Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

BÖLÜM 10: EVRENSEL TASARIM BTÖ 611- İNSAN BİLGİSAYAR ETKİLEŞİMİ NAZAN SEZEN.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "BÖLÜM 10: EVRENSEL TASARIM BTÖ 611- İNSAN BİLGİSAYAR ETKİLEŞİMİ NAZAN SEZEN."— Sunum transkripti:

1 BÖLÜM 10: EVRENSEL TASARIM BTÖ 611- İNSAN BİLGİSAYAR ETKİLEŞİMİ NAZAN SEZEN

2 EVRENSEL TASARIM İnsanlar farklı yeteneklere ve zaaflara sahiptir, farklı geçmişlerden ve kültürlerden gelir, farklı ilgilere, bakış açılarına ve deneyimlere sahiplerdir. Evrensel tasarım, birçok insanın olası birçok durumda kullanabilecekleri ürünler tasarlama sürecidir. Bizim için bu durum, herhangi bir yetenekte herhangi birisi tarafından kullanılabilir olan etkileşimli sistemleri özel olarak tasarlamayı ifade eder.

3 EVRENSEL TASARIMIN İLKELERİ Evrensel tasarımı “Evrensel tasarım, birçok insanın olası birçok durumda kullanabilecekleri ürünler tasarlama sürecidir” olarak tanımlamıştık. Fakat bu uygulamada ne anlama gelir? Herhangi bir kimsenin kullanacağı herhangi bir şey tasarlamak mümkün müdür?

4 EVRENSEL TASARIMIN İLKELERİ Gerçekte, herkese açık bir şey tasarlamayabiliriz ve kesinlikle herkesin bir ürünü kullanması için aynı deneyime sahip olduğunu garanti edemeyiz, ama evrensel tasarımın hedefine doğru yönelebilir ve eşit bir deneyim sağlamayı deneyebiliriz.

5 EVRENSEL TASARIMIN İLKELERİ İLKE 1: Kullanımda Eşitlik (adil kullanım): hiçbir kullanıcı göz ardı edilemez ya da etiketlenemez.

6 EVRENSEL TASARIMIN İLKELERİ İLKE 2: Kullanımda Esneklik: Tasarım kullanım yöntemlerinin seçimi ve kullanıcının hızına, doğruluğuna ve davranış biçimine adapte edilmesi yoluyla yetenek ve tercihler alanı sağlamalıdır.

7 EVRENSEL TASARIMIN İLKELERİ İLKE 3: Basit ve Sezgisel Kullanım: sistem, kullanıcının bilgi, deneyim, dil veya konsantrasyon düzeyine aldırmadan basit ve sezgisel kullanım sağlamalıdır. Tasarım, kullanıcıların beklentilerini desteklemeli ve farklı dil ve okur- yazarlık becerilerini barındırmalıdır.

8 EVRENSEL TASARIMIN İLKELERİ İLKE 4: Anlaşılabilir Bilgi: tasarım, bilginin etkili iletişimini çevresel koşullara veya kullanıcı yeteneklerine bakmaksızın sağlamalıdır. Sunumun fazlalığı önemlidir: bilgi farklı formlarda ve tarzlarda sunulmalıdır (grafik, sözlü, yazılı vb.). esas bilginin üzerinde durulmalı ve çevresel içerikten açık bir şekilde farklılaştırılmalıdır.

9 EVRENSEL TASARIMIN İLKELERİ İLKE 5: Hata Toleransı: yanlış anlamaların veya kasıtsız davranışların neden olduğu zararların etkileri en aza indirgenmelidir. Potansiyel tehlike durumları kaldırılmalı yada erişimleri zorlaştırılmalıdır. Potansiyel tehlikeler uyarıcılarla korumaya alınmalıdır.

10 EVRENSEL TASARIMIN İLKELERİ İLKE 6: Düşük Fiziksel Çaba: sistemler, kullanımı rahat olmalı ve minimum fiziksel çaba ve yorgunluk gerektirmelidirler. Sistemin fiziksel tasarımı, uygun çalıştırma çabasıyla doğal bir durumu sürdürebilmesi için kullanıcıya izin vermelidir.

11 EVRENSEL TASARIMIN İLKELERİ İLKE 7: Yaklaşım ve Kullanım İçin Gerekli Boyut ve Alan: sistemin yerleştirilişi erişilebilir ve herhangi bir kullanıcının beden boyutunu, duruşunu veya hareketliliğini dikkate almaksızın kullanılabilir olmalıdır. Önemli unsurlar oturan ve ayakta duran kullanıcıların her ikisi için de aynı görüş çizgisinde olmalıdır. Tüm fiziksel bileşenlere ayakta ve oturan kullanıcılar tarafından kolaylıkla erişilebilmelidir.

12 EVRENSEL TASARIMIN İLKELERİ Bu yedi ilke bize, evrensel tasarımı ele almamızda iyi bir başlangıç noktası verir. Tabi ki, bu ilkelerin hepsi tüm durumlara eşit şekilde uygulanamayabilir. Örneğin, 6. ve 7. ilkeler bir bilginin tasarımında önemli olmalarına rağmen, kelime- işlem yazılım tasarımında daha az önemlidirler.

13 ÇOKLU- MODEL ETKİLEŞİMİ Etkileşimin birden fazla çeşidiyle bilgiye erişimin sağlanması evrensel tasarımın önemli bir ilkesidir. Bu tür tasarımlar çoklu- model etkileşimine dayanır.

14 ÇOKLU- MODEL ETKİLEŞİMİ Görme, çoğu insan için en üstün duyudur ve çoğu etkileşimli sistem bu sebepten dolayı grafik, yazı, video ve animasyon gibi gösterimlerin özel anlamları yoluyla görsel kanalları kullanır..

15 ÇOKLU- MODEL ETKİLEŞİMİ Buna rağmen ses, bizi çevremizden haberdar etmek, etrafımızdaki olayları ve insanları izlemek, ani seslere tepki göstermek, bir şeyden başka bir şeye dikkatimizi değiştiren ipuçları ve işaretleri sağlaması açısından önemli bir kanaldır..

16 ÇOKLU- MODEL ETKİLEŞİMİ Dokunmak da, önemli bilgiler sağlar: dokunsal geri bildirim formları arabalar, müzik aletleri, kalemler hareket etmek veya tutmak için gerekli herhangi şeyler bazı ortak araçların işlemlerinin parçasıdır. Tatma ve koklama ise genellikle daha az değerdedir. Fakat bunlarda günlük hayatımızda bilgi edinmemizi sağlayan duyulardır.

17 ÇOKLU- MODEL ETKİLEŞİMİ Dünyayla etkileşimimiz çoklu- duyu girdileri tarafından geliştirilmiş olduğundan, çoklu- duyu girdileri, bir duyumsal kanalın daha zengin etkileşimli bir tecrübenin sağlayacağı, daha çok faydalanılacak etkileşimli sistemleri ifade eder.

18 A RAYÜZDE SES Ses, kullanışlığa önemli katkıda bulunur. Bilginin ses ve görüntü yoluyla ikili sunulması kullanıcılar için sırasıyla görsel ve duyusal eksikliklere erişimi etkinleştirerek evrensel tasarımı destekler.

19 A RAYÜZDE KONUŞMA Dil zengin ve karmaşıktır. Karmaşıklıklar, konuşmanın bilgisayar tarafından tanınmasını ve sentezlenmesini zorlaştırır.

20 A RAYÜZDE KONUŞMA Konuşmanın Yapısı: Eğer biz, bilgisayar-temelli tanımayla veya konuşmanın üretimi ile karıştırılan problemleri tam olarak değerlendiremezsek, bu durumda konuşmanın ilk olarak temel yapısını anlamaya ihtiyaç duyarız. Duyuları temel parçalarına ayırabilmek, onları anlayabilmemiz anlamına gelmez: syntax (yapı) sadece anlamlar (semantics) üzerine kurulmuş standartlar olarak kullanımı temellendirilmiştir.

21 A RAYÜZDE KONUŞMA Konuşmanın Tanınması: Konuşmayı tanıyıcı sistemlerin geliştirilmesi üzerine bir çok girişimde bulunulmuştur, fakat, her ne kadar ticari sistemler şu anda ortak ve düşük maliyette kullanılabilir olsa da, başarıları hala tek kullanıcılı sistemlerle sınırlı olup önemli bir eğitim gerektirmektedirler. Bireyler arasındaki çeşitlilik problemlere sebep olur; insanlar kendilerine özgü seslere sahiptirler, ve sistemler konuşmacı sesinin tonundaki veya frekansındaki anlık değişikliklere hassas olduklarında başarılı olurlar.

22 A RAYÜZDE KONUŞMA Konuşmanın Tanınması: İlk başarılı konuşma tabanlı sistem sesli daktilodur. Bu daktilo, benzer sesleri bir araya toplayan sinirsel bir şebekeyi kullanır. Fince'de konuşma girişinden yazılan çıktıyı üretmek için tasarlanan bu daktilo, bir özel konuşmacıda girdileri alır ve sonra çıktıları diğerlerine geneller. Yine de, kendisi tarafından eğitilen birinin başka konuşmacılara göre performansı fark edilir şekilde azdır. Sözlük olmasının dışında, alt düzeyde bir tanıma oranını gerçekleştirir.

23

24 A RAYÜZDE KONUŞMA Konuşma sentezi: Konuşma tanınmasının tamamlayıcısı konuşma sentezidir. Bir bilgisayarla doğal bir şekilde konuşabilme ilgi çekici bir kavramdır. Özellikle bilgisayar okur yazarı olarak günlük ifade ve iletişim ortamının doğal yansımaları göz ardı edilemez

25 A RAYÜZDE KONUŞMA Yorumlanmayan Konuşmalar: Konuşma, bilgisayar tarafından ara yüzde kullanılacak şekilde ayırt edilemeyebilir. Sabit ön- kayıt mesajları görsel bilgiye ek olarak veya cevap olarak kullanılabilir. Kayıtlardaki ses, vurgu ve ifadelerinin incelenmesine rağmen kalite genelde düşük olur. Konuşma parçaları birlikte mesaj oluşturmak için kullanılabilirler (örneğin; birçok havaalanı ve demiryolu istasyonlarındaki duyurular)

26 A RAYÜZDE KONUŞMA Konuşma Olmayan Sesler: Konuşma olmayan sesler çok daha hızlı özümsenebilir. Konuşma dile bağımlıdır, konuşma tabanlı sistemler de başka dilden olan gruplar için çeviri gerektirir. Konuşma olmayan sesler, dilden bağımsız olarak öğrenebilmek anlamına gelir.

27 A RAYÜZDE KONUŞMA İşitsel İkonlar: İşitsel ikonlar ara yüzdeki nesnelerin ve hareketlerin farklı türlerini doğal seslerle tanıtmak için kullanılır. Doğal sesler kullanılır, çünkü insanlar sesin ve hareket tarzının kaynağını tınıdan ve perdeden daha kolay tanıyabilirler.

28 A RAYÜZDE KONUŞMA Ses Sinyalleri (Earcons): Doğal seslere alternatif bir kullanım, yapay seslerin düzenlenmesidir. Ses sinyalleri nesneleri ve hareketleri göstermek için notaların motif denilen yapılandırılmış kombinasyonlarını kullanır. Bunlar, ritme, tınıya, ölçüye ve sese göre değişiklik gösterir. Birleşik ses sinyalleri, özel hareketlerin farklı motiflerini birleştirir. Ses sinyalleri ailesi ise benzer tipteki ses sinyallerini birleştirir. Bu şekilde, ses sinyalleri hiyerarşik olarak gösterilen menüde yapılandırılmış olacaklardır

29 ARAYÜZDE DOKUNMA Ara yüzde dokunmanın kullanımı dokunsal (haptic) etkileşim olarak bilinir. Haptic, dokunma ile ilgili bir terimdir, ve tahminen iki alana ayırabiliriz: deri yoluyla dokunsal duyularla ilişkisi olan derisel algı ve hareket ve pozisyonun algılandığı kinestetikler (devinim duygusu). Bunların her ikisi de etkileşimde kullanılmakla birlikte farklı teknolojiler gerektirmektedirler.

30 ARAYÜZDE DOKUNMA Her iki algı türü de, hem şekil, doku, dayanıklılık ve sıcaklık gibi özelliklerin hem de genişlik, yükseklik ve pozisyon gibi uzaysal özelliklerin algılanmasına yardımcı olur. Bu, haptiklerin hem ara yüzdeki nesnelerin karakterleri hakkında bilgi hem de fiziksel aktivitelerin gerçekçi simülasyonlarını sağladıkları anlamına gelmektedir

31 EL YAZISI TANIMA Konuşma gibi, el yazısını da iletişimin çok doğal bir formu olarak ele alabiliriz. El yazısı girdisini yorumlayabilme düşüncesi ilgi çekicidir ve el yazısının bazı araçlarda metinsel ve grafiksel kullanımını görülür.

32 EL YAZISI TANIMA El Yazısı Tanıma Teknolojisi Teknolojinin en önemli kısmı, elde edilen el yazısını sayısallaştırmada kullanılır. Hızlı hareketler yavaş hareketlerle karşılaştırıldığında geniş aralıklı noktalar üretir: bu, noktalar arasındaki vuruşların detayları bilgi eksikliğindeki gibi kayıp olduğundan bilgi içinde sürekli hatalar ortaya çıkar. Sayısallaştırma tabletleri, ekrandaki bilgileri birleştirerek sadeleştirir ve elektronik kağıt üretir.

33 EL YAZISI TANIMA El Yazısının Tanınması Kişisel el yazıları arasındaki çeşitlilik çok büyüktür. Bu problem, konuşma tanınmasında karşılaştığımız problemi anımsatır ve gerçekten bu problemler farklı değildir. Metnin içeriğinin belirlenmesine çalışılması ve parçaların sayısallaştırılarak farklı karakterlere ayrılması işlemleri tanıma problemlerine neden olur. Konuşma tanıma girişimlerinde elde edilen çözümlerden bazıları tüm metin tanıma veya belirsiz karakterlerin içeriğinin kullanılması gibi el yazısı tanıma sorunları için de denenmiştir.

34 HAREKET (G ESTURE ) TANINMASI Hareket, insan bilgisayar etkileşiminin çoklu model sistemlerindeki uyarı konularının olduğu bir bileşenidir. Elin bazı hareketleriyle bilgisayarı kontrol etmesi, yazıların olmadığı veya diğer duyuların tamamen meşgul olduğu bazı durumlarda faydalı olacaktır. O halde bu, işitme kaybı olan insanlar için iletişimi desteği olacaktır. Fakat, konuşma gibi hareket de kullanıcıya bağlıdır, yani kişiye göre çeşitlilik gösterir.

35 HAREKET (G ESTURE ) TANINMASI Sistemin kullanıcıya, konuşmanın tanınmasıyla nerede olduğunu, nasıl hareket etmesini gerektiğini görebilmesini ve bu yolla hareket bilgisini sağlaması gerekir. Ve çeşitli sesli ifadeler konuşmanın anlaşılmasının kolay yorumlanmasını sağlamalıdır. Buradan anlaşılacağı üzere, her bir modelleme birbirini destekler niteliktedir.

36 ENGELLİ KULLANICILAR İÇİN TASARIM Görme Engeli Grafiksel ara yüzlerin kullanımındaki artış, görme engelli kullanıcılar için olanak kaybı meydana getirmektedir. Bu kullanıcıların erişimlerinin artırılması için iki anahtar yaklaşım vardır: sesin ve dokunmanın kullanımı. Grafiksel arayüzlerde, sesin kullanımı görme engelli kullanıcılar için erişim sağlayacaktır. Ancak, bu tür kullanımlarda sesin kullanımının konuşma, ses sinyali ve işitsel ikonların kullanımı gibi sınırlılıkları olduğu göz ardı edilmemelidir.

37 ENGELLİ KULLANICILAR İÇİN TASARIM İşitme Engeli Grafiksel ara yüzlerin olumsuz etki yarattığı görme engeline kıyasla, işitme engelinin bu tür ara yüzlerden daha az olumsuz etkileneceği açıktır. Ancak yinede bazı multi media ortamlarında ve sesin kullanıldığı ara yüzlerde duyma engeli olan kullanıcılar için erişim sorunu oluşmaktadır.

38 ENGELLİ KULLANICILAR İÇİN TASARIM Fiziksel Engel Fiziksel engelli kullanıcılar elleri üzerindeki kontrol ve hareket miktarına göre çeşitlilik gösterirler, fakat birçoğu mause kontrolünde gerekli hassaslığı göstermekte sıkıntı çekmektedirler. Bir alternatif, gözün izleme hareketiyle cursoru kontrol edilebileceği eyegaze sistem, veya kullanıcının yönetimine bağlı olan klavye sürücüleridir.

39 ENGELLİ KULLANICILAR İÇİN TASARIM Konuşma Engeli Konuşma ve duyma engeli olan kullanıcılar için, multimedya sistemleri yapay konuşma, metne dayalı iletişim ve konferans sistemi dahil birçok iletişim aracı sağlar. Ancak, metne dayalı iletişim yavaştır ve iletişimde etkisi daha azdır.

40 ENGELLİ KULLANICILAR İÇİN TASARIM Disleksi (Öğrenme Bozukluğu) Disleksi gibi bilişsel açıdan engeli bulunan kullanıcılar için metinsel bilgiler zor olabilir. Farklı durumlarda, konuşma girdi- çıktıları, okuma- yazma ve daha çok doğru girdi- çıktıya olan ihtiyacı hafifletebilir.

41 ENGELLİ KULLANICILAR İÇİN TASARIM Otizm Otizm, bireyin insanlarla ve çevresiyle olan iletişim ve etkileşim yeteneğini olumsuz etkiler. Bu etkiler üç türdedir: Sosyal etkileşim İletişim Hayalgücü İletişim ve etkileşim, otistik insanlar için en büyük zorluk alanını oluşturmaktadırlar.

42 ENGELLİ KULLANICILAR İÇİN TASARIM Otizm Bilgisayar aracılığıyla iletişim ve sanal çevrenin, otistik insanların başkalarıyla kuracağı iletişim açısından destekleyici nitelikle olabileceği düşünülmektedir.

43 FARKLI YAŞ GRUPLARI İÇİN TASARIM Yaşlıların populasyonun gereklilikleri diğer populasyon gruplarına göre anlamlı farklılıklar gösterebilir. Sınırlılıklar, yaş ile birlikte artış göstermektedir. 65 yaş üzeri insanların yarıdan çoğunda çocuklarda sahip olunan sınırlılıklar görülmektedir. Bazı yaşlı kullanıcılar teknoloji kullanımına karşı olmamalarına rağmen, alışkanlık eksikliği hissedebilir ve öğrenmekten endişe duyabilir.

44 FARKLI YAŞ GRUPLARI İÇİN TASARIM Çocuklar ise, yetişkinlerden farklı olarak amaçlara, sevdikleri ve sevmedikleri şeylere sahiptirler. Küçük çocuklar örneğin klavyenin kullanımında sıkıntı yaşayabilirler veya tam gelişmemiş el- göz koordinasyonuna sahip olabilirler. Burada kalem tabanlı arayüzler alternatif girdiler olabilirler.

45 KÜLTÜREL FARKLILIKLARA GÖRE TASARIM Farklılıkların son alanı olarak kültürel farklılıkları ele alabiliriz. Kültürel farklılıklar sık sık ulusal farklılıklar anlamında kullanılır. Farklı dildeki veri tabanı kaynaklarında araç çubukları, menü maddelerinin hata mesajlarının ve diğer metinlerin yerel dile çevrilmesine yardımcı olur. Semboller farklı kültürlerde farklı anlama gelirler. Örneğin tik işareti ve çarpı işareti sırasıyla pozitif ve negatifi temsil ederken, başka bir dilde anlamları değişebilir.

46 KÜLTÜREL FARKLILIKLARA GÖRE TASARIM Ara yüzlerde kullanılan renkler sık sık evrensel akımı yansıtacak şekilde kullanılır. Örneğin kırmızı tehlike iken yeşil git anlamında kullanılabilir. Bu evrensel akımlar nasıldır? Kırmızı tehlike olarak kullanıldığı halde, yaşam (hindistan), mutluluk (çin) ve krallık (fransa) anlamında da kullanılabilir. Dolayısıyla, aynı bilgiyi başka bir formda kullanabilmenin sağlanması gerekir.


"BÖLÜM 10: EVRENSEL TASARIM BTÖ 611- İNSAN BİLGİSAYAR ETKİLEŞİMİ NAZAN SEZEN." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları