Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

SOSYAL GÜVENLİĞİN ASGARİ NORMLARI HAKKINDA 102 SY. ILO SÖZLEŞMESİ’NDEKİ RİSKLERİN MUKAYESELİ HUKUKTA İNCELENMESİ Öğr. Asist. Sena BAŞPINAR Melikşah Üniversitesi.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "SOSYAL GÜVENLİĞİN ASGARİ NORMLARI HAKKINDA 102 SY. ILO SÖZLEŞMESİ’NDEKİ RİSKLERİN MUKAYESELİ HUKUKTA İNCELENMESİ Öğr. Asist. Sena BAŞPINAR Melikşah Üniversitesi."— Sunum transkripti:

1 SOSYAL GÜVENLİĞİN ASGARİ NORMLARI HAKKINDA 102 SY. ILO SÖZLEŞMESİ’NDEKİ RİSKLERİN MUKAYESELİ HUKUKTA İNCELENMESİ Öğr. Asist. Sena BAŞPINAR Melikşah Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mukayeseli Hukuk ABD

2 ILO NEDİR VE NE YAPAR?  1919 yılında kurulan Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), sosyal adaletin ve uluslararası insan ve çalışma haklarının iyileştirilmesi için çalışan bir Birleşmiş Milletler uzman kuruluşudur.  ILO’ya devletler üye olur. Kasım 2015 itibariyle, 186 devlet ILO’ya üyedir. Bazı kişilerin zannettiklerinin aksine, ILO bir işçi kuruluşu değildir.  ILO hükümetler arası kuruluş olmakla birlikte “tripartizm” denilen “üçlü yapı” ile yürütülmektedir. Buna “altın üçgen” de denilmektedir. Bu üçlü yapı; hükümet, işçi ve işveren temsilcilerinden oluşur ve sosyal diyalog çerçevesinde faaliyetlerini icra eder.  »Üçlü« temsil özelliği, sosyal tarafların görüşlerinin doğrudan çalışma standartlarına, politika ve programların şekillendirilmesine yansıtılmasını sağlamaktadır. Bu durum ILO’yu Birleşmiş Milletler ailesi içerisinde benzersiz yapmakta ve çok uluslu sistem içerisindeki diğer kuruluşlardan daha demokratik kılmaktadır.

3 ILO NEDİR VE NE YAPAR?  Bugüne kadar organizasyon, çalışma koşullarını düzenleyen, küresel düzlemde uygulanabilir ve hukuken bağlayıcı 189 »sözleşme« ve hukuki olarak bağlayıcı olmayan 204 »tavsiye kararı« ortaya çıkarmıştır. Bu standartların çoğu hala geçerlidir.  ILO, standartların hazırlanması, kabul edilmesi ve uygulamaya sokulmasında devletlerin hükümranlık haklarına müdahale etmemek, üçlü işbirliği süreci içinde ve geniş bir mutabakat sağlayarak standartların belirlenmesini sağlamak; yürürlüğe girmesi için de belli sayıda ülkenin kabul etmesini beklemek gibi bir yol tercih etmektedir.  Onay zamanlamasına ilişkin ILO üyesi ülkelerin stratejisi büyük ölçüde farklılık göstermektedir. Almanya gibi, ulusal hukuk ve uygulamalarını uluslararası normlar düzeyine çektikten sonra ILO sözleşmelerini onaylamayı tercih etmek ya da Çin gibi sözleşmeleri kurumsal olarak uygulayabildikleri zaman onaylamak eğilimleri olan çeşitli ülkeler bulunmaktadır. Buna karşılık diğer üye devletler, bir yere kadar iyi niyetlerini ifade etmek amacıyla ve çoğu zaman da standartlara uyum konusunda çok fazla dikkat göstermeden sözleşmeleri daha çabuk onaylamak eğiliminde olmuşlardır.

4 ILO SÖZLEŞMELERİNİN BAĞLAYICILIĞI  Öncelikle sözleşmeyi onaylayan her ülke, sözleşme gereklerini yerine getirme yükümlülüğünü ve sözleşmelerin uygulanıp uygulanmadığının denetimini kabul etmektedir. Üye ülkeler imzaladıkları sözleşmeleri yürürlüğe koymak için aldığı önlemler hakkında ILO’ya yıllık bir rapor (ILO Anayasası m. 22) sunmayı taahhüt etmektedir. Bu raporlar ILO tarafından her yıl incelenmekte ve değerlendirilmektedir. « ILO ANA SÖZLEŞMESİ (ANAYASASI) MADDE 22 Onaylanmış Sözleşmeler Hakkındaki Yıllık Raporlar Üye Ülkelerden her biri katılmış olduğu sözleşmeleri yürürlüğe koymak için aldığı önlemler hakkında Uluslararası Çalışma Bürosuna yıllık bir rapor sunmayı taahhüt eder. Bu raporlar, Yönetim Kurulu tarafından belirtilen şekilde yazılacak ve onun istediği açık bilgileri içerecektir. «

5 ILO SÖZLEŞMELERİNİN BAĞLAYICILIĞI  ILO, sözleşmelerin uygulanıp uygulanmadığına yönelik bir denetim sistemi işletmektedir. Denetim, sözleşmelerle gelen yükümlülüklere ne ölçüde uyulduğunu değerlendiren bağımsız uzmanlar ( Sözleşme ve Tavsiye Kararlarının Uygulanması Uzmanlar Komitesi) tarafından gerçekleştirilmektedir.  ILO, üye devletlerden belirlenen kurallara uyup uymadıklarını denetlemek için bilgi alabilmektedir. Ayrıca, devletlerin sosyal ve çalışma düzenlerine ilişkin ülke raporları düzenleyerek, ilgili devletin ne kadar ilerleme sağladığını ve nelerin yapılması gerektiğini uzmanlar aracılığıyla tespit çalışmaları yapmaktadır.  ILO norm ve kurallarının ağır biçimde ihlal edildiği durumlar raporlarla tespit edilerek, normlara uyum için ilgili devletler üzerinde baskı kurulmaktadır.

6 ILO SÖZLEŞMELERİNİN BAĞLAYICILIĞI  ILO’nun yaptığı denetimleri düzenli ve olağanüstü denetimler olarak iki başlıkta incelemek mümkündür. Düzenli denetim, hükümetlerin ILO’ya verdikleri yıllık raporların yönetim konseyi, uzmanlar komisyonu ve konferans komitesi tarafından incelenmesi ve değerlendirilmesi şeklinde gerçekleşmekte iken olağanüstü denetimler ise genellikle şikayetlere dayalı olarak yapılmaktadır.  Sözleşmenin memnuniyet verici bir şekilde uygulanmadığına dair mesleki bir işçi/işveren örgütü tarafından yapılan her şikayet, ILO tarafından hükümete iletilmekte ve hükümet konu hakkında bir açıklama yapmak zorunda kalmaktadır.  Hükümetten makul bir süre içerisinde hiçbir açıklama alınmaması veya alınan açıklamanın yeterli görülmemesi halinde, ILO alınan şikayeti ve gerekirse verilen cevabı kamuoyuna duyurma hakkına sahip olmaktadır. Yani bir bakıma ILO ile hükümet arasında bir itibar mücadelesi yapılmaktadır.

7 ILO VE SOSYAL GÜVENLİK  Dünya çapında sosyal adaletin tesisinin en önemli bileşenlerinden biri sosyal güvenlik alanıdır. Bu minvalde, ILO’nun stratejik hedeflerinden birisi de sosyal koruma programlarının kapsamını ve etkinliğini artırmaktır.  Sosyal güvenlik sistemlerinin oluşturulması ve genişletilmesi ILO’nun «İnsana Yakışır İş» kapsamında temel hedefleri arasındadır.  «Dünya Sosyal Güvenlik Raporu» ILO’nun süreli raporlarının en önemlileri arasındadır.  Evrensel ve sürekli barışın ancak sosyal adaletin tesisi ile sağlanacağı ilkesine dayanan ve sosyal adalet ilkesinin tesisi amacını güden ILO, sosyal güvenliği; «insanların hastalık, işsizlik, yaşlılık, ölüm gibi sebeplerle geçici veya sürekli olarak kazançtan yoksun kalması durumunda düşeceği yoksulluğa karşı koruyan, çocuk sayısının artması ve analık halinde koruma sağlayan önlemler sistemi» olarak tanımlamıştır.

8 ILO VE SOSYAL GÜVENLİK  Sosyal güvenlik uluslararası düzeyde temel bir hak olarak 1940’lı yılların ortasında kabul görmesine rağmen, ILO, uluslararası boyutlu temel bir sosyal güvenlik hukuku unsurlarının oluşmasına ve gelişmesine kuruluşundan itibaren çok büyük önem vermiş ve henüz ilk yıllarında bu konuda bir takım normlar belirlemiştir.  İzleyen yıllarda, ILO’nun yetki ve sorumluluk alanları genişletilmiş ve “korumaya ihtiyacı olan herkese temel bir gelir ile tam tıbbi yardım sağlamak üzere sosyal güvenliğin genişletilmesi” ile “analığın ve çocukların korunmasına” yönelik programların uygulanması kapsamında önemli tavsiye kararları kabul edilmiştir. Bu genişleme, ilerleyen yıllarda sosyal güvenliğin bir insan hakkı olduğunu bildiren belgelerin (1948 tarihli BM İnsan Hakları Evrensel Bildirisi ile 1966 tarihli BM Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi) oluşmasına da katkı sağlamıştır. Aynı zamanda bu gelişmeler, sosyal güvenliği küresel ve sistemli bir şekilde genişletecek olan asgari normların oluşmasında önemli bir aşama teşkil etmiştir.

9 SOSYAL GÜVENLİĞİN ASGARİ NORMLARI HAKKINDA 102 SAYILI ILO SÖZLEŞMESİ

10  Uluslararası Çalışma Örgütü Genel Konferansı’nın 28 Haziran 1952 tarihinde Cenevre’de kabul ettiği 102 sayılı “Sosyal Güvenliğin Asgari Normları Hakkında Sözleşme”, sosyal güvenlik sistemlerinin temel norm ve standartlarını belirleyen teknik bir sözleşmedir.  ILO’nun sosyal güvenlik alanında kabul ettiği ilk ve en kapsamlı sözleşme olma özelliğini haizdir.  Kasım 2015 itibariyle 51 Devlet 102 sy. Sözleşme’yi onaylamıştır.  Bunlar içerisinde en eski onay tarihi ile İsveç’e, en yeni onay tarihi ise ile Çad’a aittir.

11  102 sy. Sözleşme, sosyal sigortalarla sosyal yardımların genel esaslarını düzenlemiş ve sosyal güvenlik sisteminin kapsamına alınacak riskleri; iş kazaları ve meslek hastalıkları (mesleki riskler), hastalık, analık, malullük, yaşlılık ve ölüm (fizyolojik riskler), işsizlik ve ailevi yükler (sosyo–ekonomik riskler) olup dokuz grup altında belirlemiştir.  Bu riskleri uzun dönemli riskler (malullük, yaşlılık ve ölüm) ve kısa dönemli riskler (diğerleri) olarak da sınıflandırmak mümkündür.  Sosyal güvence altına alınacak kişilerin oranı da önemli bir konu olarak görülmüş, işçilerin genel olarak %50’si veya aktif nüfusun %20’si zorunlu olarak sosyal sigorta kapsamına alınması aranmıştır.

12 Madde 2:  İşbu Sözleşmeyi tatbik eden her üye, I) I. bölümü (Genel Hükümler) II) IV. (işsizlik yardımları), V. (ihtiyarlık yardımları), VI. (iş kazalarıyla meslek hastalıkları halinde yapılacak yardımlar), IX. (malüliyet yardımları) ve X. (ölüm yardımları) bölümlerden en az birisi dahil olmak şartiyle II. (sağlık yardımları), III. (hastalık ödenekleri), IV. (işsizlik yardımları), VI. (iş kazalarıyla meslek hastalıkları halinde yapılacak yardımlar), VII. (aile yardımları), VIII. (analık yardımları), IX. (malüliyet yardımları) ve X. (ölüm yardımları) bölümlerden en az üçünü; III) XI. (periyodik ödemelerde uygulanacak normlar), XII. (yabancılara eşit muamele) XIII. (müşterek hükümler) bölümlerin bunlarla ilgili hükümlerini, IV) XIV. (müteferrik hükümler) bölümü tatbik etmeye, Sözleşmenin II - X. bölümlerinde yazılı mükellefiyetlerden hangilerini kabul ettiğini, tasdik vesikasında belirtmeye mecburdur.

13 102 SY. ILO SÖZLEŞMESİ’NDE BELİRLENEN RİSKLERE SAĞLANAN GÜVENCELER

14 BÖLÜM II / SAĞLIK YARDIMLARI MADDE 7  Sözleşmenin bu bölümünü tatbik eden her Üye, korunan kimselere sağlık durumları gerektirdiği zaman, bu bölümün aşağıdaki maddelerine uygun olarak, koruyucu mahiyette veya tedavi şeklinde sağlık yardımları yapılmasını teminat altına alır. MADDE 8  Yardım yapılacak hal, sebebi ne olursa olsun hastalık hali ile gebelik, doğum ve bunların doğurduğu neticelerdir.

15 BÖLÜM II / SAĞLIK YARDIMLARI MADDE 9 Korunan kimseleri, 1.Bütün işçi ve hizmetlilerin yüzde ellisinden az olmamak üzere, mevzuatla tayin edilen işçi ve hizmetli kategorileriyle bunların karı ve çocukları; 2.Veya, bütün mukimlerin yüzde yirmisinden az olmamak üzere, mevzuatla tayin edilen faal nüfus kategorileriyle bunların karı ve çocukları; 3.Veya, bütün mukimlerin yüzde ellisinden az olmamak üzere, mevzuatla tayin olunan mukim kategorileri; 4.Veya, 3 üncü maddeye göre bir beyanın yapılmış olması halinde, en az 20 kişi çalıştıran sınai işyerlerindeki işçi ve hizmetlilerin yüzde ellisinden az olmamak üzere, mevzuatla tayin olunan işçi ve hizmetli kategorileriyle bunların karı ve çocukları; teşkil eder.

16 BÖLÜM II / SAĞLIK YARDIMLARI MADDE 10 1.Yardımlar en az şunlardır: Hastalık halinde: I.Evde yapılacak muayeneler dahil, pratisyen hekimler tarafından yapılacak muayene ve tedaviler; II.Mütehassıs hekimler tarafından, hastanelerde yatarak veya ayakta yapılacak muayene ve tedavilerle hastane dışında sağlanabilecek tedaviler III.Hekim reçetesiyle lüzum gösterilen ilaçların temini; IV.Lüzumu halinde, hastaneye yatırma; Gebelik, doğum ve bunlardan ileri gelen hastalık ve arızalarda; I.Doğumdan evvel, doğum esnasında ve doğumdan sonra, bir hekim veya diplomalı ebe tarafından yapılacak muayene ve tedaviler; II.Lüzumu halinde, hastaneye yatırma.

17 BÖLÜM II / SAĞLIK YARDIMLARI MADDE 10 2.Yardımdan faydalananlar veya bunların aile reisleri, hastalık halinde yapılacak sağlık yardımı masraflarına iştirak ettirilebilir. Bu iştirake taallük eden esaslar ilgiliye ağır bir yük teşkil etmeyecek şekilde tespit edilmelidir. 3.Bu madde gereğince yapılacak yardımlar, korunan kimsenin sağlığını korumaya, çalışma gücünü iadeye ve şahsi ihtiyaçlarını karşılayabilme kabiliyetini artırmaya matuftur. 4.Sağlık yardımlarının ifasıyla görevli Devlet daireleri veya müesseseler, korunan kimseleri, amme idareleri tarafından veya bu idarelerce yetkili kabul edilmiş diğer teşekküller tarafından, kendi hizmetlerine arz edilen umumi sağlık müesseselerine müracaat etmeye, uygun görülebilecek her türlü vasıtalarla, teşvik ederler.

18 BÖLÜM II / SAĞLIK YARDIMLARI MADDE 11  10 uncu maddede belirtilen yardımlar, suistimali önlemek için, lüzumlu sayılabilecek asgari bir staj süresini (prim ödeme gün sayısı) tamamlamış olan sigortalılara ve bunların hak sahibi kimselerine temin olunur. MADDE 12  10 uncu maddede belirtilen yardımlar vak’anın devamı süresince sağlanır; ancak, hastalık halinde her vak’a için yardım süresi 26 hafta olarak tahdit edilebilir; Şu kadar ki, hastalık ödeneği verilmesine devam olunduğu sürece, sağlık yardımları durdurulamaz ve uzun tedaviyi gerektirdiği milli mevzuatla kabul edilen hastalıklarda yukarıda yazılı sürenin uzatılması için hükümler vaz olunur.  3. maddeye göre bir beyanın yapılmış olması halinde, yardım süresi vak’a başına 13 hafta olarak tahdit edilebilir.

19 TÜRKİYE’DE HASTALIK HALİNDE SAĞLANAN SAĞLIK YARDIMLARI  Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından sağlanan sağlık yardımları tarihinden, yani sosyal güvenlik reformundan önce hastalık sigortasından karşılanmakta idi. Ancak 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle birlikte artık sağlık yardımları genel sağlık sigortasından karşılanmaktadır.  5510 sy. Kanun genel sağlık sigortasından yardım yapılacak halleri şu şekilde açıklamaktadır: «Genel sağlık sigortalısının ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sağlıklı kalmalarını; hastalanmaları halinde sağlıklarını kazanmalarını; iş kazası ile meslek hastalığı, hastalık ve analık sonucu tıbben gerekli görülen sağlık hizmetlerinin karşılanmasını, iş göremezlik hallerinin ortadan kaldırılmasını veya azaltılmasını temin etmek amacıyla Kurumca finansmanı sağlanacak sağlık hizmetleridir.» 102 sy. Sözleşme ise yardım yapılacak halleri sadece hastalık hali ve gebelik, doğum ve bunların neticeleri ile sınırlı tutmuştur.

20 TÜRKİYE’DE HASTALIK HALİNDE SAĞLANAN SAĞLIK YARDIMLARI  Türkiye’de 5510 sy. Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile uygulamaya giren GSS büyük ölçüde prim ile finanse edilen; devletin sisteme toplanan primlerin ¼’ü oranında katkıda bulunduğu ve bütün vatandaşları, ülkede uzun süreli yaşayan yabancılarla mülteci ve vatansızları da kapsamına alan kendine özgü bir sistemdir.  GSS sisteminin 18 yaş altındaki çocuklar ile 65 yaş üzerindeki yaşlıları prim ödeme şartına bağlı kalmaksızın kapsama almış olması sistemin göz ardı edilmemesi gereken özelliklerindendir.  Türk GSS sistemi İngiltere’deki Milli Sağlık Sistemine (National Health Service) benzetilse de sağlık hizmeti satın alınması; katkı payı oranının %200’lere yükseltilmesi gerçeğinden dolayı Türk sisteminin İngiliz sistemi ile bir benzerliğinin kurulması mümkün değildir.

21 (ILO 102 NO.LU SÖZLEŞME - SOSYAL GÜVENLİĞİN ASGARİ NORMLARI HAKKINDA SÖZLEŞME M. 10) (2709 S. K. M. 90) (506 S. K. M. 32, 34) (3095 S. K. M. 2, 4/A) (1475 S. K. M. 33, 34) (5510 S. K. M. 63) (YHGK T. 2009/10-34 E. 2009/104 K.)  Dava, sigortalının hak sahibi oğlu için Sağlık Kurulu raporu ile kullanılması uygun görülen temin edilmesi talebine yönelik Kurumun red işleminin iptali ve davacı tarafından temin edilen cihaz bedelinin Kurumdan faizi ile tahsili istemine ilişkindir.  Yerel mahkemece; 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun ek 32. maddesi uyarınca bilirkişi raporunda belirlenen miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı Kurum vekilinin temyizi üzerine Özel Daire'ce; sigortalının bakmakla yükümlü olduğu kişi için Sağlık Kurulu raporu ile kullanılması gerekli görülen motorlu tekerlekli sandalye bedelinin herhangi bir kısıtlayıcı düzenlemeye sahip bulunmayan 506 sayılı Kanun'un ek 32. maddesi uyarınca Kurumca karşılanması gerektiğinin kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, ancak Sağlık Kurulu raporunda açıklanan özelliklere ve aynı işlevlere sahip motorlu tekerlekli sandalyenin daha az bir bedelle temininin mümkün olup olmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması gereğine işaretle bozulmuştur.  Yerel mahkemece, bozmaya uyularak yapılan fiyat araştırması sonunda cihazın fatura bedelinin uygun olduğunun tespit edildiği gerekçesi ile ilk karardaki miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın, davalı Kurum vekilinin temyizi üzerine Özel Daire'ce içeriği yukarıya alınan gerekçe ile bozulmasına karar verilmiş, yerel mahkemece; Özel Daire'nin ilk bozma kararında cihaz bedelinin Kurumca karşılanması gerektiğinin açıkça belirtilmiş olmasına karşın, Özel Daire'nin ikinci bozma kararının usulü kazanılmış hakkın ihlali mahiyetinde olduğu, ayrıca davacının cihazı satın aldığı şirketin halefi olduğu ve dava dışı şirketin davacı yerine geçerek Kurum aleyhine dava açmasının düşünülemeyeceği gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.  Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davacının sıfatı bulunup bulunmadığı, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu kapsamında Kurumun dava konusu cihazı temin yükümlülüğü olup olmadığı ve somut olayda usulü kazanılmış hakkın ihlal edilip edilmediği noktalarındadır.

22 II- Kurumun cihazı temin yükümlülüğü bulunup bulunmadığı yönünden yapılan değerlendirmede; 506 sayılı Kanun'un hastalık sigortasına ilişkin 32. ve devamı maddelerinde yer alan kavramı, aktif sigortalıların çalışma hayatına ilişkin bir kavram olup, uyuşmazlığın çözümünde Kanun'un ek 32. maddesinde yer alan kavramının da incelenmesi gerekmektedir. T.C. Anayasası’nın 90. maddesi uyarınca usulüne göre yürürlüğe konulmuş anlaşmalar kanun hükmündedir. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası anlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası anlaşma hükümleri esas alınır. Bu bağlamda onay kanunu ile yürürlüğe giren Sosyal Güvenliğin Asgari Normları Hakkında 102 No.lu ILO Sözleşmesinin 10/3. maddesinde; yapılacak yardımların, korunan kimsenin sağlığını korumaya, çalışma gücünü iadeye ve şahsi ihtiyaçlarını karşılayabilme kabiliyetini artırmaya matuf olduğu açıklanmıştır. 506 sayılı Kanun'un hastalık sigortası kolundan sağlanacak sağlık yardımlarının kapsamı başlıklı 33. maddesinin son fıkrasında da, bu madde gereğince yapılacak sağlık yardımlarının; sigortalının sağlığını koruma, çalışma gücünü yeniden kazandırma ve kendi ihtiyaçlarını görme kabiliyetini artırma amacını güdeceği açıkça belirtilmiş, bir anlamda, onaylanması nedeniyle bağlayıcı hale gelen 102 No.lu ILO Sözleşmesi'nin 10/3. maddesi hükmü tekrarlanmıştır. Her iki yasal düzenlemenin açıkça gösterdiği gibi, sigortalı veya hak sahibine temini yönünden aranacak temel unsur; iyileşmesine yardımcı olması unsurudur. İyileşmeye yardımcı olma kavramının ise, açık yasal düzenlemeler uyarınca; sağlığı koruma, çalışma gücünü yeniden kazandırma ve kendi ihtiyaçlarını görme kabiliyetini artırma olarak kabulü zorunludur; aksinin kabulü halinde iyileşme kavramına ilk günkü sağlığına kavuşma anlamının verilmesi halinde, ortez ve protez kullanımının hiçbir zaman mümkün olamayacağı hususu da açıktır.

23  Yargılama sırasında yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 63. maddesinde de yapılan açıklamalar doğrultusunda düzenleme bulunmaktadır. Buna göre; iş kazası ile meslek hastalığı, hastalık ve analık sonucu tıbben gerekli görülen sağlık hizmetlerinin karşılanması, temini amacıyla Kurumca finansmanı sağlanacak sağlık hizmetleri içinde (f) bendinde ortez ve proteze yer verilirken, temini için sadece; «sağlanacak sağlık hizmetleriyle ilgili teşhis ve tedaviler için gerekli olabilme» ifadesi kullanılmıştır.  Kurumun teminle yükümlü olduğu yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun fiyatlı dik pozisyonlandırma cihazına hak kazanılması için gerekli olan unsurunun, diğer bir anlatımla sağlığı koruma, çalışma gücünü yeniden kazandırma ve kendi ihtiyaçlarını görme kabiliyetini artırma hususlarının; cihazı kullanacak kişi yönünden, üniversite veya eğitim araştırma hastanelerinin fiziksel tıp ve rehabilitasyon kliniklerinde yatırılarak uygulama ve eğitiminin yapılması sonrasında nöroloji, ortopedi ve fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanlarının da içinde yer aldığı Sağlık Kurulu raporu ile gerekliliğinin belirlenmiş olması gereklidir.  Somut olayda, yerel mahkemece Özel Daire'nin günkü ilk bozma kararına uyulmasına karar verilmek ve bozma kararında açıklandığı şekilde fiyat araştırması yapılmak suretiyle davacı tarafından temin edilerek kullanılan cihaz bedelinin 506 sayılı Kanun'un ek 32. maddesi uyarınca Kurumca karşılanması gerektiği hususu, davacı yönünden usulü kazanılmış hak oluşturmakta olup, Özel Daire'ce ilk bozma kararında benimsenen esasların günlü ikinci bozmaya konu yapılması mümkün değildir. Açıklanan usulü kazanılmış hak olgusu gözetilmek suretiyle usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanmasına karar verilmiştir.  Sonuç: Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, gününde oybirliği ile karar verildi.

24 BÖLÜM III / HASTALIK ÖDENEKLERİ MADDE 13  Sözleşmenin bu bölümünü tatbik eden her üye, korunan kimselere, bu bölümün aşağıdaki maddelerine uygun olarak hastalık ödeneği verilmesini teminat altına alır. MADDE 14  Yardım yapılacak hal, hastalıktan ileri gelen ve milli mevzuatta belirtildiği şekilde, kazancın muvakkaten durmasını mucip olan iş göremezlik halidir.

25 BÖLÜM III / HASTALIK ÖDENEKLERİ MADDE 15 Korunan kimseler, a.Bütün işçi ve hizmetlilerin yüzde ellisinden az olmamak üzere, mevzuatla tayin olunan işçi ve hizmetli kategorileri; b.Veya, bütün mukimlerin yüzde yirmisinden az olmamak üzere, mevzuatla tayin olunan faal nüfus kategorileri; c.Veya, olay esnasındaki geçim kaynakları 67 nci madde hükümlerine uygun bir şekilde mevzuatla tayin olunan hadleri aşmayan bütün mukimler; d.Veya, 3 üncü maddeye göre bir beyanın yapılmış olması halinde, en az 20 kişi çalıştıran sınai işyerlerindeki işçi ve hizmetlilerin yüzde ellisinden az olmamak üzere, mevzuatla tayin olunan işçi ve hizmetli kategorileri; teşkil eder.

26 BÖLÜM III / HASTALIK ÖDENEKLERİ MADDE 17  16 ncı maddede belirtilen yardım, en az suistimali önlemek için lüzumlu sayılabilecek bir staj süresini tamamlamış olan kimselere temin edilir. MADDE ncı maddede belirtilen yardım, vak’anın devamı süresince sağlanır. Ancak bu yardım her hastalık vak’ası için 26 hafta olarak tahdit edilebilir ve ilk üç gün içinde ödenek verilmeyebilir. 2.3 üncü madde gereğince bir beyanın yapılmış olması halinde, yardım süresi, a.Bir yıl içinde hastalık ödeneği verilen günler toplamı aynı yıl içinde korunan şahıslar sayısı ortalamasının on katından daha az olmamak üzere tespit edilecek bir süre; b.Veya, her vak’a için 13 hafta (İlk üç gün ödenek verilmeyebilir); olarak tahdit edilebilir.

27 TÜRKİYE’DE HASTALIK SİGORTASINDAN SAĞLANAN ÖDENEKLER  5510 sy. Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hastalığı; « Sigortalının, iş kazası ve meslek hastalığı dışında kalan ve iş göremezliğine neden olan rahatsızlıklar» (m. 15) şeklinde tanımlamıştır.  Türk sosyal sigortalar hukukunda da 102 sy. Sözleşme ile paralel olarak hastalık hali, geçici nitelikte tam iş göremezlik durumudur.  5510 sy. Kanun’un 16. maddesi uyarınca hastalık sigortasından sadece; hastalık haline bağlı olarak ortaya çıkan iş göremezlik süresince, günlük geçici iş göremezlik ödeneği verilmektedir.  Hastalık sigortası, hastalanan sigortalıya sigortalının hastalık sebebiyle çalışamaması yüzünden kesilen gelirini asgari ölçüde telafi edecek bir ödenek sağlar. Buna «geçici iş göremezlik ödeneği» adı verilir.

28 TÜRKİYE’DE HASTALIK SİGORTASINDAN SAĞLANAN ÖDENEKLER  Geçici iş göremezlik ödeneği hastalık sigortasından yalnızca hastalanan ve tedavi gören sigortalıya ödenir. Sigortalının bağımlıları, hak sahipleri ve hak sahiplerinin bağımlılarına hastalandıklarında hastalık sigortasından geçici iş göremezlik ödeneği ödenmez.  İş göremezlik ödeneğinin miktarı 5510 sy. Kanun m. 18’de «İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve sigortalı kadının analığı halinde verilecek geçici iş göremezlik ödeneği, yatarak tedavilerde 17 nci maddeye göre hesaplanacak günlük kazancının yarısı, ayaktan tedavilerde ise üçte ikisidir.» şeklinde belirlenmiştir.  Geçici iş göremezlik ödeneği, iş göremezliğin üçüncü gününden başlayarak her gün için ödenir. 102 sy. Sözleşme m. 18’de de ilk üç gün için ödenek verilmeyebileceği düzenlenmiştir.

29 BÖLÜM IV / İŞSİZLİK YARDIMLARI MADDE 19  Sözleşmenin bu bölümünü tatbik eden her Üye korunan kimselere, bu bölümün aşağıdaki maddelerine uygun olarak işsizlik yardımları yapılmasını teminat altına alır MADDE 20  Yardım yapılacak hal, çalışmaya muktedir ve iş almaya hazır bulunan bir kimsenin, uygun bir iş bulma imkansızlığı sebebiyle ve milli mevzuatta tarif olunduğu şekilde, kazancın muvakkaten durması halidir.

30 BÖLÜM IV / İŞSİZLİK YARDIMLARI MADDE 21 Korunan kimseleri, 1.Bütün işçi ve hizmetlilerin yüzde ellisinden az olmamak üzere, milli mevzuatla tayin olunan işçi ve hizmetli kategorileri; 2.Veya, olay esnasındaki geçim kaynakları 67 nci madde hükümlerine uygun olarak mevzuatla tayin edilen hadleri aşmayan bütün mukimler; 3.Veya, 3 üncü madde gereğince bir beyan yapılmış olması halinde en az 20 kişi çalıştıran sınai işyerlerindeki işçi ve hizmetlilerin %50 sinden az olmamak üzere, mevzuatla tayin edilen işçi ve hizmetli kategorileri; teşkil eder.

31 BÖLÜM IV / İŞSİZLİK YARDIMLARI MADDE nci maddede belirtilen yardım, olayın devamı süresince sağlanır. Ancak, yardım süresi; a.İşçi ve hizmetli kategorilerinin korunmuş olması halinde, 12 aylık bir devre içinde 13 hafta; b.Olay esnasındaki geçim kaynakları kanunla tayin edilmiş hadleri aşmayan bütün mukimlerin korunmuş olması halinde, 12 aylık bir devre içinde 26 hafta; olarak tahdit edilebilir. 2.Milli mevzuat gereğince, yardım süresinin prim ödeme süresine veya muayyen bir süre içinde daha önce alınmış olan yardımlara göre, kademelendirilmiş olması halinde, on iki aylık devre içinde ortalama yardım süresi 13 haftayı bulduğu takdirde, birinci paragrafın (a) bendi hükmü yerine getirilmiş sayılır. 3.Her işsizlik vak’asında ilk 7 gün için yardım yapılmayabilir, şu kadar ki, mevzuatla tayin olunan bir süreyi aşmayan muvakkat çalışma günlerinden önceki ve sonraki işsizlik günleri aynı vak’anın devamı sayılır. 4.Mevsimlik işlerde çalışanlar için yardım süresi ve yardım yapılmayacak olan ilk günler sayısı iş şartlarına uydurulabilir.

32 TÜRKİYE’DE İŞSİZLİK SİGORTASINDAN SAĞLANAN YARDIMLAR  102 sy. Sözleşme’deki işsizlik tanımına paralel olarak 4447 sy. İşsizlik Sigortası Kanunu m. 47 gereğince işsizlik; çalışma kudret, imkan yetenek ve isteğine sahip olup da cari şartlarda önerilecek işi kabule hazır olmasına rağmen iş bulamama durumu olarak tanımlanabilir.  Sigortalı işsizlere 4447 sy. Kanunda belirtilen esas ve usuller çerçevesinde, Kurumca aşağıda belirtilen ödemeler yapılır ve hizmetler sağlanır; a.İşsizlik ödeneği, b.5510 sayılı Kanun gereği ödenecek sigorta primleri, c.Yeni bir iş bulma, d.Aktif iş gücü hizmetleri kapsamında kurs ve programlar

33 TÜRKİYE’DE İŞSİZLİK SİGORTASINDAN SAĞLANAN YARDIMLAR  4447 sy. Kanun’a göre; Günlük işsizlik ödeneği, sigortalının son dört aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının yüzde kırkıdır. Hizmet akdinin sona ermesinden önceki son 120 gün prim ödeyerek sürekli çalışmış olanlardan, son üç yıl içinde; a)600 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 180 gün, b)900 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 240 gün, c)1080 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 300 gün, süre ile işsizlik ödeneği verilir.

34 BÖLÜM V / İHTİYARLIK YARDIMLARI MADDE 26 1.Yardım yapılacak hal, mevzuatla tayin olunan bir yaşın üstündeki ihtiyarlık halidir. 2.Mevzuatla tayin olunan yaş haddi 65'den yukarı olmamalıdır. Bununla beraber, memleketteki yaşlı kimselerin çalışma güçleri göz önünde bulundurulmak suretiyle, selahiyetli merciler tarafından daha yüksek bir yaş haddi de tespit olunabilir. 3.Milli mevzuat, yardıma hak kazanan kimsenin mevzuatla belirtilen ücretli işlerde çalışması halinde yardımın durdurulacağına dair hükümleri ihtiva edebilir; veya primli sosyal güvenlik sistemlerinde, hak sahibinin kazancının mevzuatla tayin edilen bir haddi aşması halinde, primsiz sosyal güvenlik sistemlerinde ise, hak sahibinin kazancının veya diğer geçim kaynaklarının veya bunların toplamının mevzuatla belirtilen bir haddi aşması halinde, yardımlardan indirim yapılabilir.

35 BÖLÜM V / İHTİYARLIK YARDIMLARI MADDE 27 Korunan kimseleri, a.Bütün işçi ve hizmetlilerin yüzde ellisinden az olmamak üzere, mevzuatla tayin olunan işçi ve hizmetli kategorileri; b.Veya, bütün mukimlerin yüzde yirmisinden az olmamak üzere, mevzuatla tayin olunan faal nüfus kategorileri; c.Veya, ihtiyarlık devresindeki geçim kaynakları 67 nci madde hükümlerine uygun olanak mevzuatla tayin edilen hadleri aşmayan bütün mukimler; d.Veya, 3 üncü maddeye göre bir beyanın yapılmış olması halinde en az 20 kişi çalıştıran sınai işyerlerindeki bütün işçi ve hizmetlilerin yüzde ellisinden az olmamak üzere, mevzuatla tayin olunan işçi ve hizmetli kategorileri; teşkil eder.

36 BÖLÜM V / İHTİYARLIK YARDIMLARI MADDE inci maddede belirtilen yardım, en az aşağıda yazılı korunan kimseler için teminat altına alınır; a.30 senelik bir prim ödeme veya çalışma süresi veya 20 senelik ikamet süresi şeklinde tespit edilebilecek bir staj süresini tamamlayan kimseler; b.Prensip olarak bütün çalışanların korunması halinde, mevzuat ile tayin olunan bir prim ödeme süresini tamamlayan ve çalışma devresi zarfında kendi adına, yıllık ortalama olarak mevzuatla tayin olunan gün sayısı kadar prim ödemiş olan kimseler 2.Birinci paragrafta yazılı yardımın yapılması asgari bir prim ödeme veya çalışma süresinin tamamlanmış olması şartına bağlı olduğu takdirde, en az, aşağıda yazılı şartları haiz olan korunan kimselere de indirimli bir yardım yapılması teminat altına alınır: a.Mevzuatla tayin olunan esaslara uygun olarak 15 yıllık bir prim ödeme veya çalışma süresini tamamlamış olan kimseler; b.Prensip olarak bütün çalışanların korunması halinde, mevzuatla tayin olunan bir prim ödeme süresini tamamlayan ve çalışma devresi zarfında kendi adına her yıl ortalama olarak bu maddenin birinci paragrafının (b) fıkrasında derpiş olunan ortalamanın yarısı kadar gün prim ödemiş olan kimseler;

37 BÖLÜM V / İHTİYARLIK YARDIMLARI 3.Mevzuatla tayin olunan esaslara uygun olarak 10 senelik bir prim ödeme veya 5 senelik bir ikamet süresini tamamlamış olan korunan kimselere, XI. bölüm hükümlerine uygun ve fakat mezkur bölüme ekli cetvelde gösterilen örnek sigortalı veya hak sahibi kimseler için bu cetvelde yazılı nisbetten % 10 daha eksik bir yardım teminat altına alınmış ise, bu maddenin birinci paragrafı hükmü yerine getirilmiş sayılır. 4.Staj süresinin 10 senelik prim ödeme veya çalışma süresinden fazla fakat 30 senelik prim ödeme veya çalışma süresinden az olması halinde, XI. bölüme ekli cetvelde gösterilen nisbetlerden orantılı bir indirme yapılabilir Mezkur staj süresi 15 seneden fazla olduğu takdirde, işbu maddenin ikinci paragrafı hükümlerine uygun indirimli yardım yapılır. 5.Bu maddenin 1, 3 veya 4 üncü paragraflarında yazılı yardımların yapılması asgari bir prim ödeme veya çalışma süresi şartına bağlı olduğu takdirde münhasıran, Sözleşmenin işbu bölümünün tatbiki ile ilgili hükümlerin yürürlüğe girdiği tarihte ileri yaşlara ulaşmış bulunmaları sebebiyle, bu maddenin ikinci paragrafına uygun olarak mevzuatla tayin olunmuş şartları yerine getiremeyen korunan kimselere, bu gibi kimseler için normal yaşın daha üstündeki bir yaşta bu maddenin 1, 3 ve 4 üncü paragrafları hükümlerine uygun yardımlar sağlanmamış olmak kaydıyla, indirimli bir yardımın temin olunması şarttır.

38 TÜRKİYE’DE YAŞLILIK SİGORTASINDAN SAĞLANAN YARDIMLAR  5510 sy. Kanun m. 28’e göre, yaşlılık sigortasından sigortalıya sağlanan haklar şunlardır: a)Yaşlılık aylığı bağlanması. b)Toptan ödeme yapılması.  5510 sy. Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa sigortalı olacaklar bakımından, yaşlılık sigortasından aylık almak bakımından tespit edilen yaşlılık yaşı; kadınlar için 58, erkekler için 60 yaşın tamamlanmış olmasıdır.  5510 sy. Kanun m. 28’e göre; yaşlılık yaşı en son 1/1/2048 tarihinden itibaren kadın ve erkek için 65 olarak sabitlenecektir.  5510 sy. Kanunla getirilen «kademeli emeklilik» uygulamasıyla 102 sy. Sözleşme’de öngörülen 65 yaş sınırı sağlanmış olur.  5510 sy. Kanun m. 28’e göre; en az 9000 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması şartıyla yaşlılık aylığı bağlanır. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar (işçiler) için prim gün sayısı şartı 7200 gün olarak uygulanır.

39 BÖLÜM VI / İŞ KAZALARIYLA MESLEK HASTALIKLARI HALİNDE YAPILACAK YARDIMLAR MADDE 32 1.Yardım yapılacak haller, iş kazalarından veya mevzuatla kabul edilen meslek hastalıklarından ileri gelen aşağıda yazılı hallerdir: a.Hastalık hali; b.Hastalıktan ileri gelen ve milli mevzuatta tarif edildiği şekilde, kazancın muvakkaten durmasını mucip olan iş göremezlik hali; c.Kazanma gücünün tamamının veya mevzuatla tayin olunan bir derecenin üstünde olmak üzere bir kısmının muhtemelen devamlı olarak kaybı veya bu kayba tekabül eden bir beden noksanlığı meydana gelmesi; d.Aile reisinin ölümü sebebiyle dul kadının ve çocukların geçim imkanlarının kayıp olması; dul kadının yardıma hak kazanması, kendi geçimini temine muktedir olamayacağının milli mevzuat hükümlerine göre kabul edilmesi şartına bağlanabilir.

40 BÖLÜM VI / İŞ KAZALARIYLA MESLEK HASTALIKLARI HALİNDE YAPILACAK YARDIMLAR MADDE 33 Korunan kimseleri, 1.Bütün işçi ve hizmetlilerin yüzde ellisinden az olmamak üzere, mevzuatla tayin olunan işçi ve hizmetli kategorileri ve aile reisinin ölümü ile hak kazanılan yardımlar için, bu kategorilere dahil işçi ve hizmetlilerin karı ve çocukları; 2.Veya, 3 üncü madde gereğince bir beyanın yapılmış olması halinde, en az 20 kişi çalıştıran sınai işyerlerindeki işçi ve hizmetlilerin %50 sinden az olmamak üzere, mevzuatla tayin olunan işçi ve hizmetli kategorileri ve aile reisinin ölümü ile hak kazanılan yardımlar için, bu kategorilere dahil işçi ve hizmetlilerin karı ve çocukları; teşkil eder.

41 BÖLÜM VI / İŞ KAZALARIYLA MESLEK HASTALIKLARI HALİNDE YAPILACAK YARDIMLAR 1.Hastalık halinde yapılacak yardımlar bu maddenin 2 ve 3 üncü paragraflarında belirtilen sağlık yardımlarıdır. 2.Sağlık yardımları şunlardır: a.Evde yapılan muayeneler dahil, pratisyen hekim muayeneleri ile mütehassıs hekimler tarafından bir hastanede ayakta veya yatarak yapılan tedaviler; b.Diş tedavileri: c.Evde, bir hastanede veya diğer sağlık müesseselerinde hemşireler tarafından yapılan bakım ve tedaviler; d.Hastane, nekahat evi, sanatoryum veya diğer sağlık müesseselerindeki bakım masrafları; e.Diş tedavi malzemesi, ilaç ve diğer tıbbi ve cerrahi malzemenin temin edilmesi, protez temini ve bakımı, gözlük verilmesi; f.Bir hekim veya dişçinin nezareti altında olmak üzere, kanunla hekimlik mesleğine bağlı kabul edilen diğer meslekler mensupları tarafından yapılacak bakım ve tedaviler

42 BÖLÜM VI / İŞ KAZALARIYLA MESLEK HASTALIKLARI HALİNDE YAPILACAK YARDIMLAR 3.Üçüncü maddeye göre bir beyanın yapılmış olması halinde, sağlık yardımları en az şunları ihtiva eder: a.Evde yapılan muayeneler dahil, pratisyen hekim tarafından yapılan muayene ve tedaviler; b.Mütehassıs hekimler tarafından, bir hastanede ayakta veya yatarak yapılan muayene ve tedavilerle hastane dışında yapılacak muayene ve tedaviler; c.Bir hekim veya selahiyetli diğer bir kimsenin reçetesiyle lüzum gösterilen ilaçlar; d.Gereken hallerde, bir hastaneye yatırma, 4.Yukarıdaki paragraflara göre yapılacak sağlık yardımları, korunan kimsenin sağlığını korumaya, çalışma gücünü iadeye ve şahsi ihtiyaçlarını görebilme kabiliyetini artırmaya matuftur.

43 BÖLÜM VI / İŞ KAZALARIYLA MESLEK HASTALIKLARI HALİNDE YAPILACAK YARDIMLAR MADDE 36 1.Geçici iş göremezlik, kazanma gücünün tamamının daimi olarak kaybedilmesi veya bu kayba tekabül eden bir beden noksanlığı meydana gelmesi veyahut aile reisinin ölümü hallerinde yapılacak yardımlar 65 veya 66 ncı madde hükümlerine uygun olarak hesaplanacak periyodik ödemeler şeklindedir. 2.Kazanma gücünün bir kısmının daimi olarak kaybedilmesi veya bu kayba tekabül eden bir beden noksanlığı meydana gelmesi halinde yapılacak yardım, yardım yapılması gerekiyorsa, çalışma gücünün tamamının kaybı veya buna tekabül eden beden noksanlığı hali için derpiş olunan miktarın uygun bir nisbeti üzerinden tespit edilecek periyodik ödemeler şeklindedir. 3.Periyodik ödemeler, a.iş göremezlik derecesinin cüz'i olması; b.Veya yetkili mercilerin, sermayenin iyi kullanılacağından emin bulunmaları halinde sermayeye çevrilerek toptan ödenebilir.

44 BÖLÜM VI / İŞ KAZALARIYLA MESLEK HASTALIKLARI HALİNDE YAPILACAK YARDIMLAR MADDE 37  34 veya 36 ncı maddelerde belirtilen yardımlar, en az, kaza anında veya hastalığın meydana geldiği sırada üyenin ülkesinde işçi veya hizmetli olarak çalıştırılmakta olan korunan kimseler için, aile reisinin ölümü sebebiyle yapılacak periyodik ödemelerde de ve bu gibi kimselerin dul karıları ve çocukları için, teminat altına alınır. MADDE 38  34 veya 36 ncı maddelerde belirtilen yardımlar, yardımı gerektiren halin devamı süresince sağlanır. Şu kadar ki, geçici iş göremezlik ödeneği, her iş göremezlik vak’asında ilk üç gün için verilmeyebilir.

45 TÜRKİYE’DE İŞ KAZALARI VE MESLEK HASTALIKLARI SİGORTASINDAN SAĞLANAN YARDIMLAR  Yardımlar ölümlü olmayan durumlarda sigortalıya, ölüm halinde sosyal sigorta bağlamında hak sahiplerine yapılır.  Sigortalıya yapılan yardımlar; sağlık yardımları ve parasal yardımlar olarak ikiye ayrılır.  5510 sy. Kanun kapsamında iş kazası ve meslek hastalığı sigortası kapsamında yapılacak sağlık yardımları ayrı bir başlık halinde değil, genel sağlık sigortası kapsamında düzenlenmiştir.  Parasal yardımlar kapsamında ise; sigortalıya Kurum tarafından tedavi ve istirahatın devam ettiği sürece, iş göremezliğin ilk gününden itibaren her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verilir. (5510 sy. Kanun m. 16 ve 18)  Ayrıca şartları var ise, geçici iş göremezlik ödeneğinin bitim tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik geliri bağlanır.

46 TÜRKİYE’DE İŞ KAZALARI VE MESLEK HASTALIKLARI SİGORTASINDAN SAĞLANAN YARDIMLAR  Geçici iş göremezlik ödeneğinin miktarı, yatarak tedavilerde 17. maddeye göre hesaplanacak günlük kazancının yarısı, ayaktan tedavilerde ise üçte ikisidir.  Sürekli iş göremezlik geliri, meslekte kazanma gücü en az % 10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalıya bağlanır. Sürekli tam iş göremezlikte sigortalıya, 5510 sy. Kanun m. 17’ye göre hesaplanan aylık kazancının %70’i oranında gelir bağlanır. Sürekli kısmi iş göremezlikte sigortalıya bağlanacak gelir, tam iş göremezlik geliri gibi hesaplanarak bunun iş göremezlik derecesi oranındaki tutarı kendisine ödenir. Sigortalı, başka birinin sürekli bakımına muhtaç ise gelir bağlama oranı %100 olarak uygulanır.  Hak sahipleri ise; 5510 sy. Kanun m. 3/7 gereğince, sigortalının varsa eşi, çocukları ve geçindirmekle yükümlü olduğu ana ve babasıdır.  Hak sahiplerine yapılan yardımlar ise; cenaze ödeneği verilmesi (m. 37), sigortalının eş ve çocuklarına gelir bağlanması (m. 20), sigortalının ana ve babasına gelir bağlanması (m. 20) ve gelir bağlanmış olan kız çocuklarına evlenme ödeneği (m. 37) verilmesidir.

47 BÖLÜM VII / AİLE YARDIMLARI MADDE 40  Yardım yapılacak hal, mevzuatla tayin olunacağı şekilde, çocukların geçimini sağlama mükellefiyetidir. MADDE 41 Korunan kimseleri, 1.Bütün işçi ve hizmetlilerin yüzde ellisinden az olmamak üzere, mevzuatla tayin olunan işçi ve hizmetli kategorileri; 2.Veya, bütün mukimlerin yüzde yirmisinden az olmamak üzere, mevzuatla tayin olunan faal nüfus kategorileri; 3.Veya, çocuk geçindirmekle mükellef olduğu süre içinde geçim kaynakları mevzuatla tayin olunan hadleri aşmayan bütün mukimler; 4.Veya, 3 üncü maddeye göre bir beyanın yapılmış olması halinde en az 20 kişi çalıştıran sınai işyerlerindeki bütün işçi ve hizmetlilerin yüzde ellisinden az olmamak üzere, mevzuatla tayin olunan işçi ve hizmetli kategorileri; teşkil eder.

48 BÖLÜM VII / AİLE YARDIMLARI MADDE 42 Yapılacak yardımlar; 1.Mevzuatla tayin edilmiş bir staj süresini tamamlayan her korunan kimseye periyodik ödemeler yapılması; 2.Veya, çocuklara yiyecek, giyecek, mesken, tatil geçirme yerleri veya ev idaresinde yardım sağlanması; 3.Yahut, (a) ve (b) fıkralarında yazılı yardımların mezcedilerek (karışık) temini; şeklindedir. MADDE 43  42 nci maddede belirtilen yardımlar en az mevzuatla tayin edilen şekle göre, muayyen bir süre içinde 3 aylık prim ödeme veya çalışma, yahut bir senelik ikamet şartlarından birini yerine getiren korunan kimseler için teminat altına alınır.

49 BÖLÜM VII / AİLE YARDIMLARI MADDE 44  42 nci maddeye göre yapılacak yardımların tutarı, a.66 ncı maddede belirtilen esaslara uygun olarak tespit edilecek bir erkek işçinin ücretinin % 3 ü ile korunan kimselerin çocukları sayısının çarpımına; b.Veya bu ücretin % 1.5 u ile bütün mukimlerin çocukları sayısının çarpımına; eşit olmalıdır. MADDE 45  Periyodik ödemeler şeklinde yapılacak yardımlar, yardımı gerektiren halin devamı süresince sağlanır.

50 AİLEVİ RİSKLER KABUL EDİLMELİ MİDİR? MUKAYESELİ HUKUKTA AİLEVİ RİSKLERİN YANSIMALARI

51 ALMANYA:  Her aile bireyi kendisine ait sosyal yardımdan yararlanır. Yardım ailede birey sayısındaki artışa göre artırılır. Sosyal yardım giderek azalan bir seyir izlediğinden, aile ödenekleri gelir kabul edilerek sosyal yardımdan düşülür. Ebeveyn eğitim ödeneği sosyal yardım faslından ödenir. FRANSA:  Fransa’da aile yardımları nakdi yardımlar ve diğer yardımlar olmak üzere ikiye ayrılır. Nakdi yardımlar; genel koruma yardımları, doğum ve evlat edinmeyle ilgili yardımlar, özel yardımlar, çocuk bakım desteği, özel durumlar ve vergi indirimidir. Diğer yardımlar, aile yardım fonları ve yerel yönetimler tarafından zor durumda bulunan ailelere katkıda bulunmak amacıyla hizmet şeklinde yapılan yardımlardır. Asgari uyum geliri (primsiz rejim) kapsamında geçindirilmeye muhtaç çocuklar yer alır. BİRLEŞİK KRALLIK (İNGİLTERE):  Aile ödenekleri, asgari gelir ödeneği miktarının hesaplanmasında aile geliri olarak nazara alınır.

52 TÜRKİYE’DE AİLE YARDIMLARININ YERİ  ILO’nun 102 sayılı Sözleşmesi ile Avrupa Sosyal Güvenlik Kodu’nun VII. Bölümü tarafından düzenlenen “Aile Yardımları” sigortası, Türkiye tarafından henüz kabul edilmemiştir. Bununla birlikte, Avrupa Sosyal Şartı’nın 16 ıncı maddesi de aile yardımlarını öngörmekte olup, Türkiye söz konusu maddeyi onaylamıştır.  Aile yardımlarına ilişkin Türkiye’de herhangi bir yasal düzenleme yapılmamış olmasına rağmen, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu kapsamındaki aktif sigortalılara (memurlara) çalıştıkları kurumları tarafından 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca aile yardımı ödeneği verilmektedir.  Diğer taraftan, çok kapsamlı olmasa da iş akdiyle çalışanlara da bazı haklar sağlanmaktadır; örneğin, asgari geçim indirimi uygulaması veya toplu sözleşmelere tabi olanlara yapılan düzenli nakdi veya ayni yardımlar gibi.

53 TÜRKİYE’DE AİLE YARDIMLARININ YERİ  Türkiye’de bazı teşvik, yardım ve muafiyetlerle aileler kısmen desteklenmektedir. İşçilere, toplu iş sözleşmelerinde (öngörülmesi halinde) çocuk yardımı işveren tarafından ücrete eklenerek verilmekte olup, özellikle toplu iş sözleşmelerinde çocuk yardımları sözleşmenin önemli unsurları arasında yer almaktadır. Doğrudan çocuk yardımlarına ek, emzirme odası ve çocuk bakım yurtları olmayan işverenlerce sosyal ödeme, kreş parası, emzirme, öğrenim parası adı altında çeşitli yardımlarda bulunulmaktadır.  Ancak tüm bu yardımlara rağmen, Türkiye’de halen primli sosyal güvenlik sistemi içerisinde bir sigorta kolu olarak aile yardımlarının ihdas edilmemesi, uluslararası kuruluşların denetim organları tarafından olumsuz yönde eleştirilerin yöneltilmesine neden olmaktadır.

54 TÜRKİYE’DE AİLE YARDIMLARININ YERİ  Diğer taraftan, kamu hizmeti bakımından, yani Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı (Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğü, Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü…), Vakıflar Genel Müdürlüğü, Sosyal Güvenlik Kurumu Primsiz Ödemeler Genel Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve belediyeler tarafından da sağlanan aile yardımları mevcut olmakla birlikte, genel bir sistem ve rejimin olmayışı olumsuz değerlendirmelerin yapılmasını engelleyememektedir.  Türkiye’de gerek çalışmaya bağlı (memur, işçi), gerek kamu hizmeti olarak aile yardımları sağlanmakta olsa da, esasen yardımların seviyesi oldukça yetersizdir.  Türkiye’de aile yardımları sigortası, hükümetlerin bazı dönemler uygulamak için üzerinde çalıştığı konular arasında yer almış ancak, yapılan tahmini hesaplamalarda ortaya çıkan maliyetin büyüklüğü ve bu maliyeti karşılayacak finansman sorunu nedeniyle, bu uygulamalardan hep vazgeçilmiştir.

55 BÖLÜM VIII / ANALIK YARDIMLARI MADDE 47  Yardım yapılacak hal, gebelik, doğum ve bunların doğurduğu neticelerle, mevzuatta belirtildiği şekilde, bu sebeplerden dolayı kazancın muvakkaten durması halleridir. MADDE 48 Korunan kimseleri, a.Bütün işçi ve hizmetlilerin yüzde ellisinden az olmamak üzere, mevzuatla tayin olunan işçi ve hizmetli kategorileri içindeki kadınlarla, analık sağlık yardımlarına taallük eden hususlarda, bu kategorilere dahil erkeklerin karıları; b.Veya, bütün mukimlerin %20 sinden az olmamak üzere, mevzuatla tayin olunan faal nüfus kategorileri içindeki kadınlarla, analık sağlık yardımlarına taallük eden hususlarda, bu kategorilere dahil erkeklerin karıları; c.Veya, 3 üncü maddeye göre bir beyanın yapılmış olması halinde en az 20 kişi çalıştıran sınai işyerlerindeki işçi ve hizmetlilerin yüzde ellisinden az olmamak üzere, mevzuatla tayin olunan işçi ve hizmetli kategorilerine dahil kadınlar ile, analık sağlık yardımlarına taallük eden hususlarda, bu kategorilere dahil erkeklerin karıları; teşkil eder.

56 BÖLÜM VIII / ANALIK YARDIMLARI MADDE 49 1.Gebelik doğum ve bunlardan ileri gelen hastalık ve arızalarda yapılacak sağlık yardımları bu maddenin iki ve üçüncü paragraflarında yazılı yardımlardır. 2.Sağlık yardımları en az şunlardır: a.Doğumdan önce ve doğum esnasında ve doğumdan sonra hekim veya diplomalı ebe tarafından yapılan muayene ve tedaviler; b.Gereken hallerde bir hastaneye yatırma, 3.Bu maddenin ikinci paragrafında belirtilen sağlık yardımları, korunan kadının sağlığını, çalışma gücünü ve şahsi ihtiyaçlarını görebilme kabiliyetini korumaya, iadeye veya artırmaya matuftur. 4.Analık sağlık yardımlarını ifa ile görevli Devlet daireleri veya müesseseler, korunan kadınları, amme idareleri tarafından veya yetkileri bu idarelerce kabul edilmiş diğer teşekküller tarafından kendi hizmetlerine arz olunan umumi sağlık servislerine müracaat etmeye, uygun görülebilecek her türlü vasıtalarla teşvik ederler.

57 BÖLÜM VIII / ANALIK YARDIMLARI MADDE 50  Gebelik, doğum ve bunlardan ileri gelen hastalık ve arızalar sonucu iş göremezlik hallerinde yapılacak yardım, 65 veya 66 ncı maddeler hükümlerine uygun olarak hesaplanacak periyodik ödemeler şeklindedir. Periyodik ödemelerin miktarı vak’anın devam ettiği süre içinde değişebilir; şu kadar ki, ortalama yardım miktarının yukarıda yazılı hükümlere göre hesaplanan miktara uygun olması şarttır MADDE 51  49 ve 50 nci maddelerde belirtilen yardımlar, en az, korunan kimseler kategorisine dahil olup suistimali önlemek maksadıyla, lüzumlu sayılabilecek bir staj süresini tamamlamış bulunan kadınlar için, 49. maddede belirtilen yardımlar bu kategorilere dahil ve muayyen staj süresini tamamlamış erkeklerin karıları için de teminat altına alınmalıdır. MADDE 52  49 ve 50 nci maddelerde belirtilen yardımlar, yardımı gerektiren vak’anın devamı süresince sağlanır. Ancak, periyodik ödemeler 12 hafta olarak tahdit olunabilir. Şu kadar ki, milli mevzuatta, işten kalma halinin, daha uzun müddet devam etmesi lazım geleceği veya devam edebileceğine dair bir hüküm bulunduğu takdirde periyodik ödemeler süresi bu müddetten daha kısa olamaz.

58 TÜRKİYE’DE ANALIK SİGORTASINDAN SAĞLANAN YARDIMLAR  Türk sosyal sigortalar sisteminde analık sigortasından sağlanan yardımlar; a)Sağlık yardımları (5510 sy. Kanun m. 63/c’de sayılanlar), b)Geçici iş göremezlik ödeneği verilmesi (5510 sy. Kanun m. 16 gereğince; sigortalıya analık hallerine bağlı olarak ortaya çıkan iş göremezlik süresince, günlük geçici iş göremezlik ödeneği verilir.), c)Emzirme ödeneği verilmesi (5510 sy. Kanun m. 16/3’de sayılan şartlarda), d)Doğum yardımları (doğum sırasında ve doğumdan sonra gerekli sağlık yardımlarıyla ilaçların ve sağlık malzemelerinin sağlanması) yapılmasıdır.

59 BÖLÜM IX / MALULİYET YARDIMLARI MADDE 54  Yardım yapılacak hal, mesleki bir faaliyet icra edebilme gücünün, mevzuatla tayin olunan bir derecede ve muhtemelen daimi olarak kaybedilmesi veya hastalık ödeneğinin kesildiği tarihte iş göremezliğin devam etmesi halleridir. MADDE 55 Korunan kimseleri, a.Bütün işçi ve hizmetlilerin %50 sinden az olmamak üzere mevzuatla tayin olunan işçi ve hizmeti kategorileri; b.Veya, bütün mukimlerin %20 sinden az olmamak üzere, mevzuatla tayin edilen faal nüfus kategorileri; c.Veya maluliyet devresindeki geçim kaynakları; 67 nci madde hükümlerine uygun olarak mevzuatla tayin edilen hadleri aşmayan bütün mukimler; d.Veya, 3 üncü maddeye göre bir beyanın yapılmış olması halinde, en az 20 kişi çalıştıran sınai iş yerlerindeki bütün işçi ve hizmetlilerin %50 sinden az olmamak üzere, mevzuatla tayin edilen işçi ve hizmetlileri; teşkil eder.

60 BÖLÜM IX / MALULİYET YARDIMLARI MADDE 56 Yapılacak yardım, a.İşçi ve hizmetli kategorilerinin yahut faal nüfus kategorilerinin korunmuş olması halinde, 65 veya 66 ncı maddeler hükümlerine göre; b.Malüluliyet devresindeki geçim kaynakları muayyen hadleri aşmayan, bütün mukimlerin korunmuş olması halinde, 67 nci madde hükümlerine göre; hesaplanacak periyodik ödemeler şeklindedir. MADDE ncı maddede belirtilen yardım, en az aşağıda yazılı kimseler için teminat altına alınmalıdır; a.15 yıllık bir prim ödeme veya çalışma süresi veyahut 10 senelik ikamet süresi şeklinde tespit edilebilecek bir staj süresini tamamlayan kimseleri; b.Prensip olarak bütün çalışanların korunması halinde, üç yıllık prim ödeme süresini tamamlayan ve çalışma devresi zarfında, kendi adına yıllık ortalama olarak, mevzuatla tayin olunan gün sayısı kadar prim ödemiş olan kimseler;

61 BÖLÜM IX / MALULİYET YARDIMLARI 2.Birinci paragrafta yazılı yardımın yapılması asgari bir prim ödeme veya çalışma süresinin tamamlanmış olması şartına bağlı olduğu takdirde, en az, aşağıda yazılı korunan kimselere indirimli yardım yapılması teminat altına alınır: a.Mevzuatla tayin olunan esaslara uygun olarak 5 yıllık bir prim ödeme veya çalışma süresini tamamlamış olan kimseler; b.Prensip olarak bütün çalışanların korunması halinde, üç yıllık bir prim ödeme süresini tamamlayan ve çalışma devresi zarfında kendi adına her yıl için ortalama olarak, bu maddenin birinci paragrafının (b) fıkrasında derpiş olunan ortalamanın yarısı kadar gün prim ödemiş olan kimseler;

62 BÖLÜM IX / MALULİYET YARDIMLARI 3.Mevzuatla tayin olunan esaslara uygun olarak, 5 yıllık bir prim ödeme veya çalışma veyahut ikamet süresini tamamlamış olan korunan kimselere XI. bölüm hükümlerine uygun fakat mezkur bölüme ekli cetvelde gösterilen örnek sigortalı veya hak sahibi kimseler için bu cetvelde yazılı nisbetten % 10 daha eksik bir yardım yapılması teminat altına alınmış ise, bu maddenin birinci paragrafı hükmü yerine gelmiş sayılır. 4.Staj süresinin 5 yıllık prim ödeme veya çalışma süresinden fazla fakat 15 senelik prim ödeme veya çalışma süresinden az olması halinde, XI. bölüme ekli cetvelde gösterilen nisbetlerden orantılı bir indirme yapılabilir. İş bu maddenin ikinci paragrafına uygun olarak indirimli yardım yapılır.

63 TÜRKİYE’DE MALULLÜK SİGORTASINDAN SAĞLANAN YARDIMLAR  Malullük sigortasından yardım almaya hak kazanan kimselere; a)Malullük aylığı (sigortalının 5510 sy. Kanun m. 26’daki şartlara haiz olması gerekir), b)Malullük sigortasından aylık bağlanırken yaşlılık sigortasından aylık bağlanma esaslarına göre aylık hesabı yapılır (5510 sy. Kanun m. 27/1). c)Malullük toptan ödemesi (malullük sigortasından aylık bağlanma şartlarını taşımayanlara) ve d)Sağlık yardımları (malullük sigortasından kendisine aylık bağlanmış hak sahiplerine ve sağlık yardımlarından aylık bağlanmış kimselerin eşleri, çocukları ve varsa geçindirmekle yükümlü olduğu ana ve babaları da 5510 sy. Kanun m gereğince genel sağlık sigortasından) yapılır.

64 BÖLÜM X / ÖLÜM YARDIMLARI MADDE 60 1.Yardım yapılacak hal, aile reisinin ölümü ile dul kadının veya çocuklarının geçinme imkanlarının kaybolması halidir. Dul kadının yardıma hak kazanması, milli mevzuat hükümlerine göre kendi geçimini temine muktedir olmayacağının kabul edilmesi şartına bağlanabilir. 2.Milli mevzuat, yardıma hak kazanan kimsenin mevzuatla belirtilen ücretli işlerde çalışması halinde yardımın durdurulacağına dair hükümleri ihtiva edebilir veya, primli sosyal güvenlik sistemlerinde, hak sahibinin kazancının mevzuatla tayin edilen bir haddi aşması halinde, primsiz sosyal güvenlik sistemlerinde ise, hak sahibinin kazancının veya diğer geçim kaynaklarının veya bunların toplamının mevzuatla tayin edilen bir haddi aşması halinde, yardımlardan indirim yapılabilir.

65 BÖLÜM X / ÖLÜM YARDIMLARI MADDE 61 Korunan kimseleri, a.Bütün işçi ve hizmetlilerin % 50 sinden az olmamak üzere, mevzuatla tayin olunan işçi ve hizmetli kategorilerine dahil aile reislerinin karıları ve çocukları; b.Veya, bütün mukimlerin %20 sinden az olmamak üzere, mevzuatla tayin olunan faal nüfus kategorilerine dahil aile reislerinin karıları ve çocukları; c.Veya aile reislerini kaybeden ve yardım yapılacak devredeki geçim kaynakları 67 nci madde hükümlerine uygun olarak mevzuatla tayin edilmiş hadleri aşmayan ve mukim vasfını haiz bulunan bütün dul kadınlar ile çocuklar; d.Veya, 3 üncü maddeye göre bir beyanın yapılmış olması halinde, en az 20 kişi çalıştıran sınai işyerlerindeki bütün işçi ve hizmetlilerin %50 sinden az olmamak üzere mevzuatla tayin olunan işçi ve hizmetli kategorilerine mensup aile reislerinin karıları ve çocukları; teşkil eder.

66 BÖLÜM X / ÖLÜM YARDIMLARI MADDE nci maddede belirtilen yardım, en az, aşağıda yazılı kimseler için teminat altına alınmalıdır: a.Aile reisleri tarafından, kanunla tespit edilmiş esaslar dahilinde, 15 yıllık prim ödeme veya çalışma süresi veyahut 10 yıllık ikamet süresi tamamlanmış olan korunan kimseler. b.Prensip olarak bütün çalışanların karılarıyla çocuklarının korunması halinde, aile reisleri tarafından, üç yıllık prim ödeme süresi tamamlanan ve çalıştığı devre zarfında aile reisi adına, mevzuatla tayin olunan yıllık ortalama gün sayısı kadar prim ödemiş olan korunan kimseler. 2.Birinci paragrafta yazılı yardımların yapılması asgari bir prim ödeme veya çalışma süresi şartının yerine getirilmesine bağlı olduğu takdirde, en az aşağıda yazılı kimseler için indirimli bir yardım yapılması teminat altına alınır: a.Aile reisleri tarafından, mevzuatla tayin olunan esaslar dahilinde 5 yıllık bir prim ödeme veya çalışma süresi tamamlamış olan korunan kimseler; b.Bütün çalışanların karı ve çocuklarının korunması halinde, aile reisleri tarafından üç yıllık bir prim ödeme süresini tamamlamış olan ve çalıştığı devre zarfında bu aile reisi adına her yıl için ortalama olarak, bu maddenin birinci paragrafının (b) fıkrasında derpiş olunan ortalamanın yarısı kadar gün için prim ödenmiş olan korunan kimseler;

67 BÖLÜM X / ÖLÜM YARDIMLARI 3.Aile reisi tarafından, mevzuatla tayin olunan esaslara uygun olarak 5 yıllık bir prim ödeme veya çalışma veyahut ikamet süresi tamamlanmış olan korunan kimselere, XI. bölüm hükümlerine uygun ve fakat mezkur bölüme ekli cetvelde gösterilen örnek - sigortalı veya hak sahibi kimseler için bu cetvelde yazılı nisbetten % 10 eksik bir yardım yapılması teminat altına alınmış ise bu maddenin birinci paragrafı hükmü yerine getirilmiş sayılır. 4.Staj süresinin 5 yıllık prim ödeme veya çalışma süresinden fazla, fakat 15 senelik prim ödeme veya çalışma süresinden az olması halinde, XI. bölüme ekli cetvelde gösterilen nisbetlerden orantılı bir indirme yapılabilir, iş bu maddenin ikinci paragrafına uygun olarak indirimli yardım yapılır. 5.Çocuksuz ve kendi geçimini sağlamağa muktedir olmadığı kabul edilen bir dul kadının ölüm yardımına hak kazanabilmesi için asgari bir evlilik süresinin geçmiş olmasına lüzum görülebilir. MADDE 64  62 ve 63 üncü maddelerde belirtilen yardımlar, yardımı gerektiren halin devamı süresince sağlanır.

68 TÜRKİYE’DE ÖLÜM SİGORTASINDAN SAĞLANAN YARDIMLAR  5510 sy. Kanun m. 32 gereğince ölüm sigortasından sağlanan yardımlar; a)Ölüm aylığı bağlanması (5510 sy. Kanun m. 33 gereğince hesaplanır, m. 34 gereğince hak sahiplerine paylaştırılır), b)Sağlık yardımları (5510 sy. Kanun m gereğince genel sağlık sigortasından yapılır), c)Cenaze ödeneği verilmesi (5510 sy. Kanun m. 37), d)Ölüm toptan ödemesi verilmesi (ölüm sigortasından aylık bağlanma imkanı olmayan durumlarda ölen sigortalının hak sahiplerine 5510 sy. Kanun m. 36 gereğince ödenir) ve e)Aylık almakta olan kız çocuklarına evlenme ödeneği (5510 sy. Kanun m. 37) verilmesidir.

69 KITA AVRUPASI (CIVIL LAW) VE ANGLO-SAKSON (COMMON LAW) ÜLKELERİNDEKİ SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMLERİNİN MUKAYESESİ

70  Bilinen Sosyal Güvenlik uygulamalarında, sosyal güvenliğin finansmanı üç yerden karşılanır. Birincisi işveren, ikincisi işçi, üçüncüsü devlettir. Ülkemizde genellikle işçi ve işveren üzerine mali külfet yüklenmiştir; ama dünyadaki uygulama bu üçlü üzerine oturur.  Burada iki ayrı ekol vardır; birincisi, Kıta Avrupası’nın (Civil Law) tarzıdır, Sosyal Güvenlik için alınan katılım payları ve vergiler daha yüksektir. Ama daha fazla Sosyal Güvenlik desteği verilmektedir. Kıta Avrupası’nda kamu harcamalarının GSMH’ya oranı % 50 düzeyindedir.  İkinci ekol ise, Anglo-Sakson (Common Law) tarzı, yani başlıca ABD ve İngiltere’nin uyguladığı modeldir. Burada daha az vergi, ama daha az Sosyal Güvenlik desteği vardır. ABD’de kamu harcamalarının GSMH’ya oranı % 35’ler düzeyindedir.

71 KITA AVRUPASI (CIVIL LAW) ÜLKELERİNİN 102 SY. SÖZLEŞME’DEKİ RİSKLERE BAKIŞI

72 ALMANYA  Bugünkü anlamda sosyal güvenlik sistemi, 19. yüzyılın sonlarına doğru gerçekleşmiştir. İlk kez Alman devlet adamı Bismarck, finansmanının işçi ve işveren primleri yanında devlet katkılarıyla sağlandığı bir sosyal sigorta sistemi oluşturarak önemli bir çalışmaya imza atmıştır.  Bu çerçevede, Almanya’da uygulanan sosyal sigortalar; başlangıçta hastalık (1883), iş kazası (1884), maluliyet ve yaşlılık (1889) sigortalarını kapsamıştır.  Almanya’da sosyal güvenlik sistemi kapsayıcı ve ayrıntılı bir yapıdadır. Gayri safi yurtiçi hasılanın % 26,7’sı kamunun sosyal giderlerine ayrılmaktadır. Mukayese etmek gerekirse, ABD aynı alana % 15,9 ayırmaktadır.

73 ALMANYA SOSYAL GÜVENLİK REJİMİ:  Genel Yapı: Bir mesleki faaliyet icra eden kimseleri kapsayan kazanca bağlı sistem.  Dağılım: Genel Rejim: İşçiler ve müstahdemler / Kurumsal bakımdan farklı nitelikleri olan, fakat benzeri hükümlere tabi olarak işlem gören kimseler. Özel Rejimler: Madenciler, devlet memurları ve benzeri kamu hizmeti gören kimseler, bağımsız çalışanlar, tarım bağımsız çalışanları. İsteğe Bağlı Sigorta Rejimi: Hiç çalışmadıkları için genel rejim kapsama girmeyen kadınlar, uzun süre Almanya’da oturan yabancılar.

74 ALMANYA  Almanya’nın ILO’ya üyeliği 1919’dan 1935’e kadar (Alman sendikalarının Mayıs 1933’te yasaklanmasının ardından Nazi temsilcileri aynı yıl Uluslararası Çalışma Konferansı’nda sendikaları denetim altına almak isteği sonucu yaşanan gelişmeler neticesinde Hitler Almanya’sı 1933 yılında ILO üyeliğinden çıkmıştır.) ve ’den günümüz itibariyle devam etmektedir.  Kasım 2015 itibariyle 86 ILO sözleşmesini onaylamıştır. Bunlardan 59 tanesi yürürlükteyken 27 tanesi yürürlükten kaldırılmıştır.  Almanya, 102 sayılı “Sosyal Güvenliğin Asgari Normları Hakkında Sözleşme”yi ’de onaylamıştır.

75 ALMANYA  102 sy. Sözleşmeyi; “Bölüm II’den (Sağlık Yardımları) X’a (Ölüm Yardımları) kadar kabul etmiştir. 121 sy. Sözleşme’nin (İş Kazası Yardımları Hakkında Sözleşme) onaylanmasının bir neticesi olarak 102 sy. Sözleşme’deki bölüm VI (İş Kazalarıyla Meslek Hastalıkları Halinde Yapılacak Yardımlar) artık uygulanabilir değildir. 128 sy. Sözleşme’nin (Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Yardımları Hakkında Sözleşme) onaylanmasının bir neticesi olarak ve bu Sözleşme’nin 45. maddesi uyarınca, 102 sy. Sözleşme’nin belli maddeleri (Malüllük, İhtiyarlık ve Ölüm yardımların) artık uygulanabilir değildir. 130 sy. Sözleşme’nin (Tıbbi Tedavi ve Hastalık Yardımları Hakkında Sözleşme) onaylanmasının bir neticesi olarak 102 sy. Sözleşme’deki bölüm III (Hastalık Ödenekleri) artık uygulanabilir değildir.” şartını koyarak kabul etmiştir.

76 FRANSA  Fransa, ’dan itibaren ILO’ya üyedir.  Kasım 2015 itibariyle 126 ILO sözleşmesini onaylamıştır. Bunlardan 79 tanesi yürürlükteyken 47 tanesi yürürlükten kaldırılmıştır.  Fransa 102 sy. Sözleşmeyi ise, 14 Haziran 1974’de onaylamıştır.  102 sy. Sözleşme’den sadece; hastalık ve ölüm yardımlarını kabul etmemiştir.  Fransa’da devletin sosyal güvenliğe katkısı ise, % 21.5 düzeyindedir.

77 FRANSA SOSYAL GÜVENLİK REJİMİ:  Genel Yapı: Kazanca bağlı genel rejim ve ek rejimi içeren iki düzeyli zorunlu ulusal sistem.  Dağılım: Genel Rejim: Ücretliler genel toplamının yaklaşık % 70 ini oluşturan özel sektör ücretlileri. Ek Rejim: Genel rejime tabi olup özel kesimde ve kamu kesiminde zorunlu ek aylık rejimlerine tabi olmak zorunda olan kimseler (ARCO, AGİRG ve diğer ek rejimler). Özel Rejimler: Kamu görevlileri, maden işçileri, gemi adamları, demiryolu müstahdemleri, diğer kamu işyerleri, tarım bağımsız çalışanları, çeşitli kesimlerden bağımsız çalışanlar.

78 ANGLO-SAKSON (COMMON LAW) ÜLKELERİNİN 102 SY. SÖZLEŞME’DEKİ RİSKLERE BAKIŞI

79 İNGİLTERE  Sosyal güvenlik sistemi İngiltere’de 1942 yılında yayımlanan ve sosyal güvenliğin finansmanının vergi gelirleriyle sağlanmasını öngören “Beveridge Raporu” ile yeni boyutlar kazanmış ve söz konusu rapor çağdaş sosyal güvenlik düşüncesinin oluşumuna büyük katkıda bulunmuştur.  Milletvekili olarak 1941’de İngiltere sosyal güvenlik sisteminin kurulması için rapor hazırlamakla görevlendirilen W. Beveridge’in hazırladığı rapor, Birleşik Krallık’ın sosyal güvenlik ve sağlık sistemlerine temel teşkil eder. Beveridge, çalışmasında üç amaçlı bir sosyal devlet politikası önerir: Tüm İngiltere vatandaşlarının sosyal güvelik kapsamına alınması, Ulusal Sağlık Hizmeti ağının oluşturulması ve tam istihdamın sağlanması. Sovyet finansman sistemini örnek aldığı için, bu sistemin sadece vergilerle finanse edilmesi ve ek olarak prim toplanmaması öneriler arasında yer alır. 2. Dünya Savaşı sırasında İngiliz kamuoyunda çok tartışılan ve taraftar bulan bu rapor, 5 ayrı yasayla somutlanır. Ancak tek prim esası mevzuatta kısmen yer bulabilir.

80 İNGİLTERE SOSYAL GÜVENLİK REJİMİ:  Genel Yapı: İstihdama dayalı maktu yardımlar rejimi ile kamu rejiminden ayrılma olanağı sağlayan kazanca dayalı aylıklar rejiminden oluşan iki düzeyli sistem.  Dağılım: Baz Rejim: Ücretliler, bağımsız çalışanlar ve isteğe bağlı prim ödeyenler (kazanca dayalı kamu rejiminden (SERPS) ayrılıp bir mesleki rejime ve 1988 yılından sonra bir şahsi emeklilik rejimine geçme olanağını sağlar). Primsiz (çeşitli ödenekleri içeren) Rejim: 80 yaşından yukarı bütün vatandaşlar.

81 İNGİLTERE  İngiltere, ’dan itibaren ILO’ya üyedir.  Kasım 2015 itibariyle 88 ILO sözleşmesini onaylamıştır. Bunlardan 55 tanesi yürürlükteyken 33 tanesi yürürlükten kaldırılmıştır.  İngiltere 102 sy. Sözleşmeyi ise, 27 Nisan 1954’de onaylamıştır. 102 sy. Sözleşme’den sadece; iş kazalarıyla meslek hastalıkları halinde yapılacak yardımları kabul etmemiştir.  İngiltere’de devletin sosyal güvenliğe katkısı ise, % 43.9’dur.

82 *ÜLKEMİZİN 102 SY. SÖZLEŞME’DEKİ RİSKLERE BAKIŞI

83  Türkiye, ’dan itibaren ILO’ya üyedir.  Uluslararası Çalışma Örgütü’nün 1952 tarihli 102 sayılı Sosyal Güvenliğin Asgari Normları Hakkında Sözleşme’si tarih ve 1451 sayılı «Sosyal Güvenliğin Asgari Normları Hakkında 102 sayılı Sözleşmenin Onanmasına Dair Kanun» (RG., , S ) ile kabul edilmiştir. Bakanlar Kurulu’nun 1 Nisan 1974 tarih ve 7/7964 sayılı kararnamesinin 15 Ekim 1974’de Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla da usulüne göre yürürlüğe koyma işlemleri tamamlanmış ve sözleşme iç hukukumuzda bağlayıcılık kazanmıştır.  Türkiye’nin uluslararası hukuk alanında -ILO’ya karşı- onaydan doğan yükümlülüklerinin başlangıç tarihi de, ILO Genel Müdürü’nün onay belgesini tescil ettiği tarihidir.

84  Türkiye, 102 sy. Sözleşme’de sayılan dokuz halde yapılacak yardımlardan; hastalık, ihtiyarlık, iş kazalarıyla meslek hastalıkları, malüllük, ölüm yardımlarına ilişkin yükümlülükleri tümüyle, sağlık yardımlarına ilişkin yükümlülükleri, en az 20 kişi çalıştıran sanayi işyerlerindeki işçi ve müstahdemlerin %50’sinden az olmamak üzere mevzuatla belirlenen kategorilerdeki işçi ve müstahdemler, karıları ve çocukları (m.9/d) ile sınırlı olmak üzere, analık yardımlarına ilişkin yükümlülükleri ise en az 20 kişi çalıştıran sanayi işyerlerindeki işçi ve müstahdemlerin %50’sinden az olmamak üzere mevzuatla belirlenen kategorilerdeki kadınlar ile bu kategorilerdeki erkeklerin karıları (m.48/c) ile sınırlı olmak üzere, geçici istisna hükümleri (m.3) çerçevesinde onaylamıştır.

85  Bu çerçevede Türkiye, 102 sy. Sözleşme ile belirlenen dokuz risk unsurundan aile yardımları dışındaki unsurlar hakkındaki asgari normları birkaç istisna dışında kabul etmiş ve iç mevzuatında da bu asgari normları uyumlaştırmıştır.  Bugün Türkiye’de gelinen noktada aile yardımları dışındaki sekiz risk, sistem içerisinde düzenlenmiş ve bireylere sosyal güvenlik korunması sağlanmıştır.  Aile yardımlarına ilişkin ise sosyal yardım ve sosyal hizmetler bağlamında çeşitli düzenlemeler de mevcuttur. Ancak sosyal güvenlik sistemi içerisinde aile yardımlarına yer verilmemektedir. Son dönemde aile yardımları kapsamında değerlendirilebilecek birçok faaliyet Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı çatısında toplanarak yerine getirilmeye çalışılmaktadır.

86  Özellikle son yıllarda sosyal güvenlik algısında meydana gelen genişleme ve devletten beklentilerin artması, klasik önlemler dışında daha kapsamlı bir sosyal güvenlik sistemine ihtiyacı doğurmaktadır.  Bu anlamda sosyal güvenlik; bireyin karşılaştığı ekonomik, sosyal ve fizyolojik risklerin dışında; ayrıca aile, konut, kentleşme, eğitim, meslek seçmede yardım, yönetime katılma, istihdam, verimliliğin arttırılması, çevrenin korunması, sağlık ve hijyen politikalarına ilişkin önlemleri de içeren bir yapıya bürünmektedir. Bu yapı risklere karşı alınacak önlemlerin yanında, mevcut refah düzeyinin sadece sürdürülmesine değil, daha çok yükseltilmesine de anlamlı bir vurgu yapmaktadır.

87  Sosyal haklar içeren sözleşmelerin Türkiye’de bugüne kadar doğrudan uygulanabilirliği hakkında verilen yargı kararlarının seyrine bakıldığında; yargı organlarının uluslararası hukuk normlarını uygulamakta son derece çekimser oldukları ve genellikle iç hukuka ağırlık verdikleri görülmektedir. Oysa, geniş bir kesimin küreselleşmeyi savunduğu, sermayenin de ulus ötesi bir niteliğe büründüğü günümüzde, emeğin ulusal düzeyde korunabileceğini söylemek mümkün değildir. Ayrıca, aday ülke konumunda olduğumuz Avrupa Birliği’nin de, ILO normlarını kendi normlarının temel taşları gibi gördüğü de gözden uzak tutulmamalıdır. Zira, Avrupa Birliği Komisyonu’nun teknik kurulu ile ILO Çalışma Bürosu arasındaki yakın ilişkiler sosyal politikanın tüm alanlarını kapsamaktadır.


"SOSYAL GÜVENLİĞİN ASGARİ NORMLARI HAKKINDA 102 SY. ILO SÖZLEŞMESİ’NDEKİ RİSKLERİN MUKAYESELİ HUKUKTA İNCELENMESİ Öğr. Asist. Sena BAŞPINAR Melikşah Üniversitesi." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları