Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU SAĞLIK HİZMETLERİNDEN KİMLER YARARLANABİLİR? OHSAS WHO.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "SOSYAL GÜVENLİK KURUMU SAĞLIK HİZMETLERİNDEN KİMLER YARARLANABİLİR? OHSAS WHO."— Sunum transkripti:

1 SOSYAL GÜVENLİK KURUMU SAĞLIK HİZMETLERİNDEN KİMLER YARARLANABİLİR? OHSAS WHO

2 SAĞLIĞIN TANIMI Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO), sağlığın tanımını çağdaş, tam ve geniş anlamıyla yapmıştır. Bu tanım, Dünya Sağlık Teşkilatı’nın temel yasasında yer alarak kesinlik kazanmıştır. Böylece değişikliğe uğratılması önlenmiştir. Çünkü sağlığın tanımı değişik çevrelere göre, değişik şekilde yapılmak istenmektedir. Sağlık, yalnız hastalık ve sakatlığın olmayışı değil, bedenen, ruhen ve sosyal yönden tam bir iyilik halidir

3 SAĞLIK HİZMETLERİ Kişilerin ve toplumların sağlıklarını korumak, hastalandıklarında tedavilerini yapmak, tam olarak iyileşmeyip sakat kalanların başkalarına bağımlı olmayıp yaşayabilmelerini sağlamak ve toplumların sağlık düzeylerini yükseltmek için yapılan planlı çalışmaların tümüne’’ sağlık hizmetleri ’’ denir. Sağlık hizmetlerinin üç boyutu vardır. Koruma, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri. Sağlık hizmetlerinin temel amacı, kişilerin hasta olmamalarını sağlamak, yani onları hastalıktan korumaktır. Ancak, her türlü çabaya karşın herkesi, her hastalıktan korumak mümkün olmaz, bazıları hastalanır. İşte o zaman sağlık hizmetlerinin ikinci amacı olan ‘’hastalıkların tedavisi’’ söz konusu olur. Çağımızın şu andaki bilgileri ve var olan yöntemleri ile her hasta tedavi edilemez, bazıları ölür, bazıları ise sakat kalır. Sağlık hizmetlerinin üçüncü amacı sakatların başkalarına bağımlı olmadan, kendi kendilerine yeter biçimde yaşamalarını sağlamak, yani rehabilite etmektir

4 KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ Kişiye yönelik koruyucu hizmetler; Bağışıklama, ilaçla koruma, erken tanı, iyi beslenme, aile planlaması, sağlık eğitimidir. Çevreye yönelik koruyucu hizmetler; Çevremizdeki olumsuz biyolojik, fiziksel ve kimyasal faktörleri yok ederek, düzelterek ya da insanları etkilemelerini önleyerek kişilerin sağlıklarını koruyabilmektir

5 İyileştirici (Tedavi Edici) Sağlık Hizmetleri Birinci basamak: (Sağlık ocakları, Ana çocuk sağlığı ve aile planlaması merkezleri, Tüberküloz dispanserleri) İkinci basamak: Hastaların yatırılarak teşhis ve tedavi hizmetlerinin verildiği genel hastanelerdir yataklı, 3-4 uzman hekimin çalıştığı hastaneler olabildiği gibi tam teşekküllü hastaneler de olabilir. Üçüncü basamak: Özel dal hastaneleridir. Bu hastaneler, en yüksek tıp teknolojilerinin uygulandığı gelişmiş tedavi merkezleridir. Kanser hastaneleri, sanatoryumlar, ruh sağlığı hastaneleri üçüncü basamak için örneklerdir.

6 Rehabilitasyon Hizmetleri Rehabilitasyon (esenlendirme) bedence ya da ruhca sakat kalmış olanların başkalarına bağımlı olmaksızın yaşayabilmelerini sağlamak için yapılan bütün çalışmaları kapsar. İki türlü rehabilitasyon vardır. Tıbbi rehabilitasyon: Bedensel sakatlıkların mümkün olduğu kadar düzeltilmesidir. (Protezler, işitme cihazları v.s) Sosyal (mesleki) rehabilitasyon: Sakatlıkları nedeniyle eski işlerini yapamayanlara ya da belirli bir işte çalışmayanlara iş öğretme, iş bulma ve işe uyum sağlamalarına yönelik her türlü hizmeti kapsar.

7 Sosyal Güvenlik Tanımı İnsanlar hayatlarının bazı dönemlerinde sosyal- ekonomik nedenlerle ya da yaşlanma, sakatlanma gibi fiziksel nedenlerle geçici veya sürekli bir şekilde gelirlerini kaybedebilir ya da hastalanabilirler. Karşılaştıkları bu olumsuz durumlarla bireysel olarak baş etmeleri mümkün olmayabilir. Sosyal güvenlik sistemlerinin temel amacı böyle zor dönemlerde insanları yoksulluk ve yoksunluk riskine karşı korumaktır.

8 Sosyal Güvenlik Tanımı Bir diğer ifadeyle, sosyal güvenlik sistemleri toplumun zor durumda olan bireylerine yardım etmeyi daha iyi durumda olan kişilerin vicdanına bırakmayarak toplumsal dayanışmayı kurumsal hale getirir ve vatandaşlara sosyal güvenliği bir hak olarak sunar. Toplumsal dayanışma birbirini belki de hiç tanımayan insanlar arasında gerçekleşir: Sistem tarafından toplanan mali kaynaklar zenginden yoksula, çalışandan çalışamayana, gençlerden yaşlılara aktarılır. Sizin verdiğiniz prim, hiç tanımadığınız bir kişiye sağlık hizmeti olarak gider. Size de hiç tanımadığınız bir kişinin parasıyla emekli aylığı verilir. Bu durum nesiller boyunca devam eder.

9 Sosyal Güvenliğin Amacı Çağdaş uygarlığın simgesi olarak tüm toplumlarca benimsenmiş ve evrensellik kazanmış olan sosyal güvenlik kavramı, özde bireyin karşılaşacağı tehlikelere karşı güvence arayışının ürünüdür. Bireye, güç günlerinde asgari bir güvence sağlamak sosyal güvenliğin temel amacıdır.

10 Sosyal Güvenliğin Amacı Günümüzde, sosyal güvenlik politikalarının temelini, sosyal risklerin bireyler üzerindeki etkilerinin giderilmesi çabaları oluşturmaktadır. Anayasa, sosyal güvenliğin sağlanması konusunda devlete görevler vermiş, alınabilecek tedbirlerin tümünü alma yükümlülüğünü getirmiş, ancak bunu da devletin mali gücü ile sınırlamıştır. İtiraz konusu kuralla, emekli aylığına hak kazanıldığı yılda geçerli olan ikramiye oranlarının esas alınacağı ve eşitliğin ilgili yılda emekli olanlar arasında aranacağı kuşkusuzdur. Ayrıca, sosyal güvenlik hakkını ortadan kaldırmayan, aktüeryal dengeler, ekonomik istikrar ve mali kaynakların yeterliliği ölçütleri göz önünde tutularak yapılan düzenlemeler için Anayasa'nın 60. maddesine aykırılıktan söz edilemez."

11 SAĞLIK HİZMETİNDEN KİMLER YARARLANABİLİR? Yeni kanun yürürlüğe girdi, ancak halkın en fazla ilgi duyduğu hususların başında sağlık hizmetlerinden kimlerin ne şartlarda yararlanabileceği geliyor. Henüz tüm yönleriyle tam olarak uygulanamamakla birlikte sahip olunan hakların bilinmesinde yarar var Yeni Kanun (5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu) yürürlüğe girmeden önceki uygulamada sağlık hizmetlerinden yararlanabilmek için SSK sigortalılarının kendisine 90 gün, bakmakla yükümlü oldukları kişilere 120 gün, Bağ-Kur sigortalıları için 240 gün hastalık sigortasından prim ödeme şartı, yeni düzenlemeyle 30 güne indirildi.

12 SAĞLIK HİZMETİNDEN KİMLER YARARLANABİLİR? Eski uygulamalardan farklı yeni uygulamada sağlık hizmetleri paralı hale getirilmiyor, alışılagelen katılım payı uygulaması devam ediyor. 15 Haziran 2007"den önce Bağ-Kur ve SSK’lılar özel hastanelerden kısıtlı olarak yararlanıyordu. 15 Haziran 2007 sonrasında Bağ-Kur, SSK ve Emekli Sandığı mensupları eşit olarak özel hastanelerden yararlanmaya başladı Yeni uygulamada kamu sağlık kuruluşları standart hizmetler dışında kalan otelcilik hizmeti ve öğretim üyesi ücreti için ilave ücret alabilecek. Sözleşmeli özel sağlık kuruluşları ise belirlenen sınır dahilinde ilave ücret alabilecek. Acil hallerde sözleşmesiz sağlık kuruluşlarına yapılan müracaatlarda, tedavi bedelleri kurumca karşılanıyor. Bu durumda, sözleşmeli ve sözleşmesiz sağlık kuruluşları ilave ücret alamayacak.

13 SAĞLIK HİZMETİNDEN KİMLER YARARLANABİLİR? Eski uygulamada, Bağ-Kur’a tabi sigortalı olanlar, prim borcu olması halinde sağlık hizmetinden kendileri ve bakmakla yükümlü oldukları kişiler yararlanamıyordu. Yeni uygulamada, 60 günlük borcun olması sağlık hizmeti alınmasına engel teşkil etmiyor. Primlerin ödeme süresiyle ilgili düzenleme sebebiyle 3 aya varan sürede sigortalının kendisi ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler sağlık hizmetinden yararlanabiliyor Ayrıca, 18 yaşından küçük çocuklar, sigortalının borcuyla bağlantılı olmaksızın sağlık hizmetlerinden yararlandırılacak. Eski uygulamada, isteğe bağlı sigortalıların sağlık yardımlarından yararlanamamaları önemli bir eksiklikti. Yeni düzenlemeyle isteğe bağlı sigortalılara sağlık primi ödemek koşuluyla sağlık hizmetinden yararlanma hakkı getirildiğinden, kendi sigortalılığı sebebiyle sağlık hizmetinden yararlanacak isteğe bağlı sigortalıların, eşlerinden dolayı sağlık hizmeti almalarına gerek kalmadı

14 SAĞLIK HİZMETİNDEN KİMLER YARARLANABİLİR? Ancak şunu unutmamak gerekir; ister eski kanun uygulamaları mantığıyla SSK’ya isteğe bağlı sigortalı olsun, isterse Bağ-Kur’lu isteğe bağlı sigortalısı olsun, Kuruma bildirecekleri, belirledikleri tutardaki sigorta primine tabi esas kazançları üzerinden yatıracakları yüzde 20 emeklilik primi dışında yüzde 12 tutarındaki Genel Sağlık Sigortası primini ödemedikleri taktirde sağlık hizmetlerinden ne kendileri ne de bakmakla yükümlü olduğu kişiler istifade edemeyecek. Bağ-Kur’a isteğe bağlı sigorta primi ödeyenler; bu yılın sonuna kadar Sosyal Güvenlik Kurumu müdürlüklerine gidip gelir beyannamesi verirse beyan ettiği gelir üzerinden yüzde 20 emeklilik için, yüzde 12 tutarında da Genel Sağlık Sigortası için prim öderse, yıl sonuna kadar bu müracaatı yapmazsa, halihazırda tabi olunan basamağın gösterdiği tutar üzerinden prim ödemeye devam etmek zorunda kalır.

15 SAĞLIK HİZMETİNDEN KİMLER YARARLANABİLİR? Prim ödenmesi durumunda sağlık hizmetlerinin ücretsiz olması öngörülmüş olmakla birlikte, yeni düzenlemeyle mevcut uygulamaya paralel; ayakta tedavilerde hekim ve diş hekimi muayenesinde, ortez, protez, iyileştirme araç ve gereçleriyle ayakta tedavide sağlanan ilaçlardan katılım payı alınması öngörüldü Yapılan düzenlemede, aylık bağlanmış malûller ile vazife malûllüğü aylığı alan er ve erbaşların sağlık kurulu raporuyla ihtiyaç duydukları her türlü ortez/protez ve diğer iyileştirici araç/gereçler için katılım payı veya fark alınmaksızın ve kısıtlama getirilmeksizin karşılanması yönünde düzenleme yapıldı.

16 SAĞLIK HİZMETİNDEN KİMLER YARARLANABİLİR? İşsiz olanlar veya hiçbir yerden geliri olmayanlarla ilgili yapılacak inceleme neticesinde, aile içinde kişi başı geliri asgari ücretin üçte birinden az olması nedeniyle genel sağlık sigortası primini ödeme gücü olmadığı tespit edilenlerin primleri devlet tarafından karşılanmak suretiyle sağlık hizmetlerinden yararlandırılıyor 18 yaşından küçük çocuklar, anne veya babalarının sigortalı olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortası kapsamında ve sağlık yardımlarından yararlanacaklar. Yeni düzenlemeyle sağlık sigortası bakımından bakmakla yükümlü olunan çocukların -kız olsun, oğlan olsun- en fazla 25 yaşına kadar bu haklardan yararlanacağı öngörülmekle birlikte, kanunun yürürlüğe girdiği tarihte sağlık yardımlarına müstahak olanların durumlarında değişiklik olana kadar mevcut haklarının verilmesine devam edilecek.

17 SAĞLIK HİZMETİNDEN KİMLER YARARLANABİLİR? Ayrıca, kız çocukları isteğe bağlı sigorta kapsamında sağlık primlerini ödeyebileceği gibi prim ödeme gücünden yoksun iseler, yeni kanunun 60. maddesi kapsamında primleri devlet tarafından ödenerek sağlık yardımlarından yararlanmaları mümkün bulunuyor. İşsizlik ödeneği alanlar da genel sağlık sigortası kapsamında olup, sağlık sigortası primleri Türkiye İş Kurumu tarafından ödenecek. Mevcut uygulamada işsizlik ödeneği ödenen sürelerde sigortalılar hastalık sigortası yardımlarından yararlanıyor. Kanunda işsizlik ödeneği ödenen sigortalılar genel sağlık sigortalısı sayılıyor ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişiler de genel sağlık sigortası yardımlarından yararlanabiliyor.

18 SAĞLIK HİZMETİNDEN KİMLER YARARLANABİLİR 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu’na göre, esnaf ve sanatkarlar ile ailelerinin sağlık yardımlarından yararlanmaları için hiç prim borcu olmaması gerekirken yeni uygulamayla prim ödeme yükümlülükleri, takip eden aydan başlatılmak ve 1 ay prim borcunu aksatmaları durumunda dahi sağlık yardımlarından yararlanma imkanı getirildi Sigortalılık niteliğini kaybettiği tarihten itibaren son bir yıl içinde 90 gün prim ödeme gün sayısı olan kişilere, sonrasındaki genel sağlık sigortalılığından kaynaklanan prim borcu olup olmadığına bakılmaksızın 90 gün genel sağlık sigortası yardımlarından yararlanmaları sağlanacaktır. Yeşil kartlılar, kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle 2 yıl süreyle sağlık hizmetlerinden faydalanacak, 2 yılın sonunda ise primleri devlet tarafından ödenmek suretiyle genel sağlık sigortasından yararlanmaya devam edecek Aile içindeki gelirinin kişi başına düşen aylık tutarı brüt asgari ücretin 1/3’ünden az olanlar genel sağlık sigortası kapsamında bulunuyor

19 SAĞLIK HİZMETİNDEN KİMLER YARARLANABİLİR Yeşil kartlılar, kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle 2 yıl süreyle sağlık hizmetlerinden faydalanacak, 2 yılın sonunda ise primleri devlet tarafından ödenmek suretiyle genel sağlık sigortasından yararlanmaya devam edecek Aile içindeki gelirinin kişi başına düşen aylık tutarı brüt asgari ücretin 1/3’ünden az olanlar genel sağlık sigortası kapsamında bulunuyor Ayrıca, bundan böyle yeni kanun uyarınca yukarıda bahsettiğimiz 18 yaşını doldurmayan çocukların yanı sıra, tıbben başkasının bakımına muhtaç kişiler, acil haller, iş kazasıyla meslek hastalığı halleri, bildirimi zorunlu bulaşıcı hastalıklar, koruyucu hekimlik hizmetleri, analık halleri, afet ve savaşta, grev ve lokavt durumlarında ilgilinin prim borcuna ve prim ödeme gün sayısına bakılmaksızın tedavileri sağlanıyor

20 Genel sağlık sigortalılarının çocukları, ana ya da babalarının sigortalı olup olmadıklarına bakılmaksızın 18 yaşını dolduruncaya kadar sağlık yardımlarından yararlandırılacaklardır.. YENI KANUNA GÖRE;

21 Genel sağlık sigortalıları ile 18 yaşından küçük çocukların 1 Ekim tarihi itibariyle T.C kimlik numaralarına göre tescilleri tamamlanarak sağlık provizyon sisteminden yararlanabilecek hale getirilmişlerdir.. YENI KANUNA GÖRE;

22 Diğer taraftan, sağlık hizmetinden faydalanacaklar sağlık kurum ve kuruluşlarına T.C kimlik numaralı nüfus cüzdanı, sürücü belgesi, evlenme cüzdanı veya pasaport gibi soğuk damgalı belgelerinden birini ibraz ederek müracaat edeceklerdir.. YENI KANUNA GÖRE;

23 Ancak, acil durumlarda veya 18 yaşından küçük çocukların her türlü başvurularında, gerek Kurumumuz gerekse Sağlık hizmeti sunucularının bilgisayar sistemlerinde meydana gelebilecek teknik arızalar nedeniyle provizyon alıp almayacaklarına ilişkin sorgulaması yapılamayanların sağlık yardımları aksatılmadan verilecek, bunların T.C kimlik numaralı kimlik belgesinin fotokopisi alınıp ve buna ilişkin faturalara eklenerek manuel olarak Kuruma gönderilecektir.. YENI KANUNA GÖRE ;

24 OHSAS İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ YÖNETİM SİSTEMİ

25 İşletmelerde karşılaşılan en önemli insan kaynakları sorunlarından biri, çalışanların emniyetli ve sağlıklı bir çalışma ortamına sahip olmamalarıdır. İşletmelerin daha iyi rekabet koşullarına ulaşabilmesi için çalışanların iş sağlığı ve güvenliği konusunda planlı ve sistemli çalışmalar yürütmeleri gerekmektedir. ISO 9001 VE ISO 14001gibi standartlar kalite ve çevre yönetimleri üzerine yoğunlaşmış, dolayısıyla işletmelerde İş Sağlığı ve Güvenliğinin sağlanması ve sürekli iyileştirilerek korunabilmesi için ayrı bir standarda gereksinim duyulmuştur. Avrupa Birliği ile entegrasyonda da en önemli konulardan olan İş Sağlığı ve Güvenliği ayrıca Çalışma Kanununda da yaklaşık olarak bu standardın bütün isteklerini içermektedir.

26 OHSAS İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ YÖNETİM SİSTEMİ Kuruluşlarda karşılaşılan en önemli insan kaynakları sorunlarından biri, çalışanların emniyetli ve sağlıklı bir çalışma ortamına sahip olmamalarıdır. Kuruluşların daha iyi rekabet koşullarına ulaşabilmesi için çalışanların iş sağlığı ve güvenliği konusunda planlı ve sistemli çalışmalar yürütmeleri gerekmektedir.

27 OHSAS İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ YÖNETİM SİSTEMİ OHSAS 18001, BSI (British Standarts Institute) tarafından yayınlanmış olan "İş Sağlığı ve Güvenliği" standardıdır. OHSAS 18001; ISO 9000 ve ISO gibi diğer uluslararası standartlardan farklı olarak bazı ulusal standart kuruluşları ve belgelendirme kuruluşlarının birlikte çalışmasıyla gerçekleştirilmiştir ve bir ISO standardı değildir. OHSAS kuruluşların ürün ve hizmetlerinin güvenliğinden çok çalışanın sağlığına ve işin güvenliğine yönelik bir standarttır.

28 İş Sağlığı ve Güvenliği Bir kuruluşun gerçekleştirdiği faaliyetlerden etkilenen tüm insanların (çalışanların, geçici işçilerin, alt yüklenici çalışanlarının, ziyaretçilerin, müşterilerin ve işyerindeki herhangi bir kişinin) sağlığına ve güvenliğine etki eden faktörler ve koşulların bütünüdür. İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Yönetim Sistemi; İş Sağlığı ve Güvenliği faaliyetlerinin kuruluşların genel stratejileri ile uyumlu olarak sistematik bir şekilde ele alınıp sürekli iyileştirme yaklaşımı çerçevesinde çözümlenmesi için bir araçtır. Ülkemizde İSG faaliyetleri kişisel koruyucuların kullanımını çağrıştırmakta ve geleneksel olarak ayrıca yapılması gereken iş olarak algılanmaktadır. İSG Yönetim Sistemiyle, çalışanlar, yönetenler ve denetleyenlerin rol ve sorumlulukları açık hale getirilerek çalışanların katılımını sağlayacaktır.

29 İş Sağlığı ve Güvenliği Bu sistemle, çalışanlar, İSG risklerinin belirlendiği ve önlemlerle asgari seviyeye indirildiği, yasalara uyan, hedeflerin yönetim programları ile hayata geçirildiği, uygun İSG eğitimlerinin uygun kişilere verildiği, acil durumlara hazır, performansını izleyen,izleme sonuçlarını iyileştirme faaliyetlerini başlatmak için kullanan, faaliyetlerini denetleyen, yaptıklarını gözden geçiren ve dokümante eden bir kuruluşta İSG faaliyetlerine gereken önemi veren bir sistemin parçası olacaklardır. İşyerlerinde işlerin gerçekleştirilmesi sırasında, çeşitli nedenlerden kaynaklanan sağlığa zarar verebilecek kaza ve diğer etkilerden korunmak ve daha iyi çalışma ortamı sağlamak amacıyla sistemli ve bilimsel bir şekilde tehlikelerin ve risklerin belirlenmesi ve bu tehlikelere ve risklere yönelik önlemlerin alınması çalışmalarının gerçekleştirildiği yaklaşıma İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi denir.

30 OHSAS İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi'ni Uygulayan Kurumlar 1. İş Sağlığı ve Güvenliği risklerini belirlemiş ve bu riskleri gerekli önlemlerle asgari seviyeye indirmiş, 2. İlgili mevzuat, yasa ve kanunların gerekliliklerini yerine getirmiş, 3. İş Sağlığı ve Güvenliği'ne yönelik hedefler belirlemiş ve bu hedeflere ulaşmak için yönetim programları geliştirmiş, 4. Gerekli eğitimleri uygun kişilere sağlamış 5. Acil durumlara (kazalar, vb) yönelik gerekli hazırlıkları yapmış, 6. İş Sağlığı ve Güvenliği sisteminin performansını denetimlerle izleyen, 7.İzleme sonuçlarına bağlı olarak gerektiğinde iyileştirme faaliyetlerini başlatan, 8. İş Sağlığı ve Güvenliği'ne yönelik çalışmalarını dokümante eden ve sonuçlarını kayıt altına alan kurumlardır.

31 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi'ni sağladığı yararlar şunlardır: 1.Çalışanları işyerinin olumsuz etkilerinden ve kazalardan koruyarak, rahat ve güvenli bir ortamda çalışmalarını sağlamak. 2.Çalışan motivasyonu ve çalışan katılımını artırmak. 3.İş kazaları ve meslek hastalıkları sebebiyle oluşabilecek iş ve iş gücü kayıplarını en aza indirgeyerek, iş veriminde artışın sağlanması ve maliyetlerin düşürülmesini sağlamak. 4.Çalışma ortamlarında alınan tedbirlerle, işletmeyi tehlikeye sokabilecek yangın, patlama, makine arızaları vb. durumların ortadan kaldırılması neticesinde işletme güvenliğinin sağlanmak.

32 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi'nin Sağladığı Yararlar Şunlardır: 5.Ulusal ve uluslararası yasa ve standartlara uyum sağlamak. 6.İş performansını arttırmak, 7.Diğer işletmeler ya da müşterilere karşı duyarlı, sorumlu bir imaj yaratmak. 8.Rakiplere karşı üstünlük sağlamak. 9.Resmi makamlar önünde, kuruluşun iş güvenliğine olan duyarlılığının kanıtlanabilmesini sağlamak

33 DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ (WHO) Dünya Sağlık Örgütü; (İng.: World Health Organization - WHO), Birleşmiş Milletler'e bağlı olan ve toplum sağlığıyla ilgili uluslararası çalışmalar yapan örgüt. Dünya Sağlık Örgütüne göre sağlık; sadece hasta veya sakat olmama hali değil, fiziksel, ruhsal ve sosyal açıdan iyi olma halidir.

34 WHO’NUN KURULUŞU 1945 yılında ABD’nin San Francisco kentinde toplanan Birleşmiş Milletler Konferansı, bu dönemde bütün halkların sağlığının, dünyada barış ve güvenliğin sağlanması açısından temel önem arz ettiğini kabul ederek Çin ve Brezilya’lı delegelerin bir "Uluslararası Sağlık Örgütü" kurulması amacıyla toplantı düzenlenmesi oybirliğiyle kabul edilmiştir. Birleşmiş Milletler (BM) Ekonomik ve Sosyal Konseyi, söz konusu toplantının hazırlanması için Belçika’lı Prof.Dr. Rene Sard başkanlığında 15 kişilik bir teknik komite oluşturmuştur. Teknik komite kısa bir süre içinde toplantının gündemini saptamış, kurulacak uluslararası sağlık örgütü için Anayasa taslağını hazırlamış ve alınması gereken kararları belirlemiştir.

35 WHO’NUN KURULUŞU Temmuz 1946 tarihlerinde New York’da düzenlenen Uluslararası Sağlık Konferansı’nda BM’e üye 51 ülkenin temsilcisi ile Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), OIHP (Merkezi Paris’te bulunan Uluslararası Halk Sağlığı Bürosu), PAHO, Kızılhaç, Dünya İşçi Sendikaları Federasyonu ve Rockefeller Vakfı temsilcileri Dünya Sağlık Örgütü anayasasını oluşturmuşlardır. DSÖ Anayasası 22 Temmuz 1946 tarihinde 61 ülkenin temsilcisi tarafından imzalanmıştır. DSÖ Anayasası en az 26 üye ülke tarafından resmen kabulu ile yürürlüğe girecektir. Bu süre içerisinde DSÖ işlevlerini yerine getirecek bir Ara Komisyon seçilmiştir. Bu Ara Komisyon iki yıl süreyle DSÖ’nün görevlerini yürütmüştür.Yugoslav Prof. Dr. Andrija Stampar başkanlığındaki Ara Komisyon tüm çalışmalarını tamamlamış ve 26 üye ülkenin onayı 7 Nisan 1948’de gerçekleşmiştir. DSÖ Anayasası’nın yürürlüğe girdiği 7 Nisan her yıl "Dünya Sağlık Günü" olarak kutlanmaya başlanmıştır. NOT:DSÖ’ne, Mayıs 2000 itibariyle 191 ülke üyedir ve 2 ülke de ortak üye statüsündedir.

36 Hedef: Yeni, aniden ortaya çıkan, hızla yayılan ve sınır tanımayan sağlığa yönelik tehditlere karşı insanlığın korunmasızlığını azaltmak Strateji: Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki işbirliğini artırarak, salgın hastalıkların daha kısa sürede tespiti, bildirimi ve bunlara karşı daha etkin tedbirlerin almasına imkan verecek ulusal ve uluslararası kapasitenin geliştirilmesine imkan sağlamak

37 Doğal afetler (deprem, sel, toprak kayması, tusunami, vb.), gıda ve su kıtlığı ve silahı çatışmalar güvenlik zaafına sebep olmaktadır yılında doğal afetlerden dünyada 134,6 milyon kişi etkilenmiş ve toplam kişi hayatını kaybetmiştir. Olağan üstü durumlar sağlık sisteminin etkin çalışmasını engellemekte, bulaşıcı hastalıkların ve yetersiz beslenmenin artmasına, nüfus hareketlerinin ve ruh sağlığı sorunlarının ortaya çıkmasına ve kronik hastalıkların yoğunluğunun artmasına sebep olmaktadır. Koordineli erken uyarı ve cevap sistemi, halk sağlığı uzmanlarını bir araya toplayan uluslararası iletişim ağları - aşılar, ihtiyaç malzemeleri ve mali kaynakların olağanüstü durumlardan en çok etkilenmiş yerlere ulaştırılması

38 WHO ‘nun Görevleri Örgüt amaçlarına ulaşmak için yerine getirdiği görevler şunlardır: Sağlık alanında uluslararası nitelik taşıyan çalışmalarda yönetici ve koordinatör makam sıfatıyla hareket etmek. BM, İhtisas Kuruluşları, sağlık idareleri, meslek grupları ve keza uygun görülecek diğer örgütlerle fiili bir işbirliği kurmak ve sürdürmek. Hükümetlere, istek üzerine, sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi için yardım yapmak. Uygun teknik yardım yapmak ve acil durumlarda, hükümetlerin istekleri ya da kabulleri ile gereken yardımı yapmak. BM’in isteği üzerine, manda altındaki ülkeler halkı gibi özelliği olan topluluklara sağlık hizmetleri götürmek ve acil yardımlar yapmak ya da bunların sağlanmasına yardım etmek. Epidemiyoloji ve istatistik hizmetleri de dahil olmak üzere gerekli görülecek idari ve teknik hizmetleri kurmak ve sürdürmek. Epidemik, andemik vb. hastalıkların ortadan kaldırılması yolundaki çalışmaları teşvik etmek ve geliştirmek.

39 WHO ‘nun Görevleri Teşhis yöntemlerini gerektiği kadar standart hale getirmek. Yiyeceklere, biyolojik, farmasötik ve benzeri ürünlere ilişkin uluslararası normlar geliştirmek, kurmak ve bunların kabülünü teşvik etmek. Genel olarak Örgüt’ün amacına ulaşmak için gereken her önlemi almak. Gerektiğinde diğer İhtisas Kuruluşları ile işbirliği yaparak kazalardan doğan zararları önleyebilecek önlemlerin alınmasını teşvik etmek. Gerektiğinde diğer İhtisas Kuruluşları ile işbirliği yaparak, beslenme, mesken, eğlence, ekonomik ve çalışma koşullarının ve çevre sağlığı ile ilgili diğer bütün unsurların iyileştirilmesini kolaylaştırmak. Sağlığın geliştirilmesine katkıda bulunan bilim ve meslek grupları arasında işbirliğini kolaylaştırmak. Uluslararası sağlık sorunlarına ilişkin sözleşmeler, anlaşmalar ve tüzükler teklif etmek, tavsiyelerde bulunmak ve bunlardan dolayı Örgüt’e düşebilecek ve amacına uygun görevleri yerine getirmek.

40 WHO ‘nun Görevleri Ana ve çocuk sağlığı ve refahı lehindeki hareketleri geliştirmek, ana ve çocuğun tam bir değişme halinde bulunan bir çevre ile uyumlu halde yaşamaya olan kaabiliyetlerini arttırmak. Ruh sağlığı alanında özellikle insanlar arasında uyumlu ilişkilerin kurulmasına ilişkin her türlü faaliyetleri kolaylaştırmak. Sağlık alanında araştırmaları teşvik ve rehberlik etmek. Sağlık, tıp ve yardımcı personelin öğretim ve yetiştirilme normlarının iyileştirilmesini kolaylaştırmak. Gerekirse diğer ihtisas kuruluşları ile işbirliği yaparak kamu sağlığı, hastane hizmetleriyle sosyal güvenlik de dahil koruyucu ve tedavi edici tıbbi bakıma ilişkin idari ve sosyal teknikleri incelemek ve tanıtmak. Sağlık alanında her türlü bilgi sağlamak, tavsiyelerde bulunmak ve yardımlar yapmak. Sağlık bakımından aydınlatılmış bir kamuoyu oluşumuna yardım etmek. Hastalıkların, ölüm nedenlerinin kamu sağlığı uygulama metodlarının uluslararası nomanklatürlerini tayin etmek ve ihtiyaca göre yeniden gözden geçirmek.

41 Türkiye’nin Katılımı Temmuz 1946 Dünya Sağlık Konferansı’na katılım – Sağlık Bakanı Dr. Behçet UZ DSÖ Anayasası’nın imzalanması – Prof. Dr. İhsan Doğramacı DSÖ Anayasası’nın TBMM tarafından kabulü – 9 Nisan 1949

42 DSÖ’nün Türkiye’de Örgütlenmesi 1959 – 1999 Türkiye Temsilciliği (Dr. Oliveira, Dr. Guttuso, Dr. Tomassi, Dr. Espinoza, Dr. Vuori) 2000 – 2006 Türkiye İrtibat Ofisi (Bekir Metin, Y. Mehmet Kontaş)

43 Türkiye İrtibat Ofisi’nin Amaçları 1- Türkiye’de DSÖ sağlık programlarının yürütülmesini desteklemek 2- Sağlık alanında, etkili uluslararası işbirliğini geliştirmek 3- Türkiye’de DSÖ kaynaklarının harekete geçirilmesi için bir yerel odak nokta olarak çalışmak 4- DSÖ doküman ve yayınlarına Türkiye’de ulaşılabilmesini sağlamak

44 Türkiye İrtibat Ofisi’nin Görevleri DSÖ – Sağlık Bakanlığı işbirliğini güçlendirerek sürdürmek Hükümete, sağlık alanında uluslararası işbirliği ve kaynakların harekete geçirilmesi konusunda yardımcı olmak Hükümetlerarası ve hükümetdışı kuruluşlara sağlıkla ilgili konularda danışmanlık yapmak Sağlık Bakanlığı birimleri ile DSÖ birimleri arasındaki temsı kurmak ve sürdürmek

45 Türkiye İrtibat Ofisi’nin Görevleri DSÖ personelinin Türkiye’deki görevleri konusunda odak nokta olmak DSÖ ülke faaliyetlerinin programlarınmasına yardımcı olmak Ülkedeki sosyal, ekonomik, politik, vb. gelişmeleri ve sağlık sistemi ile ilgili değişimleri izlemek DSÖ faaliyetlerini tanıtmak DSÖ veri tabanına bilgi akışına yardımcı olmak

46 Türkiye İrtibat Ofisi’nin Görevleri DSÖ yayınlarının ülkede ilgili birim ve çevrelere ulaşmasını sağlamak Diğer uluslararası kuruluşlara DSÖ’nün ülke düzeyindeki faaliyetlerini tanıtmak Ülkeye giren teknik yardımları izlemek DSÖ ile işbirliği yapan merkezlerle düzenli iletişimi sağlamak Faaliyetleri rapor etmek

47 DSÖ’ nün Türkiye’deki Faaliyetleri 19 Ekim 1950 – 6666 Sayılı Yasa ile onaylanan “Teknik Yardım Anlaşması” Verem, sıtma, halk sağlığı, aile planlaması, beslenme, çocuk mamalarının kontrolü, gıda kontrol hizmetlerinin güçlendirilmesi, hemşirelik, çevre sağlığı, ana çocuk sağlığı hizmetleri projeleri

48 DSÖ’nün Türkiye’deki Projeler Kapsamındaki Faaliyetleri Sağlığı Geliştiren Okullar Ağı Projesi Halk Sağlığında Kapasite Oluşturulması Ulusal Sağlık 21 Politikası Belirleme Projesi Ulusal Çevre Sağlığı Faaliyet Planı (NEHAP) Tütün ve Tütün Mamulleri Kontrolü Çerçeve Anlaşması (FCTC) Herkes için Sağlık - HFA Sağlıklı Şehirler Projesi (Bursa Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde yaklaşık 20 Belediyemiz uluslararası ağ’a üye olmuştur.)

49 DSÖ’nün Türkiye’deki Diğer Faaliyetleri Bulaşıcı Hastalıklar Sürveyansının Güçlendirilmesi Projesi (AB) Kuş Gribi DSÖ Görev Gücü (ECDC, USCDC, OIC, FAO, UNICEF, DSÖ Influenza İşbirliği Merkezi - Londra, vb.) (AB ve Dünya Bankası) Sağlık Dönüşüm Programı (Dünya Bankası) Sağlık Sistemleri, Sağlık Finansmanı Eğitim Programları (Dünya Bankası)


"SOSYAL GÜVENLİK KURUMU SAĞLIK HİZMETLERİNDEN KİMLER YARARLANABİLİR? OHSAS WHO." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları