Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

BESLENMENİN TEMEL İLKELERİ BÜŞRA MACİT ZEYNEP ERDEN EDANUR KEFELİ EMRE ÇALIŞ.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "BESLENMENİN TEMEL İLKELERİ BÜŞRA MACİT ZEYNEP ERDEN EDANUR KEFELİ EMRE ÇALIŞ."— Sunum transkripti:

1 BESLENMENİN TEMEL İLKELERİ BÜŞRA MACİT ZEYNEP ERDEN EDANUR KEFELİ EMRE ÇALIŞ

2

3 Gıda katkı maddeleri en geniş anlamıyla; gıdalara ilave edilen maddelerdir. Literatürdeki tanımı ise; Tek başına gıda olarak kullanılmayan ve gıdanın tipik bir bileşeni olmayan, Besleyici değeri olsun veya olmasın gıdalara teknolojik amaçla katılan, Doğrudan veya dolaylı olarak gıdaların bir bileşeni haline gelen veya bunların özelliklerini değiştiren maddelerdir.

4 GIDA KATKI MADDELERİ NEDEN ÖNEMLİDİR? Bedenimizi oluşturan molekülleri bir gökdeleni oluşturan tuğla, harç ve demir gibi malzemelere benzetebiliriz. Bir binanın dayanıklılığı ve güzelliği o binada kullanılan malzemenin kalitesiyle doğru orantılıdır. Yediğimiz ve içtiğimiz gıdalar bir takım sindirim işlemlerinden sonra vücudumuzun bir parçası haline gelmektedir. O halde vücudumuzun sağlıklı gelişmesi için mutlaka ona faydalı olacak besinler alınmalıdır.

5 UYGUN GIDALAR ALINMAZSA NE OLUR? Vücudumuz zararlı maddeleri bir seri kimyasal reaksiyonlarla zararsız hale getirmekte, daha sonra da atmaktadır. Ancak tüm zararlı maddeler vücudumuzdan uzaklaştırılamamakta ve zaman içinde vücudumuzda birikmektedir. Biriken zararlı maddeler bir dönem sonra değişik hastalıklara neden olmaktadır. Sağlıklı bir bünyeye sahip olmak için doğru gıdalardan yeteri kadar tüketmek gerekmektedir. Beslenmeyi ciddiye almadan sadece karnımızı doyurmak için bilinçsizce gıda tüketilmesi bünyemizi zayıflatabilir.

6 Aslında doğal beslenmek gayesiyle aldığınız gıdaların birçoğu gıda katkı maddeleri içermektedir. Eğer duyarlı bir tüketici değilseniz bunun farkına bile varmazsınız. Örneğin tükettiğiniz ekmek ve hazır turşuların çoğu ile pastırmaların tamamı katkı maddeleri içermektedir. Dolayısıyla kaliteli besleneyim derken birçok kimyasal maddeyi de tüketmiş olabilirsiniz.

7 Şu hususa da dikkat! Gıdaların üzerinde “Hiçbir koruyucu madde içermez” yazısı “Hiçbir katkı maddesi yoktur” anlamına gelmiyor. Örneğin: “Hiçbir koruyucu madde içermez” diye etiketlenen hazır çorbalarda MSG adlı lezzet arttırıcı katkı maddesi bulunuyor

8 içindekiler: 1. Su, 2. şeker (fruktoz şurubu/sakkaroz), 3.asitliği düzenleyici (limon suyu konsantresi), 4. Meyve oranı en az % 40'tır. 5.E330:sitrik asit midenin ph dengesini bozar

9 ESKİDEN GIDA KATKI MADDELERİ YERİNE NE KULLANILIRDI? Katkı maddeleri çok eski zamanlardan beri kullanılmaktadır. Eski insanlar gıdalarını tütsüleyerek, sirke ile, yanmış kükürtle, tuzlamak ve salamura yapmak suretiyle korumaya çalışmışlardır. Bu insanlar gıdalarını böcek kabuklarını ezerek elde ettikleri kırmızı boya ve safran gibi doğal boyalarla da renklendirmişlerdir. Ayrıca arap sakızı ile besinlerinin kıvamlarını arttırmışlardır. Kullandıkları bazı katkılar birden fazla görev üstlenmiş, örneğin koruyucu olarak kullandıkları tütsü, tuz ve sirke aynı zamanda gıdanın lezzetine de katkıda bulunmuştur.

10 GIDA KATKI MADDESİNİN KULLANIM AMAÇLARI İnsanların çoğu yiyeceklerini kendileri üretmeyip satın alarak temin etmektedirler. Dolayısıyla yiyeceklerin yetiştikleri veya imal edildikleri yerlerden çok uzaklara sağlıklı olarak ve bozulmadan ulaştırılması gerekmektedir. Bu ise katkı maddeleri sayesinde sağlanmaktadır.katkı maddeleri bozulmayı geciktirmenin yanı sıra bazı gıdaların besin değerini artırmakta ; onların tadını, yapısını ve rengini koruyup dayanıklılığını artırarak daha çekici hale getirmektedir.

11 Koruyucular : Mikroorganizmaların neden olduğu bozulmalara karşı koruyarak raf ömrü uzatılır. Böylelikle gıdaların bozulması ve bazen de gıda zehirlenmesi gibi olaylar önlenmiş olur. Gıda Asitleri: Gıdaya belli bir ekşiliğin veya keskin tadın verilmesi için kullanılır. Asitler ekşiliğin yanında gıdanın korunmasını rengin değişmemesini ve unlu mamüllerin kabarmasına da yardımcı olur. Emülgatörler: Yağda ve suda karışan maddelerin birlikte tekdüze karışmasını sağlarlar. Yağ ve suyu homojen olarak karıştıramazsınız ancak emülgatör eklenmesiyle bu sağlanabilir. Tatlandırıcılar: Şeker tadı verilmesini sağlarlar. Bunların bir kısmı şekerden daha düşük kalorili olup daha çok tat verdiği halde şekerle benzer kalori düzeylerine sahip olanlarda vardır. Antioksidanlar: Yağların havadaki oksijenle tepkimeye girerek okside olmasını dolayısıyla bozulmasını engeller. Böylelikle yağların acılaşmasını tatlarının bozulması ve renklerinin değişmesi önlenmiş olur.

12 Lezzet Arttırıcılar: Gıdanın lezzet ve kokusunu geliştirirler. Bunu yaparken gıdanın kendi orijinal tat ve kokusu değişmeden kalır. Renklendiriciler: Gıdalara renk verir veya renklerini arttırırlar. Renk Tutucular: Gıdanın rengini korur veya kuvvetlendirirler. Topaklanmayı Önleyiciler: Tuz benzeri toz halindeki ürünlerin serbestçe akmaları için topaklanmayı engeller. Un Beyazlatıcılar: Unun beyazlatılması için kullanılır. Paketleme Gazları : Havayla irtibatı olduğunda bozulmaya yakın olan gıdaları paketlenmesinde havanın yerine kullanılırlar. Sertleştiriciler: Meyve sebzede katılık veya gevrekliği sağlamak jellerde ise sağlamlığı arttırmak amacı ile kullanılır.

13 En genel tanımıyla, genetik yapısı yani DNA sı, tabiatta mevcut olmayan bir şekle dönüştürülmüş organizmalara, genetiği değiştirilmiş organizmalar denir. Bir organizmanın karakteristik özellikleri genetik yapısında yapılacak olan değişikliklerle değiştirilebilr.Örneğin biberlerin yeşil rengini kodlayan DNA parçasını kırmızı renk kodlayan DNA parçasına dönüştürdüğünüz zaman yeni ürün kırmızı renkli biber olacaktır.

14 GDO’ LARA NEDEN İHTİYAÇ VARDIR? Hem üretici hemde tüketici açısından avantajlar sağlamaktadır. Daha az maliyetli daha güzel görünen ve daha uzun ömürlü ürünler elde edilmektedir. Güzel görünmesi ve düşük fiyatı tüketicinin hoşuna gitmektedir. Üreticide fazla kar etmektedir. Genetiği değiştirilmiş bitkiler böcek veya virüslere karşı daha dirençli olmaktadırlar. Bu bitkilerin DNA’ larında yapılan değişiklikle özel bir toksin üretmeleri sağlanmaktadır.Bu toksin bu bitkiyi yiyen böcekleri zehirlemektedir, böylelikle bu böcekler bitkiye zarar verememektedir.

15 GDO’ NUN ZARARLARI NELERDİR? Genetiği değiştirilmiş ürünlerin piyasaya yaygın olarak girmeleri yaklaşık 10 yıl önce başlamıştır. O günlerden bu yana Dünya Sağlık Örgütünce yapılan izlenimlerde bu ürünlerle ilgili bariz bir olumsuz etkinin görülmediği rapaor edilmektedir. Ancak geçmişe bakıldığında ABD’ de yaşanmış bir triptofan felaketi vardır.

16 Genetiği değiştirilmiş ürünlerle ilgili olarak her ne kadar Dünya Sağlı Örgütü bariz bir olumsuz etkinin görülmediğini söylesede yukarıdaki örnektekine benzer olaylar ürünlere ihtiyatlı yaklaşmayı gerekli kılmaktadır. Bekli de etkileri yıllar veya nesiller sonra görülecektir. İnsanların hücrelerine geçerek genlerini etkileme ihtimali olan bir üründen bahsediyoruz. Bu ihtimal gerçekleşirse birçok hastalık için çok ciddi riskler almış oluruz. Genetiği değiştirilmiş ürünlerin tüketici sağlığı açısından riskleri yanında tarım toprakları, gıda güvenliği ve çevreye yönelik geri dönülmez olumsuz etkileride göz önüne alınmalıdır.

17 ‘E’ NUMARALARI NE ANLAMA GELMEKTEDİR? Bir gıda katkı maddesinin Avrupa Birliği ülkelerinde kullanımına müsaade edildiyse ona bir ‘E’ numarası verilmiştir.Numaranın başındaki ‘E’ harfi, EU(european union-Avrupa Birliği) simgelemektedir. ‘E’ numarası olan katkı maddelerinin sayısı sürekli olarak değişmektedir. E numarası olan, dolayısıyla kullanılmasına müsaade edilen bir katkı maddesinin zaman içerisinde zararlı olduğu anlaşılırsa o katkı maddesinin kullanımı yasaklanmaktadır.

18

19 A SPARTAM Aspartam suni tatlandırıcılar, gıda değil kimyasaldır. Aspartam başlangıçta böcek öldürücü olarak imal edilmişti. Tüm diğer gıda ve gıda katkı maddelerinin toplamından daha fazla yan etkisi vardır. Baş ağrısı, baş dönmesi, unutkanlık, eklem ağrısı, bulantı, uyuşukluk, kas spazmları, şişmanlık, depresyon, korku atakları, huzursuzluk, uykusuzluk, görme kaybı, işitme kaybı, kulak çınlaması, yorgunluk, tat kaybı, nefes darlığı, cilt döküntüleri gibi hastalıkların yanı sıra beynin işleyiş sürecini yavaşlatır, kanseri tetikler. Özellikle zayıflamak için suni tatlandırıcı kullananların bilmesi gereken önemli bir etki de metabolizmayı yavaşlatarak aslında daha fazla yağ biriktirmeye neden olması.

20 Y ÜKSEK F RUKTOZ MI S I R Ş URUBU Kötü kolesterol seviyenizi (LDL) hızla yükseltir ve diyabet hastalığının oluşmasında rol oynar. Kansızlık, kalp büyümesi ve obeziteye de neden olur. Ketçap, krema, kola, gazoz, şekerleme, hazır çorba, çikolata, gofret, puding, hazır kek gibi özellikle çocukların sıkça tükettikleri gıda değeri olmayan besinlerde bolca kullanılır.

21 M ONOSODYUM G LUTAMAT ( MSG ) YA DA E621 Medyada hakkında en çok konuşulan maddelerden birisi de bu maddedir. Çintuzu olarak da bilinen bu madde aynı zamanda hazır gıdalarda kullanılan E621 kodlu katkı maddesidir. Başta cipslerde olmak üzere, köfte katkıları, hazır çorbalar ve daha birçok benzer hazır gıdada kullanılmaktadır hatta dönerlerde bile kullanıldığına dair iddialar mevcuttur. Gıdaların orijinal lezzetiniartırdığı veya öyle hissettirdiği nedeniyle gıda sektöründe çok tercih edildiği iddia edilmektedir. Bu iddiadan yola çıkarak; içeriğinde mono sodyum glutamat barındıran gıdaların insanlar tarafından daha fazla miktarda tüketildiği ifade edilmektedir. Neden olduğu lezzet + iştah + doyumsuzluk hissi üçlüsü insanı yeme canavarına dönüştürmeye birebirdir.. Bu maddenin bulunduğu gıdaların aşırı kalorili ve şeker içerikli olması ve maddenin aşırı yemeyi teşvik etmesi nedeniyle diyabet ve obezite riskini de beraberinde getirdiğini belirtmeden geçemeyeceğiz.

22 T RANS YAĞ Trans yağ, kötü kolesterol (LDL) seviyesini yükseltir. Kalp krizi, kalp rahatsızlığı ve inme riskini ciddi ölçüde arttırır. Trans yağlar sürülebilir kahvaltılık yağlarda, margarinlerde, katı ve kızartma yağlarında, hazır hayvansal gıdalarda, bunlara bağlı olarak, kızartılmış gıdalarda, fırıncılık ve pastacılık ürünlerinde, tart, pasta, bisküvi, pizza hamuru, kek, çikolata, gofret, cips, salata sosları, hamur işi, kraker, hazır köfte, tatlılar, katı yağlar ve birçok fırınlanmış yiyecekte bulunur. Gıda etiketlerinde “hidrojenize yağ” içerdiği belirtiliyorsa bunun anlamı trans yağ içeriğidir.

23 GIDA BOYALARI Yapay gıda renklendiricileri çocuklarda davranış bozukluklarına ve önemli ölçüde IQ seviyesinin düşmesine yol açıyor. Hazır gıdalarda bol bol kullanılıyor. Meyve ezmelerinde, gazlı içeceklerde, hazır pudinglerde, toz kremalarda, çorbalarda, soslarda, dondurmada, tatlılarda, sakızda, jellerde, marmelatlarda, meyveli yoğurtlarda, reçellerde, ketçap, mayonez ve hardalda bu tür boyalar bulunuyor.

24 S ODYUM S ÜLFIT Etiketlerde E250 koduyla yer alan raf ömrü uzatıcı koruyucu madde işlenmiş et ürünlerinin (şarküteri) vazgeçilmezi. Özellikle çocukların bolca tükettiği tost, pizza gibi ürünlerde kullanılan sosis, salam, sucuk, pastırma gibi işlenmiş etlerde bulunur. Hazır baharat ve köfte karışımlarında da bulunur.

25 S ODYUM N ITRAT / S ODYUM N ITRIT Bu raf ömrü uzatıcı koruyucu madde işlenmiş gıdaların bir başka vazgeçilmezi. Değişik kanser türleriyle bağlantısı var. Kullanım alanları ve zararları sodyum sülfit ile benzerlik taşıyor.

26 BHA VE BHT Bütilat Hidroksi Anizol (BHA) ve Bütilat Hidroksi Toluen (BHT) Katı ve sıvı yağların bozulmasını, küflenmesini önlemek için kullanılıyor. Tahıl ve tahıl ürünlerinde, sakızlarda, bitkisel yağlarda, patates cipslerinde, tazeliğini muhafaza etmek için bazı paketlenmiş gıda maddelerinde kullanılmaktadır.

27 S ÜLFÜR Dİ OKS İ T Sülfür içeren katkı maddelerinin Amerika’da çiğ sebze ve meyvelerde kullanılması yasaklanmıştır. Yani bunun zehir olduğu gerçeğini daha fazla görmezden gelemeyince hiç değilse çiğ gıdadan çıkaralım demişler. Gıda koruyucusu olarak ve fermente içeceklerde kullanılır. Fırınlanmış ürünler, çaylar, çeşniler, deniz ürünleri, reçeller, jöleler, kurutulmuş meyveler, meyve suları, konserve ve suyu alınmış sebzeler, dondurulmuş patates ve çorba karışımlarında ve içeceklerde bulunur. Birçok restoranın salata barında yüksek düzeyde sülfit mevcuttur.

28 P OTASYUM B ROMAT Bu katkı maddesi, ekmek yapımında ve unlu mamullerde hacmi arttırmak ve ekmeğin rengini beyazlatmak için kullanılıyor. Hayvanlarda kansere neden olduğu biliniyor. Az miktarları bile insanlarda değişik problemlere yol açıyor. Bu katkı maddeleri çakmak tutulduğunda ekmeğin benzin dökülmüş gibi alev almasına yol açıyor. Beyaz ekmekten uzak kalmamızda yarar var.

29 S ODYUM KLORÜR ( SOFRA TUZU ) Yüksek tansiyona ve buna bağlı olarak kalp ve damar hastalıklarına yol açar. Yüksek tansiyon (Hipertansiyon) oluşumunda, tuzun çok büyük önemi vardır. Bazı insanlarda, böbreğin tuz atma kapasitesi sınırlı olabilir ve gereğinden fazla tuz alınması, hipertansiyonun ortaya çıkmasına veya hipertansiyonun tedavisinde başarısızlığa yol açabilir.

30 Hazır gıdaların sağlığımıza olumsuz etkilerinden ve neden olduğu hastalıklardan kısaca bahsedelim...

31 Prof.Dr.Sebahattin Ateşal;cipslerin içerdikleri yağların damar sertleştirici özelliklere sahip olduklarını,bunun damar tıkanıklarına yol açtığını ve kalbi besleyen damarların olumsuz etkilenerek kalp krizlerini neden olduğunu söylemiştir.

32 Ayrıca,en zararlı yağlar olan trans yağların yine;cips,margarin,kurabiye,bisküvi,pasta gibi rafine besinlerde bulunduğu ve kilo alımına neden olduğu uzmanlarca kanıtlanmıştır.

33 ABD’deki California Üniversitesi’nin araştırmasına göre de doymuş yağ tüketimi günlük 20 gramı aştığında “obezite” riski %80 artıyor...

34 Peki sizce yiyecekler içindeki renklendiriciler “hiperaktivite”ye neden olur mu? Hiperaktif Çocukları Destekleme Grubu(HACSG)”bazı gıda katkı maddelerinin (rafine şekerler,beyaz un,sakız,çikolata..vb.)hiperaktif davranışları arttırdığını savunmaktadır.

35 Uzmanlar;gıdalara kırmızı rengini veren “Karmen kırmızısı”nın alerjiye neden olduğunu,hatta devamlı tüketilmesi halinde ölüme bile neden olabileceğini söylemişlerdir.

36 Yine aynı şekilde puding,gazoz ve şekerlemeye sarı renk veren”Tartrazin” katkı maddesinin astım krizine neden olduğu bilinmektedir

37 Ayrıca bu yapay renklendirici katkı maddeleri;çocuklarda beyin fonksiyonlarını azaltarak,zeka seviyelerini düşürmektedir

38 Uzmanlar;meyve suları gibi bazı hazır gıdalardaki E sayılı maddelerin çocukların vücutlarında kaşıntı,yüzde döküntü,dikkat eksikliği gibi zararlı etkiler gösterdiğini belirtiyorlar.

39 Ayrıca dayanıklılık için kuru meyvelerde kullanılan sülfitlerin kusma,ishal ve karın ağrısına yol açtığı bilinmektedir.

40 Hazır gıda üreticilerinin gittikçe artan miktarda kullandıkları mısır kaynaklı fruktoz,insan sağlığı için önemli bir tehdit haline gelmiştir.Fruktoz,meyve şekeri olarak bilinmekle birlikte,diyetteki en önemli kaynağı fruktozdan zengin mısır şurubu kullanılarak üretilen hazır gıdalardır.Fruktoz,temel olarak karaciğerde metabolize edilir ve glukoz ile aynı enerji yüküne sahiptir.

41 Ancak glukoz gibi doyma ve tokluk hissi oluşturmaz.Bu nedenle yüksek fruktoz içeren hazır yiyecek ve içecekler doyma hissi oluşturmadıkları için daha çabuk tüketilirler.Son dönemde yapılan çalışmalar,gıdalarla alınan fruktozun kalp-damar hastalıkları,diyabet,hipertansiyon ve şişmanlığa sebep olduğunu göstermiştir

42 S IZCE HAZıR ÇORBALARıN HERHANGI BIR ZARARı VAR MıDıR ? Dünya Kanser Araştırmaları Merkezi” tarafından yapılan bir araştırma,paket halinde satılan hazır çorbaların gırtlak kanseri olma riskini arttırdığını ortaya koydu.

43 Araştırma başkanı Doktor Racher Thompson,paket çorbaların içerisinde günlük almamız gereken tuz miktarının yarısının bulunduğunu ve bunun da çok yüksek bir miktar olduğunu söyledi. Fazla tuz tüketiminin kalp krizi riskini arttırdığı zaten biliniyordu.Fakat son yapılan araştırmalar yüksek tuz tüketiminin gırtlak kanseri riskini de arttırdığını ortaya koydu.

44 Fast Food yiyeceklerin zararları saymakla bitmiyor.Zihin Sağlığı Vakfı’nın araştırmasına göre yararlı yağların,vitaminlerin ve minerallerin eksik alınmasıyla Fast Food tarzı beslenme; depresyon,Alzheimer ve şizofreniye neden oluyor.

45 İngiliz uzmanlara göre hazır kek,konserve gibi hazır gıdalar özellikle okul çağındaki çocukların boy gelişimi üzerinde olumsuz etkilidir.

46 Ayrıca bilinen bir diğer gerçek de hazır gıdaların erken ergenliğe sebep olmalarıdır...

47 Konuyla ilgili bir diğer olumsuz örnek; Kuzey ülkelerinde dondurulmuş balık tüketimi çoğalmasından sonra diyabet sorunlarının %60 civarlarına yükseldiği açıklanmıştır

48 Ve bu maddeler nadiren de olsa gıda zehirlenmesine yol açabilirler.

49

50 Gıda katkı maddelerinin günümüz yaşam koşullarında vazgeçilemez olduğunu, bunun yanında birçok hastalıkla ilişkili olabileceğini artık biliyorsunuz. Bu konu önemsenmelidir çünkü sağlığımızla yakından ilişkilidir. Peki sağlığımızla bu denli iç içe olan bu maddelerin kullanım iznini kim veriyor, kim yasaklıyor, kim denetliyor, bu kararlar neye göre veriliyor, gıdayla ilgili sertifikalar mıdır ve bunları kimler vermektedir?

51 K ATK I M ADDELERININ G ÜVENILIRLIĞI Z AMANLA N EDEN D EĞIŞMEKTEDIR ? Gıda içeriğinin güvenilirliği ile ilgili kararlar verilirken eldeki en son bilimsel veriler kullanılır. Bilimsel veriler sürekli değişebilmektedir. Dolayısıyla zaman içerisinde güvenilir kabul edilen bazı katkı maddeleri hakkında yeni veriler elde edilmektedir. AB ülkelerinde kullanılmasına müsaade edilen gıda katkı maddelerinin listesi sürekli değişmektedir.

52

53 Gıda katkı maddelerinin izin sürecindeki tek hedef, insan sağlığının korunmasıdır. Gıda katkı maddeleri insanların karşılaştığı kimyasallar içerisinde çok özel bir gruptur. İnsanlar bu maddelere doğumdan ölüme kadar kendi iradeleri dışında maruz kalabilmektedirler. Katkı maddelerini içeren gıdaları yüz milyonlarca kişinin tükettiği düşünüldüğünde, yapılan en ufak hatanın insan sağlığı ile ilgili büyük sorun oluşturacağı açıktır. Bu nedenle gıda katkı maddelerinin kullanım izni uluslar arası ve ulusal sağlık otoritelerinin son derece yoğun ve dikkatli incelemesi sonucunda verilir.

54 BEBEK MAMALARI İÇİN ÖZEL BİR UYGULAMA VAR MIDIR? Yeni doğan bebekler ve çocuklar kimyasal maddelere erişkinlerden daha duyarlıdır. Bu yüzden Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca ilk 4-6 aya kadar bebekler için ‘bebek mamaları- bebek formülleri’ daha büyük çocuklar için ‘bebek ve küçük çocuk ek gıdaları’ konulu TGK tebliğleri yayınlanmıştır. Bu tebliğlerde bu ürünlerde kullanılmasına izin verilen katkılar ve miktarları gösterilmiştir.

55

56 TSEK Türk Standartları Enstitüsü(TSE) birçok amaca yönelik standartlar belirler ve bunları belgelendirir. TSE’nin verdiği belgelerden bir tanesi de gıda kalitesini belgelemek için kullanılabilen Kalite Uygunluk Belgesidir.(TSE/TSEK belgesi). Bir ürünün üzerindeki TSEK amblemi o ürünün Türk Standartları Enstitüsünün belirlediği standartlara göre ürünleri üretip piyasaya arz ettiklerini belirler.

57 HACCP VE ISO HACCP; Güvenilir ürünlerin tüketiciye sunulması amacıyla, düzgün işleyen bir sistemin oluşturulması ve korunması temeline dayılı bir gıda güvenliği kavramıdır. Bir gıda zincirinde hammadde temelinden başlayarak, gıda hazırlama, işleme, üretim, ambalajlama, depolama ve nakliye gibi gıda zincirinin her aşaması kontrol altına alınmaktadır.Bu noktalarda risk analizleri yapılarak gerekli yerlerde kritik kontrol noktaları belirlenmektedir.Belirlenen bu noktalar titizlikle takip edilerek muhtemel problemler henüz oluşmadan önlenmektedir.Böylelikle sistemin korunması sağlanarak belirli normlara uygun güvenilir gıdaların üretilmesi sağlanmaktadır. Bu prensipler her ölçekteki kuruluşlara uygulanabilmektedir.

58 ISO ISO gıda sektöründeki kalite standartlarındandır. ISO aslında HACCP’ nin uluslar arası standartlara genişlemesi olarak kabul edilebilir.Bir gıda ürününün HACCP standartlarına göre üretilmesi ve buna ilave olarak ISO belgesinin olması bu ürünler için bir tercih sebebidir.

59 SONUÇ OLARAK… Gıda katkı maddelerinin günümüz yaşam tarzının bir gerçeği olduğunu, Bunun yanında mümkün olduğunca katkı maddelerinden kaçınmaya çakışmak gerektiğini, Çünkü bir çok hastalık için risk oluşturduklarını, Güvenilirliklerini her an kaybedebileceklerini, Katkı maddelerinin bir kısmının özellikle bazı hastalığı olanlar için daha riskli olabileceğini,

60 Sebebini bilmediğiniz bazı rahatsızlıkların sebebinin katkı maddeleri olabileceğini, Çocuklarımız için katkı maddelerinden kaçınmanın çok daha önemli olduğunu, Ürün tercih ederken daha bilinçli olmak gerektiğini özellikle en sağlıklı ürünü seçebilmek için gerekli bilgileri edinmek gerektiğini, Sertifika çalışmalarının önemli olduğunu, İnanç ve bireysel tercihleriniz açısından ürünleri daha dikkatli incelemenin önemli olguğunu söyleyebiliriz.

61 KAYNAKÇA Fark Etmeden Yediklerimiz Gıda Katkı Maddeleri- Fatih GÜLTEKİN A’dan Z’ye Gıda Katkı Maddeleri – Prof. Dr. Muhittin TAYFUR (editör) Kural Dışı Dergi – Nilgün Prof. Dr. Hasan Doğruyol, Uludağ Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı, Girtlak-Kanseri-Yapiyor-93-haberi.aspx


"BESLENMENİN TEMEL İLKELERİ BÜŞRA MACİT ZEYNEP ERDEN EDANUR KEFELİ EMRE ÇALIŞ." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları