Bilimsel Araştırma. Hangi yollarla biliriz? Toplumsal dünya ile ilgili bildiklerinizin çoğunu, toplumsal araştırma ile öğrenmedik. Başkalarından duyarak.

Slides:



Advertisements
Benzer bir sunumlar
DOÇ. DR.MEHMET ERDOĞAN AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ
Advertisements

Küçük Grup Eğitimi Şifa Üniversitesi Sağlık Bilimleri Yüksekokulu Eğitici Eğitimi Kursu Eylül 2015 / 281.
Deneysel Yöntem BBY252 Araştırma Yöntemleri Güleda Doğan.
Bilimsel bilgi Diğer bilgi türlerinden farklı
Stratejik Pazarlama 4. Hafta
BÖLÜM 1 TEMEL KAVRAMLAR. BÖLÜM 1 TEMEL KAVRAMLAR.
Zihinsel engellilerin sınıflandırılması
DAVRANIŞ BİLİMLERİNE GİRİŞ
RADAR EĞİTİM DANIŞMANLIK 1 YAPILANDIRMACI ÖĞRENME YAKLAŞIMI.
BULUŞ YOLUYLA ÖĞRETİM JEROME BRUNER.
İNSAN BİLGİSAYAR ETKİLEŞİMİ: BİLİŞSEL BOYUT III. İBE alanında etkileşimi anlamaya çalışan uzmanlar, özellikle şema ve zihinsel modeller üzerinde yoğunlaşırlar.
1 “Öğrenci Merkezli Öğretim” Öğretmen Adayları Bakış Açısı ile Ne İfade Ediyor? Dr.Dürdane JACOBS Dr. Fahriye HAYIRSEVER.
Literatür taramasının önemi  Daha önce neler yapıldığını çıkarmaya çalışmayan araştırmacılar alanlarında önemli katkı sağlama fırsatından yoksun kalırlar.
ÖLÇME DEĞERLENDİRME VE SINAV HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ.
Program Tasarım Modelleri
Yazılım Mühendisliği1[ 3.hft ]. Yazılım Mühendisliği2 Yazılım İ sterlerinin Çözümlemesi Yazılım Yaşam Çevrimi “ Yazılım Yaşam çevrimin herhangi bir yazılım.
Hangi Konular Performans Görevi Hangi Konular Proje Olarak Seçilmelidir? MEB 2008.
Leyla İÇERLİ Araş. Gör. Dr. Aksaray Üniversitesi İİBF İşletme Bölümü.
Bireyi Tanıma Teknikleri I
Hipotez ve İlişkili Kavramlar
GELİŞİMLE İLGİLİ ARAŞTIRMA YÖNTEM VE TEKNİKLERİ
ÜSTÜN ZEKALI VE ÜSTÜN YETENEKLİ ÇOCUKLAR
Istatistik I Fırat Emir.
KAVRAM HARİTALAMA Doç.Dr.Bülent ÇAVAŞ.
Erken çocukluk döneminde fen ve matematik kavramlarının gelişimi
Proje Oluşturma ve Yönetimi Bilişim Teknolojileri Öğretmeni
Proje Oluşturma ve Yönetimi
DENEYSEL TERTİPLER VE PAZAR DENEMESİ
Öğretimin Uyarlanması
BİLİMSEL ARAŞTIRMA TEKNİKLERİ
Bölüm 2: Bilimsel Araştırma Süreci ve Araştırma Konusu Seçimi
Bölüm 3: Eleştirel Kaynak İnceleme, Hipotez ve Strateji Geliştirme
YÖNETİM- ÖRGÜT TEORİLERİ MODERN EKOL- SİSTEM TEORİSİ
Bilimsel Araştırma Yöntemleri
MEDİKAL BİYOLOJİ.
Program Tasarım Modelleri
ÖZELLİK FAKTÖR KURAMI.
PISA 2015 Yrd. Doç. Dr. Ömer Kutlu.
MATEMATİK DERSİ ÖĞRETİM PROGRAMI
Yrd.doç.Dr. H. Deniz GüllerOĞlu
Bölüm 6 Örgütsel Yönlendirme
BİYOLOJİ TARİHİ DR. N. OYA SAN KESKİN.
EĞİTİME GİRİŞ Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi
PROGRAM DEĞERLENDİRME
Geçerlik ve Kullanışlılık
GÖRÜŞME İLKE VE TEKNİKLERİ Sağlık Bilimleri Fakültesi
Evren-Örneklem, Örnekleme Yöntemleri 2
ÖĞRENME STİLLERİ.
NİŞANTAŞI ÜNİVERSİTESİ
Yrd. Doç. Dr. Ömer Kutlu BAŞARI TESTLERİNİN GELİŞTİRİLMESİ
Tezin Olası Bölümleri.
NİTEL VERİLERİN ÇÖZÜMLENMESİ
DAVRANIŞ BİLİMLERİNDE ARAŞTIRMA (YÜKSEK LİSANS)
EĞİTİME GİRİŞ Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi
Nitel Araştırma Süreci
Araştırma Önerisi ve Hazırlanması
Veri ve Türleri Araştırma amacına uygun gözlenen ve kaydedilen değişken ya da değişkenlere veri denir. Olgusal Veriler Yargısal Veriler.
Ölçmede Hata Kavramı ve Hata Türleri
6.HAFTA: ARAŞTIRMALARDA ÖLÇME VE ÖLÇEKLERDE GÜVENİLİRLİK
Sosyal Bilimlerde Yöntem Prof. Dr. Aykut Çelebi
Hangi Konular Performans Görevi Hangi Konular Proje Olarak Seçilmelidir? MEB 2008.
ARAŞTIMALARDA YÖNTEM.
Nitel Araştırmalar.
Sınıf Öğretmenlerinin Eğitsel Amaçlı İnternet Kullanım Öz Yeterlikleri
3. HAFTA Bilimsel Araştırmada Temel Kavramlar
Bilimsel Araştırma Yöntemleri
2. HAFTA BİLİMSEL ARAŞTIRMA YAKLAŞIMLARI
2. HAFTA Bilimsel Araştırma Temel Kavramlar.
Ders İçeriği Yatırım Projelerinin Kavramsal Temelleri
Örgüt Kuramı, Örgüt Tasarımı ve Örgütsel Değişim
Sunum transkripti:

Bilimsel Araştırma

Hangi yollarla biliriz? Toplumsal dünya ile ilgili bildiklerinizin çoğunu, toplumsal araştırma ile öğrenmedik. Başkalarından duyarak öğrendik. Kendiniz deneyimlediğiniz ya da kitaplardan, televizyondan vb yararlandınız. Toplumsal Araştırma farklı bir bilgi üretim sürecidir. Alternatiflerine göre daha fazla yapılandırılmış, düzenli ve sistematik bir süreçtir. Diğer yöntemlerle elde ettikleriniz muhtemelen doğrudur, ancak araştırmaya dayanan bilgi daha fazla güvenilirdir.

Gerçek bilgiye dört farklı yoldan bilebiliriz: 1.Gelenekler 2.Otorite 3.Deneyim 4.Sağduyu 5.Bilimsel Araştırma

Gelenek Bazı insanlar bilgi için geçmişe, geleneğe güvenir. Gelenek geçmişin otoritesidir. Gelenek bize eskiden beri böyle olageldiği için kabul ettiğimizi gösterir. Güvenilir bilgi de kaynağı olabilecekken önyargılara da sebep olurlar. Ayrıca bir zamanlar doğru olmuş olsa bile kuşaktan kuşağa geçtikçe çarpıtılabilir ve doğruluğunu yitirebilir. Ayrıca geçmişte işe yarayan her şey günümüzde işe yarayacak diye kesin bir kaide yoktur.

Otorite Otorite konumundaki biri söylediği için ya da otorite sahibi bir yayında yer aldığı için bir şeyin doğru olduğunu kabul ettiğinizde bilginin temeli olarak otoriteyi kullanırsınız. Onlarda güvenmek en basit ve ucuz yoldur. Siz onların deneyim ve çalışmalarından yararlanırsınız. Burada sınırlar koymak önemlidir. Bazen haklı olmadıkları halde haklıymış gibi de kabul görebilirler. Sırf otorite olduğu için paye verilenler olabilir. Peki şu soru önemlidir: Kim otoritedir, kim değildir?

Deneyim Gördüğünüze mi inanırsınız? Kişisel deneyim önemli bir bilgi kaynağıdır. Ancak ne kadar doğrudur? Doğru gibi görünen şey, aslında yargılamadaki küçük bir hata yüzünden çarpıtılmış olabilir. Ancak bazen bu durumu bilseniz de yanılsamaya düşebilirsiniz.

Sağduyu Dünya ya da yaşam hakkında sıradan mantık yürütme ya da sağduyu aracılığıyla pek çok şey bildiğimizi düşünürüz. Herkesin bildiği ya da mantıklı gelen şeylere güveniriz. Sağduyu gündelik yaşamda değerlidir. Ancak her zaman doğru olmayabilir. Hatalar ya da yanlış bilgiler içeriyor olabilir.

 Yeni olgusal buluşlar yeni teorilere yol açtığı gibi, yeni teorilerde yeni gözlem ve deneylere kapı açarak yeni buluşların koşullarını hazırlarlar.  Bu yolla, bilim insanlığın ortaya çıkışından başlayıp binlerce yıldır süren bilimsel bilgi üretme sürecinde, kendi niteliğini, geleneklerini ve standartlarını oluşturmuştur. Bu süreçte çağdaş bilimin dört önemli niteliği ortaya çıkmıştır. Bilimsel Bilgi Nedir

Bunlar; 1.Çeşitlilik: Bilimsel çalışmalar bireylerin veya toplumların tekelinde olmayıp tüm insanlığa açıktır. 2.Süreklilik: Bilimsel bilgi üretme süreci insanlığın var oluşundan bu yana hiçbir zaman durmadan devam etmektedir. 3.Yenilik: Her gün yeni bilimsel bilgiler ve yeni bilim alanları ortaya çıkmaktadır. 4.Ayıklama: Yanlış olduğu ispatlanan bilgiler ayıklanıp yerine yeni bilgiler konulur.

Bilimsel Bilgi ve Özellikleri 1.Bilim olgusaldır: Doğrudan veya dolaylı olarak gözlenebilecek veya sınanabilecek vakaları inceler. 2.Bilim objektiftir: Bilimsel bilgiler nesnel verilere dayandırılmıştır. Elde edilen verilerden ulaşılan sonuçlar kişiden kişiye veya toplumdan topluma değişmemelidir.

3.Bilimsel bilgiler güvenilirdir Bir bilgiye bilimsel yollarla ulaşılmış ise, bu bilgi güvenilirdir. 4.Bilim genelleyicidir: Bir vaka veya durumda doğru olarak bulunmuş bilgiler, diğer vakalar içinde aynı derecede doğrudur. 5.Bilim mantıksaldır: Bilimsel bilgiler mantık kuralları ile örtüşmelidir.

Araştırma Araştırma yapmanın amacı bilgiye ulaşmaktır. Bilimsel araştırmalarda ise amaç, araştırmanın başında sorulan soruya, yani araştırma problemine cevap oluşturabilecek güvenilir ve geçerli bilgiye ulaşmaktır. Bu bilgiye ulaşmak için izlenecek yola genel olarak ‘yöntem’ adı verilir. Sosyal bilimlerin bir disiplini olan sosyolojide yürütülen araştırmalar çeşitli toplumsal olgu ve olayların biçimini, dinamiklerini ve karşılıklı etkileşimlerini bilimsel yöntemler kullanarak incelemeye, bu olgu ve olaylara ilişkin güvenilir ve geçerli bilgiye ulaşmaya çalışan araştırmalardır. Peki bu bilgiye ulaşmak için nasıl bir yol izlemek gerekir?

Yöntem konusu, sosyal bilimlerdeki tartışmalı alanlardan biridir. Bununla birlikte, sosyal bilimlerde kullanılan araştırma yöntemlerinin temel olarak ikiye ayrıldığını söylemek mümkündür. Bunlar: (a) Sosyal bilimlerde doğa bilimlerinde kullanılan araştırma yönteminin kullanılması gerektiğini savunan, Pozitivist yaklaşıma dayanan, toplumsal olgular arasındaki nedensellik ilişkisini açıklamayı amaçlayan, hipotez sınamaya yönelik olan, toplumsal olguların bütünü hakkında bilgi elde etmek için bu olguyu parçalara ayırıp parçaları inceleyen, verileri sayısallaştırarak çözümleme ve bulgularını genelleme eğiliminde olan nicel araştırma yöntemi ve (b) Sosyal bilimlerin doğa bilimlerinde kullanılan yöntemden ayrı, kendine özgü bir yöntemi olması gerektiğini savunan, yorumlayıcı yaklaşıma dayanan, toplumsal olguları parçalarına ayırmadan, kendi bağlamları içerisinde bir bütün olarak anlamayı ve derinlemesine bir kavrayışa ulaşmayı amaçlayan, verileri sayısal göstergelere indirgemeyen, bulgularını genelleme eğilimi taşımayan nitel araştırma yöntemidir.

Bu iki yöntem, dayandıkları temel varsayımlar, araştırma sürecinde araştırmacının rolü, araştırma sürecinin esnekliği, kullanılan veri toplama ve veri çözümleme teknikleri açılarından birbirinden son derece farklıdır. Yöntem seçimi, toplumsal dünyanın ve toplumsal olguların nasıl algılandığını, araştırma probleminin nasıl biçimlendirileceğini, verilerin hangi yollarla toplanacağını, nasıl çözümleneceğini ve yorumlanacağını belirlediği için araştırmalarda uygun yöntemin seçilmesi son derece önemlidir. Hangi araştırma yönteminin seçileceği ise (a) Araştırmanın amacına ve problemine, (b) Araştırmacının teorik bakış açısına, (c) Elde edilmek istenen bilgi düzeyine, (d) Ekonomik ve teknik olanaklar ile insan kaynaklarına, (e) Araştırmacının deneyim ve becerilerine bağlıdır.

Sosyal bilim literatüründe araştırma yöntemi, araştırma teknikleri, araştırma tasarımı/deseni kavramlarının içeriği de tartışmalı konulardan biridir ve bu nedenle bu kavramların birbiri yerine kullanıldığına sıklıkla rastlanmaktadır. Araştırma yönteminin bilgiye ulaşmak için kullanılan yol olduğunu belirtmiştik. Araştırma teknikleri ise bu yolda kullanılacak araçları, veri toplama ve çözümleme tekniklerini ifade etmektedir. Örneğin anket, nicel araştırma yönteminde kullanılan araştırma tekniklerinden biridir. Araştırma tasarımı ise araştırmanın amaçlarına nasıl ulaşılmasının planlandığını, hangi yöntem ve tekniklerin seçildiğini, bunların nasıl kullanılacağını gösteren, araştırmanın her aşamasının nasıl gerçekleştirileceği hakkında bilgi veren bir plandır. Diğer bir deyişle araştırma tasarımı araştırmada hangi veri toplama tekniklerinin ve araçlarının kullanılacağını, verilerin nereden, kimlerden ve nasıl toplanacağını, nasıl işleneceğini ve çözümleneceğini belirten, araştırmanın çeşitli aşamalarını bir arada tutan bir taslaktır.

BİLİMSEL YÖNTEM Bilimsel Yöntem  Bilimsel Düşünme Yöntemi  Bilimsel Araştırma Yöntemi  Olaylara Dayanma  Tarafsızlık  Dogmatizmi Reddetme  Eleştiriye açık olma  Yanılma olasılığını kabul etme  Sorunu belirleme  Gözlem  Hipotez kurma  Hipotezi test etme  Teori ve genel kanunlara ulaşma Anlam (Araştırmaya dayanır) (Akla dayanır)

Bilimsel araştırma, sistematik veri toplama ve analiz etme sürecidir. Bazı bilimsel araştırmalar, kuram (teori) üretmeyi ya da varolan kuramları sınamayı amaçlamaktadır. Kuram, bir olguyu açıklamaya, kestirmeye ve/veya kontrol etmeye yarayan ilişkili ilkeler bütünüdür. Örneğin, öğrenme olgusunu açıklayan kuramlar arasında bilişsel öğrenme kuramını ve davranışsal öğrenme kuramını sayabiliriz. Kuram üretmeyi ve/veya sınamayı hedefleyen bilimsel araştırmalara, temel araştırma adı verilmektedir. Yukarıda örnek olarak verilen kuramlardan davranışsal öğrenme kuramındaki ‘ödüllendirme ilkesi’ni sorgulayan bir araştırma, temel araştırma özelliği göstermektedir.

Araştırmacıyı güdüleyen motifler Merak Problem Eldeki veriler Teknik olanaklar: ekipman, malzeme Ekonomik kaynak Güncel yaklaşımlar

Araştırmanın amaçları Araştırmacı, çevresinde olup bitenler, olgular ve yaşanılanlar hakkında doğru bir bilimsel gerçeklik algılaması geliştirmeye çalışır. Dünya ve sosyal çevre hakkın dayeni şeyler öğrenmekle ilgilidir. Bunu yapmak için bir araştırmacının mantıklı düşünmesi, kurallara uyması ve adımları sürekli yinelemesi gerekir. Kuram ya da fikirleri olgularla sistemli bir biçimde birleştirir. Önemli olan nokta, araştırmacı tarafından ortaya konulan bu bilimsel gerçekliği ne derece geçerli bir gerçeklik olduğudur. Bilimsel araştırmalarda amaç, insanların duyduklarında mutlu olacakları sonuçlar çıkarmak değil, bilimsel anlamda en geçerli gerçeklerin yine bilimsel metotlarla elde edilmesidir.  Olayların tanımlanması,sınıflanması  Olaylar arasındaki ilişkileri bulmak  Olayları anlamak ve açıklamak  Olayların önceden tahmin edilmesi  Olayların kontrolü  İlişkilerin içindeki sebepleri incelemek

Araştırmanın özellikleri Araştırma problem çözmeyi amaçlar. Problemlere güvenilir çözümler bulmalıdır. Gözlenebilir, ölçülebilir verilere dayalı olmalıdır. Yapılan gözlem ve tanımlar doğru olmalıdır. Yapılan araştırmada kişisel yanlılık yok edilmelidir. Araştırmalar kayıt altına alınmalıdır.

İncelerken… Sunulan rapor ne hakkında? Raporun ilk bölümü rapor hakkında özet bilgiler içerir. Okuyucu elindeki çalışmanın ne hakkında olduğunu bilecektir. Bu bölüm tüm çalışmanın en can alıcı bölümlerinden biri olmalıdır. Mevcut bilgiye katkısı? Üretilen bilgi yeni midir yoksa eskinin tekrarı mıdır? Çalışmayı değerli kılacak noktalardan bir tanesidir. Araştırma nasıl gerçekleştirildi? Yöntem nasıl kurgulanmıştır? Bilginin güvenirliliği bu sayede anlaşılır. Araştırma neyi ortaya çıkarmıştır? Bulgular nedir? Nasıl analiz edilmiştir? Ortaya çıkan sonuçlar neyi ifade etmektedir? Yapılan iş ne anlama geliyor? Hedeflenen katkı ortaya çıkmış mıdır?

Toplumsal araştırma, insanların bilgi üretmek için kullandığı yöntemler topluluğudur. Heyecanlı bir keşif sürecidir. Ancak kararlılık, kişisel bütünlük, tahammül, başkalarıyla etkileşim ve nitelikli iş yapma güdüsü gerektirir.

Literatür taraması ve konu seçimi Araştırma probleminin belirlenmesi Araştırma ve analiz yöntemlerinin belirlenmesi Veri toplama ve analiz Bulguların Yorumlanması Araştırma Raporunun Hazırlanması Bilimsel Araştırma Süreci

İyi bir araştırma konusunun özellikleri 1.Araştırılabilir olmak (Somut): Konu hakkında veri toplanabilmeli ve toplanan veriler analiz edilebilmelidir. İşyerinde uyuşturucu kullanımı ya da işletmelerin stratejileri, finansal durumları, üst yönetimin kararları, özel hayat ve aile içi ilişkiler vb gibi konularda araştırılabilirlik sıkıntısı olduğundan iyi bir konu değildir. 2.Uygulama veya kuramsal anlamlılık: Ya piyasadaki işletmelerin sorunlarına çözüm olacak ya da bir teorideki boşluğu doldurmaya yarayacak olmalıdır. 3.Özgünlük: Yeni bir şey ortaya koyan çalışmalardır. 4.Kişisel yetenek ve imkanlara uygundur. 5.Değerlendirme heyetinin beklentileriyle uyum: Eğer araştırma üniversite gibi bir eğitimin parçası ise değerlendiricilerin ya da jüri’nin beklentilerini karşılamalıdır.

Bilimsel araştırmada verilen bir araştırma konusunu; Bilimsel araştırma yöntemlerine uygun olarak yürütebilmek, Araştırma sonucuna uygun çözüm önerileri geliştirebilmek, Araştırma konusuna ait çözüm önerilerini analiz edebilmek, Bilimsel kurallara uygun olarak rapor edebilmek, Araştırma konusuna uygun amaç, önem, varsayım, sınırlılık ve tanımları yazabilmek, Araştırma amacına uygun veri toplama aracını uygulayabilmek, Araştırma verileri üzerinde temel istatistiksel işlemler ve çözümlemeler yapabilmek,

Araştırma Problemi Araştırma problemi temel olarak, araştırma sonucunda elde edilecek bulgularla cevaplanmaya çalışılan bir sorudur. Bu soru birbirinden farklı yollarla cevaplanabilir. Örneğin araştırmacı, araştırma probleminde sorulan soruyu önceden yapılmış araştırma sonuçlarını inceleyerek ya da önceki çalışmalarda elde edilmiş verileri karşılaştırarak cevaplayabilir. Bu durumda bir literatür taraması ya da doküman incelemesi yapacaktır. Eğer birincil verilere ihtiyaç duyuyorsa çeşitli veri toplama teknikleri ile veri toplayabilir. Bununla birlikte, araştırma probleminde sorulan sorunun doğru bir şekilde cevaplanabilmesi için araştırmanın, amacına uygun türde tasarlanması, araştırma problemine en uygun araştırma türünün, yöntemin ve tekniklerin seçilmesi gerekir. Araştırma türünün doğru olarak belirlenmesi, araştırmanın amacına ulaşması açısından son derece önemlidir. Araştırmalar kullanımlarına (sonuçların ne amaçla kullanılacağına), analitik amaçlarına (araştırma amacının ne olduğuna) ve odaklandıkları zaman dilimine göre farklı şekillerde sınıflandırılabilirler.

Değişkenler Değişken:Herhangi bir olgu ya da şeye ait, birden çok değer alabilen bir özellik veya kavram demektir. Her şeyi değişken olarak görebiliriz. Cinsiyet bir değişkendir ve iki değerden birini alır. Medeni hal, suç türleri, aile geliri, kürtaja yönelik tutum...vb her şeyi değişken olarak görebiliriz. Bir değişkenin değerleri onun özellikleridir. Ancak özellikleri ile karıştırmamak gerekir. Evli tek başına bir değişken değildir. Medeni durum değişkeninin bir kategorisidir. Ancak evlilik süresi bir değişkendir.

Nedensel ilişkiler üzerine odaklanan araştırmacılar çoğunlukla bir sonucala başlar ve onun nedenlerini araştırır. Değişkenler, nedensel bir ilişkideki yerlerine göre sınıflanırlar. Bağımsız değişken Araştırma problemini ve kişi özellikleri etkileyen, değişmez çevre. Kendinden önceki nedenlerden bağımsızdır. Bağımlı değişken Bağımsız değişkenin etkisinin araştırıldığı, ona göre değişen özellikler. Bağımsız değişkenler diğer değişkenleri etkiler. Araştırma konuları çoğunlukla bağımlı değişkenler açısından ifade edilir. Çünkü açıklanacak fenomen bağımlı değişkendir.

Hipotez Bir hipotez, iki değişken arasındaki bir ilişkiye dair geçici veya test edilebilecek önermedir. Hipotezler, toplumsal dünyanın nasıl işlediğiyle ilgili tahminlerdir. Hipotezler göründeüklerinden daha önemli işlevi vardır. Bilginin ilerletilmesi üzerine etkindir. İnsanlar formüle eder ancak onların değerlerinden farklı olarak test edilir ve doğru veya yanlış oldukları gösterilebilir.

Hipotezin özellikleri En az iki değişkeni vardır. Değişkenler arasında nedensel bir ilişki veya neden sonuç ilişkisi ifade eder. Bir kestirim veya gelecekte beklenen bir sonu olarak ifade edilebilir. Mantıksal olarak bir araştırma sorusuna bağlıdır. Yanlışlanabilir; yani, ampirik kanıtlarla test edilebilir ve doğru veya yanlış olduğu gösterilebilir.

Hipotez cümleleri mutlaka bir ilişki, bir neden- sonuç ilişkisi barındırmalıdır. Literatür taraması sonucunda ortaya çıkan kestirimin cümlelere dökülmüş halidir. Bir araştırma sorusuna bağlıdır. Araştırmacılar, araştırma sorusunu yanıtlamak için veya bir kuram için ampirik destek bulmak amacıyla hipotezeri test ederler. Mantığın bir sonucu olarak ya da zorunlu olarak doğru olan bildirimler veya ampirik gözlemle yanıtlanması olanaksız olan sorular bilimsel hipotez olamazlar. (iyi yaşam nedir?)

Hipotezler ispat edilmezler. İspat kelimesi araştırmanın dili olamaz. Bilimde, bilgi geçicidir ve bilgi yaratma sınırı olmayan bir süreçtir. İspat mutlak kesinliği ifade eder. Bilim açısından fazla güçlü kelimedir. Çok kuvvetli kanıtlar olsa bile hipotez desteklenir veya tutarlıdır. Bilimciler geçmiş bulgularla çelişen yeni bulgular keşfetme olasılığını ortadan kaldırmak istemezler. Matematiksel ilişkilerde ispatı kullanırsınız ancak ampirik araştırmayı tartışırken kullanılmaz.

Bilgi, bilimsel topluluktaki araştırmacılar birçok hipotezi test ederken zaman içinde gelişir. Pek çok hipotezşn elenmesi ve değiştirilmesiyle büyür. Eğer kanıtlar hipotezleri desteklemekte yetersiz kalırsa, yavaş yavaş değerlendirme dışı kalırlar. Var olan bilgilere yeni hipotezlerle meydan okunur. Hipotezin bir araştırma projesi ile desteklenmesi bilimcilerin hipotezi kabul etmesi için yeterli değildir. Bir hipotezin geniş kabul görebilmesi için yapılan birçok testte aynı tutarlı sonuçların elde edilmesi gereklidir.

Nicel Genel özellikleri açısından nicel araştırmalar önceden oluşturulmuş olan hipotezleri sınamak amacıyla geniş çaplı örneklemlerden nicel veriler toplayan, bu veriler aracılığıyla toplumsal olgu ve olaylar arasındaki neden sonuç ilişkilerini ortaya koyarak toplumsal düzenin kanunlarını keşfetmeyi amaçlayan, verilerini istatistiksel olarak çözümleyen ve bulgularını genelleme amacı taşıyan araştırmalardır. Nicel araştırma, sosyal olguların da fiziksel olguların incelendiği yöntemle incelenmesi gerektiğini savunan pozitivist bilim anlayışına dayanır. Pozitivist bilim anlayışına göre toplumsal olgular toplumsal, tarihsel ve kültürel bağlamdan büyük ölçüde bağımsızdırlar. Nasıl fiziksel gerçekler insanlardan bağımsız olarak var oluyorsa, sosyal gerçeklik de, bireylerin öznelliğinden ve bilincinden bağımsız olarak var olur. Diğer bir deyişle toplumsal olgular, bireyin dışında kendilerine ait gerçekliği olan olgulardır.

Pozitivist bilim anlayışına göre öz ve biçim aynıdır, bu nedenle olguların sadece görünen yönlerinin incelenmesi yeterlidir. Toplumsal olgular kültüre ve zamana bağlı olarak değişmeyen, evrensel ve büyük ölçüde durağan olgulardır ve insanların öznelliğinin, anlam dünyalarının dışında, ‘dışarıda bir yerde’ keşfedilmeyi beklemektedirler. Pozitivizme göre nasıl fiziksel dünyayı yöneten bir takım kanunlar varsa (mesela yerçekimi kanunu), toplumsal düzeni yöneten bazı toplumsal kanunlar da vardır. Diğer bir deyişle nicel araştırmaların dayandığı pozitivist bilim anlayışına göre toplumsal dünya gözlemlenebilir ve ölçülebilir olgulardan oluşmuştur. Kavramlar ölçülebilir değişkenlere indirgenebilir, değişkenler belirlenip sınırlandırılabilir ve değişkenler arasındaki ilişkiler ölçülebilir. Yine pozitivizme göre sosyal bilimin amacı da toplumsal olguların incelenmesi yoluyla bu kanunları ortaya koymaktır. Nicel araştırmalarda bu anlayış doğrultusunda toplumsal olgular arasındaki nedensellik ilişkilerini ortaya koyarak bu olgularla ilgili tahminlerde bulunmaya ve toplumsal dünyayı yöneten kanunları keşfetmeye çalışan araştırmalardır.

Nicel araştırmalarda tümdengelim ilkesi geçerlidir. Araştırma sürecinde önce veri toplayıp sonra bu verilerin gösterdiği özelliklere bakarak genel ilkelere ulaşılmaz. Önce değişkenler arasında belirli ilişkilerin olduğuna dair hipotezler kurulur ve gerçeğe, bu hipotezlerin sınanması yoluyla ulaşılmaya çalışılır. Bu amaçla araştırmada önce araştırma hipotezleri kurulur. Teorilerin sınanması için teorik önermelerin sınanabilir hipotezler halinde ifade edilmesi gerekir. Nicel araştırmalar toplumsal olguları toplumsal, tarihsel ve kültürel bağlamdan bağımsız, nispeten evrensel olgular olarak gören bir anlayışa dayandığı için araştırmalarda elde edilen bulguların aynı konuda yapılacak başka araştırmalarda da elde edilmesi beklenir. Bu yüzden ‘güvenirlik’, nicel araştırmalarda son derece önemlidir. Güvenirlik, bir ölçme aracının ayrı ayrı ölçümlerde benzer, kararlı sonuçlar elde etme yeteneği ya da araştırma tekrarlandığında benzer bulguların elde edilme derecesidir. Nicel araştırmalarda araştırmacı toplumsal olguları dışarıdan, tarafsız ve nesnel bir şekilde inceler, araştırma konusunun dışında kalmaya çaba gösterir. Araştırmacının rolü, standartlaştırılmış ölçüm araçlarını kullanarak sayısal olarak ifade edilebilecek verileri toplamak ve bu verileri istatistiksel olarak çözümleyerek sonuçları açıklamakla sınırlıdır.

Nicel araştırmalarda araştırmanın aşamalarından ilki araştırma konusunun belirlenmesidir. Daha sonra araştırma problemi oluşturulur ve araştırma hipotezi ya da hipotezleri kurulur. Takiben veri toplamak için kullanılacak teknikler belirlenir ve araştırmanın örneklemi seçilir. Seçilen veri toplama teknikleri ile örneklemden veri toplanır. Ardından toplanan veriler istatistiksel olarak çözümlenir ve araştırma hipotezleri sınanır. Son olarak bulgular yorumlanır ve araştırma raporu yazılır. Nicel araştırmalar bütünün parçaların toplamından ibaret olduğu, daha farklı ya da daha fazla bir şey ifade etmediği varsayımına dayanırlar. Bu nedenle de bu araştırmalarda toplumsal olgu ve olayları açıklamak için olgu ve olaylar parçalarına ayrılır, bu parçalardan elde edilen bilgi bütüne genellenir. Diğer bir deyişle nicel araştırmalarda tümdengelim ilkesi geçerlidir.

Araştırma sürecinde önce veri toplayıp sonra bu verilerin gösterdiği özelliklere bakarak genel ilkelere ulaşılmaz. Önce değişkenler arasında belirli ilişkilerin olduğuna dair hipotezler kurulur ve gerçeğe, bu hipotezlerin sınanması yoluyla ulaşılmaya çalışılır. Bu amaçla araştırmada önce araştırma hipotezleri kurulur. Teorilerin sınanması için teorik önermelerin sınanabilir hipotezler halinde ifade edilmesi gerekir. Hipotezlerin kurulabilmesi için önce toplumsal olguları ifade eden kavramlar kesin olarak birbirinden ayrılabilir ve ölçülebilir nitelikte olan değişkenlere indirgenir; araştırmacı araştırma konusunu oluşturan toplumsal olguyu ölçülebilir olan ve diğer benzer durumlar için de geçerli olduğunu düşündüğü genel kategorilere böler. Daha sonra bu değişkenler arasındaki muhtemel ilişkilere dair hipotezler kurulur ve istatistiksel yollarla bu ilişkilerin varlığı, yönü ve şiddeti ölçülerek bu hipotezler sınanır. Diğer bir deyişle nicel araştırmalar gözlemlenebilir verilerle sınanabilecek, doğruluğu ya da yanlışlığı kanıtlanabilecek bir hipotez kurmakla başlar. Araştırma hipotezlerinin sınanması, doğrulanması ya da çürütülmesi yoluyla teori de sınanmış olur.

Pozitivist bilim anlayışına göre toplumsal olgular içinde, bulundukları bağlamdan bağımsız, evrensel olgular olarak görüldüğü için nicel araştırmalar bulgularını genelleme eğilimindedirler. Çünkü nicel araştırmaların amacı hipotezleri sınama yoluyla sosyal olgular arasındaki nedensellik ilişkilerini açıklamak, bulgularını genellemek, böylece sosyal yaşamı düzenleyen kültürden ve zamandan bağımsız toplumsal kanunları ortaya koymak ve toplumsal olgu ve olaylar hakkında tahminlerde bulunmayı mümkün kılmaktır. Nicel araştırmalarda birey veya grupların ortak, genellenebilecek özellikleri aranır ve bulgular da genellenmeye çalışılır, çünkü toplumsal düzenin işleyişindeki genel kanunlar ancak bu şekilde ortaya çıkarılabilir.

Genelleme yapabilmek için de bu araştırmalarda geniş çaplı ve araştırma evreninin özelliklerini yansıtabilen, yani evreni temsil eden örneklemlerden veri toplanır. Örneğin, eğitim düzeyi ve suç işleme davranışı arasındaki nedenselliği açıklamaya çalışan nicel bir araştırma yapacağımızı düşünelim. Eğer verilerimizi sadece ilkokul ve ortaokul mezunlarından toplarsak, okuryazar olmayanlar, okuryazar olup herhangi bir diploması olmayanlar, lise ve üniversite mezunları kapsam dışında kalacaktır. Bu durumda araştırmamızın sonuçları eğitim ve suç arasındaki ilişkiyi yansıtmaktan uzak olacak, bulgular genellendiği takdirde de sosyal gerçeklik yanlış yansıtılmış olacaktır. Bu nedenle nicel araştırmalarda seçilen örneklemin evreni temsil etmesi son derece önemlidir.

Nicel araştırmalarda değişkenler arasındaki nedensel ilişkileri etkileyebilecek çevresel koşullar kontrol altında tutulur ve toplumsal olgular mümkün olduğunca kontrollü bir ortamda incelenir. Böylece hipotezde yer almayan değişkenlerin incelenen olgu veya olayı etkileme olasılığı azaltılmış olur. Sosyal bilimlerde yapılan deneysel ve yarı-deneysel çalışmalar dış koşulları kontrol altında tutuma çabasını yansıtan tipik örneklerdir. Dış koşulları kontrol altında tutma çabası, toplumsal olguların kavranma biçimiyle ilgilidir, çünkü toplumsal olgular durağan ve evrensel olgular ise, o halde iki toplumsal olgu arasındaki nedensellik ilişkisi, sonuçları etkileyecek dış koşullar kontrol altında tutulduğunda her zaman aynı şekilde gözlemlenebilir.

Nicel araştırmalar toplumsal olguları toplumsal, tarihsel ve kültürel bağlamdan bağımsız, nispeten evrensel olgular olarak gören bir anlayışa dayandığı için araştırmalarda elde edilen bulguların aynı konuda yapılacak başka araştırmalarda da elde edilmesi beklenir. Bu yüzden ‘güvenirlik’, nicel araştırmalarda son derece önemlidir. Güvenirlik, bir ölçme aracının ayrı ayrı ölçümlerde benzer, kararlı sonuçlar elde etme yeteneği ya da araştırma tekrarlandığında benzer bulguların elde edilme derecesidir. Sosyal olgu ve olaylara ilişkin değişkenlerin ölçümünde ancak geçerliği ve güvenirliği sınanmış ölçüm araçları kullanılır.

Yüksek güvenirlik düzeyi elde etmek için ölçüm aracının, ölçüm sonuçlarını zamandan ve çevresel koşullardan etkilenmemesini sağlayacak şekilde tasarlanması ve tekrarlanan ölçümlerde aynı sonucu vermesi gerekir. Nicel araştırmalarda bulgular, aynı konuda yapılan başka araştırmalar tarafından tekrarlandığı takdirde doğru kabul edilir. Bunun nedeni, araştırmanın ortaya koymaya çalıştığı toplumsal kanunların evrensel olarak, bütün kültürlerde ve bütün toplumsal ve tarihsel bağlamlarda geçerli olması gerektiği anlayışıdır. Güvenirliği yükseltmek, araştırmanın tekrar edilebilirliğini sağlayabilmek amacıyla nicel araştırmalarda araştırma başladıktan sonra araştırma sürecinde, kullanılan tekniklerde, veri toplama araçlarında hiçbir değişiklik yapılmaz.

Başka bir deyişle araştırma süreci son derece katı bir şekilde yapılandırılır. Zaten araştırma hipotezle başladığı için nicel araştırmalarda araştırmacı ne aradığını kesin olarak bilir. Araştırma süreci araştırmanın başında en ince ayrıntısına kadar belirlenir ve veri toplama aşamasından itibaren araştırma probleminde ve veri toplama tekniğinde değişiklik yapılmaz. Araştırmacının araştırmanın amacı ya da bulgular hakkındaki düşünceleri nedeniyle araştırma sürecinde değişiklik yapması söz konusu olamaz.

Nicel araştırmalarda araştırmacı toplumsal olguları dışarıdan, tarafsız ve nesnel bir şekilde inceler, araştırma konusunun dışında kalmaya çaba gösterir. Araştırmacının rolü, standartlaştırılmış ölçüm araçlarını kullanarak sayısal olarak ifade edilebilecek verileri toplamak ve bu verileri istatistiksel olarak çözümleyerek sonuçları açıklamakla sınırlıdır. Bu nedenle araştırmaya katılan kişilerle etkileşime girmez, empati kurmaz, onları dışarıdan, nesnel araştırmacı kimliğini koruyarak gözlemler. Öznelliğinden sıyrılarak araştırma konusunu bilimsel yöntemin önceden belirlenmiş ilkeleri, süreçleri ve sınırları içinde nesnel olarak ölçmek ve açıklamakla yetinir.

Nicel araştırmalarda veriler sayısal olarak işlenir, istatistiksel yollarla analiz edilir ve istatistiksel terimlerle ifade edilir. Toplumla ilgili nüfus yoğunluğu, doğum oranları ya da bireylerin gelir düzeyleri gibi bazı veriler kendiliğinden sayısal niteliktedir. Bunun yanında, özü itibariyle sayısal olmayan bilgiler de sayısal olarak ifade edilebilirler, örneğin insanların küresel ısınmayla ilgili düşünceleri ya da tüketim davranışları, ilgili sorulara verdikleri yanıtların sayılmasıyla sayısal olarak ifade edilebilir. Nicel araştırmalarda bulgular değişkenler arasındaki istatistiksel olarak anlamlı olan ilişkilerin varlığının, yönünün ve şiddetinin ortaya konması ve açıklanması yoluyla sunulur. Bu yüzden nicel araştırma raporlarında istatistiksel göstergeler, tablolar, grafikler sıklıkla kullanılır.

Nitel Nitel araştırmalar, sosyal olguların fiziksel olguların incelendiği yöntemle değil kendine özgü bir yöntemle incelenmesi gerektiği anlayışını savunan yorumlayıcı yaklaşıma dayanır. Nitel araştırmalar toplumsal olguları parçalarına ayırmadan, bütüncül olarak kavramaya ve bu olgu ve olayları gerçekleştikleri toplumsal ve kültürel bağlam içerisinde, yaşayanların gözünden derinlemesine bir şekilde anlamaya çalışan araştırmalardır. Bu araştırmalar, toplumsal olgular arasındaki nedensellik ilişkilerini ortaya koymaya çalışan ve ‘ne, nerede, ne kadar’ gibi açıklamaya yönelik sorulara yanıt arayan nicel araştırmaların aksine toplumsal olgulara ilişkin derin bir anlayışa ulaşmayı amaçlayan ve ‘neden, nasıl’ gibi anlamaya yönelik sorular soran araştırmalardır.

‘Nitel araştırma yöntemi’ kavramı da insanların sosyal dünyayı nasıl anladığını, deneyimlediğini, yorumladığını ve ürettiğini anlamayı amaçlayan nitel araştırmalarda izlenen tutum ve stratejileri ifade eder. Nitel yöntemle yürütülen araştırmalar, sosyal aktörlerin algılarını ve bakış açılarını anlamaya ve sosyal gerçekliği, bu bakış açısına göre ve inşa edildiği sosyal bağlam içinde, yani ‘içeriden bakarak’ yorumlamaya çalışırlar.

Nitel araştırmaların dayandığı yorumlayıcı yaklaşımın toplumsal gerçeklik anlayışı, pozitivizminkinden oldukça farklıdır. Pozitivizme göre toplumsal olgular bireylerin öznelliğinden bağımsız, bireylerin dışında, üzerinde ve ötesinde, dışarıda var olan ve keşfedilmeyi bekleyen olgulardır. Yorumlayıcı yaklaşıma göre ise toplumsal olgular birey ve grupların karşılıklı etkileşimi ile sürekli olarak inşa edilen, inşası sürekli devam eden olgulardır. Yorumlayıcı yaklaşım insanların anlamlı toplumsal eylemlerine odaklanır ve toplumsal olguların, insanların anlam dünyasında, birbirleri ile girdikleri karşılıklı etkileşim sürecinde inşa edildiğini varsayar. Pozitivizmden farklı olarak yorumlayıcı yaklaşıma göre öz ve biçim aynı olmayabilir, sosyal bilimlerin amacı biçimden ziyade ilk bakışta görülmese de bireylerin anlam dünyaları tarafından inşa edilen özü ortaya koymaktır. Bu nedenle nitel araştırmalarda ‘neden’ ve ‘nasıl’ sorularına yanıt aranır.

Yorumlayıcı yaklaşıma göre insanlar fiziksel ve toplumsal olguları birbirlerinde farklı şekillerde deneyimler, tanımlar ve anlamlandırırlar. Bu nedenle toplumsal olgular bütün toplumsal ve kültürel bağlamlarda evrensel olarak geçerli olabilecek sabit olgular değildirler. Toplumsal olgular etkileşim içindeki toplumsal aktörlerin (bireylerin) amaçlı eylemleri ile yaratılan, değişken, karmaşık ve belirsiz olgulardır, bu nedenle genellenemez ve tahmin edilemezler. Bu yüzden de olgular arasında sabit nedensellik ilişkileri kurulamaz. Bu yüzden nitel araştırmalar olgular arasında nedensellik ilişkisi kurmayı amaçlamazlar.

Bunun yerine insanların bakış açılarını ve sosyal gerçekliği nasıl inşa ettiklerini anlamaya, sosyal olguları derinlemesine ve ayrıntılı bir şekilde betimlemeye ve sosyal olgu ve olayları ve bunlar arasındaki karmaşık ilişkileri kendi bağlamı içinde yorumlamaya çalışırlar. Nitel araştırmalarda araştırma konuları nicel araştırmalar gibi toplumsal olguların ölçülebilir nitelikteki özellikleri değil, toplumsal aktörlerin anlamlı toplumsal eylemleridir. Bu nedenle nitel yöntemle yürütülen araştırmalar, sosyal aktörlerin algılarını ve bakış açılarını anlamaya ve sosyal gerçekliği, bu bakış açısına göre ve inşa edildiği sosyal bağlam içinde, yani ‘içeriden bakarak’ yorumlamaya çalışırlar.

Yorumlayıcı yaklaşıma göre bütün, parçaların toplamından ibaret değildir, daha fazlasını ifade eder. Bu yüzden nitel araştırmalar toplumsal olgular ve olaylar hakkında bilgi elde etmek için bu olgu ve olayları parçalarına bölerek değil, kendi bütünlükleri içinde anlamayı amaçlarlar. Dolayısıyla toplumsal olguları ifade eden kavramları ölçülebilir değişkenlere indirgemezler, çünkü yorumlayıcı yaklaşıma göre toplumsal olgu ve olaylar arasındaki ilişkiler kesin çizgilerle davranışlara ve ölçülebilir değişkenlere indirgenemeyecek kadar karmaşıktır. Araştırma problemini oluşturan değişkenler birbirinden ve birbirlerinden kesin sınırlarla ayrıştırılamayacak kadar içiçe geçmiş durumdadırlar, birbirilerinden ayrı ayrı ele alındıklarında bütüne dair bir anlayış sağlayamazlar. Bu nedenle nitel araştırmada parçalara değil bütüne; yani değişkenlere değil, her biri kendine özgü olan olay ya da olgulara odaklanılır ve toplumsal olgular, olaylar ve eylemler tümevarımsal bir yaklaşımla incelenir.

Sosyal gerçeklik sosyal aktörler tarafından sürekli olarak yeniden inşa edildiği, akış halinde olduğu için nitel araştırmalar, sonuçları olduğu kadar süreçleri de anlamaya odaklanır; önceden belirlenmiş bir teori ya da hipotezle başlamazlar. Bu nedenle araştırma süreci önceden ayrıntılı şekilde belirlenmez, toplanan verilerin gösterdiği özelliklere göre araştırma probleminde ya da yöntemde değişiklik yapılabilmesini sağlayacak bir esneklikle tasarlanır, yani araştırma süreci esnektir. Örneğin nitel araştırmalarda her soru her katılımcıya aynı biçim ve sırayla sorulmak zorunda değildir. Araştırmacı, katılımcının verdiği cevaplar ışığında sorularını ayrıntılandırabilir, verilen cevabın nedenlerini öğrenmeye yönelik daha derinlemesine bilgi talep eden yeni sorular sorabilir. Eğer araştırma sonuçları belirli bir eğilimi göstermeye yetecek bulguları sağlıyorsa, araştırmacı bu bulgulara dayanarak bir hipotez ya da teori geliştirmeye çalışır.

 Yorumlayıcı yaklaşıma göre toplumsal olguların, içinde inşa edildikleri, ait oldukları toplumsal ve kültürel bağlam içinde anlaşılması gerekir. Bu nedenle nitel araştırmalarda araştırmacılar inceledikleri toplumsal olgu veya olaylarla ilgili kişilerle kendi doğal ortamlarında doğrudan yüz yüze görüşür, onlarla etkileşime girer ve empati kurarlar.  Araştırmacı, incelediği toplumsal olguyu örneklemdeki kişilerin gözünden görmeye çalışır; bu nedenle bazı durumlarda bu kişilerin yaşadıkları deneyimleri kendisi de yaşar ve kazandığı deneyimleri ve bakış açısını, verilerin çözümlenmesi ve yorumlanması sürecinde de kullanır. Bu açıdan nitel araştırmalarda araştırmacının kendisi de bir veri toplama aracıdır.  Sosyal olguların içinde var oldukları ortama göre biçimlendikleri ve kendi bağlamları içerisinde anlaşılmaları gerektiği varsayımına dayandığı için nitel araştırmalarda incelenen sürece müdahale edilmez, çevresel koşullar kontrol altında tutulmaya çalışılmaz; toplumsal olgular kendi doğal ortamlarında ve kendi doğal akışı içinde incelenir.

Toplumsal olguların durağan ve evrensel olmadığı, içinde bulundukları bağ-lam çerçevesinde birbirinden farklı şekilde biçimlendikleri varsayıldığı için nitel araştırmalarda elde edilen bulgular başka ortamlara genellenmezler. Genelleme amacı taşımadığı için nitel araştırmalarda nicel araştırmalara oranla daha küçük örneklem gruplarıyla çalışılır. Toplumsal olay ve olguların deneyimlenmesindeki çeşitliliği ve farklılıkları ortaya koymaya çalıştığı için, sadece evreni temsil eden, genellenebilecek gruplar üzerinde değil, genel eğilimin dışında bulunan gruplar üzerinde de çalışılır.

 Yorumlayıcı yaklaşıma göre toplumsal olgular sürekli olarak değişmekte olduğu ve belirli davranışlara indirgenemeyecek kadar karmaşık olduğu için bu olgu ve olaylar önceden belirlenmiş standart bir ölçüm aracıyla kesin bir şekilde ölçülemezler. Toplumsal olgular arasında da sabit ve evrensel ilişkiler söz konusu olamayacağı varsayıldığı için aynı konuda yapılacak benzer nitel araştırmaların birbirilerinin bulgularını tekrarlamaları beklenmez.  Hem bu nedenle standartlaşmış ölçüm araçları kullanılmasına gerek yoktur, hem de standartlaşmış ölçüm araçları, yani herkese aynı şekilde aynı soruların sorulduğu araçlar nitel araştırmanın mantığına aykırıdır. Bu yüzden nitel araştırmalarda güvenirlik, nicel araştırmalarda olduğu kadar önemli değildir. Nicel araştırmalarda araştırma bulgularının doğruluğu güvenirlik katsayısı ile ölçülürken nitel araştırmalarda yapılan yorum ya da geliştirilen teori, çalışı-lan kişilere anlamlı geliyorsa ve diğer kişilerin de onların gerçekliğine girmesini ya da onları derin bir şekilde anlamasını sağlayabiliyorsa doğru kabul edilir.  Önemli olan araştırmanın tekrarlanabilmesini sağlayacak şekilde standart olması değil, araştırma konusunun en detaylı şekilde anlaşılmasını ve betimlenebilmesini sağlamaktır. Bununla birlikte, nicel araştırmalardaki güvenirlik gibi, nitel araştırmalarda da güven duyulabilirlik (trustworthiness) kriterleri aranır.

 Nitel araştırmalarda araştırmacının kendisi veri toplama aracıdır, elde etmek istediği bilgiler, araştırmacıyla örneklemdeki bireyler arasındaki etkileşim süreci içinde toplanır. Araştırmacı ve katılımcı arasındaki bu etkileşim, nicel araştırmalarda olduğundan daha yakın ve kişiseldir. Nitel araştırmalarda ağırlıklı olarak açık uçlu sorular sorulur. Sorular açık uçlu olduğu için katılımcılar detaylı, özenli, uzun cevaplar verebilirler.  Araştırmacılar, katılımcının verdiği cevaplara göre sorularını çeşitlendirip ayrıntılandırabilir, verilen cevaplara yönelik yeni sorular sorabilirler. Dolayısıyla her katılımcıya tam olarak aynı sorular aynı sırayla sorulmayabilir. Bu da standart bir ölçüm aracının söz konusu olmadığı anlamına gelmektedir.

 Bununla birlikte, araştırmacının öznel olması ya da katılımcılarla etkileşime girmesi, taraşı ve önyargılı olacağı anlamına gelmez. Nitel araştırmalarda da araştırmacılar verilerini önyargısız ve tarafsız bir şekilde toplamaya çalışırlar, ancak bu yaklaşıma göre toplumsal gerçeklik insanların etkileşimi sonucunda meydana geldiği için pozitivist yaklaşımda savunulduğu şekliyle saf bir nesnellik tam anlamıyla söz konusu olamaz.  Bununla birlikte nitel araştırmalarda da araştırmacılar araştırma konusunu gerçeğe uygun şekilde yansıttıklarını, bulguların kendi kişisel özelliklerinden, tercihlerinden ya da eğilimlerinden değil, gözlemlenen durumdan kaynaklandığını göstermekle yükümlüdürler.

 Nitel araştırmalarda elde edilen veriler analiz edilirken istatistiksel yollar kullanılabilir ancak nicel araştırmalarda olduğu kadar ileri istatistiksel işlemler yapılmaz. Nitel araştırmalarda örneklem bütününün genel özelliklerini ortaya koymak ya da daha derinlemesine çözümleme yapmadan önce resmin bütünü görmek amacıyla aritmetik ortalama, yüzde, çapraz tablo gibi bazı betimsel istatistikler kullanılabilir.  Ancak nitel araştırmalarda elde edilen bulgular sayılara indirgenmez ve sayısal göstergelerle ifade edilmez. Bulgular aktarılırken ve yorumlanırken araştırma konusuyla ilgili elde edilmiş veriler mümkün olduğu kadar geniş bir şekilde okuyucuya aktarılır. Araştırma raporu yazılırken okuyucunun araştırma problemini katılımcıların gözünden, ‘içeriden’ görebilmesi ve anlayabilmesi amaçlandığı için raporlarda araştırma sürecinin bütün aşamaları ve gözlem ve görüşmelerin dökümü ayrıntılı bir şekilde aktarılır.

 Bu özellikleri özetleyecek olursak nitel araştırmalar araştırmacıların araştırma problemi ve veri toplama konusunda esnek oldukları, katılımcılarla etkileşime girerek veri topladıkları, toplumsal olguları ve sosyal aktörlerin anlamlı eylemlerini kendi doğal bağlamları içinde ve yaşayanların kendi bakış açılarından inceleyen, inceledikleri konu hakkında ayrıntılı ve derin bir anlayışa ulaşmaya çalışan araştırmalardır.

Nicel ve Nitel Araştırma Yöntemlerinin Karşılaştırılması Nicel yöntemin de nitel yöntemin de kendine özgü güçlü ve zayıf yönleri vardır. Nicel yöntemin en güçlü yönleri şu şekilde sıralanabilir: Toplumun bütününde görülen özelliklerin, toplumda bir bütün olarak var olan yapı ve desenlerin incelenmesinde nicel yöntem güçlüdür, çünkü araştırma evreni düzeyinde genellenebilir nitelikte veriler sağlar. Nicel araştırmaların tekrar edilebilir nitelikte olması, bulguların başka araştırmacılar tarafından tekrarlanıp onaylanmasına olanak sağlar. Veriler standartlaştırılmış ölçüm araçları ile toplandığı için nesnelliği sağlamak nispeten mümkündür. Nitel araştırmalara oranla veri toplama ve veri analizi süreçleri daha kısa sürede tamamlanabilir.

 Nicel yöntemin eleştirilen yönleri şöyle özetlenebilir:  insan davranışını, bu davranışı oluşturan sosyal ve kültürel bağlamdan soyutlaması, davranışların anlamını kavramayı mümkün kılacak zengin veriler sağlayamaması,  Neredeyse her konuyu ölçme ve sayısallaştırma eğilimi nedeniyle insan yaşamını sayılara ve soyut formüllere indirgemesi, bunun sonucunda elde ettiği bilgilerin gerçek hayatla ilgisinin kopmasına neden olması,  Teori ve hipotezde yer verilmemiş olan değişkenlerin etkisini göz ardı etmesi,  Bireylerin dışında var olan yapılara fazla odaklanarak sosyal olgularda bireylerin etkileşimi sonucunda meydana gelen değişimleri görememesi,  Sayısal verilerin istatistiksel çözümlemesinin sonuçların yönlendirilmesine, yanlış ya da eksik yorumlamaya izin vermesi,  Ölçüm aracı standart olsa bile, konu seçiminde ve bulguların yorumlanmasında araştırmacının değer yargılarından arınması ve tamamen nesnel olması mümkün olmadığı halde nesnelliği bir şart olarak görmesi.

 Nitel yöntemin en güçlü yönleri şu şekilde sıralanabilir:  insan davranışının ve sosyal yaşamdaki değişim sürecinin kendi bağlamı içinde ve bütüncül olarak anlaşılmasını sağlayacak zengin ve detaylı veriler sunar.  insanların araştırma konusunu oluşturan durumu nasıl deneyimlediklerini bütün karmaşıklığı ile metne dökebilir.  insanların karmaşık veya çelişkili düşünce ve tutumlarını incelemek ya da araştırma konusu üzerindeki etkisi ilk anda doğrudan görülemeyen toplumsal, ekonomik ve kültürel faktörlerin etkilerini fark etmek açısından nitel yöntem avantajlıdır.

 Nitel yönteme getirilen başlıca eleştiriler şunlardır:  Fazla öznel ve göreceli olması nedeniyle sonuçların araştırmayı yürüten araştırmacıya bağlı olarak değişebilmesi,  Sosyal olay ve olguları açıklamada sosyal aktörlerin düşünsel süreçlerine ağırlık vererek resmin daha geniş hâlini, yani sosyal olguları etkileyen ama sosyal aktörlerin bilgileri dışında işleyen süreçleri göz ardı etmesi,  Veri toplama ve çözümleme süreçlerinin çok fazla emek ve zaman gerektirmesi,  Elde edilen verilerin araştırma evrenine genellenememesi, sadece araştırmanın örneklemi için geçerli olması.

Bazı sosyal bilimciler, iki yöntemin de tek başına bütünüyle geçerli ve tamamen güvenilir veriler sağlayamayacağını ama her ikisinin de toplumsal yaşamı aydınlatan yönlerinin olduğunu belirtmekte, bu nedenle en faydalı olanın iki yöntemin de avantajlarından yararlanmak olduğunu ileri sürmektedirler. Bir araştırmada nicel yöntemin mi nitel yöntemin mi kullanılması gerektiği, daha önce de belirtildiği gibi, temel olarak araştırmanın amacına bağlıdır. Bununla birlikte araştırmanın kaynakları, olanakları ve zaman sınırlılığı da yöntem seçiminde etkilidir. Araştırmacı, her iki araştırma yönteminin güçlü ve zayıf yönlerinin farkında olarak araştırma problemini, yani araştırmanın cevaplamaya çalıştığı soruyu cevaplamaya en uygun yöntemi seçmeli ve araştırmasını seçtiği yöntem çerçevesinde tutarlı bir şekilde tamamlamalıdır. Nicel ve nitel araştırmalarda kullanılan araştırma tekniklerine geçmeden önce nicel ve nitel araştırmaların temel özelliklerini bir tabloda karşılaştırarak özetlemek faydalı olacaktır.

Araştırma Teknikleri  Araştırma teknikleri, araştırma konusunu oluşturan olguya dair veri toplamak için kullanılan araçlardır. Nicel ve nitel araştırmalarda ihtiyaç duyulan verilerin biçimi ve niteliği birbirinden farklı olduğu ve bu veriler farklı şekillerde çözümlendiği için bu araştırmalarda kullanılan araştırma teknikleri de farklıdır.  Araştırmacılar nicel araştırmalarda nitel araştırma tekniklerinden, nitel araştırmalarda da nicel araştırma tekniklerinden faydalanabilirler. Ancak nicel araştırmaların temel verileri nicel araştırma teknikleriyle, nitel araştırmaların temel verileri de nitel araştırma teknikleriyle toplanır.

Nicel Araştırma Teknikleri Deney Gözlem Anket Survey Yapılandırılmış Görüşme

Nitel Araştırma Teknikleri Derinlemesine Görüşme Odak Grup Görüşme Yapılandırılmamış Görüşme Yarı Yapılandırılmış Gözlem Katılımsız Gözlem Katılımcı Gözlem Örnek Olay Yaşam Öyküsü Sözlü tarih Dokümantasyon İçerik Analizi

ANKET NEDİR? Herhangi bir konuyla ilgili durum ve tutumu belirlemek için düzenlenmiş ayrıntılı ve kapsamlı soru dizisidir. Sistematik bir veri toplama yöntemidir.

Zaman ve maliyet Anketin hazırlık ve uygulama sürecinde dikkat edilmesi gereken unsurlardır. Piyasa araştırması, Pazar araştırması, piyasa analizleri Rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri Örneğin; öğrencilerin kimliği, ev ve aile yaşamı, sağlık durumu,eğitsel ve mesleki planları, okul içi ve okul dışı etkinlikleri, çalışma alışkanlıkları vb konular.

ANKET NE FAYDA SAĞLAR? Geçerliliği ve güvenirliği düşük olmasına rağmen ; » Kolay » Ucuz » Çok sayıda kişiden kısa sürede birçok konuda görüş alma

ANKET SORULARININ HAZIRLANIŞI: Ana maddesi SORUdur. Açık uçlu Kapalı uçlu

AÇIK UÇLU SORULAR: - SERBEST CEVAPLAR VERİLİR. KAPALI UÇLU SORULAR - CEVAP SEÇENEKLERİ ÖNCEDEN GELİŞTİRİLİP SORULARLA BİRLİKTE VERİLMEKTEDİR.

AÇIK UÇLU SORULAR: DEĞERLENDİRİLMESİ VE CEVAPLANDIRILMASI ZORDUR. ZORUNLU OLMADIKÇA AÇIK UÇLU SORU HAZIRLANMAMALIDIR.

KAPALI UÇLU SORULARIN YARARLARI: KOLAYCA ANLAŞILILAR. CEVAPLAMA KOLAYLIĞI SAĞLAR. ARAŞTIRMACI İÇİN DEĞERLENDİRME KOLAYLIĞI SAĞLAR. CEVAP SEÇENEKLERİNİN TÜMÜYLE BİLİNDİĞİ DURUMLARDA BU TİP SORULAR TERCİH EDİLMELİDİR.

ANKETİN HAZIRLANMASI VE UYGULANMASINDA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR: 1. ÖNCE ANKETİN KONUSU, AMACI, ANKETİ CEVAPLAYACAK OLANLARIN NİTELİKLERİ VE DÜZEYLERİ TESPİT EDİLMELİDİR. 2. CEVAPLAMA GÜVENLİĞİNİ VE KATILIM ORANINI YÜKSEK TUTMAK İÇİN; ANKET AMACI VE ELDE EDİLECEK BİLGİLERİN NEREDE KULLANILACAĞINI BELİRTEN BİR AÇIKLAMA KONULMALIDIR.

3. ANKET KONUSUNUN AÇIK UÇLU VEYA KAPALI UÇLU SORULARDAN HANGİSİYLE DİLE GETİRİLMESİNİN DAHA UYGUN OLACAĞI İNCELENEREK TÜRÜ BELİRLENMELİDİR. 4. SORULAR GRUPLANDIRILMALI GENELDEN ÖZELE DOĞRU SINIFLANDIRILMALIDIR. ANKETİN HAZIRLANMASI VE UYGULANMASINDA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR:

5. ANKETİN UZUNLUĞU ONU CEVAPLAYANIN FAZLA SÜRESİNİ ALMAYACAK ŞEKİLDE AYARLANMALIDIR. 6. HER SORU İNCELENEN KONU İLE İLGİLİ OLMALI, AÇIK VE ANLAŞILIR BİR DİLLE YAZILMALIDIR. ANKETİN HAZIRLANMASI VE UYGULANMASINDA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR:

7. ANKETİN GEÇERLİLİK SÜRESİNİN YÜKSEK OLMASINA ÖZEN GÖSTERİLİR. BUNUN İÇİN UZMANLARDAN YARARLANILIR. 8. KİMİ ANKETLER ASIL GRUBA VERİLMEDEN ÖNCE ÖN DENEME AMACIYLA BİR GRUBA UYGULANARAK GEÇERSİZ SORULARDAN ARINDIRILIR. ANKETİN HAZIRLANMASI VE UYGULANMASINDA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR: