Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

S ezai Karakoç 1950’lerden itibaren dahil olduğu Türk şiir dünyasında kendine mahsus bir şiir dili ve problematiği kurabilmiş, Türk şiirinde sadece kendisi.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "S ezai Karakoç 1950’lerden itibaren dahil olduğu Türk şiir dünyasında kendine mahsus bir şiir dili ve problematiği kurabilmiş, Türk şiirinde sadece kendisi."— Sunum transkripti:

1 S ezai Karakoç 1950’lerden itibaren dahil olduğu Türk şiir dünyasında kendine mahsus bir şiir dili ve problematiği kurabilmiş, Türk şiirinde sadece kendisi olarak değil, etkide bulunduğu şahıslarla da çok yönlü bir isim olmayı başarmıştır(Sezayi Coşkun,s.2). Karakoç’un şiirlerini iki farklı yapıyla karakterize etmek mümkündür. Hızırla Kırk Saat, Taha’nın Kitabı, Leyla ile Mecnun gibi tahkiye ağırlıklı olanlar ve Mona Roza, Şahdamar, Körfez ve Sesler gibi daha çok özgür çağrışımlar, muhayyileyi zorlayan buluşlarla hareket ve rivayetin yerini iç tecrübeye bıraktığı şiirler(Selami Ece,Turkısh Studies,Sezai Karakoç ve ‘Kar Şiiri’,s.143). Ancak o hemen bütün şiirlerinde dinamik ve lirik bir dille, bir çok fikir yazısında ana çerçevesini ortaya koyduğu ‘DİRİLİŞ’düşüncesinin şiirini kaleme almıştır.

2  Şiirinin Belli Başlı Özellikleri  1.Gelenek  Geleneği oldukça önemseyen santkarlarımızdan olan Karakoç bilir ki  Gelenek ''sanatın öz ilkelerinin derinlerde sürmesi''dir.Ona göre gelenek,aslında gelen her yeni sanatçıyla hesaplaşmasını yapmalıdır.  Doğ kendi çeşmenden kendi uygarlığından  Ağacın topraktan  Çiçeğin ağaçtan  Suyun dağdan doğduğu gibi(Şiirler V,S.54) 'Asıl gerekli olan eski şiirimizin ruhunun,algılanmasının,şiire bakışının yeniden dirilişiydi.'

3  2.Metafizik  Karakoç'un şiirindeki metafizik,dinle iç içe olan,dinden kaynaklanan bir metafiziktir.Bu şiirde 'din-metafizik- uygarlık'üçlüsü birbirine kopmaz bağlarla kenetlenmiş,birbiriyle iç içe geçmiş şekilde karşımıza çıkar.O şöyle der 'Bizim metafiziğimiz,Tanrı ve ahiret inançlarıyla şahdamarında gürül gürül canlı bir kan akan bir metafiziktir,İslam uygarlığının temel ilkesi olan mutlaklık aleminin bu dünya penceresinden görülen manzarasıdır. Bu dünya aslında o dünya metnine bir çıkma,bir dipnotudur.'(Edebiyat Yazıları I,s.6-7)

4 i  3.Tema  Geleneksel tamalara özünü açtığı kadar,hatta ondan da daha fazla çağın gündeminde olan konulara yer vermiştir.  İNSAN  AŞK /SEVGİ VE SEVGİLİ  ÖLÜM  MEKAN VE KENT  GEÇMİŞ/ZAMAN

5  4.Biçim  Biçime gerken önemi vermiştir.Şiirdeki biçimin özden ayrılmayacağını,öz kadar önemli olduğunu savunur.

6  5.Etki  Ben her şiiri okudum  Kendi şiirim hariç  Okuduğum şiiri yazmam  Yazdığım şiiri okuyamam (Şiirler VII,S.32)


"S ezai Karakoç 1950’lerden itibaren dahil olduğu Türk şiir dünyasında kendine mahsus bir şiir dili ve problematiği kurabilmiş, Türk şiirinde sadece kendisi." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları