Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

T.C SAKARYA ÜNİVERSİTESİ SPOR BİLİMLERİ FAKÜLTESİ BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR ÖĞRETMENLİĞİ BÖLÜMÜ PSİKOMOTOR GELİŞİM GELİŞİMİ ETKİLEYEN TEMEL FAKTÖRLER Sinem.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "T.C SAKARYA ÜNİVERSİTESİ SPOR BİLİMLERİ FAKÜLTESİ BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR ÖĞRETMENLİĞİ BÖLÜMÜ PSİKOMOTOR GELİŞİM GELİŞİMİ ETKİLEYEN TEMEL FAKTÖRLER Sinem."— Sunum transkripti:

1 T.C SAKARYA ÜNİVERSİTESİ SPOR BİLİMLERİ FAKÜLTESİ BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR ÖĞRETMENLİĞİ BÖLÜMÜ PSİKOMOTOR GELİŞİM GELİŞİMİ ETKİLEYEN TEMEL FAKTÖRLER Sinem TOÇOĞLU Özlem ESKİN Merve ÖZYILDIRIM Nurcan AŞIK

2 DOĞUM ÖNCESİ ETMENLER DOĞUM SIRASI ETMENLER DOĞUM SONRASI ETMENLER GELİŞİMSEL ETMENLERÇEVRESEL ETMENLER BESLENME DOĞUM SÜRECİNDE KULLANILAN İLAÇLAR DÜŞÜK DOĞUM AĞIRLIĞIBAĞLILIK İLAÇLARDOĞUM TRAVMALARI ERKEN DOĞUMUYARICI ZENGİNLİĞİ VE YOKSUNLUĞU ALKOL VE TÜTÜNGELİŞİMİN YÖNÜSOSYO-EKONOMİK DÜZEY ENFEKSİYONLARBÜYÜME HIZIFİZİKSEL YAŞAM KOŞULLARI GEBELİK TOKSEMİSİ FARKLILAŞMA VE BÜTÜNLEŞMESPORTİF AKTİVİTELER KAN UYUŞMAZLIĞIKRİTİK DÖNEMTARİHSEL ZAMAN DUYGUSAL DURUM BİREYSEL FARKLILIKLAR YAŞFİLOGENİ VE ONTOGENİ RADYASYONKALITIM IRK CİNSİYET GELİŞİMİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

3 DOĞUM ÖNCESİ ETMENLER Geçtiğimiz son 20 yılda bebek ölüm oranlarında önemli ölçüde azalma görülse bile bu faktörlerden kaynaklanan çeşitli ağır sakatlanma ve ölüm tehditlerinin hala var olduğunu görmek için, dünya üzerindeki az gelişmiş toplumlardaki yoksullara, muhtaçlara ve ihmal edilmiş topluluklara bakmak gerekir. Hem zengin hem de fakirler arasında ciddi gelişim bozukluklarının en güncel sebebi doğum öncesi faktörlerden kaynaklanır.

4 Beslenme Doğum öncesi yetersiz beslenme, dünya üzerinde sonraki gelişim problemlerinin temel nedenidir. Yetersiz beslenme aşağıdaki üç faktörün biri veya birkaçından kaynaklanır. a) Plasenta kaynaklı yetersiz beslenme Besinlerin plasentadan fetüse tedarik edilmesi yada taşınmasındaki problemlerden kaynaklanır. b) Fetal kaynaklı yetersiz beslenme Gelişen fetüsün kendine uygun besinleri kullanmadaki yetersizliğiyle ilgilidir. c) Anne kaynaklı yetersiz beslenme Bebek bekleyen annenin normaldeki beslenme durumu ve mevcut besin alımındaki yetersizlikler ile ilişkilidir.

5 Yetersiz beslenme nedeniyle ortaya çıkabilecek sorunlar şunlardır:  Zamanından önce, erken doğum (prematüre)  Düşük doğum ağırlıklı bebek (doğum ağırlığı 2500 gr’ın altında olanlar)  Bedensel ve zihinsel gelişimi yetersiz bebek doğumları  Ölü doğumlar

6 İlaç Kullanımı Plasenta duvarı gözeneklidir ve kimyasallar plasentadan geçerek doğmamış çocuğa ciddi zararlar verebilir. Anneye verilen bir ilacın ciddi yan etkileri olmasa bile yine de doğmamış çocuk için güvenli sayılamaz. ÖRNEK: Ağrı, sızı ve ateş için kullanılan ilaçların neredeyse %80’i aspirin içerir. Aspirin’in olası etkileri arasında ise ölüm, doğuştan bozukluklar, beyin hasarına neden olma vardır.

7 Alkol Ve Tütün  Bebek bekleyen anne tarafından alkol tüketimi, doğumsal bozuklukların en yaygın nedenlerinden biridir. Fetal Alkol Sendromu yelpazesinin en ağır vakası fiziksel bozuklukla birlikte zihinsel geriliğin bir arada olmasıdır.  Gebe kadınların yaklaşık % 13’ünün sigara içtiği tahmin edilmektedir. Sigara kullanımının düşük doğum ağırlığı ve erken doğum riskini artırdığı pek çok çalışmayla kanıtlanmıştır. Ayrıca bebeğin kalp atışlarını ve bebeğin kanının kimyasal yapısını etkilediği belirlenmiştir.

8 Enfeksiyonlar  Fetüsü etkileyen, anne tarafından geçen muhtemelen en önemli hastalıklar CMV ve gebeliğin ilk 3 ayında oluşan kızamıktır. CMV; körlük, sağırlık, zihinsel geriliği de içeren birçok doğumsal bozuklulara neden olan genel bulaşıcı bir hastalıktır. Bir diğer enfeksiyon olan kızamıkçık ise işitme, görme ya da zihinsel yetersizliğe neden olabilir.

9 Gebelik Toksemisi (Preeklampsi)  Gebeliğin ikinci ayında ortaya çıkar. Bu durum bazen anne ve fetüs için öldürücü olabilir. Özellikle ağır preeklampsi anne ve çocukta sara benzeri kasılmalar, erken doğum, fetal kayıp, böbrek yetmezliği görülebilmektedir.

10 Kan Uyuşmazlığı  Rh uyuşmazlığı anne ile çocuk arasındaki kan türlerinin uyuşmamasından kaynaklanır. Genellikle ilk çocuk üzerinde bir etki meydana gelmezken sonraki gebeliklerde Rh (+) bebeklerin fetal alyuvarlarını mahvederek yıkıcı bir etki yaratır. Bu uyuşmazlık sadece babanın Rh (+) ve annenin de Rh (-) olduğu durumlarda oluşur.

11 Duygusal Durum Hayvanlar üzerinde ve insanlar ile yapılan bir çok araştırmada anne adayının yaşadığı ciddi stresin bebek üzerinde bazı olumsuz etkilerde bulunduğu gösterilmiştir. Bunlar: --Düşük riskinde artma --Erken doğum --Doğum ağırlığının az olması --Bebeğin zihinsel fonksiyonlarında azalma --Dikkat eksikliği --Hiperaktivite --Duygusal problemler --Sinirliliktir.

12 Yaş  İleri yaştaki gebeliklerde (35 yaş üstü) kronik hipertansiyon ve diyabet görülme sıklığı genç yaştaki gebelere göre 2-3 kat artış gösterir. Böyle gebeliklerin taşıdığı riskler arasında düşük yapma, erken doğum, kromozomal anomali (down sendromu) ve rahim içi gelişme geriliği yer alır.  Genç yaştaki gebeliklerde (18 yaş ve özellikle 15 yaş altı) başta gebelik toksemisi ve erken ve/veya düşük tartılı bebek doğumu, çatı darlığı ve yeni doğan ölüm riski daha yüksektir.

13 Radyasyon  Aşırı radyasyonun doğum öncesi gelişim üzerindeki zararlı etkisi oldukça fazladır. Gebeliğin ilk döneminde özellikle pelvik bölgede tekrarlı X-ray ışınlarına maruz kalma fetüsü riske atabilmekte, mikrosefali ( küçük baş ve beyin), biçim bozuklukları, iskelet bozuklukları, kanser riski ve zihinsel geriliğe yol açmaktadır.

14 Kalıtım  Bir spermin yumurta ile birleşmesi gelişim sürecini başlatmaktadır. Babanın tüm genetik özelliklerini taşıyan 23 kromozom, annenin tüm genetik özelliklerini taşıyan 23 kromozom ile birleşir. 46 kromozom ile yeni embriyo oluşur. Her kromozomda yaklaşık gen bulunduğu tahmin edilmektedir. Genler; cinsiyet, saç, göz rengi ve fiziksel yapı gibi birçok bireysel özellikleri belirler.

15 Kromozomal Bozukluklar  Kromozom bozukluğu ile doğan canlı yeni doğan oranı %1’dir. En yaygın kromozomal bozukluk Down Sendromu’dur. Down sendromlu çocuklar genelde erken doğar. Motor gelişimlerinin normal bebeklerle aynı sırada ilerlediği görülse de büyük ölçüde daha yavaştır. Üstelik büyüdükçe daha da geri kalmaya eğilim gösterirler.

16 Genetik Bozukluklar Klinefelter Sendromu: Erkek çocuklarının fazladan bir X kromozomu ile doğması sonucu ortaya çıkan genetik bir durumdur. Turner Sendromu: Sadece kadınlarda görülür. Boy kısalığı, büyüme hormonu yetersizliği ve kısırlık gibi sonuçları vardır.

17 Hormonal Bozukluklar  Tiroid bezinin aşırı çalışarak fazla hormon üretmesi “hipertiroidi” yavaş çalışmasına bağlı olarak az miktarda hormon üretmesi “hipotirodi” olarak isimlendirilir.  Hipotiroidi saptanan gebelerde bebekte gelişim geriliği, prematürite, doğum öncesi bebek kaybı ve bebekte sinir sisteminde bazı bozuklukların görülme riski artmaktadır.  Gebelik sırasında görülen hipertiroidi, bebekte gelişme geriliği, gebelikte kan basıcının yükselmesi ile seyreden preeklampsi ve anne adayında kalp yetmezliğine neden olabilir.

18 DOĞUM SIRASI ETMENLER

19  Doğum sürecinde kullanılan ilaçlar  Doğum sırasında başa olan basınç  Doğum sırasında bebeğin yetersiz oksijene maruz kalması

20 DOĞUM SONRASI ETMENLER Gelişimsel Etmenler Çevresel Etmenler

21 GELİŞİMSEL ETMENLER Düşük Doğum Ağırlığı 2500 gramın altında doğan bebekler düşük doğum ağırlıklı olarak kabul edilir. Kısa boy, erken ergenlik gibi etkileri vardır.

22 Erken Doğum 37 haftadan önce doğan bebekler prematüre olarak kabul edilir. Bu bebekler normal bebeklere oranla daha çok öğrenme zorluklarına, dil ve etkileşimde dezavantaja ve motor koordinasyonda problemlere sahiptirler.

23 Gelişimin Yönü  Gelişim baştan ayağa doğru gerçekleşir. Bu durum hem doğum öncesi aşamada hem de doğum sonrası gelişim aşamalarında geçerlidir. Bebekler kol ve bacakların kassal kontrolünü kazanmadan önce, belirli bir sıra düzeninde baş, boyun ve gövde kontrolünü kazanır.  Gelişimin ikinci yönü merkezden dışa doğrudur. Bu gelişim yönü hem büyüme süreçleri hem de hareket becerilerinin gelişimi ile ilgilidir. Örneğin, önce gövde ve omuz kemeri, sonra kollar ve bacaklar ve sonra da el ve ayak parmakları gelişir. Beceri ediniminde ise küçük çocuklar önce gövde ve omuz kaslarını daha sonra ise el bileği, el ve parmak kaslarını kontrol edebilirler.

24 Büyüme Hızı Bireyin büyüme hızı herkes için evrensel kalıpları takip eder ve dış etkenlere direnç gösterir. Normal büyüme hızındaki küçük sapmalar, kendi kendine düzenleme olarak adlandırılan süreçler tarafından telafi edilir. Ancak bu süreçler büyük sapmaları engelleyemez. Çok düşük doğum ağırlığına sahip bebekler ve çocukların maruz kaldıkları uzun süreli aşırı yetersiz beslenme, boy ve kiloda olduğu kadar bilişsel ve motor gelişimde de kalıcı yetersizlikler oluşturur.

25 Farklılaşma ve Bütünleşme  Farklılaşma hareket modellerinin kabadan inceye doğru derece derece ilerlemesidir. Örneğin, çocuk geliştikçe çeşitli kas grupları arasında ayrım yapar ve kontrol kazanır. Bu kontrol; yazma, makas kullanma, blokları üst üste koyma ve keman çalma hareketlerini hassas bir şekilde yapana kadar gelişmeye devam eder.  Bütünleşme kas grupları ile duyu sistemlerinin beraber ve koordineli olarak çalışmasını ifade eder. Bu süreç normal gelişim açısından büyük önem taşımaktadır. Örneğin, genç çocuk kaba formdaki objeyi yakalama hareket kalıbından görme duyusunun da yardımıyla daha olgun formda uzanma ve yakalama hareket kalıbına doğru ilerler.

26 Kritik Dönem Belirli zaman dilimlerinde, belirli özellikler ortaya çıkar. Belirli özelliklerin öne çıktığı bu gelişim aşamalarına “Dönem” denir. Kritik Dönem, ilgili davranışların kazanılması gereken, kazanılmadığında telafisi çok zor olan gelişim dönemidir. Burada en önemli nokta “Zamanlama”dır. Bireye yaşamlarının belirli zamanlarında öğrenme fırsatı sağlanmazsa gelişim yavaşlayabilir ya da tamamen durabilir. Kritik Dönemlerde, organizma çevre uyaranlara karşı daha duyarlı olmaktadırlar. Kritik dönemin en temel özelliği, çevresel uyarıcı ve olayların, çocuğun gelişim ve öğrenme süreci üzerindeki etkisinin büyüklüğüdür. Örneğin, bireyin Okuma-Yazma öğrenmesindeki kritik dönem 6 yaş civarıdır. Bu yaşlarda öğrenilemeyen bu yaşantının telafisi ileride daha da zor olmaktadır. Bir diğer örnek ise, doğumunun ilk 6 ayında kendisine sevecen, sıcak ve ilgili davranılmayan bebekler, okul yıllarında sosyal ilişkilerinde zayıf olmaktadır. Yine aynı şekilde ikinci bir dil öğrenmenin en uygun olduğu yaş dilimi ise 6-11 yaşları arasıdır.

27 Konunun Geneline Bir Örnek: 1800 yıllarında Fransa’daki bir ormanlık bölgede bulunan yaşlarındaki Viktor bulunduğunda hiçbir dili bilmez ve konuşamaz haldeydi. Yürümüyor ve dört ayak üzerinde gidiyordu. Bir şeye uzun süre dikkat edemiyordu. İnsanlardan korkuyordu. Beş yıllık bir eğitimden sonra birkaç kelime ve isimden başka bir şey söyleyemedi. İnsanlarla ilişki kurmayı da öğrenemedi. Çünkü Viktor, bu özellikleri kazanabilmesi için gerekli olan yaşantıları Kritik Dönemlerde yaşayamamıştı.

28 Bireysel Farklılıklar Her birey kendi gelişim takvimi ile benzersizdir. Bu takvim, bireylerin kalıtım ve çevre etkilerinin bir birleşimidir. Bireysel farklılıkların sergilenme eğilimi, hazırbulunuşluk kavramı ile yakından bağlantılıdır.

29 Filogeni Ve Ontogeni Filogenetik beceriler kendiliğinden ortaya çıkma eğilimindedir ve bir sıra halinde olgunlaşma süreci izlerler. Örneğin, uzanma, yakalama gibi ilkel el becerileri ve yürüme, koşma, sıçrama gibi temel hareket becerileri filogenetik becerilerdir. Ontogenetik beceriler öğrenme ve çevresel fırsatlara bağlıdır. Yüzme, bisiklete binme, paten kayma bunlara örnek olarak verilebilir.

30 Kalıtım  Her çocuğun büyüme ve olgunlaşma hızı genlerle belirlenir. Doğuştan gelen kapasite önemlidir.  Doğuştan gelen üstün yetenekler uygun çevre olmadığında körelebilir.  Fiziksel ve zihinsel özelliklerde kalıtımın büyük rolü vardır. Eşit miktarda ve türde yiyecek verilen, anne-babası kısa çocuklar büyük ölçüde kısa; anne-babası uzun çocukların da uzun boylu oldukları gözlenmiştir.

31 Irk Irkın da büyüme ve gelişme üzerinde etkin olduğunu araştırmalar ortaya koymuştur. Örneğin; siyah ırk çocuklarının doğum ağırlıkları, beyazlara oranla daha az, fakat hayatın ilk yılında beyazlara göre daha hızlı bir fiziki ve psikomotor gelişim gösterdikleri bilinmektedir.

32 Cinsiyet Büyüme gelişme süreci kız ve erkek çocuklarda farklıdır. Genellikle doğumda kızların vücut tartısı daha düşüktür. Aynı ağırlıkta dünyaya gelen kız ve erkek çocuklar kıyaslandığında kızların daha ileri bir gelişme gösterdiği görülür. İki cins arasındaki bu gelişme farklılığı ileriki yaşlarda da değişiklikler göstererek devam eder.

33 ÇEVRESEL ETMENLER Bağlılık Bir annenin bebeğine sevgiyle bağlanması, bebeğin sağlıklı büyüme ve gelişmesini sağlayan ve tüm yaşamını olumlu yönde etkileyen en önemli öğelerden biridir. Anne ile bebek arasında bağın oluşmasında kritik bir dönemin varlığı ileri sürülmekte ve bağlanma için en uygun dönemin doğumdan hemen sonraki dönem olduğu belirtilmektedir.

34 Uyarıcı Zenginliği ve Yoksunluğu  Aile ve toplumsal çevre, İnsan için gerekli uyaranları ve öğrenme olanaklarını sağlar.  Öğrenme olanakları ve uyaran çeşitliliği, yaşamın ilk yıllarında beyin gelişmesini, sonraki yıllarda da beynin gizilgüçlerini kullanmasını etkiler, biçimlendirir.  Böyle bir etkileşim, kuşkusuz insanın çok karmaşık ve geniş davranış repertuarının ve uyum güçlerinin gelişmesi demektir.

35 Sosyo Ekonomik Düzey Aynı zekâ seviyesine sahip olmasına rağmen, sosyo-ekonomik ve eğitim durumları denk olmayan ailelerde büyüyen çocukların; konuşma, yazma, anlama, anlatım ve çeşitli olaylar karşısındaki davranışları bakımından büyük farklılıklar gösterebilir. Bu farklılığı ortaya çıkaran başlıca sebep, büyüdükleri çevrenin etkisiyle olmaktadır.

36 Fiziksel Yaşam Koşulları  İnsan, dünyadaki yaşam yerini ve doğanın koşullarını kendisi belirleyemez.  Gündüz ve gece değişimleri, mevsimler, dünyadaki yaşam noktası (Kutuplarda ya da ekvatorda yaşaması gibi), doğal afetler ve bunlara bağlı travmalar gelişmeyi etkileyen faktörlerdir.  Mevsimlerin özellikle büyüme hızını etkilediğine ait bulgular vardır. Tanner'e göre boydaki büyüme en fazla bahar aylarında, kilodaki artış ise sonbahar aylarında olmaktadır.  Kato ve İshiko yaptığı araştırmalarda, kırsal bölgelerde ağır efor harcayarak, ağır yüklerle çalışan çocuklarda statü bozuklukları, özellikle de bacak uzunluğunda, (uzun kemiklerdeki epifiz bölgelerinde erken kapanmasına bağlı) kısalıklar görüldüğünü saptamışlardır.  Çevrenin büyüme üzerine etkisini açıklayan bir başka örnek, Kaliforniya'da yaşayan Japon çocuklarının Japonya'dakilerden daha iri olması verilmektedir.

37 Sportif Aktiviteler  Düzenli egzersiz kemiğin genişliğinde artma sağlar ve kemiğin kolayca kırılmamasını sağlayan kemik mineralizasyonunu geliştirir.  Sürekli hareketsizlik ise kemik büyümesini olumsuz etkiler ve büyüme geriliğine yol açar.  Fiziksel aktivitenin bireysel sınırlılıklar ile uyum içinde olması sağlanmalıdır.

38 Zaman (Tarihsel Zaman) Gelişim döneminde kalıtım ve çevrenin özellikleri ile birlikte yeniliklerin ve değişimlerin oluşturduğu zaman bölümüdür. Gelişimi etkileyen en önemli faktörlerdendir. Mesela “Kuşak Çatışması” denen olgu buna bağlıdır. Türkiye’de 1980 yılında 20li yaşlarında olan bir kişi ile 1980 yılında doğmuş olan bir kişi, yaşantılarında aynı yaşlarda oldukları dönemlerde farklı yapılarda olacaklardır. Çünkü 1980 yılında 20 yaşındaki kimse 1980 darbesini görmüş ve yaşamış olacak, yaşantılarına yeni ve farklı bilgi ve deneyimler eklemiş olacak, bilgileri ve öğrenmeleri ona göre farklı bir şekilde şekillenmiş olacaktır. Bunu yaşamayan bir kimse yani 1980 yılında sonra doğmuş bir kimse ise uygulanan politikalar gereğince “Popüler Kültürle” yetişmiş bir kimse olacak ve daha sıradan bir yapı gösterecektir. Tarihsel Zaman aynı zamanda “Teknolojik Gelişmeler” “Siyasi Olaylar” “Kültürel Gelişmeler” açısından büyük önem taşımaktadır. Örneğin; Galatasaray’ın UEFA kupasını kazanması sonucu o dönemin çocukları Galatasaray’a sempati duymuşsa bu “tarihsel zamanın” etkisidir.

39 KPSS’DE ÇIKMIŞ SORULARDAN ÖRNEKLER

40 1- Bir uzman, on aylık bir çocuğun annesine, “Artık bu aylardan sonra onunla sık sık konuşmalısınız. Bu dönem onun ilk sözcüğünü üretebilmesi için önemli bir dönemdir.” demiştir. Uzman bu sözleriyle, dil gelişimi açısından aşağıdakilerden hangisinin önemini vurgulamaktadır? (2002) A) Oyun B) Kritik dönem C) Deneyim D) Zekâ yaşı E) Uyarıcı çeşitliliği

41 CEVAP: (B) Soruda verilen örnekte uzman, çocuğun dil gelişiminin kazanılması için önemli zaman diliminde çocuğun çevresel koşullarının iyileştirilmesi ve çocuğa destek olunmasının önemini vurgulanmaktadır. Kritik dönem, kazanılacak özelliğin olumlu ya da olumsuz anlamda çevresel koşullardan en çok etkilendiği ve dışsal etkilere karşı bireyin en hassas olduğu dönemdir. Bu nedenle annenin çocuğun dil gelişimi için çok önemli olan 10–24 aylık döneminde onunla konuşmasının, dil gelişiminin kritik dönemine vurgu yapmaktadır.

42 2- 11 Eylül 2001 tarihinde ABD’de yaşanan terör eyleminden bu yana bazı çocukların, oyunlarında çeşitli malzemelerden kuleler yaptıkları ve oyuncak ya da hayali uçakları çarptırarak bunları devirdikleri gözlenmiştir. Bu durum, aşağıdaki gelişim psikolojisi kavramlarından hangisine bir örnektir? (2002) A) Büyüme B) Olgunlaşma C) Kritik dönem D) Tarihsel zaman E) Gelişme CEVAP: (D) Bireyin her alandaki gelişimi, içinde bulunulan zamana özgü sosyal olaylardan, olgulardan ve teknolojik gelişimden, doğrudan etkilenmektedir. Bu durum gelişim psikolojisinde, tarihsel zaman etkisi olarak anılmaktadır

43 3- Tek yumurta ikizi kardeşlerden Ali doğum sırasında, Burak ise iki yaşında geçirdiği bir hastalık sonrasında işitme yeteneklerini kaybetmişler, bu nedenle konuşmayı öğrenememişlerdir. Her iki çocuk da on yaşındayken uygulanan cerrahi müdahaleyle işitme yeteneklerini tekrar kazanmış ve konuşmayı öğrenmeye başlamışlardır. Ancak Ali konuşmayı daha güç öğrenmiş ve konuşma becerisi açısından her zaman kardeşi Burak’ın gerisinde kalmıştır. Ali’nin konuşmayı öğrenmekle birlikte bu özellik açısından Burak’tan geride olması aşağıdakilerden hangisiyle açıklanabilir? (2003) A) Yaş ilerledikçe dil öğrenme güçleşir. B) İnsanlar, kendilerini konuşmayı öğrenmeye yetenekli kılan bir yapı ile doğarlar. C) Dil öğrenme becerisi büyük ölçüde biyolojik olgunlaşma düzeyine bağlıdır. D) Konuşma becerisi açısından genetik olarak belirlenmiş bireysel farklar vardır. E) Gelişim sürecinde bazı becerilerin kazanılması açısından kritik olan dönemler vardır.

44 CEVAP: (E) Soruda gelişim sürecinde bazı becerilerin kazanılması açısından kritik dönemin önemi anlatılmaktadır. Dil gelişiminin kazanılması açısından önemli olan zaman dilimi 0–2 yaş arası dönemdir. Ali, dil gelişimi için kritik bir zaman olan bu dönemde işitme yeteneğini kaybetmiştir. Dolayısıyla Ali kritik dönemi olumsuz geçirdiği için ileriki yaşlarda tekrar sahip olduğu işitme yetisinde sürekli olarak Burak’ın gerisinde kalmıştır.

45 4-Günümüzde ergenler internet kullanımına, özellikle internette karşılıklı sohbete (chat) çok fazla ilgi göstermektedirler. Ayrıca, ergenlerin iletişiminde cep telefonlarının önemi giderek artmaktadır. Bu yeni iletişim araçlarının ve serbest zaman etkinliklerinin ortaya çıkması, gelişimle ilgili aşağıdaki kavramlardan hangisiyle açıklanabilir? (2003) A) Tarihsel zaman B) Büyüme C) Olgunlaşma D) Hazır bulunuşluk E) Kritik dönem CEVAP: (A) Bireyin her alandaki gelişimi, içinde bulunulan zamana özgü sosyal olaylardan, olgulardan ve teknolojik gelişimden, doğrudan etkilenmektedir. Bu durum gelişim psikolojisinde, tarihsel zaman etkisi olarak anılmaktadır.

46 5- Aşağıdakilerden hangisi kritik dönemin belirleyici özelliğidir? (2005) A) Çevresel uyarıcı ve olayların çocuğun gelişim ve öğrenmesi üzerinde daha kuvvetli ve kalıcı etki göstermesi B) Çocuğun toplumsal kural ve öğretilere daha sık baş kaldırması C) Bir gelişim dönemine ilişkin davranış örüntülerinin daha belirgin bir biçimde görünmeye başlaması D) Ana-baba ile çocuk arasında kuşak çatışması yaşanma olasılığının artması E) Akran ve arkadaşların çocuğun tutum ve davranışlarını belirlemede daha önemli bir rol oynamaya başlaması ÇÖZÜM: (C) Kritik dönem, belli bir özelliğin kazanılmasında önemli olan zaman dilimidir. İşte belli bir özelliğin kazanılmasında önemli olan kritik dönemde, o gelişim dönemine özgü davranış örüntüleri ve özellikler belirginleşmeye ve öne çıkmaya başlar.

47 6- Gözlerinde kataraktla doğan ve 7 yaşına kadar tedavi olamayan çocuklar, daha sonra tedavi olsalar bile görme sorunlarıyla karşı karşıya kalabilirler. Bu durumda, yaşamın ilk 7 yılı görme duyusu açısından aşağıdakilerin hangisiyle nitelendirilebilir? (2007) A) Duyusal-motor dönem B) Olgunlaşma düzeyi C) Hiyerarşik düzey D) Kritik dönem E) Gelişme dönemi CEVAP: (D) Belli bir özelliğin kazanılmasında önemli olan bu zaman dilimi, gelişim psikolojisinde kritik dönem olarak adlandırılmaktadır.

48 KAYNAKÇA: Gallahue, D.L, Ozmun, J.C., Goodway, J. D. (2014). Understanding Motor Development (Motor Gelişimi Anlamak). 7. Baskı (Çeviri). Senemoğlu. N. (2013 ). Gelişim, Öğretme ve Öğretim, Kuramdan Uygulamaya. 23. Baskı. ANKARA. Bee, H., Boyd, D. (2009). Çoçuk Gelişim Psikolojisi. 1. Baskı.

49 DİNLEDİĞİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ…


"T.C SAKARYA ÜNİVERSİTESİ SPOR BİLİMLERİ FAKÜLTESİ BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR ÖĞRETMENLİĞİ BÖLÜMÜ PSİKOMOTOR GELİŞİM GELİŞİMİ ETKİLEYEN TEMEL FAKTÖRLER Sinem." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları