Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Elektrik nedir? İki cismin birbirine sürtünmesiyle, sıkıştırma gibi herhangi bir mekanik etki sırasında veya ısının bazı kristallere olan tesiri sebebiyle.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Elektrik nedir? İki cismin birbirine sürtünmesiyle, sıkıştırma gibi herhangi bir mekanik etki sırasında veya ısının bazı kristallere olan tesiri sebebiyle."— Sunum transkripti:

1

2 Elektrik nedir? İki cismin birbirine sürtünmesiyle, sıkıştırma gibi herhangi bir mekanik etki sırasında veya ısının bazı kristallere olan tesiri sebebiyle meydana gelen ve tesirini, çekme, itme, mekanik, kimyasal veya ısı olayları şeklinde gösteren bir enerji çeşiti. İnsanlar elektriği yüzyıllar önce kehribarın, mesela, kumaşa sürtünmesinden sonra toz ve kıl gibi hafif cisimleri kendisine çekmesi olayı ile tanımışlardır. Bu deneyi ilk yapan Yunanlı filozof ve bilgin Thales (M.Ö ) bu olayın sadece kehribarla ilgili olduğunu sanmış ve elektron (Yunanca kehribar) adını kullanmıştır. Aradan yıllar geçtikten sonra elektriğin kanunları bulunmuştur. Sürtme ile meydana gelen statik (durgun) elektrikten başka akan elektriğin bulunuşu İtalyan bilgini A. Volta’nın yaptığı deneylerle başlar. Bu bilgin ilk elektrik pilini ve bundan da ilk elektrik akımını elde etmeyi başarabildi.

3 Amerika 110 volt Avrupa 220 volt Neden? Kullanılan gerilimin düzeyi arttıkça, aynı güç talebine yanıt verebilmek için göze alınması gereken ‘dağıtım kayıpları’ azalır. Fakat buna karşılık, elektrik kullanımına bağlı kazalar sonucunda ölüm olasılığı artar. Dolayısıyla 110 veya 220V tercihi, güvenlik ile ekonomi arasındaki en iyi çözüm arayışından kaynaklanmıştır. ABD’de elektriğin, doğru akım sistemleriyle ilk kullanılmaya başladığı sıralarda, 110V’un daha güvenli olacağı düşünülmüş, daha sonra alternatif akıma geçildiğinde, bu gerilim düzeyi korunmuştur. Avrupa’da ise, ilk kullanım 110V’la başlamış olmakla beraber, 220V’la da güvenli bir şekilde çalışılabileceği kanaatine varılınca, bu yüksek gerilim düzeyine geçilmiştir. Altyapıyı bir kere 110V’a göre oluşturduktan sonra değiştirmek, ciddi bir maliyeti gerektirdiği gibi, tek başına yetersizdir. Çünkü tüm elektrikli alet stokunun da, yeni gerilim düzeyine uyarlanması gerekir. 110V’un 220V’a göre, güvenlik açısından üstünlüğü var. Buna karşılık, düşük gerilim bazı sıkıntılar doğurur. Aynı güçle çalışan iki aygıttan; 110V’luk olanı, 220 V’luk olanına oranla, iki misli akım çekmek zorundadır. Örneğin 1.5kW’lık bir elektrik süpürgesi 220V’ta 6,8 A, 110 V’ta ise 13.5 A kadar akım çeker.

4 AKIM TANIMI: İletkenden (yada alıcıdan) birim zamanda geçen elektrikli yükü (elektron)miktarına akım denir. Bir iletkenden belirli bir zaman içinde ne kadar çok elektron geçerse,akımda o oranda şiddeti olur.Akım şiddetini elektronların sayısıyla göstermek için çok büyük rakamları kullanmak gerekir.Yani 6,25x1018 adet elektron 1 ampere eşittir.Bunun gibi büyük rakamları kullanmamak için Fransız bilgin AMPERE (amper)’in elektrik akımının kimyasal etkisine dayanarak yaptığı tanımlama kullanılır.Bu yaklaşıma göre: 1 amper, gümüş nitrat eriyiğinden 1 saniyede 1,118 miligram gümüş ayıran akım şiddetidir. Akım elektronların hareketiyle ortaya çıkar.Ancak, eskiden akımın artı (+)yüklü oyuklar tarafından taşındığı sanıldığından,Bu günde eski teorem kabul edilmektedir.Başka bir deyişle,Bir pilde akım (+) uçtan (-) uca doğru gider deriz.Ancak gerçekte akım (-) uçtan (+) uca doğru artmaktadır.

5 DOĞRU AKIM (DC): Yönü ve şiddeti zamana göre değişmeyen akıma doğru akım denir. DC üretilen kaynaklar şu şekilde sıralanabilir: Pil, Akümülatör, Dinamo Güneş pili ALTERNATİF AKIM (AC):yönü ve şiddeti zamana göre değişen akıma alternatif akım denir. Günümüzde endüstrinindi gelişmesi ile birlikte enerji kaynaklarına olan ihtiyaç artmış ve günden güne de artmaktadır. Enerji türleri, içerisinde en çok kullanılan enerji çeşidi elektrik enerjisidir. Bunun sebepleri şu şekilde sıralanabilir. 1.Elektrik enerjisinin elde edilmesi, taşınması ve dağıtımı kolay ve verimli bir şekilde yapılabilir. 2.Elektrik enerjisi öteki enerji çeşitlerine kolayca dönüşebilir (ısı, ışık, hareket…. Vb.) 3.Elektrik enerjisi çok küçük parçalara ayrılarak kullanılabilir. 4.Elektrik enerjisi külsüz dumansız ve atık bırakmayan bir enerjidir.

6 İLETKEN (CONDUCTOR) NEDİR? Fizikte elektrik enerjisi ve ısı enerjisi geçiren cisimlere iletkenler denir. İletkenler başlıca katı, sıvı ve gaz halinde olabilirler. Bir maddenin elektrik akımını iletebilmesi için son yörüngesindeki serbest elektron sayısı 4 ten az olmalıdır. Buna göre tüm metaller iyi bir iletkendir. İçerisinde iyon olan her sıvı iletken özellik gösterir, buna göre insan vücudu da iyi bir iletkendir. Saf su yalıtkan, içme suyu iletkendir. İletkenliğin derecesi elektrik akımına gösterilen direnç (direnç=resistor= bir nesnenin elektrik akımına karşı dayanma özelliği) belirler. Direnci 0 (sıfır) olan iletkenlere süper iletken denir. Süper iletkenlik pratikte sıcaklığın belirli bir seviyeye düşürülmesi ile mümkündür. Dolayısıyla süper iletkenlik, maddenin düşük sıcaklıklarda direncinin sıfıra düşürülmesi ile elde edilir. Yalıtkan malzemelerin son yörüngesinde 8 elektron bulunur. Cam, kauçuk, yağ, pamuk örnek gösterilebilir. Son yörüngesinde 4 elektrona sahip elementlere yarı iletken elementler denilir. Bunların elektriksel açıdan davranışları belirli bir eşik değerine kadar yalıtkan sonrasında ise iletken özellik gösterirler. Diyot, transistör ve bunun gibi devre elemanları bu tür malzemelerden yapılır. Altın, gümüş ve bakır en iyi iletkenlerdir. Bakır ucuz olduğundan elektrik iletiminde kullanılır.

7 MalzemeDirenci (Ohm) Gümüş15,9 Bakır17,1 Altın22,1 Alüminyum26,5 Çinko52,8 Demir96,1 Tablo:1 Bazı malzemelerin elektrik akımına gösterdikleri direnç değerleri

8 Statik Elektrik ve Oluşumu Doğada görülen tüm eşyalar atomlardan oluşur. Atomlar elektron (-), nötron (yüksüz) ve proton (+) parçacıklarından oluşur. Atomlarda proton ve elektron sayıları genelde eşittir. Bu eşitlikten dolayı atomlar yüksüz sayılır. Fakat 2 atom birbirine sürtündüğünde aralarında elektron geçişi olur. Bu durumda atomlardan biri elektron fazlalığına sahip olurken diğerinde elektron azalır. Elektron fazlalığı olan atom negatif yüklü, elektron azlığı olan atom ise pozitif yüklü olur. Bu şekilde oluşan yük farklılığına statik elektrik denir. Doğada şimşek, yıldırım buna örnek verilebilir. Statik elektrik neme, malzemeye, yüzeyin pürüzlüğüne, sıcaklığa ve gerilme gibi başka diğer özelliklere de bağlıdır. Bilindiği üzere aynı yüke sahip atomlar birbirini iterken farklı yüklü atomlar birbirini çekmektedir.

9 İnsanların statik elektrik yüklenmesi yürüme esnasındaki sürtünmelerden, araçlara inip binmesinden, çalıştıkları masadan, giymiş-çıkarmış oldukları elbiselerden olabilir. Aşağıdaki tabloda insanların hareketleri esnasında oluşan bazı statik elektrik miktarları ve bunları oluşturan unsurlar verilmiştir. Statik Elektriği Oluşturan FaktörlerOrtam nem değeri %10-%20 Nem%65-%90 Nem Vinylex kaplı ortamda çalışırken6000 V600 V Plastik klasör taşıma7000 V150 V Vinylex kaplı ortamda yürümek12000 V250 V Halı üzerinde yürümek35000 V1500 V

10 Statik elektriği oluşturan faktörler ve miktarları görüldüğü gibi ortamdaki nem oranı arttıkça statik enerji miktarı azalmaktadır. Statik yüklenmeler yüksek voltaj değerlerinde olduklarından bazen görünür hale de gelebilirler. Işığın görünür hale gelebilmesi için en az Volt civarında olması gerekir. Örneğin, yün kazak çıkartılırken ve manyetolu çakmaklardaki görünür ışık yaklaşık 7000 Volt’luk değerde atlama yapan statik yüktür. Çıplak ayakla halı üzerinde yürümek, özellikle kış aylarında giyilen yün bereleri çıkardığımızda saçlarımızın dikelmesi buna örnektir. Burada saçlardaki var olan elektronlar berenin çıkarılmasıyla sürtünmeden dolayı bereye geçmekte ve bere pozitif yüklenmektedir. Burada negatif yüklü olan saç telleri birbirini iteceğinden saçlarımız dikelir. Sürtünme ile elektriklenmeye triboelektrik denir.

11 Pozitif YükHava İnsan Teni Deri Cam Saçımız Naylon Yün Kürk İpek Kağıt Pamuk Artar 0 (Yüksüz) Artar Çelik Ağaç Akrilik Sert Lastik Nikel, Bakır Altın, Platin Polyester PVC Silikon Teflon Negatif yük Tablo 2: Triboelektrik Listesi (Üstte bulunan elemanlardan biri ile alttaki elemanlardan biri sürtüldüğünde üstteki pozitif, alttaki eleman ise negatif duruma geçmektedir. )

12 Statik yükün voltajı çok fazla olmasına karşın, akımı çok zayıftır. Akım voltaj ile doğru orantılı olsaydı, birçok yüksek voltaj trafosu ile ilgilenen televizyon tamircisi çırağı yetişmezdi. Uçaklarda statik elektrik, hem fırtınalı havalarda üzerlerine düşen yıldırımın etkisiyle hem de kabin içindeki elektronik elemanların yaydığı, kabloların oluşturduğu, insanların kabin içindeki malzemelere sürekli sürtünmesi ile de oluşmaktadır. Eleman AdıBozulma GerilimiEleman AdıBozulma Gerilimi Mosfet100 VSchottky Diyot300 V Eprom100 VBipolar Transistör380 V Jfet140 VFilm Direnç300 V Op-Amp190 VTristör680 V CMOS250 VTTL1000 V Tablo 3: Bazı elektronik elemanların bozulabileceği gerilim değerleri.

13 Statik Elektriğin Zararları İnsanların almış oldukları statik elektrik hem sağlıklarına, hem de kullanmış oldukları elektronik cihazlara zarar vermektedir. Statik elektrik plastik, levha, kağıt, karton gibi yalıtkan malzemelerde çalışan bir çok endüstrinin sorunudur. Statik elektriğin dezavantajlarından biri de yüzeylerin tozlanmasına neden olmasıdır. Elektrostatik itme veya çekme nedeni ile malzeme ya makineye yada birbirine yapışır. Elektrostatiklenme nedeni ile toz veya diğer parçacıklar malzemeye yapışır. Buda çok ciddi kalite sorunlarına yol açar. Toz kaplı donanım birimlerinin ısı transferi güç olmakta ve cihazlar ısınmaktadır. Ayrıca nemle birleşen toz parçacıkları iletken bir yapı gösterebilir. Bunun önüne geçmek için antistatik temizleme spreyleri kullanılmalıdır. Bayanlarda statik elektrik özellikle akne (yüz, omuzlar, sırt ve göğüsteki yağ bezleriyle ilgili bir deri hastalığı), seboreik (aşırı yağlanma ve yağ bezi sayısının en çok bulunduğu alanlardaki iltihaplanma) dermatit gibi deri hastalıklarına neden olduğu tespit edilmiştir.

14 Statik Elektriğin Zarar Verebileceği Ortamlarda Alınabilecek Önlemler • Elektrostatik yüklere karşı bir önlem, yalıtkan giysi, terlik veya ayakkabılardan, birikime yol açacak kalın ipek veya yün halılardan özellikle duvardan duvara olanlardan kaçınmak gerekir. • Özellikle rutubetli havalarda ve boydan boya halı ile kaplı olan evlerde oluşan statik elektrik, halı üzerinde duran “metal müzik seti sehpası” tarafından alınmaktadır. Aynı şekilde insan teması ile elektronik aletlere statik elektrik aktarımı olmaktadır. Bu elektrik o derece kuvvetlidir ki, sabah saatlerinde üzerinde kimse dolaşmadan bakıldığında halı üzerinde ve metal müzik sehpalar üzerinde basit ölçüm araçlarıyla görünmektedir. Metal müzik sehpaları, statik elektriğe karşı basit bir kablo ile en yakın prizden topraklanmalıdır. • Statik elektriği önlemenin veya şiddetini azaltmanın yollarından biri, bulunulan ortamın nemlendirilmesidir. Çünkü nemli havada bulunan iyonlar statik yükün bir kısmını nötrler. Nem oranını %60’a çıkartmak, deşarj olasılığını azaltır. Fakat bu yöntem iyi bir çözüm değildir. Havadaki yüksek nem oranı, çalışanlar açısından rahatsız bir ortam oluşturduğu gibi yüzeylerde ıslaklığa ve donanımda daha hızlı paslanmaya yol açar. Ayrıca yüzeylerdeki ıslaklık, statik elektrik açısından iletkenlik sağlar.

15 • Elektronik malzemelerle çalışma yapılan tüm ortamlarda antistatik malzemeler kullanılarak, statik yüke karşı kesinlikle tedbir alınmalıdır. Antistatik malzemeler statik elektriğin oluşmasını ve elektronik devre elemanlarının zarar görmesini önleyebilen malzemelerdir. • Donanım malzemelerine zarar verilmemesi için profesyonel bir ortamda çalışan kişilerin statik elektriklerinin alınması için antistatik bileklik kullanmaları gerekmektedir.

16 İLETİŞİM NEDİR? Sözel ve görsel bilgilerin, iki sistem arasındaki akışı olarak tanımlayabileceğimiz iletişim, insanı uzak ve yakın çevresine bağlayan bir halkadır. Genel anlamda iletişimin gerçekleşmesi için iki sistem gereklidir. Bu sistemler, iki insan, iki hayvan, iki makine ya da bir insan bir makine vb. gibi sistemler olabilir. Nitelikleri ne olursa olsun iki sistem arasındaki bilgi alışverişi “iletişim” olarak kabul edilebilir.

17 • İletişim süreci beş unsur ve aşamadan oluşur: GöndericiMesaj İletişim Aracı AlıcıGeribildirim

18 • Bilgisayar ortamında sunulan eğitimlerdeki iletişim; Bilgisayar Gönderici Ders İçeriği Mesaj Görseller İletişim Aracı Kullanıcı Alıcı Etkileşim Geribildirim

19 GRAFİK İLETİŞİM NEDİR?  Grafik, görsel olarak algılanan görüntülerle ilgili bir kavramdır. Bu durumda grafik iletişim, görüntülerden oluşan bilgilerin değiş-tokuşu olarak tanımlanabilir.  Bir düşünce ve kavramın kaydedilebilmesi için bir grafik iletişim sisteminin kurulmuş olması gerekir. Gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelerde grafik imgeler önemli ve sürekli bir yere sahiptirler. Yazılar, resimler ve fotoğraflar başlıca grafik iletişim araçlarıdır.

20 Bir mesajın, açık, ekonomik ve estetik bir yolla iletilmesi grafik iletişimin başlıca amacı ve başarı kriteridir. Günümüz insanının çoğu hayati etkinlikleri, grafik imgelerle iletişim kurabilme yeteneklerine bağlıdır. Yaşadığımız dünyada bilgiler, kitap gazete, dergi, afiş, broşür ve diğer görsel araçlarla okuyucuya ve izleyici kitlesine ulaşır.  Tasarım, gerekli olanın araştırılması.  Belirli bir amaç gözeten yaratıcı bir eylem.  Zeka ve sanatsal yeteneğin ortak bir ürünü.  Tasarım, bir problemin çözümüdür, diyebiliriz.

21 Bilgisayar alanında tasarım yada Bilgisayar destekli tasarım: Araştırma bürolarında, yeni bir ürünün tasarımı için kullanılabilen bilişim tekniklerinin tümüne denir. Uygulamalı tasarım dallarını üç ana başlıkta toplamak mümkündür;  Endüstri tasarımı,  Çevre tasarımı,  Grafik tasarımı.

22 Endüstri tasarımı üç boyutlu nesnelerin tasarlanması ve geliştirilmesiyle ilgilidir. Makineler, araç-gereçler, mutfak malzemeleri ve diğer birçok ürün endüstri tasarımına girer. Çevre tasarımcısı ise bina, peyzaj ve iç mekan tasarımını kapsayan oldukça geniş bir çalışma alanıdır. Bu alanda da tasarımcını görevi dayanıklı, işlevsel ve estetik olanı bulmaktır. Grafik tasarımcı ise genel olarak, okunan ve izlenen görüntülerin tasarımında sorumludur. Afişler, kitaplar, broşürler vb. çalışmalar grafik tasarımının etkinlik alanı içine girer.

23 Tasarımcı; uygulama yöntemlerinin yanı sıra görsel algılamanın doğasını, sözel ile görsel iletişim arasındaki ilişkileri de bilmek ve göz önüne almak zorundadır.

24 TASARIM SÜRECİ

25 TASARIMIN GENEL ÖZELLİKLERİNİ BELİRLERKEN!… Şu sorulara cevap arayın:  Kim için kullanılacak ?  Nasıl kullanılacak ?  Nerede kullanılacak ?  Neden kullanılacak ?  Biçimi nasıl olacak ?

26 TASARIM ÜRÜNÜNÜN ÖĞELERİ Bir tasarımın hammaddeleri şunlardır:  Çizgi: Düz veya kıvrımlı, kalın veya ince, sürekli veya kesik, grenli ya da keskin özelliklere sahip olabilen çizgiler, okuyucuya görsel unsurların ayrılması gerektiğini ifade ederler. Çizgiler karakterlerine göre ve konumlarına bağlı olarak bazı mesajlar da iletirler. Örneğin: Yatay çizgi durgunluk, dikey çizgi saygınlık, diyagonal çizgi, zarafet ifadesi verir.

27  Renk: Renkler, ışıkla birlikte var olurlar ve izleyen üzerinde değişik etkiler uyandırırlar. Bunların bir bolümü kişisel, bir bölümü İse genellenebilir duygulardır. Rengin üç boyutu bulunmaktadır: Uzunluk (rengin türü), genişlik (rengin tonu), derinlik (rengin yoğunluğu) Rengin türü, rengi tanımlamada kullandığımız terimlerdir. Sarı, kırmızı, mavi, mor, yeşil gibi. Rengin tonu, bir rengin açıklık ya da koyuluğudur. Bir renge beyaz boya kattıkça tonu açılır, siyah ekledikçe koyulaşır. Renk yoğunluğu ise, parlaklık ile ilişkilidir. Yoğunluğu fazla olan renkler parlak renklerdir. Rengi oluşturan bu üç boyut içinde en önemlisi, rengin ton değeridir. Bir görsel imgeyi en iyi tanımlayan unsur, içerdiği tonlardır.

28 TASARIM İLKELERİ Grafik tasarımcısı renk seçiminde şu dört unsuru dikkate almalıdır: 1- Rengin kültürel çağrışımını, 2- Hedef kitlenin renk tercihi, 3- Firma ya da ürünün karakteri, 4- Tasarımdaki yaklaşım biçimi Bazen renk, yaratıcı düşüncenin temelini oluşturabilir ve bütün tasarım renk üzerine kurulur.

29 Doku: Bir yüzey üzerinde tekrarlara dayalı biçimsel bir düzen bulunuyorsa, orada bir dokunun varlığından söz edilebilir. tasarım ve baskının vazgeçilmez malzemesi olan kağıtlar da farklı dokularda üretilirler. Sert ve düz, sert ve grenli, yumuşak ve grenli, mermer dokulu, ahşap dokulu vb. tasarım yüzeyinde yer alan dokular, optik ya da fiziksel olarak duyguları yönlendirici bir işleve sahiptir.

30 Biçim: Birçok çizginin bir arada bulunuşu, tek bir çizgi içerisindeki dönüş ve kıvrımlar ile değişik tonların oluşturduğu yüzeyler, bir tasarımda biçimi oluşturan unsurlardır. Ölçü: Bir grafik tasarım ürünü, farklı ölçülerdeki unsurların bir araya gelmesiyle oluşur. Ölçüler büyüdükçe algılama düzeyi ve etkileyicilik artar. Yön: Bir tasarım yüzeyi üzerinde bulunan çizgisel, tipografık ve görsel unsurların yönü önemlidir. Örneğin bir gazete haberinde yer alan insan fotoğrafı, ilgili habere doğru bakmalıdır. Ya da tasarım yüzeyinde hareket eden unsurların önündeki boşluk arkasındaki boşluktan daha fazla olmalıdır.

31 Bir tasarımın beş temel ilkesi bulunmaktadır. Bunlar:  Denge  Orantı ve görsel hiyerarşi  Görsel devamlılık  Bütünlük  Vurgulama Tasarım hazırlanırken denge, orantı ve görsel devamlılık bir bütünlük içerisinde iyi bir vurgulamayla verilmelidir. Denge: Denge unsuru gözetilmediği takdirde, ürün beklenen etkiyi yaratamaz. Burada sözü edilen denge, tasarımı oluşturan hareketli unsurların (fotoğrafta tipografik veriler, illüstrasyonlar vs.), belirlenen düzlem üzerinde dengeli dağılımıdır. Bir tasarımda iki farklı denge sistemi kullanılabilir: Simetrik ve Asimetrik denge.

32 Orantı ve Görsel Hiyerarşi: İki ya da daha çok sayıda görsel unsur, tasarım yüzeyinde birleştirilirken mutlaka bir orantı sorunu ile karşılaşılır. Tasarımcı, görsel unsurların orantısal ilişkilerinde değişken yapılar kurmaya çalışır. Çünkü genişliğin uzunluğa, renkli olanın renksiz olana, bir ölçünün diğerine eşit olduğu tasarımlar, tekdüze görünürler. Görsel hiyerarşi, tasarım içinde vurgulanmak istenen mesaja göre görsel unsurların ölçülenmesi anlamına gelir. Kimi tasarımlarda fotoğraf öne çıkarılırken, kimisinde tipografik unsurlar, kimisinde renk, hatta bazılarında tasarım yüzeyindeki beyaz boşluk öne çıkabilir.

33 Devamlılık: Okuyucunun gözü, tasarım yüzeyinde belli ilkeler doğrultusunda hareket eder. Göz hareketlerinin ustaca değerlendirildiği bir tasarım daima hedefine ulaşır. Göz alışkanlık gereği soldan sağa ve yukarıdan aşağıya doğru bir yön izler. Gözün yatay hareketleri dikey hareketlerine göre daha kıvrak ve hızlıdır. Ayrıca göz; büyükten küçüğe, koyu renkten açık renge, renkliden renksize, alışılmamış olandan alışılmış olana doğru bir yol izler. Göz bir unsurdan diğerine doğru kesintisiz geçişler yapabiliyorsa, devamlılık sağlanmış demektir. Devamlılık görsel unsurların boyutları ve biçimleri arasında oluşturulan benzerlikler, tekrarlamalar ve görsel hiyerarşi ile sağlanabilir.

34 Bütünlük: Tasarım ilkelerinden belki de en çok dikkat edilmesi gerekeni bütünlüktür. Bir tasarımda bulunan görsel unsurlar bütünlük oluşturacak şekilde bir araya getirildiğinde etkili olurlar. Aynı temel biçime, dokuya, boyuta, renge ya da duyguya sahip öğeler bir tasarımda bütünlüğü oluştururlar. Tasarımcı bütünlük oluşturmada bazı farklı yöntemlere başvurabilir: Bordür: Tasarım yüzeyini çevreleyen bordürler bütünlük sağlamada kullanılabilirler. Bordürler arası ölçü, üslup gibi benzerlikler, bir tasarımı bütünlüğe ulaştırabilirler. Beyaz boşluk: Gerekli yerlerde beyaz boşluklar bırakılarak bir tasarımda bütünlük sağlamak mümkündür.

35 Eksen: Bir grafik tasarım yüzeyinde bütünlük oluşturmada en yaygın kullanılan yöntemlerden biri eksen kullanmaktır. Bir tasarım yüzeyinin çatısı en az iki olmak üzere, üç ya da daha fazla yatay ve dikey eksenden oluşur. Resimle tipografiyi aynı hizada yerleştirmek için eksenlerden yararlanırız. Üç nokta yöntemi: Göz, bir yüzey üzerinde yer alan üç unsuru hayali çizgilerle birleştirerek bir üçgen oluşturmakta ve tasarımı bir bütün olarak algılamaktadır. Vurgulama: ön plana çıkarılması gereken unsur ile ikinci planda kalması gereken unsurlar arasında gerçekleştirilecek bir yön, boyut, biçim, doku, renk, ton ya da çizgi kontrastı ile gerçekleştirilebilir.

36  Mümkün olduğu kadar basit ve net bir tasarım yapabilmek için, tasarımın çözümünde üç boyuta geçerken çizgi, yön, doku, oran- orantı ve renkten oluşan görsel öğeler kullanılır.  Tasarım doğrultusunun, ulaşacağı kitlenin farkında olmalıdır. Neyi hangi fiyata satabileceğini, neyi niçin satamayacağını iyi bilmelidir. Biçim ve dekorda farklı kitleleri hedeflemelidir. Firmanın rekabet ettiği diğer firmaların ne yaptıklarını, ne ürettiklerini bilmelidir. İnsan ilişkileri de işin en önemli kısmıdır.

37 Grafik Tasarımını Maddeler Halinde Tanımlarsak: 1)-Bir hizmeti veya bir düşünceyi yaymak, benimsetmek veya bir ürünü tanıtmak ya da sattırmak için kullanılacak tüm kompozisyonların hazırlandığı, 2)- Kompozisyonda; metin, yazı (tipografi), resim, desen, çizgi ve fotoğraf düzenlemelerin yapılıp renklerinin ayarlandığı, 3)- Çalışmanın baskı (CMYK) veya görüntü (RGB) olarak, ya da çeşitli basım, sunum ve iletişim tekniklerine uygun hale getirildiği ; 4)-İletişim meslek alanı ile güzel sanatlar meslek alanı arasında çok özel bir yere ve konuma sahip olan; 5)-Güzel sanatların temel kurallarının, tasarım-iletişim teknolojileri prensipleriyle birleştirildiği, 6)-Mesajın kestirme ve sembolik anlatımlarla etkili ve akılda kalıcı tarzda veya iz bırakıcı şekilde görsel anlatım biçimine dönüştürüldüğü; 7)-Daha çok reklam, tanıtım, basım-yayın ve iletişim sektörünün içindeki mecra ve medyalarda faaliyet gösteren 8)-Sanayi, endüstri, ticaret, turizm, eğitim, sağlık ve kültür sektörlerine hizmet eden,her sektörün ihtiyaç duyduğu sanat'tır.

38 Tipografi; harf, sözcük ve satırlarla ve boşluklama için gereksinen diğer öğelerle belirlenmiş bir sayfa üzerinde yapılan görsel ve işlevsel düzenlemelerdir. Yazı Tipleri Yazı tipiyle ilgili iki konuda hassas olmak gerekir: Okunurluk ve açıklık Okunurluk, yazının ne kadar kolay okunduğu ile ilgilidir. Seçilen yazı tipi, metni hızlı ve kolay okutmalıdır. Özellikle uzun soluklu metinler açısından önemli bir faktördür, Açıklık, ayrı ayrı harflerin ne kadar kolay belli olduğunu ifade eder. Başlıklar ve ana başlıklar açısından önemlidir. Tipografik İletişim

39 Tasarlanmış binlerce yazı tipi olmakla birlikte, bunları dört ana grupta toplayabiliriz: Serif, sans şerif, script, decoratif • Serif yazı tiplerinde, her harfin bitiş noktalarında küçük yatay çizgiler vardır. Bu çizgiler her harfin şeklini ayrı tutar ve harfler arası geçişi kolaylaştırır. Dikey çizgileri yatay çizgilerinden daha kalındır. İnce ya da kalın, eşit kalınlıkta, incelen şekilde veya yuvarlak olabilirler. Bu yazı tipleri uzun metinlerin yer alacağı tasarımlarda, genel metinler için sıkça tercih edilirler. Okunurluğu en iyi yazı tipleri, şerif yazı tipleridir.

40 • Sans şerif yazı tipleri daha basittir. Şerif yazı tiplerindeki bitiş çizgileri yoktur. Genellikle eşit ağırlıklı çizgilerden oluşurlar. Başlıklarda tercih edilirler. Açıklığı en iyi olan sans şerif karakterler, uzaktan iyi seçilirler. Arial, Helvetica, Univers… sans şerif yazı tipinin tipik örnekleridir. • Script yazı tipleri, el yazısına benzerler. Resmiyetten uzak, samimi bir hava yaratırlar. Dizgide bazı harfler birleşirken, bazıları birbirlerine dokunmazlar. Davetiye gibi az yazı gerektiren samimi yazışmalarda kullanılırlar. • Dekoratif yazı tipleri, özel imajlar için tasarlanmışlardır. Genelde metinlerde değil, başlıklarda, afiş vb. sanatsal çalışmalarda tercih edilirler.

41 Yazı Stili • Bir yazı tipinde farklı yerlere vurgu yapmak için kullanılan değişikliklerdir. Normal, kalın, italik, koyu, kalın italik, altı çizili, gölgeli vb. yazı stilleri vardır. • Kalın Yazı Tipinin fazla kullanımı harf başına düşen boşluğu azaltacağından okuyucunun gözlerini yorabilir. Kalın yazıtipi ana başlıklarda, başlıklarda, alt başlıklarda kullanılmalıdır. • İtalik yazıtipi, el yazısına benzetilmek için tekrar tasarlanıp eğilmiştir. İnceliği ve açısı yüzünden okunaklığı azdır. • Eğik yazıtipi, normal yazının bilgisayar tarafından hafif eğilmiş türüdür. İtalik olana göre daha iyi okunur.

42 Yazının Ağırlığı • Çoğu yazı tipi normal ve kalından daha çok alternatif sunarlar. Mesela sans serif yazıların büyük bir kısmını hafif ve ağır yazı seçeneklerini içerirler. Bunlar genel metin yazısında kullanılmaya elverişli olmamakla birlikte; başlıkları renklendirir, hareket katarlar. Light, regular, bold, black, ultra black gibi seçenekler mevcuttur.

43 Yazı Kalınlığı • Yoğunlaştırılmış yazı karakterleri çok yer harcamadan başlıkların etkisini arttırmaya yarar. Yoğunlaştırılmış; sıkıştırılmış ya da bozulmuş demek değildir. Bunlar daha çok etki için yeniden tasarlanmışlardır. Her karakterin içindeki boşluğun artması için x- yükseklikleri arttırılmıştır. Bu da yazıya açıklık sağlar.

44 Harf, Satır ve Paragraf Arası Boşlukları • Deneyimli ve deneyimsiz ya da özenli veya özensiz tasarımcılar arasındaki en önemli fark, harf, satır ve paragraf arası boşluklarına verdikleri önemden belli olur. • Harf arası boşlukları hem okunurluğu hem de açıklığı etkiler. Hem metinde, hem de başlıklarda harf arası boşluklarını ayarlayarak büyük farklılıklar yaratılabilir. • Harf, satır ve paragraf arası boşlukları hesaplarken iki kavramı unutmamak gerekir: İzleme ve ayarlama • İzleme, bütün dokümandaki harf arası boşluklarının aynı olması demektir. • Ayarlama is, belirli çift karakterler arasındaki boşlukları daha yüksek oranda ayarlamayı gerektirir.

45 Amblem Yakın bir geçmişe kadar da "marka" terimi kullanılmış, amblemin güncelleşmesiyle (Almancada "Signet", İngilizcede Signs", Fransızcada "Embleme" olarak kullanılır.) bu tür işaretlerin tümü, "amblem" olarak nitelendirilmeye başlanmıştır. Amblem, çizgi ve resimle yapılan işaretlerdir ya da daha geniş tanımıyla "Ürün ya da hizmet üreten kuruluşlara kimlik kazandıran, sözcük özelliği göstermeyen; soyut ya da nesnel görüntülerle ya da harflerle oluşturulan simgelerdir".

46 Örneğin bazı kuruluşların markaları (Pirelli, Braun vb.) logo olarak tanındığı için amblemle karıştırılmaktadır. Oysa markalarla amblemler arasında işlevsel bir ayrım vardır: Markalar firmaların adları, amblemler ise, o markanın sembol işaretleridir. Çeşitli harfler, biçimler, motifler ve sembollerden oluşan bir marka, bir üretim malı ile ilişkili olarak o ürünün üzerinde kullanılır.

47 Amblem Türleri Ticari markalar olarak kullanılan amblem ve markalar, biçimlerine, işle ve ve amaçlarına göre sınıflandırılabilir, terminolojisi çok kesin olmamakla birlikte genellikle sembolleri piktoryal (resimsel) ya da soyut kurgu, birbirine geçmiş ya da birbirine bağlı harfler (monogramlar) olarak da ayırabiliriz.

48 Formlarını harflerden alan amblemler:  Bu tipografik amblemler sadece bir harften oluşmaktaysalar, o harf alışılmışın dışında bir form olmak zorundadır. Kullanılan alfabelerdeki harflerden ayrılması ve akılda kalıcılığı bu özelliğe bağlıdır. Tasarımcı burada yeni bir harf formu arayacaktır. Birden fazla harften oluşan amblemlerde ise en önemli özellik, harflerin birbirleriyle strüktür ve form açısından dengeli kullanımları ve alışılmışın dışında olmalarıdır.

49 Firma hakkında bir imaj veren biçimlerden oluşan amblemler: • Bazı amblemler biçimleriyle firma hakkında bilgi taşırlar. Bu tür amblemlerde sembolik motiflerden faydalanılır. Dokuma mekiğinin tekstili, kitabın yayınevini, güvercinin barışı simgelemesi gibi... ayrıca firma adı özel bir şekilden oluşmakta ise, bu tip amblemlerde sembole yönelik dizaynlar yapılmaktadır. Pelikan, üç balık, aslanlı başak, karaca gibi...

50 Harf ve firma hakkında imaj veren (harf ve resimsel biçimlerin bir arada kullanıldığı) amblemler:  Formlarım harflerden alan ve firma hakkında imaj veren biçimlerden oluşan amblemlerin kombinasyonlarıdır. Bu tür amblemler, firma hakkında bir imaj verirken firma adının baş harfi ile de diğer firmalardan ayrılmasını kolaylaştırır ve akılda kalma yüzdesini artırır.

51  Firma hakkında yeni bir imaj veren (soyut veya somut) amblemler:  Harflerle yapılan amblemler, genelde bir karmaşa doğurmaktadır. Yapılan dizaynın orijinalliği amblemin yaşama süresini etkiler.  Günümüzde harflerle yapılan amblemlerin çokluğu, akılda kalıcılık oranı büyük ölçüde düşürmüştür. Bu nedenle yeni bir imaj veren amblemler aranmaktadır.

52 Logo (Logotype) • Logo, bir ürünün, firmanın ya da hizmetin isminin, harf ve resimsel öğeler kullanılarak sembolleştirilmesidir. • Amblemden farklı olarak ayırt edici özellikler yanında firmanın ismini de yansıtır. • Logo yaratmak için kullanılan fontlar yeni tasarlandığı gibi mevcut fontlarda olabilirler. • Logo yaratmak için belli başlı bazı kurallar işin uzmanları tarafından şöyle sıralanırlar. • Sade, kolay anlaşılır, hatırlanması kolay, mümkün olduğunca az sayıda renkten oluşmalıdır.

53 • Her çeşit baskı ve kesim tekniği ile sorunsuz kullanılabilir olmalı, • Çok küçük ölçülerde ayrıntılar kaybolmamalı, • Çok büyük ölçülerde dağınık görünmemelidir. • Her türlü ölçüde ve yüzeyde okunabilir olmalıdır. • Özgün olmalıdır. • Başka firma ya da ürünlere ait logolar ile karışıklığa sebep vermemeli, hatta çağrıştırmamalıdır. • Logo tasarımcıyı değil ürün ya da firmayı yansıtmalıdır.

54 • İlgili kuruluşun ya da ürünün özelliklerini yansıtmalıdır. • Seçilen ya da tasarlanan font şirketin içeriğine uygun olmalıdır. • Ayrıca kurumun kendisini nasıl tanımladığı ve kurumu yansıtan kavramların neler olduğunu bilmek logonun tasarım aşamasında önemli unsurlardır. • Logo sadeliğinin yanısıra gerek rengi gerek şekli itibariyle farklı koşullarda görüldüğü zaman bile akılda kalıcı olmalıdır. • Farklı bir ülkeye ait ürün ya da firma için logo tasarlanacağı zaman o ülkenin renklere yüklediği anlamlar ve kültürleri hakkında bilgi sahibi olunmalıdır.

55 Logo (Logotype) Çeşitleri San Şerif Stili Logolar: Bu sitilde hazırlanan logolarda amaç basit ama güçlü bir ifade sağlamaktır. Derli toplu, zarif, keskin hatlı ve güç dolu bir görünüşleri vardır. Bu sitil logolar genelde modern tasarımcıyı yansıtır.

56 Tek Karakterden Oluşan Logolar: Çoğu yerde logonun tanımı yapılırken en az iki karakter olmasından bahsedilir ama işin aslı tek karakterden de logo olabileceğidir. Tek tipografik karakterden oluşan logolar güçlü, modern karaktere sahip fikirler ve işaretleri temsil eder. Dünya da çok güzel örneklerini bulmak mümkün.

57 Çok Karakterden Oluşan Logolar: Birden fazla tipografik karakterden oluşan bu logoların en sık kullanım şekli 2 karakterden oluşanıdır. Çok klasik bir kullanım şekli olmasına rağmen bazen basit ya da son derece karışık sonuçlara ulaşmak mümkün olabiliyor.

58 Kombinasyon Tipi Logolar: Kombinasyon tipi logolar genelde iki ya da daha fazla farklı etkileşimli logo tipinin kullanılmasından oluşurlar. Harflerin parçaları, gölgeler, deforme edilmiş karakterler, el çizimlerinin bilgisayarda bir araya getirilip manipule edilmesinden oluşurlar. Ortaya çıkan logolar genelde enerji doludurlar.

59 Geleneksel Olmayan Logolar: Bu tip logolar genelde bildik karakterlerden yararlanarak alışılmışın dışında logolardır. Büyük harf kullanımı, tekrardan kaçınma yeni güçlü bir tarzı oluşturur. Sanki eski tarz ile yeni tarzın bütünü gibidir. Başka bir deyişle geçmişi kullanarak geleceği tasarlamak da denilebilir.

60 Yeni Tipografik Formlar: Bilgisayarların logo tasarımında kullanılması ve yeni fontların da hızla gelişiminden sonra tasarımcılara birçok imkan sağlanmış oldu. Yaratmak, bozmak, bükmek, deforme etmek, eğmek gibi sonsuz seçenek tasarımcıların elinde olunca ortaya da mevcut fontların üzerinde oynanarak elde edilen yeni logo formlarıdır.

61 Kaligrafik Logolar: El yazısı, el çizimi ve süslü çizgiler kullanarak yaratılan logolar. Klasik bir yöntem olarak görünmesine rağmen çok modern ve etkileyici sonuçlar doğurabilen bu yönteme ait şu örneklere göz atmak yeterli olacaktır

62 Rebus - Karmaşık Formdaki Logolar: Kelimeler, objeler ve sembollerin biraraya gelmesinden oluşan karmaşık yapıdaki logolar genelde anlaşılması güç logolardır.

63 Numaralardan Oluşan Logolar: Sadece rakamlardan ya da hem rakamlarda hem de harflerden oluşan logolardır. Bu numaralar farklı formlarda kullanılabileceği gibi genelde ölçü, mesafe, uzaklık gibi rakamsal değerleri olan anlatımlar için de kullanılabilir.

64 Katmanlı, Gölgeli, Merkezi Olmayan Logolar: Farklı formlar yaratmak isteyenlerin tercih ettiği belli bir merkezi bulunmayan, biraz sıra dışı, katmanların (arka plan kullanımı), gölgelemelerin kullanıldığı logolar. Bu şekilde hem derinlik hem de algı farklılığı sağlanan, taze ve hareketli logo yaratmak isteyenlerin logo tipi...

65 Çatlak, Kırılgan ve Agresif Logolar: Tipografik karakterlerin ya da kullanılan sembollerin deforme edilerek, kırılarak, çizilerek, bükülerek oluşturulduğu logo tipi. Anlatılmak istenene, bu tür hareketler vererek farklılık yaratmak isteyenlerin kullandığı bu logo tipine çok farklı sektörlerde rastlamak mümkün..

66 Afiş • Bilgilendirme, bilinçlendirme, duyurma, satış artırma vb. amaçlarla hazırlanıp, daha çok kitlesel iletişim aracı olarak değerlendirilen afişler, sanatsal kaygıların en yoğun olduğu grafik ürünlerdir. • Afiş tasarımında en önemli özellik, fark ediciliktir. • Afişte yer alacak sözel unsurları azaltın. Sloganlar en çok 5-6 sözcükten oluşsun. Tabii ki ideali 3-4 sözcük. 10 kelimenin üzerindeki sözel mesajlarda okunurluk azalır.

67 • Gerekmedikçe, süslü ve dekoratif karakterler yerine, okunaklı yazı karakterlerini tercih edin. Bold karakterlerin uzaktan daha iyi algılandığını unutmayın. • Varsa fotoğraf veya illüstrasyonu afiş üzerinde olabildiğince büyük kullanın. İmgeler ile sözel unsurlar arasındaki dengeyi gözetin. • Renk tercihlerinde parlak ve canlı renkleri düşünün; bunlar arasında güçlü kontrastlar oluşturmaya çalışın.

68 Afişte Olması gerekenler; • Afiş dikkat çekmelidir. • İzleyiciyi bilgilendirmeli ve / veya istek uyandırmalıdır. • Harekete geçirici ve eyleme itici olmalıdır. • Hedef kitleye göre düzenlenmeli, anlaşılır bir dil bütünlüğüne sahip olmalıdır.

69 Afişte Olması gerekmeyenler; • Afiş, izleyicinin dünya görüşünü değiştirmek zorunda değildir. • Güzel ya da dekoratif olmak zorunda değildir. • Afişi tasarlayanın bakış açısını değiştirmek zorunda değildir. • Mesaj iletme işlevinin dışında, sanatsal bir değere sahip olmak zorunda değildir.

70 Görsel Kimlik Bir kuruluşun “Görsel Stil’i (Görsel Kimliği), kuruluşun kimliğinde kendisini göstermek için kullandığı isimler, logolar, şekiller, renkler ve dizaynlar, bayraklar, aynen toplumumuzdaki bayramlar ve diğer değişik toplumsal semboller gibi, aynı amaca hizmet ederek, insanlar üzerinde bir “aitlik hissi” oluşturmaktadır. Bunlar, kolektif duyuları harekete geçirmekte, onları görünür, hissedilir bir hale getirmekte, ayrıca bunlar var olan kalite standartlarının garantisi olarak da müşterilerin ve diğer hedef kitlelerin o markaya olan bağımlılıklarına katkıda bulunmaktadır.

71 Piksel (Pixel) Monitör ekranında gözle görünen en küçük nokta olarak adlandırılmaktadır. İngilizce'de resim parçası anlamına gelen "picture element" birleşik kelimesinden çıkarılmıştır. Pixel, picture (resim) sözcüğünün kısaltması olan “pix” ve element (parça) sözcüğünün ilk iki harfiden “el” oluşmaktadır. Günümüz dijital görüntülerinin hemen hemen hepsinin temelinde kare şeklinde, görüntünün parçalanamaz birimi olan piksel yatmaktadır.

72 Bu pikseller yan yana geldikçe ana görüntü oluşmaktadır. Görüntü boyutu bilgisayar için piksel olarak hesaplanır. Kesme, yapıştırma, montaj gibi işlemlerde bilgisayar, görüntünün piksel olarak değerini dikkate almaktadır. Eninde 2, boyunda 3 piksel olan bir görüntüde toplam 2*3=6 piksel vardır. En ve boy oranları arttıkça piksel sayısı ve dosya boyutu kenarların çarpanı kadar artmaktadır. Piksellerin kendi başlarına bağımsız enleri ve boyları yoktur. Örneğin 2*3 piksel boyutundaki bir görüntü 2*3 cm olarak basılabiliyorken, 2*3 metre veya 2*3 mm olarak da basılabilir.

73 Derinlik Piksellerin kendilerine ait renkleri vardır. Bu renkler kırmızı, yeşil ve maviden türetilir. Renk derinliği ise bu renklerin miktarını belirler. Renk derinliği ne kadar artarsa her pikselin alabileceği renk sayısı artar, renkler gerçeğe daha yakın olur. Renk derinliği bit cinsinden belirtilir. Her bit 1 ve 0 olarak iki değer alabilir. Örneğin, 8 bit kullanıldığında bu bitlerden 2 8 =2*2*2*2*2*2*2*2=256 kombinasyon üretilir ve her piksel için bu kombinasyon kullanılabilir.

74 True Color True Colour(32Bit): İnsan gözünü aldatıp ekrandaki görüntüyü gerçek gibi göstermek için kullanılan üç rengin de (kırmızı, yeşil ve mavi) 256`şar tonu gereklidir, bu da renk başına 8 bitten 24 bit yapar. Bu moda “True Color” (gerçek renk) adı verilir. Fakat çoğu güncel ekran kartı görüntü belleğini kullanma yöntemleri yüzünden pikselleri bu modda göstermek için 32 bite ihtiyaç duyarlar. Aradaki 8 bitlik farkı alpha kanalı (piksellerin saydamlık bilgisini tutar) için kullanırlar.

75 Çözünürlük Görüntü Çözünürlüğü: Çözünürlük, uzunluk biriminde birbirinden ayırt edilebilen nokta sayısıdır. Çözünürlük hesaplanmasında kullanılan değerler PPC (pixel per centimeter-bir santimetre alandaki piksel sayısı) ve PPI (pixel per inch- bir inç alandaki piksel sayısı) 'dir. Bir inç, 2.54cm’dir. Örneğin 1 cm başına 2 piksel düşüyorsa görüntü çözünürlüğü 2 PPC’dir. Aynı görüntü için çözünürlük düşürülürse, görüntü kalitesi belirgin şekilde düşer.

76 Aynı Görüntü Solda Çözünürlük 200x222 Piksel, Sağda 25x28 Piksel.

77 Monitör Çözünürlüğü: Monitörler 9”, 14”, 15”, 17”, 19”, 21” ve 25” lik boyutlarda olabilirler. Monitörün çözünürlüğü, piksel boyutları olarak tanımlanır. Örneğin, monitör çözünürlüğü ve fotoğrafın piksel boyutları aynıysa, %100 olarak görüntülendiğinde fotoğraf ekranı doldurur. Görüntünün ekranda ne kadar büyük görüntüleneceği, görüntünün piksel boyutları, monitör boyutu ve monitörün çözünürlük ayarı gibi faktörlerin birleşimine göre değişir. Monitörlerde pikseller arası mesafe ne kadar az ise görüntü o kadar net olur.

78

79 Grafik ve Resim Dosyaları Bitmap grafik nedir ? Bitmap grafik, ilgili görüntüyü oluşturan ve her biri renk bilgisi içeren piksel veya noktaların yan yana ve alt alta dizilmesiyle oluşan grafik türüdür. Piksel ise bir bitmap görüntüyü oluşturan en küçük noktadır. Bitmap görüntü büyütüldüğünde piksellerden oluştuğu görülür ve görüntü kalitesinde kayıp yaşanır.

80 Bitmap grafikler hangi programlarla oluşturulabilir ? Bitmap grafikleri oluşturmak için en bilindik ve en popüler olan program Adobe Photoshop‘tur. Adobe Photoshop’a alternatif olarak ücretli olan Corel PaintShop Pro ya da açık kaynaklı ve ücretsiz bir program olan GimpShop tercih edilebilir. Bitmap grafiklerde en çok kullanılan uzantılar JPG, PNG, GIF ve BMP’dir.

81 Bitmap grafiklerin avantajları •Bitmap grafikler milyonlarca renk değişimine sahip olabilir. •Bitmap grafiklerde piksellerin her birine müdahale edebilirsiniz. Bu sayede fotoğrafçılar veya sayısal sanatçılar fotoğraflarda rötuş ve manipüle işlemleri yapılabilmektedir.

82 Bitmap grafiklerin dezavantajları •Bitmap grafiğin sahip olduğu çözünürlükten daha yükseğe getirildiğinde keskinliğini yitirir ve görüntüde bozukluk meydana gelir. Aynı zamanda sahip olduğu çözünürlükten daha aşağı hale getirildiğinde de pikseller kaldırıldığı için orijinal görüntüsünü kaybeder. •Bitmap grafikler özel dosya biçimlerini saymazsak (Photoshop gibi programların kullandığı.psd dosya türü gibi) katman bilgileri içermezler. Bu yüzden düzenlenmesi vektör grafiklere nazaran zordur. •Bitmap grafikler vektör grafiklere nazaran bilgisayarda dosya boyutu olarak daha fazla yer kaplar.

83 Vektör grafik nedir? Vektör grafikler çözünürlükten bağımsız, her bir nesnenin matematiksel ifadelerle oluşturulduğu ve en önemlisi detay kaybetmeden herhangi bir boyuta yeniden ölçeklendirilebilen grafik türüdür. Vektörel nesne büyütüldüğünde herhangi bir bozulma gerçekleşmemektedir.

84 Vektör grafikler hangi programlarla oluşturulabilir? Vektör grafik üretmek için yapılan birçok program mevcuttur. Bunlardan ilk akla gelen Adobe Illustrator ve Adobe Fireworks programlarıdır. Adobe Illustrator’un dosya uzantısı.ai’dir. Fireworks ise.png dosya uzantısını kullanır. Öte yandan ülkemizde özellikle baskı alanında Corel Draw programı kullanılmaktır. Corel Draw’ın dosya uzantısı.cdr’dir. Bunların dışında çok popüler olmasa da Adobe Freehand ve ücretsiz olan Inkscape programları da kullanılmaktadır.

85 Vektör grafiklerin avantajları •Vektör grafikler farklı boyutlar ve farklı renklerde üretilmesi gereken çalışmalarda kullanmak için idealdir. Örneğin vektörel bir çizim çalışması büyük bir ilan tahtası için büyütülüp kullanılabilir. Aynı zamanda istenilen derecede küçültülüp kalite kaybı olmaksızın bir kartvizit üzerine de basılabilir. Görsel detaylar her iki durumda da kayba uğramaz. •Vektör grafikler gerektiğinde bitmap haline kolaylıkla getirilebilir. •Vektör grafikler istenildiğinde yeniden renklendirilebilir, nesneler yeniden şekillendirilebilir. •Dosya boyutu olarak daha az yer kaplarlar.

86 Vektör grafiklerin dezavantajları •Vektörel grafik çalışmalarında görsel olarak fotoğraf kalitesinde üretim yapılamaz. •Vektörel grafik çalışmaları Bitmap dosyasına dönüştürülmeden web üzerinde kullanılamaz (.svg uzantılı dosyalar hariç).

87 Sıkıştırma Yöntemleri: Bilgisayarda görüntü sıkıştırma yöntemleri kayıplı ve kayıpsız olmak üzere ikiye ayrılır. Sıkıştırma işleminden sonra dosya boyutunda önemli ölçüde küçülme sağlanır. Kayıpsız yönteme LZW ve Wave Table türü dosyalar, kayıplı sıkıştırmaya ise JPEG dosyaları örnek olarak verilebilir. Kayıplı sıkıştırma da dosya veri kaybına uğrayıp bozulabilir.

88 FOTOĞRAF ve RENK Fotoğraflar sadece ışık çizgilerinin oluşturduğu görüntülerden oluşmuş değildir. Aynı zamanda da renklerin oluşturduğu anlamlı görüntülerdir. Siyah beyaz veya çok renkli olarak sunulmaları, sunucu kadar izleyici yönünden de anlam farklılıkları yaratmaktadır. Fotoğrafın bir anlatım dili olduğu ve bir iletişim aracı olduğu gerçeğinden yola çıkarak her türlü iletişimde karşılaşılan iletişim zorlukları fotoğrafta da görülmektedir. Renklerin algılanmasındaki kültürel farklılıklar nedeniyle, fotoğrafçının (siyah beyaz, çok renkli veya renklere müdahale) rengi kullanma yeri ve biçimine göre ileti her alıcı tarafından aynı şekilde algılanmayacaktır.

89 Fotoğraf ilk olarak siyah beyaz, gri tonlarıyla ortaya çıkmıştır. Ancak insanların renkle tanışmalarının ve kullanmalarının tarihi fotoğrafın bulunuşundan çok öncedir. İlk insanlara ait mağara duvarlarındaki basit çizimleri önemsemezsek, ressamların tabloları, dinsel amaçlı yapıların duvar süslemeleri binlerce yıldır renklerle bezelidir. Işıkla yazı yazma ya da ışık yardımıyla resim yapma yöntemi olan fotoğrafik ilk görüntü 1822 yılında Fransız buluşçu Joseph Nicephore Niepce tarafından gerçekleştirilmiştir. Fotoğrafçılık, ulaşım ve teknolojilerdeki gelişme ve değişmelerle birlikte kısa sürede geniş katılımcı kitlesine ulaşmıştır. Gelişim süreci içinde de fotoğrafla uğraşan sanatçılar ve tüccarlar olarak sınıflara ayrılmıştır.

90 Renkli fotoğraf tekniği, İngiliz Thomas Young’ın kuramına dayanmaktadır; 1802’de temel aldığı üç rengin, kırmızı, yeşil ve mavinin, gözün tüm renkleri üretmesi için yeterli olduğu varsayımını ileri sürmüştür. Daha sonraları (1859), Grassmann yasaları bu konuya şu açıklamaları getirmiştir: “Uygun üç ışınım belli oranlarda toplanarak birbirine karıştırıldığında her türlü renkli izlenim elde edilebilir.” Bu karışım, göz retinası üzerinde oluşan karışımdır; çeşitli ışık demetlerinin etkisi birbirine eklenir: dolayısıyla bu etkiye eklemeli etki denir. Bir başka araştırmacı, İngiliz bilim adamı James Clark Maxwell 1861’de, Londra’da yapılan bir konferans sırasında kırmızı, yeşil, mavi filtrelerle çekilmiş üç adet siyah-beyaz diapozitifi üst üste gelecek şekilde perdeye yansıttı. Böylece renkli görüntü elde ediliyordu. Günümüzde kullanılan bütün renkli prosesleri, söz konusu deneyden türemiştir.

91 Renkler ve Kültür Benzer eğitim ve kültür düzeyindeki insanların renklere aynı anlamlar verdikleri, kültür farklılıkların çok aşırı olduğu toplumlar arasında ise aynı renklerin farklı anlamlar taşıdıkları görülmüştür. Örneğin uzak doğu’da beyaz renk, batıda ise siyah renk hüznün, yassın rengidir. Çin’de ise bir gelin adayı yeni hayatı ve mutlu geleceği temsil etmek için kırmızı bir elbise giyer. Renklerin insan psikolojisi üzerindeki etkilerinin anlaşılması ile birlikte, gerek üreticiler gerekse tüketiciler renkleri kullanarak çeşitli ilgi çekme yöntemlerini geliştirdiler.

92 ERGONOMİK TASARIMDA RENK Ergonomi, insanların anatomik, antropometrik özelliklerini, psikolojik ve fiziksel kapasitelerini ve tole­ranslarını göz önüne alarak, endüstriyel iş ortamındaki tüm faktörlerin etkisi ile olabilecek organik ve psiko- sosyal stresler karşısında, sistem verimliliği ve insan-makine-çevre uyumunun temel yasalarını ortaya koymaya çalışan disiplinlinler arası bir araştırma geliştirme alanıdır. “İnsan faktörleri mühendisliği” olarak da bilinen ergonomi, insan ile kullandığı donanım ve çalışma ortamı arasındaki ilişkileri inceleyerek uygulama alanına aktarır Ergonominin uğraş alanları aşağıdaki gibidir: 1. İnsan özellikleri (duyusal, fiziksel) ve kapasite sınırları 2. Çalışma koşullan (duruş ve hareketler, yorgunluk, gerilim, monotonluk, iş güvenliği, kazalar, moti­vasyon, vardiya çalışması, çalışma süreleri, otorite, yetki, sorumluluk, grup davranışı, ücret yapısı) 3. İnsan makine ilişkisi (Gösterge-kontrol düzeni, Boyut sorunları, Mekanik sorunlar) 4. Çevresel koşullar (aydınlatma, gürültü, titreşim, sıcaklık, nem, hava akımı, toksin maddeler, buharlar, gazlar, radyasyon, düzen ve temizlik, renk ve manzara)

93 Renk ve rengin özellikleri Işığın cisimlere çarptıktan sonra yansıyarak gözümüzde bıraktığı etkiye renk denir. İnsanlarda renk duygusunun oluşması için bir cisimden yansıyan ışığın yanı sıra, gelen ışık karşısında normal çalışan bir göz ve beyinde kusursuz bir görme merkezi gerekir. Bu bağlamda renk şu üç sistemde incelenir: •Psikolojik sistemde renk: Beynimizde uyanan bir duyumdur. •Fizyolojik sistemde renk: Çeşitli ışık cinslerinin göz retinası üstündeki sinirler vasıtasıyla oluşturduğu fizyolojik olaylardır. •Fiziksel sistemde renk: Işığın hangi dalga uzunluklarını hangi oranda bulundurduğuna dair, ölçülerle rakamlarla ifade edilebilen değerleridir. Göz bu dalga titreşimlerini renk sinirleri vasıtasıyla beyne gönderir ve renk görülür. Kısaca, ışığın göze gelmesi fiziksel, bu ışınlar karşısında gözde meydana gelen işlemler fizyolojik, ışınların gözde algılanması olayı psikolojik olaydır.

94 Rengin psikolojik etkileri Psikolojik etkilerine göre renkler sıcak ve soğuk olarak sınıflandırılır. Sıcak renkler, dalga boyu yüksek olan sarı, kırmızı ve turuncudan oluşur. Dalga boyu daha düşük olan soğuk renkler ise mavi, mor ve yeşildir. Sıcak renkler daha çabuk algılanabildikleri ve görsel düzen içinde görünebilir olduğu için bize yakın olma hissi uyandırır. Soğuk renklerin ise geriye çekilme etkisi vardır, uzaklık hissi doğurur. Sıcak renkler, izleyeni uyarır ve neşelendirir. Fiziksel gücü, enerjiyi, dinamizmi arttırır, metabolizmayı hız­landırır; fazlası ise heyecan, yorgunluk, şiddet, saldırganlık ve konsantrasyon güçlüğü yaratabilir. Örneğin, Amerikan otomobil kuruluşu, kırmızı renkli otomobil kullananların diğer renklerde araç kullananlara göre daha fazla kaza yaptıklarını belirlemiştir. Ayrıca, trafik işaretlerinde örnek teşkil ettiği gibi, tehlike ve yasakların belirtilmesinde kırmızının, dikkat, uyarı amaçlı olarak sarı rengin kullanıldığı görülür. Turuncunun dışa dönüklük, girişimcilik, sosyallik sağladığı, şeffaflık, hafiflik, serbestlik duygusu uyandırdığı da ortaya konmaktadır. Sıcak renkli cisim ve mekanların daha yakında ve büyük göründükleri bilinir. Örneğin bü­yük mekanların küçük görünmesi istendiğinde sıcak renkler kullanılması uygun olduğu gibi, küçük mekanların da soğuk renklerle boyanarak daha büyük algılanması sağlanabilir.

95 Soğuk renkler yatıştırıcı ve dinlen­diricidir; güven, huzur, üretkenlik, sorumluluk, düzen, ferahlık, barış, özgürlük gibi duyguları çağrıştırır. Düzeni ve rahatlık duygusunu çağrıştırması nedeniyle resmi giysiler ve üniformalarda mavinin tercih edilmesi, hastane odalarında, ameliyat giysilerinde parlamayı önlemesinin yanında, negatif enerjiyi alması, güven ve huzur telkin etmesi nedeniyle yeşilin kullanılması birer örnektir. Soğuk renkler aşırı dozda kullanıldıklarında ise kasvetli, hatta moral bozucu, bir etki yaratabilirler; tembellik, ağırkanlılık, hayalperestlik, duygusallık uyandırabilirler. Işığın tamamen yutulduğu ya da yansıtıldığı birer renksizlik durumu olan siyah ve beyazın ise meydana getirdiği bazı psikolojik çağrışımlar söz konusudur. Siyah, güç, tutku, otorite, ciddiyet, resmiyeti temsil ederken; beyazın temizlik, saflık, istikrar, teslimiyet gibi çağrışımları söz konusudur. Gelinlik ve hemşire giysilerinin beyaz olması bu masumiyet, arılık ve hijyen duygusuna dayanır. Renklerin insanlar üzerindeki etkileri insan - çevre etkileşimi bağlamında tasarım bilgisi içinde yer almakta, mimarlık, ürün tasarımı, grafik tasarımı, web tasarımı gibi farklı tasarım alanlarındaki uygulamalarda bir ergonomik veri olarak değerlendirilmektedir.

96 Grafik tasarım uygulamalarında renk öğesi bir tasarım elemanı olarak büyük önem taşır. Renk ve ton değerleri sayesinde biçimleri, tipografiyi, önplanı görünür kılmak veya arka plana itmek, görsel hiyerarşiyi organize etmek mümkün olur. Web tasarımında içerikle de bağlantılı olarak uygulanan renk seçimi, izleyiciyi psikolojik yönden hazırlamakta, algılamayı kolaylaştırmakta ve kolayca yönlendirmekte önemli bir etkendir. Renkler, ürün, marka, logo, ambalaj, reklam gibi pazarlama iletişiminin öğeleri açısından da önemlidir. Reklam uygulamalarında ürünün fark edilme ve tanınmasını sağlamak; okunaklılığın arttırılması, ürüne kişilik kazandırmak ve tanınmışlığını sağlamak, ikna gücünü arttırmak gibi noktalarda renkten yararlanılır. Örneğin temizlik amaçlı ürünlerin ya da diyet besinlerin mavi, yeşil tonlarında ambalajlarda sunulması, hamburger, kola gibi çokça tüketilen ürünlerin kırmızıyı tercih etmesi, banka logolarında güveni telkin etmesi nedeniyle yeşilin kullanılması tüketicinin algısal örgütlemelerine yardımcı olmak üzere kullanılan renk tercihleridir. Renklerin bireyin çeşitli psikolojik dürtü, güdü ve ihtiyaçları üzerinde de etkili olduğu saptanmıştır. Açlık duygusu üzerinde turuncu, açık sarı, kırmızı, açık kahve renginin etkili olduğu, yeşil, mavi ve turkuazın susuzluk etkisi uyandırdığı, mavi ve beyazın temizlik ve sağlık duygusunu etkilediği, pastel tonların annelik ve şefkat duygusunu çağrıştırdığı, mavi ve yeşilin sessizlik duygusunu arttırdığı saptanmıştır

97 Sonuç Değerlendirme Renk, insanın fiziksel, zihinsel ve psikolojik özellikleri bağlamında önemli bir uyaran olarak, insan – nesne - çevre uyumuna katkı sağlamaktadır. Renk, algılama ve yarattığı psikolojik etkiler açısından, ürün tasarımı, mimarlık, grafik tasarım, makinelere ait gösterge ve kontroller, yazılım ergonomisi gibi farklı tasarım alanları kapsamında ele alınmış ve disiplinler arası bir araştırma zemini hazırlanmıştır. Rengin, ergonomik bir faktör olarak dikkat, uyarı, motivasyon, verimlilik, iletişim, yaratıcılık gibi noktalardaki rolüyle, kazaların önlenmesi, konfor ve hijyen duygusunun yaratılması, çalışma koşullarının iyileştirilmesi, sosyal iletişim ortamlarının oluşturulmasına katkıları vurgulanmıştır.

98 Grafik düzenleme yazılımları (Photo Editing Software), yeni bir resim oluşturmaktan daha çok var olan resimler üzerinde düzenlemeler yapmanıza yardımcı olan programlardır. Bundan dolayı içerdiği çizim araçları, kalem ve fırçadan çok, kesme kopyalama ve silme üzerine dayalıdır. Bu tip programlar iki resmin montajlamasından var olan resim üzerinde değişiklik yapmaya, bozulmuş veya yıpranmış resimlerin tekrar oluşturulmasından yeni illüstrasyonlara kadar birçok alanda kullanılırlar. Bu programlar yan yana gelmemiş insanları aynı resim içinde göstermek, hiç gitmediğiniz yerlerde çekilmiş fotoğraflar oluşturmak, var olan arabanızın rengini değiştirmek yada kendinizi farklı şekillere dönüştürmek gibi eğlence amaçlı olarak da kullanılabilirler. Grafik Düzenleme Yazılımları

99 İNTERNET VE EĞİTİM

100 İnternet Nedir? İnternet : Dünya üzerindeki bilgisayar kullanıcıları arasındaki iletişimi sağlayan geniş ağ yapısına denir. Browser (Tarayıcı) : İnternette yayınlanan belgelerin kodlarını derleyip ekrana yazı, resim, film ve bunlar gibi görüntülerin gelmesini sağlayan bir programlara denir. En yaygın kullanılanlar: 1- İnternet explorer 2- Firefox 3- Opera 4- Chrome 5- Safari Apple

101 101 Günlük Hayatımızda Büyük Bir Yer Tutan Internetin Tarihçesi • Farklı mekânlardaki bilgisayarlar arasında iletişim fikri, ilk olarak 1960'lı yıllarda A.B.D. Savunma Bakanlığı'nda oluşmuştur. İlk uygulama, NASA içerisinde gerçekleştirilmiştir. Daha sonra NASA'ya mal satan firmalar ile NASA arasında bağlantı sağlanmıştır. Bunun sonucunda firmalar da alt kuruluşları ve mal satın aldıkları işletmeler ile iletişimi sağlamak amacıyla sisteme dahil olmuşlardır. Farklı sistemler arasındaki iletişimi sağlamak amacıyla, 2 Eylül 1969 yılında oluşturulan network, ARPA (U.S. Advanced Research Projects Agency) adını almıştır. 1970'lere gelindiğinde, araştırmacılar yeni ARPANET tekniklerini iletişim protokollerine uyarlayarak tek bir network iletişimine başlamışlardır. Bu protokol NCP yerine kullanılmaya başlanan TCP/IP'dir. Aynı zamanlarda Xerox Palo Alto Research Center, koaksiyel kablo üzerinde iletilen paket sıkıştırmalı EtherNet LAN sistemini geliştirmiştir. Bunun sonucunda Unix kullanan birçok üniversitede TCP/IP desteklenmeye başlanmıştır. 1980'lerin başında farklı TCP/IP protokolleri birleştirmek amacıyla INTERNET geliştirilmiştir.

102 102 • HTTP: Belgelerin ana bilgisayardan gözatıcılara ve tek tek kullanıcılara aktarım yöntemidir. • WWW: Belgeler arasında ortak olan bilgiler arasında ilişkiler kurarak kolay erişimi sağlayan bir Internet sistemidir. • URL: WWW sayfalarının adreslerine verilen ad. • Domain: Bir ağ üzerindeki bilgisayarları tanımlamak için kullanılan sınıflandırma. • Domain Adı: Internet üzerindeki her bilgisayara verilmesi gereken alfanumerik adres. • IP: Sistemler arasında aktarılan ve temel paket teslim hizmetini sağlayan bilgi birimini tanımlayan internet iletişim kuralıdır. • IP Adresi: Ana makineye atanmış 32 bit Internet iletişim kuralı adresidir. Internet Ortamında Sık Karşılaşılan Terimler

103 103 • HTML: Web sayfalarının biçimlendirildiği ve web bilgilerinin dağıtıldığı bir "imleme" dilidir. • Link: HTML bağlantıları doküman içinde sizi başka bir konuma, aynı serviste başka bir dosyaya veya bambaşka bir servise yollayabilir. • FTP: Çok farklı sistemler arasında dosya aktarımını sağlamak için kullanılan iletişim kurallarıdır. • Webmaster: Bir web sitesinin yönetimini üstlenen kişiye "Webmaster" adı verilir. • GIF: Grafik Değişim Biçimi. Gözde olmasının nedeni, dosyaları küçülten bir sıkıştırma yöntemi kullanmasıdır. • JPEG: Fotoğrafları sıkıştırmak için çok sık kullanılan bir yöntemdir.

104 104 • Java: Kolay kullanılır, güvenli, nesneye dayalı ve güçlü bir programlama dilidir. • ZIP: Bir kişi bir dosyayı "sıkıştırdığında" elde edilen dosya "zip" dosya olarak adlandırılır. • FAQ: Sık Sorulan Sorular. • Mpeg: Hareketli görüntüleri 200:1 oranına kadar sıkıştırmaya yarayan bir grafik formatıdır. • Multimedia: Metin, grafik, ses, animasyon, video ve haberleşme teknolojilerine verilen genel ad.

105 105 Adres URL Alan Adı kodu ülketür - Ağ ismi ernetint ağsaran dünyayı protokolü transfer teks tr.edu. pamukkale.www //:http

106 106 ilk kez 1971 yılında Ray Tomlinson tarafından kullanıldı (internette) “ İşaretinin Okunuşu • işareti ile ilgili olarak en büyük problem okunuşunda yaşanıyor. • Evrensel bir işaret haline gelen işaretin ortak bir adı yok. • İspanyollar, Portekizliler tarihten gelen anlamıyla "arroba" derken, • Fransızlar bunu biraz değiştirerek "arobase" diyorlar. • Amerikalı ve İngilizler ise "at-sign" (at işareti)ni tercih ediyor. • Almanlar "at Zeiczhen", Japonlar ise "atto maak" diyor. • Türkçe'de ise pek yaygın bir kullanımı olmamakla birlikte işareti "güzel a" olarak tanımlanıyor. • Ancak en sık kullanılan ifade İngilizce 'den çevrilen "at işareti"... İşaretinin Kısa Tarihi

107 İNTERNET VE EĞİTİM International – Network. İnternet, birden fazla bilgisayar sistemini TCP/IP protokolü ile birbirine bağlayan küresel bir iletişim ağıdır. İnternet üzerinde yer alan web sitelerine ulaşmak için de her sitenin kendine ait bir web adresi ve tercihe bağlı olarak bulunduğu ülkenin kodu vardır.

108

109 İnternet Site Bileşenleri İnternet’te herhangi bir bilgiye ulaşmak için protokol adı ve adresi gerekmektedir. • Web adresi • : Protokol adı • pau.edu.tr : Sunucu adı • Posta.pau.edu.tr : Alt domain • pau : Kullanıcının hangi kuruluşta bulunduğunu gösterir. • edu : Kuruluşun çeşidini belirtir. • tr : Coğrafi bölgeyi ya da ülkeyi anlatır. • /dosyalar : Son kısım dosya adresi Örnek Web siteleri: vb…

110 Web Kısaltmaları • Gov: Hükümet Kuruluşları • Edu: Eğitim Kurumları (Üniversiteler) • Org: Ticari olmayan kuruluşlar • Com: Ticari kuruluşlar • Mil: Askeri kuruluşlar • Net: Servis sunucuları • İnt: Uluslar arası kuruluşlar

111 İNTERNETE ULAŞMAK İÇİN GEREKLİ OLAN SİSTEMLER • 1.Bilgisayar sistemi • 2.Modem sistemi • 3.İletişim programı • 4.Telefon hattı

112 AĞLAR • LAN (Local Area Network): Aynı ortamda (okul, iş yeri vb.) bulunan bilgisayarlar • MAN (Metropolitan Area Network): Şehir içi bilgisayar sistemleri • WAN (Wide Area Network): Farklı ülkelerdeki veya kıtalardaki LAN ve MAN’ların bağlanması • NN (Networks of Network): Büyük ağlar içinde yer alan küçük ağlar.

113 İNTERNETE BAĞLAMA • Dial-up:Telefon şebekeleri kullanılarak yapılan bağlantıdır. • X.25: Servis hizmeti veren kuruma uzak olan kullanıcıların, fazla telefon ücreti ödememeleri için en yakın bağlantı noktasına bağlanma biçimidir. • LAN: Yerel ağda bulunan bilgisayarların hub, switch ve router gibi cihazları kullanarak ağda var olan ana sunucu üzerinden internete bağlanma biçimidir. • Kiralık hat: İnternete bağlanmak isteyen kurum ve kuruluşların telefon hizmeti veren kurumlardan kiraladıkları telefon hattı ve kablo ile internete bağlanma biçimidir. • VSAT: Kurulan uydu istasyonları ile uydudan direkt olarak internete bağlanma biçimidir. • ADSL-VDSL: Standart bakır telefon telleri üzerinden telefon hattından daha yüksek sinyal gücü ile internete bağlanma biçimidir.

114 İNTERNET SİSTEMİNDEKİ YAPILAR • www (world wide web): www, web sayfalarını, multimedya ve hypermedia içeren standart bir protokol ve yazı, resim, ses, film, animasyon gibi pek çok farklı yapıdaki verilere birleşik ve etkileşimli bir şekilde ulaşmamızı sağlayan çoklu bir hiper ortam sistemidir. • Gopher: İnternet kullanıcısı gopher sistemi sayesinde istediği herhangi bir konudaki makale ve araştırmalara rahatlıkla ulaşabilir. • FTP (File Transfer Protokol): FTP sistemi sayesinde internet kullanıcıları farklı yerlerde bulunan bilgisayarlardan program ya da farklı formatlardaki dosyaları kendi bilgisayarlarına indirebilirler. • Forum: Forum sistemi ile kullanıcılar görüşlerini diğer kullanıcılar ile paylaşabilir ve tartışabilirler. Günümüz internet sisteminde binlerce farklı konuda farklı forum siteleri bulunmaktadır.

115 TÜRKİYE’DE İNTERNETİN TARİHSEL GELİŞİMİ • 1987: İlk internet uygulamaları • 1991: ODTÜ ve TÜBİTAK • TR-NET,1994: Ege Üniversitesi ve ardından diğer üniversiteler.

116 İNTERNETİN TEMEL ÖZELLİKLERİ Herkese açık ve bağımsız bir iletişim sistemidir. Çok kültürlü bir yapıya sahiptir. Her amaç için rahatlıkla kullanılabilir. Psikolojik olarak insanları rahatlatır.

117 İNTERNET KULLANIMINDA SOSYAL SORUMLULUKLAR • Telif Hakkı: Yayınlanacak çalışmalarda gerekli izinler alınmadan yayınlanmamalıdır. • Kişisel Haklar: Hiçbir birey başka birey tarafından internet yolu ile karalanmamalıdır. • Siyasal Amaçlar: Siyasal propagandalar internet ile kesinlikle yapılmamalı ve etik kurallar göz önünde bulundurulmalıdır. • Hackerlar: İnternet sitelerine saldırı ya da kırma (hack) faaliyetleri yapılmamalıdır.

118 EĞİTİM PROGRAMLARININ YENİLENMESİ • Bilginin hızla yayılması • Öğretim ortamlarının niteliklerinin değişmesi • Öğrenme-öğretme yöntemlerinin değişmesi • Ortak ve proje tabanlı çalışma fırsatlarının olması • Bilgiye ulaşımın kolay olması • Yaşam boyu eğitimin yaygınlaşması • Eşitlik ilkesinin yoğunlaşması • Özürlü olanların bilgiye ulaşmaya başlaması • Öğrenci-öğretmen rollerinin değişmesi • Toplumun küreselleşmesi • Dünyanın küçük bir köye dönüşmüş olması.

119 İNTERNETİN ÖĞRENCİLERE GETİRDİĞİ KATKILAR • Aktif öğrenme faaliyetleri • Öğrenci merkezli eğitim • Kubaşık öğrenme (işbirliğine dayalı bir öğrenme şeklidir) - öğretme faaliyetleri • Problem çözme yetenekleri • Birinci elden bilgi edinme • Kazanılamayacak deneyimler kazanmak.

120 İNTERNETİN OKULLARA GETİRDİĞİ KATKILAR • e-ileti yolu ile iletişim • Ailenin okul ve öğrenci hakkındaki bilgilere bir parola ile ulaşımı • Küresel eğitim faaliyetleri • Uzaktaki derslere kayıt yaptırma ve not öğrenme • Gelişmelerin takibi • Fırsat eşitliği • Yönetimde şeffaflık.

121 İNTERNETİN AİLELERE GETİRDİĞİ KATKILAR Veliler, çocukları hakkında bilgilere ulaşabilir. Veliler, okulda yapılan faaliyetleri izleyebilirler. Veliler, okul yöneticileri ile iletişime geçip düşüncelerini ulaştırabilirler. Veliler, yerel ve küresel okul-aile birlikleri organize edebilirler.

122 EĞİTİMDE İNTERNET KULLANILIRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER • Uygun büyüklükte yazı • Okunabilir yazı • Birbiriyle uyumlu pastel renkler • Çerçeveli yazı • Yeterli sayıda internete bağlı bilgisayar • Konu anlatımında öğretmen sırtını öğrencilere dönmemeli • İnternet sistemi dersten önce kontrol edilmeli • İnternete bağlı olma durumu test edilmeli • İnternet sayfalarına gelişmeleri aktarma • Müfredat programına uygunluk • Hedef-davranışlara uygunluk • Hedef kitleye uygunluk.

123 İNTERNETİN EĞİTİME GETİRDİĞİ KATKILAR • Öğrenci merkezli • Keşfetme • Kaynaklar • Eğitim teknolojilerine destek • Küresel eğitim • Kubaşık öğrenme • Bireysel öğrenmeler • Tebeşir veya kalem tozu yok

124 • Bilginin hızlı yayılımı • Küresel kütüphanelerden • Çok yönlü ve küresel bir iletişim • Eğitimde fırsat eşitliği • Farklı düşünceler • Proje tabanlı öğretim • Kültür alışverişi • Bilgi saklama ve sanal kütüphane..

125 İNTERNETİN EĞİTİME GETİRDİĞİ SINIRLILIKLAR • Zor kullanım • Zor sınıf yönetimi • İstenmeyen web sayfaları • Etkili olmayan siteler • Bilimsel olmayan bilgi • Yetersiz bant genişlikleri ve hatları • Yetersiz sayıda eğitim içerikli Türkçe web sitesi • Okullarda yaygın değil.

126

127 Hacker : Her türlü işletim sisteminin yapısı ve derinlikleriyle ilgilenen kişilerdir. Hackerlar genellikle çok iyi programcılardır. İşletim sistemleriyle ve programlama dilleriyle ilgili olarak üst düzeyde bilgiye sahiptirler. Sistemde bulunan açıkları ve sebeplerini iyi bilmelerine rağmen, kasıtlı olarak zarar verme eğiliminde değillerdir. Amaçları program yazarak diğer programları test etmek, açıklarını bulmaktır. Cracker: Sisteme girerek bilgi çalan ve sisteme zarar veren kötü niyetli kişilerdir. Genellikle, program yazmayan Crackerlar, başkalarının yazdığı programları kullanarak amaçlarına ulaşmaya çalışır ve yapıcı olmaktan çok yıkıcıdırlar. Örnek: Virüsün Adı: W95.CIH (Çernobil) virüsü. İlk Görüldüğü tarih ve yer: 1998’de Tayvan’da. Aktif olduğu tarihler: 26 Nisan ve 26 Haziran. Verdiği zarar: Win95 ve Win98 işletim sistemi yüklü bilgisayarlarda sabit diskteki bölüm bilgisini siler, bilgilerin kaybolmasını ve kullanılmaz hale gelmesini sağlar. Anakart’ın bios programını silerek bilgisayarı çalışamaz hale getirir. Verdiği tahmini zarar: Sadece üretildiği yıl yaklaşık olarak 6 milyar dolarlık zarar vermiştir. Amacı: Nükleer santrallere dikkati çekmek.

128 SPAM NEDİR? Spam, Internet üzerinde aynı mesajın yüksek sayıdaki kopyasının, bu tür bir mesajı alma talebinde bulunmamış kişilere, zorlayıcı nitelikte gönderilmesi olarak adlandırılır. Türkiye’de spam ile savaşma ile ilgili bilgilendirme çalışmaları Türk Anti-Spam Organizasyonu (TASO) tarafından yürütülmektedir. Ne yazık ki, bu çalışmalar yeteri kadar desteklenmemekle beraber, spam ile savaşma konusunda Türkiye’de hukuksal bir yaptırım da bulunmamaktadır.

129 Öncelikle belirtilmelidir ki, pazarlama firmaları toplanan bu tür bilgilere büyük paralar ödemektedirler. Bundan dolayı, bu şekilde bilgi toplanması büyük önem taşımaktadır. İlan sunucuları ve casusluk programları ile istedikleri bilgileri hiç çekinmeden toplayabildiklerinden, veri koruma Internet'teki pazarlamacılar için pek bir şey ifade etmiyor. Dolayısıyla: 1. Sıkça ziyaret ettiğiniz siteler, 2. Bilgisayarınızdaki donanım bileşenleri, 3. Internet üzerinden son bir ayda yaptığınız alışverişler, 4. Sitenizde yüklü olan programların listesi, 5. Sahip olduğunuz e-posta adresleri, 6. Oturduğunuz yerin açık adresi gibi bilgilerin başkalarının eline geçmesi mümkündür.

130 En Yaygın Bilişim Suçları •Bilgisayar ve servislerine yetkisiz erişim (Bilgisayar sistemine yada bilgisayar ağına yetkisiz erişme.) •Yetkisiz dinleme (Bilgisayar sisteminde yapılan iletişimin dinlenmesi, telekomünikasyon sistemleri yoluyla yapılan veri transferinin teknik olarak takip edilmesi.) • Hesap ihlali (Ödeme yapmadan bir başkasının sisteminde bulunan hesabını kullanma.) •Mantıksal bilgisayar sabotajı (Bilgisayar fonksiyonlarını engelleme, veri veya programların silinmesi, değiştirilmesi, ele geçirilmesi.) •Fiziksel Bilgisayar sabotajı (Bilgisayar yada iletişim sistemini oluşturan parçaların fonksiyonlarını yerine getirmemeleri için zarar verilmesi.) •Bilgisayar yoluyla dolandırıcılık (Bilgisayarlardaki verilerin alınması, değiştirilmesi ve silinmesi yoluyla başkasına yasa dışı ekonomik menfaat temin etmek için mağdura zarar verme.)

131 •Banka kartı dolandırıcılığı. •Kişisel verilerin suiistimali (Ticari veya mesleki sırların, kişisel bilgilerin, değerli verilerin kişisel menfaat veya başkasına zarar vermek amacıyla kullanımı, satılması ve dağıtımıdır.) •Sahte kişilik oluşturma veya kişilik taklidi (Kendisine veya bir başkasına menfaat sağlamak ya da zarar vermek amacıyla gerçek kişilerin taklit edilmesi veya oluşturulması.) •Yasadışı yayınlar (Yasadışı unsurların yayımlanması maksadıyla bilgisayar sistem ve ağlarının kullanılması.)

132 •Internet Explorer’daki sörf izlerinin otomatik temizlenmesi (En son ulaşılan sayfalar ile ilgili izlerin silinmesi.) •Popup Killer programlarının reklam pencerelerine karşı etkili kullanımı. Bunlar, bir Web sayfasının ek bir pencere açmak isteyip istemediklerini tespit ederler. Bunun sonucunda söz konusu pencere, henüz kullanıcı ekranda hiçbir şey görmeden otomatik olarak kapatılır. Örneğin; bu programlardan Ad-Aware Programı Casuslara, numara çeviricilere ve reklam pencerelerini, Webwasher Programı ise reklam pencerelerini ortaya çıkmadan temizleyen programlardandır. • Hiçbir zaman Internet’te bilinmedik sitelerdeki formlara kendiniz ile ilgili doğru bilgi girmeyiniz. •Etkili bir antivirüs programı kullanınız. •ATX yapıya sahip kasaların enerji fişini çekiniz. GÜVENLİK ÖNLEMLERİ

133 Sosyal Mühendislik Nedir? Sosyal Mühendislik “Social Engineering”, hack temelini oluşturan yöntemlerden biridir. Sosyal mühendislik, insan ilişkilerini yada insanların dikkatsizliklerini kullanarak kişi yada kurum hakkında bilgi toplamak için gereken yöntemlerin uygulanması olarak tanımlanabilir. Burada amaç kurum veya kişinin, ağ yapısını, çalışanların/yöneticilerin kişisel bilgilerini, şifrelerini ve saldırıda kullanılabilecek her türlü materyalin toplanmasıdır. Örnek: En basit Sosyal Mühendislik yöntemi Fake Mail ile mail adresi çalma ile başlar. Genellikle küçük yaşta kişilerin ilk öğrendikleri yöntemdir.

134 ÖRNEK: TELEFON İLE SOSYAL MÜHENDİSLİK Bir Bilgisayar Güvenlik Enstitüsü, bir telefon şirketini araması ve yardım masasına ulaşmasıyla başlar. H: Bu geceki nöbetçi idareciniz kim? K: Betty. H: Betty ile görüşebilir miyim? H: (transfer ediliyor) Merhaba Betty, İyi günler dilerim. Sisteminiz neden çalışmıyor? K: Çalışmıyor mu? Gayet iyi durumda. H: Daha iyi olması için oturumu kapatın. K: (Oturumu kapatıyor) H: Tekrar oturumu açın. K: (Oturumu açıyor) H: Daha bir bip sesi göremedik, bir değişiklik göremedik. Yeniden oturumu kapatır mısınız? K: (Oturumu kapatıyor) H: Betty, olayı anlamak için senin bilgilerinle giriş yapmam gerekiyor. Şifreni ve ID numaranı verir misin? Böylelikle şifreyi ve ID yi öğreniyor. (H: Sosyal mühendislik yapan kişi, K: Sosyal mühendisliğe maruz kalan kişi, ID: kullanıcı adı yada bilgisayarın vermiş olduğu kullanıcı numarası)

135 SÜLÜN OSMAN kimdir? ( Türkiye'nin En Büyük Sosyal Mühendisi ) Sülün Osman olarak tanınan Osman Ziya Sülün, 1923 yılında Fatih'te bir memur çocuğu olarak dünyaya geldi. İlk işini 1948 yılında Fatih'te yeni tuttuğu evin sahibini dolandırarak yaptı. Mesleğin inceliklerini Kumkapılı bir Rum olan Aleko'dan öğrendi. En iyi işlerini 50 ve 60'lı yıllarda çıkardı. Saf vatandaşlara; tramvay, Galata Kulesi, kent meydanlarındaki saatler, şehir hatları vapurları gibi kamu mallarını 'satarak' ya da 'kiraya vererek' efsane haline geldi. Galata Köprüsü'nü satmak üzereyken tesadüfen yakalanmıştı. Soyadı 'Sülün', 1952'de bir meydan saatini satarken yakalandıktan sonra lakabı haline geldi. Ona ilişkin son bilgi, 1984 yılının temmuz ayında Beyoğlu'nda sürekli kaldığı otelde bir kalp spazmı geçirdiği yönünde...

136 Grafik düzenleme yazılımları (Photo Editing Software), yeni bir resim oluşturmaktan daha çok var olan resimler üzerinde düzenlemeler yapmanıza yardımcı olan programlardır. Bundan dolayı içerdiği çizim araçları, kalem ve fırçadan çok, kesme kopyalama ve silme üzerine dayalıdır. Bu tip programlar iki resmin montajlamasından var olan resim üzerinde değişiklik yapmaya, bozulmuş veya yıpranmış resimlerin tekrar oluşturulmasından yeni illüstrasyonlara kadar birçok alanda kullanılırlar. Bu programlar yan yana gelmemiş insanları aynı resim içinde göstermek, hiç gitmediğiniz yerlerde çekilmiş fotoğraflar oluşturmak, var olan arabanızın rengini değiştirmek yada kendinizi farklı şekillere dönüştürmek gibi eğlence amaçlı olarak da kullanılabilirler. Grafik Düzenleme Yazılımları

137 İLLÜSTRASYON: Başlık, slogan yada metin gibi sözel unsurları görsel olarak betimleyen yada yorumlayan bütün unsurlara genel olarak "İllüstrasyon" adı verilir. İllüstrasyonların hazırlanmasında geleneksel çizim ve boyama malzemelerinin yanı sıra, fotoğraf, kolaj ve bilgisayar tekniklerinden de yararlanılmaktadır. İllüstrasyonlar, kullanım alanları açısından üç grupta toplanabilir: 1- Reklam İllüstrasyonları: Bir ürün yada hizmeti tanıtma amacıyla yapılan bu tür çalışmalarda ayrıntı ön plandadır. Sinema, tiyatro ve konser afişleri, kaset ve cd kapaklan, turistik ilanlar, besin ambalajlan, basın ilanları, takvimler, tebrik kartlan, çıkartma ve etiketler; reklam illüstrasyonlarının uygulama alanları arasındadır. Moda illüstrasyonları da reklam illüstrasyonu içinde ele alınmaktadır. 2- Yayın İllüstrasyonları: Gazete, dergi, kitap ve ansiklopedilerdeki makale, haber, öykü, roman, şiir ve açıklamalara eşlik eder. Yayın sektöründe çalışan bir illüstratör, üzerinde çalışacağı metnin içeriği hakkında bilgi ve görüş sahibi olmalı, metindeki mesaj ve duyguyu resim diline aktarabilmelidir. Gazete illüstrasyonlarında genellikle siyah-beyaz resimleme tekniklerinden yararlanılır. İllüstrasyonun bir sanat biçimi olarak en özgür uygulama alanı; kuşkusuz, çocuk kitaplarıdır. 3- Bilimsel ve Teknik İllüstrasyonlar: Botanik, tıp, zooloji, mekanik, jeoloji gibi uzmanlık alanları için öğretici ve tanımlayıcı amaçlarla yapılan ayrıntılı illüstrasyonlar bu grupta toplanabilir. İllüstratör; konu içinde daha önemli olanı vurgulamak için, gerektiğinde ayıklama, yalınlaştırma ve gerçeklik duygusunu etkilemeyecek abartma yöntemlerine başvurarak, bir fotoğraf makinesinden daha fazlasını yapmayı hedefler.

138

139 Sık Kullanılan Resim Formatları En çok kullanılanlar BMP, GIF, Animated GIF, JPG, PICT, TİFF, PNG, EPS, PSD, RAW'dır. Bunların hepsi de resim formatlarıdır. Temel farklı özellikleri vardır (kodlama, sıkıştırma algoritmaları gibi). Birbirlerine üstünlükleri ve farkları : BMP: En temel resim formatı BMP'dir (bitmap). Windows işletim sisteminde kullanılan standart resim dosyasıdır. Herhangi bir sıkıştırma yöntemi kullanılmadığı için dosya boyutu diğer resim türlerine göre çok büyüktür. Güncel herhangi bir resim programı ile açılabilir. GIF: BMP çok hızlı bir format olmasına karşın, oldukça fazla yer kapladığı için pek tercih edilmez. Eğer dosya 256 renkten fazlasını içermiyorsa, GIF (Graphics Interchange Format) iyi bir çözüm olabilir. GIF, COMPUSERVE'in geliştirdiği bir resim formatıdır. İyi bir sıkıştırma algoritması vardır (LWZ) ve görüntüleme de oldukça hızlı bir şekilde gerçekleştirilir. En fazla 256 rengi desteklemesi dışında (8 bit) herhangi önemli bir eksikliği bulunmamaktadır. Bunun yanında GIF, İnternet Tarayıcıları ile görüntülenen resimler için standart bir resim formatıdır.

140 Animated GIF: Hareketli GIF, tek bir GIF dosyası içinde birden çok ve belli bir sırada konmuş GIF'lerden (sahne) oluşur. İnternet Tarayıcılarında bu dosyalar "hareketli" bir şekilde görüntülenir. Dosya içinde bulunan sahneler, sonsuz bir döngü içinde, hızı ayarlanarak hareketlendirilebilir. Hareketli GIF'ler, Web ortamlarının vazgeçilmez yardımcı elemanlarıdır. Sayfalara dinamiklik ve görsellik katarlar. JPG: Çok renkli (256 renkten fazla) bir görüntü saklanmak istendiğinde GIF formatını kullanmak mümkün değildir. BMP olarak saklanabilir. Fakat diskte kapladığı alan çok fazla olacağından tercih edilmez. Bu sorunu aşmak için JPEG (Joint Photographics Experts Group) daha iyi bir alternatif olabilir. Standart JPG formatında, resmin kalitesinden bir miktar ödün vererek sıkıştırma uygulanır. Böylece dosya boyutu oldukça azalır. Özellikle 24 bit (gerçek renk) uygulamalarda resim kalitesinin düştüğünü anlamak mümkün değildir. Bu tip uygulamalarda JPG tercih edilir. JPEG dosya formatının sıkıştırma oranı kullanıcı tarafından belirlenebilmekte (0-100 arası bir değer) ve bu şekilde en uygun kalite/dosya boyutu oranı seçilebilmektedir. PICT: PICT formatı Macintosh grafik ve yazım programları tarafından sıkça kullanılır. PICT aynı renkten oluşan büyük alanları etkili bir şekilde sıkıştırmaktadır. PICT formatının dezavantajı dosyaların yapısından dolayı çabuk bozulabilmesidir. Ayrıca renk ayrımında bazı yazılımlarda sorun çıkardıkları bilinmektedir.

141 Katmanlı yapıyı desteklememektedir. TIFF: Tagged-Image File Format (TIFF) formatı farklı işletim sistemleri ve uygulamalar arasında kayıpsız ve esnek bir dosya değişimini sağlaması nedeniyle tüm çalışmalar için uygun bir format olarak bilinmektedir. TIFF'in kullandığı birçok sıkıştırma vardır. Bunlar arasında en çok kullanılan kayıpsız LZW sıkıştırma yöntemidir. Kayıt sırasında fotoğrafın kullanılacağı işletim sistemi olarak PC veya Mac seçilebilmektedir. Katmanlı yapıyı desteklememektedir. PNG: "Taşınabilir Ağ Grafiği" anlamındaki (Portable Network Graphics) 'in kısaltmasıdır. Kayıpsız sıkıştırma yapmaktadır. PNG dosyaları saydamlık bilgisi içerir ve katmanlı yapıdadır. EPS: “Encapsulated PostScript” kısaltması olan EPS, Adobe firmasının geliştirdiği, vektör ve noktacık tabanlı çalışabilen, grafik, illüstrasyon ve sayfa düzeni amaçlı, grafik, resim, formatıdır. EPS PostScript, uygulaması en karmaşık sayfa düzenlerini (yazı, grafik, resim içeren) tasarlamayı kolaylaştırmıştır.

142 PSD: “Photoshop Document” kısaltması olan PSD, Photoshop uygulamasına özel bir formattır. Formatı farklı işletim sistemleri ve uygulamalar arasında dosya paylaşımında kolaylık sağlamaz. PSD çok sayıda saydamlık kanalın ve katmanlı yapıyı desteklemektedir. Görüntü üzerinde çalışmak için oldukça uygun olan PSD formatı matbaa veya internet paylaşımı için uygun değildir. RAW: RAW değişik bilgisayarlar ve işletim sistemleri arasında bilgi iletimine izin veren esnek bir formattır. Kanal sayısı, her kanaldaki piksel derinliği dosya uzantısı ve başlık bilgileri tanımlanabilir.

143

144 PHOTOSHOP CS3 ve ARAÇLARI

145

146 Araç Kutusu Elemanlarına Genel Bakış

147 "Move Tool" ( V ) Seçilen bir alanı veya Layer (Katman)'ı taşımanıza yarar. Otomatik seçim özelliği olduğu gibi imajın üzerinde iken sağ tuş yaparsanız hangi Layer (katmanda) olduğunuzu da belirtir. Örnek:

148 Dikdörtgen işaretleme aracı “Rectangular Marquee Tool« (M): Kare, dikdörtgen çizmek için seçili alan yaratır. Kare çizmek istersek, kare şeklini seçip, klavyemizdeki Shift tuşuna basılı tutarak imajımız üzerinde faremizi sürüklemeliyiz. Aksi halde dikdörtgen alan seçer. Oval seçim aracı "Elliptical Marquee Tool" (M): Daire çizmek istersek, daire şeklini seçip yine klavyemizdeki Shift tuşuna basılı tutarak imajımız üzerinde faremizi sürüklemeliyiz. Aksi halde elips alan seçer. Tek satır işaretleme aracı "Single Row Marquee Tool" (M) Tek pixel olarak yatay; Tek sütun işaretleme aracı "Single Column Marquee Tool" (M) Tek pixel dikey alan seçmeye yarar. Kullanılacak olan aracın sağ alt köşesinde ok işareti varsa (Kırmızı ile işaretli bölge) sağ tuş ile diğer seçeneklerde görüntülenebilir.

149 Kement aracı "Lasso Tool" (L) İmajınız üzerinde serbestçe alan seçilebilmesini sağlar. Çokgen kement aracı "Polygonal Lasso Tool" (L) Resmin belli noktalarını tek tek seçmenizi sağlar. Mıknatıslı kement aracı "Magnetic Lasso Tool" (L) Kontrast ve renge duyarlı alan seçmemizi sağlar.

150 Hızlı seçim aracı: Birden fazla bölgenin seçimini sağlar. Benzer renkleri veya tonları seçebilirsiniz. Kısayol tuşu (W) dir. Sihirli değnek aracı "Magic Wand Tool" İmaj üzerindeki benzer renkleri seçim aracıdır. Kısayol tuşu (W) dir.

151 Kesme aracı "Crop Tool" (C) İmajınızdaki fazlalıkları kesmenize, temizlemenize veya imajınızı serbest olarak döndürmenize yarar. Dilim aracı "Slice Tool" (K): İmaj üzerinde dilimler yaratmanıza yarar. İmajınızı dilimlere bölebilirsiniz. Dilim seçim aracı "Slice Select Tool" (K) Dilimleri seçmemize yarar.

152 Nokta düzeltme fırçası aracı "Spot Healing Brush Tool", bu seçenek lekeleri temizlemeye yarar. Mesela benekler varsa onları yada resimde istemediğiniz bir leke. Düzeltme fırçası aracı "Healing Brush Tool", Alt tuşu ile belirlediğiniz noktayı alarak başka bir yere fırça ile taşımanıza yarar. Yama aracı "Patch Tool", seçilen bölgeyi taşımamıza yarar. Kırmızı göz aracı "Red Eye Tool", Resimlerdeki kırmızı gözleri düzeltmeye yarıyor. Alt tuşu ile seçilen alana etki ediyor.

153 Fırça aracı "Brush Tool", Fırça etkisi sağlar ve boyama yapmamıza yarar. Kurşun kalem aracı "Pencil Tool", Kalem Aracıdır. Sert kenarlı çizgiler çekmeye yarar. Adından da kalem olarak kullanılır. Renk değiştirme aracı "Color Replacement Tool", uygulanan alana seçilen rengi uygular. Resme zarar vererek boyamaz sadece seçilen renk tonuna göre renkleri değiştirir. Örneğin bir resme kırmızı veya mavi cam arkasından bakıyormuş gibi.

154 Klonlama damga aracı "Clone Stamp Tool" ( S ) Istampa Aracı ile İmajın bir yerine Alt tuşu ile tıkladığımızda buranın resim ve doku örneğini alır ve bu örneği istediğimiz yere tıklayarak yapıştırmamızı sağlar. Desen damgası aracı"Pattern Stamp Tool" ( S ) Hafıza- Şablon olarak aldığımız görüntüyü kullanmaya yarar.

155 Geçmişe dönme fırçası aracı "History Brush Tool" (Y) İmajın arkaplan rengini kopyalayıp imaj üzerine seçilen alanı fırça etkisiyle boyar. Geçmişe dönme fırçası aracı "Art History Tool" (Y) Kullanılan seçili alandaki farklı boyama stillerine bakıp onları taklit ederek, fırça etkisiyle boyama yapar.

156 Silgi aracı "Eraser Tool" ( E ) Silme Aracı, İmaj üzerinde beğenmediğiniz yerleri siler ancak silerken alttaki katmandaki (Layerdeki) rengin veya imajın görünmesini sağlar. Arka plan silgisi aracı "Background Eraser Tool" ( E ) Arkaplan rengini silerek imajı transparan yapar. Sihirli silgi aracı "Magic Eraser Tool" ( E ) Tek tıklama ile imajın arkaplan rengini silerek imajı transparan yapar.

157 Degrade aracı "Gradient Tool" (G) İki yada daha çok rengin birbiri arasında yumuşak geçiş yaparak seçili alanın boyanmasını sağlar. Boya kovası aracı "Paint Bucket Tool" (G) Seçili alanı çalışma rengi ile doldurabilirsiniz.

158 Bulanıklaştırma aracı "Blur Tool" (R) İmaj'a kenarlardan dışa doğru belirsizlik hissi verir. Keskinleştirme aracı"Sharpen Tool" (R) İmaj'ın kenarını dışa doğru keskinleştirme hissi verir. Leke aracı "Smudge Tool" (R) İmaj'ın rengini dağıtmak, renkleri birbirine karıştırma, leke hissi verir.

159 Soldurma aracı "Dodge Tool" ( O ) İmaj'da aydınlanmış-ışıklanmış alan sağlar. Yakma aracı "Burn Tool" ( O ) İmaj'da koyulaşmış-kararmış alan sağlar. Sünger aracı "Spone Tool" ( O ) İmaj'ın renk doygunluğunu azaltıp, çoğaltmaya yarar.

160 "Pen Tool" ( P ) Etkili ve denetimli seçim alanları sağlar, yapılacak imajın düzgün kenar rotaları-yönleri çizmemize izin verir.

161 Yatay yazım aracı "Horizontal Type Tool", Resmin istediğiniz herhangi bir yerinde seçili alan oluşturarak yatay yazı yazabilirsiniz. Dikey metin aracı "Vertical Type Tool", dikey yazı yazmaya yarar. Yatay yazım meske aracı "Horizontal Type Mask Tool", tek farkı yazı yazarken arkaya yani resmin tamamına renk vermesi. Dikey yazım maskesi aracı "Vertical Type Mask Tool", bir önceki özelliği dikey yazarak oluşturur.

162 1– Yazının yönünü değiştirir yani o an yazımız dikeyse yatay; yataysa dikey olur. 2– Yazının fontunu belirleyeceğimiz alandır. 3– Yazının font stilini belirleyebiliriz. Örneğin kalın, italik gibi… 4– Yazının font büyüklüğünü ayarlar 5– Yazıların kenarlarının ne şekilde yumuşatılacağını belirler. 6– Hizalama Bölmesi: Bu alandaki seçeneklerle tıpkı diğer metin editörlerindeki gibi yazınızı sağa, sola hizalayabilir ya da ortalayabilirsiniz. 7– Yazının rengini ayarlamak için kullanılır. 8– Yazıyı istediğiniz şekilde eğip bükerek şekil vermenizi sağlar. 9– Gelişmiş karakter ve paragraf panelini açar. Buradan yazı ile ilgili daha gelişmiş ayarlar yapılabilir

163 "Path Selection Tool - Direct Selection Tool" ( A ) Kalem aracı ile İmaj üzerinde herhangi bir yerde seçim yaptığımızda veya bir parça seçtiğimizde seçim noktalarını ve kontrol hatları ile kontrol noktalarını tespit ederler.

164 Dikdörtgen aracı "Rectangle Tool" ( U ) üstteki renk ne ise uygulandığı yerde direkt o rengi kullanır ve maskeleme yapar. Yuvarlak köşeli dikdörtgen aracı "Rounded Rectangle Tool" ( U ) Köşeleri yuvarlatılmış dikdörtgen çizer. Elips aracı "Ellipse Tool" ( U ) Elips çizme aracı çizmek için kullanılır. Çokgen aracı "Polygon Tool" ( U ) Herbirinin kenarlıkları, yarıçapları araç seçenek çubuğundan ayarlanabilir. Çizgi aracı "Line Tool" ( U ) Çizgi aracıdır. İstenilen kalınlıkta düz çizgiler çizer. Özel şekil aracı "Custum Shape Tool" ( U ) Photoshop'un hazır şekiller listesini kullanmamızı sağlar.

165 Not aracı "Notes Tool" (N) İmaj'a açıklayıcı yazı ekler. (Ses'e) Sesli ek açıklama aracı "Audio Annotation Tool" (N) Ses ekler. Ancak bu eklentiler sadece PSD formatında etkindirler.

166 Damlalık aracı "Eyedropper Tool" (I) İmaj için örnek renk seçmemizi sağlar. İmajın hangi rengine tıklarsanız o rengi alır. Renk örnekleyici aracı "Color Sampler Tool" (I) Bilgi sekmesinde seçilen rengin değerini gösterir. Cetvel aracı "Measure Tool" (I) İmajda iki nokta arasındaki uzaklığı ölçmemizi sağlar.

167 El aracı "Hand Tool" (H) Ekrana sığmayacak şekilde büyültülen imajlarda görünmeyen yerlere ulaşmak için kullanılır. Yakınlaştırma aracı "Zoom Tool" (Z) İmajın istenilen bölümüne yakınlaşmayı veya uzaklaşmayı sağlar. Z ile farenin sol tuşu yakınlaşmayı, alt ile sol tuş uzaklaşmayı sağlar.

168 Palet – renk seçim aracı: Kullanılan zemin ve çalışma rengini gösterir ve değiştirilmesini sağlar. X harfine basarak zemin ile çalışma rengi yer değiştirilebilir. D harfine basarsanız da renkler sıfırlanarak zemin rengi beyaz çalışma rengi siyah olur. Hızlı maskeleme modu "Quick Mask Mode" (Q) maskeleme yapmaya veya maskelemeden çıkmaya yarar. Ekran görünüm ayarlarının değiştirilmesini sağlar.


"Elektrik nedir? İki cismin birbirine sürtünmesiyle, sıkıştırma gibi herhangi bir mekanik etki sırasında veya ısının bazı kristallere olan tesiri sebebiyle." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları