Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

My mom only had one eye. I hated her... she was such an embarrassment. Annemin yalnızca bir gözü vardı. Ondan nefret ederdim… Çünkü bu durum beni utandırıyordu.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "My mom only had one eye. I hated her... she was such an embarrassment. Annemin yalnızca bir gözü vardı. Ondan nefret ederdim… Çünkü bu durum beni utandırıyordu."— Sunum transkripti:

1

2 My mom only had one eye. I hated her... she was such an embarrassment. Annemin yalnızca bir gözü vardı. Ondan nefret ederdim… Çünkü bu durum beni utandırıyordu.

3 She cooked for students & teachers to support the family. Ailemizi geçindirmek için okulda aşçılık yapardı.

4 There was this one day during elementary school where my mom came to say hello to me. İlkokulda iken bir gün annem bana merhaba demeye gelmişti.

5 I was so embarrassed. How could she do this to me?! Yerin dibine geçmiştim. Bunu bana nasıl yapabilirdi?

6 I ignored her, threw her a hateful look and ran out. Onu görmezden geldim. Ona nefretle baktım ve oradan kaçtım.

7 The next day at school one of my classmates said, "EEEE, your mom only has one eye!" Ertesi gün sınıfta bir arkadaşım dedi ki, “Eeee, senin annenin yalnızca bir gözü var!”

8 I wanted to bury myself. I also wanted my mom to just disappear. Yerin dibine girmek istedim. Ve de annemin ortadan kaybolmasını istedim.

9 So I confronted her that day and said, " If you're only gonna make me a laughing stock, why don't you just die?!!!" Bu yüzden o gün onunla karşılaşınca dedim ki, “Beni gülünç duruma düşüreceğine ölsen daha iyi?!!!”

10 My mom did not respond!!! Annem karşılık vermedi.

11 I didn't even stop to think for a second about what I had said, because I was full of anger. Dediklerim hakkında bir saniye bile durup düşünmedim çünkü çok kızmıştım.

12 I was oblivious to her feelings… Onun duyguları beni ilgilendirmiyordu.

13 I wanted out of that house.. Onu evde istemiyordum..

14 So I studied real hard, got a chance to go to Singapore to study. Çok çalıştım ve Singapur’a okumaya gittim.

15 Then, I got married. I bought a house of my own. I had kids of my own. I was happy with my life Sonra evlendim. Kendi evimi aldım. Çocuklarım oldu ve hayatımdan memnundum.

16 Then one day, my mother came to visit me. She hadn't seen me in years and she didn't even meet her grandchildren!. Bir gün annem beni ziyarete gelmişti. Kaç yıldır beni görmemiş ve torunlarını tanımamıştı.

17 When she stood by the door, my children laughed at her. Kapıya gelince çocuklarım ona güldüler.

18 I screamed at her, "How dare you come to my house and scare my children!" GET OUT OF HERE! NOW!!!" Ona “Evime gelip çocuklarımı nasıl korkutabilirsin! HEMEN BURADAN GİT!” diye bağırdım.

19 And to this, my mother quietly answered, "Oh, I'm so sorry. I may have gotten the wrong address," and she disappeared out of sight. Buna annemin sessizce “Kusura bakmayın. Yanlış adrese geldim galiba” dedi ve gözden kayboldu.

20 One day, a letter regarding a school reunion came to my house. Bir gün mezunlar toplantısı için okuldan bir mektup aldım.

21 So I lied to my wife that I was going on a business trip… Karıma “iş seyahatine gidiyorum” diye bahane uydurdum.

22 After the reunion, I went to the old shack just out of curiosity!!!. Mezunlar toplantısından sonra sırf meraktan eski eve gittim!!!.

23 My neighbors said that she died. Komşularım, annemin öldüğünü söylediler.

24 I did not shed a single tear!!. Hiç üzülmemiştim.

25 They handed me a letter that she had wanted me to have… Bana verilsin diye annemin bıraktığı bir mektup verdiler.

26 "My dearest son, I think of you all the time.. “En sevgili oğlum, her zaman seni düşünüyorum…

27 I'm sorry that I came to Singapore and scared your children. Singapur’a gelip çocuklarını korkuttuğum için üzgünüm.

28 I was so glad when I heard you were coming for the reunion. Mezunlar gününe geleceksin diye çok sevinmiştim.

29 But I may not be able to even get out of bed to see you. Ama seni görmek için yataktan kalkabilir miyim bilemiyorum.

30 I'm sorry that I was a constant embarrassment to you when you were growing up. Sen büyürken sürekli bir utanç kaynağı olduğum için üzgünüm.

31 You see when you were very little, you got into an accident, and lost your eye. Biliyor musun… sen çok küçükken bir kaza geçirmiştin ve gözünü kaybetmiştin.

32 As a mother, I couldn't stand watching you having to grow up with one eye. Anne olarak senin tek bir gözle büyüme dayanamazdım.

33 So… I gave you mine….. Bu yüzden sana kendi gözümü verdim…

34 I was so proud of my son who was seeing a whole new world for me, in my place, with that eye. O gözle benim yerime görüyor diye seninle o kadar gurur duyuyordum ki.

35 …With my love to you… Bütün sevgimle…..

36 …Your mother… Annen…

37 Allah’ın Rahmeti Boldur Annenin çocuğuna sevgisi böyle olursa Allah’ın (c.c.) kullarına sevgisini, rahmetini siz hesaplayın. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyumuştur ki, “Allah (c.c.)’ın yüz bölümlük rahmeti vardır. Yalnızca bir bölümünü yarattıkları arasında dağıtmıştır. Bu rahmet sayesinde vahşi hayvanlar yavrularını korurlar ve birbirleriyle geçinirler. Diğer 99 kısım rahmetini Allah (c.c.) kullarına rahmet eder.” Ebu Hüreyre (r.a.)’den

38 Peygamber (s.a.v) Efendimiz önce Allah’a (c.c.) ve resulüne itaat etmemizi sonra da annemize ve daha sonra babamıza itaat etmemizi emretmiştir.


"My mom only had one eye. I hated her... she was such an embarrassment. Annemin yalnızca bir gözü vardı. Ondan nefret ederdim… Çünkü bu durum beni utandırıyordu." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları