Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

ALİAĞA REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Hizmetleri Bölümü.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "ALİAĞA REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Hizmetleri Bölümü."— Sunum transkripti:

1

2 ALİAĞA REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Hizmetleri Bölümü

3  İnsanlığı etkileyen en önemli sorunlardan biri haline gelen madde kullanımı ve bağımlılığının geçmişi insanlık tarihi kadar eskidir.

4 Bir maddenin belirgin bir etkiyi elde etmek için alınması sürecinde ortaya çıkan bedensel, ruhsal ya da sosyal sorunlara rağmen madde alımının devam etmesi, bırakma isteğine rağmen bırakılamaması, aynı etkiyi elde edebilmek için giderek madde miktarının arttırılması ve maddeyi alma isteğinin durdurulamaması durumudur.

5 Kişinin kendine, hayatına, ailesine ve çevresine zarar verecek tarzda madde kullanmasıdır. Okul başarısızlığı,ailesel sorunlar, fiziksel problemlerin ortaya çıkması, yasal sorunlar vb.

6 MADDE BAĞIMLILIĞI TANI ÖLÇÜTLERİ Maddeyi kullanmak için güçlü bir istek, Maddeyi kullanma davranışını denetlemede güçlük, Yoksunluk belirtileri, Tolerans gelişimi, Maddeyi elde etmek, kullanmak ve belirtilerini gizlemek için aşırı zaman ve çaba harcama, Madde kullanımı sosyal, ruhsal, fiziksel sorunlara yol açsa da maddeyi almaya devam etme, Bu maddelerin 3 tanesinin olması kişiye bağımlı demek için yeterlidir

7  Zararlı sonuçlarına rağmen kompulsif madde kullanımı  Kullanım üzerinde kontrol kaybı ile karakterizedir  Durmadan kullanmak değil, kullanmaya başlayınca duramamaktır.

8 Bağımlılık tıbbi bir hastalıktır. (biyo-psiko-sosyal) Bağımlılık kronik-tekrarlayıcı bir hastalıktır.

9 Bağımlılığı diğer hastalıklardan ayıran en önemli özellik, bağımlığın doyum (ve bazıları için keyif) vermesidir

10  Bağımlılık kalıcıdır ancak kullanım durdurulabilir  Bir nikotin bağımlısı sigara ve tütün ürünlerini bıraktıktan sonra da “remisyonda bir nikotin bağımlısı”dır

11  Diyabetli bir hasta diyetine çok dikkat etse ve kan şekeri hep normal sınırlarda seyretse, hiçbir şikayeti olmasa o kişi yine de “belirti vermeyen” bir diyabet hastasıdır.  Bağımlılar da bağımlı oldukları maddeyi kullanmayı kalıcı olarak bırakıp onun bütün olumsuz etkilerinden kurtulabilirler. Ancak eski hallerine dönmek istemiyorlarsa hiçbir zaman tekrar sosyal kullanıcı olmayı denememelidirler

12 BEYİN NASIL BAĞIMLI HALE GELİR?

13 Yaşamamız ve neslimizin devamı için gerekli temel işlevleri yapmamız için dürtü-motivasyon verir.

14 Ödül Yolu (Reward Pathway)

15  Yiyecek  Su  Seks Bunları istediğimiz, zevk aldığımız için yaparız

16  Bütün maddeler beyindeki bu merkezi doğrudan ya da dolaylı uyarır.  Böylece hayatın devamı için gerekli olan pekiştirmeyi kullanırlar  Ör: Eroin ve kokain kullanıcıları intoksikasyonu cinsel orgazma benzetirler  Ör: Kokain bağımlısı kobaylar onu yiyecek ve suya tercih ederler

17  Su içme, yemek yeme gibi hayatta kalma dürtüleri olan davranışlarla aynı beyin devrelerini harekete geçiriyorlar  Dopamin yükselmesine ve bağımlı kişinin ‘zevk’ ‘doyum’ hissetmesine yol açıyorlar  Daha sonra beyin bu hissettiği zevki hafızasında tutup tekrarlanmasını istiyor

18  İnsanların görme,koku alma, dokunma gibi çeşitli duyulardan zevk alabilmesi veya sevme, ödül alma, sınıf geçme, yarış kazanma gibi deneyimlerden yaşanan olumlu duygular beynin dopamin salgılamasına bağlıdır. Kendimizi sakin, mutlu hissediyoruz. Bir süre sonra salgılanan dopamin miktarı eski haline dönüyor ve biz olağan hayatımıza devam ediyoruz, yeni mutlu bir an yaşamayı bekliyoruz, çünkü beynimiz bunu hafızaya kaydediyor ve ona tekrar ulaşmak için gerekli hareketleri hatırlar ve tekrarlatır.

19  Bağımlılık yapan maddeler ilk kullanıldığında hızlı ve yüksek miktarda dopamin salgılanır: ‘ödül’  Tekrarlayan kullanımlarda dopamin yine yükselir ama eski düzeylerine ulaşamaz  Bağımlılarda dopamin salınımı bozulur, kişi artık hiçbir şeyden zevk alamaz olur

20  Bir süre sonra madde kullanımı yemek yemekle aynı anlama geliyor  Daha sonra da bu maddelere ulaşıp kullanma isteği hayatta kalmak için gerçekten gerekli davranışların önüne geçiyor. Aile,iş toplum gibi önceden değer taşıyan unsurlar bağımlılık karşısında önemini yitiriyor

21 ZEVK ZARAR

22  Tütün/Sigara  Alkol  Esrar  Uçucu maddeler  Ekstazi  Eroin  Kokain  Halusinojenler  Sedatif ilaçlar  Kafein ve enerji içecekleri  Kumar (loto,iddia,at yarışları, internet oyunları vb.)  Diğer maddeler

23

24  1. Duygudurumda oluşan değişiklikleri öğrenme (deneysel kullanım)  2. Duygudurumdaki dalgalanmaları arama (sosyal kullanım)  3. Duygudurumda dalgalanma ile aşırı ilgilenme (operasyonel kullanım)  4. Normal hissedebilmek için madde kullanma (bağımlı kullanım)

25

26  Keşif evresi  İlk kullanılan madde çoğunlukla alkol  Etkilerin araştırılması ve denenmesi  Etkilerin denetim altına alındığının görülmesi arzusu  Korkulan yaşantıların araştırılması

27 KİŞİSEL ÖZELLİKLER Bağımlılık için özel bir kişilik tipi ve biyolojik özellik belirlenmemiştir. Kullanan herkes için bağımlılık riski eşittir.

28 HEDEF KİTLE GENÇLER NEDEN GENÇLER Gençlik; cesaretin çekingenliğe, serüven isteğinin durağanlığa üstün geldiği dönemdir.

29 İlgileri (Politikaya, Spora vb.) artmış, Tepkileri sert, Çabuk sevinir, çabuk üzülürler, Gel, geç hevesleri var, Başarılı olma istekleri var, Karşılaştırmalardan hoşlanmazlar, Dış görünüşe önem verirler, Arkadaşlarının sözlerine ve davranışlarına önem verirler.

30  Bu nedenle madde satıcıları bir yetişkin aracılığı ile değil gençlere gençlerle ulaşmaya çalışır.

31  % YAŞ ALTI  % yaş  %  %  % 830 YAŞ ÜSTÜ

32  merak"  Arkadaş baskısı  "problemlerini unutmak"  "kafa bulmayı istemek"

33  genellikle grup içinde paylaştıklarını  Erkeklerin bazıları maddeyi (kendilerinden yaşça daha büyük ya da daha küçük) bir arkadaşlarının verdiğini,  Ergenler arasında madde kullanımında arkadaş baskısının etkileri

34  Akranlarla birlikte kullanma  Duygudurumda oluşan değişikliği tekrar sağlama  Daha sık sarhoş olma  Alkol dışı maddelerin kullanımı  Birçok risk taşır

35  Bağımlılık gelişmesi olasılığı artar  Anksiyete ve gerilimden kurtulma  Eğlenme için kullanma

36

37  Kompülsif bir istek  “Normal” hissedebilmek için madde kullanma

38 1991 Ozer 1995 Yazman 1996 Ogel, Tamar ve ark 1998 Ogel, Tamar ve ark 2001 Ogel ve ark 2003 UNODC Tütün%15.7%68%30%64.9%59%48.3 Alkol%27.6%61%34.2%17.9%57.7%48.6 Herhangi bir madde % %6 Esrar-%4%4.2%3.5%4.8%5.1 Uçucu-%4 %8.6%4.4%5.2 Ecstasy-%1%0.9-%1.2%3.2 Sedatif-%7%5%3.2%4.1%5.4 Eroin-%1%0.7%1.6%1.1%2.8

39  yılları arasında  Esrar kullanımı %75.7  Uçucu kullanımı %40.5  Ekstazi kullanımı %287.5  Eroin kullanımı %100 artmıştır

40 *** Kişi bağımlı olunan durumu hep inkar eder, kabul etmez, istediği zaman maddeyi bırakabileceğini düşünür. ***Kullanılan madde miktarı artar, önceden etki gösteren miktar aynı etkiyi göstermez duruma gelir. Bu durum bağımlılığın en önemli göstergelerindendir.

41 MADDENİN ÖZELLİKLERİ Bir madde kullanıldıktan sonra, sahte iyi oluş halini ne kadar kısa zamanda ve şiddetli ortaya çıkarıyorsa bağımlılık yapıcı gücü o kadar fazladır. Örneğin; sigara alkole göre daha fazla bağımlılık yapıcı gücü olan bir maddedir.

42 BAĞIMLILIĞI ENGELLEMENİN YOLU BAĞIMLILIĞI ENGELLEMENİN YOLU

43  Hint keneveri/cannabis indica)  THC/tetrahidrokannabinol  Toz esrar, plaka  Gubar, Marihuana, Paspal  Hint keneveri/cannabis indica) ile “Afyon haşhaşı” (papaver Somniferum L) birbirine karıştırılmamalıdır.

44  Ham esrar kendine has kokusu olan, sarı ile yeşilimtırak renkte bir tozdur. Zamanla kahverengine dönüşebilir. Plaka veya çubuklar halinde piyasada satılır. Bunun için baskı aletleri (pres) kullanılabilir. levha ya da çubuk biçimine getirildikten sonra daha çok tütüne karıştırılarak sigara gibi içilir. Ayrıca çiğnenerek ve çeşitli yiyecek ve içeceklere karıştırılarak kullanılır

45  Derman, ot, plaka, mühür, sarıkız, anten, sarma, paspal, gıya, gogo, gonca, kuru, cigara, cigaralık, deli gonca, ahna, henry, patates, keçi, yeşil, kendir, elek altı, siyah, saddam, kenevir, jelatin, mal, sarı çiçek, sündüz, cam macunu, kına, kuriş, gubar, joint

46  Esrar kullanımı genellikle “gateway” - (geçiş/giriş kapısı) olarak bilinir ve kişinin diğer maddeleri kullanmaya devam edip etmeyeceğinin büyük bir belirleyicisidir.

47  Alındıktan 30 dk. sonra etkisini gösterir. Sigara ile içilen esrarın etkisi 2-4 saat; sindirim yoluyla alındığında bu etki 5-12 saat sürer.  Nabız hızında artış görülür. Gözlerin kızarması, ağızın kuruması, baş dönmesi, kalp atışlarının hızlanması, sık sık idrar yapma ihtiyacı duyulur.

48  Kişinin içinde bulunduğu duygu durumuna göre etki yaratır  Zaman algısıyla ilgili bir farklılaşma renkleri ve sesleri algılamaya karşı duyarlılık artar  İştahta artış görülür  Refleksleri bozar

49  Sakinlik ve gevşeme yaşarlar; kendilerini daha rahat hissederler,  Alkolde olduğu gibi ruhsal inhibisyonları ortadan kalkar. Daha konuşkan olurlar.  Öfori ve bazen önüne geçilemeyen gülme krizleri gerçekleşir.

50  Karakter değişikliği ve hayat tarzında farklılaşma, anksiyete ve depresyon, amotivasyon sendromu: apati (ilgisizlik) geliştiğini, kişinin daha pasif, ilgisiz ve isteksiz. Bu kişiler çalışmak ve üretmek istemezler. Uzun süreli planlar yapamazlar. Kompleks işleri yapmaya karşı hem istek hem de kapasite azalmıştır. Konsantrasyon yetenekleri kaybolmuştur.

51  Uyku hali, uyuşukluk, dengesizlik, kaslarda eşgüdüm bozukluğu vardır. Birey bazı motor yetilerini kaybedebilir. Fazla terlerler. Ayaklarda karıncalanma olur.  En önemli fizyolojik etkilerinden biri tütün benzeri akciğer sorunlarını ortaya çıkarmasıdır

52  Uzun süre ve yoğun olarak kullananlardaki diğer bir etkisi belleğin zarar görmesidir, kısa süreli hafıza etkilenir.  Öğrenme ile ilgili fonksiyonlar da zarar görebilir.  Sık kullananlarda paranoid tipte psikoz yaratır; hezeyanlar gözlenir.  Uzun süreli kullanımı, esrar entoksikasyonuna bağlı olmayan, esrar kullanımından bağımsız, kalıcı bir psikotik tablonun oluşmasına neden olabilir.

53 Yoksunluk Belirtileri Diğer maddelerde olduğu gibi bırakıldığında yada azaltıldığında yoksunluk belirtisi dediğimiz davranışlar gözükmez. Ancak her madde gibi esrarında bağımlılık potansiyeli vardır ve toleransı arttırır. Uzun süre esrar kullananlar kullanımı kestiklerinde sinirlilik, gerginlik, uykusuzluk, iştahsızlık gibi problemler yaşayabilirler.

54  Düşük dozlar genelde canlanma etkileri yaparken, yüksek dozda alım halüsinasyonlara ve bozuk algılamalara yol açmaktadır. Kullananlarda madde alındıktan sonra artan bir iletişim kurma ihtiyacından bahsedilmektedir.

55

56  Ex, E, Beyaz Kumrular, Soda, Uçuş, Kanat gibi isimlerle anılır.  Ecstasy’ye karşı tolerans gelişmektedir. Bu nedenle kişi giderek kullandığı madde dozunu artırma gereksinimi duymaktadır.  Ecstasy alımını takiben ölüm olayı sık olarak görülmektedir

57

58  Etkileri: dakika içinde etki gösterir, etkisi 4-6 saat sürer. Canlılık, hareketlilik, enerji artışı, karşı cinse karşı yakınlık, güven duygusu, sıcaklık, algı değişiklikleri görülür.  Yan etkileri: Beden ısısında, kan basıncında ve nabızda artma, sıvı kaybı, pupillerde daralma, terleme, ecstasy kullanmadan hiçbir şeyden zevk alamama.

59 Yoksunluk: Etki geçtikten sonra kişi kendini yorgun ve halsiz hisseder. Baş ağrısı, baş dönmesi gözlenir,boşluk duygusu. Ecstasy kullanımı sonrası depresyon sık olarak gözlenmektedir. Kişide serotonin depolarının bittiği gösterilmiştir. Depresyon buna bağlı olarak gelişmektedir

60  Yapıştırıcılar (Bally, UHU vb), tiner, yağ ve leke çıkarıcılar, elbise ve cam temizleyici sıvılar, aseton içeren kozmetik ürünler, kumaş boyası, çakmak gazı, benzin sayılabilir

61  giysilerinde, kimyasal bir koku vardır ve alışıldık olmayan bir şekilde nefesleri kokar  sözcükleri kötü bir şekilde telaffuz eder veya dağınık bir konuşma tarzları oluşur; içkili, sersemlemiş gibi bir halde olurlar  parmaklarında ya da yüzünde normalde olmayacak boya ve diğer ürünlerin işaretleri vardır  gözleri kırmızı ve suludur, burun ve ağız çevresinde lekeler ve yaralar bulunur

62  Görsel, işitsel ve dokunsal varsanılar görülebilir  kişi, başını yokmuş gibi hissedebilir, halüsinasyonlar, hezeyanlar – uçabileceklerini düşünmeleri gibi- yaşarlar.  “Kafa yapıcı” etkisi çok kısa sürede sona erdiğinden, kullanıcılar etkinin daha uzun sürmesi için birkaç saat boyunca tekrar tekrar madde çekerler

63  Kişide ilgisizlik, bozulmuş muhakeme yeteneği, okul-iş ve sosyal ortamlardaki işlevselliğinin bozulması gibi belirtiler ortaya çıkar.

64  “Sudden Sniffing Death” - ani ölüm- dediğimiz olay, uçucu maddelerin kalp ritmini bozup, kalbin durmasına yol açmasıyla olur.  Yüksek doz alındığında kişide konfüzyona ve deliryuma yol açabilir.  Mide bulantısı, iştah kaybı ve kusma görülebilecek diğer yan etkilerdir  kronik kullanıcılarda anksiyete, irrite olma, gerginlik, heyecan gözükür.

65  Yoksunluk belirtileri Kullanmayı bırakan kişilerde kilo kaybı, kas güçsüzlüğü, koordinasyon yokluğu, irrite olma durumu, odaklanamama, oryantasyonun bozulması ve depresyon görülür.

66  Çoğunlukla Güney Amerika’da yetişen koka ağacından elde edilir.  Beyaz renkli bir tozdur.  Kok ya da buz olarak adlandırılır.  Crack (taş) ise kokainin içime hazır yüksek potensli bir formudur.  En sık kullanım yolu iyice ezilmiş  tozun buruna çekilmesidir. Deri altına ya da damara enjeksiyon yolu ile ya da sigara gibi içmek tarzında da kullanılabilir.

67  Genellikle “coke” olarak adlandırılır. Türkiye dışında “snow, girl, lady” isimleri verilmektedir.  Türkiyede ise “kok, koko, jamboo, kola, pırlanta, otoban, beyaz ten, pudra, toz şeker” gibi adlarla anılmaktadır

68  Kokainin saf olarak kullanımı nadirdir. Genellikle asit borik veya sodyum bikarbonat gibi beyaz toz maddelerle karıştırılarak saflığı bozulur.  Kimi zaman kokainin içine başka bir uyarıcı madde olan amfetamin de katılabilir. En sık kullanılan katkı maddeleri şeker, özellikle glikoz, laktoz ve kokain ile benzer görünümde olan ve lokal anestezik olarak kullanılan lidokain, prokain ve tetrokaindir.  Ayrıca kokain satıcıları sattıkları kokaini çoğaltmak için kokainin içine çeşitli maddeler koyarlar. Bunlardan bazıları diş macunu, bebek maması, floresan lambasının tozu, yemek sodası vb.’dır.

69  Kokain az miktarda alındığı zaman, öfori hali denilen, keyif, çoşkunluk ve neşe hali verir. Kişinin kendine olan güveni artar.  Ruhsal ve fiziksel işlevleri artırdığı düşünüldüğü için de kullanılmaktadır.

70  Kullanımını takiben taşikardi ya da bradikardi (kalp atışının hızlanması ya da yavaşlaması), pupiller dilatasyon (göz bebeklerinin büyümesi), kan basıncında düşme ya da artma gözlenir.  Alınan kokain miktarı arttıkça çeşitli idrak yanılmaları, illüzyonlar ve halüsinasyonlar ortaya çıkar. En sık görülen halüsinasyonlar dokunma ile ilgilidir. Kokain kullanan kişi, derisinin altında kurtçukların yürüdüğünü veya renkli ve hareketli görme halüsinasyonları yaşadığını söyler.

71  Kokainin etkileri kısa zamanda ortaya çıkar ve kaybolur. Alımını takiben etkisini hemen gösterir. Yaklaşık 30 ile 60 dakika içinde etkisi kaybolur. Bu süre zarfında eğer tekrar kokain alınmazsa yoksunluk belirtileri ortaya çıkar. Bu belirtiler oldukça tatsızdır. Yoksunluk belirtilerinin ortaya çıkmaması için dozun hemen alınması gerekir.

72  Yoksunluk: Kokain alımını izleyen bir saat içerisinde “crash” adı verilen depresyona benzer bir tablo oluşur. Bu tablo çöküntü, mutsuzluk, hiçbir şeyden zevk almama, sıkıntı, kaygı, sinirlilik, güçsüzlük, çok uyuma isteği, korkutucu rüyalar ile belirgindir. Bu belirtiler 18 saat sürer. Ağır kullanımda ise bir haftaya kadar uzar. Özellikle 2-4 gün arasında en şiddetli düzeyine varır. Bu dönemde intihar gözlenebilir.

73  Kokain kullanımının çok ciddi yan etkileri vardır. En sık görülen etki burunda kanlanmanın (nasal konjesyon) artışına bağlı olarak görülen burun kanamalarıdır. Bronşlar ve akciğerde hasara neden olur. Tiklere yol açar ve migren benzeri baş ağrıları oluşturabilir. En önemli yan etkisi beyin üstüne olan etkileridir. Beyinde enfarktlar (tıkanmalar) oluşturur.

74  Myokard enfarktüsü (kalp damarlarında tıkanma) ve aritmi (kalbin ritminde bozulmalar) kokainin kalp üstüne olan istenmeyen etkilerinin başlıcalarıdır. Kokain afrodizyak bir maddedir. Kullanıldığı zaman boşalmayı geciktirir. Ancak uzun kullanımı veya kokainin ani bırakılmasının sonucunda iktidarsızlık gözlemlenir.

75  Kokain kullanımını takiben paranoid hezeyanlar ve halüsinasyonlar gözlenebilir. Bu durumda kişi hayaller görmeye, her şeyden kuşku duymaya başlar. Bu durum psikoz tablosunu andırır.

76  Afyon=opium  Afyon ve benzeri maddelerin tümüne “opioid” adı verilmektedir.  Eroin de afyon haşhaşından elde edilen ve uyuşturucu özelliği taşıyan bir maddedir. Büyük oranda bağımlılık yapma özelliğine sahiptir.  Afyon sakızı, morfin, kodein

77  Mal, beyaz toz, beyaz kelebek, kağıt üstü, h(eyç), junk, staff, charlie, kireç, kar, cevher, kız, beyaz peynir, ilaç, something

78  Beyaz ile koyu kahve arasında değişen renklerde olabilen bir tozdur. Eroin genellikle enjekte edilerek (shooting ya da mainlining), burundan çekilerek ve ağız yoluyla kullanılmaktadır.  Damar yoluyla kullanımlarda, çok kısa sürede hızlı etki yapmaktadır. İçildiğinde ya da burundan çekildiğinde tepe etkisini, 10 ila 15 dakika içinde göstermektedir. Etkisi 4-6 saat kadar sürdüğünden, kişi günde 3-4 kez eroin kullanmak zorunda kalır.

79  Kullanıcılar ilk başta “rush" diye adlandırılan deneyimi yaşarlar. Eroin kullanımından sonraki “rush” deneyimine derinin yüzeyinde bir sıcaklık, ağız kuruluğu, göz bebeklerinde küçülme, kol ve bacaklarda ağırlık hissi, mide bulantısı, kusma ve ağır kaşınma hissi eşlik eder. İlk etkilerinden sonra; kullanıcılar genellikle birkaç saat boyunca uykulu olurlar. Konuşmaları yavaşlar, dikkat ve bellek fonksiyonlarında bozukluklar görülebilir.

80  Eroinin merkezi sinir sistemindeki etkileri nedeniyle zihinsel işlevsellik gölgelenir. Kalp ve tansiyon yavaşlar, bazen ölüm noktasına da varabilir. Sokaklarda satılan eroinin ne kadar saf olduğunun tam olarak bilinememesi özel bir risk durumu yaratır. Bu nedenle, eroin kullanıcıları bilmeden de yüksek doz alma riskindedirler.  Eroin kullanıcılarında HIV virüsü, Hepatit C ve diğer enfeksiyon hastalıklarının görülme nedenleri, bir başkasının kullandığı enjeksiyon araçlarının paylaşılmasından ya da enjeksiyon yoluyla eroin kullanan biriyle korunmasız cinsel ilişkiye girilmesinden kaynaklanmaktadır.

81  Eroinin uzun süreli kullanımında en zarar verici etkilerinden biri bağımlılığın kendisidir. Bağımlılık süreğendir. “Hastalığa” yeniden yakalanma, devamlı bir şekilde (kompülsif olarak) maddeyi arama ve kullanma ile karakterize olur. Eroin, çok güçlü bir şekilde maddeyi aramaya ve kullanmaya motive eden fiziksel tolerans oluşturur.

82  Fiziksel bağımlılık maddenin yüksek doz alımlarıyla gelişir, vücut maddenin varlığına adapte olur ve eğer aniden azaltılırsa “yoksunluk” belirtileri meydana gelir. Eroin kesildikten 6-8 saat sonra yoksunluk belirtileri başlar. Belirtiler 2-3 gün içinde en şiddetli dönemini yaşar ve 7-10 gün içinde sonlanır. Ancak bazı belirtiler 6 ay kadar sürebilir.  Yoksunluk belirtileri; rahatsızlık, gerginlik, kas ve eklem ağrısı; uykusuzluk, kusma, ishal, kolların diken diken olması (cold Turkey), terleme, sarsıntı ve halsizliktir.

83  Xanax,  Rivotril,  Ativan  Nervium  Rohypnol (flunitrazepam)

84  Giysilerde ve nefeste maddenin kokusu  El, yüz ve giysilerde boya ve lekeler  Kendisine gösterdiği özenin azalması  Yeme alışkanlığının bozulması, zayıflama  Bulantı, kusma, terleme, gözlerde kanlanma  Kas ve eklem ağrıları, kramplar  Ciltte renk değişiklikleri,iğne izleri  Halsizlik, yorgunluk, dikkat eksikliği  Huzursuzluk, sıkıntı hissi, depresyon

85  Odasında yalnız kalmayı tercih etme  Evde daha az vakit geçirme  Arkadaş çevresinin değişmesi, yeni arkadaşlar edinme  Daha fazla para harcama  Okul ve iş yaşamında başarısızlık  Bazen neşeli, sakin,bazen öfkeli olma  Sinirlilik  Aile ile ilişkilerinin azalması  Yasa dışı davranışlarda bulunma  Uygunsuz para harcama

86  Giderek okula, spora, hobilerine karşı ilgisini kaybeder  Hafif uykulu ve yorgun gözükebilir  Yalan söyleme, okuldan kaçma gibi davranış değişiklikleri görülebilir  Daha saldırgan ve öfkeli olabilir  Evden kaçma, çeşitli yaralanmalar, suça karışma görülebilir

87 Bireyin beden ve ruh sağlığını, aile içi ilişkilerini, sosyal durumunu ve iş uyumunu bozacak derecede sık ve fazla alkol alma, aynı etkiyi elde edebilmek için gittikçe artan miktarlarda alkol alma ve Alkol alma isteğini durduramamadır.

88  İnsan vücuduna zararlı etkileri olan alkol, kolay ulaşılabilir olması, toplumda kullanım sıklığının artması ve uzun bir kullanım döneminden sonra insanı yavaş yavaş zehirlemesi nedeniyle önemli kişisel ve toplumsal problem oluşturmaktadır.

89  Alkolün bağımlılık yapıcı etkisi yüksektir, üretimi ve satışı yasal bir madde olduğu için bireyler bu maddeyi kullanmaktan çekinmemektedir.

90  Eğitim ve öğretim hayatında başarısızlıklar  Aile sorunları,  Çocuklarla iletişimin bozulması,  Fiziksel sağlık sorunları,  Ruhsal sağlık sorunları,  Cinsel sorunlar, uyku sorunları,  İş hayatında sorunlar,  Ekonomik sorunlar, yasal sorunlar v.b.

91 BABASI ALKOL BAĞIMLISI OLAN ÇOCUKLARDA ALKOL BAĞIMLILIĞI RİSKİ, BABASI ALKOL BAĞIMLISI OLMAYAN ÇOCUKLARA GÖRE 4 KAT DAHA FAZLADIR 4 KAT DAHA FAZLADIR.

92 “Ben bağımlı olmam.” “Bir kere denemekle bir şey olmaz.” “Esrar bir ottur, zararı yoktur.” “Esrar hafif bir maddedir.” “Ara sıra kullanmakla bir şey olmaz.” “Esrar, alkolden daha tehlikeli değildir.” “Madde hakkında konuşabilmek için onu denemelidir. ’’ “Herkes kullanıyor bir şey olmuyor”

93 “Ben kontrol edebilirim” “Madde yaratıcılığı geliştirir, konsantrasyon ve bilinci artırır.” “Benim iradem güçlüdür”

94 Kaynak :  Uzm.Dr. Tijen Şengezer Erdoğan


"ALİAĞA REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Hizmetleri Bölümü." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları