Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

TÜRKÇE DİL BİLGİSİ DERSLERİ. SÖZCÜKTE ANLAM  Dil, insanların iletişim kurmasını sağlayan bir araçtır.  İnsanlar, işaretler, semboller ve sesler aracılığıyla.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "TÜRKÇE DİL BİLGİSİ DERSLERİ. SÖZCÜKTE ANLAM  Dil, insanların iletişim kurmasını sağlayan bir araçtır.  İnsanlar, işaretler, semboller ve sesler aracılığıyla."— Sunum transkripti:

1 TÜRKÇE DİL BİLGİSİ DERSLERİ

2 SÖZCÜKTE ANLAM

3  Dil, insanların iletişim kurmasını sağlayan bir araçtır.  İnsanlar, işaretler, semboller ve sesler aracılığıyla anlaşırlar.  Dilin en küçük yapı taşı sestir. Seslerle heceler; yani ses grupları meydana gelir.  Ses grupları sözcükleri meydana getirir ki anlam sözcüğün oluşumuyla ortaya çıkar.  Ortaya çıkan anlamlı sözcük bir veya birden fazla anlam kazanabilir.

4 SÖZCÜKTE ANLAM GERÇEK ANLAM  Sözcük temel ya da yan anlamda kullanılıyorsa “gerçek anlam” da kullanılmış demektir.  Temel Anlam: Sözcüğün aklımıza gelen ilk anlamı; diğer bir deyişle sözlükteki ilk anlamıdır.  Yan Anlam: Sözcüğün temel anlamından kopmadan yeni anlamlar kazanmasıdır. Sözcüğün temel anlamını bir lastik kabul edersek; lastiğin ilk hali temel anlamı, uzayan ama kopmayan hali ise yan anlamı oluşturur.

5 SÖZCÜKTE ANLAM GERÇEK ANLAM Temel Anlam Yan Anlam Çocuk burnunu kapıya çarptı. Geminin burnu karaya oturdu. Ağız ve diş sağlığı önemlidir. Nehrin ağzı balık kaynıyordu. İki kolunu da yukarı kaldırdı. Akarsu kollara ayrılıyordu. Kuşun sol kanadı yaralanmış. Uçağın kanatları hasar gördü. Bebeğin dişleri yeni çıkıyor. Testerede hiç diş kalmamış. Yüzüme su damlıyordu. Koltukların yüzü çok kirliydi.

6 SÖZCÜKTE ANLAM MECAZ ANLAM  Sözcüğün gerçek anlamının dışında kullanılmasıyla oluşur.  Daha önce sözcüğün temel ve yan anlamını lastiğe benzeterek; lastiğin ilk haline temel anlam, kopmadan uzayan haline ise yan anlam demiştik.  Şimdi ise bu lastik artık kopuyor; yani gerçek anlamından tamamen ayrılıyor.  İki şekilde yapılır. Benzetme ya da İlgi kurma (Mecaz-ı Mürsel)(Ad aktarması)  Deyim ve atasözlerinin hemen hemen hepsi mecazlıdır.

7 SÖZCÜKTE ANLAM MECAZ ANLAM A. Benzetme Yoluyla: Zayıfın güçlüyle yaklaştırılmasıdır.  Fabrika işçileri karınca gibi çalışkandı. Benzeyen Kendisine Benzetme Benzetme Benzeyen Kendisine Benzetme Benzetme (Zayıf olan) benzetilen Edatı Yönü (Zayıf olan) benzetilen Edatı Yönü (İşçiler karınca değildir, sadece benzetilmiştir, benzetme ilişkisi içinde mecaz anlam oluşturulmuştur.)  Kardeşim su kuşları gibi hiç suyun içinden çıkmazdı.  Öğretmen fırtına gibi içeri girdi.  Mahallemizin yollarını köstebek yuvası gibi kazmışlardı.

8 SÖZCÜKTE ANLAM MECAZ ANLAM NOT:  Karşılaştırılan kavramlar arasında yakınlık veya eşitlik varsa mecaz anlam oluşmaz. Kardeşim de benim gibi çalışkandır.  Mecaz anlam oluşması için bir tarafın mutlaka diğer tarafa üstün bir yanının bulunması gerekir. Hayvanın derisi çelik zırh gibi kalındı.

9 SÖZCÜKTE ANLAM MECAZ ANLAM NOT:  Benzetmelerin hepsinde karşılaştırma da vardır.  “tan,ten,dan,den” ekleriyle de benzetme yapılabilir. Taştan sert yatak/Pamuktan yumuşak eller/Altından kalp.

10 SÖZCÜKTE ANLAM MECAZ ANLAM (Deyim Aktarması): Benzetme amacıyla bir sözün başka bir söz yerine kullanılmasıdır. Temel öğelerden yalnızca biri kullanılır. (Benzeyen-Kendisine Benzetilen) Sadece “kendisine benzetilen” kullanılabilir. Sadece “kendisine benzetilen” kullanılabilir.  Haberleri izlerken içime bir ateş düştü dün gece. kendisine benzetilen(benzeyen:dert, kuşku)  Memleket birbirinden yiğit aslan dolu. kendisine benzetilen(benzeyen:genç, asker)  Şakaklarıma kar mı yağdı, ne var? kendisine benzetilen(benzeyen:ak saçlar)

11 SÖZCÜKTE ANLAM MECAZ ANLAM Sadece “benzeyen” kullanılabilir. Sadece “benzeyen” kullanılabilir.  Söylediğin sözler çaktı bir anda aklımda. benzeyen(kendisine benzetilen:şimşek) benzeyen(kendisine benzetilen:şimşek)  Bulutlar ağlıyordu yurdumun semalarında. benzeyen(kendisine benzetilen:insan)  Gözlerine baktıkça içim akıyordu usulca. benzeyen(kendisine benzetilen:su) benzeyen(kendisine benzetilen:su)  Uçtu gitti gönül uzak diyarlara, dönmez artık. benzeyen(kendisine benzetilen:kuş) benzeyen(kendisine benzetilen:kuş)  Servilerin yol boyunca gezindiği bir şehirdi burası. benzeyen(kendisine benzetilen:insan)

12 SÖZCÜKTE ANLAM MECAZ ANLAM NOT: İnsana ait özelliklerin doğaya aktarılmasıyla da oluşur. Bu durumda ortaya “kişileştirme” çıkacaktır.  Öfkesini haykıran rüzgar yüzümüze doğru çarpıyor. benzeyen benzeyen “Öfke” ve “haykırmak” insana ait özelliklerdir. “Kişileştirme” yapılmıştır.  Hem kibirli hem de görkemli duruyor büyük meşe. benzeyen benzeyen “Kibir” insana ait bir özelliktir. “Kişileştirme” yapılmıştır.

13 SÖZCÜKTE ANLAM MECAZ ANLAM Anlam Aktarmaları: Benzerlikle yapılan mecazlarda; varlıklardan varlıklara, duyulardan duyulara veya kavramlardan kavramlara özellik aktarımı olabilir. 1. Doğadan İnsana Aktarma: Doğaya ait bir özellik insana özgüymüş gibi söylenir. İnsan ve karşı varlık arasında benzerlik ilişkisi kurulur.  Çok sert bir insandır.  Olgun bir çocukmuş.  Tanıdığım en tilki adamdır.  Onun ne yılan olduğunu bilmez miyim?

14 SÖZCÜKTE ANLAM MECAZ ANLAM Anlam Aktarmaları: 2. İnsandan Doğaya Aktarma: İnsana ait bir özellik doğaya özgüymüş gibi söylenir. Karşı varlık ve insan arasında benzerlik ilişkisi kurulur.  Mavi gökyüzü uyanmış sanki gözlerinde.  Dağın yamaçları doğrulmuş bakıyordu bize.  Ağlayan bulutlar kalmadı artık buralarda.  Ağaçlar yorgun düşmüş dallarını taşımaktan.

15 SÖZCÜKTE ANLAM MECAZ ANLAM Anlam Aktarmaları: 3. Doğadan Doğaya Aktarma: Doğaya ait bir özellik yine doğaya aktarılır. Varlık arasında benzerlik ilişkisi kurulur.  Dut ağacının meyveleri adeta gökten damlıyordu.  Kızıla çalmıştı su adeta yanıyordu.  Yerden havalanan poşet kanatlanıp uçtu gitti.  Rüzgar o kadar hızlı esiyor ki yüzümü yakıyordu.

16 SÖZCÜKTE ANLAM MECAZ ANLAM Anlam Aktarmaları: 4. Duyular Arası Aktarma: Bir duyu organına ait bir özellik başka bir duyu organının algılayabileceği biçimde söylenirse aktarma oluşur.  Sıcacık bir merhabayla karşıladı bizi. Dokunma Duyma  Tatlı bir söz söylemesini bekliyorduk. TatmaDuyma  Bakışlarındaki soğukluk bizi korkutmuştu. Görme Dokunma Görme Dokunma  Acı bir fren sesiyle irkildik hepimiz. Tatma Duyma  Mutfaktan sert bir koku geliyordu. Dokunma Koklama Dokunma Koklama

17 SÖZCÜKTE ANLAM MECAZ ANLAM Anlam Aktarmaları: 5. Somuttan Soyuta Aktarma: Somut anlamlı sözcükler soyut bir kavramı karşılamak üzere kullanılırsa aktarma meydana gelir.  Gerçekten kuru bir anlatımı vardı.  Konuşmacı sert bir üslupla konuşmasına devam etti.  Anne olduğunu öğrenince tatlı hislerle doldu.

18 SÖZCÜKTE ANLAM MECAZ ANLAM B. Ad aktarması (Mecaz-ı Mürsel) Yoluyla: Benzetme amacı taşımadan; parça-bütün, iç-dış, neden-sonuç, sanatçı-yapıt, yer, bölge-insan, soyut-somut ilişkileriyle, bir sözcüğün başka bir sözcük yerine kullanılmasıdır. Parça – Bütün İlgisi:  Karşımızda duran yüz birçok acıya göğüs germişti.  Dergide çalışan usta kalemlerden biridir.  Okula tırnaklarını kesmeden gitme.  Yarışmadaki en hızlı yelken onunki.  Müşteri şikayetleriyle karşı masa ilgileniyor.

19 SÖZCÜKTE ANLAM MECAZ ANLAM B. Ad aktarması (Mecaz-ı Mürsel) Yoluyla: İç – Dış İlgisi:  Tencere pişmeden ocaktan indirmişsin.  Donduk sobayı yak artık.  Salça kazanı kaynadı söndürelim mi?  İçeriye ayağını çıkar da gir.  Bütün tabağı tek başına yemişsin.  Şişeyi bir dikişte bitirebildi.

20 SÖZCÜKTE ANLAM MECAZ ANLAM B. Ad aktarması (Mecaz-ı Mürsel) Yoluyla: Neden - Sonuç İlgisi:  Yanaklarından yere hüzün damlıyordu.  İyilikleriyle insanlara rahmet dağıtıyordu.  Bu kurak topraklara bereket yağıyordu.  Doğan her bebek umut haykırıyor gökyüzüne.  Unicef Afrika’ya dostluk getiriyor her yeni kargosuyla.

21 SÖZCÜKTE ANLAM MECAZ ANLAM B. Ad aktarması (Mecaz-ı Mürsel) Yoluyla: Sanatçı – Yapıt İlgisi:  Yaşar Kemâl’i mutlaka okumalısın.  Kitap okurken genelde Mozart dinlerim.  Halk edebiyatında Yunus Emre okuduk.  Öğretmenimiz tatilde Sait Faik’i bitirmemizi istedi.  Mustafa Sandal’ı dinledi bütün yaz boyunca.  Sergiden sonra bir Bedri Baykam satın aldım.

22 SÖZCÜKTE ANLAM MECAZ ANLAM B. Ad aktarması (Mecaz-ı Mürsel) Yoluyla: Yer, Bölge - İnsan İlgisi:  Az önce eve haber verdim.  Güneşin ilk ışıklarıyla köy uyandı.  Eve giderken amcamdan biraz meyve alalım.  Dünya çalışırken tembellik etmek nasıl bir duyarsızlıktır?  Maçtan sonra Türkiye ayağa kalktı.  Bugün Batı dikkatle izlenmelidir.

23 SÖZCÜKTE ANLAM MECAZ ANLAM B. Ad aktarması (Mecaz-ı Mürsel) Yoluyla: “Soyut – Somut” “Somut – Soyut” İlgisi:  Bütün gönüller kurtuluş için bir olmuştu.  Bu işi başarmak için kalbini vermelisin.  Savaşları kazanmak yürek meselesidir.  İnsanlık her zaman kazanacaktır.  Her insan kafasıyla doğruya ulaşır.

24 SÖZCÜKTE ANLAM MECAZ ANLAM B. Ad aktarması(Mecaz-ı Mürsel) Yoluyla: Varlık – İşlev, Amaç İlgisi:  Güneş alan bir evde oturmak istiyoruz.  Ay perdeden içeri sızıyordu.  Hiç kimse zili duymamış.  Dün akşam yemeğe çıktılar.

25 SÖZCÜKTE ANLAM MECAZ ANLAM Mecazlı Anlatım Sanatları: Kinaye(Değinmece): Sözcüğün mecaz anlamı vurgulanmak istenirken, hem gerçek hem mecaz anlamı düşündürülecek biçimde kullanılırsa “Kinaye” oluşur. Karşıdakini incitmeden hafifçe alaya alma amacı güdülür. Deyimlerde ve atasözlerinde kinayeli anlatıma örnek çokça bulunur.  Onu işe almam için kıvranıp duruyordu.  Gerçekte asıl işi göz boyamak onun.  Bu yolu el ele vererek aşabiliriz.  Attığı taş gerçekten baş yaracak cinstendi.  Yaptıklarından sonra gelip önümde eğilmesini istiyorum.

26 SÖZCÜKTE ANLAM MECAZ ANLAM Mecazlı Anlatım Sanatları: Tariz(Dokundurma): Birini küçük düşürmek veya biriyle alay etmek maksadıyla, bir sözün anlamının tam tersini vurgulamaktır.  İşteki ustalığından ne kadar beceriksiz olduğunu anladık.  Böyle sağlam bir dostun varsa düşmana ihtiyacın yoktur.  O kadar güvenilir ki onun nöbetinde banka soyuldu.  Çalışkan olduğu için ödevlerini iki hafta geç teslim etti.  Ne kadar iyi bir şoför olduğu arabanın üstündeki değişik boyalardan belli.

27 SÖZCÜKTE ANLAM MECAZ ANLAM Mecazlı Anlatım Sanatları: Mübalâğa(Abartma): Bir durumun özelliğinin olduğundan büyük veya küçük gösterilmesidir.  Göz yaşları umman oldu akıyor.  Gönlümde iğne başı kadar değeri kalmadı.  Anlattıklarını dinlerken yerin dibine girdim.  Aniden karşıma çıkınca aklımı aldı.  Seni dünyalar kadar seviyormuş.  Bit kadar adamsın neyine güveniyorsun?

28 SÖZCÜKTE ANLAM MECAZ ANLAM Mecazlı Anlatım Sanatları: Dolaylama: Tek sözcükle anlatılabilecek bir durumu, anlatıma renk katmak amacıyla birden fazla sözcükle anlatmaktır.  Gelirken derya kuzularını unutma.(balık)  Askerler delikli demiri ateşlediler.(tüfek)  Ölüm meleği erken yaşta yakaladı onu.(Azrail)  Bu yıl beyaz altın bakımından verimliydi.(pamuk)  File bekçisi üzerine düşeni yaptı.(kaleci)  Yavru Vatan Avrupa’da tanınmalı.(Kıbrıs)  İşçiler kara elmas diyarından ayrılıyordu.(kömür)

29 SÖZCÜKTE ANLAM MECAZ ANLAM Mecazlı Anlatım Sanatları: Somutlama: Soyut kavramların daha rahat anlaşılması için somut kavramlarla anlatılmasına denir.  Onun ne keçi olduğunu bilmez misin?  Dün akşam beni gerçekten çok kırdın.  Anlatılanları duyunca küplere bindi.  Yaptıklarından sonra diken üstünde oturuyor.  Borsada kaybettiğimi duyunca bana ateş püskürdü.

30 SÖZCÜKTE ANLAM DEYİM ANLAM Bir duyguyu, bir düşünceyi daha ilgi çekici, rahat anlaşılır ve özel bir şekilde anlatabilmek için en az iki sözcükle oluşturulan çekimli söz öbekleridir. Zaman ve şahsa göre şekillenebilirler. Kısa ve genellikle mecazlı anlatıma sahiptirler.  Sakın burnunu her işe sokma.  Boyundan büyük işlere kalkışmamalısın.  Kafa kafaya verip bu işi çözmemiz lazım.  Yılan gibi adam her taşın altından o çıkıyor.  Bekleye bekleye kök saldım burada.

31 SÖZCÜKTE ANLAM DEYİM ANLAM Deyimlerde farklı oluşumlar vardır: Deyimlerde farklı oluşumlar vardır: Eylemsiz deyimler: Allah bana ben de sana. Soru türünde deyimler: Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu? İstek türünde deyimler: Az ye de uşak tut. (Emir yapılı) Mecazsız deyimler: Çoğu gitti, azı kaldı. Ünlem şeklinde deyimler: Gel keyfim gel. Basit cümle şeklinde deyimler: Bana göre hava hoş. Eksiltili cümle şeklinde deyimler: Ekmek elden su gölden.

32 SÖZCÜKTE ANLAM DEYİM ANLAM Deyimlerde farklı oluşumlar vardır: Deyimlerde farklı oluşumlar vardır: Birleşik cümle şeklinde deyimler: Ateşe atsan duman vermez. Sıralı cümle şeklinde deyimler: Bal dök yala. İç cümle şeklinde deyimler: Allah: “Yürü ya kulum.” demiş. Cümle şeklinde deyimler: Eski çamlar bardak oldu. Devrik cümle şeklinde deyimler: Ayıptır söylemesi. Ad ya da Sıfat tam. şekl. deyimler: Göbek havası-Püsküllü bela İkileme ya da farklı biç. deyimler: Gizli kapaklı-ha babam ha

33 SÖZCÜKTE ANLAM ATASÖZLERİ Bir düşünceyi anlatmak, öğüt ve ders vermek amacıyla halkın deneyimleri neticesinde ortaya çıkmış, kalıplaşmış, değiştirilemez, çoğu zaman mecazlı yargı cümleleridir.  Ağlamayan çocuğa meme vermezler.  Akıllı düşman, akılsız dosttan hayırlıdır.  Az söyle, çok dinle.  Unutma ata arpa, yiğide pilav.  Alma mazlumun âhını, çıkar aheste aheste.

34 SÖZCÜKTE ANLAM ATASÖZLERİ Atasözlerinin farklı oluşumları vardır: Atasözlerinin farklı oluşumları vardır: Mecazsız atasözleri: Bugünün işini yarına bırakma. Mecazlı atasözleri: Denize düşen yılana sarılır. Eylemsiz atasözleri: Para dediğin el kiri. Soru şekl. atasözleri: Altın leğenin kan kusana ne faydası var? İstek şeklinde atasözleri: Az söyle çok dinle.(emir yapılı) Basit cümle şekl. atasözleri: Acele işe şeytan karışır. Birleşik cümle şekl.: Allah verirse el getirir,sel getirir,yel getirir.

35 SÖZCÜKTE ANLAM ATASÖZLERİ Atasözlerinin farklı oluşumları vardır: Atasözlerinin farklı oluşumları vardır: Sıralı cümle şekl.: Adamak kolay, ödemek güçtür. İç cümle şekl.: “Atım tepmez, itim kapmaz.” deme. Eksiltili cümle şekl.: Aslan postunda, gönül dostunda... Devrik cümle şekl.: Besle kargayı oysun gözünü. Not: Söz öbekleri, karşılaşılan özel bir durumu özel bir şekilde anlatmak için kullanılırsa deyim; bir öğüt vermek, ders çıkarmak için kullanılırsa atasözü olarak değerlendirilir.  Olmayacak duaya amin denilmez.(atasözü)  Sen, olmayacak duaya amin diyorsun.(deyim)

36 SÖZCÜKTE ANLAM VECİZELER(ÖZDEYİŞLER) Söyleyeni belli olan derin anlam içeren özlü söz gruplarıdır. Söyleyeni belli olan derin anlam içeren özlü söz gruplarıdır.  Yurtta barış, dünyada barış.(Atatürk)  Olmaya devlet dünyada, bir nefes sağlık gibi.(Kanuni)  Düşünüyorum, öyleyse varım.(Descartes)  Tek bir mutlak vardır, o da mutlak olmadığıdır.(A.Comte)

37 SÖZCÜKTE ANLAM TERİM ANLAM Sözcük; eğer bilimle, meslekle, teknikle, sporla ve sanatla ilgili özel veya belirli bir kavramı karşılamak üzere kullanılırsa “terim anlam” oluşur.  Şiirin uyaklarını bulmaya çalıştık.  Üçgenin iç açılarının toplamı dir.  Dokulardaki bozukluklar genlerden geliyor.  Elimdeki notalar yanlış olduğu için solfej hatalı oldu.  Diğer perdeden sonra dekoru değiştireceğiz.

38 SÖZCÜKTE ANLAM EŞ ANLAM Yazılışları ve okunuşları farklı, anlamları aynı olan sözcüklerdir. Eş anlam oluşturan sözcükler cümlede birbirleri yerine geçebilirler, anlamda bir bozulma olmaz.  Öğretmen/muallim öğrenciye/talebeye seslendi.  Kullandığın sözcüklere/kelimelere dikkat etmelisin.  Tüm çocuklar okula/mektebe gitmelidir.  Soruların/suallerin tamamına doğru yanıt/cevap verdi.  Paltosunun altından kara/siyah ellerini gördüm.

39 SÖZCÜKTE ANLAM ZIT ANLAM Cümlede, birbirlerine karşıtlık oluşturacak şekilde kullanılabilen veya kullanılabilme ihtimali olan sözcüklerdir.  Çanta gerçekten çok ağırmış/hafifmiş.  Evin güzel/çirkin bir bahçesi vardı.  Yemekte tatlı/acı bir içki ikram edildi.  Saraydaki büyük/küçük şamdanlara benziyor.  Arabayı daha hızlı/yavaş sürmelisin.

40 SÖZCÜKTE ANLAM YAKIN ANLAM Anlamca birbirine çok yakın; ancak cümlede birbirleri yerine kullanılamayan sözcüklerin oluşturduğu anlamdır.  Gülüşü/kahkahası bizi büyülemişti.  Bu konuyu ona anlatmaya(tan) çekiniyorum/kaçınıyorum.  Çok sıkılgan/utangaç birisidir.  Bana gücendiğini/küstüğünü söyledi.  Dün duvara çarptığım yer sızlıyor/ağrıyor.

41 SÖZCÜKTE ANLAM GENEL VE ÖZEL ANLAM Aynı türden kavramları topluca karşılayan sözcüklere genel; kavramları tek tek karşılayan sözcüklere ise özel anlamlı sözcükler denir.  Varlık Canlı Bitki Çiçek Gül En Genel En Özel  Van kedisi Kedi Hayvan Canlı Varlık En ÖzelEn Genel

42 SÖZCÜKTE ANLAM YANSIMA ANLAMLI SÖZCÜKLER Doğada bulunan seslerin insanlarca tekrar edilmesiyle yansıma sözcükler oluşur.  Güm, pat, çat, şır, gür, hır, miyav, tak, hor, şangır, fıs…  Dışardan bir gürültü geliyor.  Suyun şırıltısı her yanı kaplamıştı.  Üst kattaki patırtılar herkesi rahatsız ediyor.  Horultusu bütün evi sarmıştı.  Balon öyle bir patladı ki herkes irkildi.  Kedi elimdekileri kapmak için şirin şirin miyavlıyor.

43 SÖZCÜKTE ANLAM SESTEŞ (EŞSESLİ) SÖZCÜKLER Yazılışları ve okunuşları aynı, anlamları farklı olan sözcüklerdir.  Yüz/Yüz- Diz/Diz- Saz/Saz Çay/Çay Boy/Boy  Açıklarda yüzmek hoşuma gidiyor.  Ellerini yüzüne doğru götürdü.  Dizlerinin üstüne çöküp oturdu.  Taşları yolun kenarına dizdiler.  Bir bardak daha çay içip kalkalım.  Çayın kenarında hep beraber piknik yaptık.

44 SÖZCÜKTE ANLAM SOMUT VE SOYUT ANLAM Somut Anlam: Beş duyu organımızdan herhangi biriyle veya gelişmiş teknolojik aletlerle algılanabilen varlıkları karşılayan sözlüklerin oluşturduğu anlamdır.  Rüzgâr, ışık, bakteri, çığlık, tatlı, koku, bulut… Soyut Anlam: Beş duyu organımızdan herhangi biriyle veya gelişmiş teknolojik aletlerle algılanamayan varlıkları karşılayan sözcüklerin oluşturduğu anlamdır.  Korku, melek, sevgi, heyecan, bilgi, hayâl, rüyâ...

45 SÖZCÜKTE ANLAM NİTEL VE NİCEL ANLAM Nitel Anlam: Miktar olarak belirlenemeyen, ölçülemeyen, sayılamayan ve sayısal olarak azalıp çoğalamayan kavramları karşılayan sözcüklerin oluşturduğu anlamdır.  Genç, güzel, yeni, çekici, eşsiz, korkunç, sıkıcı… Nicel Anlam: Miktar olarak belirlenebilen, ölçülebilen, sayılabilen ve sayısal olarak azalıp çoğalabilen kavramları karşılayan sözcüklerin oluşturduğu anlamdır.  Sıcaklık, yükseklik, büyüklük, hız, derinlik...


"TÜRKÇE DİL BİLGİSİ DERSLERİ. SÖZCÜKTE ANLAM  Dil, insanların iletişim kurmasını sağlayan bir araçtır.  İnsanlar, işaretler, semboller ve sesler aracılığıyla." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları