Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Kentleşme dar anlamda,kent sayısının ve kentlerde yaşayan nüfusun artması demektir. Kentsel nüfus köyden kente göçlerle artar.Gelişmekte olan ülkelerde.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Kentleşme dar anlamda,kent sayısının ve kentlerde yaşayan nüfusun artması demektir. Kentsel nüfus köyden kente göçlerle artar.Gelişmekte olan ülkelerde."— Sunum transkripti:

1

2 Kentleşme dar anlamda,kent sayısının ve kentlerde yaşayan nüfusun artması demektir. Kentsel nüfus köyden kente göçlerle artar.Gelişmekte olan ülkelerde kentleşme bu şekilde nüfus akınları halinde gerçekleşir. Fakat kentleşme yalnızca nüfus hareketi bağlamında düşünülmemelidir. Kentleşme, aynı zamanda o toplumda ekonomik ve toplumsal yapıyla da ilişkilidir.Bu nedenle kentleşmeyi tanımlarken o nüfus hareketini yaratan toplumsal ve ekonomik değişmelere de yer vermek gerekir.Bu şekilde düşünürsek kentleşme, “sanayileşmeye ve ekonomik gelişmeye koşut olarak kent sayısının artması bugünkü kentlerin büyümesi sonucunu doğuran, toplum yapısında artan oranda örgütleşme, işbölümü ve uzmanlaşma yaratan, insan davranış ve ilişkilerinde kentlere özgü değişikliklere yol açan bir nüfus birikim süreci” olarak tanımlanabilir.

3 Kentleşme nedenleri biri diğerinden etkilenen nedenler olarak, ekonomik, teknolojik, siyasal ve psiko-sosyolojik nedenler şeklinde sınıflandırılır. EKONOMİK NEDENLER: Kentleşmenin ekonomik nedenlerinde daha çok kentlerin sunduğu ekonomik üstünlüklerin fazla oluşu karşımıza çıkar. Özellikle az gelişmiş ülkelerde,tarımın verimliliği ve kişi başına düşen tarımsal gelir, köylüyü köyünde tutmaya yetmeyecek kadar düşüktür. Gerek bu yetersiz gelirin, gerekse toprak iyeliğinin dengesiz dağılımı, tarım topraklarının çok parçalanmış olması, iklim koşulları ve toprak aşınması, bu itici etmenleri güçlendiren nedenlerdir. Örneğin, Türkiye de sözü edilen bütün koşulların, tarımdaki verimi azaltmak suretiyle, kentleşme hızını geniş ölçüde etkilediği görülmektedir”

4 TEKNOLOJİK NEDENLER: Sanayi devriminin getirdiği değişikliklerle beraber kentleşmenin hızlanması teknolojik gelişmelerle mümkün olmaktadır. Buhar gücü nüfusun fabrikalar yakınında birikmesine yol açmıştır.Elektrik enerjisinin sanayide artan oranda kullanılması kentlerde hızlı biçimde nüfusun yoğunlaşmasına etkide bulunmuştur. Bunun gibi hidroelektrik santrallerde kentlerin gelişmesi ve yaygınlaşmasında büyük rol oynamıştır. Hızla gelişen teknolojiyle birlikte iletişim ve bilgisayar teknolojisindeki ilerlemenin kentleşmeyi nasıl etkileyeceğini zaman göstermektedir.

5 SİYASAL NEDENLER: Çeşitli düzeyde verilen siyasal kararlar, hukuk kurumlarından bazıları ve kentlerdeki yönetim yapısının özellikleri,kentleri özendirici nitelik kazandırmaktadır. Köylerde tarım topraklarının parçalanması sonucu mirasçılardan yalnız biri tarafından toprağın bütünün yada büyük kısmının elinde tutulduğu kapalı veraset sisteminde, diğer çocuklar ya kendilerine özel çiftlik satın almak yada başka çiftlikte işçi olarak çalışmak zorunda kalacaklardır. Bu noktada kentin olumlulukları cazip olmaktadır.

6 Şehir Planlama mesleğinin konusu en genel anlamda, ülke düzeyinden yerel ölçeğe kadar her türlü yerleşmede mekansal gelişmelerin bir plan çerçevesinde biçimlenmesine katkıda bulunmaktır. Şehir plancısı, planlı gelişmenin sağlanması için, yerleşmelerin değişiminde etkili olabilecek mekansal, sosyal, demografik, ekonomik ve teknik verilerle estetik, kültürel, ekolojik etmenleri birlikte değerlendirerek, geleceğe yönelik amaç ve hedefleri koyan, uygulama araçlarını ve süreçlerini tanımlayan, karar vericilere alternatif öneriler oluşturan ve bunların uygulanmasında rol alan uzmandır. Şehir planlama, niteliği gereği kamu ve toplum yararını esas alan bir kamu hizmetidir. Şehir plancısı gerek kamu sektöründe, gerekse özel sektörde kamu hizmeti veren bir uzmandır.

7 Şehir plancıları, belediyelerde, Devlet Planlama Teşkilatı, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Çevre ve Orman Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı gibi kamu kuruluşlarında karar verme, araştırma, planlama, onama ve uygulama süreçlerinde çeşitli konumlarında görev almaktadırlar. Serbest çalışan şehir plancıları, başta İller Bankası ve her ölçekte belde ve belediyeler olmak üzere yukarıda sayılan bakanlıklara bağlı idareler tarafından ihaleye çıkarılan plan-proje hizmetlerinin yapım ve uygulama süreçlerinde yüklenici, proje yöneticisi, proje koordinatörü, danışman vb. görevler alabilirler.Devlet Planlama Teşkilatı Bayındırlık ve İskan BakanlığıKültür ve Turizm BakanlığıÇevre ve Orman BakanlığıSanayi ve Ticaret Bakanlığıİller Bankası

8 Şehir plancıları, planlama işinin niteliğine göre, planlama hizmetlerinin çeşitli aşamalarında mühendislik, ekonomi, toplum ve yönetim bilimlerinden uzmanlarla bir arada çalışabilmektedirler. Plancıların işlevi, çeşitli disiplinlerden aldıkları verilerin sentezini yaparak ve bunlar arasındaki ilişkileri bütüncül olarak kavrayarak, sorunları tanımlamak ve olası çözümlere dair alternatif süreçleri tasarlamaktır.

9 Şehir yapısının kalitesi, insan sağlığı için temeldir. Bugünün şehirlerindeki birçok problem fakirlik, eşitsizlik,kirlilik,işsizlik, işe mallara ve hizmetlere erişim zorlukları, toplumsal bağlılığın azlığı, konut ve diğer alanlardaki düşük kaliteyle ilgilidir. Sağlıklı şehir yaklaşımındaki amaç, şehir planlama prensiplerinin sağlıklı şehirler yaklaşımıyla arasında yakın ilişkiler bulunduğunu göstermek ve şehir planlamasını yeniden sağlık ve hayat kalitesine odaklamaktır.

10 Sağlıklı bir yaşam tarzı Sosyal birlik Konut kalitesi İş Ulaşılabilirlik Beslenme Emniyet Eşitlik Hava kalitesi Su ve kanalizasyon Toprak ve katı atıklar Global iklim

11 Daha çekici, güvenli ve kullanışlı çevrelerin yaratılarak insanların işyerlerine, marketlere,okullara ve diğer lokal yerlere yürüyerek yada bisikletle gitmelerinin teşvik edilmesi. Geliştirme planlarında yeterli dinlenme imkanlarının yaratılması ve bunların toplum içinde eşit bir şekilde dağıtılması ve buralara ulaşımın uygun bir şekilde sağlanması.

12 Sosyal birlik, insanların gayri resmi olarak tanışabilecekleri güvenli ve nüfuz edilebilen doğal sosyal alanların inşası ile kolaylaştırılabilir. Şehir merkezlerinin ve ticari ortamların ve yerleşim yerlerinin ortak kullanımı sosyal imkanları arttıracaktır.

13 Yeterli barınma alanı ve buna bağlı olarak uygun temel hizmetlerin varlığı esastır. Sağlık, eğitim ve dinlenme alanları gibi toplumsal kullanım için uygun yerler planlanmalıdır.

14 Ekonomik yenileme stratejileriyle bağlantılı olan şehir planlamalarının ticaretler imkanlarını çekici kılarak ve iş alanında çeşitliliği arttırarak ve aynı zamanda lokal iş imkanlarını koruyarak yardımcı olabilir. Yerel iş imkanlarının oluşturulması daha kısa ulaşım mesafelerine imkan sağlayarak, ulaşım emisyonlarını azaltabilir.

15 Farklı ulaşım imkanları tercihini yaratmak, özellikle de yayalar için, bisiklet sürücüleri için ve toplu taşıma ile yerel tesislere ulaşımı kolaylaştırmak. Güvenli ve çevre dostu yaya ve bisiklet yollarını güçlendirmek ve trafik konusunda önlemler alarak, trafiği yavaşlatmak, sakinleştirmek ve insanların oturduğu semtlerde araç hızını düşürmek.

16 Pazarlar, paylaşımlar, küçük çaplı işletmeler ve şehir ziraat alanları, düşük gelirli kesimlere kendi gıdalarını üretme imkanı verebilir. Şehir planlamasıyla yerel gıda üretimi için imkan sağlanabilir ve küçük çaplı alanları koruyarak destek verebilir. Şehir planlaması aynı zamanda lokal merkezlerde alışverişi tesislerini çeşitlendirerek şehir dışındaki büyük süpermarketlere olan bağımlılığı azaltabilir.

17 Daha güvenli bir çevre için anahtar konular trafik hızının yavaşlatılarak, yaya ve bisiklet sürücülerine öncelik vermektir. İkametgah alanlarının ve ticari alanların detaylı bir şekilde tasarlanıp planlanması kamu alanlarında doğal bir gözetim yaratacak ve bu sayede korku ve suç vakaları azalacaktır.

18 Planlama sistemi sosyal imkanlar ve düşük fiyatlarla barınma olanakları sağlayabilir, iş imkanlarına erişimi kolaylaştırabilir. Lokal alanlarda güvenlikle ilgili iyileşmeler farklı bölgelere erişimi kolaylaştırabilir. Karşılıklı desteğin var olduğu sosyal ortamlar yukarda sayılanlarla sağlanabilir ve bu sayede bir topluluk bilinci doğup, güçlenebilir.

19 Planlama, enerji etkin binaların desteklenmesi, kirlilik yaratan sanayi alanlardan konut alanlarının ve diğer yoğun nüfuslu alanların ayrılmasıyla yardımcı olabilir. Daha az kirlilik yaratan toplu taşıma şekilleri, ulaşım bilinci kampanyalarıyla sürdürülebilir ulaşım imkanlarının arttırılması ve trafiğin sağlık üzerindeki etkileri hakkında daha fazla bilgi verilmesi yararlı olabilir.

20 Yerleşik alanlardan su alınması, bu suyun arıtılması ve tekrar toprağa verilmesi gibi yaptırımlar yaratılabilir. Su yun kalitesinin muhafaza edilmesi sağlığı koruma adına büyük bir öneme sahiptir.

21 Geri dönüşümlü ve yenilenebilir materyallerin mümkün olduğunca inşaat prosesinde kullanılması. Şehirlerde gıda üretimi için kullanılabilecek açık alanların ve yerel bölgelerin korunması. Atık yönetimi sistemiyle çevre sağlığına büyük katkıda bulunulabilir.

22 Şehir planlaması iklim problemlerine, fosil yakıtlardan kaynaklanan kirliliğin ve buna ek olarak enerji etkilerinin hesaplanmadığı inşaat alanları ve binaların kullanımıyla ilgili konuların göz ardı edildiği politikalara katılmayarak yardımcı olabilir.

23 Yüksek kalitede temiz ve güvenli bir fiziki çevre Şu an istikrarlı olan ve uzun vadede de böyle devam eden bir ekosistem Güçlü, karşılıklı destekleyici ve istismarcı olmayan bir toplum Hayatları etkileyecek kararlara katılımcı ve bu kararları kontrol eden bir toplum Şehrin tüm insanları için temel ihtiyaçların karşılanması Farklı deneyim ve kaynaklara erişim, haberleşme imkanı Çok yönlü, canlı ve yenilikçi şehir ekonomisi Herkesin kullanabileceği seviyede kamu sağlığı ve tıbbi hizmetler sağlama Yüksek seviyede pozitif sağlık ve düşük seviyede hastalık

24 A- Doğal Çevre Sorunları: Plansız kentleşme ve kaçak yapılaşma öncelikle fiziksel çevre sorunlara yol açar, bu alanlarda yaşanan sorunları arttırır. Çevre kirliliğine yol açar. Çevre kirliliği; içme ve kullanma su kaynaklarının kirlenmesi, hava kirliliği, toprak kirliliği, gürültü kirliliği, ekolojik dengenin bozulması olarak düşünülebilir. B- Tarihi-Kültürel Çevre Sorunları: Plansız kentleşme ve kaçak yapılaşmanın yol açtığı, diğer bir ana sorun da Tarihi-Kültürel alanlarda yaşanan tahribat, yok olma gibi sorunlar olarak özetlenebilir. Bu duruma bir örnek olarak imar planı bulunan ve bu plan ile tarihi kültürel mirasımızı günümüze taşıyan alanlar (Antik kent ve mezarlık anıtlar, Cami, kiliseler, kaleler, sivil mimarlık örnekleri, doğal parklar, Milli parklar... vb.) gibi koruma altına alınmış, çevresi ile bütünleşmesi için bir düzenleme getirilmiş alanlarda kaçak yapılaşma ile tarihi ve kültürel mirasımızın yok olması hızlanmak-tadır.

25 C- Sosyoekonomik Çevre Sorunları: Plansız kentleşme ve kaçak yapılamanın yarattığı ana sorunlardan bir diğeri toplum yapısında yarattığı “Sosyal-Ekonomik Çevre Sorunları” olarak bir ana başlıkta toplanabilir. Plansız gelişen konut alanlarında bir nüfus kestirimi yolu ile yaşayacak nüfus ve bu nüfus için gerekli sosyal ve teknik altyapı alanlarının planlanmamış olması toplumun sosyal yapısında birtakım sorunlara yol açar. Plansız alanlarda nüfusun ekonomik faaliyetlerini yerine getireceği çalışma fonksiyonları yetersiz yada bulunmadığı için ekonomik yaşantıda sorunlar ortaya çıkmaktadır. D- Görsel Çevre Sorunları: Plansız kentleşmenin oluşturduğu doğal kültürel alanlardaki düzensizlik ve karmaşa, çarpık kent mekanları, düzensiz sokak yapılaşma türleri, insan gözüyle incelendiğinde, olumsuz etkiler bırakılacağı da muhakkaktır. Şehirlerin gelişmişlik, temizlik ve düzeni ile tarihi, kültürel değerlerin korunması yabancı insanlar göz önünde bir toplumun aynası olduğuna göre plansız kentleşme ve kaçak yapılaşmanın oluşturduğu sorunların bu açıdan bir GÖRSEL ÇEVRE SORUNU olduğu ortaya çıkar.

26

27 Eskişehir Yolu, Ankara'yı Temelli ve Polatlı üzerinden Eskişehir'e bağlayan önemli devlet yollarındandır. Yol aynı zamanda yine Polatlı üzerinden İzmir'e geliş-gidişler için kullanılmaktadır. Otoyola yakın bir altyapısı vardır. Eskişehir Yolu'nun şehir merkezi ile Ankara çıkışı arasında kalan kısmı çok sayıda devlet binası ile tanınmıştır. Sayıştay, Dışişleri Bakanlığı, Milli Kütüphane, Hazine Müsteşarlığı, Dış Ticaret Müsteşarlığı ve MGK binası bunlardan en çok bilinenleridir.AnkaraTemelliPolatlıEskişehirİzmirOtoyolaSayıştayDışişleri BakanlığıMilli KütüphaneHazine MüsteşarlığıDış Ticaret MüsteşarlığıMGK Eskişehir Yolu ve çevresi Ankara'nın yeni ve zengin semtleri ile çevrelenmiştir. Beysukent, Çayyolu, Ümitkent, Bilkent örneklerinde olduğu gibi.BeysukentÇayyoluÜmitkentBilkent 2006 yılı itibariyle yol üzerinde metro hattı inşaatı sürmektedir.metro Eskişehir Yolu'nda çok sayıda üniversite kampusu de bulunmaktadır: Hacettepe Üniversitesi, ODTÜ, Bilkent, Başkent Üniversitesi kampusları. Hacettepe ÜniversitesiODTÜBilkentBaşkent Üniversitesi Yol artan trafiği ile de dikkat çekmektedir. Yol çevresindeki yerleşimlere ek olarak şehirlerarası trafik de buradan geçmektedir. Ayrıca Etimesgut ve Sincan semtleri de kısmen bu yoldan yararlanmaktadır. Yol Ankara Çıkışı'nda Çevre Yolu'na bağlanmaktadır.Etimesgut Sincan

28 Konya Yolu, Ankara'nın birkaç ana çıkış yolundan biridir. Resmi kayıtlarda Mevlana Bulvarı olarak anılmaktadır. Şehrin içinde kalan kısmı AŞTİ'den başlayarak Gölbaşı'na kadar devam eder. Yol ORAN, Balgat, Çukurambar gibi semtlerin de çıkış yoludur. Yoğun trafiğine rağmen son dönemde yapılan alt ve üst geçitler ile daha modern bir görünüme kavuşmuştur. Konya Yolu aynı zamanda Gölbaşı'na gelmeden Dikmen ve İncek semtlerine bağlanmaktadır. Konya ve Adana'ya giden devlet karayollarının başlangıcı Konya yoludur. Ankara'nın diğer ana çıkış yolları şunlardır: Eskişehir Yolu, Çankırı-Samsun Yolu, İstanbul Yolu.AnkaraMevlana BulvarıAŞTİGölbaşıORANBalgatÇukurambarDikmenİncekEskişehir YoluÇankırı-Samsun Yoluİstanbul Yolu Yol Gölbaşı'nda Çevre Yolu ile birleşir.

29 Rüzgarlı sokak, Ankara'nın Ulus semtinde bulunan bir sokaktır. Boya ve dekorasyon ile ilgili aradığınız hemen herşeyi toptancılarından bulmanız mümkündür. Yıllardır Ankara esnafının önemli bir kesimi bu sokakta faaliyet göstermektedir.AnkaraUlussokaktırBoyadekorasyon

30 Tunalı Hilmi Caddesi, Ankara'nın Çankaya ilçesine bağlı Kavaklıdere semtinde bulunan bir caddedir. Caddede mağazalar, restoranlar ve gençlerin daha çok ilgi duyduğu kafeterya tarzı işletmeler vardır. Ankara'da sosyal yaşamın önemli merkezlerinden sayılır. Tunalı Hilmi Caddesi, ismini TBMM üyesi Tunalı Hilmi Bey'den almaktadır. Kuğulu park da bu cadde üstündedir. Ünlü markaların mağazaları bulunur. Caddede trafik tek yönlüdür ve yoğundurAnkaraÇankayaKavaklıdereTunalı Hilmi Bey

31 İstanbul Yolu üzerindedir. Yolu Demetevler ve AOÇ istikametinden gelen yollar keserek kavşak oluşturur. Büyükşehir'in inşa ettiği dev köprüler ile görüntüsü son yıllarda oldukça değişmiştir. Uzun yıllar buluşma ve istikamet tarif noktası olmuştur. Yanı başından Ankara Çayı geçer. Polis Koleji, Atatürk Orman Çiftliği Hayvanat Bahçesi bölgenin bilinen önemli yerleridir İstanbul YoluDemetevlerAOÇAnkara ÇayıAtatürk Orman Çiftliği Hayvanat Bahçesi

32 İstanbul Yolu, Ankara'nın en büyük çıkış arterlerinden biridir. İstanbul istikametinde yaklaşık 35 km. uzanan yolun etrafı sanayi bölgeleri ve mesken alanları ile doludur. Günün her saatinde trafik yoğunluğu olan yol İstanbul devlet yoluna ve otoyola bağlanır. Ayrıca Ankara içinde Yenimahalle, Batıkent, Ostim, Etimesgut, Ayaş, Sincan, Eryaman, Güzelkent, Fatih, Elvankent, Törekent ve diğer semtlerin de Ankara ile bağlantısını sağlar. Atatürk Orman Çiftliği, Hayvanat Bahçesi, Göksu Parkı (Susuz Göl) bu yol üzerindeki önemli görülmeye değer yerlerdendir.AnkaraEtimesgutAyaşSincanEryaman GüzelkentFatihElvankentAtatürk Orman ÇiftliğiGöksu Parkı

33 Altınpark, Altındağ, Ankara'da bulunan yaklaşık m² büyüklüğünde Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne ait bir parktır. Ankara'da Esenboğa Havalimanı yolu üzerinde İrfan Baştuğ Caddesi'nde bulunur. Park bakımı ve güzellikleri konusunda "Doğu Akdeniz'in En Güzel Parkı" unvanını almıştır. Ankara Büyükşehir Belediyesi Anfa Ankara Altınpark İşletmeleri Ltd. Şti. tarafından işletilmektedirAltındağAnkara Büyükşehir BelediyesiEsenboğa Havalimanı

34

35 1933 yılında tarıma ve halka zarar veren hayvanları teşhir amacıyla kurulmuştur. Daha sonra halkın aşırı dikkatini çekmesi üzerine Mustafa Kemal Atatürk tarafından zamanın tarım bakanı Muhsin Erkmen’e modern ve düzenli bir hayvanat bahçesi kurma direktifi verilmiştir. O zamanki adıyla Gazi Terbiye Enstitüsü hocalarından Necdet Pençe projesini çizerek inşaatların yapılmasını sağlamıştır.Bugünkü hayvanat bahçesi 29 Ekim 1940 yılında hizmete açılmıştır 1933Mustafa Kemal AtatürkMuhsin ErkmenGazi Terbiye EnstitüsüNecdet Pençe29 Ekim1940

36

37 Harikalar Diyarı, m 2 'lik kullanım alanıyla Avrupa’nın en büyük parkı.Ankara ili Sincan ilçesine bağlı Fatih Mahallesinde 5 Ekim 2003 tarihinde açılmıştır AvrupaAnkaraSincanFatih Mahallesinde5 Ekim2003 Park içerisinde Go-Kart, Kaykay Pisti, Model Gemi yüzdürme alanı, Model Uçak Pisti, Model Araba Pisti, Halı Sahalar, Basket Sahaları, Mini Golf Sahaları, Masa Tenisi alanları, Tenis Kortları ve 5000 kişilik oturma kapasiteli Nejat Uygur amfi tiyatrosu vardır. Yine parkın içindeki havaza yapılan yapay adada masal kahramanlarının heykellerinin bulunduğu Masal Adası vardırGo-KartKaykayGolfMasa TenisiTenisNejat Uyguramfi tiyatrosu

38

39 Eryaman'da (Etimesgut İlçesi) bir park ismi. Ankara'nın büyük doğal göllerindenden susuz gölü üzerine kuruludur. Lokantalar ve dinlence yerlerinin dışında lunapark eğlenceleri bölümleri de vardır. İstanbul Yolu üzerinde şehir merkezinden 20. km dedir. Ancak şehrin son zamanlarda gelişmesi sayesinde şehir merkeziyle iç içe geçmiştir. Halen açılması beklenen metro hattıyla hem semtin hem de parkın cazibesinin artacağı düşünülmektedir. EryamanEtimesgutAnkara

40

41 Ankara metro ağı, 4'ü yapım aşamasında olmak üzere toplam 6 farklı metro bulunduran bir ulaşım ağıdır. Şuan toplam 23 istasyon bulundurmakta ve 23,1885 km uzunluğundadır. Ankaray:Ankara'nın artan ulaşım talebini karşılamak amacıyla yapımına 7 Nisan 1992 tarihinde başlanan hafif raylı sistem taşıtı Ankaray, 30 Ağustos 1996 tarihinde tamamlanarak AŞTİ-Dikimevi güzergahında hizmete açıldı.Ankara7 Nisan Ağustos 1996AŞTİDikimevi Metro:1997 yılında açılan Ankara Metrosu (yeni inşaatlarla birlikte isminin Ankara Metrosu 1. Aşama olarak kullanımı artış gösterdi) Batıkent-Kızılay istikametinde ulaşım sağlayan, Ankara'nın kullanımda olan metrosudur.1997BatıkentKızılay İnşaat halinde olan metrolar:Kızılay ile Çayyolu semtini birleştiren, yapımına 2003 yılında başlanan ve inşaatı halen devam eden Ankara'nın 3. metrosudur. Bu metronun Metro 1 Kızılay istayonu üzerinden aktarmasız taşıma yapması planlanmaktadır. Kızılay ile Törekent semtini birleştiren, yapımına 2001 yılında başlanan ve inşaatı yasal sorunlar nedeniyle tamamlanamayan Ankara'nın 4. metrosudur. Bu metronun Metro 1 Batıkent istasyonu üzerinden aktarmasız taşıma yapması planlanmaktadır. Tandoğan- Ulus ile Keçiören ilçesini birleştiren, yapımı halen devam eden Ankara'nın 5. metrosudur. Bu metronun Ankaray'ın Tandoğan istasyonu üzerinden aktarmalı taşıma yapması planlanmaktadır.KızılayÇayyolu 2003Kızılay Törekent2001Batıkent

42

43

44 AŞTİ (Ankara Şehirlerarası Terminal İşletmesi) 'nin kısa ismidir. AŞTİ'de giden ve gelen otobüslerin durdukları yer ayrıdır. Terminal iki katlı yapılmasıyla; gelen ve giden otobüslerin aynı yerde bulunmasıyla meydana gelecek kargaşa ortamı önlenmiştir. AŞTİ'de bulunan Ankaray sayesinde şehir dışından gelen insanlar Ankara'nın çeşitli bölgelerine kolaylıkla ulaşabilmektedirler.Ankaray

45

46 Esenboğa Havalimanı 1955 yılında kurulmuştur. Ankara şehir merkezine 28 kilometre uzaklıkta olup, ulaşım otobüs ve taksi ile sağlanabilmektedir.1955Ankarakilometre Uluslararası Havacılık Teşkilatı'nın yaptığı sınıflandırmaya göre CAT II niteliklerine sahiptir. Toplam m2'lik kurulu alanı bulunan Hava Limanında 7.500m2'lik iç hatlar terminali ile m2'lik dış hatlar terminali bulunmaktadır. Uluslararası Havacılık Teşkilatı Hem iç hem de dış hatlar terminal binalarının yapımı ve işletimi için özel sektöre olanak sağlanmıştır. Ekim 2004 ayında Yap İşlet Devret Modeli ile yapımına başlanılan İç ve dış hatlar terminal binasının inşaatı planlanan bitiş tarihinden bir yıl önce 13 Ekim 2006 tarihinde açılmıştır. Yeni terminal binası ile Esenboğa Havalimanı Türkiye'nin en büyük havaalanı olma özelliğini kazanmıştır.

47

48 Cumhuriyet Ekspresi, TCDD tarafından Ankara-İstanbul arasında işletilen tren hattıdır.TCDDAnkaraİstanbultren Her gün karşılıklı olarak Ankara ve İstanbul Haydarpaşa'dan 14:30'da hareket eder. Yaklaşık 7 saat süren seferindeki ana duraklar Eskişehir, Bilecik ve İzmit'tir.HaydarpaşaEskişehir Bilecikİzmit

49 Kızılay Meydanı, Türkiye'nin başkenti Ankara'nın merkezidir. İsmini Kızılay kurumundan alan meydan doğudan Ziya Gökalp Caddesi (Kolej, Kurtuluş tarafı), batıdan Gazi Mustafa Kemal bulvarı (Demirtepe, Maltepe, Tandoğan), kuzey-güney ekseninde ise Atatürk Bulvarı(Sıhhiye, Ulus, Bakanlıklar, Kavaklıdere) yollarının kesişimindedir. Ankara'nın her tarafından ulaşımı oldukça kolay olan meydanda hem Metro hem de Ankaray istasyonu bulunmaktadır.TürkiyeAnkaraKızılayMetroAnkaray

50

51

52 İMAR KANUNU Kanun Numarası : 3194 Kabul Tarihi : 3/5/1985 Yayımlandığı R. Gazete : Tarih : 9/5/1985 Sayı : Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 24 Sayfa : 378

53 Nüfusu in üzerinde olan yerlere imar planı yaptırılır. İmar kanununun 18. maddesi imar planı olan yerlerde uygulanır. Şehir planlama ve imarla ilgili konular kamu hukuku kapsamına girer.  Nüfus yoğunluğunu arttırıcı bir plan değişikliği yapılıyorsa, artan nüfusla orantılı olarak sosyal ve teknik altyapı alanları da attırılır. Bir plan gereksinmeleri karşılayamıyorsa ve uygulanamıyorsa Revizyon İmar Planı yapılır.  İmar planı değişikliğinde ada, parsel, pafta no bildirilir. Sosyal ve teknik alt yapı alanlarda değişiklik zorunlu hallerde olur. Artan nüfusla orantılı olarak sosyal ve teknik alt yapı da orantılı olarak arttırılır.

54 1.Yeni yasa tasarısı toplumun beklentilerine cevap vermekte yetersizdir: İmar Kanunu revizyonunun ülkemiz açısından önemi büyüktür. Yürürlükteki Kanun çağdaş kentleşme, sağlıklı çevreler üretilmesi, yaşanabilir yerleşmeler elde edilmesi, planlı gelişmenin sağlanması, koruma kullanma dengesinin oluşturulması, yerel kalkınmanın gerçekleştirilmesi, sağlıksız ve güvenliksiz alanların dönüştürülmesi açılarından yetersiz kalmaktadır. Bütün bu olumsuzluklara çözüm oluşturması beklenen bir düzenleme, “imarcılık” anlayışından kurtulmak, “şehircilik” temeline dayanmak zorundadır. Dolayısıyla hazırlanan kanun tasarısı, kapsamında gerekli düzenlemeler, değişiklikler ve ilaveler yapılmak üzere “Şehircilik ve Planlama Kanunu Tasarısı” olarak yeniden ele alınmalıdır.

55 Tasarının bütününde şehircilik, planlama ve uygulamada katılım, yönetim kapsamında doğal ve tarihi çevrelerin korunması, mevcut yerleşme alanlarında iyileştirme ve yenileme, yeni yerleşmeler ve yeni kentlerin oluşturulması, kentsel işletmecilik, ulaşım dolaşım sisteminde trafik sakinleştirme, yaylaştırma, toplu taşıma politika, plan ve programları, kamusal açık alan sistemlerinin oluşturulması, kent merkezlerinin planlanması ve yönetimi, yerleşme ölçeğinde istihdam ve katma değer yaratmaya yönelik hizmet, sanayi ve küçük sanayi merkezlerinin oluşturulmasını kapsayan kentsel ekonomik kalkınma planlaması, cehaletin ve fakirliğin azaltılması ve çevre bilincinin artırılması, kültürel gelişmenin sağlanmasına yönelik kentsel sosyal gelişme planlaması, planlama ve yapılaşma denetimi ile kentsel tehlike ve risklerin azaltılmasına dair esaslar, tutumlar, ilkeler ve düzenlemelere büyük ölçüde yer verilmemiş, yapılan düzenlemeler ise eksik ya da yetersiz kalmıştır.

56 2.Ülkemizdeki planlama, imar ve yapılaşma düzeni sorun yaratmaktadır: Kentsel gelişmeyi, kamu ve toplum yararına yönlendiren etkin bir araç olmaktan büyük ölçüde çıkmış olduğu; %40'ı izinsiz, %60'ı kaçak yapılardan oluşan (tamamı kaçak kentlerin dahi oluştuğu) sosyal teknik alt yapıdan yoksun yerleşmelerin varlığı; yağma düzeninin, kamu arazilerinin işgalinin, kentsel mekansal eşitsizliğin, yoksulluğun, yaygın yaşam biçimi haline gelmesi; yoğun ve sürekli betonlaşan, tek düze, kimliksiz kentsel çevrenin oluşması; büyük kentlerin çevresinde tarım, orman, su kaynaklarının yerleşime açılması, kıyıların betonlaşması, çevrenin, toprağın, suyun ve havanın kirlenmesi; imar afları ve kuralsızlık ile beslenen, kente ve çevreye karşı suçların adeta örgütlendiği, eşitsiz ve adaletsiz gelişme biçimi; afete dayanıksız yerleşmelerin ve risk havuzlarının oluşması; kamusal alan kullanımında, spekülatif sermaye ve rant gruplarına hizmet eden özelleştirme ve ticarileştirme uygulamaları; "Kentsel Dönüşüm" adı altında ancak koruma, iyileştirme ve yenileme içeriğinden yoksun olarak rantın gelişimine hizmet eden, kamu ve toplum yararını dışlayan uygulamalar, Özetle, planlama uygulama ve denetimin etkin olamayışı sonucu, kuralsızlığın, denetimsizliğin yaygın bir kültür haline gelmesi, afete dayanıksız yapılaşma, sağlıksız çevre ve yerleşmeler oluştuğu bilinen sonuçlarıdır.

57 3. Kentleşme, planlama,imar ve yapılaşma konusundaki düzenlemelerde aşağıdaki ilkeler benimsenmelidir: İmar ve kentleşme, ekonomik, siyasal, sosyal ve kültürel boyutları olan bir olgu olarak bütünlüklü olarak ele alınmalı, toplumun dinamizmine yönelik yenilikçi, yaratıcılığa açık bir yapı ve dil oluşturulmalıdır. Ülke genelinde bütün kentsel ve kırsal alanların planlanmasında kademeli birliktelik ilkesini yaşama geçirmeyi ve bu birlikteliği hiçbir şekilde kesintiye uğratmamayı ve gerekli kurumsal yapıların oluşturulmasını temel almalı, bazı kurum ve kuruluşlara yasalarla verilmiş olan "ayrıcalıklı yer seçimi, planlama ve imar" yetkileri sona erdirilmelidir. İmar ve kentleşme sistemimiz, mekansal konuların yanında planlı bir ekonomi ve dengeli bir gelir dağılımına dayalı kalkınma ilkesini sağlayacak, bölgelerarası eşitsizlikleri giderecek toplumsal adalet, kamu ve toplum yararının üstünlüğünü, fert, toplum ve çevre sağlığı ile güvenliğinin korunmasını sağlayacak, kentsel dönüşümü de kapsayan bir bütünlükte ele alınmalıdır. Yaşayanların temel haklarını esas alan ve karar süreçlerine demokratik katılım ve denetimini sağlayan, kentlilere, kentli haklarına, doğal ve kültürel değerlere, biyolojik çeşitlilik ve ekolojik sistemlere öncelik veren bir planlama politikası esas

58 Arsa rantlarını besleyen politikalar yerine, toprak üzerinde planlama kararlarıyla oluşan değer artışlarının kamu ve toplum yararına kullanımını sağlayacak politikaları esas almalı, taşınmaz değerlemesi gibi yeni uygulama araçları yaratılmalıdır. Barınma hakkını temel bir insanlık hakkı olarak ele alan, konutun ticari bir meta olmaktan çıkarılarak her insanın barınma gereksiniminin sağlanmasına dönük güvenli ve sağlıklı konut yapımının gerçekleştirilmesini sağlayacak önlemler alınmalıdır. Doğa olaylarının afete dönüşmemesi, doğal, kültürel ve tarihsel değerlerimiz ile yaşam kaynaklarımızın korunması için yeni planlama araçları geliştirilmelidir. Planlama, uygulama, yapılaşma ve denetimi kamusal bir hizmet olarak ele alan, denetimin bütün süreçleri kapsamasını sağlayan, denetimi kar edilecek bir alan olarak görmeyen, denetim alanında görev alacakların iş güvencesine sahip olmalarını sağlayan bir yaklaşım içermelidir.

59 4. Öncelik kentleşme, planlama,imar, yapı ve afet yasalarında olmalıdır: Kentleşme, planlama, imar, yapı ve afet konuları tarafımızca, sistemin doğru ve net olarak kurgulandığı, temel kavramların, esas ve ilkelerin ortaya konulduğu, yetkilerin belirlendiği, kurumların, planlama, uygulama ve denetim süreçleri ile birlikte mekanizmaların tanımlandığı, hem kendi içinde hem de birlikte iç tutarlılığı ve bütünselliği olması gereken temel yasalar olarak görülmektedir. Ancak, son dönemlerde yapılan yasal düzenlemelerle veya yasa tasarısı taslakları ile bu alanın parçalandığı, bir ilkeye veya stratejiye bağlı olmaksızın, farklı amaçlara dönük düzenlemelerle, bütünselliğin kaybolduğu bunun da olumsuzluklara neden olduğu bilinmektedir.

60 Antik Dönem Şehirleri: Bunların başında yunan polisleri gelir. Polisler bağımsız şehir devletleriydiler. Şehir devletlerin nüfusları fazla değildi; Örneğin Atina’nın nüfusu ’di. Polislerde demokratik yönetimler hakimdi Sosyal organizasyonlar homojen değildi.

61 Roma tarihteki ilk milyon nüfuslu şehirdir. 3.yy da Roma’da: adet bir yada iki katli tek ailenin oturduğu bina adet çok katlı evlerden oluşmaktaydı. Çok katlı evlerde ortalama 20 kişi yaşamaktaydı. Çok sayıda sosyal kullanım alanlarının olduğu mahalleler vardı. Bu durum şehirde fazla sayıda merkez oluşturmuştur. Roma’da aynı anda kişinin toplandığı mekanlar vardır. Roma şehir modeli izgara şeklindedir.

62 Şehir halkının beslenme ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla sistemler oluşturulmuş ve bunların pazarlandığı toptancı halleri gelişmiştir. 13 su kanalından 1 milyar m³ öncelikle halka açık yerlere olmak üzere şehre verilmekteydi. Kanalizasyon sistemi vardı.

63

64 Trafik sorunu; bazı sokaklar sadece yayalara ayrılmışken, bazıları da tek yönlü olarak hizmet vermiştir. Çok az sayıda cadde çift yönlü trafiğin akabileceği genişlikteydi m den daha geniş sokak çok azdı. Genellikle 2.90 m genişlikteydiler. 6 m üzereninde genişliği olan caddeler çok azdır.

65 Sezar bu amaçla yasalar oluşturmuştur. İnşaat malzemesi taşıyan araçlar sadece güneşin batışı ile doğuşu arasında trafiğe çıkabilecekti. Bunun sonucu olarak çok sayıda araç gece hareket edebilmekteydiler ve buna bağlı olarak ta geceleri sokaklarda gürültüler oluşmaktaydı. Roma’da yapıların inşasında kullanılan malzemeler yangına karşı yeterince dayanıklı değildir. Şehrin etrafında çiftlikler ve villalar gelişmiştir.

66 Kaçak inşaat Gecekondulaşma İstanbul’un bu duruma gelmesinde merkezî yönetimde siyasilerin, yerel yönetimlerde Belediyeler, bürokratlar, meslek odalarının olup bitene seyirci kalan toplumun her ferdinin payı vardır. Çarpık kentleşme neticesinde İstanbul’un durumuna bakılacak olursa; gecekondu yerleşim yerleri toplam yerlerin %55’e yakın bölümünü oluşturmaktadır. Buna müteakiben %20 ile düzensiz yapılaşma gelmektedir. Özetle İstanbul’un %75’i plansız ve kaçak yapılaşma şeklindedir. Düzensiz konut olanlarının ilçe toplam konut alanına göre en fazla bulunduğu ilçeler, Bayrampaşa, Zeytinburnu, Esenler, Bağcılar, Kartal, Pendik ve Bahçelievler ilçeleridir. Düzenli konut alanlarının ilçe toplam konut alanlarına göre en fazla bulunduğu ilçeler; Fatih, Kadıköy, Bakırköy, Beşiktaş, Maltepe, Güngören ilçeleridir. Gecekondu alanlarının ilçe toplam konut alanına göre en fazla bulunduğu ilçeler Ümraniye, Kağıthane, Gaziosmanpaşa, Beykoz, Avcılar ve Eyüp ilçeleridir.

67 Kaçak yapılaşma ve gecekondulaşma sonucu oluşan çarpık kentleşmenin nedenleri aşağıdaki başlıklar altında özetlenebilir: Göç : 1950 ve sonrası yıllarda başta ekonomik nedenler köylerden kentlere göçler başlamıştır. Hızlı kentleşme beraberinde gecekondulaşma hareketini getirerek devletin arazileri ve orman alanları yok edilmiştir. Günümüzde de İstanbul’a saatte 18 kişi göç etmektedir. Genel ve Yerel Seçimler : Ülkemizde çok sık aralılarla yapılan genel ve yerel seçimler ve her seçim öncesi imar affı beklentisine neden olmuştur. Oy beklentileri nedeniyle kaçak yapılaşmaya ve gecekondulaşmaya göz yumulması, devletin mülkiyetindeki arazilerin yağmalanmasına, çevre tahribine, kentsel ve kırsal alanların, kıyılarımızın ve ormanlık alanların yok edilmesine neden olmuştur.

68 İmar Affı Yasaları : Seçim dönemlerinde oy beklentileri nedeniyle siyasilerin verdikleri sözler neticesinde merkezi yönetimlerce çıkartılan Af Yasaları da kaçak yapılaşmanın artmasına neden olmuştur. Oy uğruna gecekonduculara imar affı tanınması veya tahsis belgesi dağıtımı, toprak yağmasını özendirmekte, otorite boşluğu doğurmakta, toplumsal barışı zedelemekte ve ulusal ekonominin yükünü ağırlaştırmaktadır. İstanbul, bugüne kadar uygulanan yanlış ve tutarsız politikaların sonucu tam bir gecekondu ve kaçak yapılar cenneti haline gelmiştir. Bugün İstanbul’daki konut sayısı iki milyonun üzerindedir. Bunun yaklaşık adedini gecekondular oluşturmaktadır. Gecekondu arazilerin çoğunun devlet mülkiyetindeki araziler olması, devletin gerekli kullanım esaslarını zamanında belirleyememesi ve yeterli denetimi getirememesi sonucu kendi mülkiyetindeki toprakların da yağmalanmasına engel olamamıştır.

69

70 Binaların Bitirilemeyişinin Problemleri : Yapılan binaların kaba inşaatta bırakılmaları. Yangından mal kaçırıyormuşçasına bir an evvel en azından binanın karkasını borç harç yapıp öylece pis bir görünüm halinde bırakmasına neden olmaktadır. Bu gibi yapılara herhangi bir bitirme ve tamamlama süresi ve yasal baskı olmaması neticesi görünümü hiç de güzel olmamaktadır.

71 Yıkımların Zamanında Yapılamaması : Yıkımda karşılaşılan psikolojik baskılar, yıkım ekiplerinin kararlılığını sekteye uğratmaktadır. Vatandaş her zaman haklı olduğunu düşünmekte, emsal göstererek kendini haklı görmektedir. Suçluların kesin bir biçimde cezalandırılmaması, başkalarına kötü örnek teşkil etmekte ve onları cesaretlendirmektedir. Belediye çalışanları ve vatandaşlar imar planı bilincine ulaşmadığı sürece, bu problemlerle karşılaşmamız kaçınılmazdır. Şehirciliğin yapılaşmanın bir kuralı olduğu, her kaçak yapının insanlardan bir şeyler götürdüğü, onların haklarına el uzattığı insanlarımıza anlatılmalıdır. Uzun yıllar tamamlanamayan kaba inşaatta kalan yapılar hem denetimi zorlaştırmakta, hareketliliklerin takibini zorlaştırmakta, hem de yeni kaçak inşaat yapanlara emsal teşkil etmektedir. Binaların dış cephe ve çatılarının kapatılma zorunluluklarının olmayışı, bu eksikliklere karşı yaptırımlarının olmaması, kaçak yapılaşma heveslilerinin yeni bir dönemi özlem içinde beklemesi gibi nedenlerle, inşaatlar şantiye görünümünden kurtulamamaktadır. Bu durum belediye hizmetlerini de zorlaştırmaktadır.

72 Kısaca çarpık kentleşme sonucu ortaya çıkan sorunların çözümüne ilişkin önerileri şu başlıklar altında özetleyebiliriz: 1-Mevcut Yasada Düzenleme Yapılması: 3194 sayılı İmar Yasası ile İstanbul İmar Yönetmeliği’nin günün ihtiyaçlarına göre yeniden düzenlenmesi ve bu düzenleme sırasında mutlaka Yasa uygulayıcısı olan yerel yönetimlerin ayrıca meslek odalarının ve sivil toplum örgütlerinin katılımı da sağlanmalıdır. 2- Merkezi Yönetim ve Yerel Yönetimlerin İşbirliği: İstanbul’un artan sorunlarına çağdaş, gerçekçi, stratejik yaklaşımlara planlamaya dayalı etkin ve insanî çözümler getirebilmek amacı ile Merkezi Yönetim ile Yerel Yönetim arasında sürekli ve sağlıklı bir işbirliğinin ve yardımlaşmanın yapılması gerekmektedir. 3- Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın Yetkilerinin Genişletilmesi: 3030 sayılı Yasa gereği Büyükşehir ve İlçe Belediyeleri yetki sınırları dışında kalan yapılaşmalar Belde Belediyelerin yetki ve sorumluluğundadır. Büyükşehir Belediyesi’nin yetkileri il sınırlarını kapsayacak şekilde genişletilmelidir. 4- Planlama: Hızlı nüfus ile şehirleşme hızı arasındaki dengeyi sağlamanın en etkin yolu şüphesiz planlamadır. Ekonomik, sosyal, kültürel ve diğer nedenlerle şehirleşmenin sağlıksız bir şekilde çok hızlı olarak büyümesinin önüne geçilebilmesi için öncelikle hızlı ve doğru bir şekilde çağdaş, gerçekçi şehir planı yapılmalıdır.

73

74 İSTANBUL`A İKİ YENİ ŞEHİR! İBB, Silivri ve Kartal `a beşer milyon nüfuslu iki yeni şehir yapılmasını öngörüyor. İBBSilivriKartal İstanbul Büyükşehir Belediyesi `ne bağlı, Metropoliten Planlama ve Kentsel Tasarım Merkezi `nce yapılan planlar, Silivri ve Kartal `a beşer milyon nüfuslu iki yeni şehir yapılmasını öngörüyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Metropoliten PlanlamaKentsel Tasarım MerkeziSilivriKartal Planlama hayata geçerse, kentin ulaşımından, su havzalarına dek pek çok sorunu çözüme kavuşacak. Planlamadek ( )

75 Türkiye`yi değil şehirleri marka yapın, turist ve yatırımı çekin: Şehir markalarının, ülke markalarından daha önemli hale geldiğini belirten, Avrupa `nın önde gelen şehir markacılığı danışmanlarından ve Stockholm ile Kopenhag `ı marka yapan Christer Asplund, şehirlerin markalaştırılmasının büyük ekonomik potansiyel getireceğini, turist, yatırımcı ve yetenekli insanların marka olmuş şehirlere gittiğini kaydetti.Avrupa StockholmKopenhagChrister Asplund ( )

76 Şehir içi ulaştırma planlaması: Şehir içi ulaşımda son yıllarda artan bir şekilde planlama yapılmasına rağmen, trafik sorunu her geçen yıl daha büyük sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Gelişmiş ülke uygulamalarında planlama ile alt yapı kapasitelerinin arttırılmasının çözüm olmadığı anlaşılmıştır. Araç sayılarının artış oranı, kapasite artışının üzerinde seyir göstermektedir. Çözüm yaklaşımı olarak trafik artışını tahmin edip beklenen büyümeye göre kapasite arttırmak yerine, planlamada yeni yaklaşımlarla ulaştırma sisteminin daha iyi yönetilmesi gerektiği kabul edilmektedir.Şehir planlaması nasıl birçok uzmanın katkısını gerektiriyorsa, ulaştırma planlamasının da sürecin kapsamını genişletmek için çok disiplinli bir bakışla değerlendirilmesi gerektiği ortaya çıkmaktadır. İlk yapılması gereken planlama sürecinin amaç ve hedeflerini ortaya konmasıdır.Geleneksel ulaştırma politikasının hedefi olan erişilebilirliğin arttırılması hala faydalı olsa da, diğer istenen hedeflerin kapsamında değerlendirilmelidir.planlamaulaştırma ( )

77 Şehirler engelliye uygun değil: Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Elif Karakurt, Türkiye `de şehirlerin yüzde 100`ünün engelli grupların yaşamsal faaliyetlerini yerine getirmesine uygun olmadığını söyledi. Karakurt, yaptığı açıklamada şehirlerde yaşayanların sayısının giderek arttığını, gelişmiş ülkelerde bu oranın yüzde 80`lere ulaştığını belirtti. Türkiye `de yerel yönetimlerin çeşitliliği dikkate almadan mimari planlamalar yaptığını kaydeden Karakurt, özellikle yaşlılar, çocuklar, engeliler ve hastaların bu nedenle çok zorluk yaşadığını dile getirdi.KarakurtTürkiyeKarakurtTürkiyeKarakurt ( )

78 Meryem Hayır, Şehirleşme pps turkiye-haritasi.com

79 SORULAR 1) Aşağıdakilerden hangisi kentleşmenin nedenlerinden birisi değildir? a) Ekonomik nedenler b) Teknolojik nedenler c) Ekolojik nedenler d) Siyasal nedenler e) Psiko-Sosyolojik nedenler 2) Aşağıdakilerden hangisi kentleşmenin ekonomik nedenlerinden birisi değildir? a) Siyasi kararlar, hukuk kurumlarından bazıları ve kentlerdeki yönetim yapısının özellikleri, kentlere özendirici nitelik kazandırmakta b) Tarımda verimin düşüklüğü c) Tarımsal gelirin azlığı d) Gelirin ve toprağın dengesiz dağılımı 3) Aşağıdakilerden hangisi şehir plancılarının görev aldığı kamu kurum ve kuruluşlarından birisi değildir? a) Devlet planlama teşkilatı b) Özel şantiyeler c) Bayındırlık ve iskan banklığı d) Çevre ve orman bakanlığı e) Sanayi ve ticaret bakanlığı 4) Aşağıdakilerden hangisi sağlıklı kent planlaması prensiplerinden birisi değildir? a) Sağlıklı bir yaşam tarzı b) Sosyal birlik c) Aile birliği d) Beslenme e) Emniyet 5) Aşağıdakilerden hangisi sağlıklı bir şehrin niteliklerinden birisi değildir? a) Güçlü, karşılıklı destekleyici ve istismarcı olmayan bir toplum b) Farklı deneyim ve kaynaklara erişim, haberleşme imkanı c) Çok yönlü, canlı ve yenilikçi şehir ekonomisi d) Yüksek seviyede pozitif sağlık ve düşük seviyede hastalık e) Altyapı hizmetleri ve eğlence alanlarının planlanmasında yetersizlikler

80 6) Aşağıdakilerden hangisi plansız kentleşmenin yol açtığı sorunlardan birisi değildir? a) Doğal çevre sorunları b) Tarihi kültürel çevre sorunları c) Çeşitli güvenlik sorunları d) Sosyo-ekonomik çevre sorunları e) Görsel çevre sorunları 7) Aşağıdakilerden hangisi imar kanununun maddelerinden birisi değildir? a) Nüfusu üzerinde olan yerlere imar planı yaptırılması b) Şehir planlama ve imarla ilgili konular kamu hukuku kapsamına girer c) Bir plan gereksinimleri karşılamıyorsa ve uygulanamıyorsa Revizyon imar planı yapılır d) Nüfus yoğunluğunu arttırıcı bir plan değişikliği yapılıyorsa, artan nüfusla orantılı olarak sosyal ve teknik altyapı alanları da arttırılır. 8) Aşağıdakilerden hangisi antik dönem şehirlerinin özelliklerinden birisi değildir? a) Antik dönem şehirlerinin başında Yunan Polisleri gelir b) Sosyal organizasyon homojen değildir c) Polis şehri modeli ızgara şeklindedir d) Şehir devletlerinin nüfusları fazla değildir e) Polislerde demokratik yönetim hakimdir 9) Aşağıdakilerden hangisi Roma şehrinin özelliklerinden birisi değildir? a) Demokratik yönetim hakimdi b) Çok katlı evlerde ortalama 20 kişi yaşamaktaydı c) Çok sayıda sosyal kullanım alanının olduğu mahalleler vardı d) Roma şehir modeli ızgara şeklindedir e) Roma’da aynı anda 250 bin kişinin toplandığı mekanlar vardı 10) Aşağıdakilerden hangisi çarpık kentleşme sonucu ortaya çıkan sorunların çözümüne ilişkin alınması gerekli önlemlerden birisi değildir? a) Merkezi yönetim ve yerel yönetimlerin iş birliği b) Büyükşehir belediye başkanlığının yetkilerinin genişletilmesi c) Planlama yapılması d) Gecekondu mahallelerine tapu verilmesi

81 YANITLAR 1)c 6)c 2)a 7)a 3)b 8)c 4)c 9)a 5)e 10)d


"Kentleşme dar anlamda,kent sayısının ve kentlerde yaşayan nüfusun artması demektir. Kentsel nüfus köyden kente göçlerle artar.Gelişmekte olan ülkelerde." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları