazsanız, herhangi çapraz referans açıklamasını izleyin (bakınız, ayrıca bakınız, vs.) 4. Neoplazi tablosuna dönüp özel yer için alt terimi yerleştirin 5. Neoplazi tablosunun uygun sütunundaki kodu belirleyin 6. Kodu tabularlo listeden kontrol edin 60

61 TANI: Sağ memenin üst-iç kadranının habis neoplazması,beyin metastazı ile birlikte Kodlar: C50.2 Memenin üst-iç kadranının habis neoplazması M8140/3 Adenokarsinom NOS/Primer C79.3 Beyin ve serebral meninkslerin sekonder habis neoplazması M8140/6 Adenokarsinom metastatik NOS/sekonder 61

62 Neoplazilerle İlişkili Komplikasyonlar  Hastalar bilinen bir neoplazinin spesifik komplikasyonlarının tedavisi için yatırıldığı zaman, komplikasyon için kod Pdx’tir ve malignite Adx’tir  İstisna: Komplikasyon bir yıldız kodu olduğu zaman, hançer/yıldız kurallarını uygulamalısınız. 62

63 Radyoterapi (0229 )  Habis durumlar nedeniyle radyoterapi gören, birden fazla gün için hastaneye yatırılan hastaların (bir başka deyişle, yatış tarihlerinden sonraki bir tarihte taburcu edilen hastalar) habis durumu ana tanı olarak sıralanmalı ve [1786] ila [1799] Radyasyon onkoloji prosedürleri bloklarından uygun radyasyon onkoloji prosedürü kodu ile kodlanmalıdır.  Herhangi bir günlük radyoterapi yatışının (aynı gün hastaneye yatırma ve taburcu etme) olması halinde, Avustralya standartlarından farklı olarak ülkemiz için geliştirdiğimiz İBaG grubu içerisinde yapılan her seans için bir frekans olarak girilecektir. 63

64 Kemoterapi (0044)  Farmakoterapi, ilaç(lar)la yapılan bir tedavidir. Kemoterapi ise bir farmakoterapi tipi olup genellikle malignite farmakoterapisi ve daha küçük ölçüde HIV (ayrıca bakınız ACS 0102 HIV/AIDS), lupus eritematoz ve romatoid artrit gibi diğer sistemik durumlarla ilgilidir.  Kemoterapi şöyle tanımlanır:“Kan ve kan ürünleri hariç olmak üzere herhangi bir terapötik maddenin (genellikle bir ilaç) verilmesi.”  Kemoterapi, aşağıda verilenler dahil olmak üzere bir dizi yolla uygulanabilir: 1. İntravenöz 2. İntra-arteriyal 3. İntramüsküler 4. İntralezyonel/subkütan 5. İntrakaviter, örneğin intraperitoneal, intratekal, mesane 6. Oral 64

65  Neoplazma kemoterapisi için günlük bakım epizotları: Hastanın aynı gün hastaneye yatırılıp taburcu edildiği, neoplazma veya neoplazma ile ilişkili bir duruma yönelik kemoterapi bakım epizotları için İBaG grubundan yapılan her seans başına bir frekans verilecektir.  Neoplazma dışındaki durumlara yönelik kemoterapi için günlük bakım epizotları: Hastanın aynı gün hastaneye yatırılıp taburcu edildiği, neoplazma dışındaki durumlara yönelik kemoterapi bakım epizotları için aşağıdaki kodları atayın: Duruma ilişkin bir kod Uygun işlem kodu. 65

66 Kemoterapi için birden fazla gün süren bakım epizotları  Kemoterapi için birden fazla gün süren bakım epizotlarına, kemoterapi tedavisi gerektiren duruma ilişkin bir ana tanı kodu ve uygun işlem kodu atanmalıdır. 66

67 Kemoterapi işlem kodlaması  Bir bakım epizodunda hastaya birkaç kez farmakoterapi uygulanması ve aynı işlem kodunun geçerli olması halinde, işlem kodunu yalnızca bir kez atayın.  Yatan hasta bakım epizotları için oral kemoterapi kodlaması, ulusal morbidite verilerinin bildirilmesinde zorunlu değildir. Ancak, bu kodlar, bu tür müdahaleler yerel hastane düzeyinde gerekli olursa atanabilir 67

68 Örnek : Hasta, meme kanseri sebebiyle on iki günden uzun sürecek bir kemoterapi seyri için hastaneye yatırılmıştır. İntravenöz kemoterapi (5FU) uygulanmıştır. Neler kodlanmalıdır? C50.- Memenin habis neoplazması M8010/3 Karsinoma NOS [1920] İntravenöz farmakolojik ajan uygulaması, antineoplastik ajan 68

69 Örnek: Hasta, prostat kanseri için günlük kemoterapi amacıyla hastaneye yatırılmıştır.Hastaya intravenöz siklofosfamid verilmiş ve hasta aynı gün taburcu edilmiştir. Neler kodlanacaktır? Bu hasta seansı İBaG içerisinde frekans olarak ele alınacak. TİG veri kodlaması yapılmayacaktır!!!! 69

70 Örnek: Hastada daha önce memede metastatik kemik kanseri teşhis edilmiş ve hasta, hiperkalsemi için günlük Aredia IV infüzyonu amacıyla hastaneye yatırılmıştır. Neler kodlanacak? Bu hasta seansı İBaG içerisinde frekans olarak ele alınacak. TİG veri kodlaması yapılmayacaktır!!!! 70

71 Kan ve Kan Yapıcı Organların Hastalıkları ve İmmün Sistem İle İlgili Belirli Bozukluklar (D50-D89)  Anemi (D50-D65)  Hiçbir spesifik ACS yoktur, fakat çok sık görülen bir durumdur.  Farklı anemi tipleri için farklı kodlar bulunmaktadır. Kod atamadan evvel aneminin türünü iyi belirlemek gerekmektedir.  Kodlamadan önce anemi bir klinisyen tarafından belgelenmelidir– anemiyi hemoglobin sonucuna göre kodlamayın. 71

72 Kök Hücre Temini Ve Transplantasyonu (0301) Kök hücre  Eritrosit, lökosit ve trombositler dahil olmak üzere bütün kan hücrelerinin kaynağı kemik iliğidir.  Kemik iliği, ‘kök hücre’ olarak adlandırılan bir immatür, hücre üretir. Kök hücre temini  Kök hücreler ya kemik iliği ya da periferik kandan (kordon kanı dahil) kök hücrelerin alınması yoluyla temin edilir  Aferez (‘çıkarma’), kanın vücuttan geçici olarak çekildiği ve bir kan hücresi ayırıcısının istenen kan bileşenini ayırmak ve toplamak için merkez kaç kuvveti kullandığı bir işlemdir. 72

73 Kök hücre transplantasyonu  Kök hücre transplantasyonu ya kemik iliği ya da periferik kandan alınan kök hücrelerle gerçekleştirilebilmektedir.  Kök hücre transplantasyonu pek çok hastalıkta kullanılabilir ör:lösemi, lenfoma, MM  Transplantasyon aşamasındahastaya Kemoterapi ve/veya radyasyon tedavisi uygulanır sonra, önceden alınan kök hücreler infüzyon ile hastaya nakledilir. 73

74 Kök hücrelerin aferez yöntemiyle temini  Hastanın özellikle kök hücre aferezi için hastaneye yatırıldığı günlük bakım epizotlarının (aynı gün hastaneye yatırma ve taburcu etme) ana tanısı Z51.81 Aferez olarak kodlanmalıdır.  Hastanın kök hücre aferezinin gerçekleştirildiği birden fazla gün süren bakım epizotlarının (yatış tarihinden sonraki bir tarihte taburcu edilme) ana tanı kodu, tedaviyi gerektiren durum olmalıdır. Z51.81 Aferez’in ek tanı olarak kodlanması gereksizdir.  [1892] Aferez bloğundan uygun prosedür kodu (kodları) atanmalıdır. 74

75 Kemik iliğinden kök hücre temini  Hastanın özellikle kök hücre temini amacıyla kemik iliği aspirasyonu için hastaneye yatırıldığı günlük bakım epizotlarının (aynı gün hastaneye yatırma ve taburcu etme) ana tanısı Z52.3 Kemik iliği donörü olarak kodlanmalıdır.  Hastanın kök hücre temini amacıyla kemik iliği aspirasyonunun gerçekleştirildiği birden fazla gün süren bakım epizotlarının (yatış tarihinden sonraki bir tarihte taburcu edilme) ana tanı kodu, tedaviyi gerektiren durum olmalıdır.  Z52.3 Kemik iliği donörü’nün ek tanı olarak kodlanması gereksizdir.  Prosedür kodu olarak [801] Transplantasyon için kemik iliği temini atanmalıdır. 75

76 Transplantasyon  Kök hücre transplantasyonuna ilişkin prosedür kodu olarak da (802)dan uygun bir kod atanır 76

77 Kan Transfüzyonları (ACS 0302)  Kan nakilleri veya kan ürünlerinin infüzyonları, gerçekleştirildikleri her durumda kodlanmalıdır.  Aynı kan ürününün aynı bakım epizodunda birden fazla nakli yapılırsa, bu durum yalnızca tek prosedür kodu ile belirtilmelidir.  Bakım epizodunda birden fazla tipte kan ürünü nakledilirse, bu farklı ürünler uygun kodlarla kodlanmalıdır. 77

78 Örnek : Hastaya, bakım epizodunda üç kez paket hücre nakledilmiştir. Cevap: [1893] Paket hücre nakli, yalnızca bir kez Örnek : Hastaya, bakım epizodunda paket hücre ve gama globulin nakledilmiştir. Cevap: [1893] Paket hücre nakli ve [1893] Gama globulin nakli 78

79 Anormal Koagülasyon Profili ( ACS 0303)  Antikoagülan ajanları kullanan hastaların, antikoagülan (warfarin) düzeylerinin ameliyat öncesi veya sonrasında dengelenmesi için sıklıkla hastaneye yatmaları gerekir. Benzer şekilde, antikoagülan düzeyleri bir durumu kontrol etmediğinde veya antikoagülan düzeylerinin ayarlanması gerekiyorsa, hastaneye yatışa ihtiyaç duyulabilir.  Hastaların antikoagülan düzeylerinin (örneğin; warfarin, heparin, clexane ve fragmin) cerrahi girişim öncesinde dengelenmesi amacıyla hastaneye yatırılmaları halinde veya bir hastanın hastanede yatış süresi postoperatif dengeleme amacıyla uzatıldığında Z92.1 Kişisel antikoagülan uzun dönem (mevcut) kullanımı öyküsü’nü ek kod olarak atayın. 79

80  Hastaların aşağıdaki durumlar için hastaneye yatırılması ve tedavi görmesi halinde: kararsız INR aşırı warfarinizasyon uzamış kanama süresi anormal kanama süresi  D68.3 Dolaşımdaki antikoagülanlara bağlı hemorajik bozukluk’u atayın.  Bir hasta yetersiz warfarinizasyon tedavisi için hastaneye yatırıldığında, D68.8 Diğer tanımlanmış koagülasyon bozuklukları’nı atayın. 80

81 Örnek : Hasta uzun süredir antikoagülan kullanmaktadır ve heparinizasyon TURP’sinden bir gün önce hastaneye yatırılmıştır. Kodlar Z92.1 Kişisel antikoagülan uzun dönem (mevcut) kullanımı öyküsü (ek kod olarak) Örnek : Hastanın bir DVT öyküsü bulunmaktadır, son iki yıldır warfarin tedavisi görmüştür ve bir CABG için hastaneye yatırılmıştır. Ameliyat sonrasında warfarin dengelenirken taburcu edilme tarihi gecikmiştir. Kodlar: Z92.1 Kişisel antikoagülan uzun dönem (mevcut) kullanımı öyküsü (ek kod olarak) 81

82 Endokrin, ve Metabolik Hastalıklar (E00-E89) Bozulmuş Glukoz Regülasyonu (401)  Bozulmuş glukoz toleransı (IGT) ve bozulmuş açlık glisemisi (IFG), normal glukoz homeostaz ile diyabet arasında, değişmeden kalabilen veya normal duruma geri dönebilen (bu duruma daha az rastlanır) ara ve tranzisyonel anormal metabolik durumları belirtir.  İleride diyabete dönüşme riskinin dışında, IGR (özellikle IGT) bulunan hastalar önemli kardiyovasküler komplikasyonlara, diyabetli hastalar kadar açıktır. Bozulmuş glikoz regülasyonu (BGR):  OGTT Testinin 2.saatinde kan glukoz konsantrasyonunun mg /dl arasında olması) OGTT 2.saati 200 ve üzeri ise, açlık kan glukozu arasınsa ise DM: açlık kan glukozu 126mg/dl ve üzeri ise, Rastgele ölçülen kan glukozu nun 200mg/dl ve üzeri 82

83 Diabetes Mellitus  Her diyabet biçimi, hasta bakımı üzerinde sonuçları olan özel özellikler taşır. Bu sınıflandırmadaki diabetes mellitus kategorileri şunlardır:  Tip 1 diyabet: daha önce, insülin bağımlı diabetes mellitus olarak ifade edilen diyabet (IDDM)  Tip 2 diyabet: daha önce, insülin bağımlı olmayan diabetes mellitus olarak belirtilen diyabet (NIDDM)  Diğer özgül diyabet biçimleri: (diğer bozukluklara sekonder olan diyabeti içerir)  Gestasyonel diyabet: Bu kategori, gebeliğin 24. haftası ya da sonrasında herhangi bir karbonhidrat (glukoz) entoleransı derecesi gösterdiği bulgulanan kadınlarla sınırlıdır. İnsülin ile tedavi diyabetin tiplerini belirlemez ve insülin bağımlılığının kanıtı değildir 83

84 ICD-10-AM Bozulmuş glikoz regülasyonu ve diyabetes mellitus (E09–E14) E09Bozulmuş glikoz regülasyonu E10Tip 1 diyabetes mellitus E11Tip 2 diyabetes mellitus E13Diğer tanımlanmış diyabetes mellitus E14Tanımlanmamış diyabetes mellitus  Tip 1 dışındaki diyabeti olan veya hamilelikte DM bulunan hastalar için, düzenli insülin kullanımını belirtmek üzere bir Z kodu kullanılır, – Z92.22 Diğer ilaçların uzun süreli (halen) kullanımı konusunda özgeçmiş, insülin 84

85 Diabetes mellitus’ta genel sınıflandırma ilkeleri şöyledir:  E09-E14’teki bozulmuş glukoz regülasyonu ve diyabet koduna (kodlarına) ek olarak, klinik tanıyı tam olarak tanımlamak için gerekirse diğer bölümlerden de kod atayın.  Bu ek kodların sırası E09-E14 kodundan (kodlarından) SONRA olmalıdır.  E10-E14’teki 'komplikasyon ile birlikte' kategorileri kapsamında yalnızca dizinde ‘Diyabet, diyabetik' altında girişi yapılan durumlar sınıflandırılabilir. 85

86  Diyabetin mevcut BÜTÜN komplikasyonları, her bir diyabet vakasının ciddiyetini düzgün bir biçimde yansıtacak şekilde kodlanmalıdır. Bu, bir dizi kodun atanmasını gerektirebilir.  Diyabet biçiminin belirtilmemesi halinde, özellikle 40 yaşın altındaki hastalarda, E14.- Diabetes Mellitus, tanımlanmamış kapsamındaki bir kodu atamadan önce hekimden ayrıntılı bilgi istenmelidir. 86

87 Tip 1 DM  Tip 1 diyabet, insülin yetmezliğine ve genellikle insülin üretiminin tamamına yakınının veya tamamının sona ermesine yol açan, insülin üreten adacık hücrelerinin otoimmün yıkımı ile karakterizedir. Bu diyabet biçimi çoğunlukla 30 yaşın altında görülse de herhangi bir yaşta ortaya çıkabilmektedir.  Tip 2 diyabet bütün diyabet vakalarının %85’inden fazlasını oluşturduğundan, yaşlı hastalarda görülen Tip 1 daha az yaygın olan diyabet tipidir.  Nitelendirilmemiş ‘obesite’ (E66.-), hipertansiyon (I10) veya lipid bozukluklar (E78.-) Tip 1 diabetes mellitus ile birlikte kaydedildiğinde, uygun diyabet kodunu ek tanılar olarak bu durumlarla birlikte atayın. 87

88 DM Tip 1 DM Tip 2 88

89 ‘ BALAYI’  Tanıdan kısa bir süre sonra, Tip 1 diyabet hastaları, kabul edilebilir kan şekeri düzeylerini yakalamaya yönelik insülin tedavisi gerekliliklerinin önemli ölçüde azaldığı değişken bir dönemden (genellikle kısa) geçebilmektedir.  Aslında, bazı durumlarda, herhangi bir insülin tedavisine gerek duyulmayabilmektedir; bu geçici remisyon aşaması sık sık ‘balayı’ olarak adlandırılmaktadır; ancak, bu tür hastalarda görülen diyabet için Tip 1 sınıflandırması halen geçerlidir. 89

90 Tip 2 DM  Tip 2 diyabet hastaları genellikle aşırı kilolu ve obez insan sayısının artmasına bağlı olarak bu diyabet tipinin görülme yaşı düşmektedir.  Bu küçük yaş gruplarındaki Tip 2 diyabet hastaları, genelde insüline dirençli olduklarından ve MODY vakalarında görülebilen özgül genetik bozuklukları bulunmadığından MODY vakalardan farklılık göstermektedir. 90

91 Diğer özgül diyabet biçimleri (diğer bozukluklara sekonder olan diyabeti içerir) Beta hücre fonksiyonunun genetik bozuklukları İnsülin etkisinin genetik bozuklukları Pankreatik ekzokrin hastalıkları Enfeksiyonlar Endokrinopatiler İlaca bağlı veya kimyasallara bağlı diyabet İmmünle düzenlenen hastalıklar Diğer genetik sendromlar, bazı zamanlar diyabet ile ilişkili olan. 91

92  Diğer özgül diyabet biçimleri kaydedilirken, bunları E13.- Diğer tanımlanmış diabetes mellitus kapsamında kodlayın; ayrıca, asıl bozukluk veya ilişkili genetik sendrom için uygun kodu atayın.  Diğer asıl bozukluk veya ilişkili genetik sendroma sekonder olduğunda, kaydedilmiş olan IGR E09.- Bozulmuş glukoz regülasyonu kapsamında kodlanmalı ve asıl bozukluk veya ilişkili genetik sendrom için uygun bir kod atanmalıdır. 92

93 Diyabet ve İnsülin Direnci  Aşağıdakilerden bir veya daha fazlası kaydedilirken uygun şekilde E11.72, E13.72, E14.72 *Diabetes mellitus, insulin rezistansı özellikleri ile birlikte veya E09.1 Bozulmuş glukoz regülasyonu, insülin rezistansı özellikleri ile birlikte atanmalıdır: 1) Akantoz nigrikans 2) Karakteristik dislipidemi (yükselmiş açlık trigliseridleri ve bastırılmış HDL-kolesterol) 3) Hiperinsülinizm 4) Hipertansiyon 5) Artmış karın içi viseral yağ birikimi 6)‘İnsülin tedavisi’ 7) Nonalkolik yağlı (değişiklik) karaciğer 8)Obesite Tüm bu eşlik eden durumlardan hangisi veya hangileri DM ile birlikte ise ek kod olarak belirtilmelidirler. 93

94 Gebeliği komplike eden diabetes mellitus: Gebeliği komplike eden diabetes mellitus veya IGR, O24 Diabetes mellitus, gebelikte kategorisi kapsamında sınıflandırılır.  Bu kodlar, diyabet veya IGR gebelikten önce teşhis edilen kadınlara atanmalıdır.  Komplikasyonlar ile birlikte önceden mevcut olan diyabet gebelikte mevcutsa, E09-E14’ten uygun ek kodu (kodları) atayın. 94

95 Gestasyonel diabetes mellitus (GDM):  Gebeliğin 24. haftasında ya da sonrasında tanımlanan GDM.  Glukoz toleransı doğumdan sonra normale dönen gestasyonel diyabet hastası kadınlarda bile daha sonra Tip 2 diyabet geliştirme riski ileriye dönük olarak artmaktadır.  Aşırı kilolu veya obez ve/veya fiziksel olarak inaktif olan kadınlar için bu durum özellikle geçerlidir. 95

96  Diyabetin, gebeliğin 24. haftasında ya da sonrasında yapılan glukoz toleransı testinde ilk kez bulgulanması halinde O24.4- Diabetes mellitus, gebeliğin 24. haftasında ya da sonrasında ortaya çıkan kodu uygun olmaktadır.  Diabetes mellitusun başlangıcı ile ilgili olarak, teşhis edilmeyen önceden mevcut olan diyabeti gösterebilecek şüphelerin bulunması halinde, bu durumlar O24.9- Diabetes mellitus, gebelikte, tanımlanmamış ilk atak olarak kodlanmalıdır.  Gestasyonel diyabet daha sonraki bir gebelikte yineleyebilmektedir; böyle bir durumda, gestasyonel diyabet, Z87.5 Kişisel gebelik, doğum ve lohusalık komplikasyonları öyküsü hemen arkasından gelecek şekilde kodlanmalıdır. 96

97 Diyabet’in Akut Komplikasyonları 1)Ketoasidoz ile birlikte diyabet (DKA): Diyabetik bir hastanın en önemli akut komplikasyonlarının başında gelir.  Diyabette ketoasidoz belirgin ise E1-.1- *Diyabet, ketoasidoz ile birlikte...’yi, hiperozmolalite de kaydedilirse E87.0 Hiperozmolalite ve hipernatremi ek tanı kodunu atayın.  DKA’nın reçetelenen insülinin uygun şekilde kullanılmaması veya diyabet tedavisinin diğer yönlerinin bir sonucu olarak ortaya çıkması halinde, Z91.1 Kişisel tıbbi tedavi ve rejime uyumsuzluk öyküsü (bakınız ACS 0517, Tedaviye uyumsuzluk) ek kodu atanmalıdır. 97

98 2) Laktikasidoz: 3) Hipoglisemi: 4) İnsüline karşı antikor reaksiyonu: 5) Diyabeti dengeleme:  ‘Kararsız’, ‘dengeleme için’, ‘kontrol edilmeyen’, ‘kötü kontrol edilen' veya ‘kontrol altında olmayan’ durumlarına ilişkin dokümantasyon varsa, ana tanı veya ek tanı olarak uygun şekilde E1-.65 *Diabetes mellitus, kontrol altında olmayan kodlanmalıdır.  Bu kategorideki hastalar diyabetik komplikasyonlar gösterdiğinde, E10-E14’ten uygun ek kodu (kodları) atayın.  Kodlamanız tek başına kan sonuçlarına göre değil, klinisyen tarafından yapılan dokümantasyona dayanmalıdır 98

99 Diyabet’in Kronik Komplikasyonları 1.Böbrek komplikasyonları: Diyabetik nefropati, ABY 2.Diyabetik göz hastalığı: Diyabetik retinopati, katarakt,retinal arter tıkanıklığı, retinal ven tıkanıklığı ve optik diskin enfarktüsünün (iskemik optik nöropati) insidansı artar. 3.Nörolojik komplikasyonlar: Diyabetik nöropati 4.Dolaşım komplikasyonları: Periferik damar hastalığı, Diyabetik iskemik kardiyomiyopati (E1-.53), 5.Deri ve subkütan komplikasyonları 6.Diyabet ve periodontal komplikasyonları 7.Diyabetik fibröz meme hastalığı 99

100 100

101 Diyabet ve Çoklu Mikrovasküler Komplikasyonlar E1-.71 *Diabetes mellitus, birden fazla mikrovasküler komplikasyon ile birlikte kodu, hastada şu beş kategoriden iki veya daha fazlası kapsamında sınıflandırılabilir durumlar mevcut olduğunda atanmalıdır: 1. Böbrek komplikasyonları (E1-.2-) 2. Oftalmik komplikasyonlar (E1-.31–E1-.35, E1-.39) 3. Nörolojik komplikasyonlar (E1-.-) 4. Diyabetik iskemik kardiyomiyopati (E1-.53) 5. Aşağıda verilen deri veya subkütan doku komplikasyonlarından biri (E1-.62)  E1-.71'i yalnızca hiçbir mikrovasküler komplikasyon ana tanının tanımına uygun olmadığında ana tanı olarak kodlayın.  Spesifik mikrovasküler komplikasyonlara ilişkin ek kodlar da atanmalıdır. 101

102 Örnek: Hasta, Tip 2 diyabetik nöropati tedavisi için hastaneye yatırılmıştır. Hastada ayrıca,diyabete bağlanabilir retinal iskemi de vardır. Neleri kodlamalıyız ana tanı nedir? Kodlar: 1.E11.22 İnsulin bağımlı olmayan diabetes mellitus, yerleşik diyabetik nefropati ile birlikte 2.E11.71 İnsulin bağımlı olmayan diabetes mellitus, birden fazla mikrovasküler komplikasyon ile birlikte 3.H34.2 Diğer retinal arter tıkanıklıkları  ACS 0001 Ek tanı’ya uygun bir şekilde, E11.22 ana tanı olarak kodlanır. 102

103 Örnek: Hasta, nefrotik sendrom, retinal iskemi ve femoral nöropati komplikasyonları ile birlikte mevcut olan Tip 1 diyabet sebebiyle hastaneye yatırılmıştır. Neleri kodlamalıyız ana tanı nedir? Kodlar: 1.E10.71 İnsulin bağımlı diabetes mellitus, birden fazla mikrovasküler komplikasyon ile birlikte 2.N04.9 Nefrotik sendrom, tanımlanmamış 3.H34.2 Diğer retinal arter tıkanıklıkları 4.G57.2 Femoral sinir lezyonu Bu durumda, yatışın sebebi hiçbir diyabetik komplikasyon olmadığından, E10.71 ana tanı olarak kodlanır. 103

104 Diyabetik ayak  Diyabetik ayak :Bu terim, periferik ve/veya nörolojik komplikasyonlar ve/veya diğer ayırıcı klinik etmenlerle birlikte ayaklarında bir ülser veya enfeksiyon görülen diyabetik hastaları tanımlamak için kullanılır.  Diyabetik ayak ülserleri: Bir alt ekstremite ülserinin kendiliğinden oluşmasının ‘diyabetik ayak’ anlamına gelmesi gerekmez.  Bu nedenle, bir diyabet hastasında ayak ülserinin etiyolojisi belirsizse, hekimden ayrıntılı bilgi istenmelidir.  E1-.73 *Diabetes mellitus, birden çok nedene bağlı ayak ülseri ile birlikte kodu, ‘diyabetik ayak’ için kullanıldığından ayak ülseri için atanmamalıdır. 104

105 105

106 Diyabet Taraması  Z13.1 Diyabetes mellitus için özel tarama muayenesi, tarama sonrasında diyabet veya BGR ekarte edildiği zaman atanmaktadır  Taramanın bir diyabet aile öyküsü nedeniyle istendiği durumlarda, Z83.3 Diabetes mellitus aile öyküsü ek kodu ilave edilmelidir. 106

107 Diyabet Eğitimi  Özellikle diyabet eğitimi için hastaneye yatırılan hastalar için E10-E14 Diabetes mellitus’tan bir ana tanı kodu ve Z71.8 Danışma hizmetleri, diğer, tanımlanmış ek tanı kodunu atayın.  Diyabet eğitimi alan, başka nedenlerle hastaneye yatırılan hastalar için, eğitim standart diyabet tedavisinin bir parçası sayıldığından, Z71.8 Danışma hizmetleri, diğer, tanımlanmış kodunun eklenmesine gerek yoktur. 107

108 Diyabeti kodlamak için kontrol listesi Şunları bilmeniz gerekir:  Diyabetin tipi (genellikle Tip 1 veya Tip 2)  Diyabet ile görülen ek tanı (Adx) – ‘diyabet, ile’ veya ‘diyabetik’ altındaki terimler için alfabetik dizini kontrol etmeyi unutmayın  Mikrovasküler komplikasyonlar ile birlikte olan diyabeti kodlama ile ilgili kural  Tip 2 diyabet de insülin direnci kodlanması kuralı  Diyabetik ayak kodlaması ile ilgili kural … DM ile birlikte obezite, hipertansiyon veya lipid bozukluğu belgelendiği zaman, ek tanı olarak bu durumlar ile birlikte uygun diyabet kodunu atayın 108

109 Hiperglisemi ( 0403)  Hiperglisemi için R73 Yükselmiş kan glukoz düzeyi kodu atanmadan önce, hekimden olası bir DM veya IGR tanısını hariç tutması istenmelidir.  Geçici hiperglisemi, enfeksiyonlar dahil olmak üzere hastalığın stresinde ortaya çıkabilmektedir; böyle durumlarda DM ekarte edilen hastalarda gerekli durumlarda hiperglisemi kodu atanabilir.  Ancak DM ve BGR gibi tanıların varlığında atanmaması gerekir!!! 109

110 SABRINIZ İÇİN TEŞEKKÜRLER 110


"1 2. Gün Belirli Enfeksiyon ve Paraziter Hastalıklar, Neoplaziler ve DM Dr. Cevher CESUR S.B.Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü PYKG Daire Başkanlığı TİG." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları