Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

CAHİDE SARI SES Genel Merkez 2015. Son yıllarda yatırımlar ağırlıklı olarak finans ve kamu hizmetleri alanlarına yönelmektedir. Bu durumu eskiden kamu.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "CAHİDE SARI SES Genel Merkez 2015. Son yıllarda yatırımlar ağırlıklı olarak finans ve kamu hizmetleri alanlarına yönelmektedir. Bu durumu eskiden kamu."— Sunum transkripti:

1 CAHİDE SARI SES Genel Merkez 2015

2

3 Son yıllarda yatırımlar ağırlıklı olarak finans ve kamu hizmetleri alanlarına yönelmektedir. Bu durumu eskiden kamu alanı olan alanların piyasalaştırılması yoluyla piyasaların genişletilmesi yönünde SERMAYENİN bir çabası olarak görebiliriz. Bu alanların sermaye için kar alanları olabilecek şekilde açılması -sermayenin iştahını kabartmaktayken, -toplumun çoğunluğu olan işçiler ve en genel anlamıyla yığınlar için ise yeni yıkımları getirmektedir.

4 Dünya Ticaret Örgütü, Hizmetler Ticaret Konseyi’nin 1999’da yapılan toplantısında, kamu sağlık hizmetlerinin serbest ticaret kurallarından muaf tutulmayacağı kararı alınmıştır. Küresel olarak sağlık alanında ister yerli, ister yabancı orijinli olsun artan oranda özel sermayenin varlığı amaçlanmaktadır. Şimdilik ve sadece en yoksul gruplar için kamunun belli düzeyde sağlık hizmeti vermeye devam etmesine göz yumulabilir. Üyesi olduğumuz PSI (Kamu Hizmetleri Enternasyoneli) kamu hizmetlerinin GATS hükümlerine tabi olmamasını, kapsam dışı sayılmasını talep etmiş ve GATS görüşmelerinin kapalı kapılar ardında yapılmasını eleştirmiştir.

5 GATS, tüm dünyada emeği ucuzlatıp, emek hareketini daha da zayıflatacak bir potansiyele sahiptir. Kamu hizmetlerinin özelleştirilmesi ya da serbest piyasaya açılması kamudaki örgütlü işçilerin yerini örgütsüz ve daha ucuz emeğe terk etmesi sonucunu yaratacaktır. Emekçilerin ücretlerinden yapılan kesintilerle oluşan emeklilik fonlarının tüm dünyada özel sektöre devredilmesi söz konusudur. Sosyal Güvenlik Sistemlerinin özelleştirilmesi, özelleştirilen emeklilik fonlarının, yeni ve farklı alanlardaki özelleştirmelerde şirketlerin sermayesi olarak kullanılması amaçlanmaktadır.

6 Avrupa Birliği’nde de kamu hizmetlerinin geleceği, vatandaşların su, sağlık ve enerji gibi haklarını ticari kazanç uğruna tehlikeye atan uluslararası ticaret müzakereleri sebebiyle tehdit altındadır. Onay süreci 2016 yılında başlayabilecek olan AB ile Kanada arasındaki CETA anlaşması ve ABD ile müzakere sürecindeki TTIP anlaşması bu yöndeki çabaların en son ürünleridir. Bu anlaşmalar kamu hizmetlerinde geri döndürülemeyecek bir ticarileşmeye sebep olacaktır.

7

8 24 Ocak 1980 kararları ve 1982 Anayasası ile birlikte “sosyal devlet” ilkelerinden uzaklaşılmaya başlanmıştır Anayasası ile Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk defa, devletin sağlık ile ilgili görevlerini, özel sağlık kuruluşlarından yararlanarak yerine getirebileceği hükmü getirilmiştir.

9 1986 : Türkiye’de neoliberal sağlıkta dönüşümün ilk adımı Dünya Bankası tarafından yaptırılan “Türkiye Sağlık Sektörü Araştırması” ile atılmıştır : ANAP hükümeti tarafından Sağlık Hizmetleri Temel Kanununu çıkarılmıştır :Dünya Bankasının hazırladığı “Gelişmekte Olan Ülkelerde Sağlığın Finansmanı: Bir Reform Ajandası” başlıklı rapor Türkiye’de sağlıkta neoliberal reform uygulamalarına temel teşkil etmiş ve katkı payını ilk kez gündeme getirmiştir : Temel (Nazım) Plan çalışması yapılmış, sağlık sistemi ve gelecekteki hedefler analiz edilmiş, satın almacı- tedarikçi ayrımı, iç pazar, aile hekimleri ve genel sağlık sigortası gibi kavramlar ilk kez kullanılmıştır.

10 1990 : “Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Projesi” ile sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesi ve piyasalaştırılması için gerekli kredi desteği verilmiştir. 1993: “Dünya Gelişme Raporu: Sağlıkta Yatırımlar” raporunda temel hizmet paketi uygulaması gündeme getirilmiş ve bu uygulama yoksul kesimin sağlık hizmetlerinin devlet tarafından karşılanmasına dayandırılarak meşrulaştırılmaya çalışılmıştır. 1993: ANAP hükümeti ile başlatılan “sağlıkta dönüşüm” süreci, DYP-SHP koalisyon hükümeti tarafından devam ettirilmiştir. 1994: GATS anlaşmasının imzalanmasından sonra gündeme gelen “Kamu Yönetimi Reformu”nda sağlığa özel bir önem verilmiştir.

11 1996: FP-DYP koalisyon hükümeti “Sağlık Finansman Kurumu Kuruluş ve İşleyiş Kanunu”, “Birinci Basamak Sağlık Hizmetleri ve Aile Hekimliği Kanunu” ile “Hastane ve Sağlık İşletmeleri Temel Kanunu” tasarı taslaklarını hazırlamıştır. ANAP-DSP koalisyonu tarafından “Kişisel Sağlık Sigortası Sistemi ve Sağlık Sigortası İdaresi Başkanlığı Kuruluş ve İşleyiş Kanunu tasarı taslağı” hazırlanmıştır. ….. Dönüşüm süreci AKP iktidarıyla birlikte hızlanmış ve derinleşmiştir. AKP eliyle yürütülen Sağlıkta Dönüşüm Programı, kamu hizmetlerindeki neoliberal küresel dönüşümün bir parçasıdır.

12

13 1980’lere kadar bir sorun olarak görülmeyen sosyal devlet mekanizması ve kamu hizmetlerinin devlet aracılığıyla sunulması hedefe konulmuştur. özel sektörün kâr amaçlı üretim organizasyonu kamu hizmeti sunan kurumlarda da benimsenmeye başlamıştır. Türkiye’nin IMF ve Dünya Bankası ile yaptığı yapısal uyum ve kredi anlaşmalarının temel şartı sosyal güvenlik ve sağlık politikalarının, “pazarlanabilir” hale getirilmesiydi.

14 Piyasalaştırma sürecinde AKP, sağlık alanına çok daha fazla kaynak aktararak ve talebi kışkırtarak alanı ulusal ve uluslar arası sermaye için çekici hale getirmeye çabalamaktadır. Hasta sayısının artışı ile övünmek… AKP’nin en çok övündüğü sağlık hizmetine başvuru sayısının ciddi artışı, piyasalaşmanın ve sağlının alınır satılır bir meta olmasının temel işaretidir. 14

15 Piyasa mekanizmasının kamu hizmetleri alanına sızdırılmasının en etkili yöntemlerinden biri Kamu-Özel Ortaklıklarıdır.

16 Kamu- özel ortaklığı, kamu hizmetlerinin özel kişilere gördürülmesi adına kamu hizmetlerinin örgütlenmesinde ve finansmanında sözleşmeye ve özel hukuk hükümlerine dayalı bir ilişki biçimidir. 16

17 Kamu Özel Ortaklığı Dünya Bankası’nın desteklediği ve tüm dünyada yaygınlaştırılan bir modeldir. -Hızla geleneksel kamu yatırım ve hizmet üretim modelinin yerini almaktadır. - Özel sektörün büyümesinin teşvik edilmesi modelin amaçları arasında yer almaktadır. 17

18 Doğrudan satış yoluyla yapılan özelleştirmeden daha farklı bir özelleştirme biçimidir. Kamu-Özel Ortaklığı, yatırımlardaki risk ve maliyetlerin kamuya yıkılması anlamına gelmektedir. Klasik özelleştirme modelinde kamu ile özel sermaye arasındaki ilişki bir seferde ve sadece bir satış işlemi olarak kalmaktadır. Oysa kamu- Özel Ortaklığı modeli yatırım ve işletme aşamalarını da kapsamaktadır. 18

19 Son yirmi yıldır sağlık hizmeti sunumunda kamu-özel sektör ortaklıkları daha fazla öne çıkarılmaktadır. Bu modeller yoluyla özel sağlık hizmetlerine verilen devlet desteği de giderek artmaktadır. Kamu-özel ortaklıkları kamu sağlık hizmetlerinin piyasalaştırılması ve sağlığın bir metaya dönüştürülmesinde öne çıkan yöntemlerden biridir. 19

20 Türkiye’de 3 Temmuz 2006 tarihinde Bakanlar Kurulu’nun onayladığı bir yönetmelik ile kamu- özel ortaklığı ana hizmet alanlarından biri olarak görülmeye başlanmıştır. Yönetmelik ve diğer yasal düzenlemelerle kamu özel ortaklığının kapsamı sürekli genişletilmektedir. Asli kamu hizmeti sayılması gereken alanlar bile kamu-özel ortaklığı aracılığıyla özel sektöre devredilmektedir. 20

21 Sağlıkta dönüşüm kapsamında “entegre sağlık kampüsü” projeleri kamu-özel ortaklığının sağlıkta ne denli yaygınlaştığının göstergesid ir. Hükümetin 2016 yılı Eylem Planı’nda da Kamu- Özel Ortaklığı ile ilgili temel bir kanunun oluşturulacağı belirtilmektedir. 21

22

23

24 1970’li yıllarda yaşanan ekonomik krizden çıkış için geliştirilen politikalar; -çalışma hayatında emeğin örgütlü gücünün kırılmasına -krizlerin bedelinin emekçilere ödetilmesine dayanıyordu. Bu nedenle öncelikle devletin rolü ve yapısı, kamu hizmetlerinin örgütlenme mantığı yeniden tanımlanmıştır. Bu doğrultuda rekabet, verimlilik, toplam kalite, esneklik gibi ticari şirket değerleri kamu sağlık hizmetleri alanında da hayata geçirilmiş ve sağlık hizmetlerinde piyasa egemenliğinin oluşturulmasına odaklanılmıştır.

25 Esneklik; çalışan sayısının patronlar/idareciler tarafından istendiği gibi değiştirilebilmesi, işe alma ve işten çıkarmada işverene/idareciye serbestlik tanınması, üretim koşullarına göre çalışma sürelerinin istenilen şekilde ayarlanabilmesi, işçilerin kolaylıkla işten çıkarılabilmesi, ücretlerin büyük bir bölümünün kişisel ve/veya işletme performansına bağlı olarak değişmesidir.

26 İşini koruyabilmek, tüm emekçiler için yaşamsal önem taşır. Bu nedenle gerek uluslararası hukuk ve ulusal yasalar, iş güvencesini, emekçinin yaşamının odak noktası olarak görmektedir. Dünya’da iş güvencesi, keyfi işten çıkarmaların önlenmesi esasına dayanmaktadır. Ancak unutmamak gerekir ki, dünyanın hiçbir yerinde emekçiyi feshe karşı MUTLAK OLARAK koruyan bir iş güvencesi sistemi bulunmamaktadır. İş güvencesinin tek teminatı örgütlü mücadeledir.

27 1-Sağlık ve sosyal güvenlikte dönüşümle birlikte ücretler performansa bağlı hale gelmiş, esnek ücretlendirme uygulamaları kural olarak benimsenmiştir. 2-Sağlık emekçilerinin iş yükü artmış, karşılığı ödenmeyen işler arttırılmıştır. Çalışma saatleri yükselmiştir. 3-Hizmet üretim sürecinde her düzeyde emekçiler daha fazla baskı ve disiplin altına alınmak istenmektedir. 4-Şimdi de bu uygulamalar daha da derinleştirilerek kamu hizmet alanının tümüne yayılmak istenmektedir.

28 Kamu Personel Rejiminde değişiklik, AKP’nin neredeyse 10 yıldır gündemindedir. Bugüne kadar torba yasalar ve fiili uygulamalarla emekçileri güvencesizleştirme yönünde önemli adımlar atılmıştır. Bu adımların çoğu yürüttüğümüz hukuksal ve fiili mücadele ile geri çekilmiştir. Şimdi bu güvencesizleştirme uygulamaları bir yasayla kalıcılaştırılmak istenmektedir.

29 Kamu Personel Rejimi ile müdürler ve üst düzey bürokratlar hariç tüm kamu emekçilerinin 5857 Sayılı İş Kanunu kapsamına alınarak sözleşmeli olarak çalıştırılması planlanmaktadır. Bu yasal değişiklikle kamu emekçilerinin iş güvencesi yok edilmek istenmektedir. Hükümetin tüm kamu emekçilerini güvencesizleştirme yönünde saldırıları kesintisiz devam etmektedir. Bu nedenle güvencesiz çalışma aslında hepimizin sorunudur.

30 Yeni düzenlemeyle çalışanların büyük çoğunluğu sözleşmeli hale getirilecek, Her yılın sonunda inisiyatifin AKP’nin yıllardır kadrolaşarak yüksek makamlara taşıdığı amirlerde olacağı bir sözleşme imzalanacak, Amir, kamu emekçisinin performansından memnun değilse emekçinin ücreti düşürülecek hatta işine son verilebilecek.

31

32 Bugüne kadar yürüttüğümüz fiili mücadeleler ve verdiğimiz hukuk mücadelesi olmaksızın herhangi bir hak elde edilmemiştir. Bugün AKP asgari ücreti arttırmak zorunda kaldıysa, taşeron işçilere kadro sözü vermek zorunda kaldıysa bu mücadele edenlerin sayesindedir. Güvenceli çalışma koşulları ne yandaşlıkla, ne içi boşaltılmış seçim vaatleriyle ne bireysel hesaplarla ne de salt hukuk mücadelesi ile mümkündür. Güvenceli çalışma sadece ve sadece mücadele ederek ve direnerek kazanılır.

33

34 Dünya Sağlık Örgütü’nün raporuna göre, sağlık masrafları nedeniyle her yıl 100 milyon kişi yoksullukla karşı karşıya kalmaktadır. Milyonlarca kişi paraları yetmediği için gerekli sağlık hizmetlerinden mahrum durumdadır. Dünyadaki sağlık sistemleri fonlarının % 40’ı yolsuzluk, aşırı ödemeler, hatalar ve hastane kaynaklı yetersizlikler nedeniyle harcanmaktadır.

35 SAĞLIK HAKKI Sağlık hakkını anlamlı kılan, ücretsiz, anadilinden ve nitelikli sağlık hizmetlerine ulaşma ve yararlanma olanağıdır. Sağlık hakkı tedavi hizmetleri veya hastanelerle sınırlandırılamaz, Sağlık hakkı, temiz su kaynağına ulaşma, temiz bir çevre, barınma koşulları, uygun beslenme, iş bulabilme gibi pek çok boyutu olan bir bütündür. SSGSS ile sağlıkla ilgili sorumluluk bireysel alana itilmiş, sağlığı etkileyen önemli faktörler (sağlıklı çevre, yaygın eğitim, temiz su ve sağlıklı kanalizasyon vb.) göz ardı edilerek kamusal sorumluluk alanı daraltılmıştır.

36 AKP Hükümeti tarafından “paran kadar sağlık ve emeklilik” düsturuyla toplumsallığı zedeleyen bir dayatmayla Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası (SSGSS) Yasası çıkarılmıştır. “Güvenlik”, toplumsal bir sorundur ve giderek daha çok sayıda insanın bu alandan dışlanması sonucunda nasıl bir güvenliğin elde edilebileceği ortadadır. Milyonlarca kayıt dışı çalışanın, işsizin, yoksulun ve dışlanmış insanın olduğu bir toplumda, bireysel sağlık ve emeklilik paketlerine sıkıştırılmış, sosyalliğinden arındırılmış bir güvenlik anlayışının, büyük sosyal sorunlara gebe olduğu gerçeği görmezden gelinemez.

37 İster kayıtlı, ister kayıt dışı çalışan isterse yeşil kartlı olsun herkesten katkı payı alınmaktadır. Prim borcu olanlar acil hizmetler dışında diğer hizmetlerden faydalanamamaktadır. Oysa ücret ve diğer gelirlerimizin içinde oldukça büyük bir yekûnu oluşturan vergiler, karşılığında kamusal hizmet alımı mümkün olduğunda meşrudur. Ödediğimiz vergiler yanında sağlık ve sosyal güvenlik hizmetleri için katkı payı, fark ücreti vb. adı altında ekstra ödeme yapmak, devlet- toplum ilişkisinin geldiği vahim durumu gözler önüne sermektedir.

38 Güvencesiz çalışmanın tüm biçimleri ortadan kaldırılsın; iş güvencesi, işyeri güvencesi ve ücret güvencesi sağlansın. Taşeron çalışma yasaklansın, taşeron çalışanlara kadro sağlansın. Fazla çalıştırma yasaklansın. Tüm sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarına fiili hizmet zammı ödensin. Personel eksikliği kadrolu çalışanlar alınarak giderilsin, ataması yapılmayan sağlıkçıların atamaları yapılsın. Yıllık izin ve hastalık izni kullanımında maaş, döner sermaye, ek ders ve özel hizmet tazminatlarından herhangi bir kesinti yapılmasın. Ek ücretler emekliliğe yansıtılsın. Vatandaş ile sağlık emekçisini karşı karşıya getiren, sağlık emekçilerini itibarsızlaştıran ve sağlık emekçisine yönelik şiddeti haklı gösteren uygulamalardan, söylemlerden ve politikalardan vazgeçilsin. Sağlık ve sosyal hizmet emekçisine yönelik şiddet uygulayanların en ağır şekilde cezalandırılacağı düzenlemeler yapılsın.


"CAHİDE SARI SES Genel Merkez 2015. Son yıllarda yatırımlar ağırlıklı olarak finans ve kamu hizmetleri alanlarına yönelmektedir. Bu durumu eskiden kamu." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları