Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

KİMYANIN UYGLAMA ALANLARI

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "KİMYANIN UYGLAMA ALANLARI"— Sunum transkripti:

1 KİMYANIN UYGLAMA ALANLARI
SEMRA SOLAK BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ FEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ KİMYA BÖLÜMÜ 4. SINIF Parlayan Yıldız: Kimya Sektörü Sektör, Türk sanayisinin temel taşı niteliğindedir. Türk sanayisinin olmazsa olmaz yapı harcı kimya sektöründen geçmektedir. Neredeyse her ürünün hammaddesini,birçok sektörün girdisini kimya sektörü sağlamakta. 2005’in ilk dört ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 35.4 artışla, yaklaşık 2 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren sektörün, 2005 sonunda bu rakamı 7 milyar dolara yükseltti. Geçen yıl ocak-nisan döneminde 1,5 milyar dolar olan kimya sektörü ihracatının gübreler, mineral yakıtlar, mineral yağlar, anorganik kimyasallar gibi ürünlerin ihracatındaki artışla 2 milyar dolara ulaştığı bildirildi. Kimya sanayi, otomotiv, deri ürünleri, cam, tekstil ve kağıt ürünleri gibi birçok sektöre girdi sağlamaktadır. Tekstil sektörü girdilerinin %15'i, deri ürünleri sektörü girdilerinin % 12'si, kağıt sektörü girdilerinin % 50'den fazlası kimya sektöründen temin edilmektedir.  Kimya sanayiinin toplam imalat sanayi üretimindeki payı % 30'dur. Toplam imalat sanayiindeki firmaların yaklaşık % 3'ü kimya sanayiinde yer almaktadır. Sektörde 77 bin kişi istihdam edilmekte olup, toplam istihdam içindeki payı % 7 dir..  İlaç sektöründe 85'i ilaç üreticisi, 11'i hammadde üreticisi, 38'i ithalatçı olmak üzere toplam 134 firma faaliyet göstermektedir. Bu kuruluşlardan Sosyal Sigortalar Kurumu İlaç ve Tıbbi Malzeme Müessesesi ile Milli Savunma Bakanlığı Ordu İlaç Fabrikası kamu sektörüne, diğerleri özel sektöre aittir. Sektörde 35 adet yabancı sermayeli firma bulunmakta olup, bunlardan 8'i üreticidir. Diğerleri ilaçlarını fason üretimle, ya da ithal ederek piyasaya vermektedir. İlaç hammaddesi üreten 11 adet firma mevcuttur. Bunlardan 10 tanesi özel sektör, bir tanesi ise kamuya aittir. Özel sektördeki firmalardan 1 tanesi yabancı sermayelidir. Sektörde antibiyotikler ve analjezikler başta olmak üzere fermantasyon, ekstraksiyon ve sentez yoluyla birçok ilaç etken maddesi üretilmektedir. İlaç üretiminde kullanılan hammaddelerin yaklaşık % 80'i ithalatla sağlanmaktadır. Tekstil; elyaftan başlayarak iplik, dokuma, örme, boya ve baskı gibi süreçleri, hazır giyim ise bu süreci kullanım eşyasına dönüştürecek işlemleri kapsamaktadır. Elyaftan iplik ve mamul kumaşa kadar olan kısım tekstil, kumaştan giyim eşyası elde edilene kadar olan süreç ise hazır giyim sektörünün içinde değerlendirilmektedir. Tekstil ve hazır giyim, sanayileşme sürecinin önemli yapı taşını oluşturan ve gelişmekte olan ülkelerin kalkınmasına ciddi katkılar sağlayan emek yoğun sektörlerin başında gelmektedir. Dünyada rekabetin en yoğun yaşandığı bu sektörde, kotaların kalkmasıyla hem arz hem de talep yönünde rekabet daha da keskin hale gelmiştir. Bu çerçevede tekstil ve hazır giyimde markalaşma büyük önem arz etmeye başlamış, nitekim sektörün güç kaybetmesi soncunda bazı ülkelerin markalaşmaya yöneldikleri görülmüştür. Yükselen yaşam standartlarının yanı sıra çalışan kadın sayısındaki artış, genç ve çekici bir görünüme sahip olma isteği ve genç nüfus, Türkiye’de kozmetik sektörünün gelişmesi için fırsat yaratıyor. Bunlara bağlı olarak, artan yurtiçi ve yurtdışı talep, sektörün hızlı gelişimindeki temel etken. Türkiye kozmetik ve kişisel bakım ürünlerinde, kalite, üretim kapasitesi ve çeşitlilik açısından, son yıllarda oldukça hızlı gelişti. Kimya sektörü ürünleri oldukça geniş bir ürün yelpazesine sahiptir. Sektör, temizlik ürünleri, boya, kozmetik ürünleri, ilaçlar gibi tüketim mallarının yanı sıra, tarım sektörü için gübreler ve tarım ilaçları, kimya sanayinin de dahil olduğu imalat sanayinin ihtiyaç duyduğu organik ve inorganik kimyasallar, boyalar, lâboratuar kimyasalları, termoplastikler, ve benzeri ürünleri üretmektedir.Sektör ürünlerinin tüketim alanlarının yaygın oluşu nedeniyle, kimya sanayinin gelişimi ile ekonomin gelişimi yakından ilgilidir. Gıda sektörünün ana görevi tarımsal ham maddeyi işleyerek yüksek kalitede, sağlıklı gıda ve içecek ürünleri haline getirmektir. Bu süreçte, en önemli adım üretimdir. Üretimden başlayarak tüketicide sona eren süreçte ise sağlıklı hammadde temininden enerji kullanımına, kaynak kullanımından atık idaresine, ambalajlamadan dağıtım kanallarına kadar birçok unsur yer almaktadır. Gıda zincirini, 'tarladan sofraya' ilkesinden hareketle; çiftçiler, sanayiciler, tedarikçiler, nakliyeciler, perakendeciler ve tüketicileri de içine alan farklı gruplar oluşturmaktadır. Sektörün alt başlıkları; Et ve Et Ürünleri, Süt ve Süt Ürünleri, Un ve Unlu Ürünler, Meyve ve Sebze Ürünleri, Katı ve Sıvı Yağlar, Şeker ve Şekerli Ürünler, Alkolsüz İçecekler, Alkollü İçecekler, Fermente Ürünler, Hazır Tüketilen Gıdalar ve Bebek Mamaları olarak özetlenebilir.  Zengin bir tarım ülkesi olan Türkiye güçlü bir gübre sanayiine sahiptir. Gübre üretimine 1939 yılında Karabük Demir Çelik tesislerinde az miktarlarda başlanılmış; üretim 1954 yılından sonra artmıştır. Günümüzde, sektörde altı firma faaliyet göstermektedir. Başlıca üretilen gübreler AN26, AS, DAP, TSP, üre ve kompoze gübrelerdir. Fakat son yıllarda kompoze ve TSP dışında kurulu kapasite, ancak iç talebi karşılayabilmektedir. Özellikle, ülkemizin en büyük projelerinden biri olan GAP (Güneydoğu Anadolu Projesi) ile 1.7 milyon hektarlık tarım alanının da ortaya çıkması, gübre sanayiinde yeni yatırım ihtiyacını daha da artırmıştır. Ülkemizde temizlik ürünleri pazarının % 88'ini deterjan % 12'sini ise sabun oluşturmaktadır. Temizlik ürünleri sanayi talebin çok üzerinde bir üretim kapasitesine sahiptir. Kapasite kullanım oranının % arasında olduğu tahmin edilmektedir. Sabun ve Deterjan Sanayicileri kayıtlarına göre, sektörde deterjan üretim kapasitesi 1.3 milyon ton, sabun sektörünün toplam üretim kapasitesi ise 550 bin tondur. Sektörde 709 firma faaliyet göstermekte olup, toplam 10 bin kişi istihdam edilmektedir. Likit deterjanlarda da markalı ve kaliteli deterjan üreticilerinin sayısı az olmasına rağmen, bu sahada üretimlerini sürdüren birçok bölgesel firma mevcuttur. Sabun sektörünün toplam kapasitesinin % 72'sini 10 büyük firma gerçekleştirmektedir. Geri kalan üretim ise çok sayıda küçük firma tarafından yapılmaktadır. Boya sektöründe, 9 büyük firmanın yanı sıra 350 atölye tipi, siparişe ve fiyata bağlı üretim yapan ve boya pazarının yaklaşık % 40'a yakın kısmını elinde bulunduran, küçük ve orta ölçekli üreticiler de bulunmaktadır. Boya sanayiinin % 63'ünü inşaat boyaları oluşturmaktadır. Son yıllarda oto ve toz boyalarında önemli ölçüde artış olmuştur. Oto boyaları pazarının, otomotiv sektöründeki gelişmeler paralelinde daha da büyüyeceği tahmin edilmektedir. Aynı gelişme toz boyalarında da devam edecektir. Ulaştırma, sanayi, enerji, konut ve tarım alanlarında yoğun olarak kullanılan petrol, adını Yunanca-Latincede taş anlamına gelen “petra” ile yağ anlamına gelen “oleum” sözcüklerinden alıyor Petrol denince; doğal halde bulunan ve yeraltından çıkarılan “ham petrol” anlaşılmalı. Petrol; koyu renkli, yapışkan ve yanıcı bir sıvı. Metan, etan, propan, bütan gibi bir takım hidrokarbonların karışımından meydana geliyor. Sonuç ve Yorum: Her şey kimyasal maddelerden yapılmıştır ve yaptığımız işlerin çoğu kimyasal tepkimeleri içerir. Yemek pişirirken kimyasal tepkimeleri kullanırız. Yemek yedikten sonra, vücudumuzda bu yiyeceklerden besin değeri olanları alabilmek için karmaşık kimyasal tepkimeler olur. Otomobillerimizde yakıt olarak kullandığımız benzin düzinelerce farklı kimyasal maddelerin bir karışımıdır. Otomobili çalıştıran enerji bu karışımın yanmasıyla sağlanır. Ne yazık ki, benzinin yanmasıyla oluşan maddelerin bazılarının duman oluşumuna katkısı vardır. Modern toplumu rahatsız eden çevre sorunlarının çoğunun kimyasal kökenli olmalarına karşın, bu sorunları kontrol eden ve düzelten yöntemlerin büyük oranda kimyasal nitelikli olması da bir çelişkidir. O halde hepimiz şu ya da bu şekilde uygulamacı kimyacılarız, yani kimya herkesi ilgilendirir. Kimya insanın merak ettiği ve uğraştığı birçok alanla ilişkili olduğu için, bazen "merkez bilim" olarak bilinir. Bugün gelişmiş, yani sanayileşmiş, ülkelerin ekonomik gelişmelerinde "öncü sektör" olarak nitelendirilen sektörlerin başında kimya sektörü gelmektedir. Bugün bütün üretim sektörüne hizmet veren tek sektör kimya sektörüdür. Kimya sektörünün ekonomi içinde genişliğine ve derinliğine etki gücü bakımından "kimya sanayi olmadan sanayileşmenin düşünülmesi, kan dolaşımı olmadan bir insanın yaşamını sürdürebilmesini düşünmek gibi imkânsız bir şeydir". Kaynakça: , , Danışman: Doç. Dr. Hilmi NAMLI


"KİMYANIN UYGLAMA ALANLARI" indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları