Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

BANKİR TARIMSAL YAYIM VE DANIŞMANLIK HİZ.LTD.ŞTİ..

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "BANKİR TARIMSAL YAYIM VE DANIŞMANLIK HİZ.LTD.ŞTİ.."— Sunum transkripti:

1 BANKİR TARIMSAL YAYIM VE DANIŞMANLIK HİZ.LTD.ŞTİ.

2  Ülkemizde toplam tahıl alanları içinde en fazla ekimi yapılan ürün %64,8 ile buğdaydır. Buğday ve arpada kök ve kök boğazı çürüklüğü hastalığı nedeniyle %10–40 arasında ürün kaybı olmaktadır. Dünyada hububat ekim alanlarının hemen hemen hepsinde kök ve kök boğazı çürüklüğü hastalıkları görülür.

3  Kök çürüklüğü, mevsimin ve ekim nöbetinin hastalığı çoğaltmasına uygun olduğu yerlerde %50 veya daha fazla ürün kaybına neden olabilir.

4  Kök ve kök boğazı çürüklüğü hastalığı toprak kökenli olan Fusarium g ıdalarda pembe, mor veya sarı renkli pamuksu koloniler oluşturarak bozulmalara neden olan bir küf cinsidir.

5  Hastalık çiçeklenme döneminden sonra buğdayın bir veya birden fazla başakçığının beyazlaşması veya vaktinden önce olgunlaşması ile tanınabilir.  Başaklar süt olum devresine geldikten sonra hastalıklı başakların açık sarı bir renk alması,geri kalan sağlıklı başakların yeşil ve sağlıklı görünümde olması çok belirgin olarak hastalığın ayırt edilmesini sağlar.

6

7  Hastalık ülkemizin Akdeniz ve Marmara bölgelerinde görülmektedir. İklim koşullarının hastalığın lehine gelişebileceği çiçeklenme devresindeki uzun süreli yağışlar ve hava sıcaklıklarının düşük seyretmesi durumlarında, hastalığın her yıl dikkatle gözlenmesi ve önlemlerin alınması gerekir.

8  Etmenler hem tohum hem de toprak kökenli funguslar oldukları için mücadelesi zordur. Mücadele için mutlaka kültürel önlemlere uyulmalıdır.  Dayanıklı çeşitlerin ekimi tercih edilmelidir. Erkenci çeşitler, hastalıklara geççi çeşitlerden daha fazla duyarlıdır.  İyi bir toprak işlemesi uygulanmalı, ekim derinliği ve toprak tavı uygun olmalıdır.  Ekimden önce topraktaki yeşil bitki ve bitki artıkları, toprak işlemesi yada herbisit uygulaması ile ortadan kaldırılmalıdır.  Toprak analizi yapılarak analiz sonuçlarına göre gübreleme yapılmalı, özellikle aşın azot kullanımından kaçınılmalıdır.  Hastalığın yoğun görüldüğü alanlarda 2-3 yıllık ekim nöbeti uygulanmalıdır.

9

10  Kökler vasıtasıyla topraktan geçen bir hastalıktır.  Bitki gövdeleri ve daha sonra yapraklar hastalanarak sararır.  Yaprakların sapları kısalır, yapraklar pörsür, verim düşer.  Hastalıklı bitki gövdesinden meyilli olarak kesilecek olunursa gövde kesitinde halkavari kahverengi leke görülür.

11

12  Pamuk yetişen bütün memleketlerde görülen bir hastalık olup, bazı seneler ciddi zararlara sebep olur. Mahsuldeki zarar nisbeti % 5 oranındadır.

13  Hastalıklı bitkiler görüldüğü zaman bunlar toplanarak bir yerde yakılmalı,  Pamuk tarlalarında nöbetleşe ekim yapılmalı,  Hastalığa dayanıklı pamuk çeşitleri ekilmelidir.

14

15  Mısırda tohum, kök, kök boğazı ve sap çürüklüğüne neden olur.  Kesin tanıları ancak laboratuar çalışmaları ile yapılabilir.  Genel olarak toprak kökenlidirler.  Tohumla da taşınabilirler ve tohum üzerinde kışlayabilirler.

16  Erken dönemde ortaya çıkan hastalıklar drenajı zayıf ve oksijenin yetersiz olduğu ağır topraklarda görülür.  Geç dönem kök çürüklükleri, özellikle fusarium türleri ile birlikte olgunluk süresini, kök dokularının yaşlanmasını ve tarla streslerini arttırırlar.  Burada belirtilen geç dönem çürüklükleri genelde gövde çürüklüğü hastalığına geçişin başlangıcıdır.

17  Fusarium erken dönemde tohum ve fide kök çürüklüğü, fide yanıklığı hastalıklarına neden olmaktadır.  Mısır'ın hızlı gelişme dönemlerinde Fusarium kök boğazı ve sap çürüklüğü şeklinde ortaya çıkar. Kök boğazı çürüklükleri bitkilerin toprak seviyesinde oluşur.Önceleri bitkilerin çok kısa sürede su istemesi şeklinde ortaya çıkar.Zamanla bitkide solgunluk, sararma ve sonuç olarak kurumalar görülür.Fusarium kök boğazı çürüklüğünde bıçakla boylamasına yarılan bitkilerde gövde içinde pembe-beyaz renkte miseller görmek mümkündür.

18  Etmenler hem tohum hem de toprak fungusları olduğundan mücadelesi zordur. Mücadele için mutlaka kültürel önlemlere uyulmalıdır.  Dayanıklı çeşitlerin ekimi tercih edilmelidir.Erkenci çeşitler hastalıklara karşı geçe i çeşitlere göre daha duyarlıdır.  Toprak iyi tesviye edilmeli, tarlada su birikmelerine engel olunmalı, uygun tohum yatağı hazırlanmalı, ekim derinliği ve toprak tavı uygun olmalıdır.  Çimlenme gücü yüksek olan ve mekanik zarar görmemiş tohumluk kullanılmalıdır.  Sık ekim sap çürüklüğünü arttırmaktadır. Bu nedenle çeşitlere ve bölgelere göre ekim normlarına uyulmalıdır.

19  Tohumluk ekimden önce önerilen ilaçlardan biri ile ilaçlanmalıdır. Ekimden çok uzun süre önce ilaçlanan tohumluklar üzerindeki ilaç etkisini kaybedebileceğinden buna özellikle dikkat edilmelidir.

20

21

22  Bu mantarlar genellikle yaşamlarını toprakta sürdürürler.  Uygun ekolojik koşullarda hızla çoğalmakta ve uzun yıllar konukçuları olmadan canlı kalabilmektedirler.  Bu özellikleri nedeniyle, önemli bitki patojeni fungal etmenler arasında yer almaktadırlar.  Bu etmenlerin bir yıldan diğer yıla geçişleri, genellikle tarlada kalan hastalıklı bitki artıkları ile bazı türler de ise tohumla olmaktadır.  Hastalık etmenleri, tek tek veya bir arada tohumun çimlenmesiyle başlayan ve bütün vejetasyon devresi süresince bitkileri enfekte ederler ve zarar meydana getirirler.

23  Çimlenme ve çıkışı takiben fide devresinde kök çürüklüğü (çökerten) hastalığına sebep olurlar.  Bulaşık bitkilerin, kol atma, çiçek ve meyve oluşumu devrelerinde tipik solgunluk belirtileri görülür.  Tipik iletim demetleri lekelenmeleri ve kol uçlarından başlayan solgunluk sonucu önce yapraklarda daha sonra tüm bitkide çökme meydana gelmektedir.  Bu bitkilerin kök boğazını çepeçevre saran şekilde açık ve koyu kahve renkli bir yanıklık ve bazı hallerde ise ayrıca bir zamklaşma görülür.

24

25  Ekim nöbeti uygulanmasına özen gösterilmelidir.  Sırta dikim yapılmalı ve sulama esnasında kök boğazına suyun değmemesine dikkat edilmelidir. Bitkilerin suyu ark içerisinden sızarak alabileceği şekilde karıklar oluşturulmalıdır.  Toprağın fiziki yapısını düzeltmek, bitkilerde iyi bir gelişmeyi ve patojen etmenlere karşı yararlı mikroorganizma yoğunluğunun artmasını sağlamak için tarlaya iyi yanmış çiftlik gübresi verilmeli ve yeşil gübre uygulaması yapılmalıdır.

26  Toprak analizi sonuçlarına göre gübreleme yapılmalıdır.  Hastalığa dayanıklı çeşitler yetiştirilmelidir.  Hastalığa yakalanmış bitkiler sökülerek imha edilmelidir.

27

28  Hastalık fide devresinde görülür. Aynı zamanda çıkıştan öncede zarar meydana gelebilir.  Fidelik devresinde fidelerin toprakla temas eden kök boğazlarından itibaren yattıkları görülür.

29

30  Gerek çıkış öncesi, gerek çıkış sonrası meydana gelen ölümler sonrası fidelikte ocaklar halinde ölümler sonucu ocaklar halinde boşluklar meydana gelir.

31

32  Fidelik koşulları uygun olmadığı takdirde, hastalık, fidelerin tamamen tahrip olmasına sebep olabilir.  Hastalık yurdumuzda fide üretilen bütün alanlara yayılmış durumdadır.

33

34  Zarar gören fidelerin harç toprağı boşaltılıp içerisi temizlendikten sonra yeniden fidelik toprağı hazırlanıp konulmalı  Tohum ekimi sık olmamalı  Hastalıklı fideler ayıklanmalı  Fideler uygun hava koşullarında açılıp sık sık havalandırılmalı  Fazla sulamadan kaçınılmalı  Gereksiz yere fazla azotlu gübre kullanılmamalı  Erken ekim yapmaktan kaçınılmalı  Fidelikler bol güneş alan, soğuk rüzgârları tutmayan yerlerde kurulmalıdır


"BANKİR TARIMSAL YAYIM VE DANIŞMANLIK HİZ.LTD.ŞTİ.." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları