Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

BAHAR-I: MİLLÎ MÜCADELE TBMM’ye Karşı Ayaklanmalar Ayaklanmaların Sebepleri Anadolu’daki hakimiyet mücadelesi Güvensizlik Bölücü eğilimler Kişisel hesaplar.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "BAHAR-I: MİLLÎ MÜCADELE TBMM’ye Karşı Ayaklanmalar Ayaklanmaların Sebepleri Anadolu’daki hakimiyet mücadelesi Güvensizlik Bölücü eğilimler Kişisel hesaplar."— Sunum transkripti:

1 BAHAR-I: MİLLÎ MÜCADELE TBMM’ye Karşı Ayaklanmalar Ayaklanmaların Sebepleri Anadolu’daki hakimiyet mücadelesi Güvensizlik Bölücü eğilimler Kişisel hesaplar Bölücü Amaçla Çıkan İsyanlar Pontusçu Rumlar Kürt Aşiretleri (Ali Batı, Millî Aşireti, Cemil Çeto, Koçgiri) TBMM’ye Karşı Olanlar Kuva-yı İnzibatiye (Halifelik Ordusu), Anzavur, Düzce-Hendek-Adapazarı, Bozkır, Yenihan (Yıldızeli), Çapanoğlu (Yozgat), Delibaş (Konya) Kuva-yı Milliyeci Olup Sonradan Ayaklananlar Çerkez Etem Demirci Mehmet Efe Hıyanet-i vataniye kanunu ( ) İstiklâl mahkemeleri ( ) Sevr Anlaşması ( ) San Remo Konferansı ( )  Türkiye’yi parçalama planları Saltanat Şurası ( )  anlaşma kabul edildi TBMM imzalayanları vatan haini saydı İstanbul dışındaki Rumeli ile birlikte İzmir ve çevresi Yunanistan’a veriliyor Antalya ve Muğla’dan Konya’ya kadar olan bölgeler İtalyan nüfuz bölgesi Çukurova’dan Sivas’a kadar Fransız nüfuz bölgesi Boğazlar Avrupa komisyonunun idaresine bırakıldı Ermenistan ve Kürdistan kurulması öngörüldü Osmanlı ordusu kişi ile sınırlandırıldı Kapitülasyonların yaygınlaştırılarak devamı kararlaştırıldı Sevr’in önemi: Batılı devletlerin Türkiye’ye karşı düşmanca tutumunu anlamamızı sağlıyor Lozan’la karşılaştırmak suretiyle Millî Mücadelenin değerini ortaya koyuyor

2 BAHAR-I: SEVR ANLAŞMASI ( )

3 BAHAR-II: MİLLÎ MÜCADELE Millî Mücadelenin Cepheleri Ermeni meselesi ve Doğu Cephesi Doğu Cephesi Komutanı, Kazım Karabekir Paşa’nın harekatı (28 Eylül 1920) Gümrü Anlaşması ( ) Batum meselesi, Moskova Anlaşması ile Gürcistan’a bırakıldı Moskova anlaşması ( ) Güney Cephesi İngiliz-Fransız taksim anlaşması (15 Eylül 1919) Maraş  Sütçü İmam ve Cuma meselesi ( işgal, terk) Urfa  Jandarma Komutanı Ali Saip Bey ( işgal, terk) Antep  Şahin Bey ve Kılıç Ali Bey ( çatışmalar başlıyor, ’de işgal ediliyor, terk) Hatay Dörtyol’da ’de başlayan çarpışmalar, Çukurova’nın işgaliyle burada da devam etmiş ve 1920 yılına kadar sürmüştür. (5 Ocak 1922 terk) Ankara Anlaşması (20 Ekim 1921) Fransızlarla yapılan bu anlaşma ile, Hatay hariç yaklaşık bugünkü Suriye sınırımız tespit edilmiştir. Batı Cephesi Muharebeleri Yunanlıların İzmir’i işgali ( ) İşgale karşı 1920 yılının sonuna kadar Kuva-yı Milliye mücadele ediyor Kuva-yı Milliye’nin Özellikleri: Başlarındaki şeflerin etrafında toplanmış gönüllü savaşçılar(milis) Hafif silahlılar İhtiyaçlarını halktan karşılıyorlar Aralarında koordinasyon yapmak mümkün olmuyor Millî (Düzenli) ordunun kurulması Çerkez Etem olayı I. İnönü zaferi ( ) Halkın TBMM’ni güveni artıyor Türk-Afgan anlaşması ( ) Londra Konferansı ( ) İtilaf devletleri Sevr’i kabul ettirmeye TBMM temsilcileri Misak-ı Millîyi kabul ettirmeye çalıştılar II. İnönü zaferi ve sonuçları ( ) İtilaf bloğu dağılmaya başladı Yunanlıların dış desteği azaldı

4 BAHAR-II: MİLLÎ MÜCADELE Batı Cephesi Muharebeleri Sakarya Savaşı ( ) Yeni Yunan Taarruzu ve Kütahya-Eskişehir Muharebeleri kayıp verdik ve Sakarya doğusuna çekildik ( ) TBMM’de bunalım M. Kemal Paşa Başkomutan (Ordu ile ilgili konularda Meclis adına karar verme yetkisiyle, ) Tekalif-i Milliye emirleri ( ) Sakarya Zaferi ( ) Hattı müdafaa yok, sathı müdafaa var Sonuçları: Sakarya Viyana ile başlayan son çekilme noktası oldu Müdafaa bitti taarruz başladı İtilaf bloğu dağıldı (Kars ve Ankara ant.) Kars anlaşması ( ) Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan ile Moskova’nın bir tekrarı Ankara anlaşması ( ) Fransa ile savaş bitti ve Suriye sınırları belirlendi Büyük Taarruz ( ) Türk OrdusuYunan Ordusu Subay Er Tüfek Hafif mak. T Ağır mak. T Top Kılıç Uçak1050 Kamyon Otomobil Ağustos Dumlupınar Başkomutanlık meydan muharebesi 146 Subay, 2397 Erimiz şehit olmuştur

5 CEPHELER VE BARIŞ ANLAŞMALARI

6 BAHAR-III: MİLLÎ MÜCADELE Mudanya Mütarekesi ( ) Mudanya ile Kurtuluş savaşı bitti Doğu Trakya savaş yapmadan geri alındı Saltanatın kaldırılması ( ) Vahdettin ülkeyi terk etti ( ) Abdülmecit halife seçildi ( ) Lozan Anlaşması ilk görüşmeler ( ) ikinci görüşmeler ( ) Tartışmalar: Toprak meseleleri: Batı-Doğu Trakya, Musul Boğazlar Azınlıklar Kapitülasyonlar Sınırlar Lozan Antlaşmasının Sonuçları: Güneyde Suriye Ankara anlaşması Irak sonraya bırakıldı Batıda bugünkü sınırlar (Meriç ırmağı) Kapitülasyonlar tümüyle kaldırıldı Azınlıkların bir kısmı mübadele edildi Azınlık olarak Gayr-i Müslimler kabul edildi ve evrensel haklar verildi Savaş tazminatı olarak Yunanistan Karaağaç’ı Türkiye’ye vermiştir Osmanlı Devleti’nin borçları Osmanlı toprakları üzeride kurulan devletler arasında bölüştürülmüş, Türkiye kendi hissesine düşen borçlarını 1954 yılına kadar ödemiştir Boğazlar Türkiye’ye bırakılacak, başkanı Türk olan bir komisyon tarafından idare edilecek ve silahsızlandırılacak, geçiş serbest olacak Lozan’da halledilemeyen meseleler: Musul ( Ankara anlaşması) Hatay (1939’da) Boğazlar (1936’da Montrö sözleşmesi ile)

7 BAHAR-IV: TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN KURULUŞU Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922) Barışa İstanbul Hükümeti de davet ediliyor Bu durum ikilik meydana getiriyor Saltanat yanlıları var Saltanat Türkiye’nin birliğini temsil ediyor Türkiye’nin İslâm dünyası üzerinde hâkim olmasını sağlayan Hilafet, Saltanat sayesinde devam ediyor Atatürk’ün Meclisteki konuşması-Saltanatın tarihçesi 4 Halife ve seçim Emevîlerde saltanat Selçuklularda Sultan ayrı Halife ayrı(1055) Saltanat TBMM’de Halifelik Osmanoğullarında olabilir Osmanoğulları devleti kurdular ve saltanatı ele geçirdiler Vahdettin ile Osmanlı Devleti ve saltanatı bitti Türk milleti vatanını kurtardı ve saltanatı ele aldı (Saltanat-ı Milliye) Saltanat 1 Kasım 1922’de kaldırıldı. İstanbul Hükümeti sona erdi (4 Kasım 1922) Hilafet Osmanlı hanedanında kaldı Türkiye devleti kurulmuş oldu Devletin yönetim şekli belirsizliğini sürdürdü Abdulmecit halife seçildi (18 Kasım 1922) Cumhuriyetin İlanı (29 Ekim 1923) Devlet başkanı Halife olmalı diyenler var Osmanlı aydını meşrutiyetçi Seçimler yenileniyor (1 Nisan 1923) Yeni İnkılapçı meclis Çoğunlukla Müdafaa-i Hukukçular (11 Ağustos 1923) Halk Fırkası (9 Eylül 1923) Ankara başkent (13 Ekim 1923) Hükümet bunalımı (Devlet başkanı yok) Cumhuriyetin ilanı Hükümetin oluşumunda kabine sistemine geçilmiş oldu Muhalefet Devlet başkanı Halife olmalı

8 BAHAR-IV: TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN KURULUŞU HALİFELİĞİN KALDIRILMASI (03 Mart 1924) Halifenin faaliyetleri (Sultan gibi) Dış destek (Halifeye) Atatürk, Dünya Müslümanlarının tek bir yöneticinin yönetimi altında birleşmesinin imkansıza yakın bir zorluk içerdiğini, Dolayısıyla ilk dört halifeden sonra halifeliğin gerçek anlamıyla sürdürülmesinin mümkün olmadığını, Bugüne kadar ancak saltanat sistemiyle sürdürülebildiğini, Mevcut halifenin halifeliğini de, Müslümanların çoğunun tanımadığını (I. Dünya savaşı sırasındaki cihat çağrısı örneğinde olduğu gibi) söyleyerek Halifeliği sürdürmenin zorluklarını ortaya koymuştur. Halifeliğin kaldırılması Sonuçları: İnkılaplara muhalefetin en önemli dayanağı ortadan kalkmıştır Millî, lâik ve demokratik devletin kurulmasının zemini hazırlanmıştır Halifelik kaldırıldıktan sonra Osmanoğulları yurtdışına gönderildi Daha sonra kadınlarına ’de erkeklerine de ’de yurda dönme izni verildi Halifeliğin kaldırılmasına tepkiler

9 BAHAR-V: CUMHURİYETİN DEMOKRATİKLEŞMESİ Halk Fırkası Kuruluşu (9 Eylül 1923) Programı: Altı ok: Cumhuriyetçi, Milliyetçi, Laik, Devletçi, Halkçı, İnkılapçı Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası II. Mecliste milletvekillerinin tamamına yakını Halk Fırkasına katılmıştı Ancak Hükümetin 1924 yılındaki bazı uygulamaları muhalif bir grubun doğmasına neden oldu Önce 11, sonda 32 kişi Halk Fırkasından ayrıldılar 17 Kasım 1924’te TCF kuruldu Atatürk kendisine karşı muhalefetten memnun olmasa da, oluşumu demokrasinin bir gereği olarak değerlendirdi Genel Başkanlığa Kazım Karabekir Paşa getirildi, Genel sekreter A. Fuat Paşa Programında demokrasi, liberalizm ve adem-i merkeziyetçilik vardı, parti dini duygulara saygılı olacaktı Şeyh Sait İsyanının çıkmasından sonra çıkarılan 4 Mart 1925 tarihli Takrir-i Sükun kanunu gereğince kurulan Ankara İstiklal Mahkemesi partinin bazı şubelerini kapattı, bunun üzerine Hükümet, partiyi takrir-i sükun kanununa dayanarak, 3 Haziran 1925 tarihinde dini hissiyatı siyasete alet etme suçundan kapattı Serbest Cumhuriyet Fırkası Atatürk demokratik cumhuriyet istiyor, 1929 buhranı muhalefeti gerektiriyor Atatürk’ün isteği ile yakın arkadaşı Fethi Bey partiyi kuruyor (12 Ağustos 1930) İki hassasiyet: Cumhuriyet ve laiklik, ancak parti liberal Buna rağmen rejim muhaliflerinin partiye girmesi engellenemedi CHF’nin de muhalefete tahammülsüzlüğü şiddetli tartışmalara sebep oldu Bunun üzerine parti 17 Kasım 1930’da kendisini feshetti TCF’den farkı Atatürk’e muhalif olanlar değil, dostları tarafından kurulmuş Hükümet kapatmamış, kendi kendisini feshetmiştir TCF ve SCF’den başka Atatürk’ün sağlığında Adana’da Ahali Cumhuriyet Fırkası ve Edirne’de Türk Cumhuriyet Amele ve Çiftçi Partisi kuruldu ancak her ikisi de yerel partilerdi ve başarılı olamadılar.

10 BAHAR-V: CUMHURİYETİN DEMOKRATİKLEŞMESİ Demokrat Parti 1946: İlk çok partili seçim. Ancak açık oy gizli tasnif, CHP seçimi kazanıyor 1950: İlk çok partili demokratik seçim, gizli oy açık tasnif, Demokrat Parti iktidarı devralıyor Liberal ekonomik politikalar uygulanıyor, halkın refah seviyesi artıyor Demokrat Parti 1954 ve 1957 seçimlerini de kazanıyor 1960 Darbesi 1961 Anayasası 1965: Demokrat Parti’nin devamı olduğu iddiasıyla kurulan Adalet Partisi iktidarı Gençlik, üniversite ve işçi eylemleri 1971 Muhtırası Yeni kurulan partiler ve koalisyonlar dönemi Anarşi ve terör eylemleri, iç çatışmalar 1980 Darbesi 1982 Anayasası Anavatan Partisi tek parti iktidarı 1991 seçimleri: koalisyonlar dönemi Şubat süreci 2002 seçimleri ve Ak Parti iktidarı

11 BAHAR-VI: CUMHURİYETİN LAİKLEŞMESİ Yönetimin Laikleşmesi Halifeliğin Kaldırılması Hukukun Laikleşmesi Osmanlı Hukukunun Özellikleri Şer’i Hukuk Kaynakları: Kur’an, Hadis, Kıyas, İcma; Yorumlar mezhepleri doğurmuş Mezhepler hukuk birliğine engel oluyor; Örfî hukuk Devlet yöneticisinin belirlediği hukuk kuralları Eski hukuk düzeni ile çağdaş dünyanın hukuk düzeni arasındaki problemler Eşitlik, din ve mezhep farklılığı, kadın-erkek eşitliği Sigorta ve faiz yok Mahkemelerde kadılar tek yetkili ve denetim zayıf 3 Mart 1924 Şer’iye ve Evkaf Vekaleti kaldırıldı 8 Nisan 1924 Şer’i Mahkemeler kapatıldı 1926’da İsviçre Medeni, İtalyan Ceza, İsviçre Ticaret, 1927’de Neuchetel Hukuk Usulü Mahkemeleri, 1929’da Almanya Ceza Muhakemeleri, Almanya Deniz Ticareti, 1932’de İsviçre İcra İflas Kanunları alındı 1928’de “Türkiye’nin dini Din-i İslâm’dır” maddesi Anayasadan çıkarıldı 1937’de Atatürk İlkeleri Anayasaya girdi Hukuk İnkılabının Sonuçları Batı Hukuku çağdaş medeniyeti temsil ettiği için alındı Teokrasiden laik demokrasiye geçildi Kadın-erkek eşit hale geldi Yargı gücü güvence altına alındı Eğitimin Laikleşmesi Tevhid-i Tedrisat Kanunu( ) Medreseler kapatıldı ve dini eğitim sona erdi

12 BAHAR-VII: MİLLİYETÇİLİK İLKESİ Millî devlet Misak-i Millî’de millet: Din, anlayış ve amaç bakımından birleşmiş ve birbirlerine karşılıklı saygı ve fedakarlık duygularıyla dolu ırkî ve sosyal haklarıyla çevre şartlarına bütünüyle saygılı Osmanlı-İslâm çoğunluğu 1924 Anayasasında millet: Türkiye ahalisine din ve ırk farkı olmaksızın vatandaşlık itibarıyla ‘Türk’ denir Millî Dil Dil üzerinde yapılan çalışmaların hedefleri Dilin sadeleşmesini sağlamak Aydın dili ile halk dili arasındaki farkı ortadan kaldırmak 12 Temmuz 1932’de Türk Dilini Tetkik Cemiyeti kuruldu (sonra TDK) Atatürk ve Dil çalışmaları (üç devre) Aşırı özleştirmecilik ve tasfiye Ilımlı özleştirmecilik Güneş Dil Teorisi (Bütün dillerin Türkçe’den doğduğu, dolayısıyla yabancı kelime kavramının olmadığı), özleştirmeyi ret, yaşayan dile dönüş devresi Millî Tarih Millî Tarih bilincinin gelişmesine etki eden faktörler Osmanlı Devletinin paylaşılmasında tarihi dayanaklar Dünya kamuoyunda Türkler aleyhinde yapılan Türklerin medeni olmadığı ve Anadolu’nun başka milletlerin vatanı olduğuna dair yanlış ve maksatlı propaganda Tarih araştırmaları sayesinde Millette tarih bilincinin oluşması sağlanacak Anadolu’nun kadim bir Türk vatanı olduğu ve Türk milletinin eski çağlardan beri medeni bir millet olduğu ortaya konacaktır 15 Nisan 1931 Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti kuruldu (1935’te TTK)

13 BAHAR-IX: DEVLETÇİLİK İLKESİ Osmanlılardan devralınan miras Kapitülasyonlar Dış borçlar (Duyun-u Umumiye) Ülke kaynakları (madenler ve demiryolları gibi) yabancıların elinde Ekonomi yabancıların kontrolünde İzmir İktisat Kongresi (17 Şubat 1923) Kalkınma modeli olarak liberalizm benimseniyor Ekonominin millileştirilmesi için kararlar alınıyor Liberalizmin gereği olarak yapılan işler Teşvik-i sanayi kanunu (1927) Özel sermayeye devlet desteği sağlanmıştır Türkiye İş Bankası (26 Ağustos 1924) Devlet eliyle özel banka kurulmuştur Ekonominin millileştirilmesi için yapılan işler 1926 yılında Kabotaj Kanunu çıkarılmış deniz taşımacılığı geliştirilmiştir Yabancıların elinde olan demiryolu ve madencilik işletmeleri devletleştirilmiştir Devletçi ekonomik uygulamalar Sanayi ve Maadin Bankası kurulmuş (19 Nisan 1925), 1933’te Sümerbank’a devredilmiştir 1929 yılında çıkarılan Gümrük Tarife Kanunu ile korumacı dış ticaret uygulamasına geçilmiştir Bazı alanlarda devlet tekeli oluşturulmuştur Merkez Bankası kurulmuş (1930) ve Türk parasının değerini korumak için tedbirler alınmıştır DİE kurulmuş 1927’de ilk nüfus sayımı yapılmıştır ( ) 1929 Ekonomik buhranından sonra devlet eliyle sanayii geliştirmek için planlı ekonomiye geçilmiştir Ziraat Cumhuriyet kurulduğunda nüfusun yaklaşık % 80’i ziraat alanında çalışıyor Aşar vergisi kaldırılıyor (Şubat 1925) Ziraat Bankası ve 1929’da kurulan Ziraat Kredi Kooperatifleri çiftçilere destek oluyor Tarımda sulama, gübreleme, ziraî ilaç kullanımı ve mekanizasyon gelişiyor Ulaşım Ülke demiryolu ağıyla örülüyor, bir taraftan yeni yol yapılıyor diğer taraftan yabancıların elindeki demiryolları alınıyor, Karayolu yapımı için yol vergisi konuyor

14 BAHAR-X: İNKILABA TEPKİLER Siyasi Komplo Milli Mücadele döneminin ünlü komutanlarından bazıları inkılaplara karşı çıktıkları için orduyu ele geçirip iktidara sahip olmak istediler (Rauf Bey, Kazım Karabekir Paşa, Ali Fuat Paşa, Refet Paşa) Bir süre önemli komutanlıklarda bulunduktan sonra ordudan ayrılıp siyasete döndüler Bu gelişme üzerine Atatürk, ordu komutanlarının milletvekili olmalarını önleyen tedbirler aldı. Komutanlar birini tercih ettiler Şeyh Sait İsyanı 13 Şubat 1925’te Ergani’de isyan başladı Dini duyguları alet ederek bozgunculuk çıkaranlar vatan haini sayıldı 4 Mart 1925 tarihinde Takrir-i Sükun Kanunu çıkarıldı ve iki İstiklal Mahkemesi kuruldu (Ankara ve Diyarbakır) TCF ile alakası, dine saygılı olmak, adem-i merkeziyetçilik 15 Nisan 1925’te Şeyh Sait yakalandı Diyarbakır İstiklal Mahkemesi Şeyh Sait dahil 49 idam kararı verdi (47 idam) Dini duyguları alet ederek bağımsız bir Kürdistan devleti kurma suçu İzmir’de Atatürk’e Suikast Girişimi (Haziran 1926) Özel bazı sebeplere Atatürk’e düşmanlık besleyen bir komite(milletvekili Ziya Hurşit, Miralay Arif, Ankara valisi Abdulkadir, İttihatçı Şükrü Bey) Suikastçılardan birinin itirafı ile olay ortaya çıkmış Suikastla ilgili olduğu gerekçesiyle bazı TCF’liler de tutuklanıp yargılanmış ve beraat etmişlerdir Menemen Olayı (23 Aralık 1930) Mehdilik iddiasından bulunan Derviş Mehmet ve arkadaşlarının dini duyguları ön plana çıkararak başlattıkları isyan, isyancıların Kubilay’ı öldürmelerinden sonra, çıkan çatışmada elebaşıların öldürülmeleri ve diğerlerinin de yakalanması ile bastırılmıştır

15 BAHAR-XI: TÜRKİYE TARİHİNİN ANAYASALARI VE ÖZELLİKLERİ 1876 Anayasası Tarihimizin ilk anayasası Meşrutiyet sistemi Padişahın Anayasayı askıya almak ve meclisi dağıtmak gibi yetkileri var 1909 Anayasası Padişahın yetkileri kısıtlanıyor, Meclisin yetkileri artırılıyor 20 Ocak 1921 Anayasası Hakimiyet kayıtsız ve şartsız milletindir Güçler birliği Meclis hükümeti Kanun u Esasinin yeni Anayasa ile çatışmayan hükümleri geçerli 20 Nisan 1924 Anayasası Cumhuriyet; Yürütme hükümete (Kabine sistemi); Yargı bağımsız mahkemelere Cumhurbaşkanı 4 yıl için TBMM’nce seçilir Türk: “Türkiye ahalisine din ve ırk farkı olmaksızın vatandaşlık itibariyle Türk denir” 1928 Devletin dini İslam maddesi çıkarıldı 1934 Kadınlara seçme ve seçilme hakkı verildi 1937 Altı ilke Anayasaya girdi 1961 Anayasası Kuvvetler ayrılığı pekiştiriliyor; Özerk kurumlar kuruluyor (24 çoğunluk, 61 çoğulcu) Meclisin üzerine bir de Senato kuruldu Anayasa Mahkemesi kuruldu Siyasi partiler sistemin vazgeçilmez unsurları oluyor Temel hak ve hürriyetler güvence altına alınıyor Bürokratik kurumların sistem üzerindeki etkisi artıyor 1982 Anayasası 1961 Anayasasının getirdiği temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanıldığı düşüncesinden hareketle daha otoriter ve merkeziyetçi bir Anayasa hazırlanmıştır Seçim sisteminde %10 barajı getirilmiştir Bürokratik kurumların sistem üzerindeki etkisi artarak devam ediyor

16 BAHAR-XII: EĞİTİM İNKILABI Tevhid-i Tedrisat Kanunundan önce okullar Mektep, Maarif Nezaretine bağlı Medrese, Meşihat Makamına bağlı Sıbyan Okulları, Evkaf Nezaretine bağlı Azınlık ve Yabancı Devlet Okulları, Kendi dernek ve kuruluşlarına bağlı Ankara Maarif Kongresi ( ) Tevhid-i Tedrisat Kanunu (3 Mart 1924) Medreselerin kapatılması (11 Mart 1924) Cumhuriyet eğitiminin temel ilkeleri Birlik ilkesi Cehaletin ortadan kaldırılması ilkesi Laiklik ilkesi Millîlik ilkesi Karma eğitim ilkesi İlk ve orta öğretimde gelişmeler Yıllar İlkokulÖğrenci Öğretmen Sultaniler Liseye çevrildi Köy Enstitüleri kuruldu (17 Nisan 1940) 1954’te Öğretmen okullarıyla birleşti Mesleki ve teknik eğitim okulları açıldı (Ticaret, sanat, ziraat) Üniversite Reformu Osmanlılarda Darülfünun ve Mesleki Yüksek Okullar bulunuyordu 31 Mayıs 1933’te Üniversite kuruldu Halkevleri açıldı (1932) Harf İnkılabı 1860’lardan itibaren alfabe üzerinde çalışmalar başlıyor; İki görüş: Arap yazısını ıslah, Latin alfabesine geçiş Latin alfabesinin kabulü (1 Kasım 1928)

17 BAHAR-XIII: TOPLUMSAL ALANDA YAPILAN İNKILÂPLAR Şapka ve Kılık Kıyafet Osmanlılarda farklı dinlere mensup olanlar ve farklı statüde olanlar farklı kıyafetler giyiyorlardı. II. Mahmud zamanında kıyafette birlik çalışmaları yapılmış ve fes getirilmiştir. Sonraları kalpak ve benzeri başlıklar da giyilmiştir Fes zamanla doğululuğun sembolü olarak görülmeye başlanmıştır. 25 Kasım 1925 Şapka giyilmesi hakkında kanun çıkarılmıştır. 3 Aralık 1934 Din adamlarının mabetler dışında dini kıyafetlerle dolaşamayacağı hakkındaki kanun çıkarılmıştır. 1930’lu yıllarda yerel önlemlerle peçe ve çarşaf ile ilgili düzenlemeler yapılmıştır. Tarikatların Yasaklanması Tekke, Zaviye ve Türbelerin kapatılması ve Tarikatların yasaklanması (30 Kasım 1925) Tarikatlar başlangıçtaki gaye ve hedeflerinden sapmışlar aralarında çatışmalar başlamıştır Milletlerarası takvim (Miladi) (26 Haziran 1925) Milletlerarası rakamlar (Mayıs 1928) Milletlerarası ölçüler (1931) Milletlerarası hafta tatili (1935) Nutuk Atatürk tarafından Mecliste okundu (1927) Soyadı Kanunu (21 Haziran 1934) çıkarıldı Unvanlar yasaklandı (demokratik tavır) (29 Kasım 1934)

18 BAHAR-XIV: TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN DIŞ POLİTİKASI I. Dünya Savaşının sonunda Dünyanın güç dengeleri değişiyor ve dış politikanın yeniden belirlenmesi gerekiyor Türkiye’nin jeopolitik ve jeostratejik değeri Dünyanın merkezi Geçirgen bir bölge Üç kıtaya hareket için bir sıçrama tahtası Boğazlar İstikrarsız üç bölgenin ortasında Millî Mücadele Dönemi Dış Politikayı belirleyen temel kavram: Misak-ı Millî Batılı devletler düşman Sovyetler Birliği ile karşılıklı çıkarlara dayanan dostluk kuruyoruz Afganistan ve Hint Müslümanları gibi İslâm ülkelerinden yardım alıyoruz Atatürk Dönemi Barışı kurma, ilişkilerde normalleşme dönemi Batılı ülkelerle savaşı bitirip barış anlaşmaları imzalıyoruz Sovyetlerle ilişkiler dostluktan komşuluk ilişkilerine dönüyor 5 Haziran 1926’da Milletler Cemiyetinin kararına uyularak Musul terk edildi Barışçı politikalar dönemi 1932’de Milletler Cemiyetine üye olduk. Balkan Antantı (9 Şubat 1934) Alman yayılmacılığına karşı Türkiye, Yunanistan, Romanya ve Yugoslavya arasında Sadabat Paktı (8 Temmuz 1937) İtalyan yayılmacılığına karşı Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında Montrö Boğazlar Sözleşmesi (20 Temmuz 1936) Boğazlar üzerindeki Türk egemenliğini sınırlandıran hükümler kalktı Hatay Meselesi 1936’da Suriye’den Fransız mandası kalktı 1938’de Hatay Cumhuriyeti kuruldu 26 Haziran 1939’da Fransa ile Türkiye anlaştı Temmuz 1939’da Hatay Türkiye’ye katıldı

19 BAHAR-XIV: TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN DIŞ POLİTİKASI Atatürk Sonrası Türkiye’nin Dış Politikası II. Dünya Savaşında Türkiye tarafsız kaldı ancak savaşın sonuna doğru Sovyetler Birliği, Boğazlar ve Kars-Ardahan ile ilgili talep ve tehditlerde bulununca; başta ABD olmak üzere Batılı ülkelere yakınlaşmaya başladı 27 Şubat 1947’de Birleşmiş Milletler Bildirisini imzaladı ve Birleşmiş Milletlerin kurucu üyeleri arasında yer aldı Sovyet yayılmacılığına karşı ABD Türkiye’yi destekleme kararı aldı ve 5 Haziran 1947 tarihli Marshall Planından sonra 1949’dan itibaren ABD yardımları başladı Türkiye’nin Batı ile yakınlaşmasına paralel olarak liberal ekonomik politikalar benimsenmeye başlandı 4 Nisan 1949’da NATO kuruldu Türkiye 5 Mayıs 1949’da kurulan Avrupa Konseyine 8 Ağustos’ta katıldı Türkiye Birleşmiş Milletlerin çağrısına uyarak 25 Temmuz 1950’de Kore’ye asker gönderdi TBMM 18 Şubat 1952’de NATO üyeliğini onayladı, böylece Türkiye resmen NATO’ya girmiş oldu ABD NATO anlaşmaları çerçevesinde Türkiye’de askerî üsler kurdu 9 Ağustos 1954’te Türkiye, Yunanistan ve Yugoslavya arasında Balkan İttifakı kuruldu. Ancak enkin olamamış ve 1960’ta resmen sona ermiştir 24 Şubat 1955’te ABD ve İngiltere’nin de desteklediği Türkiye ile Irak arasında işbirliği anlaşması imzalandı. Aynı yıl İngiltere, Pakistan ve İran da Bağdat Paktı’na katılmıştır. 1959’da Irak Pakt’tan ayrılmış ve Paktın merkezi Ankara olmuş adı da CENTO olmuştur. 1979’da Pakistan ve İran’ın da Pakt’tan ayrılması ile birlikte fiilen sona ermiştir 1964 Kıbrıs krizi sırasında ABD başkanı Johnson bir mektup yazarak ABD silahlarının ABD’nin rızası olmadan kullanılamayacağını bildirdi

20 BAHAR-XIV: TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN DIŞ POLİTİKASI Kıbrıs Meselesi Kıbrıs 1571’den 1878’e kadar Osmanlı yönetiminde kalmıştır 1878’de üs olarak kullanılmak üzere İngiltere’ye verilmiş, I. Dünya Savaşı başlayınca İngilizler adayı ilhak ettiklerini açıklamışlar, Lozan Anlaşmasında Türkiye Kıbrıs üzerindeki haklarından vazgeçmiştir 1951 yılından itibaren Yunanistan Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması gerektiğini söylemiş, 1954 yılında konuyu Birleşmiş Milletlerin gündemine taşımıştır Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması için örgütlenen Rumlar 1955’ten itibaren eylemlere başlamıştır 1960 yılında Kıbrıs Rum ve Türk toplumlarına dayalı Kıbrıs Cumhuriyeti kurulmuş, İngiltere, Türkiye ve Yunanistan bu devletin kuruluşunda taraf olmuşlardır Adayı Yunanistan’a bağlama konusunda kararlı olan Rumlar 1963’te Türklere karşı eylemlere başlamışlar, Türkiye müdahale etmek isteyince 1964’te ABD Başkanından gelen mektupla müdahaleyi durdurmak zorunda kalmış, mesele diplomatik platformlarda halledilmeye çalışılmıştır Kıbrıs Türk toplumu 1967’de Geçici Türk Yönetimi kurmuş, 1971’de Geçici niteliği kaldırılmıştır 1974’te Yunanlı subayların yaptığı darbe sonucu Kıbrıs Helen Cumhuriyetini ilan etmeleri üzerine, Türkiye garantörlük hakkını kullanarak askeri müdahale etmiş, Kıbrıs’ın kuzeyini ele geçirerek Ada’daki Türk varlığını koruma altına almıştır 13 Şubat 1975’te Kıbrıs Türk Federe Devleti kurulmuş, 15 Kasım 1983’te de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak bağımsızlığını ilan etmiştir Avrupa Birliği 1952 yılında Fransa, Federal Almanya, Belçika, İtalya, Hollanda ve Lüksemburg arasında kömür ve çelik kaynaklarının ortak kullanımı için anlaştılar Bu devletler 1957’de Avrupa Ekonomik Topluluğunu kurdular Türkiye Yunanistan’ın hemen ardından 31 Temmuz 1959’da üyelik başvurusu yaptı Türkiye ile AET gümrük birliğine dayanan ve ileride tam üyeliği öngören Ortaklık Anlaşması 12 Eylül 1963 tarihinde Ankara’da imzalandı Türkiye 1987’de AET’ye tam üyelik başvurusu yaptı Türkiye 1 Ocak 1996’da Gümrük Birliği’ne dahil oldu 1999’da Türkiye’nin adaylığı resmî olarak kabul edildi


"BAHAR-I: MİLLÎ MÜCADELE TBMM’ye Karşı Ayaklanmalar Ayaklanmaların Sebepleri Anadolu’daki hakimiyet mücadelesi Güvensizlik Bölücü eğilimler Kişisel hesaplar." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları