Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Nusayriyye Muhammed b. Nusayr en Nemîrî (270-885) tarafından kurulan ve Bâtınîlikten ayrıldığı kabul edilen bir fırkadır. İbn Nusayr’dan sonra mezhebin.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Nusayriyye Muhammed b. Nusayr en Nemîrî (270-885) tarafından kurulan ve Bâtınîlikten ayrıldığı kabul edilen bir fırkadır. İbn Nusayr’dan sonra mezhebin."— Sunum transkripti:

1 Nusayriyye Muhammed b. Nusayr en Nemîrî ( ) tarafından kurulan ve Bâtınîlikten ayrıldığı kabul edilen bir fırkadır. İbn Nusayr’dan sonra mezhebin başına sırasıyla Muhammed b. Cündüb(ö. III/IX.asır)- Ebû Muhammed Abdullah b. Muhammed el-Cenân el- Cünbûlânî (287/ 900)- Hüseyin b. Hamdan el-Hasîbî (358/969) geçmiştir. el-Hasîbî Seyfü’d-devle’nin Halep emirliği esnasında mezhebini alenen yayma imkanı bulmuş ve fırkaya ait kutsal metin olarak kabul edilen Kitâbu’l-Mecmu’u yazmıştır.

2 Nusayriyye/Tarihçesi Fırka Halep, Lazkiye, Cebel-i Nusayr ve Antakya bölgesinde varlığını sürdürmüş, bölgedeki diğer fırkalar gibi zaman zaman siyasî hadiselere taraf olmuştur. 1516’da Osmanlılar bölgeye gelinceye kadar Nusayrîler Haçlıların, Eyyûbîlerin, ve Memlûklerin hakimiyetinde yaşamışlardır. XIX. asırda Osmanlıların bölgedeki yatırımlarıyla, dinî ve etnik bir cemaat olmaktan çıkarak devleti oluşturan bir unsur haline gelen Nusayriler, 1920’den sonra Fransız Mandasına geçmişler ve Alevî adıyla anılmaya başlamışlardır. 1939’da Hatay’ın meclis kararıyla Türkiye’ye katılmasından sonra Nusayrîler iki ayrı devlette varlıklarını sürdürmüşlerdir. II. Dünya savaşı sonunda bağımsızlığını kazanan Suriye’de kabuklarına çekilmek yerine iktidarı ele geçirmek için sistemli bir kadrolaşma faaliyetine giren Nusayriler, önce 1963’de seslerini duyurmuşlar, 1970’de Hafız Esed liderliğinde iktidarı ele geçirmişlerdir. Günümüzde oğlu Beşşar Esad iktidarı devam ettirmektedir.

3 Nusayri İnançları/AMS Nusayrî şehadeti “Nisbe suresinde” A-M-S harflerinin mânâsı olarak şöyle ifade edilir: “Ali b. Ebî Talib’ten başka ilah olmadığına, Seyyid Muhammed el-Mahmud’dan başka Hicâb olmadığına ve Selman Fârisî’den başka Bâb olmadığına şehadet ederim”. Şehadetlerinde de görüleceği gibi Nusayrî inancının temelini Ali’nin uluhiyyeti oluşturur. Ali zatı idrak edilemeyen, tabir ve tavsiften yüce, mücerred ulûhiyyet için bir sembol olan “mânâ”dır. Ondan hariçte görünen şahıslaşmış şekillerin oluşması için ilk mevcut sudur etmiştir. Bu ilk mevcut “isim-yani Muhammed”tir. “İsm”in “mânâ”nın harici ve müşahhas görünüşü olduğu gibi “bab-Selman Fârisî” da mücerred Gayb alemini kavramaya giden yolda sıradan insanın gideceği yere ulaştıran rûhânî yoldur. Böylece Nusayrîliğin büyük sır olarak kabul ettiği AMS üçlemesi ortaya çıkar.

4 Nusayri İnançları/Yedi Zuhur Esasen bu üçleme Nusayri inancına göre Tanrı Ali’nin en kamil tecelli ve hululüdür. Zira onlar Tanrının yedi defa yeryüzüne hulûl ettiğine inanırlar. Buna göre hulûller şöyledir: MânâİsimBâb HabilAdemCebrail ŞîtNuhYabil b. Fâtin YusufYakubHem b. Kûş Yuşa’MusaDen b. Asyot AsafSüleymanAbdullah b. Sinan Bâtıraİsa Ruziye b. Merzubân AliMuhammed Selman

5 Nusayri İnançları/AMS Nusayrilik Batini görüşü üzerine kurulmuş, zamanla Şii inanç motifleriyle bütünleşmiştir. Örneğin Batıniler yaygın olarak 7 imamın, Nusayriler de 12 imamın üzerinde durmuşlardır. Nusayri inancına göre evren batın-zahir ilişkisi üzerine kurulmuştur. Tanrı nurların nurudur ve bütün özellikleri ile nurlar alemi olan batın alemde yaşamaktadır. Kısacası Tanrı nurdan bir varlıktır. Zahir alemde ise insanlara insan şeklinde görünmüştür. Tanrı insanlara Habil, Şiş, Yusuf, Yuşa, Asaf, Şem’un ve Ali b. Ebi Talib olarak görünmüştür. Zahir alemde görülen bütün bu kişiler Ali’nin kendisidir. Bu inanca göre Ali, Allah’ın cisimleşmesinden başka bir şey değildir.

6 Nusayri İnançları/Beş Eytam Muhammed ve Selman da Tanrı’nın nurundan ilk yaratılan ve O’nunla birlikte zuhur eden varlıklardır. Selman aynı zamanda kainatın idarecisidir. Bâb’ın yardımcıları “beş eytam” denilen manevi evlatlarıdır. Bunlar; 1. Mikdat b. Esved, tabiat olaylarını idare eder. 2. Ebû Zerri’l- Ğıffârî, yıldızları idare eder. 3. Abdullah b. Revâha, canlıların hayatını idare eder. 4. Osman b. Ma’zûn, rızk ve hastalıklarla uğraşır. 5. Kanber b Ka’dân ed-Devrî, ruhları cesetlere gönderir.

7 Nusayri İnançları/Tekemmüs Nusayrîler, sadece kendilerinin Tanrı Ali tarafından yaratıldıklarına inanırlar. Nusayrîliğe göre onlar, Ali’nin ilahlığını bilmek ve ona inanmakla gururlandıkları için, Ali onları cezalandırmak üzere insan olarak yeryüzüne göndermiştir. Nusayrî ruhları, yaptıkları iyiliklerle tekamül edip beden kıskacından kurtulabilirler. Bu tekamül fırkada “tekemmüs/gömlek değiştirme” denilen tenasuh inancıyla mümkündür. Kurtuluşa eren Nusayrî ruhu için bir yıldız yaratılır ve ruh, bu yıldızda ikamet etmek üzere nurlar alemine gider.

8 Nusayri İnançları/Kadın Nusayri inancına göre kadın mü’min olamaz, eğer onun mü’min olması takdir edilirse mü’min bir erkek şekline çevrilir. Zira kadının sureti mü’minin yükseldiği dereceden düşüş halidir. Bu bakımdan Nusayriliğe inanmayan kişinin ölümü halinde suretinin kafir bir kadın suretine çevrileceğine inanılır. Şeytanlar kadınlardandır. Kişi küfründe haddi aştığı zaman İblis olur ve dünyaya kadın suretinde gelir. İnsanların günahlarından şeytanlar, şeytanların günahlarından da kadınlar yaratılmıştır. Bu bakımdan kadına din telkin edilmez. Ancak kadının bu şekilde kabulü, onun Nusayrî sosyal hayatında yeri yoktur anlamına gelmez. Gerek dinî tören ve ayin hazırlıklarında olsun gerekse ziyaretlerde olsun kadınlar da erkekler kadar dinî faaliyetlerin içindedirler. Diğer taraftan Türk örfünde gördüğümüz kadının aile içindeki konumu ve sosyal hayattaki değeri, Nusayrî toplulukları tarafından da aynen benimsenmiştir.

9 Nusayri İbadetleri Namazı dua olarak kabul edip kendilerine göre sembolik figürler kullanırlar. Ancak namaz ile ilgili kullanılan terminoloji İslâmî’dir. Namaz öncesi bedenlerini gusle benzeyen bir temizlikle bütünüyle temizlerler. Ferdî ve toplu olarak ifa edilebilen namaz esnasında okunan dinî metinler ise Kur’ân ve Kitâbu’l-Mecmu’ kaynaklıdır. Namaz için güneşe doğru dönülür ve beş şart kabul edilir: 1.Muhammed, Fâtır (Fatıma), Hasan Hüseyin ve Muhsin’den ibaret beş seçkini, masumu bilmek; 2.gülmeden ve konuşmadan namaz kılmak, 3.Abbasî rengi olduğu için siyah takke giymemek; 4. ibadeti gizli yapmak; 5. namazı, “Ey Yüce, Büyük ve Arıların Efendisi, bize merhamet et” diyerek bitirmek. Toplu namazları esnasında kutsal kabul edilen şarap, bir kadeh içinde birer yudum içilmek üzere hafif sesle“sırr-ı ayn-ı mîm-i sin” denilerek, sırayla cemaat arasında dolaştırılır.

10 Nusayri İbadetleri Oruç bâtınî bir yorum ile peygamberin babası Abdullah b. Abdulmuttalib’in sessizliği olarak kabul edilmekle beraber Ramazan ayı, diğer Müslümanlarla birlikte kutsal günler olarak algılanır ve her bir günü mezhepçe kutsiyetlerine inanılan şahıslara tahsis edilerek kendilerince idrak edilir. Zekat, diğer Şîî fırkalarında olduğu gibi din adamlarına verilir. Günümüz Nusayrîliğinde zekat çeşitli dinî törenler ve bayramlar vesilesiyle belli bir orana bakılmaksızın din adamlarına verilir. Hac yerine kendi ikamet ettikleri bölgelerdeki kutsal saydıkları yatır, türbe ve makamlar genellikle Eylül ayının ilk haftalarında ziyaret edilir. Bugün Türkiye Nusayrîlerinin kutsal saydığı ziyaretlerin en meşhurları, tamamı Hatay ili sınırlarında kalan, Dalyan köyü yakınında Hıdır el-Elvan, Samandağ civarında Hıdır el-Bahîr, Harbiye civarında Şeyh Yusuf el-Hakim’dir. Ziyaretlerin çoğu kubbe örtülü, beyaz renkli, temiz ve bakımlıdır.

11 Nusayri Din Adamları Nusayrilerde büyük şeyh, şeyh, nakîb ve necîb olmak üzere dört sınıf din adamı vardır. Necîb: törenler sırasında din adamlarına yardımcı olan halkın seçkinlerinden kimselere denilir. Şeyh ailesinden değillerdir. Nakîb: Şeyh ailesinden olmakla birlikte Şeyhlik eğitimi alan adaylara verilen addır. Şeyh: Dini törenleri idare etme ve zekat alma yetkisine sahiptir. Bunlar nesilden nesile intikal eden bir silsileye ve belli aile ocaklarına sahip kimselerdir. Toplum içinde belirgin imtiyazları vardır. Şeyhler bir kimsenin mezhebe girmesi için üç kademeli olarak yapılan törenlere büyük önem verirler.Tarikatlardaki intisap törenlerine benzer bu törenlerden önce delikanlı çağındaki adaya bir kirve (veya din amcası) tayin edilir. Bu şahıs gencin gerek dinî eğitimi ve gerekse dinî hayatındaki sebatı konusunda hayatının sonuna kadar adaydan sorumludur.

12 Nusayri Bayramları Nusayrîlerin dinî hayatlarını devam ettirmede vazgeçilmez unsurlar olarak bayramların önemli bir yeri vardır. Genellikle diğer Şiiler ile birlikte kutladıkları bayramları yanında kendi mezheplerine özgü bayramları da vardır. Günümüz Nusayrîliğinde yirmiden fazla bayram vardır. Bunlardan önemlileri: Fâtır (Ramazan) Bayramı, Adha Bayramı, Ğadîr Bayramı (18 Zilhicce), Mübahele Bayramı (21 Zilhicce), Firaş Bayramı, (29 Zilhicce), Aşûre Bayramı, (10 Muharrem) Nevruz Bayramı, Mihrican Bayramı Yılbaşı’dır.

13 Günümüz Nusayriliği Nusayrilerin Cem Evleri olmadığı gibi sema, saz çalma ve buna benzer ritüelleri de yoktur. Buna karşılık toplu ibadetleri ve kutsal günleri bulunmaktadır. Nusayriler bir mezhep olmadıklarını ve İslam’ın kendileri olduğunu kabul etmişlerdir. Hz. Ali ve ehlibeyt taraftarı olan 12 imama yakındırlar. Bu bakımdan İran ve Irak Caferilerine benzemekle beraber aralarında bazı ayrıntılar vardır. Nusayrilerde muta nikahı yoktur. Yoğun bir tesettür uygulaması, kadın-erkek arasında kaç göç de yoktur. Helal haram anlayışları, iman, itikat, yaşam biçimleri Kuran’a göre uygulanmaktadır. Aile, ahlak, sosyal değerler İslami, insani ve modern yasalara göre uyarlanmaktadır. İslam’ın ve İman’ın şartları aynen Nusayriler için de geçerlidir. Hac, namaz, zekat oruç, abdest, gusül, bayram gibi görünen İslam ibadetlerinin yanında, dışarıdan görünmeyen içsel ibadetlerini de kendi aralarında yapmaktadırlar.

14 Günümüz Nusayriliği Nusayrilerin diğer mezheplerden en büyük farkı da ruh göçünü (tenasüh) yani reankarnasyona inanmalarıdır. Nitekim Antakya, Adana ve Mersin’de özellikle Nusayriler arasında çok sayıda, oldukça şaşırtıcı reankarnasyon olgularına rastlanmaktadır. Nusayrilerde 80 civarında kutsal gün ve gece bulunmaktadır. Nusayrilerin kutsal günler listesinde Hz.Adem’den Hz.Muhammet’e kadar tüm peygamberler, havariler, sahabeler için kutlama günleri bulunmaktadır. Bu kutsal günlerde toplu halde namaz kılınmakta, Adana’da Kamhi, Hatay’da Hirıse olarak isimlendirilen bir çeşit etli döğme çorbası pişirilerek çevredeki Nusayrilere ve tüm fakirlere dağıtılması da onların en belirgin özelliklerinin başında gelmektedir. Bu arada Alevilerin kazanlarda çorba veya yemek pişirme gelenekleri Hz.Muhammet’ten 500 yıl önce Yemen’in Babil şehrinde yaşayan Kahtani dedelerinden kalma bir gelenek olduğunu söylemekte de yarar vardır. Nitekim Kuran’ın Seba Suresinde de bu yemek kazanlarından söz edilmektedir. Ancak günümüzde bunların çoğu kullanılmamaktadır. Bu arada Kerbela’yı anma törenlerinde Şiiler’de olduğu gibi kendilerini zincirle döverek, kan akıtma gibi bir ritüelleri yoktur.

15 Günümüz Nusayriliği Şerafettin Serin 1938 yılında Adana'nın Havutlu Kasabasında doğdu. Allah ve Resulune, İslam Dini ve Ehl-i Beyt'e olan sevgi ve aşkı Hasimi soyuna dayanan baba ve dedelerinden mirastır. Fahri olarak icra etmekte olduğu dini gorevi de yine baba ve dedelerinden Mihrizi soyla bilinen seceresinden miras kalmadır. Abbas oğlu Şerafettin Hoca Kur'anı Kerim ve Ehl-i Beyt kaynaklarına dayanarak yaptığı araştırmalarını yazdığı 7 kitapta derleyerek biz Ehl-i Beyt sevenlerine sunmustur. Bazı Eserleri: Hz. Ali Velayetinde Alevi Nusayriler " Ehl-i Beyt Yolunda Alevi Nusayrilerin İnancı Allah’ın Dini Islam

16 Günümüz Nusayriliği Ş EYH MAHMUT REYHAN İ 1920 yılında İskenderun'da doğdu. O zaman doğum yeri olan İskenderun'la birlikte bütün Hatay ili Fransızların egemenliği altında olup Suriye Hükümetine bağlıydı. Bu bakımdan ilk ve orta ögretimini devletin dili olan Arapça üzerine yaptı. Zamanın kötü şartları karşısında yüksek öğrenimini sürdüremediği için kendi kendine bilgisini ilerletme ve özellikle Arapça'dan bildiklerini değerlendirip çoğaltma çabası içine girdi. Böylece gençlik çağını geçirdiği gibi yaşlandıkça da bu çabasını bu gune kadar sürdürdü. Uzun araştırma ve çabaların sonucu olarak ortaya koyduğu eserler: Gölgesiz Işıklar-I Alevilik ve öncesi Gölgesiz Işıklar-II Tarihte Aleviler Gölgesiz Işıklar-III Mezhepte Aleviler Gölgesiz Işıklar-IV Haksızlık ve Haklılık


"Nusayriyye Muhammed b. Nusayr en Nemîrî (270-885) tarafından kurulan ve Bâtınîlikten ayrıldığı kabul edilen bir fırkadır. İbn Nusayr’dan sonra mezhebin." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları