Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Kapalı tohumlu bir bitkinin genel görünü ş ü. 1. Kök Bitkileri toprağa bağlayan ve topraktan su ve suda çözünmüş tuzları bitkiye sağlayan kısımlardır.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Kapalı tohumlu bir bitkinin genel görünü ş ü. 1. Kök Bitkileri toprağa bağlayan ve topraktan su ve suda çözünmüş tuzları bitkiye sağlayan kısımlardır."— Sunum transkripti:

1 Kapalı tohumlu bir bitkinin genel görünü ş ü

2 1. Kök Bitkileri toprağa bağlayan ve topraktan su ve suda çözünmüş tuzları bitkiye sağlayan kısımlardır. Kökler, bitkilerin toprak altındaki kısımlarıdır. Resim Tipik bir kökün kısımları

3 Öğr. Gör. Tuğba KAMAN Tohumlu Bitkilerin Genel Özellikleri

4 Kökler çeşitleri bakımından 3 kısımda incelenebilir: Primer kök (ana kök), Sekonder kök (yan kök) ve Adventif kök (ek kök) Radikulanın geli ş mesiyle meydana gelen ve bitkinin tüm ya ş amı boyunca hâkim durumda kalan köke primer kök (ana kök) denir. Primer köklere belli bir açı altında çıkan köklerde sekonder kök (yan kök) denir. Genellikle monokotiledonlarda ana kök kısa ömürlü olur. Bunun ortadan kalkması neticesinde adventif kökler meydana gelirler. Adventif kökler genelde kökten ba ş ka bir organdan meydana gelirler.

5 Yer altında uzanan kök tipleri Kazık kök: Yer altında uzanan primer kök ilerde yan kökler verir. Saçak kök: Radikuladan geli ş en kök kısa bir süre sonra i ş levini yitirir ve bunun yerine gövdenin kaidesinden ek kökler geli ş ir.

6 Köklerin önemli işlevi vardır. Bitkinin toprağa tutunmasını sağlar. Kökler, toprak tanecikleri arasındaki boşluklardan su ve madensel tuzları emer. Köklerin emiş özelliği emici tüylerle artar. Emici tüyler kök ucunun hemen gerisinde büyür. Önemli maddelerin emilmesini sağlar. Kökler, bitkinin iletim sisteminin bir parçasıdır.

7 Odun borusu, su ve madensel tuzları köklerden gövde ve yapraklara taşır. Soymuk borusu, besin maddelerini yapraklardan kök sisteminin her tarafına taşır. Bazı bitkilerde kök besin deposu görevi yapar ( havuç ).

8 Resim İ lk kök geli ş mesinin mikroskopta görünü ş ü

9 Bitkinin yapraklarını ve çiçeklerini taşıyan organlardır. Bitkinin toprak üstünde büyüyen esas destekleyici ve üst kısmıdır. Gövde, bitkinin iletim sisteminin bir parçasıdır 2. Gövde Resim : Genç odunsu bir gövdenin mikroskopta görünü ş ü

10 Gövde yandalların ve yaprakların çıktı ğ ı nodyum (dü ğ üm) ve nodyumlar arasında kalan internodyum (dü ğ ümlerarası) adı verilen kısımlardan meydana gelmi ş tir.

11 Üzerinde ta ş ıdı ğ ı çe ş itli do ğ al organlar (yaprak ve çiçekler) tayin ve tasnifte çok önemlidir. Gövdenin dik, yatık, sürüngen, tüylü veya tüysüz olması sistematikte kullanılır. Çiçek durumları, çiçek yapısı, taç ve çanak yaprakların biti ş ik veya ayrı olu ş u, sayıları, erkek organın dizili ş sırası ve sayısı, di ş i organın durumu, bitki gövdelerinin otsu ve odunsu olu ş u da te ş histe önemlidir.

12 Gövde çeşitleri Dik: Yerden dikey olarak yükselir. Ascendens: Tabanda kavis yaptıktan sonra yükselen gövdeler. Decumbens: Sadece uç kısımlarda yükseltici olan yatık gövdeler. Procumbens: Toprak üstünde yatık olarak bulunan fakat nodyumları köklenmeyen gövdeler. Repens: Yatay olarak uzanan gövde nodyumlardan köklenen, sürünücü gövdeler. Stolon: Yatay olarak uzanan gövde nodyumlarda yeni bir bitki olu ş ur.

13 Gövde çeşitleri

14 Toprak altı gövde tipleri Rizom (Köksap): Toprak altında dik ve yatay uzanan kalın ve etli toprakaltı gövdesidir. Nodyumları çok sıktır, üzerinden bitkinin normal kökleri çıkar. Kormus (Gövde yumrusu): Zarımsı yapraklarla sarılmı ş olan ve dik olarak bulunan toprak altı gövdesi. Bulbus (So ğ an): Çok sık dizilmi ş ve etli yapıya sahip yapraklardan olu ş mu ş dik toprak altı gövdesi. Tuber (Yumru): Yedek besin depo etme i ş levi gören etli ve ş i ş kin bir toprak altı gövdesidir.

15

16 3. Yaprak Yapraklar bitkilerde özümlemenin (bitkilerin güne ş ı ş ı ğ ı, su ve karbondioksit kullanarak kendi besinlerini yapabilmeleri) ve transprasyonun (buharla ş ma ile suyun yitirilmesi) yapıldı ğ ı esas yerlerdir

17 Bir yaprakta üç kısım bulunur: 1)Yaprak ayası (lamina) 2)Yaprak sapı (petiyol) 3)Yaprak tabanı (bazis) 1) Yaprak ayası (Lamina): Esas yapra ğ ı meydana getiren geni ş kısımdır. 2) Yaprak sapı (Petiol): Yaprak ayasını gövdeye ba ğ layan kısımdır. Yaprak sapı çok kısadır. 3) Yaprak tabanı (Bazis): Sapın gövde ile birle ş en ve saptan daha geni ş olan kısımdır.

18 Petiol bütün yapraklarda görülmeyebilir. Bu nedenle petiole sahip yapraklara petiolat (saplı), petiolü olmayan yapraklara da sesil (sapsız) yapraklar adı verilir. Ayrıca yapra ğ ın gövdeye ba ğ landı ğ ı yerde iki adet küçük yaprakçık bulunur ki bu yapıya stipula (kulakçık) denir.

19 Yaprak tipleri ikiye ayrılır: Basit yapraklar: Tam veya loplu tek bir yaprak olup, parçalanma ana eksene kadar de ğ ildir. Basit yapraklar kendi içlerinde tam ve parçalı olarak olmak üzere ikiye ayrılır. Bile ş ik yapraklar: Birçok yaprakçıktan meydana gelmi ş bir yapraktır. Yaprakçıkların her biri pinnula (yaprakçık) adını alır. Basit Yaprak Bile ş ik yaprak

20 Basit yaprak şekilleri Linear: Ş eritsi. Lanseolat: Mızraksı. Oblanseolat: Ters mızraksı. Spatulat: Spatula ş eklinde. Subulat: Biz ş eklinde. Eliptik: Elips ş eklinde Ovat: Yumurta ş eklinde. Oblong: Dikdörtgen ş eklinde. Obovat: Ters yumurta ş eklinde. Reniform: Böbrek ş eklinde. Kordat: Kalp ş eklinde. Orbikular: Daire ş eklinde. Deltoid: Delta ş eklinde. Lirat: Yaprak ayasının en uçtaki lobu; büyük kenar lopları a ş a ğ ıya do ğ ru gittikçe küçülen yaprak.

21 Parçalı yaprak şekilleri Palmatifid: Yaprak ayasının üçtebirinden az bir ş ekilde parçalanması. Palmat: Üçten fazla parçanın veya yaprakçı ğ ın yaprak sapındaki tek noktadan ı ş ınsal olarak çıkması. Digitat: Elsi parçalanmı ş yapra ğ a benzer ancak parçalar daha dar ve tam ı ş ınsı bir ş ekilde yayılmı ş tır. Padet: Elsi yaprak üç ana loptan meydana gelmi ş olup yanlardaki iki lop tekrar loplara ayrılır. Rusinat: Yaprak ayası derin oymalı ve lobları yaprak tabanına do ğ ru yönelmi ş basit yaprak. Lirat: Yaprak ayasının en uçtaki lobu büyük kenar lopları a ş a ğ ı do ğ ru gittikçe küçülen yaprak. Pinnatifid: Yaprak ayasının orta damara do ğ ru üçte birinden az bir ş ekilde parçalanması. Pinnatipartit: Tüysü parçalı yaprak ayasının orta damarına do ğ ru yarıdan fazla bir ş ekilde parçalanması. Lasinat: Uzun keskin yarıklı çok sayıda dar, derin ve lobların uçları sivri olan parçalanmı ş yaprak. Laserat: Kenarları derin ve düzgün olmayan ş ekilde parçalanmı ş, yırtık kenarlı yaprak. Pektinat: Yaprak ayasının bir tara ğ ın di ş leri gibi kar ş ılıklı olarak ince ve derin parçalanmı ş olması.

22

23 Yaprak kenar şekilleri Düz (Entire): Yaprak kenarları düz. Krenat: Yuvarlak di ş li. Serrat: Testere di ş li. Biserrat: Çift testere di ş li. Dentat: İ ri ve keskin di ş lerin eksenleri yapra ğ a dik. Dentikulat: Küçük di ş li. Sinulat: Dalgalı. Siliat: Kirpiksi. Serrulat: İ nce, küçük testere di ş li. Serenulat: İ nce yuvarlak di ş li. Revolut: Yaprak kenarları geriye do ğ ru kıvrımlı. İ nvolut: Yaprak kenarları içe kıvrımlı. Pinnatsı: Kenarlar bile ş ik yaprak gibi, pinnat yaprakları varmı ş gibi görünen basit yaprak. Loblu

24

25 Yaprak uç şekilleri Akuminat: Uç kısma do ğ ru aniden daralarak sivrilmi ş olan. Akut: Sivri ve keskin uçlu Apikulat: Yapra ğ ın uç kısmında ani daralma olan Aristat: Yaprak ucunda uzun, sert, dik duru ş lu, kılçık gibi olan. Kaudat: Yaprak ucunda uzunca, yumu ş ak kuyru ğ a benzer yapı olan. Kuspidat: Yaprak ucunun birdenbire daralıp iç bükey bir durum alarak uzun ve uç sivri yapı olan. Emerginat: Yaprak ayası ucunda ortada az derin çentikli ve yayık girintili olan. Mukronat: Dikensi uçlu olan. Obtus: Küt uçlu olan. Retus: Yaprak ucunda kısa bir girinti bulunması.

26

27 Yaprak tabanı ve bağlantı şekilleri Atenuat: Dı ş bükey (konveks) kenarların yaprak sapına do ğ ru yava ş ça daralarak içbükey (konkav) duruma gelerek yaprak sapına birle ş ir. Aurikulat: Kulaklı. Yaprak, brakte ve petal tabanının iki yanında bulunan yuvarlak veya de ğ i ş ik ş ekillerde yapıları vardır. Amplexikaul: Gövdeyi tamamen saran ş ekildedir. Sapsız yapraklarda, yaprak tabanında kulakçıkların gövdeyi sarması ş eklindedir. Kordat: Kalp ş eklinde, yüreksi yaprak tabanı. Kuneat: Yaprak ayasının ve petalin kaideye do ğ ru gittikçe incelerek dar üçgen biçimi olması, kamamsı. Hastat: Yaprak tabanı dı ş arıya do ğ ru orta eksene dik olarak uzanmı ş olması. Oblik: Asimetrik. Peltat: Yaprak sapının yapra ğ ın alt ortasına ba ğ lanmı ş olması. Perfoliat: Sapsız yaprak ayası tabanının gövdeyi sararak gövdenin yaprak içinden geçiyormu ş gibi görünmesi durumu. Rotundat: Dairemsi. Sagitat: Yaprak tabanının dı ş a do ğ ru iki yana ve a ş a ğ ıya do ğ ru uzamı ş olması. Trunkat: Yaprak tabanının kesik, yassı olması.

28

29 Yaprak damarlanma şekilleri Palmat: Bir noktadan ş emsiye telleri gibi e ş de ğ er damarlar çıkar. Paralel: Damarlar yaprak ayasının içinde, yaprak sapından damla ucuna do ğ ru birbirlerine paralel olarak geli ş ler. Ana damar belirgin de ğ ildir. Pinnat: Ayanın bir orta damarı, bu orta damardan dallanan yan damarları vardır. Retikulat: Yaprak ayasında ço ğ unlukla bir ana damar olup, di ğ er damarlar düzensiz olarak bir a ğ ş eklinde bulunurlar.

30 Bileşik yapraklar şekillerine göre şu isimleri alırlar: Palmat: Elsi, el ş eklinde bile ş ik yapraklar. Üçten fazla parçanın veya yaprakçı ğ ın yaprak sapındaki tek noktadan ı ş ınsal olarak çıkan yapraklar. Örn: Aesculus Trifoliat: Bir ana sapın ucunda üç yaprakçı ğ ı bulunan bile ş ik yaprak. Örn: Trifolium Biternat: Ana yaprak sapının üç sapçı ğ a ayrılması ve herbirinin ucunda üçer yaprakçık bulunan bile ş ik yaprak. Örn: Petroselinum crispum A. W. Hill (Maydonoz) İ mparipinnat: Bile ş ik yaprak ekseninin ucunda tek yaprakçık bulunan bile ş ik yaprak. Örn: Ailanthus (Kokar a ğ aç) Paripinnat: Yaprakçık adedi çift sayı olan bile ş ik yaprak. Örn: Robinia (Akasya) Bipinnat: Birinci derecedeki yaprakçıkları pinnat olan ikincil yaprakları basit yaprak olan bile ş ik yaprak Örn: Pteridium (E ğ relti) Tripinnat: Bipinnat yapra ğ ın yaprakçıklarının pinnat olması.

31

32 Gövde üzerindeki yaprak diziliş şekilleri Alternat: Alma ş ık dizili ş te olan. Her nodyumda bir yaprak ve yapraklar arasında belirli bir açı bulunan yaprak dizili ş i. Distikus: İ ki sıralı. Yaprak ve çiçekler aynı düzlem üzerinde birbirine ters yönde sıralı. Opposit: Her nodyumdan bir çift yapra ğ ın kar ş ılıklı olarak çıkması. Dekussat: Her nodyumda kar ş ılıklı olarak bir çift yapra ğ ın ve birbirini izleyen nodyumlardaki yaprak çiftleri birbirine dik durumda olan çevresel yaprak dizili ş i. Vertisillat: Halkasal, dairesel, çevresel. Yaprak veya çiçek kümelerinin veya çiçeklerin bir eksen çevresine dizilmi ş olması. Fasikulat: Küçük demet ş eklinde.

33 a: Alternat, b: Distikus, c: Opposit, d: Dekussat, e: Vertisillat, f:Fasikulat, g: İ mbrikat, h: Caulin, i: Rosulat (basal), j: Equitant, k: Equitant bitkinin kesiti

34 Tüy Çeşitleri Kanasent: Kısa, ince, sık tüyler. Lanatus: Yünsü, sık, kıvrık birbirine sarılmı ş gibi tüyler. Tomentos: Keçimsi, sık oldukça sa ğ lam tüylü. Pilos: Yumu ş ak, ince zayıf tüyler. Velutinos: Kadifemsi sık yumu ş ak tüyler. Villos: Uzun yumu ş ak tüylü. Hirsut: Kaba, uzun dik ve yatık tüyler. Hispid: Sert kıllı veya tüylü, sa ğ lam, elle dokununca acıtabilen tüyler. Sericeus: İ pek gibi ince, sık ve basık bir yöne do ğ ru tüylü. Skabros: Yatık kısa sert dalgalı tüyler. Puberulent: Seyrek, ince, kısa yumu ş ak tüyler. Lepidot: Pulsu tüyler. Glandular: Ucunda salgı bezi olan tüyler Unisat: Kanca, çengel ş eklinde olan tüyler Tuberkulat: Pürtüklü, kısa, sert, sa ğ lam si ğ ile benzer yapılar. Stellat: Yıldızsı tüyler. Setos: Kalın sert yapıdaki kıllar, Echinat: Diken ş eklinde yapılar Strigos: Sert yatık tüylü. Flokos: Kısa, sert gruplar halinde tüyler

35 Tüy Çeşitleri

36 4. Çiçek Tohumlu bitkilerin eşeysel üreme organlarına çiçek adı verilir. Başka bir deyimle çiçek, yaprakları eşeysel üremeye hizmet için özel bir değişime uğramış kısa sürgünlerdir. Çiçek, tohumlar aracılığıyla yeni bireylerin oluşmasını ve bitkinin devamını sağlar.

37 Tam bir çiçekte; çiçek sapı, çiçek tablası, çanak yaprak, taç yaprak, erkek ve di ş i organlar vardır. Çiçek sapı çiçe ğ i dala ba ğ lar, çanak yaprak, taç yaprak, erkek ve di ş i organlar dı ş tan içe do ğ ru sırayla dört halka ş eklinde çiçek tablası üzerine dizilirler. Resim : Kapalı tohumlu bir bitkinin çiçek yapısı

38 Resim :Bir iki çenekli bitkinin çiçe ğ i

39 Bir Angiosperm’in çiçek yapısı (Bozcuk’dan)

40 Çanak yaprak; (KALİKS, SEPAL) genelde ye ş il renklidir. Çiçe ğ in en dı ş kısmını olu ş turur; tomurcuk hâlindeyken çiçe ğ i korur. Taç yaprak ; (KOROLLA, PETAL) çiçe ğ in renkli ve kokulu kısmıdır. Tozla ş mada böcekleri çekerek bitkinin ço ğ almasında önemli rol oynar. Ç İ ÇEK ÖRTÜSÜ (PER İ ANT) Çiçe ğ in iki ayrı daireden meydana gelmi ş çiçek örtü yaprakları vardır. E ğ er örtü yaprakları renk, biçim ve büyüklük bakımından farklı olursa o zaman çiçek örtü yapraklarına periant denir.

41 Erkek organın bir diğer adı da Andrekeum’dur. Andrekeumun her bir parçasına stamen adı verilir. Bir stamen filament denen bir sap ve anter denilen bir başçıktan ibarettir. Başçıkta, içinde erkek üreme hücreleri (polen) bulunan çiçek tozu keseleri bulunur. Polenler olgunlaşınca keseler çatlar ve polenler etrafa yayılır. ERKEK ORGAN (ANDREKEUM)

42 DİŞİ ORGAN (GİNEKEUM) Di ş i organ; yumurtalık, di ş icik borusu ve tepecik olmak üzere üç kısımdan olu ş ur. Yumurtalıkta çok sayıda di ş i üreme hücresi (yumurta) bulunur. Di ş icik borusu, tepeci ğ i yumurtalı ğ a ba ğ layan dar kısımdır. Tepecikte çiçek tozlarının yapı ş masını sa ğ layan yapı ş kan bir sıvı bulunur.

43 Resim : Kapalı tohumlu bir bitkinin çiçek yapısı

44 ÇİÇEKTE OVARYUM DURUMLARI Çiçekte ovaryum durumları üç ş ekilde görülmektedir. 1)Hipogin Çiçek: Bu halde di ş i organ hepsinin üstünde, di ğ er bir de ğ i ş le çiçe ğ in di ğ er kısımları di ş i organın altında toplanır. Böyle durumlu ovaryumlara üst durumlu ovaryum veya hipogin çiçek denir. Örne ğ in: Ranunculaceae, Liliaceae, Magnoliaceae

45 2) Perigin Çiçek: Ş ayet reseptakulumun ortası biraz çukurla ş mı ş ve dolayısıyla çiçe ğ in bütün kısımları aynı yükseklikte sıralanmı ş larsa bu tip çiçek durumlarına orta durumlu ovaryumlar veya perigin çiçek denir. Örne ğ in: Rosaceae

46 3) Epigin Çiçek: Çiçek ekseni ginekeum etrafında kapalı bir örtü yapar. Çiçe ğ in di ğ er kısımları di ş i organa hâkim duruma geçerler. Bu tip çiçe ğ e de alt durumlu ovaryum veya epigin çiçek denir. Örne ğ in: Compositae, İ ridaceae

47 ÇİÇEKLERDE SİMETRİ DURUMU Simetri durumlarına göre çiçekler ş u adları alırlar: 1)Aktinomorf çiçek (Radier, Polysimetrik, ı ş ınsal): E ğ er çiçek her do ğ rultuda geçirilecek eksenle iki kısma ayrılırsa bu gibi çiçeklere Actinomorf çiçek veya Radier çiçek adı verilir. veya i ş aretleriyle gösterilir. Örn: Papaver sp. (Gelincik) 2)Zigomorf çiçek (Dorsiventral çiçek, monosimetrik): Çiçek ancak bir eksenle iki simetrik kısma ayrılır.,, veya i ş aretiyle gösterilir. Ör: Orchidaceae, Lamiaceae 3)Bilateral çiçek (Disimetrik): Çiçek e ğ er iki simetrik kısma ayrılıyorsa böyle çiçeklere Bilateral veya Disimetrik çiçek denir. Ör: Cruciferae 4)Asimetrik çiçek: Hiçbir eksenle simetrik kısma ayrılmayan çiçektir. Ör: Valeriana

48 Erkek ve dişi organı bir arada bulunduran bitkilere “bir evcikli”, erkek ve dişi organları ayrı bulunduran bitkilere de “iki evcikli” bitki denir. Meşe, mısır, çam, kestane ve fındık bir evcikli, söğüt, Antep fıstığı, kenevir ve kavak iki evcikli bitkilerdir. Ç İ ÇEKLERDE E Ş EYL İ K DA Ğ ILI Ş I

49 ANGİOSPERMLERDE ÇİÇEK DURUMLARI (INFLORESANS) Çiçek durumları dallanma tarzına göre iki kısma ayrılır. 1-Rasemoz çiçek durumu 2-Kimoz çiçek durumu

50 RASEMOZ Ç İ ÇEK DURUMU E ğ er çiçek ekseni kendisinden çıkan bütün yan eksenlere hâkim durumda ise bu tip çiçek durumuna Rasemoz çiçek denir. Yan ekseni dallanmayan ve dallanan tipler diye ikiye ayrılır Yan ekseni dallanmayan Yan ekseni dallanan

51 K İ MOZ Ç İ ÇEK DURUMLARI Ana eksen büyümesine kısa bir zamanda son verdi ğ i halde yan eksenler büyümeye ve dallanmaya devam ederlerse buna kimoz çiçek durumu denir. Bu tipte hâkim durumda bir ana eksen söz konusu de ğ ildir. Kimoz çiçek durumu ş u tiplere ayrılır: MonokazyumDikazyum Pleiokazyum

52 Tozlaşma; erkek eşey hücrelerini içeren çiçek tozunun, erkek üreme organının bir parçası olan anterden, dişi üreme organının bir parçası olan stigmaya taşınmasıdır. Tozlanma döllenmeden önce meydana gelir. Tozlaşma böcek, rüzgâr yardımıyla olmaktadır. Bunun yanında tozlaşmaya kuşlar, yarasalar ve su da yardımcı olmaktadır. 1)Anemogami: Bu tipte tozlaşma rüzgâr ile olur. Örn: Populus (Kavak), Fagaceae, Gramineae, Betulaceae 2)Hidrogami: Su bitkilerinde görülen tozlanma biçimidir. Örn: Valisneria, Ceratophyllum, Elodea 3)Zoogami: Polen tanelerinin çeşitli hayvanlar tarafından dişi organa taşınmasıdır. Bu da üç şekilde olur. a)Entomogami (böceklerle tozlaşma): Ficus carica (İncir) b)Ornitogami (kuşlarla tozlaşma): Cactaceae c)Kripterogami (yarasalarla tozlaşma): Musaceae Tozlaşma;

53 Döllenme; erkek ve dişi eşey hücrelerin bir döllenmiş yumurta meydana getirmesidir. Tozlaşmayla çiçek tozu dişi tepecik üzerine taşınır. Eşey hücrelerinin bir araya gelmesi için, çiçek tozu çimlenir ve bir çiçek tozu tüpü meydana getirir. Bu tüp, aşağı doğru büyür ve embriyo kesesine girer. Tüpün ucunda taşınan iki erkek gamet de embriyo kesesine girer. Gametlerin biri yumurta ile birleşerek daha sonra embriyonu meydana getirecek olan zigotu oluşturur. Diğer erkek gamet, besin deposu görevi yapan endospermayı meydana getirir.

54 Döllenme sonunda farklıla ş mı ş ovaryum ve bu ovaryumun etrafını çevirdi ğ i tohumlardan meydana gelen toplulu ğ a meyve denir. Tipik bir meyve ba ş lıca üç kısımdan olu ş mu ş tur. Dı ş ta koruyucu görevi gören ekzokarp, Ortada mezokarp ve İ çte endokarp Meyveler genel olarak üç grupta toplanır. Basit meyveler: Tek pistilli bir çiçekten meydana geli ş mi ş. Küme (agregat) meyveler: Çok pistilli bir çiçekten meydana geli ş mi ş. Bile ş ik meyveler: Çok çiçek içeren bir çiçek durumundan geli ş mi ş.

55

56

57

58 TOHUM

59 Tohumun asıl önemli kısmını olu ş turan gelecekte yeni bitkiyi verecek olan embriyoda; kotiledonlar (çenekler), plumula (il vejetasyon noktası), radikula (kökçük) ve radikula ile plumula arasındaki kalan bölge, hipokotil bulunur. Tohum tasla ğ ı döllenme sonucu tohuma dönü ş ürken, içinde bulundu ğ u yumurtalıkta karpeller geli ş ir ve meyve olu ş ur.

60 Olgunla ş mı ş bir tohum dı ş tan içe do ğ ru testa, nusellus, endosperm ve embriyodan olu ş ur.

61 1)Testa (Tohum kabu ğ u): İ ntegümentlerden meydana gelmi ş dayanıklı bir dokudur. Hücre zarları süberin ve lignin içerir. Hatta kutikula ile örtülü olabilir. 2)Nusellus (Tohum tasla ğ ının merkezi kısmı): Olgunla ş mı ş bir tohumda endosperm ve embriyo, nusellusun büyük bir kısmını alınca bakiye halinde görülür. 3)Endosperm (Besi doku): Birçok halde embriyoyu sarar, hücreleri yedek besin maddesi, ni ş asta, alevron, ya ğ ile doludur. Çimlenmenin ilk fazında genç fideyi beslemeye yarar. 4)Embriyo: Döllenmi ş her tohum küçük bir bitkicik içerir ki buna embriyo adı verilir. Embriyonun çim yaprakları sayısı, monokotiledonlarda tek, dikotiledonlarda iki ve çıplak tohumlularda ikiden fazladır.

62 KAYNAKLAR Tohumlu Bitkiler Sistemati ğ i; Prof. Dr. Özcan SEÇMEN Tohumlu Bitkiler Sistemati ğ i Ders Notları Prof. Dr. Memduh SER İ N İ stanbul, 2012 internetten son geli ş meler

63 TEŞEKKÜRLER..


"Kapalı tohumlu bir bitkinin genel görünü ş ü. 1. Kök Bitkileri toprağa bağlayan ve topraktan su ve suda çözünmüş tuzları bitkiye sağlayan kısımlardır." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları