Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Bakara Sûresi: 187- Kur’ân Buluşmaları: 74 ÜMİT ŞİMŞEK.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Bakara Sûresi: 187- Kur’ân Buluşmaları: 74 ÜMİT ŞİMŞEK."— Sunum transkripti:

1 Bakara Sûresi: 187- Kur’ân Buluşmaları: 74 ÜMİT ŞİMŞEK

2 اُحِلَّ لَكُمْ لَيْلَةَ الصِّيَامِ الرَّفَثُ اِلٰى نِسَٓائِكُمْۜ هُنَّ لِبَاسٌ لَكُمْ وَاَنْتُمْ لِبَاسٌ لَهُنَّۜ عَلِمَ اللّٰهُ اَنَّكُمْ كُنْتُمْ تَخْتَانُونَ اَنْفُسَكُمْ فَتَابَ عَلَيْكُمْ وَعَفَا عَنْكُمْۚ فَالْـٰٔنَ بَاشِرُوهُنَّ وَابْتَغُوا مَا كَتَبَ اللّٰهُ لَكُمْۖ وَكُلُوا وَاشْرَبُوا حَتّٰى يَتَبَيَّنَ لَكُمُ الْخَيْطُ الْاَبْيَضُ مِنَ الْخَيْطِ الْاَسْوَدِ مِنَ الْفَجْرِۖ ثُمَّ اَتِمُّوا الصِّيَامَ اِلَى الَّيْلِۚ وَلَا تُبَاشِرُوهُنَّ وَاَنْتُمْ عَاكِفُونَۙ فِي الْمَسَاجِدِۜ تِلْكَ حُدُودُ اللّٰهِ فَلَا تَقْرَبُوهَاۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ اٰيَاتِه۪ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ Bakara: 187

3 Oruç gecesinde kadınlarınızla ilişki size helâl kılındı. Onlar sizin için bir elbise, siz onlar için bir elbisesiniz. Allah biliyor ki siz kendinize hıyanet ediyordunuz; onun için tövbenizi kabul edip sizi bağışladı. Artık onlara serbestçe yaklaşın ve Allah’ın sizin için yazmış olduğu şeyi arayın. Fecirde tanyerinin beyaz ipliği gecenin siyah ipliğinden ayırt edilir hale gelinceye kadar da yiyin, için; sonra da geceye kadar oruca devam edin. Yalnız, mescidde itikâfa girdiğiniz zaman kadınlarınızla ilişkide bulunmayın. Bunlar Allah’ın çizdiği sınırlardır; ona yaklaşmayın. Sakınsınlar diye, insanlara âyetlerini Allah işte böyle açıklıyor. Bakara: 187

4  “Onlar sizin için bir elbise, siz onlar için bir elbisesiniz”  Birbirinizi örtersiniz  Birbirinizi korursunuz  Birbirinizle beden ve elbise kadar içli dışlısınız  Birbirinizle huzur ve sükûn bulursunuz Bakara: 187 | aile hayatı

5  Hemcinslerinizden, kendileriyle sükûn bulacağınız eşler yaratması ve aranıza merhamet ve sevgi vermesi de Onun âyetlerindendir. Tefekkür eden bir topluluk için bunda ibretler vardır.  Rum, 30:21  Evlenmeye gücü yetenler evlensin. Çünkü evlenmek, gözü haramdan çevirmek ve iffeti korumak için en iyi yoldur.  Buharî, Nikâh: 3; Müslim, Nikâh: 1 Bakara: 187 | aile hayatı

6  Kişi evlendiğinde dininin yarısını tamamlamıştır. Diğer yarısı için de Allah’tan korksun.  Beyhakî, Şuabü’l-iman, 4:382  Dinini ve ahlâkını beğendiğiniz bir kimse size [kızınızı istemek üzere] geldiğinde onu evlendirin. Böyle yapmazsanız yeryüzünde fitne ve fesat çıkar.  Tirmizî, Nikâh: 3  (Resulullah ilk cümleyi üç defa tekrarlamıştır.) Bakara: 187 | aile hayatı

7  “Kendinize hıyanet ediyordunuz”  Önceleri Müslümanlar oruç gecelerinde hanımlarına yaklaşmazlardı; ancak bazılarının buna dayanamayıp kaçamaklar yaptığı olurdu.  Buhârî, Tefsir 2:27  Bu konuda bir yasağın mevcudiyeti hakkında bilgi yok. İnsanların telâkkisi veya önceki ümmetlerde oruç bu şekilde olabilir. Ancak böyle bildikleri halde buna uygun şekilde hareket etmeyenlerin durumu, “nefislerine hıyanet” olarak adlandırılmıştır. Bakara: 187 | sahur

8  Önceleri Müslümanlar gece yatıncaya kadar yiyip içiyor, hangi vakitte uyurlarsa uyusunlar -- iftardan hemen sonra bile olsa -- oruca o zaman başlıyor ve daha sonra orucu bozacak hiçbir şey yapmadan ertesi günün iftar vaktini bekliyorlardı. Bu âyetle sahur uygulaması başladı ve orucun başlangıç vakti, fecir olarak belirlendi.  Bizim orucumuzla Kitap Ehlinin orucunu ayıran şey sahur yemeğidir.  Müslim, Sıyam: 46 Bakara: 187 | sahur

9  “Allah’ın sizin için yazmış olduğu şeyi arayın”  Evlenmenin asıl gayesi: neslin çoğalması  Kader inancı / Yazılı olan vukua gelir / İnsana düşen kesb’dir  Biz geceyi ve gündüzü de iki âyet yaptık; Rabbinizin lütfundan rızkınızı aramanız ve yılların sayısı ile hesabınızı bilmeniz için gecenin âyetini giderip gündüz âyetini aydınlattık. Biz herşeyi böyle inceden inceye ayrıntılandırmış bulunuyoruz.  İsrâ, 17:12 Bakara: 187 | aile hayatı

10  Sizin Rabbiniz, Onun lütfundan rızkınızı arayasınız diye, denizde sizin için gemiler yürütür. Gerçekten O size karşı pek merhametlidir.  İsrâ, 17:66  [İbrahim]: Siz Allah’tan başka birtakım putlara tapıyor ve yalan uydurup duruyorsunuz. Oysa Allah’tan başka taptıklarınızın size bir rızık verecek halleri yoktur. Siz rızkınızı Allah’ın katında arayın; Ona kulluk edin ve Ona şükredin. Sonunda Onun huzuruna döndürüleceksiniz.  Ankebût, 29:17 Bakara: 187 | aile hayatı

11  Namaz kılındığında yeryüzüne yayılıp Allah’ın lütfundan rızkınızı arayın. Allah’ı da çok anın ki kurtuluşa eresiniz.  Cum’a, 62:10  Göklerin ve yerin egemenliği Allah’ındır. O ne dilerse yaratır. Dilediğine kız çocuklar bağışlar, dilediğine erkek çocuklar bağışlar.  Yahut erkekli, kızlı, ikisinden de verir. Dilediğini de kısır bırakır. Çünkü Onun ilmi herşeyi kuşatır, kudreti herşeye yeter.  Şûrâ, 42:49-50 Bakara: 187 | aile hayatı

12  İster yeryüzünde olsun, ister kendi canlarınızda, sizin başınıza gelen ne varsa, daha Biz yaratmadan önce o bir kitapta yazılıdır. Bu ise Allah için pek kolaydır.  Tâ ki kaybettiğinize üzülmeyin, size verdiklerimizle de şımarmayın. Çünkü Allah büyüklük taslayan ve böbürlenenlerin hiçbirini sevmez.  Hadid, 57:22-23 ***  Diğer bir yorum:  “Kadir Gecesini arayın.”  Diğer bir yorum:  “Allah’ın size helâl kıldığı ve ruhsat verdiği şeyi arayın.” Bakara: 187 | aile hayatı

13  “Fecrin beyaz ipliği siyah ipliğinden ayırt edilinceye kadar”  Fecr-i sadık / tanyeri iplik gibi ağarıncaya kadar  Yastığının altına siyah ve beyaz iplik koyup bunları ayırt etmeye çalışarak fecir vaktini belirlemeye teşebbüs eden Adiyy bin Hâtim’e Resulullah’ın cevabı:  “Senin yastığın bayağı genişmiş! Âyette geçen siyah ve beyaz iplik, gecenin karanlığı ile gündüzün aydınlığından ibarettir.”  Buharî, Savm: 16 Bakara: 187 | sahur

14  “Geceye kadar oruca devam edin”  Gece gelip gündüz gidince ve güneş kaybolunca oruçlu iftar eder.  Müslim, Sıyam: 51  Sahur yemeği yiyin; çünkü sahur yemeğinde bereket vardır.  Müslim, Sıyam: 45  İnsanlar vakit girince iftar etmekte acele ettikleri müddetçe hayır üzeredirler.  Buharî, Savm: 45 Bakara: 187 | oruç

15  İtikâf  akefe  bağlanmak, yapışmak, kendini vermek, uzlete çekilerek kendini ibadete vermek  âkif / mu’tekif  itikâf eden  Ve İsrailoğullarını denizden geçirdik. Derken, kendilerine mahsus birtakım putlara tapınıp duran (ya’küfûn) bir kavme rast geldiler. “Ey Musa,” dediler, “onların tanrıları gibi bize de bir tanrı yap da tapalım.” Musa “Siz ne cahil milletsiniz” dedi.  A’râf, 7:138 Bakara: 187 | itikâf

16  O vakit İbrahim babası ile kavmine, “Nedir bu tapıp durduğunuz (âkifûn) suretler?” diye sormuştu.  Enbiyâ, 21:52  Hani babası ile kavmine sormuştu, “Siz neye tapıyorsunuz?” diye.  “Biz putlara taparız,” dediler. “Ve onlara tapmaya devam edeceğiz (âkif).”  Şuarâ, 26:70-71  Onlar, “Musa dönünceye kadar biz buna ibadet etmekten (âkif) vazgeçmeyeceğiz” dediler.  Tâhâ, 20:51 Bakara: 187 | itikâf

17  Biz Kâbe’yi insanlar için bir toplanma yeri ve güvenli bir mahal yaptık. Siz de İbrahim’in makamını namazgâh edinin. Nitekim Biz İbrahim ile İsmail’e, “Tavaf edenler, orada ibadet için kalanlar (âkif), rükû ve secde edenler için Beytimi temiz tutun” diye emretmiştik.  Bakara, 2:125  Mu’tekif, günahlardan uzak kalır; iyiliklerin ise hepsini yapan kimse gibi ona iyilik yazılır.  İbni Mâce, Sıyam: 67 Bakara: 187 | itikâf

18  Hz. Aişe (r.a.):  Allah Tealâ onu vefat ettirinceye kadar, Resulullah (s.a.v.) Ramazan’ın son on gününde itikâfa girerdi.  Buharî, İtikâf: 1  (Resulullah hiç terk etmeden bu âdetini devam ettirmiş; ancak Sahabeden itikâfa girmeyenlere de birşey söylememiştir.) Bakara: 187 | itikâf

19  “Bunlar Allah’ın çizdiği sınırlardır; ona yaklaşmayın”  Boşama iki defa olur; ondan sonrası ya iyilikle geçinmek, ya da güzellikle bırakmaktır.... İşte bunlar Allah’ın sınırlarıdır; sakın onları aşmayın. Kim Allah’ın çizdiği sınırları aşarsa, işte onlar zalimlerin tâ kendisidir.  İki boşamadan sonra erkek karısını üçüncü defa boşayacak olursa, bundan sonra, başka birisiyle evlenip boşanmadıkça, artık o kadın ona helâl olmaz. İkinci kocası da onu boşadığı takdirde, eğer Allah’ın çizdiği sınırları gözetecekleri kanaatinde iseler, tekrar birleşmelerinde bir günah yoktur. İşte bunlar Allah’ın çizdiği sınırlardır ki, bilmek isteyenler için böyle açıklıyor.  Bakara, 2: Bakara: 187 | Allah’ın sınırları

20  Ey Peygamber! Hanımlarınızı boşayacağınız zaman, iddetlerini gözeterek boşayın; iddetlerini de sayın. Rabbiniz olan Allah’tan korkun. Apaçık bir fuhuş işlemedikçe onları evlerinden çıkarmayın; onlar da çıkmasınlar. Bunlar Allah’ın çizdiği sınırlardır. Kim Allah’ın sınırlarını aşarsa, kendisine yazık etmiş olur. Bilemezsin, belki de Allah bundan sonra yeni bir durum ortaya çıkarır.  Talâk, 65:1  İşte bunlar Allah’ın çizdiği sınırlardır. Kim Allah’a ve Resulüne itaat ederse, Allah da onu, ebediyen kalmak üzere, altlarından ırmaklar akan Cennetlere yerleştirir. Asıl büyük bahtiyarlık işte budur.  Nisâ, 4:13 Bakara: 187 | Allah’ın sınırları

21  Köle azad etmek için imkân bulamayanlar, hanımlarına temas etmeden önce art arda iki ay oruç tutsunlar. Buna gücü yetmeyen de altmış yoksulu doyursun. Allah’a ve Resulüne böylece iman etmiş olursunuz. Bunlar Allah’ın çizdiği sınırlardır. İnkâr edenler için ise acı bir azap vardır.  Mücadele, 58:4 Bakara: 187 | Allah’ın sınırları

22  Haram belli, helâl bellidir. İkisi arasında ise şüpheli şeyler vardır ki, insanların çoğu bunları bilmez. Onun için, kim şüpheli şeylerden sakınırsa, dinini ve ırzını korumuş olur. Şüpheli şeylere dalanlar ise git gide harama düşer: tıpkı sürüsünü başkasının arazisi civarında otlatan çoban gibi ki, o araziye girme ihtimali vardır.  Şunu iyi bilin ki, her hükümdarın özel arazisi vardır; Allah’ın yasak arazisi de haramlarıdır.  Buharî, İman: 39; Müslim, Müsakat: 107, 108; Ebû Dâvud, Büyû’: 3; Tirmizî, Büyû’: 1; Nesâî, Büyû’: 2; İbni Mâce, Fiten: 14 Bakara: 187 | Allah’ın sınırları

23  Sedd-i zerâi’ (zerîa’nın çoğulu)  سد ذرائع  kötülüğe vasıta olan şeyin önünü kapatma  Feth-i zerâi’  iyiliğe vasıta olan şeyin önünü açma  Fıkıhta sedd-i zerâi’ olarak bilinen kaide bu gibi âyetlerden çıkarılmıştır Bakara: 187 | Allah’ın sınırları

24  Âdem’e de dedik ki: “Ey Âdem, sen ve eşin Cennete yerleşin. Orada istediğiniz yerden bol bol yiyin. Yalnız şu ağaca yaklaşmayın; yoksa kendinize yazık edersiniz.”  Bakara, 2:35  Zinaya yaklaşmayın; çünkü o pek çirkin birşeydir ve çok kötü bir yoldur.  …  Rüştüne erinceye kadar yetimin malına yaklaşmayın — daha güzel bir şekilde olursa o müstesna. Verilen sözü yerine getirin; çünkü verilen söz sorumluluk gerektirir.  İsrâ, 17:32, 34 Bakara: 187 | Allah’ın sınırları

25  De ki: Gelin, Rabbinizin size neyi haram ettiğini okuyayım: Ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anne ve babaya iyilik edin. Yoksulluk korkusuyla evlâdınızı öldürmeyin; sizi de, onları da rızıklandıran Biziz. Fuhşiyatın açığına da, gizlisine de yaklaşmayın. Allah’ın haram ettiği bir cana haksız yere kıymayın. Akıl edersiniz diye, Rabbiniz size işte bunları emretti.  Rüştüne erinceye kadar yetimin malına yaklaşmayın; ancak en güzel bir şekilde yaklaşırsanız o başkadır. Ölçüyü ve tartıyı adaletle yerine getirin. Biz kimseye gücünden fazlasını yüklemeyiz. Söz söylediğiniz zaman ise, isterse yakınlarınız hakkında olsun, adaleti gözetin. Allah’ın ahdini yerine getirin. Öğüt alırsınız diye, Rabbiniz size işte bunları emretti.  En’âm, 6: Bakara: 187 | Allah’ın sınırları

26  Şunlar ve benzeri âyetlerde, İlâhî emirlerin nasıl bir neticeye ulaştıracağı bildiriliyor:  Ey insanlar, sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize kulluk edin ki sakınmış olasınız.  Bakara, 2:21  Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, sakınıp korunasınız diye, size de farz kılındı.  Bakara, 2:183 Bakara: 187 | Allah’ın sınırları

27  Müşriklerin ilâhlarına sövme yasağının sebebi, onların saygıya lâyık olmaları değil, onlara sövmenin yol açacağı netice:  Onların Allah’tan başka yalvardıkları ilâhlarına sövmeyin ki, onlar da bilgisizce hadlerini aşıp Allah’a sövmesinler. Biz her millete işlerini böyle hoş göstermişizdir. Sonunda hepsinin dönüşü Rablerinin huzurunadır; O da yapmakta olduklarını kendilerine bildirir.  En’âm, 6:108 Bakara: 187 | Allah’ın sınırları

28  Allah ve Resulü, kötülüklere yol açacak vesilelerden insanları men’ ile iyilikklere yol açacak vesilelere teşvik eder; şeytan ve dostları ise bunun tersini yapar:  Allah size tövbe nasip etmek ve günahlarınızı bağışlamak istiyor; ihtiraslarının peşine düşenler ise sizin büsbütün yoldan çıkmanızı arzuluyor.  Nisâ, 4:27  (İnadına...) Bakara: 187 | Allah’ın sınırları

29  İnternet adresleri   utesav.org.tr  facebook.com/yazarumitsimsek


"Bakara Sûresi: 187- Kur’ân Buluşmaları: 74 ÜMİT ŞİMŞEK." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları