Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

ANA-BABA HAKLARI «ana-baba; cennete açılan kapı» Emin YAVUZYİĞİT UZMAN İMAM HATİP Facebook: Muhammed Emin Yavuzyiğit Facebook Grup: VAAZ DOSYALARI.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "ANA-BABA HAKLARI «ana-baba; cennete açılan kapı» Emin YAVUZYİĞİT UZMAN İMAM HATİP Facebook: Muhammed Emin Yavuzyiğit Facebook Grup: VAAZ DOSYALARI."— Sunum transkripti:

1 ANA-BABA HAKLARI «ana-baba; cennete açılan kapı» Emin YAVUZYİĞİT UZMAN İMAM HATİP Facebook: Muhammed Emin Yavuzyiğit Facebook Grup: VAAZ DOSYALARI

2 BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM وَقَضٰى رَبُّكَ اَلَّا تَعْبُدُوا اِلَّا اِيَّاهُ وَبِالْوَالِدَيْنِ اِحْسَانًا اِمَّا يَبْلُغَنَّ عِنْدَكَ الْكِبَرَ اَحَدُهُمَا اَوْ كِلَاهُمَا فَلَا تَقُلْ لَهُمَا اُفٍّ وَلَا تَنْهَرْهُمَا وَقُلْ لَهُمَا قَوْلًا كَريمًا «Rabbin, kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, anaya babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara "öf!" bile deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle.» (İsra suresi 23)

3 ANA-BABA AİLENİN ÖNDERİ VE REHBERİDİR Anne ve babalar ailenin içinde önder ve rehber kimselerdir. İnsana en yakın olan, doğru bilgi ve doğru davranışları öğreneceği kişilerdir ana-babalar. İnsanın derdini, kederini, iyiliğini ve mutluluğunu paylaşa bileceği yegane dayanaktır ana-babalar. Doğumdan itibaren ana-babalar çocuğunun üzerine titrerler, aman bir şey olmasın, aman burnu kanamasın diye azami gayret gösterirler çocuklarına. Çocuklarına küçükken nasıl ana-babalar düşkünse evlatlarıda, ana-babalarına onlar gibi düşkün olmalıdırlar ve her zaman ana-babalara duada bulunulmalıdır. Çünkü Allah cc Kura-ı Kerimde İsra suresinin 24. ayetinde şöyle buyuruyor: وَاخْفِضْ لَهُمَا جَنَاحَ الذُّلِّ مِنَ الرَّحْمَةِ وَقُلْ رَبِّ ارْحَمْهُمَا كَمَا رَبَّيَانى صَغيرًا «Onlara merhamet ederek tevazu kanadını indir ve de ki: "Rabbim! Tıpkı beni küçükken koruyup yetiştirdikleri gibi sen de onlara acı."

4 Ana-baba hakkı ödeme ile bitecek haklardan değildir. Ana- baba hakkı İsra suresi 23. ayette Allah’a ortak koşmayın ve ana-babanıza iyi davranın emri ilahisinde bu konuyu şöyle beyan eder : «Rabbin, kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, anaya babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti.» Bu ilahi ferman ana-babaya iyi davranmayı farz kılar. Evlatlar ana-babaları sağ oldukları müddetçe onlara bakmalı ve bir dediklerini iki etmemelidirler. Çünkü Allah cc «öf» denmeyi bile yasaklamıştır. Bu konu ile ilgili olarak İsra suresinin 23. ayetinde Allah cc şöyle buyuruyor: «Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara "öf!" bile deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle.» Bu ilahi yasa mutlak mana da evlatların ana-babalarına itaat etmesini, onlara iyi davranılmasını ve onların azarlanmamasını farz kılar.

5 EFENDİMİZ SAV SÜT ANNESİNE HALİMEGÖSTERDİĞİ HASSASİYET Peygamberimiz (s.a.s.)’in süt annesi Halime Hatun, bir defasında Mekke’ye gelmiş ve Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’e “Yaman bir kıtlık geçirmekte olduklarını, kuraklıktan hayvanların kırıldığını...” söylemişti. Bu sırada Hz. Hatice (r.a) ile evli olan ve henüz Mekke’de bulunan Peygamberimiz (s.a.s.), Halime Hatun’a kırk koyun ile, binip gitmek ve yüklerini taşımak üzere bir de deve vermişti. Yine bir gün süt annesi Halime, Peygamberimiz (s.a.s.)’in huzuruna gelmişti. Peygamberimiz (s.a.s.) hemen ayağa kalktı: “Anneciğim! Anneciğim!” diye hürmet ve muhabbet gösterirdi.

6 ALLAH ANA-BABAYA EN GÜZEL BİR ŞEKİLDE DAVRANILMASINI EMREDER Ana-babalar tüm güzellikleri ve iyilikleri hak eden yegane kişilerdir. Evlatlara her zaman en yakın olan ana-babalarıdır. Evlatlar ana- babalarına en güzel bir şekilde davranmalıdırlar. Kura-ı Kerimde bu husus şöyle beyan edilir: وَوَصَّيْنَا الْاِنْسَانَ بِوَالِدَيْهِ حُسْنًا «Biz, insana, ana babasına en güzel bir şekilde iyilik etmesini emrettik.» (Ankabut suresi 8)

7 ANA-BABA İYİ DAVRANMAK İNANÇSIZ OLSADA MI? وعن أَسْمَاءَ بنْتِ أبي بكْرٍ الصِّدِّيقِ رضي اللَّه عنهما قالت : قَدِمتْ عليَّ أُمِّي وهِي مُشركة في عهْدِ رسول اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم فَاسْتَفتَيْتُ رسول اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم قلتُ : قَدِمتْ عَليَّ أُمِّى وَهِى راغبةٌ ، أَفأَصِلُ أُمِّي ؟ قال : « نَعمْ صِلي أُمَّكِ » متفق عليه. Hz. Ebû Bekir’in kızı Esmâ radıyallahu anhümâ şöyle dedi: İslâmiyet’i kabul etmemiş olan annem Resûlullah zamanında yanıma gelmişti. Resûlullah’ın görüşünü almak için: - Annem, beni özleyip gelmiş. Ona ikramda bulunabilir miyim? diye sordum. Peygamber aleyhisselâm: - “Evet, annene iyi davran!” buyurdu. (Buhârî, Hibe, 29)

8 Allah, ana-babaya kendisinden sonra şükredilmesi emreder اَنِ اشْكُرْ لى وَلِوَالِدَيْكَ اِلَیَّ الْمَصيرُ "Bana ve anne babana şükret. Dönüş banadır.» (Lokman suresi 14) Allah cc bu ilahi fermanda kendisine şükürden sonra ana-babaya teşekkür etmeyi emretmesi ana-babanın Allah katında ne kadar değerli olduğunu ortaya koymaktadır. Allah’ın değer verdiğine değer verilmemesi Allah’ın gazabını celp etmesi demektir ki dünyada da ahirette de büyk kayıp dmektir. Ana- babaya her zemin ve zaman da teşekkürü bir yaşam biçimi görmeliyiz.

9 ALLAH’A EN SEVİMLİ GELEN AMELLER SIRALAMASIN DA İKİNCİ OLAN AMEL! Abdullah ibni Mes’ud (RA) şöyle dedi: Nebi (SAV)’e: −Amellerin hangisi Allah’a daha sevgilidir? diye sordum. Nebi (SAV) şöyle buyurdu: −“Vaktinde kılınan namazdır.” Sonra hangisidir? dedim. Nebi (SAV) şöyle buyurdu: −“Ana babaya iyilik etmektir.” Sonra hangisidir? dedim. Nebi (SAV) şöyle buyurdu: −“Allah’ın yolunda cihad etmektir.” (Buhari 13/5973, Müslim 137/85)

10 ANA-BABAYA İYİLİK CİHADDIR Abdullah bin Amr bin As’ (RA) şöyle dedi: Nebi (SAV)’e bir adam gelip cihad için izin istedi. Nebi (SAV) şöyle buyurdu: −“Annen ve baban sağ mıdır?” Adam: −Evet, dedi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: −“Öyleyse o ikisi için cihad et!» (Buhari 6/2801, Müslim 2549/5)

11 ANA-BABA CENNETİN ANAHTARIDIR أَنَّ رَجُلًا قَالَ يَا رَسُولَ اللّٰهِ مَا حَقُّ الْوَالِدَيْنِ عَلَى وَلَدِهِمَا قالَ هُمَا جَنَّتُكَ وَنَارُكَ Ebu Umame (R.A.) der ki, birisi: “Ya Rasulellah! Ana babanın evladı üzerinde ne hakkı vardır?” diye sorunca Resul-i Ekrem (s.a.v.): “Onlar ya senin Cennetin, ya da Cehennemindir.” (Onlara iyilik yaparsan cennete, kötülük yaparsan cehenneme girersin) buyurdular. (Terğib ve Tergib, C.5, S.114)

12 CENNETİN ORTA KAPISI KİM? Ebu'd-Derda (RA) anlatıyor: "Resûlullah (SAV): "Baba cennetin orta kapısıdır. Dilersen bu kapıyı terk et dilersen muhafaza et" dediğini işittim. (Tirmizi, Birr, 3)

13 ANA ŞEFKATİ Ebû Hüreyre'den, o’da Peygamber (S.a.v.) den naklen rivayet etti. Şöyle buyurmuşlar: «Vaktiyle iki kadın çocukları ile beraber bulunurken kurt gelerek biri¬nin çocuğunu götürmüş. Biri arkadaşına : — Kurt senin çocuğunu götürdü! Demiş. Öteki de: — Kurt ancak senin çocuğunu götürdü demiş. Müteakiben Hz. Da¬vud'un huzurunda muhakeme olmuşlar. O, çocuğun büyük kadına aid ol¬duğuna hükmetmiş. Derken kadınlar Süleyman b. Dâvûd (Aleyhisselam) in huzuruna çıkarak (meseleyi) ona haber vermişler. O da: — Bana bıçağı getirin de onu sizin aranızda pay edeyim! Demiş. Bunun üzerine küçük kadın: — Hayır! Allah sana rahmet buyursun! Çocuk onundur! demiş. O da çocuğun küçük kadına aid olduğuna hüküm vermiş.» ( Müslim 1720 )

14 EFENDİMİZ SAV BİZLERİ İKAZ EDİYOR-1 RAHMET Mİ? LANET Mİ? a) Kişinin ana-babası evladından razı ve hoşnut ise Allah da o evlattan razı olur. Allah böyle evlatlara rahmeti ile muamele eder. b) Kişinin ana-babası evladından razı değilse ve anası- babası evladından hoşnut değilse Allah da o evlattan razı değildir ve hoşnutta değildir. Ana-baba bir evlada kızıyorsa Allah da o evlada kızıyor demektir. Efendimiz SAV evlatları İKAZ ederek şöyle buyuruyor: رِضَى الرَّبِّ فِي رِضَى الْوَالِدِ وَسَخَطُ الرَّبِّ فِي سَخَطِ الْوَالِدِ «Allah’ın rızası ana-babanın rızasındadır, Allah’ın kızması ana-babanın kızmasındadır.» (Tirmizi, Birr, 3)

15 EFENDİMİZ SAV BİZLERİ İKAZ EDİYOR-2 LANETLİK İŞ NEDİR? Ebu Hureyre (RA) şöyle dedi: Nebi (SAV) şöyle buyurdu: “Kuşkusuz ki Allah, yaratma işini bitirdiğinde akrabalık bağı Allah’ın huzurunda durarak: −Burası akrabalık münasebetlerini kesmekten Sana sığınanların makamıdır, dedi. Allah-u Teâlâ’da: −Evet öyledir. Sen, seni koruyup gözeteni, Benim gözetmeme seninle ilgisini kesenden Benim de ilgimi kesmeme razı olur musun? diye sordu. Akrabalık bağı: −Ey Rabbim! Bilakis razı olurum, dedi. Bunun üzerine Allah-u Teâlâ şöyle buyurdu: −Sana bu hak verilmiştir.” Rasulullah (SAV) bunları anlattıktan sonra şöyle buyurdu: “İsterseniz şu ayetleri okuyunuz.” فَهَلْ عَسَيْتُمْ إِنْ تَوَلَّيْتُمْ أَنْ تُفْسِدُوا فِي الْأَرْضِ وَتُقَطِّعُوا أَرْحَامَكُمْ أُوْلَئِكَ الَّذِينَ لَعَنَهُمُ اللهُ فَأَصَمَّهُمْ وَأَعْمَى أَبْصَارَهُمْ “Demek ki sizler iş başına gelecek olursanız, yeryüzünde fesat çıkaracak ve akrabalık bağlarını keseceksiniz öyle mi? İşte bunlar, Allah’ın kendilerini lânetlediği, sağır yaptığı ve gözlerini kör ettiği kimselerdir!” Muhammed 23 (Buhari 13/5987, Müslim 2554/16)

16 ALLAH CC’U SENİNLE İLGİSİNİ KESMESİNİ İSTERMİSİN? Başka bir hadiste Rasulullah (SAV) şöyle dedi: «…Allah şöyle buyurdu: −(Ey akrabalık bağı!) Kim sana bağlı kalırsa, Ben de ona bağlı kalırım. Kim seninle ilgiyi keserse, Ben de onunla ilgiyi keserim!» (Buhari 13/5988)

17 EVLATLARIN ANA-BABASINA KARŞI GÖREVLERİ 1) Ana-baba muhtaç oldukların da onlara bakmak. 2) Ana-baba giyime muhtaç olduklarında onlara bakmak. 3) Ana-baba hizmete muhtaç olduklarında onlara bakmak. 4) Ana-baba her ne zaman evladını çağırırsan hemen koşup gitmek.

18 5) Ana-babanın emrine her zaman günah olmadıkça itaat etmek. 6) Ana-babanın yanında gayet yumuşak konuşmak. 7) Ana-babasını ismiyle çağırmamak. 8) Ana-babasının arkasından yürümek. 9) Evladın kendisi için istediklerini ve razı olduklarını ana-babası içinde istemek ve razı olmak. Evladın istemediği ve razı olmadığı şeyleri de ana- babası için istememek ve razı olmamak. 10) Ana-babanın bağışlanması için dua etmek

19 ANA-BABAYA İYİLİK SIRALAMASI جَاءَ رَجُلٌ إلى رسول اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم فقال : يا رسول اللَّه مَنْ أَحَقُّ النَّاسِ بحُسنِ صَحَابَتي ؟ قال : « أُمُّك » قال : ثُمَّ منْ ؟ قال : « أُمُّكَ » قال : ثُمَّ مَنْ ؟ قال : « أُمُّكَ » قال : ثُمَّ مَنْ ؟ قال : « أَبُوكَ » متفقٌ عليه. Bir adam Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e gelerek: - Kendisine en iyi davranmam gereken kimdir? diye sordu. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: - “Anan!” buyurdu. Adam: - Ondan sonra kimdir? diye sordu. - “Anan!” buyurdu. Adam tekrar: - Ondan sonra kim gelir? diye sordu. - “Anan!” dedi. Adam tekrar: - Sonra kim gelir? diye sordu. Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem: - “Baban!” cevabını verdi.(İbn Mace, Vesaya, 4)

20 ANA-BABAYA İYİLİĞİN DÜNYA MÜKAFATI İsmâîl ibn İbrâhîm ibn Ukbe tahdis edip şöyle de­di: Bana Nâfi', İbn Umer(R)'den haber verdi ki, Rasulullah (SAV) şöy­le buyurmuştur: "Üç kişi beraber yürürlerken onları yağmur yakaladı. Hemen dağdaki bir mağaraya meyledip sığındılar. Akabinde mağa­ralarının ağzına dağdan büyük bir kaya düşüp üzerlerine tamamen kapattı. Bunun üzerine onlardan biri diğerlerine: — Riya ve şöhret isteği olmaksızın, sırf Allah rızası için yapmış olduğunuz amellere bakın da, onları anmak suretiyle Allah'a dua edi­niz. Umulur ki, Allah mağaranın kapısını açar! dedi. Bu teklif üzerine onların biri şu duayı söyledi: — Yâ Allah! Şu muhakkak ki, benim yaşlı ihtiyar ana-babam ve küçük çocuklarım vardı. Ben sürü otlatarak onları infak eder geçindirirdim. Akşamleyin sürüyü otlaktan döndürüp onların yanına getirdiğim zaman sütü sağar, çocuklarımdan evvel ana-babama süt içirir idim. Şu da muhakkak ki, bir gün otlak bana uzak oldu da ben ta akşam oluncaya kadar sürüyü getirememiştim. Geç vakit geldiğimde onları uyumuş hâlde bulmuştum. Sağa geldiğim gibi yine sütleri sağ­dım ve sağdığım sütü kabıyla getirip baş uçlarında dikildim. Onları uykularından uyandırmayı istemiyordum. Onlardan önce çocukları­ma süt içirmeyi de istemiyordum. Çocuklar ise ayaklarımın dibinde açlıktan sızlanıyorlardı. İşte o gece fecr doğuncaya kadar benim hâ­lim böyle dikilmekle, onların hâli de uyumakla devam etti. Şübhesiz Sen bilmektesin ki, ben bunu sırf Sen'in rızanı istemek için yapmış­tım. Bundan ötürü bizim için bir yarık aç da, biz oradan semayı gö­relim! diye dua etti. Allah onlara semayı görecekleri kadar bir yarık açtı. (Buhari, Edep 5)

21 EVLATLAR ANA BABAYA DUA ETMELİDİRLER Ana-baba evlatlar için manevi sigortadırlar. Bir evde ana-baba varsa orada bereket var demektir. Huzur var demektir. Mutluluk var demektir. Geçim sıkıntısı yok demektir. O eve Allah’ın rahmeti yağıyor demektir. O evde ki ana-babalar her zaman dua ediyor demektir. Evlatların ana-babalarına da devamlı dua etmelidirler. Evlatların ana-babalarına dua etmeyi terk etmeleri geçim sıkıntısı çekmelerine sebep olur. Yani geçimleri daralır.

22 ANA-BABAYA VEFATTAN SONRA YAPILACAK VAZİFELERİMİZ VARMIDIR? وعن أبي أُسَيْد بضم الهمزة وفتح السين مالكِ بنِ ربِيعَةَ السَّاعِدِيِّ رضي اللَّه عنه قال : بَيْنا نَحْنُ جُلُوسٌ عِنْدَ رسول اللَّهِ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم إذ جاءَهُ رجُلٌ مِنْ بني سَلَمة فقالَ : يارسولَ اللَّه هَلْ بقى مِن بِرِّ أَبويَّ شىءٌ أَبرُّهُمَا بِهِ بَعدَ مَوْتِهِمَا ؟ فقال : « نَعَمْ ، الصَّلاَة علَيْهِمَا ، والاسْتِغْفَارُ لَهُما ، وإِنْفاذُ عَهْدِهِما ، وصِلةُ الرَّحِمِ التي لا تُوصَلُ إِلاَّ بِهِمَا ، وإِكَرَامُ صَدِيقهما Ebû Üseyd Mâlik İbni Rebîa es-Sâidî radıyallahu anh şöyle dedi: Bir gün biz Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in huzurunda otururken Selemeoğulları kabilesinden bir adam çıkageldi ve: - Yâ Resûlallah! Anamla babam öldükten sonra onlara yapabileceğim bir iyilik var mı? diye sordu. Resûl-i Ekrem şöyle buyurdu: – “Evet, onlara dua eder günahlarının bağışlanmasını dilersin; vasiyetlerini yerine getirirsin; akrabasını koruyup gözetirsin; dostlarına da ikramda bulunursun.” (Ebu Davut, Edep, 20)

23 VEFATTAN SONRA ANA-BABAYA VAZİFELERİMİZ MADDELER HALİNDE  1) Ana-babaların akrabalarını ziyaret etmek.  2) ana-babaların bağışlanması için istiğfarda bulunmak ve onlara hayır dualar etmek.  3) Ana-babanın arkadaşlarını ve sıla yaptığı kimseleri devamlı ziyaret etmek ve onlarla ilişkiyi kesmemek.  4) Ana-babaların vasiyetlerini yerine getirmek Ana-baba vefat ettiklerinde evlatlar bu 4 görevi yerine getirmek için gayret göstermelidir ki evlatlar dünya ve ahiret yurtların da kaybetmesinler

24 BİR ŞİİR… Ana başta taç imiş, Her derde ilaç imiş Bir evlat pir olsa da, Anaya muhtaç imiş

25 EN BÜYÜK GÜNAHLARDAN BİRİSİ: ANA-BABAYA İTAATSİZLİK الا اُنَبِّئُكُمْ بِاَكْبَرِ الكِبائر ( ثلاثا ) االاشراكُ بالله وعقوقُ الوالدين وشهادة الزُور ( اَوْ قولُ الزورِ ) Peygamberimiz (SAV), üç defa: “Size büyük günahların en büyüğünü haber vereyim mi? Allah’a şirk koşmak, ana-babaya itaatsizlik etmek ve yalancı şahitliği yapmaktır (ya da yalan sözdür)”(Müslim, İman, 143, I, 91.)

26 ANA-BABAYA NE ZAMAN İTAAT EDİLMEZ Allah’ karşı gelmeyi istemeleri halinde veya dini konuların yapılmasını istememeleri halin de ana-babaya itaat edilmez. Bu konuların dışında ana-babaların her istediklerini yerine getirmek Allah’ın emridir. Nitekim Allah cc Kuran-ı Kerinde şöyle buyurmaktadır: وَاِنْ جَاهَدَاكَ عَلٰى اَنْ تُشْرِكَ بى مَا لَيْسَ لَكَ بِه عِلْمٌ فَلَا تُطِعْهُمَا وَصَاحِبْهُمَا فِى الدُّنْيَا مَعْرُوفًا «Eğer, hakkında hiçbir bilgi sahibi olmadığın bir şeyi bana ortak koşman için seninle uğraşırlarsa, onlara itaat etme. Fakat dünyada onlarla iyi geçin.» (lokman suresi 15)

27 Lokman suresi 15. ayetin nuzül sebebi Sa'd ibn Ebî Vakkâs'tan şöyle anlatıyor: "Eğer seni, hakkında bilgin olmayan bir şeyi bana ortak koşmaya zorlayacak olurlarsa onlara itaat etme ve onlarla dünyada maruf üzere birlikte ol..." ayet-i kerimesi benim hakkımda indi. Ben, anneme karşı iyi davranan birisiydim. Müslüman olunca annem bana: "Ey Sa'd, bu sonradan ihdas ettiğin din de nedir? Ya bu dini bırakacaksın ya da ölünceye kadar yemeyeceğim, içmeyeceğim de insanlar "Annesinin ölümüne sebep oldu." diye seni ayıplayacaklar." dedi. Ben: "Ey anneciğim, yapma; çünkü ben asla dinimi bırakacak değilim." dedimse de yemeden içmeden bir gün ve gece geçirdi. Sabaha çıktığında açlıktan iyice bunalmıştı. Ben: "Allah'a yemin olsun; bin tane canın olsa, hepsi de birer birer çıksa ben yine bu dinimi hiçbir şey için bırakacak değilim." dedim. Benim bu kesin tavrımı görünce yedi, içti ve işte Allah Tealâ bu âyet-i kerimeyi indirdi.

28 KİMİN BURNU YERDE SÜRÜRNSÜN? رغم اَنْفُ ثم رغم انف ثم رغم انف قيل من يا رسول الله؟ قال : من ادرك اَبَوَيْهِ عِنْدَ الكِبَرِ اَحدهما او كِلَيْهُمَا فلم يدْخُل الجنة. «Burnu yere sürünsün! Sonra burnu yere sürünsün! Sonra burnu yere sürünsün” demiş; Sahabe, “Kimin (burnu yerde sürünsün) ey Allah'ın Elçisi!)” diye sorunca, “İhtiyarlığı anında annesi ile babasından birine yahut her ikisine yetişip de, onlar sebebiyle cennete giremeyenin” (Müslim, Birr, 9)

29 NEFİSLERİNİZİ ATEŞTEN KURTARIN..! Ebu Hureyre (RA) şöyle demiştir: “Sen yakın akrabalarını uyar!” Şuara Suresi 214. ayet indiği zaman, Rasulullah (SAV) Kureyş’i çağırdı. Bunun üzerine onlar da toplandılar. Genel ve hususi ifadelerle şöyle buyurdu: −“Ey Ka’b ibni Luey oğulları! Nefislerinizi ateşten kurtarınız!” −“Ey Mürre ibni Ka’b oğulları! Nefislerinizi ateşten kurtarınız!” −“Ey Abdi Şems oğulları! Nefislerinizi ateşten kurtarınız!” −“Ey Abdi Menaf oğulları! Nefislerinizi ateşten kurtarınız!” −“Ey Haşim oğulları! Nefislerinizi ateşten kurtarınız!” −“Ey Abdulmuttalib’in oğulları! Nefislerinizi ateşten kurtarınız!” −“Ey Fatıma! Kendini nefsini ateşten kurtar! Çünkü sizi Allah’ın azabından kurtarmaya benim gücüm yetmez! Ama aramızdaki akrabalık(Ana-baba ve diğer akrabalar) bağından dolayı sizinle ilgimi kesmeyecek ve akrabalık haklarını yerine getireceğim.” (Müslim 348/204)

30 KİŞİ HİÇ KENDİ ANA-BABASINA SÖVERMİ? Abdullah bin Amr bin As (RA) şöyle dedi: Rasulullah (SAV) şöyle buyurdu: “Bir kimsenin kendi annesine ve babasına sövmesi büyük günahlardandır!” Sahabeler: −Ya Rasulallah! İnsan hiç kendi annesine ve babasına söver mi? dediler. Rasulullah (SAV) şöyle buyurdu: −“Evet, o kimse başka birinin babasına söver, o da onun babasına söver! O kişi başka birinin annesine söver, o da onun annesine söver!” (Müslim 146/90)

31 VEFAT EDERKEN KELİME-İ TEVHİD’İ SÖYLEYEMEYEN SAHABE: HZ ALKAME RA ASR-I SAADETTE Alkame isminde gayet çalışkan ve sehavetli bir genç vardı. Hastalandı ve rahatsızlığı şiddetlendi. Karısı vaziyeti Resulüllah SAV efendimize bildirdi: - Ya Resulellah, kocam çok hasta, ölüm halinde, dedi. Resulüllah, vaziyeti öğrenmek için Bilâl Habeşî, Ali, Selman ve Ammar (RAHÜM), Alkame’nin evine gönderdi. Gittiler, Alkame ağır hasta idi. Lailahe illallah, Muhammedür Resûlullah demesini söylediler. Bir türlü söyleyemedi. Üzüldüler. Vaziyeti bildirmesi için Bilâl RA’i Resulüllah Efendimize gönderdiler, Resulullah efendimiz ana ve babasının hayat da olup, olmadıklarını sordu. Babasının öldüğünü, ihtiyar anasının hayat da olduğunu öğrendiler. Resululah Efendimiz, ihtiyar kadına oğlu ile vaziyetinin nasıl olduğunu sorduklarında, ihtiyar kadın: -O hep karısını dinliyor, hep beni tersliyor, hiç bir dileğimi yerine getirmiyor, cevabını verdi.

32 Resulüllah, Bilâl-i Habeşî’ye: Git bir yığın odun topla, onu ateşle yakayım, buyurdu. Bu sözleri duyan Alkame’nin annesi: - Ya Resûlallah. O benim oğlum ve gönlümün meyvesidir. Onu benim gözlerimin önünde yakacak mısın? Buna yüreğim nasıl dayanır, dedi. Resulüllah SAV efendimiz şöyle buyurdu: - Ey Alkame’nin annesi, Allah’ın azabı daha şiddetli ve daha devamlıdır. Sen içinden Allah’ın onu mağfiret etmesini diliyorsun. O halde ona kırgın olmadığını açıkla. Hakkını helâl et. Varlığım kudret elinde olan Allah’a yeminle söylerim ki, sen ona kırgın oldukça, onun ne namazı, ne orucu ne de diğer iyilikleri kendisine fayda vermez. Alkame’nin annesi ellerini göğe kaldırdı ve: - Ya Resûlallah! Allah’ı, seni ve burada bulunanları şahit tutuyorum ki, ben Alkame’den razıyım, ona haklarımı helâl ettim, dedi. Resûlü ekrem efendimiz: - Ya Bilâl! Git bak. Alkame “lâ ilâheillallah” diyebiliyor mu? Bilâl hemen gitti. Alkame’nin evine vardı. Daha kapıdan girerken onun, “Lâ ilâhe ilallah, Muhammedün Rasûlullah” demekte olduğunu işitti. Aynı gün Alkame vefat etti. Yıkandı, kefenlendi. Resulüllah SAV namazını kıldırdı. Ve defnedildi. Definden sonra Fahr-i kâinât efendimiz kabrin başında durarak halka şunları söyledi: - Ey muhacirler! Ey Ensar! Kim karısını annesinden daha üstün tutarsa Allah’ın lâneti onun üzerinedir. Onun diğer ibadet ve iyiliklerinin de kendisine bir faydası yoktur, kabul olunmaz

33 SONUÇ OLARAK ANA-BABA HAKLARI Ayet ve hadisler ışığında ana-baba haklarını ortaya koymaya çalıştık. İslâm dini anne ve babaya iyi davranılmasını, onların ihtiyaçlarının karşılanmasını, meşru ölçüler içerisinde isteklerinin yerine getirilmesini, gönüllerinin alınmasını ve onlara merhamet kanatlarının gerilmesini ve onlara hayır dualar edilmesini emretmektedir. İslam dini Ana-baba ile alakayı kesmeyi, kaba ve sert konuşmayı, gönüllerini kırmayı, onlara karşı her türlü isyankar söz ve fiillerde bulunulmasını da kesin olarak yasaklamıştır.

34 Ana-baba toplumun ve ailenin temel taşıdır. Ailelerin sağlam ayakta kalması ana-babalardan geçmektedir. Ana-baba hakkı ödeme ile bitmeyecek haklardandır. Ana-baba ailenin sigortasıdır. Dünyada ve ahirette Cennet kokusu almak isteyen evlatlar ana-babalarına incitmemeli, onları kırmamalıdır, ilahi yasa gereği «öf» bile denmemelidir ve onlara en güzel bir şekilde davranılmalıdır. Efendimiz sav : «Cennet anaların ayaklarının altındadır.» buyurmaktadır. Cennetin kapısını aralamak isteyen evlatlar ana-babalarını hoş tutmalı ve onların duasını almaya azami gayret göstermelidirler.

35 DUAMIZ; ALLAHIM ANA-BABA LARIMIZIN RIZASINI KAZANMAYI BİZLERE İHSAN EYLE ALLAHIM ANALARIMIZA VE BABALARIMIZA DÜNYADA DA, AHİRETTE DE RAHMETİNLE MUAMELE EYLE ALLAHIM HEPİMİZE VE AİLEMİZE GÜZELLİKLER VE İYİHSAN EYLE ALLAHIM ZÜRRİYYETİMİZİ VE GERİDEN GELECEK NESLİMİZİ İSLAMA HADİM EYLE ALLAHIM ANA-BABALARIMIZA İYİLİKLE HER DAİM MUAMELE EDEN KULLAR OLMAYI BİZLERE İHSAN EYEL Not: Bu sunum vaaz Diyanet KM ve Ana baba hakları, M. Z. Kotku hz faydalanarak hazırlanmıştır.


"ANA-BABA HAKLARI «ana-baba; cennete açılan kapı» Emin YAVUZYİĞİT UZMAN İMAM HATİP Facebook: Muhammed Emin Yavuzyiğit Facebook Grup: VAAZ DOSYALARI." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları