Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

1/68 Çağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi. Anayasa Hukuku Siyasal Sistemler.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "1/68 Çağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi. Anayasa Hukuku Siyasal Sistemler."— Sunum transkripti:

1 1/68 Çağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi

2 Anayasa Hukuku Siyasal Sistemler

3 3/68 Belirli bir siyasal toplumda, yönetenlerle yönetilenlerin genel ayrılış biçimine geniş anlamda “siyasal sistem”/”siyasi rejim” denir. Siyasal sistemler, - İktidarın niteliğini, - Örgütlenişini, - El değiştiriş biçimini ve - Meşruiyetini belirleyen siyasi kurumlar üzerine inşa edilmişlerdir. Siyasal Sistemler

4 4/68 Bazı Tanımlar - Sistem: Değişik parçaların bir araya gelerek oluşturduğu anlamlı bütün. Burada rastgele bir araya gelme yoktur. - Siyasal Kurum (Yapı): Politika üreten, devletle ilgili ya da devletle ilgilenen kurumlardır. Kamusal boyutu olan kişilerin bir araya gelerek oluşturduğu yapıdır. Bu TBMM olabileceği gibi, ortak bir görüş için eylem yapan herhangi bir topluluk da olabilir. Siyasal Sistemler

5 5/68 Bazı Tanımlar - Kamusal Alan: Modern toplum kuramlarında, toplumun ortak yararını belirlemeye ve gerçekleştirmeye yönelik düşünce, söylem ve eylemlerin üretildiği ve geliştirildiği ortak “toplumsal etkinlik alanı”na işaret etmek için kullanılan kavram. Alman felsefeci, sosyolog ve siyaset bilimci Jürgen Habermas’ "Kamusallığın Yapısal Dönüşümü, 1962" kitabında ‘kamusal alan’ı, basitçe;Jürgen Habermas “toplumsal yaşamımız içinde, kamuoyuna benzer bir şeyin oluşturulabildiği bir alan” olarak ifade eder. Siyasal Sistemler

6 6/68 Bazı Tanımlar - Kamusal Alan: * Herkesi ilgilendiren, kamusal tercihlerin yapıldığı alandır. * Bir “meydan” da, “kalabalık” da kamusal alandır. * Evde politika yaptığın anda orası da kamusal alandır. Siyasal Sistemler

7 7/68 Bazı Tanımlar - Kamusal Alan: * YÖK eski Başkanı Prof.Dr. Erdoğan Teziç kamusal alanın; - “Coğrafi bir tanım'' olmadığını, - İşlevsel bir kavram olduğunu vurgulayarak, - Devletin zirvesine verilen akşam yemeğinde Dolma Bahçe Sarayını kamusal alan olarak nitelemiştir. Siyasal Sistemler

8 8/68 Bazı Tanımlar Kamusal Tercih (Seçme): Kamusal alanı ilgilendiren seçmelerdir. Ör: * Sami Doğru’nun sabah okula gelirken kravat seçmesi, kamusal tercih değildir. Çünkü bu tercih bireyseldir, başkalarını ilgilendirmiyor. * Ancak, “yüksek öğrenim paralı olsun tercihi” bir çok kişiyi ilgilendirmektedir. Bu nedenle, kamusal tercihtir. Siyasal Sistemler

9 9/68 Bazı Tanımlar Politika: Bir kamusal seçeneği, diğerlerine göre seçme işlemi politikadır. Politika = Siyasettir. Politik Grup: Tercihlerin yapılmasına katkıda bulunan gruptur. Sonuç olarak, bu tanımlardan yola çıkarak, bütün kamusal yapıların, yani siyasi kurumların, yani devletin işleyişine doğrudan etki eden kurumların bir araya gelerek oluşturduğu anlamlı bütüne “siyasal sistem” denir. Siyasal Sistemler

10 10/68 - Anayasaya hayat veren siyasettir. - Ünlü bir düşünür, “anayasanın”, siyasetin kan, kas ve yaşam nefesi ile donattığı bir sistem olduğunu ileri sürmüştür. Duverger, - “Anayasa hukukunu çok iyi bilen, ancak siyasi partileri hiç bilmeyen biri yanlış bilgilidir. - Buna karşın, siyasi partileri çok iyi bilen, ancak anayasa hukukunu hiç bilmeyen bir kişi eksik ama doğru bilgilidir.” demiştir. Siyasal Sistemler

11 11/68 Ör: Milletvekilleri, üye tam sayısının salt çoğunluğunu yakalarlarsa hükümeti düşüre- bilirler. Bu bir anayasal kuraldır. Ancak, hükümeti kuran partinin milletvekillerinin bir araya gelerek hükümeti düşürmeleri parti disiplinine aykırıdır. Siz anayasayı ezbere bilseniz bile siyasal partileri bilmiyorsanız yanlış bilgiye sahipsiniz demektir. Sokaktaki herhangi biri, siyasal partilerin bir parti disiplini olduğunu ve kendi partisinden çıkmış bir hükümeti düşürmeyeceğini bilir. Buradaki kişi de eksik ama doğru bilgiye sahiptir. Siyasal Sistemler

12 12/68 Bu tanımlar sadece günümüzü ilgilendirmez. M.Ö. 300’lü yıllarda Aristo bile bu kavramları kullanarak tanımlamalar yapmıştır. Bu kavramların M.S. 3000’lerde de kullanılacağı kesindir. Bütünüyle birbirine benzeyen siyasi sistem yoktur. Bundan dolayı dünyada ne kadar devlet varsa o kadar sistem vardır. Ancak kolaylık olsun diye ortak özelliklerden yola çıkarak bazı sınıflandırmalar yapabiliriz: Siyasal Sistemler

13 13/68 Eski Yunan düşünürü Aristo’nun siyasal sistem ayırımı, günümüzde de geçerliliğini sürdürmekte- dir. Bununla birlikte, Aristo bu ayırımı yaparken site devletleri vardı ve bu devletler en fazla 1000 kişiden oluşmaktaydı. Bu ayırım M.Ö ’lere dayanır. Aristo’nun Siyasal Sistem Ayırımı

14 14/68 Aristo siyasal sistemi sınıflandırırken iki ölçüt kullanır: 1)Yönetimi, üstün buyurma gücünü elinde bulunduranların sayısı, 2)Sistem iyi mi işliyor, kötü mü işliyor. Aristo’nun Siyasal Sistem Ayırımı

15 15/68 1. a) Yönetim, üstün buyurma gücü; - Tek bir kişinin elinde ve toplum; * bu yönetimden hoşnutsa (sistem iyi işliyorsa) sistemin adı “monarşi”dir. * bu yönetimden hoşnut değilse, toplum baskı altında ve zoraki memnuniyet varsa sistemin adı “istibdat, diktatörlük, tirani”dir. Aristo’nun Siyasal Sistem Ayırımı

16 16/68 1. b) Yönetim, üstün buyurma gücü; - Küçük bir grubun (seçkinlerin) elinde ve toplum; * iyi yönetiliyorsa, toplum memnunsa bu siyasal sistemin adı “aristokrasi” dir. * kötü yönetiliyorsa, toplum memnun değilse sistemin adı “oligarşi”dir. Aristo’nun Siyasal Sistem Ayırımı

17 17/68 1. c) Yönetim, üstün buyurma gücü; - Doğrudan doğruya halkın elinde ve yönetim; * iyi ise bu siyasal sisteme “cumhuriyet” adı verilir. * kötü ise bu sisteme “demokrasi” adı verilir. Aristo’nun Siyasal Sistem Ayırımı

18 18/68 1. c) Yönetim, üstün buyurma gücü; Aristo’nun düşüncesinde demokrasi kötü yönetim biçimidir. Aristo çoğunluğun demokrasisine kötü yönetim diyor. Çünkü; örneğin, 510 kişi bir tebeşire beyaz, 490 kişi ise siyah derse, sonuç; tebeşir beyazdır. Diğer 490 kişinin düşüncesi bir şeye yaramaz. Tabii, o dönemdeki halktan kasıt vatandaş olabilme ayrıcalığına sahip kişiler anlaşılmalıdır. Aristo’nun Siyasal Sistem Ayırımı

19 19/68 Aristo’nun Siyasal Sistem Ayırımı İktidarİşleyiş Yönetimin Adı Tek Kişi İyiMonarşi Kötü İstibdat, Diktatörlük, Tirani Küçük Bir Grup İyiAristokrasi KötüOligarşi HalkİyiCumhuriyet HalkKötüDemokrasi

20 20/68 Bir diğer siyasal sistem ayırımını, ünlü Alman sosyolog Max Weber yapmıştır. Max Weber ( ); - Toplumda bir yöneten - yönetilen ayırımı olduğuna dikkat çekmiş ve - Yönetilenlerin sayısının fazla olmasına rağmen neden yönetenlerin buyruklarına itaat ettiklerini araştırmıştır. Cevap olarak da, bu itaatin isteyerek yapıldığı, çünkü otoriteyi meşru gördükleri sonucuna varmıştır. Max Weber’in Siyasal Sistem Ayırımı

21 21/68 Weber, otoritenin meşruluğunu 3 ayrı nedene dayandırmıştır. Bunlar; - Geleneksel Meşruluk, - Karizmatik Meşruluk, - Rasyonel - Hukuki Meşruluktur. Max Weber’in Siyasal Sistem Ayırımı

22 22/68 Weber daha sonra da “siyasal sistemi” bu ayrıma göre tasnif etmiştir: 1.Geleneksel Meşruluğun Baskın Görüldüğü Siyasal Sistem, 2.Karizmatik Meşruluğun Baskın Görüldüğü Siyasal Sistem, 3.Rasyonel - Hukuki Meşruluğun Baskın Görüldüğü Siyasal Sistem. Max Weber’in Siyasal Sistem Ayırımı

23 23/68 1. Geleneksel Meşruluğun Baskın Görüldüğü Siyasal Sistem: Bunun kökleri, atalardan kalma geçmişin derinliklerindedir ve iktidarı kullananlar geleneksel kurallara göre belirlenir. Meşruluk, alışkanlıkların gücüne ve insanlar arasında uygulana gelişine dayanır. İktidarı kullanan kişiye, kişisel saygınlığından ötürü değil, yerine getirdiği işlevden ötürü saygı gösterilir. Monarşiler, Feodal Beylikler böyledir. İngiltere’de Kraliçe böyledir. Max Weber’in Siyasal Sistem Ayırımı

24 24/68 2. Karizmatik Meşruluğun Baskın Görüldüğü Siyasal Sistem Karizma Yunanca “tanrı vergisi” anlamına geliyor; iktidarın meşruluğu kişinin “üstün nitelikleri”ne dayanmaktadır. İktidarı kullanan kişinin sahip olduğu “saygınlık” ve “çekicilik” iktidarın kaynağı haline gelir. Max Weber’in Siyasal Sistem Ayırımı

25 25/68 2. Karizmatik Meşruluğun Baskın Görüldüğü Siyasal Sistem Karizma, başlangıçta sadece dinsel bir “seçkinlik” anlamı taşıyordu. Fakat zamanla bu anlamdan tamamen ayrıldı. Yani Tanrı huzurunda önemli kişi anlamından toplum huzurunda önemli kişi anlamını almıştır. Max Weber’in Siyasal Sistem Ayırımı

26 26/68 2. Karizmatik Meşruluğun Baskın Görüldüğü Siyasal Sistem Weber’e göre, bu karizma özü itibariyle geçici olup, geleneksel ya da kurumsallaşmış hukuki iktidara yol açabilir. Ör: Bonapart’ın kişisel karizmasıyla oluşan iktidarı bir hanedan ve gelenek oluşturmuş, daha sonra III. Napolyon’a geleneksel meşruluk kazandırmıştır. Max Weber’in Siyasal Sistem Ayırımı

27 27/68 2. Karizmatik Meşruluğun Baskın Görüldüğü Siyasal Sistem Öte yandan, “karizma” aklileşerek, iktidarın devri ve kullanılmasıyla ilgili, kişisel olmayan kurallar ve usuller yaratarak, rasyonel-hukuki meşruluk sağlayabilir. Ör: General De Goulle, Fransa’da 1962 yılında anayasa değişikliği yaparak devlet başkanının doğrudan halk tarafından seçimini benimsetmiştir. Yani kişisel olmayan «akli usulle» kendisinden sonra geleceklerin belirlenmesini sağlamıştır. Max Weber’in Siyasal Sistem Ayırımı

28 28/68 2. Karizmatik Meşruluğun Baskın Görüldüğü Siyasal Sistem Türkiye için Atatürk bir karizmatik liderdir. Karizmatik meşruluğun olumsuz sonuçları da olabilir. Bir toplumda karizmadan kaynaklı otorite kurulmuş ve lider ölmüşse bu düzen sarsılabilir. Ör: Yugoslavya’da Tito’nun ölümü. Max Weber’in Siyasal Sistem Ayırımı

29 29/68 3. Rasyonel (Hukuki) Meşruluğun Baskın Görüldüğü Siyasal Sistem Bu iktidar kaynağını hukuk düzeninden alır, Yetkilerin kaynağı anayasa ve hukuk kurallarıdır. İktidara itaat, yapılan işlem ve eylemlerin kanuna uygun olması, ya da kanunilik karinesi taşımasıdır. Yönetilenlerin itaati, yönetenlerin kişiliklerine değil makamlarınadır. Geleneksel iktidardan farklı olarak, hukuki iktidarda kamu ve özel hayat birbirinden ayrılmıştır. Max Weber’in Siyasal Sistem Ayırımı

30 30/68 Sonuç olarak; Uygulamada iktidarın meşruluğunun kaynağı bu üç kaynaktan sadece birinden doğmayabilir. Yani geleneksel, karizmatik ve hukuki iktidar unsurları hepsi bir arada bulunabilir. Rasyonel hukuki meşrulukta bir hukuk kuralı vardır, ama bu hukuk kuralı aklın süzgecinden geçerek gelmiştir. Ör: Kırmızı ışıkta geçmek yasaktır. Max Weber’in Siyasal Sistem Ayırımı

31 31/68 Ünlü Fransız hukukçusu Maurice Duverger (1917-), siyasal sistemi ayırırken ölçüt olarak “iktidarın ele geçiriliş şeklini” esas alır: Yönetim; - Seçimle mi, - Seçim dışımı belirlenmiştir, ona bakar. Duverger’in Siyasal Sistem Ayırımı

32 32/68 Duverger’in Siyasal Sistem Ayırımı Yönetimin İktidara Gelişi Sistemin Adı Değerlendirme SeçimleDemokrasi Sistemin sadece seçimle belirlenen bir tanımının olması tartışma yaratır. Kan Bağı Kan Bağı Seçim Dışı Halef Seç. Yolla Kur’a Zorla Zorla a) İhtilal a) İhtilal b) Darbe b) Darbe Otokrasi Otokrasi Krallık, Padişahlık Bir grubun yönetime karşı çıkarak, halk desteği ile yönetime el koyup kapsamlı değişiklik yapması. Ör: Çarlık Rusya’nın yıkılıp SSCB’nin kurulması Demokratik olmayan yollar- dan (genellikle ordu gücü) devlet yönetimin ele geçirilmesi ve sert uygula- malar içine girilmesi. Hem Seçim hem seçim dışı yolla Karma Sistem Demokrasi ve Otokrasinin karışımı bir ayırım yapmıştır. Ör: İngiltere’de Avam Kamarası seçimle işbaşına gelir. Ama Lordlar Kamarasını kraliçe seçiyor.

33 33/68 Ünlü Alman siyaset Bilimcisi Juan José Linz hiçbir devlet sitemini dışarıda bırakmayan bir ayırım yapmıştır. Bu ayırımda iki kilit sözcük bulunmaktadır: - Siyasal çoğulculuk ve - Siyasal katılma Juan Linz’in Siyasal Sistem Ayırımı

34 34/68 Siyasal Çoğulculuk Siyasal çoğulculuk dendiğinde, - Politika üretiminin serbestçe yapılabilmesi, - Başka insanların beğenisine serbestçe sunabil- mesi ve - Herhangi bir sınırlama ile karşı karşıya kalınma- ması akla gelmektedir. Juan Linz’in Siyasal Sistem Ayırımı

35 35/68 Siyasal Çoğulculuk Siyasal çoğulculuk, kamu politikalarının serbestçe üretilmesi ve serbestçe kişilere sunulmasıdır. İsteyen seçer, isteyen seçmez. Kişiler özgürce bunları yapabiliyorsa ve seçimlerinden dolayı herhangi bir baskı görmü- yorsa, siyasal çoğulculuk vardır. Juan Linz’in Siyasal Sistem Ayırımı

36 36/68 Siyasal Çoğulculuk Siyasal çoğulculuğun en önemli unsuru siyasal partilerdir. Çoğulcu yapı içinde birden çok siyasi parti olması gerekir. Siyasi partiler dışındaki sivil toplum örgütleri de önemlidir. Sivil toplum örgütlerinin var olmasına izin verilmezse, çoğulcu bir yapı yoktur. Juan Linz’in Siyasal Sistem Ayırımı

37 37/68 Siyasal Katılma Ünlü siyaset bilimcisi Robert Dahl’ın çok kabul görmüş bir tanımı ve kademelendirmesi vardır. Ona göre, siyasal katılma, siyasal sistem ile o sistem içinde yaşayan bir birey arasındaki ilişkidir. R. Dahl bu ilişkinin düzeyini 4 kademede ortaya koymaktadır: 1) İlgilenme, 2) Önemseme, 3) Bilgilenme, 4) Eylem Juan Linz’in Siyasal Sistem Ayırımı

38 38/68 Siyasal Katılma 1) İlgilenme: Otobüste giderken bir başkasının gazetesine eğilip, oradaki bir haberi okumaya çalışmamız bir ilgilenmedir. 2) Önemseme: Otobüste başkasının gazetesinde okumaya çalıştığınız haberi merak edip, inince gazete alıp okumamız önemsemedir. 3) Bilgilenme: Irak sorunu hakkında yazılan kitapları alıp okumak ve bu alandaki izlenen politikaların ne olduğunu öğrenmek bilgilenmedir. 4) Eylem: Bir kamusal boyutta davranış sergilemektir. Ör: Siyasi parti kurmak, oy kullanmak, duvara yazı yazmak. Juan Linz’in Siyasal Sistem Ayırımı

39 39/68 Siyasal Katılma Belirtilen basamakların hiyerarşik bir yapısı yoktur. Biri olmadan diğeri olabilir. Örneğin, totaliter sistemde resmi görüş dışında başka görüşe yönelik bilgilenme yasaktır. Bu nedenle, ilk üç basamağa hiç başvurmadan doğrudan eylem basamağına geçilebilir. Juan Linz’in Siyasal Sistem Ayırımı

40 40/68 John Linz bu ölçütlere göre siyasal sistem ayırımını şöyle yapmıştır: 1)Siyasal çoğulculuk ve siyasal katılımın ikisi de yoksa, sistem, “geleneksel sistem”dir. 2)Siyasal çoğulculuk hiç yok, siyasal katılma tek resmi görüş doğrultusunda yoğun bir biçimde varsa, sistem, “totaliter sistem”dir. 3)Siyasal çoğulculuk sınırlı bir biçimde var, siyasal katılma yok ve olmamasına özendiriliyorsa, sistem, “otoriter sistem =depolitizasyon”dur. 4) Hem yaygın olarak siyasal çoğulculuk var, hem de etkin bir biçimde siyasal katılma var ise, sistem, “demokratik sistem”dir. Juan Linz’in Siyasal Sistem Ayırımı

41 41/68 Juan Linz’in Siyasal Sistem Ayırımı Geleneksel Sistem Totaliter Sistem Otoriter Sistem Demokratik Sistem Siyasal Çoğulculuk Siyasal Katılma

42 42/68 1. Geleneksel Sistem Geleneksel sistem esasen bir varsayımdır; somut örnek verilmemektedir. Çünkü, siyasal katılmanın bütün aşamalarının tamamen yasaklanması mümkün olmaz. En azından ilgilenme ve önemsemeyi denetim altına alamazsınız. Eğer böyle olsaydı o zaman geleneksel sistem var denebilirdi. Dolayısıyla geleneksel sistem “fiktif” bir modeldir. Juan Linz’in Siyasal Sistem Ayırımı

43 43/68 2. Totaliter Sistem Bu sistemde herkesi kapsayan bir katılım vardır. Ama bu tek bir görüş doğrultusundadır. Herkes resmi görüş ile bağdaşmak zorundadır. Bunun dışındaki en ufak farklı görüş bozguncu olarak nitelenir. Bu tür insanlar en ağır cezaları alıyorsa burada totaliter sistem var demektir. Totaliter sistemler konusunda önde gelen kişilerden birisi Brezinsky’dir. Juan Linz’in Siyasal Sistem Ayırımı

44 44/68 2. Totaliter Sistem Brezinsky totaliter sistemde mutlaka bulunması gereken özellikleri şöyle sıralıyor: a) Resmi Bir İdeoloji Hayatın her evresini düzenleyen, düşüncenin her katmanının kapsayan bir hedeftir. Linz sistemin ideoloji çerçevesinde gerçekleş- tiğine dair üç örnek verir: Nazizm, Faşizm, Marksizm. b) Tek Parti Resmi ideoloji etrafında örgütlenmiş, onu kitlelere yayan tek bir parti olmalıdır. Juan Linz’in Siyasal Sistem Ayırımı

45 45/68 2. Totaliter Sistem Brezinsky totaliter sistemde mutlaka bulunması gereken özellikleri şöyle sıralıyor: c) Kitle İletişim Araçlarında Tekelleşme Tek bir ideoloji olduğuna göre, yapılanların halka ne kadar mükemmel olduğunu anlatacak tek televizyon, tek gazete, tek radyo olması gerekir. ç) Gizli Haber Alma Sistemden uzaklaşmaya neden olacak düşünceleri yayabilecekleri önlemek üzere her yere sızmış gizli polis vardır. Juan Linz’in Siyasal Sistem Ayırımı

46 46/68 2. Totaliter Sistem Brezinsky totaliter sistemde mutlaka bulunması gereken özellikleri şöyle sıralıyor: d) Üretim sektöründe Tekelleşme veya Merkezden Yürütme Yapılacak üretimi merkezi yönetimin şekillendirmesi için bu gereklidir. Nazi Almanyası’nda üretilecek arabanın şekline bile Hitler karar vermiştir. Juan Linz’in Siyasal Sistem Ayırımı

47 47/68 Nazizm Nazizm, Almanya'da Hitler tarafından kurulan ve temelde üstün ırk ve üstün lider fikirlerine dayanan ideoloji ve yönetim sistemidir.AlmanyaHitler Temel felsefesi ırkçı, aşırı sağcı düşünüş ve anti- semitizm üzerine kuruludur. semitizm Ari (Cermen) ırkının diğer milletlere göre üstün ve mükemmel olduğunu savunur.Cermenırkının Juan Linz’in Siyasal Sistem Ayırımı

48 48/68 Nazizm Nazizm diğer bir adıyla “nasyonel sosyalizm” doktrininin ilanı 1898'in Mayıs ayında, ilk teorisyeni Maurice Barrès tarafından yapıldı.1898Maurice Barrès Fransız Barrès, sosyalist bir milliyetçilik (milliyetçilik) fikrini, yabancı egemen Almanya'ya karşı, seçmenleri kazanmak üzere yaydı ve sosyalizmin "liberal bir zehir", ancak, nasyonel sosyalizmin, kollektif milliyetçiliği gerçekleş- tirmenin aracı olduğunu açıklamıştı.FransızsosyalistmilliyetçilikAlmanya sosyalizminliberal Barrès'e göre, işçiler kendi uluslarından işverenlere karşı değil, yabancı işverene ve Yahudi sermayesine karşı mücadele etmeliydi. Yahudi Juan Linz’in Siyasal Sistem Ayırımı

49 49/68 Nazizm Birinci Dünya savaşından yenilerek çıkan Almanya ekonomik bunalım içine girmiştir yılında, yeni ve demokratik bir cumhuriyeti öngören Weimar Anayasası ile kurulan sistem bekleneni vermemiş ve çökmeye başlamıştır. Bu bunalımlı dönemde, 1920’de Hitler tarafından kurulan Alman Nasyonal Sosyalist İşçi Partisi güçlenmiş ve 1933 seçimlerinde Hitler başbakan olmuştur. Juan Linz’in Siyasal Sistem Ayırımı

50 50/68 Nazizm Hitler düşman olarak, * İçte Yahudileri, * Dışta da, önce Bolşevikleri, sonra da Alman ırkının üstünlüğünü benimsemeyen ve yayılmasını önleyen tüm dünyayı görmüş ve politikasına temel yapmıştır. Juan Linz’in Siyasal Sistem Ayırımı

51 51/68 Nazizm Hitler, parlamentoyu dağıtmış ve yeni Meclisten dört yıl için bütün yetkileri almış, Cumhurbaşkanının ölümü üzerine de Devlet Başkanlığını da üstlenerek Almanya’nın ilk diktatörü olmuştur. İktidar Hitlerin kişiliğinde toplanmıştır. Nazizm hiç kuşkusuz ilk başlarda büyük etki yaratmıştır. Sistem uzun süre Brzinsky’nin dediği gibi devam etmiştir: Tek ideoloji, tek parti vb. Ancak, Almanya’nın II. Dünya Savaşındaki yenilgisi Nazizm’in de sonu olmuştur. Juan Linz’in Siyasal Sistem Ayırımı

52 52/68 Nazizm Savaş sonrası Almanya’da kabul edilen Bonn Anayasası faşist parti kurulmasını yasaklamıştır. Nazi kelimesi, Adolf Hitler'in ideolojisini benimseyen kişi ya da kurumlara verilen genel adı ifade eder.Adolf Hitler Nazi Partisinin Almanca adı, NSDAP (Nationalsozialistische Deutsche Arbeiterpartei) idi.AlmancaNSDAPNationalsozialistische Deutsche Arbeiterpartei "Nazi" kelimesi, köken olarak "National" ve "Sozialismus" kelimelerinden meydana gelmekteydi. (Almanca: Nationalsozialismus )Almanca Juan Linz’in Siyasal Sistem Ayırımı

53 53/68 Nazizm Nazizmin temel özellikleri şunlardır: a) Önderlik: Önderlik insan üstü niteliklere dayanır. Bir ulusu kendisi değil, toplum dışı güçlerin işbaşına getirdiği büyükler yönetir. Önder Hitler’dir. Hitler’in iktidarı asli iktidardır; halkı yönetmek için, ilahi bir güç tarafından görevlendirilmiştir. Bu çerçevede, Hitler demokrasiyi eleştirerek işe başlamış; ona göre, çoğunluğun yönetimine dayanan demokrasi, zararlıdır, önderin sorumluluğunu yok eder, demokrasi Yahudilerin egemenlik aracıdır. En iyi devlet sistemi, en yüksek zeka ve yetenekleri işbaşına getiren sistemdir. Juan Linz’in Siyasal Sistem Ayırımı

54 54/68 Nazizm Nazizmin temel özellikleri şunlardır: b) Irkçılık: Hitler’e göre, insanlar ve uluslar arasında eşitlik yoktur. Alman Devleti yüceliğini, alman ırkının yüceliğinden alır. Ulusal birlik, kan birliği esasına, Cermen ırkının saflığına dayanır. Nitekim, Hitler’in iktidara gelişinde Yahudi aleyhtarlığının önemli katkısı vardır. Juan Linz’in Siyasal Sistem Ayırımı

55 55/68 Nazizm c) Devlet Anlayışı: Nasyonal Sosyalist Devlet manevi kültüre dayanır. Devletin ana görevi, ırkın korunmasını, saflığını ve bütünlüğünü sağlamaktır. ç) Savaşın Yüceltilmesi: Nazizm savaş hakkını sağlamaktadır. Devlet, ülke içinde Cermen ırkının niteliklerini taşımayanlarla savaşacaktır. Yahudi aleyhtarlığı bunun sonucudur. Dışarıda ise, Alman devletine, üstün ırk olan Cermen ırkının birleşmesine engel olanlar savaşma hakkını vermektedir. Juan Linz’in Siyasal Sistem Ayırımı

56 56/68 Nazizm d) Komünizm Düşmanlığı : Hitler, ileri bir sanayi ülkesi olan Almanya’da Avrupa uygarlığını korumak amacıyla, bütün emekçi örgütleri, aşırı sol partileri dağıtmıştır. e) Ekonomik Yaklaşım: Güdümlü ekonomi zorunluluktur. Juan Linz’in Siyasal Sistem Ayırımı

57 57/68 Faşizm Faşizm, İtalyan filozof Giovanni Gentile'nin 1920'li yıllarda ardı ardına yayımladığı kitaplarla ilkeleri belirlenmiş bir siyasi doktrindir.Giovanni Gentile Gentile'den yoğun olarak etkilenen ve faşizmi bir dünya görüşü olarak benimseyen İtalyan lider Benito Mussolini'nin 1922’de İtalya’da iktidarı ele geçirmesinin ardından, Mussolini iktidarı döneminde, İtalya'da resmi ideoloji olarak yürütülmüştür. Benito Mussolini1922İtalya 1924 seçimlerinden sonra muhaliflerini de sindiren Mussolini, 1926 yılında diktatörlüğünü kurmuştur. Juan Linz’in Siyasal Sistem Ayırımı

58 58/68 Faşizm İtalya’da faşist rejim, İkinci Dünya Savaşı ile sona ermiş ve 1948 Anayasası da, faşist parti kurulmasını yasak etmiştir. Faşizm, nazizmdeki alman ırkını çıkartılıp yerine “devlet”in konulmuş halidir. Her şey devlet içindir. Devlet bir araç değil, amaçtır. Faşist rejimlerde devlet her konuyu derinlemesine düzenliyor. Devlet toplumu ideoloji yönünde yönlendirebilmek için bütün haberleşme ve baskı araçlarını kullanıyor. Juan Linz’in Siyasal Sistem Ayırımı

59 59/68 Faşizm Kişilere, iktidara sınır teşkil edecek hak ve özgürlük tanımıyor. Ancak, ideolojinin yayılmasına yardımcı olan bazı kişilere imtiyaz görünümünde bazı sınırlı hak ve özgürlükler tanımaktadır. Faşizmde insan bir moleküldür, devlet de o moleküllerden oluşur. Herhangi bir insana zarar verilmemelidir, çünkü devlet insanlardan oluşur. Juan Linz’in Siyasal Sistem Ayırımı

60 60/68 Marksizm Marksizmin temelleri çok eskilere dayanmakla birlikte, sistematik bir yapıya kavuşması Marks ve Hegel tarafından gerçekleştirilmiştir. Yine Marksizmin uygulaması da Lenin tarafından başarılmıştır. Marksizme göre devlet her zaman, her yerde, bir sınıfın öbür sınıfları baskı altında tutmak amacına yönelik, hakim sınıflarca kullanılan bir araçtır. Marksizme göre siyasi iktidar, hakim sınıfın, diğer sınıfları ezmesidir. Juan Linz’in Siyasal Sistem Ayırımı

61 61/68 Marksizm Genel seçimler hiçbir zaman sorunu çözmez sadece bir tuzak, bir aldatmacadır. Bu bakımdan, hakim sınıfın işçi sınıfı üzerindeki baskısını, sömürüsünü önlemek için devleti ortadan kaldırmak gerekmektedir. Devletin ortadan kalması da üç aşamada gerçekleşecektir. Juan Linz’in Siyasal Sistem Ayırımı

62 62/68 Marksizm Liberalizme tepki olarak ortaya çıkan bu rejimin ilk aşamasında; - Kapitalizmin gelişmesi ile, tüm üretimi yapan işçi, kendi ürettiği mal üzerinde hiçbir söz hakkına sahip olmadığından, emek-sermaye çatışması doruğa ulaşacak, - Çelişkiler büyüyecek ve düzen bir patlamayla yıkılacak ve - İşçi sınıfı iktidara gelerek “işçi sınıfı diktatörlüğü”nü kuracaktır. Juan Linz’in Siyasal Sistem Ayırımı

63 63/68 Marksizm İkinci aşamada; - Toplumsal düzenin işçi sınıfının elinde olacağı “sosyalist topluma” geçilecektir. - Bu aşamada sömürmeyi gaye edinen tüm sınıflar, özellikle de burjuva sınıfı ortadan kalkacak, - Herkes, “üretime yeteneği ölçüde katılıp, katkısı ölçüsünde pay alacak”tır. Juan Linz’in Siyasal Sistem Ayırımı

64 64/68 Marksizm Üçüncü ve son aşamada ise; - Üretim ilişkilerinde çelişkiler ortadan kalkacak ve ileri üretim düzeyine ulaşılacaktır. - Bu aşamada, “herkesten yeteneğine göre alma, herkese ihtiyacına göre verme” ilkesi uygulanacaktır. - Artık toplumsal ayrıcalıkların da korunmasına gerek kalmayacak ve devletin ortadan kalktığı, herkesin dilediği kadar tükettiği, bolluğun var olduğu düzen kurularak, “komünist topluma” geçilmiş olacaktır. Juan Linz’in Siyasal Sistem Ayırımı

65 65/68 Marksizm Üçüncü ve son aşamada ise; Lenin’e göre bu üst aşamaya geçiş için “proleterya diktatörlüğü” zorunludur. Ona göre kapitalizm ancak devrimci yollarla yıkılacaktır. Juan Linz’in Siyasal Sistem Ayırımı

66 66/68 Marksizm Marksist görüşe göre her türlü kötülüğün anası mülkiyettir. Şayet özel mülkiyet anlayışına son vererek, kolektif mülkiyete geçersek, insanın insan tarafından sömürüsü sona erecektir. Üretim, fertler için kazanç olmaktan çıkarak, toplumun iyiliğine yönelecektir. Bunun için her türlü üretim araçları üzerindeki özel mülkiyet kalkacak, kolektif mülkiyete geçilecektir. Juan Linz’in Siyasal Sistem Ayırımı

67 67/68 Marksizm Marksist anlayışa göre, kişiler doğuştan hür değildir. Toplumda, ne zaman sınıf farkı ortadan kalkarsa kişiler o zaman hür olurlar. Yani, gerçek özgürlük sınıfsız toplumlarda söz konusudur. Bu anlamda özgürlük liberalizmdeki özgürlüklerden farklıdır. Anayasada belirtilen özgürlükler, siyasi iktidarı sınırlayacak nitelikte değil, işçi sınıfının amacına ulaşmasına yardım edecek niteliktedir. Juan Linz’in Siyasal Sistem Ayırımı

68 68/68 Marksizm Sınıfsız bir toplum yaratmak için yapılan bütün çalışmalara rağmen, partiye mensup olanlarla- olmayanlar, partideki üst sınıf-alt sınıf arasındaki tabakalaşmaya engel olunamamıştır. Marksist anlayışta, partiler, çeşitli ekonomik sınıfların siyasi iktidara teşvikini sağlayan araçlar olarak görüldüğü için, siyasi partilerin kurulmasına izin verilmemektedir. Bu yüzden çoğulcu/ plüralist niteliklere yer vermezler. Çünkü rejimin amacı tek sınıflı bir toplum yaratmaktır. Juan Linz’in Siyasal Sistem Ayırımı

69 69/68 Otoriter Sistem Siyasal çoğulculuk ve siyasal katılma kavramlarının birlikte değerlendirilmesi aşamasında; sınırlı bir çoğulculuğa izin veren, siyasal katılmayı çoğu zaman yasaklayan, kimi zaman da insanlara olmaması için özendirilen bir sistemdir. Otoriter sistemde bir çoğulculuk var ama bu çoğulculuk sistemin hoş gördüğü, izin verdiği kadarıyla vardır. Juan Linz’in Siyasal Sistem Ayırımı

70 70/68 Otoriter Sistem Bu sisteme en tipik örnek Mısır’dır (Arap Baharından önceki). Mısır’da yıllardır ilk kez cumhurbaşkanının yanında başka adayların da seçime katılmasına izin verildi. Adaylar ve siyasi partiler izin alarak seçime girerler. Bu sistemde çoğu zaman bir devlet başkanı ölünce yerine geçecek kişiyi açıkça olmasa bile bir şekilde halef gösterme ile belirler. Ör: Suriye. Saddam dönemi Irak’ı da otoriter rejime bir diğer örnektir. Juan Linz’in Siyasal Sistem Ayırımı

71 71/68 Çağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi


"1/68 Çağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi. Anayasa Hukuku Siyasal Sistemler." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları