Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

25.05.20161 Öğrenme Kuramları Piaget Bruner Gagne Ausubel Çoklu zeka Bütünleştirici.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "25.05.20161 Öğrenme Kuramları Piaget Bruner Gagne Ausubel Çoklu zeka Bütünleştirici."— Sunum transkripti:

1 Öğrenme Kuramları Piaget Bruner Gagne Ausubel Çoklu zeka Bütünleştirici

2 Bilişsel Kuramlar Piaget, Bruner, Ausubel Davranışçı kuramlar bireysel farklılıkları açıklamakta yetersiz kalmaktadır.20. Yüz yılın başlarında Almanya’da bir grup bilim adamı (Werteimer öncülüğünde “Genştalt hareketi ile”) öğrenmede rol oynayan doğrudan gözlenemeyen bilişsel süreçlerle ilgilenmeye başladılar. Bu çalışmalar daha sonra Piaget, Bruner, Ausubel gibi psikologlar ve eğitimciler tarafından geliştirilmiş ve bilişsel kuramlar adı altında toplanmıştır. BİLİŞSEL YAKLAŞIMIN TEMELİNİ GENSTALT PSİKOLOJİSİ OLUŞTURUR.

3 Bilişsel Kuramlar Piaget ve Bruner’e göre öğrenme; Piaget ve Bruner’e göre öğrenme; kişinin davranımda bulunma kapasitesinin gelişmesidir. Bilişsel kuramlara göre davranışçıların, davranışta değişme olarak tanımladıkları olay, gerçekte kişinin zihninde meydana gelen öğrenmenin dışa yansımasıdır. Bilişsel kuramcılar, daha çok anlama, algılama, düşünme, duyuş ve yaratma gibi kavramlar üzerinde dururlar.

4 Bilişsel Kuramlar Davranışçı akım eğitimin amaçlarını davranış yönünden tanımlar ve bu davranışları oluşturacak deneyimlerin neler olması gerektiğini belirler. Onlara göre okuldaki eğitimin dış dünyaya transfer edilebilmesi için her ikisi arasındaki benzerliklerin artırılması gerekir. Bilişsel akımın öncüleri ise öğrencilerin zihinlerinde durumlara ilişkin ilkeler kazandırmayı tercih ederler. Bilişsel öğrenme kuramcıları öğrenmeyi dünyayı anlama ve algılama girişimi olarak algılamaktadırlar.

5 BİLİŞSEL KURAMLARIN ÖĞRENME İLKELERİ Yeni öğrenmeler öncekileri üzerine bina edilir. Öğrenme bir anlam yükleme çabasıdır. Öğretmen bir otorite figürü olmamalıdır. Öğrenme, öğretmen ve öğrencinin karşılıklı etkileşimi ile gerçekleşir. Öğrenmede, öğrenilenlere uygulama fırsatı tanınmalıdır.

6 BİLİŞSEL KURAMLARIN ÖĞRENME İLKELERİ Bilişsel alanla ilgili çalışmalarda öğrenme: (gizli öğrenme, ani kavrayış yoluyla öğrenme ve Bilgi -işlem yaklaşımına göre öğrenme şeklinde oluşur.) Bu anlayışta eğitimin asıl amacı: öğrencilerin daha yeterli, daha kapsamlı, daha güçlü ve daha doğru “anlamlar” üretebilmesidir. Bilişsel alanın öğretim yaklaşımları: Sunuş, buluş yoluyla öğrenmek. Yapılandırıcılık ve problem çözme olarak sıralanabilir.

7 Jean Piaget ( ) Piaget fen eğitimine yaptığı katkıları çok fazla olmakla beraber en önemlileri: Somut materyaller kullanılması Araştırmaya dayalı öğrenmeye teşvik etmektir.

8 Piaget Piaget, bireyin bilişsel gelişimiyle çevresini ilişkilendirmiştir, dahası bilginin bu ilişkiden doğduğunu ve bireyin kendisi tarafından bilinçli ve etkin bir şekilde oluşturulduğunu belirtmiştir.

9 Piaget Öğrenmenin temeli keşfetmektir. Basit bir olguyu anlamak için çocuklar daha sonra yanlış olarak niteleyecekleri bazı düşünceleri görme aşamalarından geçmek durumundadırlar. Anlama adım adım etkin bir katılım yoluyla oluşturulur. Düşünce etkinlikten doğar, etkinlik içselleştirilir ya da zihne yerleştirilir ve düşünce gelişir.

10 Jean Piaget Piaget’e göre genel anlamda gelişim problemleri ve öğrenme problemleri eğitimin temel problemleri birbirlerinden çok farklıdır. Öğrenme gelişimi insanın embriyogenez’ine bağlı ani bir süreçtir. Emb. Vücudun gelişimi ile ilgilidir fakat sinir sistemi ve zihinsel gelişimi de etkiler. Bu gelişim çocukların öğrenme gelişimlerinde yetişkinliğe kadar devam etmektedir.

11 Jean Piaget Başka bir ifadeyle, gelişim bilgisel yapıların toplamıyla ilintili bir süreçtir. Öğrenme ise tamamen zıttır. Genelde öğrenme provoke (psikolog veya öğretmen) edilerek sağlanır. Bilgi realitenin bir kopyası değildir. Bir nesneyi bilmek için sadece ona bakmak yeterli değildir, bununla beraber onun zihinsel kopyasını veya görüntüsünü elde etmek gerekir.

12 Jean Piaget İşlem fikride bilginin gelişiminde çok önemli bir rol oynamaktadır. Operasyon aslında bilginin kaynağıdır çünkü o içte bilgi objelerinin değişimini sağlamaktadır. Örneğin, işlem nesneleri birleştirerek belirli sınıflamalar yapmaya olanak vermektedir. Bu işlemsel yapılar bilginin temelini, doğal fizyolojik gerçeği içermektedir ve biz onu kullanarak bilginin gelişimini anlamamız gerekmektedir.

13 Piaget Piaget’in fen bilimlerine en büyük katkısı, öğrenme ortamında somut (concrete) materyalleri kullanma ve araştırmaya dayalı öğrenmeyi teşvik etmesidir. Piaget insan zekasının biyolojik adaptasyona benzer bir şekilde bir fonksiyon göstereceği teorisi üzerinde durmuştur.

14 Piaget Zeka yeni bilginin zihinde mevcut bilgiye eklenmesinde rol oynar. Öğrenme sürecinde zihin her zaman aktif ve organize haldedir. Piaget zihinsel gelişmeyi yaşa bağlı bir süreç olarak görür ve doğuştan yetişkinliğe doğru bir gelişim gösterdiğini savunur. Bu süreçleri kendi içerisinde dört guruba ayırır

15 Piaget Duyusal-edimsel öğrenme aşaması (sensorymotor) : 0- 2 yaş arası, İşlem öncesi öğrenme aşaması (pre-operational ): 2-7 yaş arası, Somut işlemler aşaması (concrete operational) : 7-11 yaş arası, Soyut işlemler aşaması (formal operational) : 11-ve daha yukarı yaşlar.

16 Piaget Her ne kadar Piaget bu basamakları belirlemişse de daha sonra yapılan çalışmalar bunların değişik ülkelerdeki ekonomik, kültürel ve sosyal yapıya göre farklılıklar gösterdiğini ortaya koymuştur.

17 İşlemsel Yapıların Gelişim Aşamaları 1-Duygusal-edimsel ve konuşma öncesi dönem ( 0 – 18 ay) 2-İşlem öncesi dönem (2-7) 3-İlk (somut) işlemler dönemi (7-11) 4-Kuramsal tümdengelim dönemi (11 - )

18 Duygusal-edimsel ve konuşma öncesi dönem Bu dönemde insan ilerideki temsili bilgileri oluşturacak pratik bilgiler oluşur. Örneğin, kalıcı bir nesnenin şemasının yapılandırılması. Bir bebeğe göre ilk aylarda nesnelerin bir kalıcılığı yoktur çünkü kaybolduklarında artık o nesne yoktur. O nesneyi bulmak için herhangi bir uğraş verilmez.

19 İşlem Öncesi evre (Piaget) İkinci yaşının sonuna doğru nesnelerin varlığını, duyuşsal algılamalarından bağımsız olarak da fark etmeye başlar. Bir başka deyişle, nesneler onun için zihinsel kalıcılık kazanır. Çünkü bebek artık nesne kalıcılığı kavramını edinmiştir. Daha önce sakladığınızda unutup aranmadığı topunu aranmaya başlaması, nesne kalıcılığını edindiğinin bir göstergesidir.

20 İşlem Öncesi evre (Piaget) İnsan dili de yavaş yavaş kullanmaya başladığı 2 yaş sonrasında, eylemler yoluyla öğrenmeden kavramlar yoluyla öğrenme evresine geçer. Çocuğun dili kullanmaya başlaması onun kavramlaştırarak düşünme, yani sembolik düşünme becerilerini geliştirir. 7 yaşa kadar uzanan 2 yaş sonrası evre, yaparak yaşayarak eylemler yoluyla öğrenmeden, kavramlar yoluyla öğrenmeye geçilen evredir.

21 İşlem Öncesi evre (Piaget) İşte anadilinin bireyin bilişsel gelişimi açısından önemi de tam bu noktadan itibaren belirginleşmeye başlar. Bilişsel olarak kavramlar yoluyla öğrenmeye geçiş evresi, dilin de yavaş yavaş kullanılmaya başladığı evredir.

22 Somut İşlem Evresi Somut nesneler ve olaylar arasındaki mantıksal ilişkiler, Piaget'nin somut işlemler evresi olarak adlandırdığı, bilişsel gelişimin 7-12 yaş aralığını kapsayan evresinde anlaşılır hale gelir. Piaget

23 Formal (Soyut) İşlem Evresi Soyut biçimde mantık yürütme, soyut önermeler arasında mantıksal ilişki kurma ve bu ilişkileri test etme eylemleriyse normal olarak 12 yaş ve sonrasında ulaşılması beklenen ve yine Piaget’nin biçimsel/işlemsel evre olarak adlandırdığı evrenin karakteristik eylemleridir.Piaget

24 Piagetin Görüşlerinin Fen Eğitime katkısı Bu zihinsel gelişim evrelerini bilen bir fen bilimleri öğretmeni öğrenmeyi kolaylaştırabilir. Burada öğretmen öğrencilerinin hangi evrelerde olduklarını tespit ederek eğitim öğretim faaliyetlerini ona göre düzenler. Böylece öğrencileri için çok soyut ve çok karmaşık olan kavramları öğretmekten kaçınabilir. Ayrıca, Piaget kuramını bilen bir fen öğretmeni öğrencilerinin evreler arasında bir üste geçişini hızlandırabilir ve bilişsel gelişimi kolaylaştırabilir.

25 Piaget Piaget’in fen öğretimi açısından üzerinde durduğu bir başka nokta ise, öğrencilere sürpriz yaparak onları öğrenmeye hazırlamaktır. Buradaki esas nokta, öğrencinin önceki bilgisinin aksine gelişecek bir olayı onun gözü önünde gerçekleştirmektir. Piaget’in kuramını fen bilimleri eğitimine uygulayan R. Karplus üç aşamalı bir stratejinin kullanılmasını önermiş ve bu aşamaları şöyle açıklamıştır (Ayas, 1995) :

26 İnceleme ve veri toplama aşaması Bu aşamada öğrenciler bir öğrenme ortamına bırakılır ve kendi aksiyon ve reaksiyonları ile deneyim kazanırlar. Bu aşamada öğrenciler öğrenme ortamındaki yeni araç-gereç ve diğer materyalleri öğretmenin veya başka kişilerin bir yardımı olmadan inceler ve veriler toplarlar. Bu incelemeler sonucu öğrenci önceki zihinsel yapısı ile açıklayamayacağı bazı sorunlarla karşılaşır. Böylece öğrenci öğrenmeye hazır hale gelir.

27 Kavram tanıtımı aşaması Bu aşamada öğrenciye yeni bir kavramın tanımı verilir. Bu tanımı kullanan öğrenci birinci aşamada karşılaştığı sorunların cevabını bulur. Burada kavram öğretmen tarafından verilebileceği gibi kitap, film, bilgisayar programı veya bunlara benzer bir materyalde kullanılabilir.

28 Kavram uygulama aşaması Bu adımda ise, öğrenciler öğrendikleri kavramları yeni ve farklı durumlara uygulayarak pekiştirme yaparlar. Bu aşamada öğrencinin araç-gereç ve malzemeler ile fiziksel deneyimi, öğretmen ve sınıf arkadaşları ile iletişim faaliyetleri büyük önem taşır. Bu evredeki faaliyetler bilişsel seviyesi averajın altında olan ve dolayısıyla kendi deneyimlerini öğretmenin anlattıkları ile ilişkilendiremeyen öğrencilere yardım eder.

29 Piaget Uygulaması ELEKTRİK DEVRELERİ Elektrik devrelerinde akım ve voltaj ölçmenin farklarının öğrenciler anlayabiliyor mu? Araç-Gereç İletken kablo, direnç teli, ampermetre, voltmetre, güç kaynağı.

30 Piaget Uygulaması İşlem Yolu A. İnceleme ve Veri Toplama Aşaması Bu araç-gereçlerden yararlanarak bir elektrik devresi kurun. Bu devreye iletken kablo yardımıyla devre elemanlarını uygun bir şekilde yerleştirin. Devreye farklı direnç tellerinin değerlerini kaydedin. Devreye direnç tellerini teker teker yerleştirerek ampermetreden ve voltmetreden okunan değerleri kaydedin. Bu okunan değerleri öğrenci grafik bilgisini kullanarak devre elemanlarının arasında bir ilişki olduğunu fark etmelidir.

31 Piaget Uygulaması B. Kavram Tanıtımı Aşaması Öncelikle araç-gereçlerin tanıtımı öğrenciye yapılmaktadır. İletkenlik; bir elektrik devresinde konulan iletkenlik özelliği gösterme nedeni akım geçirmesiyle ilgili bir kavramdır. Direnç, akıma gösterilen tepkidir. İletken telin özdirenciyle, uzunluğuyla doğru, kesit alnıyla ters orantılıdır. Direnç, iletkenin atomlarının iç düzenine bağlıdır. Akım; bir direnç telinin birim zamanda geçen net yük miktarıdır. Gerilim; bir elektrik devresinde akımın güç kaynağının artı ucundan çıkıp eksi ucuna ulaşmasıdır.

32 Piaget Uygulaması

33 Piaget Uygulaması C. Kavram Uygulama Aşaması Öğrenciye şu soruları yöneltelim: Akım büyürken gerilim küçülüyor mu veya tersi gerçekleşiyor mu? Direnç ile akım arasında ters orantı var mı? Bu elektrik devresine dirence seri olarak lamba bağlandığında akım miktarı azalır mı? Devreye direnç tellerini seri veya paralel bağlandığında akım değerleri nasıl değişir?

34 Jerome Bruner ( ) Buluş Yoluyla Öğrenme Jerome Bruner tarafından 1960’lı yıllarda geliştirilmiştir. Bruner, öğrenmede konu alanı yapısını anlamanın önemini vurgulamıştır. Bu yapıyı doğru anlayabilmenin yolunun ise, bireyin öğrenmede aktif olması ve buluş yapması olduğunu savunmuştur

35 Bruner Bruner’e göre öğretmenin rolü, önceden paketlenmiş bilgiyi öğrenciye sunmaktan çok, öğrencinin kendi kendine öğrenebileceği ortamı oluşturmaktır.

36 Bruner Yapılandırılmamış Buluş: Planlanmamış, doğal bir ortamda kavramları, ilkeleri, bir problemin çözümünü bireyin kendi kendine bulmasıdır. Yapılandırılmış Buluş: Öğretmen, kazanılacak hedef ve davranışları belirler. Bulunması gereken ilke, kavram ya da çözümle ilgili verileri, örnekleri organize eder. Sorular sorarak öğrencilerin ellerindeki verileri analiz etmelerine ve sonuca ulaşmalarına yardım eder.

37 Buluş Yoluyla Öğrenimin etkili bir şekilde gerçekleşmesi için… Özellikle üst düzeyli hedef-davranışların öğrencilere kazandırılmasında kullanılmalı, Öğretmen stratejiyi önceden çok iyi planlamalı, Öğrencilere verilecek örnek durumlar önceden hazırlanmalı, Yönlendirici sorularla öğrenciler cevabı tahmin etme konusunda cesaretlenmeli,

38 Buluş Yoluyla Öğrenimin etkili bir şekilde gerçekleşmesi için… Stratejinin uygulanması esnasında değişik yöntem, araç-gereçler ve oyunlar kullanılmalı, Dersle doğrudan ilgili olmayan konularda da olsa öğrencilerin merakını uyandırmaya önem verilmeli, Ders konusuyla ilgili alanlarda çok sayıda zıt örnekler kullanılmalı, Örneklere, alıştırmalara ve öğrenci etkinliklerine yeterince zaman ayrılmalıdır.

39 Üstünlükleri… - Öğrencinin merak güdüsünü uyandırması ve güdülenmişlik düzeyini cevapları buluncaya kadar,çalışma boyunca sürdürebilmesi, - Öğrencileri bağımsız olarak problem çözmeye yönlendirmesi.

40 Aşamaları - Öğretmenin örnekleri sunması - Öğrencilerin örnekleri betimlemeleri - Öğretmenin ek örnekler vermesi - Öğrencilerin ek örnekleri betimlemesi ve öncekilerle karşılaştırmaları - Öğretmenin ek örnekleri ve örnek olmayan durumları sunması - Öğrencilerin zıt örnekleri karşılaştırmaları - Öğretmenin, öğrencilerin teşhis ettiği özellikleri, ilişkileri ya da ilkeleri vurgulaması - Öğrencilerin tanımlamaları, ilişkileri ve özellikleri ifade etmeleri - Öğretmenin öğrencilerden ek örnekler istemesi.

41 Buluş Yoluyla Öğrenme Etkili midir? Psikologların ve eğitimcilerin çoğu öğrencilerin bilgiyi öğrenme ve hatırlama için anlamlı hale getirmeleri zorunluluğu fikrine katılmaktadırlar. Listeleri ve unsurları basitçe ezberleme, üstünkörü anlamaya ve hızlı unutmaya götürür. Öğrenciler şaşırtıcı problemlerle uğraştıkları, olası çözümleri denedikleri ve sonuçta kendileri için anahtar konunun belli başlı yapısını keşfettikleri zaman, daha çok anlamaya ve bilgiyi hatırlamaya yakınlaşırlar.

42 Buluş yoluyla öğretimin olumlu yönleri ve sınırlılıkları Öğrencilerin kendi buldukları bilgileri daha önemli gördükleri için, buluş yoluyla öğretimin kalıcı olması beklenmekle birlikte, bu yöntemin sunuş yoluyla kıyaslamalarının da olmasına rağmen diğer öğretim yöntemlerinden daha etkili olduğunu gösteren kesin kanıtlar bulunmamaktadır. Ancak bu yöntem, öğrencilerde problem çözme becerisini geliştirdiği, öğrencileri araştırma yapmaya teşvik ettiği ve öğrencileri güdülediği için bazı durumlarda tercih edilmelidir. Buluş yoluyla öğretimin en önemli sınırlılığı ise, bu yolla öğrenmenin çok zaman alması, bu yöntemi çok iyi bilen kişiler tarafından yürütülebilmesi ve çok sayıda araç gereç gerektirdiği için maliyetinin yüksek olmasıdır. Ayrıca her konu buluş yoluyla öğretime uygun değildir.

43 Buluş yoluyla öğretim eğitim ortamlarında nasıl uygulanmaktadır? Buluş yoluyla öğretim, öğrencilerin, zihinsel yeteneklerini kullanarak kendi kendilerine bilimsel bilgi edindikleri bir öğretim yöntemidir. Bruner, buluş yoluyla öğretimin öğrencilerin zihisel gelişmişlik düzeyleri dikkate alınrak üç farklı biçimde uygulanabileceğini ileri sürmektedir

44 Buluş yoluyla öğretim eğitim ortamlarında nasıl uygulanmaktadır? Bunlar; zihinsel gelişmişlik düzeyi yüksek olan öğrencilerle yürütülen “serbest-buluş yoluyla öğretim”, zihin gelişimi orta düzeyde öğrencilerle yürütülen “yarı- serbest buluş yoluyla öğretim” ve zihinsel gelişmişlik düzeyi düşük öğrencilerle yürütülen “bağımlı buluş yoluyla öğretim” olarak adlandırılmaktadır

45 Buluş yoluyla öğretim eğitim ortamlarında nasıl uygulanmaktadır? Her üç uygulamada da esas olan bireyde buluş (keşfetme) isteğini uyandırmaktır. Öğrenciler buluş yapmaya güdülendiklerinde, üzerinde çalıştıkları bilgiyi ilk kez kendileri keşfediyormuş gibi bir duygu hissederler. Bu durum öğrencilerin kendilerine olan güveni artırmanın yanısıra, fen biliminin sanıldığı kadar zor ve soyut olmadığı yönünde bir görüş geliştirmelerine yol açar

46 Bruner Örneğin; 1.“Bu elmayı başka ne olarak ifade edebilirsiniz? (Meyve). Meyve ile ne yaparız? (Yeriz). Yediğimiz şeylere ne deriz? (Yemek).” Gibi sorular sorunuz. 2.İlişkileri meydana çıkarmak için şema, taslak ve özetleri kullanınız. 3)Bir soru atın ve öğrencilerin denemelerine ve cevabı bulmalarına izin verin

47 Bruner Örneğin; 1.İnsan eli nasıl geliştirilmiş olabilir? 2.Bir kiremitin alanı ile bütün bir zeminin alanı arasındaki ilişki nedir? 4)Öğrencileri sezgisel tahminler yapmaları için cesaretlendiriniz.

48 Bruner Örneğin; 1.Bir kelimenin tanımını vermek yerine, “haydi buna yakın kelimelere bakarak ne anlama gelebileceğini tahmin edelim” deyin. 2.Öğrencilere çok eski bir Yunan haritası verin ve büyük şehirlerin nereler olduğunu düşündüklerini sorun. 3.Yorumunuzu ilk birkaç tahminden sonra yapmayın.Cevabı vermeden önce çeşitli fikirler için bekleyin. 4.Öğrencilerin buluşları onları gereğinden uzağa taşıdığında onları odaklamak için rehberlik edici soruları kullanın. Buluş yoluyla öğrenme, bir çok avantaj meydana getirmiştir ancak hatta Bruner bunun her durum için uygun olmadığına inanmaktadır.

49 Örnek Problem Problem: Düşmekte olan bir hedefe fırlatılan merminin yaptığı eğik ve yatay atış hareketinin incelenmesi

50 Örnek Problem Araç-Gereç: Bobin, plastik bilye, boru, alüminyum folyo, güç kaynağı, teneke kutu ve bağlantı kabloları. İşlem yolu: 1) Aşağıdaki düzeneği grup arkadaşınızla kurunuz

51 Örnek Problem

52 Örnek Problem 2) Akım kesildiği andan itibaren teneke kutunun hareketi için ne söylenebilir? Bu hareketin sebebi nedir? 3) Aynı yükseklikten bırakılan farklı kütlelerdeki iki maddenin yere varış süreleri arasındaki ilişki nedir?

53 Örnek Problem 4) Belirli bir hızla yukarı yönde atılan cismin hareketi için ne söyleyebilirsiniz? 5) Hedefi gören mermi fırlatıldıktan sonra hedefle neden çarpışır. Bu çarpışmada merminin ilk hızının rolü nedir? Mermi hedefi hangi şartlarda vuramaz? 6) Mermiyi hedefle aynı yükseklikten yatay olarak fırlatırsak çarpışma yine olur mu?


"25.05.20161 Öğrenme Kuramları Piaget Bruner Gagne Ausubel Çoklu zeka Bütünleştirici." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları