BİYODİZEL Biyodizel, mikrobiyel, bitkisel veya hayvansal yağların uzun zincirli yağ asitlerinin metil esterlerinden oluşturulan ve “B100” şeklinde formüle edilen yakıt türüdür. Günümüzde biyodizel yakıt özellikleri Amerika’da ASTM D6751, Avrupa ülkelerinde ise EN 14214 standardına göre belirlenmektedir
Biyodizel, petrol dizellerle karşılaştırıldığında biyolojik olarak parçalanabilir, zehirsiz özellikte ve daha düşük emisyon profiline sahiptir. Biyodizel kullanımı tarım, ekonomik gelişme ve çevre arasında dengenin kurulmasını sağlamaktadır
Günümüzde biyodizel petrol temelli dizel yakıtların yerini tamamen alamasa bile, üretimini destekleyen birçok neden vardır: bitkisel ve hayvansal yağların üretimi için pazar oluşturması, ülkelerin petrol ithalatına olan bağımlılığını azaltması, yenilenebilir özelliği ve kapalı karbon döngüsü sayesinde küresel ısınmaya katkı sağlamaması, petrol temelli dizelle karşılaştırıldığında tüm CO2 emisyonunu 78% oranında azaltması, karbon monoksit, yanmamış hidrokarbon ve tanecikli emisyon çıkışının normal dizel yakıtından daha düşük olması gelmektedir.
Biyodizelin maliyet yapısı (%) Hammadde Biyodizelin maliyet yapısı (%) Hammadde 84 Kimyasallar 7 Su / Elektrik 4 Sabit giderler 5 Bitkisel yağlar Mikrobiyel yağlar gibi
Biyodizel maliyetinin en büyük kısmını, üretiminde kullanılan hammaddenin maliyeti belirlemektedir. Hammadde maliyetindeki artış biyodizel fiyatını %40 oranında etkilemektedir. Bu durum biyodizel üretiminde hammadde seçiminin son derece önemli olduğunu vurgulamaktadır.
HAMMADDELER Bitkisel yağlar Hayvansal yağlar Atık yağlar Mikrobiyel yağlar
Bu problemlerin başında; koklaşma ve enjektörlerde çok ses çıkarma, Bitkisel yağlar Bitkisel yağlar alternatif yakıtların geliştirilmesinde göze çarpsa da özellikle direk enjeksiyon yapan makinelerde birçok problemle karşılaşılmaktadır. Bu problemlerin başında; koklaşma ve enjektörlerde çok ses çıkarma, karbon kalıntıları, yağdan dolayı oluşan yapışma, bitkisel yağ kontaminasyonu sonucu oluşan kalınlaşma ve jelleşme ve yağlama problemleri gelmektedir
Bitkisel yağların özellikle de hayvansal yağların kullanımındaki diğer önemli dezavantajlar dizel yakıttan 11-17 kat daha fazla olan yüksek viskozite ve motorda kalıntıların kalmasına sebep olan düşük uçuculuktur. Bu problemlerin sebebi büyük triaçilgliserol molekülü ve yüksek moleküler ağırlığıdır.
Bu problemler motorların modifiye edilmesiyle az veya çok aşılabilir Bu problemler motorların modifiye edilmesiyle az veya çok aşılabilir. Almanya ve Malezya’da Elsbett ve yine Almanya ve Amerika’da Diesel Morten und Geraetebau Gmbh (DMS) firmalarının oluşturduğu modifiye motorlar farklı oranlarda bitkisel yağ ile çalıştırıldıkları zaman başarılı performans göstermektedir
Hayvansal yağlar Biyodizelin yüksek kaliteye sahip, pahalı bitkisel yağlardan yapılıyor olmasından kaynaklanan yüksek üretim maliyeti, yemeklik olmayan yağların hammadde olarak kullanımıyla indirgenebilmektedir.
Literatürde hayvansal yağların biyodizel üretiminde kullanımları ile ilgili yapılan çalışmaların başında kuyruk yağı ve tavuk artıklarından kalan yağların kullanımı gelmektedir. Başta kuyruk yağı olmak üzere hayvansal yağlar insanların beslenme alışkanlıklarına bağlı olarak kullanım miktarı değişmektedir ve sabun endüstrisi üretilen hayvansal yağın tamamını alamamaktadır
Bu yağların C14:0, C16:0 ve C18:0 gibi doymuş yağ asitlerinden oluşması yüksek setan numarasına sahip olmasını ve doymamış yağlara göre oksidasyona daha az yatkın olmasını sağlamaktadır. Fakat bu özelliğin yüksek sıcaklıklarda kristalize olma eğilimi göstermesi önemli bir dezavantajdır.