Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

● ● Önyargının oluşmasındaki en büyük etmenler; çevre, medya ve ailedir. ● ● Özellikle çocuklar çok duyarlıdır. Onlar fikirleri sorgulamadan kabul.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "● ● Önyargının oluşmasındaki en büyük etmenler; çevre, medya ve ailedir. ● ● Özellikle çocuklar çok duyarlıdır. Onlar fikirleri sorgulamadan kabul."— Sunum transkripti:

1

2

3

4

5 ● ● Önyargının oluşmasındaki en büyük etmenler; çevre, medya ve ailedir. ● ● Özellikle çocuklar çok duyarlıdır. Onlar fikirleri sorgulamadan kabul ederler ve hafızalarında saklarlar. Yetişkin olunca da bunları kullanırlar. ● ● Şuuraltının neyle dolu olduğu bu bakımdan önemlidir. Önyargı, yetersiz bilgilere dayanarak önceden oluşturulmuş görüştür.

6 Amerika’da içinde beyaz ve zencilerin olduğu bir gruba “zencilerin b bb beyaz polisleri dövdüğü” bir film dakika gösterilir. ● ● Günün sonunda aynı gruba “seyrettikleri filmden akıllarında kalanları anlatmaları” istenir.

7 ● Seyircilerin çoğunluğu “beyaz polislerin zencileri dövdüğünü” söyler. Bireyin kafasında önceden oluşmuş kalıplar hemen değişmez.

8 ZAMAN İÇİNDE, DÜŞÜNCELERİNDE VE DAVRANIŞLARINDA DİNAZORLUK OLUŞUR. ● Dışarıdan gelen tüm fikirlere karşı içe kapanmayı tercih eder. ● Bunlar, kendi ürettiği fikirlerle kafası içinde bir dünya kurar ve orada yaşar. ● ● ● ● Kendi kendine konuşur. ● Çevreye at gözlüğü ile bakar. ● Kendisi dışındaki tüm fikirler yanlıştır.

9

10 ● Normal insanın düşüncelerinde bile zamanla tutuculuk başlar. ● İnsan, farkında olmadan ilişki esnekliğini kaybeder. ● Bunu aşmanın yolu, değişik kesimlerle konuşmaktır.

11 USULÜYLE KONUŞMA, BİLİMSEL TARTIŞMA ÇEKİŞME TARTIŞMA BİRLİKTE KARAR VERME ‘Fikirlerimi bilimsel esaslara dayanarak savunacağım’ MANTIĞIYLA KONUŞMAK. Taraflar kurallara uymalıdır. Aksine davranılırsa; MÜNAKAŞA BAŞLAR. ‘Sen ne anlarsın? Benim dediğim doğrudur’ MANTIĞIYLA KONUŞMAK. Nefsi duyguların öne çıkarıldığı konuşma şeklidir. Sonuçta; KALPLER KIRILIR. ‘Konuşma yoluyla doğruyu birlikte arayıp bulalım’ MANTIĞIYLA KONUŞMAK. Empati; kendini karşındakinin yerine koymak. Sonuçta; İKNA ESASTIR.

12 Bir konuda yeterli bilgisi, eğitimi, tecrübesi olan kişilerin kendi fikirlerinin, doğruluğunu, bilimsel olarak ispat ederek, karşı tez sahiplerine ve tarafsız dinleyicilere kabul ettirmeye çalıştıkları, BİLİMSEL KONUŞMAşekli. BİLİMSEL KONUŞMA şekli. Karşıdakine baskın çıkmak isteyenlerin İLKEL BİR KONUŞMA şekli. doğru ve yanlış bildiklerini karşıdakinin şartsız kabul etmesini isteyen, bilimsellikten uzak, İLKEL BİR KONUŞMA şekli. Bilgi ve tecrübeye dayalı fikirleri kabullenmek ön şartıyla, KARŞILIKLI GÖRÜŞ ALIŞ VERİŞİ ŞEKLİNDEKİ KONUŞMA bilgisi olanlarla çekişmeden uzak, prensiplere, mantığa, objektif değerlere uygun, KARŞILIKLI GÖRÜŞ ALIŞ VERİŞİ ŞEKLİNDEKİ KONUŞMAşekli.

13

14 ● ● “Penguen uçar” diyen tarafla “Penguen uçamaz” diyen tarafın her ikisi de (Penguen’in uçamadığını bilmelerine rağmen) insanın algılama zaafından faydalanarak, mantık oyunlarıyla tezlerini savunurlar. ● ● Bu tartışma medeni ölçülerde, konuşma kurallarına uygun olarak yapılır. ● ● Penguen’in uçamadığını bilen dinleyiciler “Penguen uçar” tezini savunanları daha ikna edici bulabilir. HERKES BİLİR Kİ PENGUEN KUŞ OLMASINA RAĞMEN UÇAMAZ. Konuyla ilgili alt kültürü olan dinleyicilerin bulunduğu bir ortamda:

15 ● ● Hayatında hiç Penguen görmemiş kişi, Penguen’in kuş olduğundan hareketle “Penguen’in uçtuğunu” ispat etmek için saçma sapan fikirler ileri sürer ve bunların doğruluğunda ısrar eder. ● ● İşin doğrusunu bilen buna itiraz etse de sonuç alamaz. ● ● Konuşmalar karşılıklı ithamlara dönüşür. Bir sohbet ortamında: HERKES BİLİR Kİ PENGUEN KUŞ OLMASINA RAĞMEN UÇAMAZ.

16 ● ● Penguen’i daha iyi tanımak için toplantı yaparlar. ● ● Penguen’in uçamadığını hepsi bilmektedir. Katılımcılar bunun sonuçlarını öğrenmek zorundadır. Çünkü, sorun buradadır. Soru ve cevaplarla konunun ayrıntılarına inilir. ● ● Sonuçta daha çok bilgi sahibi olurlar. Başarı için bu şarttır. HERKES BİLİR Kİ PENGUEN KUŞ OLMASINA RAĞMEN UÇAMAZ. Penguen’i sevenler onun neslini korumak için çalışma başlatacaktır.

17

18 Müzakere yapabilmek bilgi birikimi ve konuşma terbiyesi gerektirir.

19 TEK YÖNLÜ KONUŞMAK Emir verme (Emir alma) Şeklindeki konuşma KARŞILIKLI KONUŞMAK ÇOK YÖNLÜ KONUŞMAK Muhatapların birbirini dinlemeye hazır olmaları Şeklindeki konuşma Farklılıklarda çatışmak değil, benzerlikleri paylaşmak Şeklindeki konuşma

20 Muhatabı, Robot / Köle Gibi Görmek ● ● İletişim tek yönlüdür. ● ● Karşılıklı etkileşim yoktur. ● ● Amir – Memur diyalogu böyledir. ● ● Zamanla “itaat kültürü” veya “hasetlik” doğar. TALİMATLARIETKİLEMEZ YÖNLENDİRİR

21 FARKLI GÖRÜŞLERİ BASTIRMAK ● İtaat adına farklı fikirleri / görüşleri bastırmak, içe kapanmaya sebep olur. ● Bunun önüne geçilmelidir. AKSİ HALDE

22 Memur amirinin makamına ulaşmak için çalışır Amirinin ayağını kaydırmak, kendinden aşağıya çekmek ister ÖNÜNÜN KESİK OLDUĞU KANAATİ OLUŞURSA

23 Cehennem’de bütün çukurların başına, “ ” diye birer Zebani dikilmiş. Sadece Türklerin bulunduğu çukurun başında Zebani yokmuş. “?” diye sormuşlar. Zebaniler, “ ” demiş. Cehennem’de bütün çukurların başına, “kimse yukarı çıkıp kaçmasın” diye birer Zebani dikilmiş. Sadece Türklerin bulunduğu çukurun başında Zebani yokmuş. “Neden?” diye sormuşlar. Zebaniler, “Türkler nasıl olsa kendi içlerinden birisi yukarı tırmanınca, onu ayaklarından tutup aşağı çekiyorlar” demiş.

24

25 Kendini Karşıdakinin Yerine Koymak MUHATABIN BEYNİNE HİTAP ETMEK ● ● Müzakere mantığında, karşılıklı görüş alış / verişi ile iletişim sağlamak. ● ● “Uzlaşma Kültürü” ve “Bilgi Birikimi” bu tür diyalogla gelişir. ● ● Böyle bir ortam daima hazır tutulmalıdır. ÇÜNKÜ

26 Biz kullanırız zamanı gelince “keser” yeriz. ● Müslüman, yakınında Hindu varsa; onun ineğe karşı davranışını inanç özgürlüğü açısından kabullenir ve katlanır. ● Ancak komşusu Hindu’nun hatırına kendi ineğini kutsamaz. Onu “çalıştırır” veya “keser yer”. ● Hindu da, “ineği niye kestin” diyemez. Hindular kutsar ve hiç dokunmaz.

27 ● ● Herkesi düşman olarak görmek değil, aynı bütünün parçası olarak görmek. ● ● Ortak bir paydayı ortaya çıkarmak için, değişik çevrelerle görüşmeyi istemek. ● ● Ortak menfaatleri aramak.

28

29

30 Ve … ‘Siz’ diyerek konuşmak, asla ‘Ben’ dememek. Gülümsemek iletişim kurmayı sağlayan sihirli bir davranıştır. Fiziki temasla kalbe köprü kurmak. İlk “sesli” iletişimi kurmak.

31 ● Fiziki görünüş, kılık - kıyafet ● Vücut ve el teması ● Karşılıklı duruş pozisyonu ve mesafesi ● Yüz ifadesi, göz teması ve el hareketleri ● Oturma şekli… Kıyafetinizle karşılanır, fikirlerinizle uğurlanırsınız. VÜCUT DİLİ DENİLİNCE

32 ● Günümüzde kitle iletişim araçlarıyla hızlı bir haberleşme ve bilgi akışı söz konusudur. ● Konuşmalarda etkili olabilmek için (en azından ortak konularla ilgili) gündem takip edilmelidir.

33 BİLGİLERİMİZ NE DERECEDE DOĞRU? BİLGİLERİMİZ NE DERECEDE DOĞRU? ● Bilgi kaynağınız ne derecede güvenli? ● Bilgiler, evrensel doğrulara uyuyor mu? ● Gelen haberler, mantıklı mı?

34 Örnek: Örnek: Yalan söyle, kaytar, boş ver, sana ne? kimse görmüyor, alıver, vb. Örnek: Örnek: Çalış, üret, yardım et, helal et, bağışla, izinsiz alamazsın, vb. Yalan / dedikodu / entrika Nefsin galip gelmesi halinde, ruh kötü yönde etkilenir. Yalan / dedikodu / entrika bir hak olarak algılanıp kullanılır.

35

36  İşverenle bir işçi; eni, boyu ve derinliği 2 m olacak bir çukurun kazılması konusunda ve ücretinde anlaşırlar.  İşçi; eni, boyu, derinliği 1 m olan bir çukur kazdıktan sonra; “kenarları 2 x 2 x 2 olan işin yarısını (1 x 1 x 1) bitirdim. Bundan sonrasını kazmayacağım. Ücretimin yarısını isterim” der.  İşveren, kazılan miktarla istenilen ücretin dengesiz olduğunu hisseder; ama, işçiyi ikna edecek bir hesaplama yapamaz. BİRLİKTE HAKEME MÜRACAAT EDERLER. Hakem, “açılacak çukur 2 x 2 x 2= 8 m 3 kazı gerektirir. Sen 1 x 1 x 1=1 m 3 kazı yaptın. Yani yapılacak kazının 1/8 ini kazdın. Ücretin yarısını değil, sekizde birini hak ettin” der.

37 Bilgi, insanı hızlı geliştirme / değiştirme özelliğine sahip olduğundan güce merdiven olur. Her yeni fikrin mutlaka ürün vermesi söz konusu değildir. Daha yeni, daha parlak ve daha değerli fikirlere analık yapması da yeterlidir. Bilgi, fikrin tarlasıdır. İyi ürün için tarlanın zenginleştirilmesi gerekir. Bilgili olan kimseler için her zaman öğrenecek daha pek çok şey vardır. Onlar, öğrenirken bir başkalarına da öğretirler. ilgi Bilgi düzeyimiz vasatın üstünde olmalıdır. öğrenmek isteği Bunu öğrenmek isteği sağlar.

38 ● Bilmediği konularda “biliyormuş gibi davranıp” konuşanlar hata yapar. ● “Yapılan hatayı kabul etmemek” itibar kaybına sebep olur. ● Daha sonra ne konuşursanız konuşunuz, “şüphe” ile karşılanırsınız. ● Bilmediği konularda “biliyormuş gibi davranıp” konuşanlar hata yapar. ● “Yapılan hatayı kabul etmemek” itibar kaybına sebep olur. ● Daha sonra ne konuşursanız konuşunuz, “şüphe” ile karşılanırsınız. ● İnsan her şeyi bilemez. ● Her şeyi bilmiyor olmak ayıp değildir. ● Bir şeyi bilmiyorsanız, bilmediğinizi söyleyebilmelisiniz. ● İnsan her şeyi bilemez. ● Her şeyi bilmiyor olmak ayıp değildir. ● Bir şeyi bilmiyorsanız, bilmediğinizi söyleyebilmelisiniz.

39

40 Herkesin zekası, sizden beklentisi, farklı olduğundan; konuşmanızla verilmek istenen mesaj, farklı şekilde algılanır / yorumlanır. Çünkü, bir konuşma herkeste aynı etkiyi göstermez. Muhatap kişi veya grup olduğu gibi kabul edilerek, onlara nazik ve teşvik edici bir tavır gösterilmelidir.

41 Konuşmanızı, karşınızdakinin bakış açısını dikkate alarak ve herhangi bir karışıklığa meydan vermeyecek ifadeler kullanarak yapın. Fikirlerinizi cazip ve çekici yapın, iyi örneklerle destekleyin. Ancak; abartıdan kaçının. Muhatabınızda “fikirlerinizin zorla kabul edilmesini istiyorsunuz” izlenimi bırakmayın.

42

43 ● ● Konuşmalarınızda ve davranışlarınızda ölçülü olunuz. ● ● Her doğruyu her yerde, herkese söylemeyiniz. ● ● Çok konuşan ve beden dilini yanlış kullanan durumuna düşmeyiniz.. ● ● Söze asla anlaşmazlık konularından başlamayınız. ● Sen ne anlarsın ● Muhatabınıza karşı “Sen ne anlarsın” gibi yargılayıcı / suçlayıcı ifadeler kullanmayınız.

44 Dinleyici üzerinde olumsuz çağrışımlar yapabilecek ● ● Kelime ● ● Deyim ● ● Örneklerden KAÇINILMALIDIR.

45 Bunu takdirle karşılayın. Muhatabınız karşı görüşler getirebilir. Bunu takdirle karşılayın. Çünkü karşı görüşler, yeniden düşünmenize ve daha güçlü fikirler oluşturmanıza zemin hazırlar. Fikirlerinize mesnetsiz itirazlar olursa, soğukkanlılığınızı muhafaza edin. Çatışmaya meydan vermeyin. Serbestçe düşünme barışçı görüşme “Serbestçe düşünme” ve “barışçı görüşme” yapmayı bilmeyen kişilerle asla tartışmayın.

46  Bazıları eleştiri / tavsiye hakkını zamanında kullanmayıp, saklar (Bir tür turşu kurar).  Başka bir zamanda konuşur şikayetçi olur.  Toplantıda eleştiri hakkını kullanmayıp, başka bir ortamda şikayete / dedikoduya dönüştürmek isteyenlere fırsat verilmemeli. Tavsiye bazı yönleriyle bir tür eleştiri olabilir. Tavsiyenin / eleştirinin amacı bir insanın hatalarını düzeltmek olmalıdır, onu küçük düşürmek değil.

47 ● Doğru soruların sorulmasının ● Doğru soruların sorulmasının ve yeni fikirler üretilmesinin yolunu açın. ● ● Muhatabı dikkatle dinleyin. Onun varsa yanlışları yüzüne vurmadan / tenkit etmeden kendi görüşlerinizi sunun. ● ● Konuşmanızın lehinde veya aleyhinde fikirler gelmekteyken konuyu değiştirmeyin. ● ● Gerekli ise, ileri ki konuşmalarda kullanılmak üzere görüşleri yazılı veya sözlü olarak kayda alın / aldırın.

48 Dinleyicinin bir görevi de;   Doğru zamanda   Doğru soruyu Konuşmacının hoşuna gitmese dahi sorabilmektir. Konuşmada verimi artırmak, doğru soruyu soranların sayısına bağlıdır.

49

50 İnandığımız ilkeler doğrultusunda: ● Hiç yorulmadan ● Hiç bıkmadan HERKESLE DİYALOG kurmalıyız.

51

52

53 Faydalandıklarıma teşekkürlerimle...


"● ● Önyargının oluşmasındaki en büyük etmenler; çevre, medya ve ailedir. ● ● Özellikle çocuklar çok duyarlıdır. Onlar fikirleri sorgulamadan kabul." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları