Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

ZARARLILAR VE MÜCADELESİ Prof.Dr.Levent ÜNLÜ Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "ZARARLILAR VE MÜCADELESİ Prof.Dr.Levent ÜNLÜ Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü."— Sunum transkripti:

1 ZARARLILAR VE MÜCADELESİ Prof.Dr.Levent ÜNLÜ Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü

2 Buğday Zararlıları

3 S üne • Türkiye tarımında önemli bir yer tutan hububatın verimini azaltan ve ürün kalitesini düşüren böcek türlerinin başında S üne gelmektedir.

4 • Ülkemizde değirmencilik sanayisinin kaliteli un üretmek için ihtiyaç duyduğu kaliteli buğdayın yetiştirilmesinde ve yüksek verim alınmasında bu böceğe karşı mücadele büyük önem taşımaktadır.

5 Süne zararı görmüş tanelerden elde edilen unlardan yapılan ekmek

6 ZARAR ŞEKİLLERİ ( Tanedeki Zarar ) • Sünenin nimfleri ( Yavrular ) ve yeni nesil erginleri başakta tanelerle beslenirler. Tanelerin : -Çimlenme gücü, -Ekmek olma özelliği, -Makarnalık olma özelliği kaybolur.

7 Ekonomik Önemi - Sünenin emgi yaptığı danelerin oranı %4 veya altında ise değirmenlerde satın alınabilir. - Emgili tane oranı %5-20 arasında olduğu zaman buğdayların geri kalan %80-95’i ile birlikte yemlik olur.

8 Ekonomik Önemi - Emgili tane oranı %20’yi geçtiği zaman danelerin % 80’i sağlam olmasına rağmen yemlik dahi olmadan toprağa gömülmektedir. - Bu nedenle süne mücadelesi diğer hububat zararlılarına göre daha fazla önem arz etmektedir.

9

10 Tanede Zarar

11

12 Sünenin Tanınması • Yumurta • Nimf • Ergin

13 Süne Yumurta Paketi Yumurtayı adetlik kümeler halinde bırakmaktadır.

14 Süne Yumurta Paketi

15 Yumurtadan yeni çıkmış nimfler

16 •Yumurtadan çıkan yavru süneler, genellikle 5-6 gün ara ile 5 gömlek değiştirirler. •Yaklaşık 30 gün içinde 5 nimf dönemi geçirerek ergin olurlar. 1.DÖNEM NİMF 2. DÖNEM NİMF

17

18

19

20 SÜNESÜNE

21

22

23

24

25

26

27

28

29

30

31

32

33

34 Kımıl

35 Sünenin biyolojisi • Süne erginleri kışı, seçmiş oldukları yüksek dağlarda uyku döneminde geçirmektedir. • Mart ayının sonları ile Nisan ayı başlarında bulundukları yerden, buğday alanlarına uçmaya, göç etmeye başlarlar.

36 Sünenin Zararı “Kurtboğazı” • Kışlamış erginler henüz kardeşlenme döneminde olan buğdayın saplarını toprağa yakın kısmından emerek beslenirler. Bu saplar zamanla sararır ve kurur. Bu zarar şekline “Kurtboğazı” denir.

37

38 Sünenin Zararı “Akbaşak” • Başaklar henüz yaprak kılıfı içerisindeyken, çiçek döneminde veya tane bağlarken yine saplarda beslenen Süne’ler başakların beyazımsı bir renk almalarına, kurumalarına ve tane bağlamasına engel olunmasıyla oluşan zarara ise “Akbaşak” adı verilmektedir.

39

40

41 Hububatta Akbaşak Zararı Hububatta Akbaşak Zararı

42

43 yeni nesil erginler Kurtboğazı ve Akbaşak zararını yapan sünelerin kışlayan bireyleri ölür, bunların bıraktığı yumurtalardan çıkan yeni nesil erginler beslenmelerini tamamladıktan sonra yüksek dağlık alanlara çekilirler.

44 Süne Mücadelesi • Süne mücadelesinde yöntemler: -Kültürel önlem -Biyolojik Mücadele -Kimyasal Mücadele

45 Kültürel Önlemler • Erken yetişen buğday çeşitleri ve erken ekim • Toprağın ekime iyi hazırlanması, • Ekili alanlarının toplulaştırılması • Yabancı ot mücadelesine önem verilmesi

46 Kültürel Önlemler • Hasadın gecikmeden zamanında yapılması • Anız yakılmaması • Tahılla beraber sebze veya diğer bitkilerin yetiştirilmesi ve tarlaların çevresine ağaç ve çalı gibi bitkilerin dikilmesi

47 Süneye Karşı Biyolojik Mücadele • Tabiatta süneyle beslenerek onu öldüren çok sayıda düşmanı vardır. • Ülkemizde yapılan araştırmalarda süne düşmanı 33 değişik böcek türü tespit edilmiştir.

48 Süneye Karşı Biyolojik Mücadele • Bunlar içerisinde en önemli gurubu süne yumurtalarını parazitleyerek öldüren yumurta parazitoidleridir. sığırcıkkeklik • Ayrıca sığırcık ve keklik gibi bazı kuşlar da süneyi yiyerek bizlere fayda sağlamaktadır.

49 Biyolojik Mücadele Metotları Süne düşmanı böceklerin sayılarını arttırmak için üç metot vardır; • Hububat tarlalarının çevresinde ağaçlandırma yaparak Süne düşmanı böceklerin barınma ve beslenmeleri desteklenir.

50 kitle halinde üretilip • Süne düşmanı faydalı böcekler özel tesislerde kitle halinde üretilip hububat tarlalarına salınır. • İlaçlamaları en aza indirerek veya tamamen kaldırarak Süne düşmanı faydalı böceklerin ölmeleri engellenir.

51 Süne Yumurta Parazitoidi ile Parazitlenmiş Yumurtalar

52 Süne yumurta parazitoidi ve Parazitlenmiş Yumurtalar Parazitlenmiş Yumurtalar

53 Süne yumurta parazitoidi

54

55

56 Yeni bırakılmış Süne yumurtası ve Süne yumurta parazitoidi

57 Yeni çıkan Süne yumurta parazitoidleri

58

59

60

61

62

63 Parazitoit Salım Çalışmaları AdetG.Antep, Adıyaman, Konya Adet23 İlde salım yapılmış AdetTürkiye Genelinde AdetTürkiye Genelinde AdetTürkiye Genelinde Salım etkinliklerinin % arasında değiştiği belirlenmiştir.

64 Süne ile biyolojik mücadelede keklik ve tavuk gibi hayvanlardan da faydalanılmaktadır.

65 Doğaya salınan keklikler

66

67

68 Ülkemizde Süne mücadelesinde, 2004 yılında yer aletlerine geçiş süreci başlamış ve 2006 yılında ise tamamen yer aletleri ile yapılarak “Devlet Yardım Mücadelesi” şeklinde olan mücadele şekli “Yönetimli Çiftçi Mücadelesi”ne dönüştürülmüş ve günümüzde bu şekli ile devam etmektedir. Süne ile kimyasal mücadele

69 EKİN KAMBUR BÖCEĞİ

70

71 ZARAR ŞEKLİ Zararı yaşam dönemine göre 3’e ayrılır ; A Genç larvalar, sonbahar aylarında, B Olgun larvalar ilkbaharda, C Erginler ekim ve hasad dönemlerinde zararlı olurlar. Larva Larva zararı

72 Larva Zabrus zararının tarladaki görünüşü

73

74

75 Kimyasal Mücadele • Ekin kambur böceklerine karşı en etkili mücadele, tohum ilaçlaması şeklindedir. •Y üzey ilaçlaması ise geç sonbahar ya da erken ilkbaharda yapılır.

76 EKİN BAMBUL BÖCEĞİ

77 ZARAR ŞEKLİ • Larvalar toprak altında genç tahılın kökünü kemir irler, •B üyük zararı erginler, s üt olum döneminde başaklardaki taneleri kemirerek yaparlar. • Kemirilmiş taneler tohumluk olarak kullanılamayacağı gibi ekmek yapımında da kullanılmazlar.

78 YUMURTA

79 LARVA

80 ERGİN ZARARI

81 Kimyasal Mücadele İlaçlı mücadele, erginlere karşı yüzey ilaçlaması şeklinde uygulanır.

82 Tarla Fareleri

83 Tarla Faresi

84 Tarla faresi

85 Tarla faresi yavruları

86 Kimyasal Mücadele • Tarla fareleri özellikle kıştan çıkıp ilkbahara ve sonbahardan kışa girildiği dönemler de zayıf oldukları için mücadelenin en etkili ve uygun olduğu dönemlerdir. • Mücadelede zehirli yemler kullanılır.

87 Zehirli Yem ler • 100 kg buğday, 2.5 lt su, 2.5 lt sıvı yağ, 2 kg çinko fosfür kullan arak hazırlanan yemler, Tarım İl ve İlçe Müdürlüklerinde satılmaktadır. •Bu yemlere çıplak el değdirilmeden farelerin bulunduğu deliklere (Besin deliklerine) 5 ’er adet bırakılır. •Ertesi gün k ontrol edilen deliklerin çevresinde ölen fareler uzaklaştırılır.

88 Mısır Zararlıları

89 Mısır Koçankurtları • Ön kanatlar genel olarak açık sütlü, kahverengimsi gri renktedirler. Arka kanatlar ise gümüşi beyaz renktedir. • Erkek kelebeklerde anten taraklı olup, dişide düz ip şeklindedir. • Yumurtalar alttan ve üstten içe doğru basık, yassı silindir şeklindedir. Dişiler yumurtalarını genellikle kümeler halinde bırakmaktadır.

90 • Kelebekler ilkbaharda, mart sonundan itibaren görülmeye başlarlar. Dişi kelebekler yumurtalarını kümeler halinde mısır bitkisinin dip kısmındaki yaprak kınının gövdeye bakan iç kısmına bırakırlar.

91 • Bu dönemde zararlının ana konukçusu olan mısır ve sorgumun ekimi yapılmadığından yumurtalarını yabani Buğdaygillere, buğday bitkisine veya kanal boylarındaki su kamışlarına bırakırlar. Bir dişi bir kaç kez olmak üzere ortalama 200'ün üstünde yumurta bırakır.

92 • Yumurtadan çıkan larvalar bir iki gün toplu halde bulundukları ortam üzerinde beslendikten sonra, yine bulundukları ortam üzerinden gövde veya koçan içine geçerler. • Zararlı kışı genellikle olgun larva halinde ana konukçuların gövdesi veya koçanlar içinde geçirmektedir. • Yurdumuzda genellikle 3-4 döl vermektedir.

93 • Larvalar mısır bitkilerinin yapraklarında, saplarında ve koçanlarında zarar yaparlar. Mısır bitkilerinin genç dönemlerinde zararlı bulaşmaları olursa, gövde içinde beslenen larvalar, ileride gelişme konisinden çıkacak yaprakları da zarara uğratırlar. Bu gibi mısır bitkilerinde gelişme konisinden yeni çıkan yapraklarda birbirine simetrik yenik deliklerini görmek mümkündür. Bu zararlı için çok tipik olup, diğer zararlıların zarar şeklinden kolaylıkla ayrılabilir.

94 • Yaprak kınının iç yüzeyinde yaklaşık 48 saatlik beslenmesini tamamlayan larvalar bulundukları ortam üzerinden gövdeye geçerler. Sap içine giren larvalar buralarda galeriler açmak suretiyle beslenmelerine devam ederler. Çıkarmış oldukları dışkı maddelerini de giriş deliklerinden dışarı atarlar.

95 • Koçanları saran yaprakların kınlarının iç yüzüne bırakılan yumurtalardan çıkan larvalar, buradaki kısa beslenmelerini tamamlayarak koçan içine girerler. Burada süt olumundaki taneleri yiyerek beslenirler. Bu beslenmeleri esnasında aynen sapta olduğu gibi galeriler açarlar. Çıkardıkları dışkı maddeleriyle de bakteri faaliyetini artırarak koçan içindeki tanelerin tümünün zarar görmesine sebep olurlar. • Bu zararlının ülkemizde Ege, Marmara, Karadeniz, Güneydoğu ve Akdeniz Bölgeleri’nde bulunduğu saptanmıştır.

96

97

98 Konukçuları • Mısır Koçankurdu'nun ülkemizde saptanan en önemli konukçuları; Mısır, Süpürge darısı, Sukamışı, Kamış veya Kargı, Çeltik, Buğday, Arpa, Yulaf, Kanyaş, Hasırotu, süs bitkilerinden Glayöldür.

99 Doğal Düşmanları ve Etkinlikleri • Yumurta parazitoiti Platytelenomus busseolae vardır.

100 • Kültürel Önlemler • Hasattan sonra anız imha edilip tarla derin sürülmeli, kanal boylarındaki sazlıkların ilkbaharda yabancı ot ilaçlaması ile ortadan kaldırılması ve 2. ürün mısırın mümkün olduğunca erken ekilmesi gerekir.

101 • Kimyasal Mücadele • Mısır Koçan Kurdu'na karşı uygulanan kimyasal mücadele koruyucu olduğundan mücadele zamanının tespiti çok önemlidir. Mısır ekilen sahalarda (bilhassa ikinci ürün mısırlarda) bitki boyu cm boya geldiğinde, haftada en az iki kez kontrol edilmek suretiyle ilk yumurtaların tespitine çalışılmalıdır. Yapılan kontrollerde ilk yumurtaların tespiti ile birlikte ilaçlamaya geçilmeli, ilaçların etki süreleri dikkate alınarak 10 veya 15 gün ara ile 2 yada 3 ilaçlama yapılmalıdır.

102 Mısırkurdu • Kelebekler krem sarı renkte olup dişinin başı krem sarı, erkeğin kahverengimsidir. • Dişide ön kanatlar krem sarısı renkte olup üzerinde altın sarısı renginde 3 adet enine zigzaglı çizgi ve 2 nokta bulunmaktadır. • Erkekte ise ön kanatlar koyu sütlü kahverenginde olup, kanatların uç kısmında daha koyu kahverengi zig-zag bir bant, onun yanında açık krem zigzag bir bant bulunur. Kanatların orta kısmında ön kenara yakın açık renk birer leke bulunur.

103

104 • Küme halinde bırakılan yumurtalar genellikle yaprak alt yüzüne yapıştırılmış olup üstten bakıldığında balık puluna benzer.

105 • Yumurtadan yeni çıkmış larva soluk krem renginde olup baş siyahtır. İleriki dönemde larva rengi soluk kırmızı veya pembe olup her bir segment üzerinde önde 4, arkada 2'şer adet koyu kahverengi nokta bulunur ve birkaç tane koyu kahverengi veya pembe çizgi vücut boyunca uzanır.

106 • Pupa kızıl kahve renginde mm boyundadır. • Yurdumuzda bölgelere göre değişmekle birlikte döl sayısı 2-4’tür. • Kışı genellikle olgun larva durumunda tarlada kalan veya hasat edilen saplar içinde geçirmektedir.

107 • Kışlayan larvalar genellikle ilkbahar sonlarına doğru bulundukları yerde pupa olurlar. Genellikle Nisan ayı başında çıkan kelebekler yumurtalarını çoğunlukla yaprakların alt yüzüne kümeler biçiminde bırakmaktadır. • Bir yumurta kümesinde genellikle 25 dolayında yumurta vardır. Yumurta açılma süresi sıcaklıkla yakinen ilgili olup 3-6 gün arasında değişmektedir.

108 • Bir dişi genellikle 200 dolayında yumurta bırakmaktadır. Larva gelişme süresi yaklaşık olarak gün dolayındadır. • Olgun duruma gelen larvalar çoğunlukla bulundukları sap içinde pupa olurlar. • Pupa süresi sıcaklıkla ilgili olarak, genellikle gün dolayında değişmektedir.

109 Zarar Şekli, Ekonomik Önemi ve Yayılışı • Larvalar, mısır bitkisinin kök bölümü dışındaki tüm organlarına bulaşmakta ve zarar yapmaktadır. • Mısırlarda ilk zarar genç larvaların birbiri üzerine sarılı uç yaprakları delip içeri girmesiyle başlar. Sonra gövde, koçan ve erkek organda galeriler açarlar. Açılan galeriler ve beslenme nedeniyle bitkinin zayıflamasına, gövde ve koçanın kırılmasına ve bunun sonucu olarak da ürün azalmasına neden olurlar.

110 Konukçuları • Mısır Kurdu, başta mısır olmak üzere 200'den çok bitki türüne bulaşmaktadır. Bunlar arasında biber, patlıcan, fasulye, patates, buğday, kenevir, ayçiçeği, krizantem, Yıldızçiçeği ve bazı odunsu bitkiler bulunmaktadır.

111 Doğal Düşmanları ve Etkinlikleri *Yumurta parazitoiti, Trichogramma evanescens (Trichogrammatidae) **Mısır Kurdu'nun avcıları arasında karıncalar, kuşlar ve bazı gelinböcekleri bulunmaktadır.

112 Kültürel Önlemler • Mekaniksel mücadele hasat zamanında başlayıp mayıs ayına kadar yapılabilir, çünkü larvalar kışı tarlada kalan sap artıkları veya hasat edilen saplar içinde geçirirler. • Kelebek çıkışı başlamadan, Nisan ve Mayıs ayından önce tarlada kalan saplar toplanıp yakılmalı veya derin sürüm yapılarak toprağa gömülmelidir. Ayrıca hasat edilen saplar kış aylarında hayvanlara yedirilmelidir. • Kültürel mücadelenin daha ucuz ve kolay olması aynı zamanda doğal dengeyi bozmaması bakımından her zaman kimyasal mücadeleye tercih edilmelidir. • Ayrıca 2. ürün erken ekilmelidir.

113 Kimyasal Mücadele • İlaçlamaya genel olarak ilk yumurtalar görüldükten bir hafta sonra başlanmalı, • İlaçların etki süreleri dikkate alınarak 10 veya 15 gün aralarla 2 veya 3 ilaçlama daha yapılmalıdır.

114 Ayçiçeği Zararlıları

115 Makaslı Böcek • Türkiye’de Trakya bölgesi illerinde zararlıdır. • Ayçiçeğinin en çok yetiştirildiği illerimiz..

116 Zararı • Ayçiçeği, mısır, buğday, arpa, fasulye, bezelye, soğan gibi bitkilerde zarar yapar. • Zararı veren erginlerdir... • Ayçiçeklerinde daha çimlenme döneminde zarar verirler; toprak yüzüne yakın bir yerden kestikleri fideleri yuvalarına taşırlar... • Bazen ekimin 2-3 defa tekrarlanması gerekebilir.

117 Tanınması • Ergin, mat siyah renkli, mm uzunluğundadır. Baş iri ve uzun, geniş ve kabarık olan prothorax’ın içine girmiş gibidir. Ağız parçaları iyi gelişmiştir. Prothorax köşeli ve dikdörtgen şeklindedir. • Larva, iri, tombul ve sarımsı beyaz renktedir. • Yumurta, beyaz, 4-7 mm uzunluğundadır.

118

119

120 Biyoloji ve Ekolojisi • Erginler kışı toprakta, cm derinlikte, cm çapında, dik bir galeri ile toprak yüzüne açılan yuvalarında geçirirler. • Toprakta sıcaklığın 10  C’ye ulaştığı mart ayı ortalarında yuvalarını terk ederek toprak yüzüne çıkarlar. • Bundan sonra cm uzunluğunda meyilli bir tünel açarak yeniden yuva yaparlar. • Galeri ağzına çıkarılıp yığılan topraklardan yuvalar fark edilir.

121 • Erginler yeni yuvalarında ay tek başlarına yaşarlar ve akşam üzerleri dışarı çıkarak beslenirler. • Nisan ayı sonuna doğru çiftleşmeye ve dişi ve erkekler yuvada birlikte yaşamaya başlarlar. • Bu arada toprağın cm derinliğine inerek ana galeriye dik yeni galeri ve bu galerinin ucunda ceviz büyüklüğünde larva odaları yaparlar. • Bu odaya çeşitli bitkilerden kestikleri bitki artıklarını depo ederler. • Dişi mayıs-haziran döneminde larva odasının ağzına bir yumurta bırakır.

122 • Yumurtalar 9-11 günde açılır. • Larva 1-2 gün çamurla beslendikten sonra larva odasına girer, burada depolanmış bitki artıklarıyla beslenir günde gelişmesini tamamlar. • Topraktan yapılmış bir kılıf içerisinde pupa olurlar. Pupa dönemi gün kadardır. • Pupadan çıkan erginler gelecek Mart ayına kadar burada beklerler. • Yılda 1 döl verirler.

123 Savaşı • Mart ayı ortalarında aktif hale geçen erginlerin beslenmesini önlemek için tarla yabani otlardan temiz tutulmalıdır. Toprak derin sürülürse yuvalar ve toprakta yaşayan formlar tahrip edilebilir. • İlaçlama’ya hemen ayçiçeklerinin çimlenme döneminde başlanmalıdır. 1 m 2 ’de 2-3 ergin bulunduğunda ilaçlama yapılabilir. İlaçlama kapama yüzey ilaçlaması veya yuva ağzı ilaçlaması şeklinde yapılır.

124 Pancar çayırkurdu, Yaprak tırtılı • Türkiye’de Marmara, Ege ve Karadeniz Bölgelerinde zararlı olmaktadır.

125 Zararı • Polyphag... Dünyada daha çok önemli bir şekerpancarı zararlısı olarak bilinmektedir. • Türkiye'de normal çıkışlarında zararı fazla önemli değildir. • Bitkinin yaprak, tomurcuk ve çiçek yapraklarını yer; ağır zararda bitkiyi tamamen yapraksız bırakır.

126 Tanınması • Ergin: Kanat açıklığı mm, açık kahverengi, kanat üzerinde beyaz ve sarı renkli çizgileri....

127 Larva, siyaha yakın yeşil renkte, mm uzunluğunda, sırt ve yanlarında boydan boya uzanan siyah çizgiler... Pupa, koyu sarı renkte, toprak bir kokon içerisindedir. Yumurta : Oval, önce parlak ve renksiz, daha sonra turuncu ve gri, mm uzunluğunda, çok sayıda yumurta bir arada bulunur.

128 Biyoloji ve Ekolojisi • İlk erginler nisan ayı ortalarında uçuşmaya başlarlar. • Gece aktiftirler. • Ergin küçük gruplar halinde yumurta bırakır. • İlk yumurtalar Kazayağı (Chenopodium sp.) ve bazı diğer yabancı otlar üzerine bırakılır.

129 • Yabani konukçularda 1-2 deri değiştiren tırtıl daha sonra ayçiçeğine geçer ve obur bir şekilde beslenmeğe başlar. • Larva 5 dönem geçirdikten sonra toprağa inerek orada pupa olur. Larva dönemi günde tamamlanır. • Kışı pupa kabuğu içerisinde olgun tırtıl olarak toprak içerisinde... • Yılda 2-5 döl verir.

130 Savaşı • Sonbaharda tarlaların derin sürümü... • Yumurtalar yabancı otlara bırakıldığı ve ilk dönem larvalar yabancı otlarda beslendiği için İlkbaharda yabancı ot temizliği... • Yapılan kontrolde tarlada 1 m 2 ’de 7-8 tırtıl bulunduğunda ilaçlı savaşı gerekir.

131 Şekerpancarı Zararlıları

132 Siyah Bakla Yaprakbiti Daha çok serin iklim bölgelerinde yaygındır. Dünyanın her tarafında rastlanabilir. Şekerpancarı tarımının en önemli zararlılarından biridir.

133 Zararı Şekerpancarı, bakla, haşhaş, salatalık, tütün, domates, Umbelliferae familyasından bitkiler.... Tropik ülkelerde yüksek yerlerde fasulye... Rüzgarın yönüne göre tarlada bulaşma tek yönlü veya tarla içlerinde daha çok bulaşıklık olabilir...

134 Bitki özsuyu emer... Yaprak deformasyonu... Tohum sürgünlerine zarar... Çeşitli bitkilerde 30’dan fazla virüsün vektörüdür...

135 Şekerpancarı yaprağında Aphis fabae zararı

136 Savaşı Erken ekim ile bitkinin erken gelişmesi ve tarla yüzünün zararlı girişi için kapatılması... Tarla kenarına tuzak bitkiler... Yaprakbiti kanatlı formlarının şeker pancarı tarlalarına göçü bittikten sonra bitkilerin %15’i bulaşıksa 15 gün ilaçlama için uygundur; daha sonraki ilaçlama doğal düşmanların arttığı veya popülasyonun kendiliğinden çöktüğü döneme denk geldiğinden yararsız olmaktadır...

137 Savaşı Doğal düşmanları çoktur.

138 Parazitlenmiş bir yaprakbiti mumyası

139 Yaprakbiti kolonisi içerisinde Predatör Cecidomyiidae larvaları

140 Yaprakbiti predatörlerinden Coccinellid ergini ve larvası

141 Yaprakbiti predatörlerinden Chrysoperla sp. ergini

142 Yaprakbiti predatörlerinden Syrphidae larvası

143 Kalkan Böcekleri Kalkan böcekleri çoğunluk Akdeniz ülkelerinde yayılmıştır. • Ergin ve larvalar şekerpancarının yaprak epidermisini yiyerek zarar verirler. • Zarar gören yapraklar küçük deliklerden oluşan bir kalbur görünümü alır; ağır zararda yaprak yalnızca damarlardan ibaret kalır.

144 Biyoloji ve Ekolojisi Erginler mart-nisan döneminde aktif hale geçerler. Yumurta yaprak altına 6-16 adetlik paketler halinde bırakılır, paketlerin üzeri şeffaf bir salgı ile kapatılır. Bir dişi yumurta bırakır. Erginler sıcak ve güneşli havalarda çok aktiftirler. Yumurtalar 8-10 günde açılırlar.

145 Larvalar yaprağın alt kısmında beslenmeğe başlarlar, 2-3 haftada, 4-5 larva dönemi geçirerek gelişmelerini tamamlarlar. Yaprak altında pupa olurlar. Pupa dönemi 1-2 hafta sürer. Temmuz ortasında yeni dölün erginleri uçuşmaya başlar. Kışı ergin halde, toprak tezekleri arasında, güneşli kuytu yerlerde veya orman kenarlarında geçirirler. Türkiye’de yılda 2 döl verir.

146

147

148

149

150

151

152 Fasulye Zararlıları

153 Kırmızı Örümcekler • Erginler mm boyunda, oval şekildedir. • Yaprağın alt yüzünde ördükleri ipek ağlar arasında ergin, larva ve yumurtaları bir arada görülür. • Kışı ılık geçen bölgelerde yaz aylarında olduğu gibi yaşayıp üremelerine devam ederler. • Tarla kenarı ve içindeki yabancı otlardan ve bulaşık fidelerden sebzelere geçerler. • Yılda döl verirler.

154

155

156

157 Zarar Şekli • Kırmızıörümcekler bitkilerin özsuyunu emerek beslenirler. • Bitki özsuyu emilen yaprak sararır, kıvrılır ve dökülür. • Verim %40-60 oranında düşer ve ürün kalitesiz olur. Zararlı Olduğu Bitkiler • Domates, kavun, karpuz, hıyar, kabak, patlıcan, fasulye ve börülcede zararlıdır. • Birçok yabancı ot türü de konukçusudur.

158

159 Kültürel Önlemler • Hasattan sonra bitki artıkları tarla uzaklaştırılmalı, • Ot çapasına önem verilmeli, • Gereğinden fazla azotlu gübreler kullanılmamalı, • Toprak işlemesi yapılarak kırmızı örümceklerin kışladıkları bitki artıkları toprağa gömülmelidir.

160 Kimyasal Mücadele • Küçük yapraklı sebzelerde yaprak başına 3 adet, büyük yapraklı sebzelerde 5 adet canlı Kırmızı örümcek bulunduğunda akarisitler ile ilaçlama yapılır. • Bifenthrin • Bromopropylate • Clofentezine • Diafenthiuron • Fenpyroximate • Propargite ……

161 Ürününüz bol, kazancınız bereketli olsun… TEŞEKKÜR EDERİZ….


"ZARARLILAR VE MÜCADELESİ Prof.Dr.Levent ÜNLÜ Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları