Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE. ÖĞRENME İÇERİKLERİ Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE. ÖĞRENME İÇERİKLERİ Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE."— Sunum transkripti:

1 Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

2

3 ÖĞRENME İÇERİKLERİ Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

4 6. Bölüm Bu bölüm, bilginin zihne nasıl alındığını, azaltıldığı, işlendiği, kaydedildiği, yeniden ele alındığı ve kullanıldığı kısaca, hafızanın nasıl çalıştığını ve öğrencilere önemli bilgi, beceri ve fikirleri anlama ve hatırlama konusunda nasıl yardımcı olunabileceğini anlatmaktadır. Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

5 Bilgi işlem modeli, bilginin zihne ulaşımı, depolanması ve hafızadan geri getirilmesini açıklayan bilişsel yaklaşımdır. Bu süreç, bilgi işleme modeli olarak adlandırılır. Bilgi İşleme Süreci (Atkinson-Shiffrin Modeli) Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

6 Duyusal kayıt, her duyudan (görme, işitme, dokunma, koku ve tatma) gelen duyumları alır birkaç saniyeden çok olmayan çok kısa bir süre tutar. Eğer duyusal kayıtta tutulan bilgi işlenmezse hızla kaybolur. Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE Bir insana yukarıdaki gibi bir materyal, kısa bir süre gösterilsin. Bu kişi genellikle 3, 4 ya da 5 harfi rapor edebilir ama 12’sinin hepsini edemez.

7 Duyumlar, alındığında, zihin hemen bazıları üzerinde çalışmaya başlar. Böylece bilinçli olan duyusal imge, gerçekte gördüğümüz, duyduğumuz ya da hissettiğimizden farklıdır, onlar duyu organlarımızın algıladıklarıdır. Bir uyaranın algılanması, o uyaranın kabulü kadar doğrudan değildir. Algı, zihinsel işlemler sonucu verilen bir hükümdür. Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

8 Öğrencilerinize, “Dikkat edin” “kulak kabartın” dediğinizde “edin” ve “kabartın” sözcüklerini uygun kullanırız. Öğrencilerinizden sınırlı dikkat kapasitelerini, söylediğiniz şeye harcamasını istediğinizde, önceliklerini değiştirmesini ve diğer uyaranların atılmasını istersiniz. Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

9 Öğrencilerin neyin önemli olduğu konusunda bilgilendirilmeleri onların meraklarını etkileyecektir. Örneğin, öğrencilere herhangi bir konunun yarınki sınavda çıkacağını söylerseniz elbette öğrenciler neyin önemli olduğu ve neyin çalışılması gerektiğini kendileri tayin edecekler ve diğer konuları ya da materyalleri daha önemsiz olduğu düşüncesiyle eleyeceklerdir. Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

10 Kısa süreli hafıza çok az sayıda bilgiyi kısa süre için tutan sınırlı bir depodur. Bu kısa süreli bilgi saklama sürecinde bilginin ne kadarının daha sonra kullanılmak üzere alınacağına karar verilir. Herhangi bir anda bilinçli olarak sahip olduğumuz düşünceler kısa süreli hafızamızda tutulur. Kısa süreli hafıza için kullanılan farklı bir terim de «işler hafıza» dır. İşler hafıza, zihnin bilgiyi işlemek, depolamak ya da ayıklamak için organize etme ve diğer bilgilerle ilişkilendirmesidir. Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

11 İşler hafızanın 5 ile 9 birim (7+/- 2 birim) arasında bir kapasiteye sahip olduğuna inanılmaktadır (Thompson, 2000). Bu da bir seferde en az 5 ya da en çok 9 farklı şeyi işler hafızada tutabileceğimizi göstermektedir. Hafıza’yı Kolaylaştırmak İçin Bilgi Organizasyonu Örneği Bu 24 yemek ögesinin her biri işler hafızaya rastgele bir sırayla alınamaz. Bu listede yer alan ögeleri benzerleriyle bir araya getirerek organize edebilirsiniz. Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

12 Belirli bir öğrenme görevini başarma sürecinde işler hafıza boyutunda bireyler arasında farklılıklar vardır. Bu kapasite farkının en önemli nedenlerinden biri geçmiş tecrübeler ve önceden öğrenilenlerdir. Bir insan bir şeyi ne kadar çok bilirse, yeni bilgiyi organize etme ve kavrama becerisi de o kadar artacaktır. Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

13 Uzun süreli hafıza, hafıza sistemimizin bir parçasıdır ve bilgiyi uzun süre tutmamızı sağlar. Ericsson ve Kintsch (1995) insanların bilgiyi depolamakla kalmayıp, bilgilere daha kolay erişim sağlamak için uzun süreli hafızaya öğrenme stratejileri depoladıklarını varsaymaktadır. Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

14 Epizodik hafıza; olayların ne zaman ve nerede olduklarının görüntülerini içermektedir. Kişisel olarak yaşanmış olayların nerede ve ne zaman yaşandığı ile ilgili bilgilerin depolandığı hafızadır. Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

15 Semantik hafıza, sözcüklerin, kavramların, kuralların ve soyut düşüncelerin hafızasıdır ve dilin kullanılması için gereklidir. Semantik hafıza, çok değişik bir şekilde düzenlenmiştir, ağlar biçiminde düzenlenmiş fikir veya ilişkiler şema olarak adlandırılır. Şema bir taslak gibidir, farklı kavramları veya fikirleri büyük kategoriler altında gruplandırmadır. Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

16 Prosedürel hafıza, yazı yamak, bisiklete binmek gibi motor becerilerle ilgili bilgi hafızasıdır. Bu hafıza, performans görevlerinin nasıl yapılacağı ile ilgili beceriler ya da bilişsel işlemlerle ilgilidir. Prosedürel hafıza bir şeyi yapabilme yetisini, özellikle de fiziksel görevlerin nasıl yapılacağını hatırlamakla ilgilidir. Örneğin, uzun süredir bisiklet kullanmamış olsanız bile bir bisiklete bindiğiniz anda uyarıcılar, tepkileri uyandırmaya başlar. Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

17 Uzun süreli akılda tutmaya katkıda bulunan birkaç faktör bulunmaktadır. Birincisi, şaşırtıcı olmamakla birlikte, öğrencilerin materyali ne derece öğrendikleriyle ilgilidir (Bahrick ve Hall, 1991). Öğrencinin derse aktif katılımını sağlayan öğrenme stratejileri, bilgileri uzun süreli akılda tutmasını sağlamaktadır. Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

18 Atkinson ve Shiffrin’in bilgi işleme modeli bilişsel psikologlar tarafından kabul edilen tek model değildir. Başka modellerde bulunmaktadır: Bilgi işlem modellerinin en geniş çaplı kabul edileni işlem kademeleri teorisidir (Craik, 2000; Tulving & Craik, 2000). Bu teoriye göre uyarıcı farklı düzeylerde zihinsel işleme maruz bırakılır ve sadece en çok işleme tabi tutulan bilgiler tutulur. Bu teoriye göre, bilgi uzun süreli bellekte iki şekilde bulunur: Görsel ve sözel. Bu teorinin öngördüğü şey görsel ve sözel olarak sunulan bilginin saklanma ve hatırlanma şansının, bunlardan sadece birisiyle işlenen bilgiye göre daha yüksek olduğudur. Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

19 Beyin çalışırken, beyni gözlemlemeyi kolaylaştıran teknolojiler, beyin bilimi alanındaki gelişmeleri hızlandırmaktadır. Sonuçlar, beynin belirli bölgelerinin nasıl belirli bilgi türlerini işlemlediğini ve bunu diğer beyin bölümleri içinde nasıl uyumla yaptığını göstermektedir. Bireyler deneyim kazandıkça, beyin fonksiyonları daha etkili hale gelmektedir. Erken beyin gelişimi, yeni sinir bağlantıları eklemek ve eski kullanılmayanların budanması sürecidir. Sinir bilim, beynin nasıl çalıştığına ilişkin çok şey bulmaktadır. Bunların eğitime yansımaları sonra görülmektedir. Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

20 Beynin her bölümü, fonksiyonların belli bir kategorisinde uzmanlaşmıştır. Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

21 Yapılan çalışmalarda, çocuğun erken gelişimindeki uyarım miktarının, daha iyi öğrenme ve hafızaya temel olan sinirsel bağlantılar ve sinapslarla bağlantılı olduğu bulunmuştur (Black, 2003; Elias ve Saucier, 2006). Bazı araştırmalar kapsamlı bir eğitimin beyin yapısını yetişkinlikte bile değiştirebildiğini savunmaktadır. Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

22 Beynin esnekliği ve hassasiyeti erken yaşlarda daha yüksektir ve zaman geçtikçe azalır (Elias ve Saucier, 2006). Beyin araştırmalarındaki üçüncü önemli bulgu ise, bir insan bilgi ve beceri kazandığı sürece beyni daha verimli hâle gelir. Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

23 Bütün psikolojik, davranışsal ve bilişsel değişimler beyin işlevselliği ile bağlantılıdır. Beyin araştırmaları her geçen gün yeni perspektifler sunmaktadır. Bunlardan bazıları: Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

24 1. Büyük olasılıkla tüm öğrenmeler eşit değildir. 2. Beyin gelişimi, bilişsel çıktıları sınırlar. 3. Beynin bazı bölgeleri, öğrenmeye ve bilişe bağlı bazı sinirsel aktiviteleri, bilişsel sonuçları açısından özellikle önemli olabilir. Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

25 Neden yıllar önce yaşadığımız önemsiz şeyleri hatırlıyorken dün yaşanan önemli bir olayı hatırlamayız? Unutmanın en önemli nedeni işler hafızanın bilgiyi uzun süreli belleğe transfer edememesidir. Bu durum kimi zaman uzun süreli hafızaya erişimi kaybettiğimiz için de başımıza gelmektedir. Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

26 İnsanların unutmasına neden olan faktörlerden biri müdahale (Dempster ve Corkill, 1999). Bu durum, bilgi başka bir bilgi tarafından sıkıştırıldığında ya da karıştırıldığında yaşanır. Müdahalenin önemli bir biçimi insanlar yeni edinilen bir bilgiyi zihinsel provaya sokmaktan kaçındığı zaman meydana gelmektedir. Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

27 Geriye ket vurma, ilk önce öğrenilen bilginin yenisinin gelmesiyle birlikte kaybolduğu çünkü yeni ve benzer bir bilgi ile karıştığı durumlarda meydana gelmektedir. Örneğin, öğrenciler “d” harfinin d olduğunu düşünene kadar “b” olarak algılayabilirler. Çünkü her iki harf de bir birine benzemektir ve öğrenciler tarafından sık sık karıştırılmaktadır. Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

28 Bazen hâlihazırda öğrenilmiş bir bilgi (mevcut bilgi) daha sonra öğrenilecek olanların belleğe alınmasını engeller. Araştırmalar, müdahaleye gösterilen direnç ile okul performansı arasında güçlü bir ilişki olduğunu göstermektedir. Örneğin, benzer IQ seviyesine sahip çocuklar arasında öğrenme engeli olanların müdahaleye karşı direnç ölçümlerinde daha kötü oldukları anlaşılmıştır (Forness & Kavale, 2000). Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

29 Bir önceki öğrenmenin insanların benzer şeyleri öğrenmelerine yardımcı olduğu söylenmektedir. Bu duruma ileriye etkili kolaylaştırma adı verilmektedir. Örneğin, bir şeyi öğretmenin aynı zamanda o şeyi öğrenmeyi de kolaylaştırdığı bilinmektedir. Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

30 İlk sıradakileri öğrenme eğilimi öncelik etkisi, son sıralardakilerin akılda kalmasına yönelik eğilim ise sonralık etkisi olarak adlandırılmaktadır. Öncelik etkisinin en yaygın açıklaması bizlerin ilk sunulana daha çok dikkat ettiğimiz ve kendimizi onu öğrenmeye adadığımızdır. Otomatiklik belli seviyede bir hız ve tekrar gerektirir. Otomatiklik, uzun süreli bellekte bilgi ve beceriyi kurmak için gerekli olan düzeyin ötesinde uygulamalar yapmayı gerektirir (Moors & De Houwer, 2006). Futbolcu 10 dakikalık kısa bir yönergenin sonunda topa nasıl vuracağını bilir, fakat oyuncu bu yetiye binlerce denemeden ve idmandan sonra kavuşabilir. Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

31 Bilgiyi oluşturma ve hafızaya işleme sürecinde en etkili yöntemlerden biri alıştırma yapmaktır. Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

32 Toplu çalışma pratikte insanın süratle öğrenmesini sağlar. Fakat pek çok öğrenme sürecinde aralıklı çalışma akılda tutmak için daha iyidir. Eğer öğrenciler yeni bilgileri kullanırlarsa bilgiyi uzun süre akılda tutabilirler. Örneğin; özet yazma, sadece okumaktan daha yaratıcı ve kalıcıdır. Üretme ilkesi etkili öğretme stratejilerinin tam merkezindedir. Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

33 Herkes yaparak öğrendiğimizi bilir. Yaparak öğrenme üzerine gerçekleştirilen araştırmaların sonuçları bu yaygın görüşü desteklemiştir. Bireylere öğrenme sürecinde verilen birbirinden farklı görevler, onların daha iyi öğrenmesini sağlamakta ve onların sadece okuyarak ya da öğretmeni gözlemleyerek edindikleri bilgiden daha kalıcı ve sürekli olmaktadır (Engelkamp & Dehn, 2000). Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

34 Öğretilecek olgu etkili ve anlamlı bir zihinsel enerji harcayarak öğrenmeyi sağlayacak biçimde kullanılmalıdır. Problem çözme denemeleri, kavramsal etkinlikler ve yaratıcı etkinlikler bu süreçte kullanılabilir. Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

35 Sınıflarda üç tür sözel öğrenme biçimine rastlanmış ve bu biçimler ayrıntılı olarak çalışılmıştır: 1. Çifter bağlamalı öğrenme: Bu sözel öğrenme biçimi, kişilerin kendilerine verilen heceleri, kelimeleri veya diğer şeyleri çiftler halinde öğrenmeleri temeline dayanmaktadır. 2. Seri öğrenme: Terimleri belirli bir sırayla öğrenmeye dayanan bir öğrenme biçimidir. 3. Serbest çağrışımlı öğrenme: ABD’ için 50 eyaletin adını hatırlamak ya da vücuttaki organları ve sistemleri öğrenmek serbest hatırlamaya örnek gösterilebilir. Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

36 Çifter bağlamalı öğrenmede, her cevabı bir uyaranla ilişkilendirmek gerekir. Örneğin, öğrencilere Au sembolü gösterilir ve buna karşılık “altın” kelimesini söylemeleri beklenir. Anadili İngilizce olan ve Fransızca öğrenen bir öğrencinin “l’escrime” sözcüğünü öğrenmek için İngilizce’deki “scream” sözcüğünü kullanması ve bunu yaparken bağıran bir eskrim sporcusunu gözünün önünde canlandırması. Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

37 Seri öğrenme, olguları belirli bir düzen içinde öğrenmedir. Serbest çağrışımlı öğrenme ise, düzenli bir liste/sıra içinde öğrenilme zorunluluğu olmayan ögelerin istenen biçimde özümsenip benzetilerek öğrenilmesidir. Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

38 Yer yönteminde, öğrenciler kendi evlerindeki odalar gibi kendilerine tanıdık gelen ve birbirine benzeyen yer/konum gruplarını düşünürler ve daha sonra hafızadaki listeye almaları gereken her öğeyi kendi evlerindeki tanıdık ortamda gezinir gibi gezinip o konuma göre hatırlarlar. Böylece bilgiyi doğru sırayla hatırlamış olurlar. Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

39 Bu yöntemde öğrenciler 1’den 10’a kadar bazı sözcükleri kafiyelerle ilişkilendirip akıllarında tutarlar. Bu yöntemi uygulamak için öğrenciler öğrenme listelerindeki ögelere ilişkin bazı görsel imajlar yaratırlar ve bu imajları çarpıcı bazı sözcük ya da kafiyelerle ilişkilendirirler. Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

40 Bir kelimenin ya da bir cümlenin bilgiler derlenerek yeniden organize edilmesi sürecinde baş harfleri kullanarak bilgiyi oluşturmak ya da çağrıştırmak sıkça kullanılan hafıza güçlendirme yöntemlerinden biridir. Örneğin, pek çok trigonometri dersinde hayali bir kabile olan SOHCAHTOA öğrencilere öğretilmiştir. SOHCAHTOA sözcüğünde yer alan harflerin her biri bize farkı bir sözcüğü çağrıştırmaktadır. Sine (sinüs) = Opposite (ters açı)/ Hypotenuse (hipotenüs), Cosine (kosinüs) = Adjacent (tümler açı)/Hypotenuse (hipotenüs) and (ve) Tangent (tanjant) = Opposite (ters açı)/Adjacent (tümler açı). Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

41 Öğrenci için anlam ifade eden ve önemli olan bilgi, ezber yoluyla edinilmiş olan bilgiden daha anlamlıdır. Şema teorisine göre bireyin anlamlı öğrenmeleri şema hiyerarşileri ve networkları oluşturur. Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

42 Ezbere dayalı öğrenme çoğu zaman istem dışı gelişen bir süreç olabilmektedir. Buna karşın anlamlı öğrenme istem dışı değildir. Öğrenen kişilerin zaten bildiği kavramlarla ya da bilgilerle ilişkilidir. Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

43 Bazen ezbere dayalı öğrenmenin yanlış, kötü, anlamlı öğrenmenin ise doğru, iyi olduğu izlenimine kapılırız. Yabancı bir dilin kelime hazinesine hakim olmak ciddi ölçüde ezbere dayalı öğrenme gerektirir. Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

44 Sınırlı kullanım alanı olan bilgi, genellikle okulda öğrenip hayata geçiremediğimiz, kullanamadığımız bilgidir. Örneğin, yüksek seviyeli bir Fransızca sınavında başarı göstermiş bir insanın Paris’te insanlarla iletişime geçemediğini görebiliriz. Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

45 Anlamlı bilgiler, uzun süreli hafızada bilgi ağları ve kavramlarla ilişkilendirilip örgütlenerek şema adı verilen bilişsel yapılar hâlinde saklanır. Şema teorisinin (Anderson, 2005; McVee, Dunsmore & Gavelek, 2005) en önemli ilkesi, şema hâline getirilen bilginin, şema hâline getirilmemiş bilgiden daha kolay anlaşıldığı, öğrenildiği ve muhafaza edildiğidir. Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

46 En iyi gelişmiş şemanın, çerçeveye benzer bir düzlemde, hiyerarşik olarak organize edilmiş; gruplar hâlinde kategorilenmiş ve daha da farklı kategorilere indirgenebilecek bir şema olduğu düşünülmektedir. Bir şeyi ne kadar öğrenebildiğinizle ilgili en önemli belirleyici onun hakkında ne kadar bilgiye sahip olduğunuzdur (Alexander, Kulikowich & Jetton, 1994; Schneider, 1993). Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

47 Bilişötesi, öğrencinin kendi düşünme süreçlerini en iyi kullanması, kontrol etmesi hakkında düşünmesidir. Öğrencilerin bilişötesi stratejileri, onları başarılarında önemli bir gelişmeye doğru götürebilir (Alexander, Graham & Harris, 1998). Öğrenciler kendi düşünme işlemlerini, düşünmeyi öğrenebilir ve zor etkinliklerde kendilerini düşündüklerinde belli öğrenme stratejilerini uygulayabilirler (Schunk, 2000). Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

48 Çalışma stratejilerinin bir kısmı her zaman etkili bulunmuştur ve bazılarınınsa etkili olmadığı görülmüştür. Etkin çalışma stratejileri, sadece tekrar okumak veya bilinçsizce en önemli bilgiyi seçip altını çizmek değil, bilgiyi yeniden çerçevelemektir. Anlamlı hale getirmektir. Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

49 Muhtemelen en etkili çalışma stratejisi, yapılacak gerçek bir sınava uygun bir deneme sınavı yapmaktır. Uygulama testleri size neyi bilip neyi bilmediğinizi hatırlatır, böylece çalışmanıza en etkin şekilde konsantre olabilirsiniz. Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

50 Okumakta ve ders anlamakta yaygın olarak kullanılan bir çalışma stratejisi olan not alma, belli unsurlar için etkili olabilir çünkü kişi ne yazacağı hakkında kararlar verirken ana fikirler için zihinsel işlem geliştirmek zorundadır. Zihinsel işlem gerektiren not alma sadece okunanı yazmaktan daha çok etkilidir (Igo, Bruning, & McCrudden, 2005). Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

51 Çok yaygın kullanılan bir yöntem olmasına rağmen alt çizmeyle ilgili yapılan araştırmalar az miktarda yarar sağladığını bulmuştur (Anderson & Armbruster, 1984; Gaddy, 1998). Bu konuyla ilgili problem öğrencilerin hangi konunun önemli olduğuna karar vermekte başarısız olmaları ya da çok fazla şeyin altını çizmeleridir. Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

52 Özetlemek, okunan bilginin ana fikirlerini sunan kısa ifadeler yazmayı içerir. Öğrencilere her paragraftan sonra bir cümlelik özetler yazdırmak etkili yollardan biridir (Wittrock, 1991). Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

53 Son zamanlarda artan delillere göre öğrencilere öğrendiklerinin içeriğini yazarak açıklatmak anlatmalarında ve hatırlamalarında onlara yardımcı olur (Klein, 1999). Taslak çıkarmak, hiyerarşik biçimde materyalin ana noktalarını gösterir; her detayın üst kademedeki kategorilerin altında olması şeklinde organize edilir. Ağ kurmada ve kavram haritası çıkarmada, öğrenciler ana fikirleri tanımlarlar ve sonra da aralarındaki bağlantıyı diyagram ile gösterirler. Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

54 Öğrencilerin okuduklarını hatırlamalarına ve kolaylıkla anlamalarına yardımcı olan yöntemler arasında en tanınanlardan biri PQ4R Yöntemi’dir (Thomas & Robinson, 1972). PQ4R’nin açılımı: – Gözden geçir (preview), – Sorgula (question), – Oku (read), – Yansıt/Düşün (reflect), – Tekrarla/Ezbere anlat (recite) ve – Yeniden gözden geçir (review)’dir. Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

55 Ön düzenleyiciler, öğrencilere var olan bilgilerini etkinleştirerek yeni bilgiyi işlemelerinde yardımcı olur. Benzerlikler, detaylandırma, örgütsel planlar, sorgulama teknikleri ve kavramsal modeller, bilişsel öğrenme teorilerine dayalı öğretme stratejilerinin diğer örnekleridir. Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

56 Aşağıdaki parçayı okuyunuz. Kahramanımız, değerli taşlarla kendisini maddi olarak destekleyenlerin tüm alaycı gülüşleri ve hakaretlerine cesurca meydan okudu. “Gözlerin aldatıcı” dedi. Masa değil yumurta henüz keşfedilmemiş dünyayı temsil eder. Şimdi üç kuvvetli kız kardeş bile sağlam kanıtlar arıyorlar. Şüphelenen pek çok kişi ve hatta ona inanmayı seçenler bile onun hakkında korkunç söylentiler yayıyorlar. Çalkantılı tepelerde ve vadilerde günler, haftalar geçti… Korkunç söylentiler eşiğe dayandı. Sonunda kanatlı yaratıklar başarıyı işaret ettiler (Dooling & Lachman, 1971, s. 217). Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

57 Aynı paragrafı şu bilgilerle birlikte yeniden okuyunuz. Paragraf Kristof Kolomb ile ilgilidir. Parçanın ne ile ilgili olduğunu öğrenmeden önce size çok az anlam ifade ettiğini söyleyebiliriz. Kelimeleri ve dilbilgisinden de yola çıkarak bunun bir yolculuk hikâyesi olduğunu muhtemelen anlayabilirsiniz. Ancak bu hikâyenin Kolomb ile ilgili olduğunu öğrendiğinizden, Kolomb’a ilişkin daha önceki bilgilerinizi bu paragrafı anlamanızı kolaylaştırmak amacıyla kullanıp referans alarak daha anlamlı hâle getirebilirsiniz. Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

58 David Assubel (1963), ön örgütleyici adını verdiği bir yöntem geliştirmiştir. Bu yöntemi, öğrencilerin öğrenmekte oldukları bilgiyi öğrenmeleri, daha sonra hatırlamaları ve yeni bilgi ile ilişkilendirmelerini kolaylaştırmak için onları yönlendirmede kullanmıştır. Ön örgütleyici, öğrenciler için yeni öğrenilen bilgiyle ilişkili olabilecek mevcut bilgiyi alır ve yeni öğrenilen bilgilerle bütünleştirir (Joyce, Weil & Calhoun, 2000). Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

59 Ön örgütleyiciler gibi açıklayıcı benzetimler de, kıyaslamalar ve paralellikler yoluyla yeni bilgiyi iyi kurulmuş mevcut bilgi ile bağlamayı öğrenmeye katkı sağlar. Bilişsel psikologlar ayrıntı kavramını öğrencinin belleğinde zaten var olan bilgi ile öğrenmeye yardımcı malzemeleri ve yeni öğrenilecek kavramları bağlayan düşünme süreci olarak tanımlamaktadırlar (Ayaduray & Jacobs, 1997). Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

60 İyi organize edilen malzemeler, kötü organize edilenlere oranla daha iyi öğrenilir ve hatırlanırlar (Durso ve Coggins, 1991). Özel konuların daha geniş başlıkların altında toplandığı (hiyerarşik organizasyon), öğrencilerin anlamalarına özellikle yardımcı olmaktadır. Minerallerin Hiyerarşik Yapısı Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

61 Öğrencilerin, yazılı bir materyalden, derslerden ya da diğer kaynaklardan öğrendiği bilgilere yardımcı bir stratejide, öğrencilerin zaman zaman durup- öğretmenin ya da yazının söylediğinden ne anladığını-değerlendirmek için kendisine sorular sormasıdır (Pressley vd., 1990; Sadker ve Sadker, 2006). Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

62 Öğrencilerin karmaşık başlıkları anlamlandırmasında kullanılan bir başka araç ise, kavramsal modelleri tanıtmak ya da diyagramlar göstererek bir süreçteki elemanların nasıl birbirleriyle ilişkili olduğunu göstermektir. Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE

63 SONRAKİ DERS Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE


"Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE. ÖĞRENME İÇERİKLERİ Tuncay Yavuz ÖZDEMİR Eğitim Psikolojisi/BÖTE." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları