Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

MÜSLÜMANLARIN ÜMMET ŞUURU İLE BİRBİRLERİNİN DERTLERİ İLE DERTLENMELERİ Moderatör : Mustafa TAŞTEKİN Sakarya İl Vaizi Hazırlayan : Muhammet KAPOĞLU İ-H.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "MÜSLÜMANLARIN ÜMMET ŞUURU İLE BİRBİRLERİNİN DERTLERİ İLE DERTLENMELERİ Moderatör : Mustafa TAŞTEKİN Sakarya İl Vaizi Hazırlayan : Muhammet KAPOĞLU İ-H."— Sunum transkripti:

1 MÜSLÜMANLARIN ÜMMET ŞUURU İLE BİRBİRLERİNİN DERTLERİ İLE DERTLENMELERİ Moderatör : Mustafa TAŞTEKİN Sakarya İl Vaizi Hazırlayan : Muhammet KAPOĞLU İ-H T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ

2 Tarih boyunca Dünyamız bir çok savaş,kargaşa ve buhranlı dönemlere şahitlik etmiştir.İnsanlık, asırlar boyu uğraşarak kurduğu büyük Medeniyetleri, şahsi çıkarlar sebebiyle, bir çırpıda yıkabilmiştir.. TARİHTE İNSAN

3 T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ İnsanlığın çıkmazda olduğu dönemlerde yüce Rabbimiz peygamberlerini görevlendirmiş ve kullarına sahip olmaları gereken yüce değerleri hatırlatmıştır. Yine böyle bir dönemde efendimiz Hz.Muhammed (s.a.v) görevi devralmış ve hayat çizgisini, yaratıcısının etrafında döndürmeye kararlı olan müntesiplerini bir araya getirerek,onları adeta tek bir insan bünyesi şeklinde organize etmiştir. Efendimiz (a.s) örnekliği kıyamete kadar devam edecek olan ümmet binasını titizlikle inşa etmiş, adına saadet denilen o kutlu asırda, ümmet binasını oluşturan o müminler, acıyı ve mutluluğu beraberce yaşayabilen,her türlü zorluğu beraberce göğüsleyebilen ve bu durumun aksini asla düşünemeyen bir seviyeye gelmişlerdir. İnsanlığın çıkmazda olduğu dönemlerde yüce Rabbimiz peygamberlerini görevlendirmiş ve kullarına sahip olmaları gereken yüce değerleri hatırlatmıştır. Yine böyle bir dönemde efendimiz Hz.Muhammed (s.a.v) görevi devralmış ve hayat çizgisini, yaratıcısının etrafında döndürmeye kararlı olan müntesiplerini bir araya getirerek,onları adeta tek bir insan bünyesi şeklinde organize etmiştir. Efendimiz (a.s) örnekliği kıyamete kadar devam edecek olan ümmet binasını titizlikle inşa etmiş, adına saadet denilen o kutlu asırda, ümmet binasını oluşturan o müminler, acıyı ve mutluluğu beraberce yaşayabilen,her türlü zorluğu beraberce göğüsleyebilen ve bu durumun aksini asla düşünemeyen bir seviyeye gelmişlerdir. İSLAM DİNİ’NİN İNSANLIĞA KATKISI

4 ASR-I SAADET Asr-ı Saadet döneminde Ensar ve Muhacir arasında ümmet olabilme bilincinde eşsiz bir seviye yakalanmıştır. Ensar, mallarının yarısını muhacir kardeşleriyle büyük bir istekle paylaşabiliyor,hatta efendimiz (s.av)’in ganimet dağıtımında, muhacir kardeşleri paylarını almadan kendi haklarına el sürmüyor, hayatlarının her alanında kardeşlerini kendilerine tercih ediyorlardı. Asr-ı Saadet döneminde Ensar ve Muhacir arasında ümmet olabilme bilincinde eşsiz bir seviye yakalanmıştır. Ensar, mallarının yarısını muhacir kardeşleriyle büyük bir istekle paylaşabiliyor,hatta efendimiz (s.av)’in ganimet dağıtımında, muhacir kardeşleri paylarını almadan kendi haklarına el sürmüyor, hayatlarının her alanında kardeşlerini kendilerine tercih ediyorlardı. T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ

5 Günümüzde ise insanlık, yine en kasvetli dönemlerinden birini yaşamakta,İslam dünyası ise ilk öğretmeninin direktiflerinden hayli uzak bir görünüm sergilemektedir. Menfaat ve bencillik yine tavan yapmış,ümmet ve ümmet olgusunu olgunlaştıran,dayanışma,infak, isar gibi kavramlar değerini yitirmiş,din kardeşinin çekmiş olduğu sıkıntılara ancak tv kanallarında denk gelindiğinde sadece vahlamaktan başka hiçbir şey yapma gereği hissetmediğimiz bir hal almıştır. Günümüzde ise insanlık, yine en kasvetli dönemlerinden birini yaşamakta,İslam dünyası ise ilk öğretmeninin direktiflerinden hayli uzak bir görünüm sergilemektedir. Menfaat ve bencillik yine tavan yapmış,ümmet ve ümmet olgusunu olgunlaştıran,dayanışma,infak, isar gibi kavramlar değerini yitirmiş,din kardeşinin çekmiş olduğu sıkıntılara ancak tv kanallarında denk gelindiğinde sadece vahlamaktan başka hiçbir şey yapma gereği hissetmediğimiz bir hal almıştır. İSLAM DİNİ’NİN KATKILARINA UZAK DÜŞEN BİR DÖNEM

6 T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ Acaba İslam aleminin,İslami reflekslerden uzak bu yürek yakan halinin sebebi ne olabilir ? Bizler hangi özelliklerimizi yitirdikte; komşusu açken tok yatamazken, Fırat’ın kıyısında, kurdun kaptığı koyunun dahi sorumluluğunu üstlenirken bu durumlara düşebildik ? Acaba İslam aleminin,İslami reflekslerden uzak bu yürek yakan halinin sebebi ne olabilir ? Bizler hangi özelliklerimizi yitirdikte; komşusu açken tok yatamazken, Fırat’ın kıyısında, kurdun kaptığı koyunun dahi sorumluluğunu üstlenirken bu durumlara düşebildik ? ACABA NEDEN ?

7 T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ Cevaplardan belki en önemlisi ümmet olma özelliğimizi yitirmemizdir.Evet eksiğimiz ümmet olma sorumluluğunun artık günümüzde bir karşılık bulamamasıdır. Müslümanların ümmet şuuru ile birbirlerinin dertleri ile dertlenmeleri gerektiğini gözardı etmeleridir. Cevaplardan belki en önemlisi ümmet olma özelliğimizi yitirmemizdir.Evet eksiğimiz ümmet olma sorumluluğunun artık günümüzde bir karşılık bulamamasıdır. Müslümanların ümmet şuuru ile birbirlerinin dertleri ile dertlenmeleri gerektiğini gözardı etmeleridir. ÇARELER

8 T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ Arayışlarımızı ümmet kavramı üzerine temellendirelim ve bu kavramı lugavi açıdan inceleyelim. Ümmet kelimesi “e-m-m” kökünden bir isim olup asıl anlamı sınıf ve cemaat demektir.Türkçe de;bir Peygambere inananlar ve semavi dinlere mensup kavimler topluluğu,Kur’an’ da ise genel olarak din,müddet,zaman,önder ve topluluk anlamlarında kullanılmıştır. ( DİB,Dini Kavramlar Sözlüğü,Ankara- 2006,S.671.) Arayışlarımızı ümmet kavramı üzerine temellendirelim ve bu kavramı lugavi açıdan inceleyelim. Ümmet kelimesi “e-m-m” kökünden bir isim olup asıl anlamı sınıf ve cemaat demektir.Türkçe de;bir Peygambere inananlar ve semavi dinlere mensup kavimler topluluğu,Kur’an’ da ise genel olarak din,müddet,zaman,önder ve topluluk anlamlarında kullanılmıştır. ( DİB,Dini Kavramlar Sözlüğü,Ankara- 2006,S.671.) ÜMMET

9 T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ Kur’an-ı Kerim’de altmış küsür yerde geçen ümmet kavramının üç ayrı manada zikredildiğini görüyoruz. 1)Canlı topluluklar manasında ümmet kavramı. Kur’an-ı Kerim’de altmış küsür yerde geçen ümmet kavramının üç ayrı manada zikredildiğini görüyoruz. 1)Canlı topluluklar manasında ümmet kavramı. “Yeryüzünde gezen her türlü canlı ve (gökte) iki kanadıyla uçan her tür kuş, sizin gibi birer topluluktan başka bir şey değildir. Biz Kitap’ta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Sonunda hepsi Rablerinin huzuruna toplanıp getirilecekler.” (En-am / 38)

10 T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ 2) İnsan toplulukları manasında ümmet kavramı. قَالَ ادْخُلُواْ فِي أُمَمٍ قَدْ خَلَتْ مِن قَبْلِكُم مِّن الْجِنِّ وَالإِنسِ فِي النَّارِ كُلَّمَا دَخَلَتْ أُمَّةٌ لَّعَنَتْ أُخْتَهَا حَتَّى إِذَا ادَّارَكُواْ فِيهَا جَمِيعًا قَالَتْ أُخْرَاهُمْ لأُولاَهُمْ رَبَّنَا هَؤُلاء أَضَلُّونَا فَآتِهِمْ عَذَابًا ضِعْفًا مِّنَ النَّارِ قَالَ لِكُلٍّ ضِعْفٌ وَلَكِن لاَّ. تَعْلَمُونَ Allah(c.c.), şöyle buyuruyor: “Sizden önce gelip geçmiş cin ve insan toplulukları ile birlikte ateşe girin.” Her topluluk (arkasından gidip sapıklığa düştüğü) yoldaşına lânet eder. Nihayet hepsi orada toplandığı zaman peşlerinden gidenler, kendilerine öncülük edenler için, “Ey Rabbimiz! Şunlar bizi saptırdılar. Onlara bir kat daha ateş azabı ver” derler. Allah, der ki: “Her biriniz için bir kat daha fazla azap vardır. Fakat bilmiyorsunuz.” ( A’raf/38)

11 T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ 3) Nebilerin mesajını benimseyen topluluk manasında ümmet kavramı. “Böylece, sizler insanlara birer şahit (ve örnek) olasınız ve Peygamber de size bir şahit (ve örnek) olsun diye sizi orta bir ümmet yaptık. Her ne kadar Allah’ın doğru yolu gösterdiği kimselerden başkasına ağır gelse de biz, yönelmekte olduğun ciheti ancak; Resûl’e tabi olanlarla, gerisingeriye dönecekleri ayırt edelim diye kıble yaptık. Allah, imanınızı boşa çıkaracak değildir. Şüphesiz Allah, insanlara çok şefkatli ve çok merhametlidir.” ( Bakara / 143) وَكَذَلِكَ جَعَلْنَاكُمْ أُمَّةً وَسَطًا لِّتَكُونُواْ شُهَدَاء عَلَى النَّاسِ وَيَكُونَ الرَّسُولُ عَلَيْكُمْ شَهِيدًا وَمَا جَعَلْنَا الْقِبْلَةَ الَّتِي كُنتَ عَلَيْهَا إِلاَّ لِنَعْلَمَ مَن يَتَّبِعُ الرَّسُولَ مِمَّن يَنقَلِبُ عَلَى عَقِبَيْهِ وَإِن كَانَتْ لَكَبِيرَةً إِلاَّ عَلَى الَّذِينَ هَدَى اللّهُ وَمَا كَانَ اللّهُ لِيُضِيعَ إِيمَانَكُمْ إِنَّ اللّهَ بِالنَّاسِ لَرَؤُوفٌ. رَّحِيمٌ

12 T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ Çok farklı anlamlarda kullanılsa da aslında ümmet kelimesi zihnimizde; aidiyet duygusuyla birbirlerine bağlı Müslümanlar birliği şeklinde algılanmaktadır. Bir Müslüman kardeşimize ümmet nedir? diye sorduğumuzda; Dünyanın neresinde olursa olsun herhangi bir Müslümanın,kendisinin kardeşi olduğunu ifade edebilmektedir. Anlıyoruz ki ümmet algısı tam olmasa da zihinlerdeki yerini korumaktadır. Bu noktada asıl sorunumuzun, ümmet olma noktasında, pratik hayatımızda bir canlılık emaresinin olmamasıdır. Çok farklı anlamlarda kullanılsa da aslında ümmet kelimesi zihnimizde; aidiyet duygusuyla birbirlerine bağlı Müslümanlar birliği şeklinde algılanmaktadır. Bir Müslüman kardeşimize ümmet nedir? diye sorduğumuzda; Dünyanın neresinde olursa olsun herhangi bir Müslümanın,kendisinin kardeşi olduğunu ifade edebilmektedir. Anlıyoruz ki ümmet algısı tam olmasa da zihinlerdeki yerini korumaktadır. Bu noktada asıl sorunumuzun, ümmet olma noktasında, pratik hayatımızda bir canlılık emaresinin olmamasıdır. ZİHİNLERDE ÜMMET

13 T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ وَأَنَّ هَذَا صِرَاطِي مُسْتَقِيمًا فَاتَّبِعُوهُ وَلَا تَتَّبِعُوا السُّبُلَ فَتَفَرَّقَ بِكُمْ عَنْ. سَبِيلِهِ ذَلِكُمْ وَصَّاكُمْ بِهِ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ. “ İşte bu, benim dosdoğru yolum. Artık ona uyun. Başka yollara uymayın. Yoksa o yollar sizi parça parça edip O’nun yolundan ayırır. İşte size bunları Allah sakınasınız diye emretti ”. (En’am / 153) Son Nebi’nin mesajını benimseyen mü’minler topluluğu,o mesajın yüklediği sorumluluklar noktasında sorunlar yaşamakta,dini farizaları yerine getirirken yine aynı dinin, ümmet olma gibi sosyal hayatla ilgili çok önemli bir farizasında başka yollara tevessül edebilmektedirler. DİNİ SORUMLULUK

14 Allah ve Rasulü, bizleri, düşünceleri ve eylemleri bir olan bir ümmet olarak görmek istediğinden, ümmetin sadece bu iki kaynağa dayanmalarını, her meselelerini olduğu gibi, kardeşlik hukuku ile ilgili sorunlarını da bu iki kaynağa başvurarak helletmeleri gerektiğini dile getirmiş, mü’minler arasındaki bir ayrılığı da asla tasvip etmemişlerdir. T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ وَاَطيعُوا اللهَ وَرَسُولَهُ وَلَاتَنَازَعُوا فَتَفْشَلُوا وَتَذْهَبَ ريحُكُمْ وَاصْبِرُوا اِ ن اللهَ مَعَ الصَّابِرينَ “Allah’a ve Resûl’üne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.” ( Enfal, 8/46 ) Peygamber Efendimiz şöyle buyuruyor: "Kim itaatten dışarı çıkar ve cemaatten ayrılır ve bu halde ölürse, cahiliye ölümü ile ölür" (Müslim, İmâret 13. III, 1476)

15 T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ Ümmet olabilme seviyemizi artırmada Kur’an-ı Mübin’in ve Sünnet-i Seniyye’nin rehberliğinde hareket edeceğiz. Yüce kitab bizlere,ümmet olmanın ilk basamağında KARDEŞLİK kavramını sunmaktadır. Ümmet olabilme seviyemizi artırmada Kur’an-ı Mübin’in ve Sünnet-i Seniyye’nin rehberliğinde hareket edeceğiz. Yüce kitab bizlere,ümmet olmanın ilk basamağında KARDEŞLİK kavramını sunmaktadır. “Mü’minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin." (Hucurât, 49/10) ÜMMETE GİDEN YOL HARİTASI

16 T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ Ümmet binasını oluşturan Mü’minler topluluğunun kardeşlik bağları,her zaman istediğimiz sıhhatte olmayabilir.Daha da önemlisi kardeşler arasında çıkabilecek sorunlar büyük kıyımlara dahi dönüşebilir.İslam toplumunda meydana gelebilecek sorunların halledilmesinde izlenecek olan yol haritasını yine Kur’an-ı Mübin’de görebiliyoruz. وَإِن طَائِفَتَانِ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ اقْتَتَلُوا فَأَصْلِحُوا بَيْنَهُمَا فَإِن بَغَتْ إِحْدَاهُمَا عَلَى الْأُخْرَى فَقَاتِلُوا الَّتِي تَبْغِي حَتَّى تَفِيءَ إِلَى أَمْرِ اللَّهِ فَإِن فَاءتْ فَأَصْلِحُوا بَيْنَهُمَا بِالْعَدْلِ وَأَقْسِطُوا إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ الْمُقْسِطِينَإِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ إِخْوَةٌ فَأَصْلِحُوا بَيْنَ أَخَوَيْكُمْ وَاتَّقُوا اللَّهَ. لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ "Eğer inananlardan iki grup birbirleriyle savaşırlarsa aralarını düzeltin. Eğer biri ötekine karşı haddi aşarsa, Allah’ın buyruğuna dönünceye kadar haddi aşan tarafa karşı savaşın. Eğer (Allah’ın emrine) dönerse artık aralarını adaletle düzeltin ve (onlara) adaletli davranın. Çünkü Allah, adaletli davrananları sever. Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah'a karşı gelmekten sakının ki, size merhamet edilsin.“ ( Hucurât, 49/9-10.)

17 T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ Yine Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V)’den, ümmet şuuru ile bir araya gelen Mü’minler arasındaki kardeşlik hukukunun sapasağlam yürütülebilmesinin ip uçlarını alabilmekteyiz. : قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم الْمُسْلِمِ أَخُو الْمُسْلِمِ، لاَ يَظْلِمُهُ، ولاَ يَخْذُلُهُ، وَ لَا يَحْقرُه التَّقْوَى هَهُنَا و يَشِيرُ إِلَى صَدْرِهِ. بِحَسْبِ امْرِئٍ مِنَ الشَّرِّ أَن يَحْقِرَ أَخَا الْمُسْلِمُ. كُلِّ الْمُسْلِمِ عَلَى الْمُسْلِمِ حَرَامٌِ دمه ومَالُهُ وَعِرْضُه Müslüman Müslümanın kardeşidir. Ona (ihânet etmez), zulmetmez, onu mahrum bırakmaz, onu tahkîr etmez. Takva şuradadır-eliyle göğsünü işaret etti Kişiye şer olarak, müslüman kardeşini tahkir etmesi yeterlidir. Her Müslümanın malı, kanı ve ırzı diğer Müslümana haramdır. Müslim, Birr, 10. IV, 1976.

18 T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ Rabbimiz Kur’an-ı Keriminde bir sünnetullahtan bahseder:Bizlerden önceki kavimlerden kendilerine kitap verilenler olmuş,bizler gibi,bir ve beraber olma, ümmet olma ve asla ayrılığa düşmeme notasında uyarılmışlardır.Fakat bu değişmez kardeşlik yasasına muhalif bir yol benimsediklerinden dolayı helak olmuşlardır. وَلَا تَكُونُوا كَالَّذينَ تَفَرَّقُوا وَاخْتَلَفُوا مِنْ بَعْدِ مَا جَاءَ هُمُ الْبَيِّنَاتُ وَاُولئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ عَظيمٌ “Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte onlar için büyük bir azap vardır.” (Al-i İmran, 3/105) SÜNNETULLAH

19 T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ Din-i Mübin-i İslam’ın kıyamete kadar değişmez kardeşlik yasasına rağmen, günümüzde Mü’minler arasında gelinen binbir türlü ayrılık ve problemler silsilesi karşısında bizler, net bir şekilde, kollektif bir hareketin içinde olmamız, Müslüman toplumlarla birlikte hareket etmemiz gereğini artık anlamalıyız. “Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur'ân’a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O’nun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de O sizi oradan kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz” ( Al-i İmran/103) وَاعْتَصِمُواْ بِحَبْلِ اللّهِ جَمِيعًا وَلاَ تَفَرَّقُواْ وَاذْكُرُواْ نِعْمَةَ اللّهِ عَلَيْكُمْ إِذْ كُنتُمْ أَعْدَاء فَأَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِكُمْ فَأَصْبَحْتُم بِنِعْمَتِهِ إِخْوَانًا وَكُنتُمْ عَلَىَ شَفَا حُفْرَةٍ مِّنَ النَّارِ فَأَنقَذَكُم مِّنْهَا كَذَلِكَ يُبَيِّنُ اللّهُ لَكُمْ آيَاتِهِ. لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ

20 T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ Vücudumuzun küçük bir yerinde ortaya çıkabilecek en küçük bir sıkıntı nasıl ki tüm bedeni rahatsız ediyorsa, Dünyanın neresinde olursa olsun, İslam beldelerinin herhangi birinde oluşacak bir yangın tüm İslam beldelerini titretmelidir. Artık en yakın komşu kardeşlerimizin evlerindedir yangın ve unutmayalım ki Allah ve Rasülü bizlerden ümmet şuuruna dayalı bir refleks beklemektedir. : قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم م ثَلُ المُؤْمِنِينَ في تَوَا دهِّمْ وَتَرَاحُ مِهِمْ وَتَعاطُفِهِمْ مَثَلُ الجَسَدِ إذَا اشْتَكَى مِنْهُ عُضْوٌ تَدَاعَى لَهُ سَائِرُ.الجَسَدِ بِالسَّهَرِ وَالحُمَّى “Resulullah (a.s.v.) buyurdular ki: Birbirlerini sevmede, birbirlerine merhamette, birbirlerine şefkatte mü'minlerin misâli, bir bedenin misâlidir. Ondan bir uzuv rahatsız olsa, diğer uzuvlar uykusuzluk ve hararette ona iştirak ederler.” ( Müslim, Birr,17. IV, )

21 T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ Günümüz Müslümanlarının ümmet şuurundan uzak bir görüntü sergiledikleri aşikardır. Bu durumun en büyük sebeplerinden biri son ikiyüz yıldır Batı dünyasının kardeşlik bünyemize zerkettiği kapitalist hayat tarzıdır. Menfaatler söz konusu olduğunda,öz kardeşimizi dahi ezip geçmemiz gerektiğini bizlere fısıldayan bu zehir karşısında yüce Nebi (S.A.V) bizlere aramızdaki kardeşliğin nasıl olması gerektiğini haykırmaktadır. الْمُسْلِمِ أَخُو الْمُسْلِمِ، لاَ يَظْلِمُهُ، ولاَ يَخْذُلُهُ، وَ لَا يَحْقرُه التَّقْوَى هَهُنَا ويُشِيرُ إِلَى صَدْرِهِ. بِحَسْبِ امْرِئٍ مِنَ الشَّرِّ أَ يَحْقِرَ أَخَا الْمُسْلِمُ. كُلِّ الْمُسْلِمِ عَلَى الْمُسْلِمِ حَرَام ودمه ومَالُهُ وَعِرْضُه “Müslüman Müslümanın kardeşidir. Ona (ihânet etmez), zulmetmez, onu mahrum bırakmaz, onu tahkîr etmez. Takva şuradadır-eliyle göğsünü işaret etti Kişiye şer olarak, müslüman kardeşini tahkir etmesi yeterlidir. Her Müslümanın malı, kanı ve ırzı diğer Müslümana haramdır.” ( Müslim, Birr, 10. IV, 1976.) قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم

22 T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ Ümmet olma yolunda kardeşlik temelini attıktan sonra sorumluluklarımızda ardısıra gelmeye devam eder. Kendini bu ümmetin bir ferdi olarak görenlerin artık en büyük özelliği kardeşlerinin menfaatini kendi menfaatinin üstünde görmesidir. Dinimiz bu durumu isar kavramıyla açıklar. İsar; din kardeşinin hak ve menfaatlerini kendi hak ve menfaatlerinden önde tutmaktır. (Süleyman Uludağ,Tasavvuf Terimleri Sözlüğü, Marifet Yay.,İstanbul 1999,s.272.) Ümmet olma yolunda kardeşlik temelini attıktan sonra sorumluluklarımızda ardısıra gelmeye devam eder. Kendini bu ümmetin bir ferdi olarak görenlerin artık en büyük özelliği kardeşlerinin menfaatini kendi menfaatinin üstünde görmesidir. Dinimiz bu durumu isar kavramıyla açıklar. İsar; din kardeşinin hak ve menfaatlerini kendi hak ve menfaatlerinden önde tutmaktır. (Süleyman Uludağ,Tasavvuf Terimleri Sözlüğü, Marifet Yay.,İstanbul 1999,s.272.) وَالَّذِينَ تَبَوَّؤُوا الدَّارَ وَالْإِيمَانَ مِن قَبْلِهِمْ يُحِبُّونَ مَنْ هَاجَرَ إِلَيْهِمْ وَلَا يَجِدُونَ فِي صُدُورِهِمْ حَاجَةً مِّمَّا أُوتُوا وَيُؤْثِرُونَ عَلَى أَنفُسِهِمْ وَلَوْ كَانَ بِهِمْ خَصَاصَةٌ وَمَن يُوقَ. شُحَّ نَفْسِهِ فَأُوْلَئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ “Onlardan (muhacirlerden) önce o yurda (Medine’ye) yerleşmiş ve imanı da gönüllerine yerleştirmiş olanlar, hicret edenleri severler. Onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık duymazlar. Kendileri son derece ihtiyaç içinde bulunsalar bile onları kendilerine tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden, hırsından korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.” ( Haşr-9) İSAR

23 T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ İsarın zıddı olan bencillik,insanın yalnız kendisiyle ilgilenmesi,ilişkide bulunduğu herkesi ve her şeyi kendi yararına kullanma isteği anlamına gelmektedir.Günümüz sözde modern dünyasının oluşturmaya çalıştığı insan tipi bu şekildedir.Ancak yüce dinimiz asla bencil bir insan tipini kabul etmez, hatta din kardeşinin sorunlarına kayıtsız kalmayı İslam dışı olarak telakki eder. “İnsanların en düşük karakterlileri bencil ve korkak kimselerdir” (Ebû Dâvûd, Süleyman b. el-Eş’as, Sünen, Cihâd, B. 21, Çağrı Yay., İstanbul 1990.) “Müslümanların derdiyle ilgilenmeyen onlardan değildir.” (Heysemî, Mecmeu’z-zevâid, c. X, s. 248.) قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم

24 T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ Ümmet olabilme yolunda kardeşliği ve onun gereklerini yerine getirirken bir yandan da oluşturulan bu yapının korunması gereklidir.Bu noktada atılacak ilk adım; Tarihimiz boyunca hiçbir zaman bizlere hayırlı bir rüya görmeyen,kendilerine tabi olmadıkça asla bizlerden razı olmayacak olan fısıltı sahiplerine kulaklarımızı tıkayıp yüzümüzü kardeşlerimize dönmeli, sorunları direk yüz yüze çözmeli ve art niyet sahiplerine fırsat tanımamalıyız. ىا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِن جَاءكُمْ فَاسِقٌ بِنَبَأٍ فَتَبَيَّنُوا أَن تُصِيبُوا قَوْمًا بِجَهَالَةٍ فَتُصْبِحُوا عَلَى مَا فَعَلْتُمْ نَادِمِينَ “Ey iman edenler! Size bir fasık bir haber getirirse, bilmeyerek bir topluluğa zarar verip yaptığınıza pişman olmamak için o haberin doğruluğunu araştırın.” ( Hucurat – 6)

25 T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ Oluşturulan ümmet binasını korumada bir diğer önemli madde kardeşlerimiz hakkında zandan kaçınmak ve arkalarından hoşlanmadıkları biçimde hareket etmemektir يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اجْتَنِبُوا كَثِيرًا مِّنَ الظَّنِّ إِنَّ بَعْضَ الظَّنِّ إِثْمٌ وَلَا تَجَسَّسُوا وَلَا يَغْتَب بَّعْضُكُم بَعْضًا أَيُحِبُّ أَحَدُكُمْ أَن يَأْكُلَ لَحْمَ أَخِيهِ مَيْتًا فَكَرِهْتُمُوهُ وَاتَّقُوا اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ تَوَّابٌ. رَّحِيمٌ “Ey iman edenler! Zannın birçoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.” ( Hucurat-12)

26 T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ Kur’an-ı Mübin ümmet olgusu üzerinde bu kadar ayrıntılı bir şekilde durmasına rağmen maalesef günümüz dünyasında olduğu gibi ümmet arasında çok kanlı hesaplaşmalar görülmeye devam etmektedir. Bizi bizden iyi bilen yüce Yaratıcımız yaraya merhem arayanlara çareyi en güzel bir şekilde vermektedir. "Eğer inananlardan iki grup birbirleriyle savaşırlarsa aralarını düzeltin. Eğer biri ötekine karşı haddi aşarsa, Allah’ın buyruğuna dönünceye kadar haddi aşan tarafa karşı savaşın. Eğer (Allah’ın emrine) dönerse artık aralarını adaletle düzeltin ve (onlara) adaletli davranın. Çünkü Allah, adaletli davrananları sever. Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah'a karşı gelmekten sakının ki, size merhamet edilsin.“( Hucurât, 49/9-10.) وإِن طَائِفَتَانِ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ اقْتَتَلُوا فَأَصْلِحُوا بَيْنَهُمَا فَإِن بَغَتْ إِحْدَاهُمَا عَلَى الْأُخْرَى فَقَاتِلُوا الَّتِي تَبْغِي حَتَّى تَفِيءَ إِلَى أَمْرِ اللَّهِ فَإِن فَاءتْ فَأَصْلِحُوا بَيْنَهُمَا بِالْعَدْلِ وَأَقْسِطُوا إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ الْمُقْسِطِينَِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ إِخْوَةٌ فَأَصْلِحُوا بَيْنَ أَخَوَيْكُمْ وَاتَّقُوا اللَّهَ. لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ

27 T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ SONUÇ 1) Yaklaşık1500 yıllık tarihimizde ümmet şuurundan bu kadar uzak kalarak kardeşlerimize sırt çevirdiğimiz bir dönem belki de hiç yaşanmadı. 2)Çare olarak atacağımız ilk adım ; tarihimize bakarak medeniyetimizde çok geniş çapta bulunan; Müslümanların ümmet şuuru ile birbirlerinin dertleri ile dertlenme örneklerini zihin tarihimizden şöyle bir geçirmek olacaktır. SONUÇ 1) Yaklaşık1500 yıllık tarihimizde ümmet şuurundan bu kadar uzak kalarak kardeşlerimize sırt çevirdiğimiz bir dönem belki de hiç yaşanmadı. 2)Çare olarak atacağımız ilk adım ; tarihimize bakarak medeniyetimizde çok geniş çapta bulunan; Müslümanların ümmet şuuru ile birbirlerinin dertleri ile dertlenme örneklerini zihin tarihimizden şöyle bir geçirmek olacaktır.

28 T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ 3) Ait olduğumuz ümmet teşekkülüne, tüm alemin ihtiyacı olduğunu, yine medeniyetimizin tüm dünyaya yaşatmış olduğu enfes seviyeyi tekrar hatırlamalıyız. 4) Bilmeliyiz ki bu sorumluluk bizlere imandan sonra yüklenen en büyük görevdir. 5) Bu yüce görev dahilinde harabeye dönen kardeşlik binamızı tekrar onarmalı, ümmet şuuru ile kardeşlerimizin dertleri ile dertlenme ameliyesini bir an önce hayata geçirmeliyiz. 3) Ait olduğumuz ümmet teşekkülüne, tüm alemin ihtiyacı olduğunu, yine medeniyetimizin tüm dünyaya yaşatmış olduğu enfes seviyeyi tekrar hatırlamalıyız. 4) Bilmeliyiz ki bu sorumluluk bizlere imandan sonra yüklenen en büyük görevdir. 5) Bu yüce görev dahilinde harabeye dönen kardeşlik binamızı tekrar onarmalı, ümmet şuuru ile kardeşlerimizin dertleri ile dertlenme ameliyesini bir an önce hayata geçirmeliyiz.

29 T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ 6) Ümmet binasının korunmasında yine ümmetin her bir ferdine görev ve sorumluluklar düşmektedir. Din-i Mübin- i İslam çerçevesinde sorumluluklarımızı öğrenmeli ve yine aynı çerçevede ümmet binasının korunmasındaki mesuliyetimizin de idrakine varmalıyız. 8) Bu ulvi sorumluluktan kaçındığımız takdirde, Sünnetullah gereği sonumuzun helaki kaçınılmazdır. 9) Henüz Alem-i İslam nefes alıp vermededir.Medeniyetimiz son sözünü söylememiştir. 6) Ümmet binasının korunmasında yine ümmetin her bir ferdine görev ve sorumluluklar düşmektedir. Din-i Mübin- i İslam çerçevesinde sorumluluklarımızı öğrenmeli ve yine aynı çerçevede ümmet binasının korunmasındaki mesuliyetimizin de idrakine varmalıyız. 8) Bu ulvi sorumluluktan kaçındığımız takdirde, Sünnetullah gereği sonumuzun helaki kaçınılmazdır. 9) Henüz Alem-i İslam nefes alıp vermededir.Medeniyetimiz son sözünü söylememiştir.

30 T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ 10) Bizler ceddimize bakarak ümmet olma yolunda tüm kardeşlerimize Mehmet Akif’in dilinden sesleniyoruz : Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez; Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez. ALLAH (CC) YAR VE YARDIMCIMIZ OLSUN. 10) Bizler ceddimize bakarak ümmet olma yolunda tüm kardeşlerimize Mehmet Akif’in dilinden sesleniyoruz : Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez; Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez. ALLAH (CC) YAR VE YARDIMCIMIZ OLSUN.


"MÜSLÜMANLARIN ÜMMET ŞUURU İLE BİRBİRLERİNİN DERTLERİ İLE DERTLENMELERİ Moderatör : Mustafa TAŞTEKİN Sakarya İl Vaizi Hazırlayan : Muhammet KAPOĞLU İ-H." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları