Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Bu slayt hazırlanırken TBSA-2010 verileri kullanılmıştır.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Bu slayt hazırlanırken TBSA-2010 verileri kullanılmıştır."— Sunum transkripti:

1

2 Bu slayt hazırlanırken TBSA-2010 verileri kullanılmıştır.

3 Bebek ölüm hızı  Bebek ölüm hızı de ğ erleri 2008, 2009 ve 2010 yılları için sırasıyla binde 12.1, 10.2 ve 7.8, beş yaş altı ölüm hızı ise aynı yıllar için sırasıyla binde 16.8, 14.1 ve 11.7

4 Anne sütü ile beslenme  Ülke genelinde yürütülen programların olumlu etkisinin TNSA-2008 verilerine yansıdı ğ ı saptanmıştır. TNSA-2008 verilerine göre tek başına 6 ay anne sütü ile beslenme oranı %41.6 olarak bulunmuştur ve annelerin tamamına yakını (%96.7) bebe ğ ini emzirmektedir. Ancak tamamlayıcı (ek) besinlere erken aylarda başlama uygulaması sürdürülmektedir (TNSA, 2008).

5  Dünya Sa ğ lık Örgütü (WHO)’ya göre, öncelikle anne sütü sa ğ lıklı gelişim için çocuklar için en iyi gıda. İ lk altı ayda optimal büyüme ve sa ğ lık gelişimi açısından anne sütüyle beslenme çok büyük önem arz ediyor. İ lk altı ay sonrasında ise uygun ek gıdalarla birlikte süte devam edilmesinde yarar var. Bu ek besinlerin uygun miktarlarda verilmesi çok önemli. İ lk altı ay sonrasında ek gıdalarla çocuklar kesinlikle tanıştırılmaya başlanmalıdır ve büyümeyle birlikte ek gıdalar arttırılmalıdır. Kanatlılar, etler ve yumurta mümkün oldu ğ u kadar çocukların beslenmesine eklenmelidir. Bunların yanında gıdalarda çeşitlili ğ in arttırılması ise bir di ğ er önemli husustur. Ayrıca çocuklar püre haline getirilmiş ve yarı akışkan sıvıları altı ile sekiz ay arası tüketebilir ay arası çocuklar parmak şeklinde kesilmiş gıdaları tüketebilir. 12. Aydan itibaren çocuklar di ğ er aile bireylerinin tüketti ğ i besinleri tüketebilir seviyeye erişirler.  WHO – Online Q&A Archieves  Çeviridir.  DUYGU PEL İ STER

6  Türkiye'de 0-5 yaş grubu çocuklarda; büyüme ve gelişme gerili ğ i, demir yetersizli ğ i anemisi, raşitizm, okul ça ğ ı çocuk ve gençlerde; zayıflık ve şişmanlık, demir yetersizli ğ i anemisi, vitamin yetersizlikleri, iyot yetersizli ğ i hastalıkları, diş çürükleri, yetişkin kadınlarda; zayıflık ve şişmanlık, demir yetersizli ğ i anemisi, iyot yetersizli ğ i hastalıkları, vitamin yetersizlikleri, yetişkin bireylerde ve yaşlılarda; sık görülmektedir. beslenmeye ba ğ lı kronik hastalıklar

7 0-5 Yaş Grubu Çocuklarda büyüme ve gelişme gerili ğ i demir yetersizli ğ i anemisi raşitizm okul ça ğ ı çocuk ve gençlerde zayıflık ve şişmanlık demir yetersizli ğ i anemisi vitamin yetersizlikleri iyot yetersizli ğ i hastalıkları diş çürükleri

8 Protein-enerji yetersizli ğ i  TNSA-2008 sonuçlarına göre 0-5 yaş grubu çocuklarda yaşa göre boy uzunlu ğ u (bodurluk), boy uzunlu ğ una göre vücut a ğ ırlı ğ ı (zayıflık) ve yaşa göre vücut a ğ ırlı ğ ı (düşük kiloluluk) oranı sırasıyla, %10.3, %0.4 ve %2.8’dir. Çocuklarda büyüme gerili ğ i görülme sıklı ğ ı, kırsal (%17.4) alanlarda, kentlere (%7.6) ve do ğ uda (%21.0), batıya (%7.6) göre yüksektir.

9 TNSA-2008 sonuçlarına göre 0-5 yaş grubu çocuklarda bodurluk %10.3 zayıflık %0.4 düşük kiloluluk %2.8

10 Çocuklarda büyüme gerili ğ i görülme sıklı ğ ı %17.4 kırsal alanlarda %7.6 Kentlerde %21.0 do ğ uda %7.6 Batıda

11 Kronik enerji yetersizli ğ i  Kronik enerji yetersizli ğ ini tanımlamak için yetişkinlerde Beden Kütle İ ndeksi (BK İ ) kesişim noktası (cut-off) <18.5 kg/m2 kriter olarak alınmaktadır. Türkiye'de yetişkin kadınlarda kronik- enerji yetersizli ğ i önemli bir sorun olarak gözükmemektedir (TNSA, 2008). TÜ İ K (2010) Sa ğ lık Araştırması verilerine göre 15 yaş ve üzeri bireylerde zayıflık görülme sıklı ğ ı erkeklerde %3.5, kadınlarda %5.9 ve toplamda %4.7 bulunmuştur.

12 Demir yetersizli ğ i anemisi (kansızlık)  Ülkemizde demir yetersizli ğ i anemisi önemli bir halk sa ğ lı ğ ı sorunudur. Yapılan çeşitli araştırmalarda elde edilen sonuçlara göre; Türkiye’de genel olarak 0-5 yaş grubu çocukların ortalama %50’sinde, okul ça ğ ı çocuklarının %30’unda, emzikli kadınların ise %50’sinde anemi görülebilmektedir.

13  “Sa ğ lık Bakanlı ğ ı Demir Gibi Türkiye Programı’nın izleme ve de ğ erlendirilme çalışması sonucunda aylık çocuklarda anemi sıklı ğ ının %30’lardan %7.8’e düştü ğ ü saptanmıştır (Akda ğ, ).

14 İ yot yetersizlikleri hastalıkları  A ğ ır ve orta düzeyde iyot yetersizli ğ inin %27.8 oldu ğ u ve bu de ğ erin 1997 ve 2002 araştırma sonuçlarına göre (sırasıyla, %58 ve %38.9) daha iyi oldu ğ u sonucuna varılmıştır. İ yot yetersizli ğ inin şehirlerde ço ğ unlukla çözümlendi ğ i ancak kırsal yerleşim yerlerinde halen önemli bir sorun oldu ğ u vurgulanmıştır.

15 iyot yetersizli ğ i ö ğ renme yetene ğ i ve okul başarısında azalma gebelerde düşük ve ölü do ğ um riskinde artma büyüme ve gelişme gerili ğ i zekâ düzeyinin akranlarına göre en az 13,5 puan daha düşük olması guatr

16  Ülkemizde iyot yetersizli ğ i hastalıkları ile mücadele edebilmek için tuzun iyotlanması yöntem olarak seçilmiştir. Bu amaçla, 1994 yılından beri Sa ğ lık Bakanlı ğ ı, UNICEF işbirli ğ inde “ İ yot Yetersizli ğ i Hastalıklarının Önlenmesi ve Tuzun İ yotlanması Programı” yürütülmektedir. 

17 D vitamini yetersizli ğ i  Gazi Üniversitesi tarafından 2011 yılında yürütülen, aylık çocuklarda ve annelerinde D vitamini düzeyini belirleme çalışmasında annelerin %81.7’sinin D vitamini düzeyi 20 ng/mL altında bulunmuştur. Annelerin yaşlarına, e ğ itim durumuna ve gelir durumuna göre D vitamini düzeyi arasında fark saptanmamıştır. Çocuklarda D vitamini eksikli ğ i sınır de ğ eri 15 ng/mL olarak alınmış, buna göre çocukların %26.8’ünde D vitamini eksikli ğ i oldu ğ u saptanmıştır. Çocuklarda cinsiyet ve yaş gruplarına göre D vitamini düzeyi arasında anlamlı fark saptanmamıştır. Prematürelerde ve düşük do ğ um a ğ ırlı ğ ı olanlarda ise D vitamini eksikli ğ i daha fazla görülmüştür (GÜ/SB, 2011).

18 D vitamini Eksikli ğ i sonuçları D vitamini Eksikli ğ i Hipokalsemi Osteomalazi Raşitizm HipofosfatemiOsteoporoz belgeler/D%20V%C4%B0TAM%C4%B0N%C4%B0%20EKS%C4%B0KL%C4%B0%C 4%9E%C4%B0.pdf

19 Çocuk ve gençlerde şişmanlık  WHO büyüme e ğ rileri (2006, 2007a ve 2007b) kullanılarak de ğ erlendirilmiş çalışmalara gereksinim vardır.  Yuca ve arkadaşları (2010), yılları arasında 6-18 yaş grubu okul çocu ğ u üzerinde yürüttükleri bir çalışmada hafif şişmanlık görülme sıklı ğ ını %11.1, obezite görülme sıklı ğ ını ise %2.2 (erkek: %2.1, kız: %2.3) olarak saptamıştır. Genellikle hem hafif şişmanlık, hem de şişmanlık görülme sıklı ğ ı kızlarda erkeklere göre daha fazla bulunmuştur.

20  SB/HÜ TOÇB İ 6-10 yaş grubu okul ça ğ ı çocuklarında Türkiye Geneline gösterge olarak 140 ilkö ğ retim okuluna devam eden 6-10 yaş grubu çocuk üzerinde yürütülmüştür. Şişmanlık görülme sıklı ğ ı 6, 7, 8, 9 ve 10 yaşlarında sırasıyla, %5.5, %5.8, %6.1, %7.7 ve %6.9 bulunmuştur. Şişmanlık sorununun en fazla görüldü ğ ü bölgeler İ stanbul (%13.0) ve Batı Marmara (%11.7)’dır.

21 Yetişkinlerde şişmanlık TÜ İ K (2010) Sa ğ lık Araştırması verilerine göre 15 yaş ve üzeri bireylerde hafif şişmanlık, şişmanlık görülme sıklı ğ ı sırasıyla erkeklerde %37.3 ve %13.2, kadınlarda %28.4 ve %21.0, ve toplamda %33.0 ve %16.9 bulunmuştur.

22 Beslenmeye Ba ğ lı Kronik Hastalıklar

23 Kalp-damar hastalıkları:  Ülkemizde tüm ölümlerin ilk sırasında %47.73 ile kalp damar hastalıkları yer almaktadır ve hastalık yükü %19.3’dür. Serebrovasküler hastalıkların insidansı ’de erkeklerde 69.6, kadınlarda ise 72.1’dir. Prevelans ise binde 3.19’dir (UHY-ME, 2004).

24 Hipertansiyon  Rapor edilen de ğ erlere göre hipertansiyon prevelansı 2008 yılında erkeklerde %8.9, kadınlarda %17.9 ve tüm bireylerde %13.5 iken, 2010 yılında erkeklerde %8.4, kadınlarda %16.8 ve tüm bireylerde %12.7’dir.  2010 yılı verilerine göre hipertansiyon prevelansı kırsalda (erkek: %10.3, kadın: %19.9, toplam: %15.3), kentsel yerleşime göre (erkek: %7.7, kadın: %15.3, toplam: %11.5) daha yüksektir (SB, 2012).

25 European Journal of Nutrition European Journal of Nutrition August 2002, Volume 41, Issue 4, pp Issue 4  Akdenizlilerde yapılmış, Diyet ve Hipertansiyona dair bir araştırma;  Yapılan araştırmaya göre Hipertansiyon hem diyetle alının sodyum, hem de kalsiyumla ilişkili. Tansiyon hastası olmayan bireylerde (< 2400 mg Na/d) alımı hipertansiyon riskini %30 ile %50 arasında düşürmüş.  Ayrıca ( 800 mg/d) Kalsiyum aldıklarında %52 oranında düzelme kaydedilmiş. 

26 Kanser  Türkiye'de kanserler yetişkinlerde %13.1 ile ikinci sırada ölüm nedeni (UHY-ME, 2004) iken, TÜ İ K Ölüm Nedeni İ statistikleri (2009) verilerine göre %21.1 oranı (erkek: % 24.9 ve kadın: %16.5) ile yine ikinci sırada ölüm nedeni olarak büyük önem taşımaktadır (SB, 2012).

27 Kanser Meme Kanseri Kolon Kanseri G İ S Kanserleri Uterus (Rahim) Kanseri Prostat Kanseri Böbrek Kanseri _10_obezitevekanser.pdf

28 Diyabet  Türkiye Erişkin Kalp Sa ğ lı ğ ı ve Hipertansiyon Araştırması ve Risk Faktörleri (TEKHARF) çalışmasında ise prevelans %8.4 (E: %8.1; K:%8.9) bulunmuştur (Yumuk et al, 2005). TURDEP-II’ye göre Türk erişkin toplumunda diyabet sıklı ğ ının %13.7’ye ulaştı ğ ı görülmüştür (Satman, 2010).

29 Hiperinsülinemi İ nsülin Direnci Tip II Diyabet

30  Teşekkürler


"Bu slayt hazırlanırken TBSA-2010 verileri kullanılmıştır." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları