Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Dinimiz, insan sağlığına çok önem vermiştir. Bize verilen nimetleri en iyi bir şekilde değerlendirmemizi istemiş, israfı da yasaklamıştır. Peygamber efendimiz.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Dinimiz, insan sağlığına çok önem vermiştir. Bize verilen nimetleri en iyi bir şekilde değerlendirmemizi istemiş, israfı da yasaklamıştır. Peygamber efendimiz."— Sunum transkripti:

1

2 Dinimiz, insan sağlığına çok önem vermiştir. Bize verilen nimetleri en iyi bir şekilde değerlendirmemizi istemiş, israfı da yasaklamıştır. Peygamber efendimiz (a.s.) bize verilen nimetlerin en kıymetlilerinden olan sağlık ve boş vakit hakkında bizi uyarmış ve aldanmamamızı istemiştir.

3 النَّاسِ: نِعْمَتَانِ مَغْبُونٌ فِيهِمَا كَثِيرٌ مِنَ الصِّحَةُ وَالْفَرَاغُ "İki (büyük) nimet vardır. İnsanların çoğu onlar hususunda aldanmıştır: Sıhhat, boş vakit!" * *************************************************************************************************** * [Buharî, Rikak 1; Tirmizî, Zühd 1, (2305).]

4 Allah (c.c.), insanların mutluluğuna ve saadetine vesile olan şeyleri emretmiş, tehlikeli ve zararlı olanları da yasaklamıştır. İnsanların kendilerini tehlikeye atmamalarını, kendilerine zarar verecek şeylerden uzak durmalarını emretmiştir

5

6 Dinimiz; Dünya ve ahiret mutluluğunu engelleyen kişisel, ailevi ve toplumsal huzursuzluklara yol açan başta alkol, uyuşturucu ve kumar olmak üzere bütün zararlı alışkanlıkları yasaklamıştır.

7 Dinin gayeleri açısından zararlı alışkanlıklara bakacak olursak bunun gerçekten diğer cürümlerin hepsini içine alan bir mahiyette olduğunu ve belirtilen beş temel gayeye ters düştüğünü görürüz.

8 Alkollü içkiler, uyuşturucu vb. zararlı maddeleri kullananların önce aklı gider. Bu maddeler kişiyi esir almıştır. Sağlıklı düşünemez hale gelir. Akılla beraber sarhoşluk anında dini de gider.

9 Çünkü Hz. Peygamber (s.a.v) efendimiz; “ insanı insan yapan aklıdır, aklı olmayanın dini de yoktur”* buyurmuştur. * Beyhaki, Şuab-ı İman, VI, 355.

10 . Zararlı maddeler kullanıldığında CAN tehlikeye atılmakta NESİL de bozulmaktadır. Bu zararlı maddeler şahsı MADDİ noktadan da zarara uğratmaktadır.

11 ALKOL KULLANIMI

12 Günümüzde yaygın olarak kullanılan zararlı alışkanlıkların başında alkollü içecekler gelmektedir. İnsanlar eğlencelerine, üzüntülerine alkollü içecekleri ortak etmişler, sevinçlerini onunla kutlamışlar; üzüntülerini ise efkar dağıtmak amacıyla onunla gidermeye çalışmışlardır. Oysaki hem içene hem de yaşanılan topluma sayısız zararları olan alkollü içecekler Yüce Rabbimiz tarafından haram kılınmıştır. Cenab-ı Allah şöyle buyurmaktadır.

13 يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ إِنَّمَا الْخَمْرُ وَالْمَيْسِرُ وَالأَنصَابُ وَالأَزْلاَمُ رِجْسٌ مِّنْ عَمَلِ الشَّيْطَانِ فَاجْتَنِبُوهُ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ “Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar (putlar) ve fal okları şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan kaçının ki, kurtuluşa eresiniz. Maide, 90

14 إِنَّمَا يُرِيدُ الشَّيْطَانُ أَن يُوقِعَ بَيْنَكُمُ الْعَدَاوَةَ وَالْبَغْضَاء فِي الْخَمْرِ وَالْمَيْسِرِ وَيَصُدَّكُمْ عَن ذِكْرِ اللّهِ وَعَنِ الصَّلاَةِ فَهَلْ أَنتُم مُّنتَهُونَ Şeytan, içki ve kumarla sizin aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve sizi Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık bunlardan vazgeçtiniz değil mi?”Maide, 91

15 Bu ayette geçen içki, ‘hamr’ sözcüğünün karşılığıdır. Hamr aklı örten, onu haps ederek işlemez hale getiren şey demektir. Kur'an ve hadiste içki ile alakalı yasak dile getirilirken kullanılan “hamr” kelimesi dikkat çekicidir. Çünkü bu kelime özellikle belli bir maddeye has değildir. Belli bir duruma sebebiyet veren değişik maddeleri de içine alır.

16 Yani bazı cahillerin dediği gibi yasaklanılan yalnız şarap değil aklı gideren bütün maddelerdir. Dolayısıyla bu niteliğe giren yani insanın aklını başından alan her tür içki, uyuşturucu vs. hepsi haramdır

17 Bugün alkol oranı az olması sebebiyle bazı içeceklerin kullanımı sanki mümkünmüş gibi telakki edilmektedir. İster az olsun ister çok olsun içinde alkol bulunan içecekler dinimizde haram kılınmıştır. Bir hadiste Sevgili Peygamberimiz bu hususu şöyle ifade etmektedir.

18 "Sarhoşluk veren her içki haramdır." [Buhârî, Eşribe 3, Vudu, 71; Müslim, Eşribe, 67; Nesai, Eşribe, 23; Ebu Davud, Eşribe,5; Tirmizi, Eşribe, 2; İbn Mâce, Eşribe, 9]

19 Bir başka hadiste Peygamber Efendimiz «Her sarhoş edici şey haramdır. Bir farak (küp) içildiği takdirde sarhoşluk veren bir şeyin tek avucu da haramdır.»* buyurarak, alkollü içeceklerin –ister alkol oranı az olsun ister çok olsun- tamamından uzak durulması gerektiğini ve bu içeceklerin bizlere haram olduğunu bildirmektedir Ebu Davud, Eşribe,5; Tirmizi, Eşribe, 4; İbn Mâce, Eşribe, 10

20 Alkollü içecekler yasak olduğu gibi bunların içilme aşamasına gelinceye kadar yapılan tüm çalışmalar da yasaklanmıştır.. Bir hadis-i şerifte bu durum şu şekilde beyan edilmektedir

21 وعن أنس رَضِيَ اللَّهُ عَنْه قال لَعَنَ النَّبىُّ صلى الله عليه وسلم في الخَمْر عَشَرَةً عَاصِرَهَا وَمُعْتَصِرَهَا وَشَارِبَهَا وَسَاقِيَهَا وَحَامِلَهَا وَالمَحْمُولَةَ إلَيْهِ وَبَائِعَهَا وَمُبْتَاعَهَا وَوَاهِبَهَا، وَآكِلَ ثَمَنِهَا

22 Hz. Enes (r.a.) anlatıyor: "Resûlullah (s.a.v.) hamrla ilgili olarak on kişiye lanet etti: sıkana ve sıktırana, (Hammaddesinden şarap yapmak maksadıyla) içene ve sâkilik yapana, taşıyana ve taşıtana,(imalathâneden veya depodan, toptancıdan perakendeciye veya müstehlike kadar) satana ve satın alana, bağışlayana, bunun parasını yiyene." [Tirmizî, Büyû 59, (1295); İbnu Mâce, Eşribe 6, (3381).]

23 "Hurma ve üzüm ağaçlarının meyvelerinden içki yapıyor güzel rızık ediniyorsunuz, bunda aklı eren bir kavim için elbet bir ibret vardır" (en-Nahl, 16/67) İçkinin yasaklanışı tek seferde olmamış, tedricen, birkaç aşamada gerçekleşmiştir. Bununla ilgili inen ayetler sırasıyla şu şekildedir. " Sana içkiyi ve kumarı sorarlar, de ki. "Onlarda hem büyük günah hem de insanlar için bazı faydalar vardır. Ancak günahları faydalarından daha büyüktür" (el-Bakara, 2/219) Ey iman edenler, siz sarhoşken ne söyleyeceğinizi bilinceye kadar namaza yaklaşmayın" (en-Nisa, 4/43). Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar (putlar) ve fal okları şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan kaçının ki, kurtuluşa eresiniz.

24

25 Dinen haram edilen alkolü tıp da insan vücudu için zehir gibi zararlı olarak göstermiştir. Alkol deyince, midede gastrit ve ülser, bağırsaklarda iltihap, karaciğerde siroz, kalpte kalp kası bozukluğu, beyinde telâfi edilemeyen sinir dokusu tahribâtı ve sinir bozuklukları hatıra gelebilen hastalıklardan sadece bir kısmıdır. Bu ise "Şu muhakkak ki, hamr (içki) deva değildir, bilakis hastalık vericidir." (*) hadis-i şerifini açıkça teyid etmektedir. Yıllarca alkol konusunda çalışma yapan Amerikalı bir tıp profesörü beyin hücrelerindeki tahribatın daha ilk kadeh içkide başladığını ispat etmiştir. *İbn-i Mâce, Tıp 27

26 Alkollü içkilerin sindirim sistemi, sinir sistemi, solunum sistemi, dolaşım sistemi, cilt ve metabolik bozuklukları, adale bozuklukları meydana getirdiği tespit edilmiştir. Ayrıca vitamin eksikliği yaptığı, bağışıklık sistemini bozduğu, nesli tahrip ettiği, üreme sistemini bozduğu yapılan tespitler arasındadır.

27 Alkol uyutucu bir maddedir. Kanda erimiş olan alkol kısa bir zamanda dolaşım sistemi vasıtasıyla vücuttaki bütün organlara, bilhassa beyne gider. 100 trilyon gibi büyük bir rakamla ifade edilen bütün vücut hücrelerini alkol istisnasız teker teker kuşatır. Yani bir kadeh içki içen şahısta vücudun bütün hücreleri zarar görür.

28 Beyni vücudun idare merkezi, bir santral gibi düşünelim. Alkol beyne geldiği zaman : *Beynin faaliyetlerine zarar verir. *İnsanın karar verme gücünü bozar. *Utanma hissini kaldırır. *Görme ve konuşmayı bozar. *Ölçüsüz, kaba lüzumsuz ve bıktırıncaya kadar çok konuşurlar. *İşitmeyi ve kasların düzenli çalışmasını bozar. *Yalpalayarak yürürler. Dengelerini zor sağlarlar.

29 İşte böyle bir durumda ki şahıs, düşünmeyen aklını kullanmayan, dış dünyayla alakası azalmış, utanma hissi zayıflamış, sadece solunum, dolaşım, ve sindirim gibi otomatik faaliyetlerle yaşayan bir kimsedir. Ama daha da fazla alınan içki bu faaliyetleri de durdurur. Şahsın kalbi durur, solunum felcinden ölümüne yol açar. Böyle çok insanlar bir defada fazla içki aldıklarından dolayı masa başında kalıp ölmüşlerdir.

30 İşte alkoliklerin hali ortada. Cemiyete, maddi ve manevi yönden, hem yük, hem de problem olan insanlar haline gelmişlerdir. Sarhoş gelişigüzel ve abuk sabuk söylemeye başlar. Yaptığı her işin en iyisini yaptığına emindir. Meselâ, bir sarhoşa yazı yazdırsanız (sarhoş olmadan önce iyi yazsa da) hatalarla dolu bir yazıyı önünüze getirecektir. Ama o, en hatasız bir yazı yazdığını zanneder.

31 İlk yudumla birlikte, alkol ağız ve yemek borusu ile temas ettikten sonra, ciddi miktarda kana karıştığı ilk durak olan mideye gelir. Ancak alkolün kana karışması en çok ince bağırsaklarda olur. Büyük bir kısmı ince bağırsaklarda kana geçen alkol, derhal merkezi sinir sistemimizi etkilemeye başlar. Birkaç dakika sonra beyne geçerek sinir hücrelerini etkiler ve mesaj iletimini yavaşlatır. İçmeye devam edilirse, beyindeki görme, denge, konuşma ve muhakeme ile ilgili sinir merkezleri etkilenmeye başlarlar. Bu arada alkolün baskılayıcı etkilerini yenebilmek için, kalp kası zorlanır ve nabız artar. Biraz daha içilirse şuur kaybı meydana gelebilir. Daha da devam edilirse, alkolün kandaki oranı alkol zehirlenmesi seviyesine ulaşır, solunum yetmezliği nedeni ile ölüm kaçınılmaz olur. Alkol oldukça yavaş yakılır. 100 gram saf alkolün vücutça yakılması yaklaşık 10 saat sürer. Karaciğerde yakılan her bir gram alkol için 7.1 kilokalori açığa çıkar. Yapılan araştırmalara göre ABD'de insanlar genel olarak kalori ihtiyacının yüzde 10'unu alkolden karşılamaktadır. Alkoliklerde bu oran yüzde 50 olup ciddi beslenme bozuklukları görülür. İÇKİNİN VÜCUTTAKİ SEYRİ

32 Alkol karaciğer yetmezliği yanında, kalp hastalığı ve kanser riskini de arttırır. Beyinde hücre kaybına yol açar, uzun sürede beyin hücrelerindeki dejenerasyon artar, psikiyatrik bozukluklar başlar. Ama alkolün en büyük etkisi, sağlığı bozmasının yanında, aileleri ve arkadaşlıkları parçalaması, hapishane ve hastaneleri doldurmasıdır.

33 Alkolün zararlarından bir tanesi de trafik kazalarına, dolayısıyla maddi zararlarla beraber masum insanların hayatlarına malolmasıdır

34

35 UYUŞTURUCU MADDELER Alkolden sonra alışkanlık yapan maddeler şunlardır. Morfin, eroin, esrar, LSD, kokain. Ayrıca alkol oranının düşük tutulup sanki zararı yokmuş gibi sunulması gibi, uyuşturucu maddelerden olan ekstasi (ecstasy) gibi haplarda gençlere zararları yokmuş ve bağımlılık yapmıyormuş gibi sunulmaktadır. Oysaki insan vücuduna özellikle de akla zarar veren bu maddelerin hepsi insanlık için birer tehlikedir. Bir başka madde bağımlılığı ise özellikle sokak çocuklarının kullandığı, bazı zamk, boya maddeleri gibi ürünlerde bulunan eter, aseton, benzin, tiner vs. gibi uçucu maddelerin solunum yoluyla alınmasıdır ki, bu da alkolün yaptığı etkiye benzer bir etki yapmaktadır.

36 Bunlar da alkol gibi az bir miktar alınarak başlanır ve ölüme kadar giden sonuçlara yol açabilir. Çünkü bunların az bir kullanımı bile bağımlılık yapar. Bağımlılık teşekkül ettikten sonra, o kimsenin o alışkanlıktan kurtulması hemen hemen imkânsızdır. Dinimiz uyuşturucu maddelerin hangi yoldan olursa olsun vucüda alınmasını ve kullanılmasını haram kılmıştır. Bu konuda, Diyanet Vakfının İlmihalindeki fetva şu şekildedir.

37 «İslâm’ın emir ve yasaklarındaki genel amaçlar dikkate alındığında İslâm’ın bu konudaki yasağının sadece şaraba veya belirli alkollü içkilere mahsus olmadığı, aklî ve ruhî dengeyi bozan, sinir sistemini uyuşturup beynin işlevlerini etkileyen, kişinin irade ve düşünme gücünü tamamen veya kısmen yok eden her türlü keyif verici uyuşturucunun da aynı yasak kapsamına girdiği görülür. Hatta bugün modern tıp, psikoloji ve toplum bilimleri esrar, afyon, eroin, kokain gibi uyuşturucu maddelerin insan sağlığı ve toplum düzeni için içkiden de zararlı ve tehlikeli olduğunda birleşmektedir. Şu halde haram hükmünün illeti olan sarhoş etme, uyuşturma özelliğini taşıyan maddeleri vücuda almak haram hükmünü alır.» TDV İslam İlmihali, c.II, s.69-70»

38 Uyuşturucu maddelerin insanlar üzerinde birçok olumsuz tesirleri vardır. Bunları şu başlıklar altında zikredebiliriz. 1. Bu maddelerin müşterek özelliği kullananları bağımlı yapmasıdır. Hatta eroinin bir defa damardan verilmesi dahi, kullanan şahsı bu zararlı maddenin müptelası haline getirebilmektedir. 2. Bu maddeleri kullanan şahısta aynı tesirin meydana gelebilmesi için, zamanla kullanılan maddenin devamlı artırılması gerekir ki, buda o maddeye karşı talebin artması anlamına gelir. 3. Bu tip maddeler hep kanunsuz satıldığı için fahiş fiyatlarla satılırlar. Şahsın maddeye karşı bağımlılığı artıkça ve alma gücü azaldıkça elde bulunan her şey harcanmaya başlar, hatta para bulunmazsa hırsızlık yoluna gidilir. Buda suçun ve suçluların toplum içinde artışına sebep olur. Uyuşturucu maddelerin insanlar üzerinde birçok olumsuz tesirleri vardır. Bunları şu başlıklar altında zikredebiliriz. 1. Bu maddelerin müşterek özelliği kullananları bağımlı yapmasıdır. Hatta eroinin bir defa damardan verilmesi dahi, kullanan şahsı bu zararlı maddenin müptelası haline getirebilmektedir. 2. Bu maddeleri kullanan şahısta aynı tesirin meydana gelebilmesi için, zamanla kullanılan maddenin devamlı artırılması gerekir ki, buda o maddeye karşı talebin artması anlamına gelir. 3. Bu tip maddeler hep kanunsuz satıldığı için fahiş fiyatlarla satılırlar. Şahsın maddeye karşı bağımlılığı artıkça ve alma gücü azaldıkça elde bulunan her şey harcanmaya başlar, hatta para bulunmazsa hırsızlık yoluna gidilir. Buda suçun ve suçluların toplum içinde artışına sebep olur.

39 4. Özellikle eroinman olan insanların sosyal ve ailevi hayatları bozulmaktadır. Bu maddeleri kullananların ailesine ve çocuklarına karşı ilgisi azalır ki, bu durumda kişinin istikbalini mahvettiği gibi toplumların da geleceğine zarar vermektedir. Çünkü toplumların temel taşı ailedir. 5. Madde bağımlılığın bir başka tehlikesi ise vücuda verdiği zarardır. Bu maddeleri kullananlar manen ve madden adeta çökmüş gibidirler. Asabiyet, ruhi gerginlik, sinirlilik, uykusuzluk vs. gibi haller görülür. Ayrıca bağırsak, mide hastalıkları, karaciğer büyümesi ve yağlanması, böbrek hastalıkları, kansızlık, deride sivilce ve yaralar ortaya çıkar. Göz adalelerinde felçler gözükür. 6. Madde bağımlılığı kişiyi ölüme götüren bir unsurdur ki, almış olduğu bur dozdan fazla ekstra bir doz alırsa zehirlenerek ölürler 4. Özellikle eroinman olan insanların sosyal ve ailevi hayatları bozulmaktadır. Bu maddeleri kullananların ailesine ve çocuklarına karşı ilgisi azalır ki, bu durumda kişinin istikbalini mahvettiği gibi toplumların da geleceğine zarar vermektedir. Çünkü toplumların temel taşı ailedir. 5. Madde bağımlılığın bir başka tehlikesi ise vücuda verdiği zarardır. Bu maddeleri kullananlar manen ve madden adeta çökmüş gibidirler. Asabiyet, ruhi gerginlik, sinirlilik, uykusuzluk vs. gibi haller görülür. Ayrıca bağırsak, mide hastalıkları, karaciğer büyümesi ve yağlanması, böbrek hastalıkları, kansızlık, deride sivilce ve yaralar ortaya çıkar. Göz adalelerinde felçler gözükür. 6. Madde bağımlılığı kişiyi ölüme götüren bir unsurdur ki, almış olduğu bur dozdan fazla ekstra bir doz alırsa zehirlenerek ölürler

40 GENÇLİK VE ZARARLI ALIŞKANLIKLAR Günümüzde sigara kullanımı, alkol tüketimi, fuhuşun yaygınlaşması, esrar, eroin ve extazi gibi uyuşturucu maddelerin kullanımı ve kumar oynama gibi zararlı alışkanlıklara en çok müptela olanların başında gençler gelmektedir.

41 Alkol ve Uyuşturucu Bağımlılığının Sebepleri: Gençlerin alkol ve uyuşturucuya başlamalarında AİLE ARKADAŞ ÇEVRESİ KİTLE İLETİŞİM ARAÇLARI son derece önemli rol oynamaktadır. İnsanlarda fıtrî olarak merak ve özenme duygusu vardır. Ancak bu duygular, gençlerde daha ağır basmaktadır. Gençler veya gençlik dönemine girmekte olan çocuklar, kendileri için zararlı olan nesneler ve fiiller hususunda yeterli derecede aydınlatılmaz ve bilinçlendirilmezlerse, diğer insanların yapıp ettikleri şeyler kötü de olsa, bu merak ve özenme duygusu sebebiyle kötü ve haram olan şeylere tevessül etmeleri kaçınılmazdır. Gençleri alkole alıştıran sebeplerden birisi de biradır. Bir yudumla bir şey olmaz diyerek başlar ve bir zaman sonra alkolik olur. Daha da ileri giderek kötü çevrenin de etkisiyle uyuşturucu maddeleri kullanmaya da başlar ve önü alınamaz bir hal alır. Alkol bağımlısı olan gençlerin çoğu işte bu noktada ihmal edilip onlara yol gösterilmezse, istikballerini yitirip, felakete doğru sürüklenebilirler. Şu halde yetişkinlere çok büyük sorumluluklar düşmektedir. Alkol ve Uyuşturucu Bağımlılığının Sebepleri: Gençlerin alkol ve uyuşturucuya başlamalarında AİLE ARKADAŞ ÇEVRESİ KİTLE İLETİŞİM ARAÇLARI son derece önemli rol oynamaktadır. İnsanlarda fıtrî olarak merak ve özenme duygusu vardır. Ancak bu duygular, gençlerde daha ağır basmaktadır. Gençler veya gençlik dönemine girmekte olan çocuklar, kendileri için zararlı olan nesneler ve fiiller hususunda yeterli derecede aydınlatılmaz ve bilinçlendirilmezlerse, diğer insanların yapıp ettikleri şeyler kötü de olsa, bu merak ve özenme duygusu sebebiyle kötü ve haram olan şeylere tevessül etmeleri kaçınılmazdır. Gençleri alkole alıştıran sebeplerden birisi de biradır. Bir yudumla bir şey olmaz diyerek başlar ve bir zaman sonra alkolik olur. Daha da ileri giderek kötü çevrenin de etkisiyle uyuşturucu maddeleri kullanmaya da başlar ve önü alınamaz bir hal alır. Alkol bağımlısı olan gençlerin çoğu işte bu noktada ihmal edilip onlara yol gösterilmezse, istikballerini yitirip, felakete doğru sürüklenebilirler. Şu halde yetişkinlere çok büyük sorumluluklar düşmektedir.

42 İçki Ve uyuşturucunun Toplumsal Zararları: Alkol ve uyuşturucunun sağlık açısından olduğu kadar sosyal açıdan da zararları tamir edilemeyecek ölçüde büyüktür. Ahlâkî, ticarî maddî, manevî, ailevî ve dinî yönden zararları tarif edilemeyecek ölçülerdedir. Aile kavgaları, boşanmalar, boşanan ailelerin çocuklarının sefaleti, yaralamalar, öldürmeler, trafik kazaları, iş cinayetleri, uyuşturucuya alışanların para temini için akıl almaz yolsuzlukları, israflar bunlardan bazılarıdır Bir araştırmaya göre trafik kazalarının % 60'ı, cinayetlerin % 85'i, tecavüz olaylarının % 50’si, boşanma olaylarının % 80'i alkol kullanımından kaynaklanmaktadır.

43 İşte Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu çok yönlü zararlara dikkat çekmek için لا تشرب الخمر فإنها مفتاح كل شر “İçki içmeyin. Çünkü o bütün kötülüklerin anahtarıdır”* diye uyarıda bulunmuştur. İbn Mâce, Eşribe, 1 İşte Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu çok yönlü zararlara dikkat çekmek için لا تشرب الخمر فإنها مفتاح كل شر “İçki içmeyin. Çünkü o bütün kötülüklerin anahtarıdır”* diye uyarıda bulunmuştur. İbn Mâce, Eşribe, 1

44 SİGARA: Hükmü konusunda farklı görüşler bulunmakla beraber, günümüz tıbbının insan vücuduna çok zararının olduğunu ispatladığı zararlı bir maddedir. İlk başta keyif almak için başkalarından özenerek, bir taneyle bir şey olmaz denilerek başlanılır. Daha sonraları stres atmak bahanesiyle içilir ve sonunda tiryaki olunur. Bile bile kendi vücudunu yakar insan ama bunun farkında değildir. En sonunda da ölüme kadar yol açabilen hastalıklar…

45 Sigara ve sigaraya benzer diğer ürünleri birkaç boyutuyla ele almakta fayda vardır. Sigara içmenin fıkhi boyutu hakkında çeşitli görüşler ortaya konmuştur. Ortaya konan görüşler zaman ve şartlar değiştikçe ve sigaranın kişiye verdiği zararlar tam anlamıyla ortaya çıktıkça ve bu konuda tıbbi veriler ortaya kondukça değişmiştir. Genel anlamda olay üç ana başlık altında değerlendirilmektedir. Sigara ve sigaraya benzer diğer ürünleri birkaç boyutuyla ele almakta fayda vardır. Sigara içmenin fıkhi boyutu hakkında çeşitli görüşler ortaya konmuştur. Ortaya konan görüşler zaman ve şartlar değiştikçe ve sigaranın kişiye verdiği zararlar tam anlamıyla ortaya çıktıkça ve bu konuda tıbbi veriler ortaya kondukça değişmiştir. Genel anlamda olay üç ana başlık altında değerlendirilmektedir.

46 1. Sigaranın zararlarını bilmeyen veya önemsemeyen bir grup bilgin, tütün kullanma (pipo, nargile vb. de dahil), sigara içme hakkında dinde açık bir hüküm bulunmadığını, şâri‘ tarafından açık bir yasak gelmediğini ileri sürerek sigara içmenin mubah olduğu görüşünü ileri sürmüştür. 2. Diğer bir grup İslâm bilgini ise, sigara içmeyi doğru bulmamakla birlikte, “haram” da diyemedikleri için “mekruh” olarak nitelendirmişlerdir. 3. Üçüncü bir grup ise, sigara içmeyi, özellikle tiryakilik derecesinde sigara alışkanlığını sağlık açısından zarara ve ekonomik yönden israfa yol açtığı, nafaka yükümlülüğünü ihlâl ettiği gerekçesiyle “haram” saymışlardır. TDV, İslam İlmihali, c.II, s Sigaranın zararlarını bilmeyen veya önemsemeyen bir grup bilgin, tütün kullanma (pipo, nargile vb. de dahil), sigara içme hakkında dinde açık bir hüküm bulunmadığını, şâri‘ tarafından açık bir yasak gelmediğini ileri sürerek sigara içmenin mubah olduğu görüşünü ileri sürmüştür. 2. Diğer bir grup İslâm bilgini ise, sigara içmeyi doğru bulmamakla birlikte, “haram” da diyemedikleri için “mekruh” olarak nitelendirmişlerdir. 3. Üçüncü bir grup ise, sigara içmeyi, özellikle tiryakilik derecesinde sigara alışkanlığını sağlık açısından zarara ve ekonomik yönden israfa yol açtığı, nafaka yükümlülüğünü ihlâl ettiği gerekçesiyle “haram” saymışlardır. TDV, İslam İlmihali, c.II, s. 67

47 Sonuç olarak; Hem içene hem de o ortamda bulunan şahıslara ve çevreye verdiği zararlar, israf ve hakların ihlâline yol açabileceğinin kuvvetle muhtemel olması dikkate alınarak, sigara içmenin kural olarak dinen “harama yakın mekruh” sayılması gerekir. Ancak bedene verdiği zarar ilmen ve tıbben açıklık ve kesinlik kazanmışsa, açık bir israfa ve kişinin nafaka yükümlülüğünü etkileyip aile fertlerinin ve bakmakla yükümlü bulunduğu kimselerin nafakasını kısmasına yol açıyorsa, zorunlu harcamalardan ve aslî ihtiyaçlarından bile fedakârlık yapmaya zorluyorsa, o takdirde sigara içmenin dinen de “haram” olduğu söylenebilir. TDV, İslam İlmihali, c.II, s. 68 Sonuç olarak; Hem içene hem de o ortamda bulunan şahıslara ve çevreye verdiği zararlar, israf ve hakların ihlâline yol açabileceğinin kuvvetle muhtemel olması dikkate alınarak, sigara içmenin kural olarak dinen “harama yakın mekruh” sayılması gerekir. Ancak bedene verdiği zarar ilmen ve tıbben açıklık ve kesinlik kazanmışsa, açık bir israfa ve kişinin nafaka yükümlülüğünü etkileyip aile fertlerinin ve bakmakla yükümlü bulunduğu kimselerin nafakasını kısmasına yol açıyorsa, zorunlu harcamalardan ve aslî ihtiyaçlarından bile fedakârlık yapmaya zorluyorsa, o takdirde sigara içmenin dinen de “haram” olduğu söylenebilir. TDV, İslam İlmihali, c.II, s. 68

48 Sigara ve sigara ürünlerinin hepsinin kişiye maddi ve bedeni zarar getirdiği, malını israf boyutunda harcamaya götürdüğü ve bazı insanlar için maddi külfet getirmese bile özellikle orta kesim ve dar gelirli aileler için maddi anlamda külfet getirdiği, kişiye eşinin ve çocuklarının hakkına girmesine sebep olduğu aşikardır.

49 Sigaranın tıbbi boyutu ise, incelenmesi gereken en önemli hususlardadır. Özellikle tıbbın gelişmesi sigara ve sigara ürünlerinin insanlar üzerinde bir çok zararları olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bu zararları şu başlıklar altında zikredebiliriz. 1. Ülkemizde yılda yaklaşık 100 bin kişi sigara ve bağlı hastalıklardan hayatını kaybetmektedir. 2. Sigara dumanının içerdiği karbon monoksit kan dolaşımına girerek pıhtılaşmaya yol açmakta ve atardamarların iç duvarlarına zarar vererek kalp krizlerine neden olmaktadır. 3. Koroner kalp hastalıklarından ve bu hastalıkların yol açtığı ölümlerden korunmak için atılacak ilk adım, sigara ve dumanından uzak durmaktır.. Sigaranın tıbbi boyutu ise, incelenmesi gereken en önemli hususlardadır. Özellikle tıbbın gelişmesi sigara ve sigara ürünlerinin insanlar üzerinde bir çok zararları olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bu zararları şu başlıklar altında zikredebiliriz. 1. Ülkemizde yılda yaklaşık 100 bin kişi sigara ve bağlı hastalıklardan hayatını kaybetmektedir. 2. Sigara dumanının içerdiği karbon monoksit kan dolaşımına girerek pıhtılaşmaya yol açmakta ve atardamarların iç duvarlarına zarar vererek kalp krizlerine neden olmaktadır. 3. Koroner kalp hastalıklarından ve bu hastalıkların yol açtığı ölümlerden korunmak için atılacak ilk adım, sigara ve dumanından uzak durmaktır..

50 4. Sigara dumanı; katran, karbon monoksit ve nikotine ek olarak, amonyak, arsenik, hidrojen siyanür ve metan gibi son derece zehirli olan 4 binden fazla kimyasal madde içermektedir. 5. Sigara kullanımı, insan vücudunun savunma sistemini çökertmekte ve sayısız hastalık ve ölümlere zemin hazırlamaktadır. 6. Sigara; akciğer, ağız boşluğu, yemek borusu, boyun, pankreas, mesane, böbrek, mide ve kan kanserine yol açmaktadır. 4. Sigara dumanı; katran, karbon monoksit ve nikotine ek olarak, amonyak, arsenik, hidrojen siyanür ve metan gibi son derece zehirli olan 4 binden fazla kimyasal madde içermektedir. 5. Sigara kullanımı, insan vücudunun savunma sistemini çökertmekte ve sayısız hastalık ve ölümlere zemin hazırlamaktadır. 6. Sigara; akciğer, ağız boşluğu, yemek borusu, boyun, pankreas, mesane, böbrek, mide ve kan kanserine yol açmaktadır.

51 7. Sigara ayrıca; peptik ülser, kronik bronşit, felç, astım, reflü, erken menopoz, diş eti iltihabı, kemik erimesi ve katarakt hastalıklarına zemin hazırlarken, hamilelerde erken doğum ve düşük doğum ağırlığı risklerini de beraberinde getirmektedir. 8. Sigara kullanan hamile bayanların bebekleri fiziksel ve zihinsel özür riskiyle karşı karşıya iken, sigara içen annelerin sütlerinde bulunan dioxin maddesi ise öldürücü etkiye sahip bir zehirdir. 9. Sigara içmeyi bir kez deneyen her dört kişiden üçü sigara tiryakisi olmaktadır. * 7. Sigara ayrıca; peptik ülser, kronik bronşit, felç, astım, reflü, erken menopoz, diş eti iltihabı, kemik erimesi ve katarakt hastalıklarına zemin hazırlarken, hamilelerde erken doğum ve düşük doğum ağırlığı risklerini de beraberinde getirmektedir. 8. Sigara kullanan hamile bayanların bebekleri fiziksel ve zihinsel özür riskiyle karşı karşıya iken, sigara içen annelerin sütlerinde bulunan dioxin maddesi ise öldürücü etkiye sahip bir zehirdir. 9. Sigara içmeyi bir kez deneyen her dört kişiden üçü sigara tiryakisi olmaktadır. * *

52 Zararlı Alışkanlıklara Karşı Alınması Gerekli Tedbirler: En başta Yüce dinimizin emirleri ve yasakları doğrultusunda bu zararlar insanlara anlatılmalı, güzellikle okul çağında ki gençler bilinçlendirilmeli. Bunun için de okul ile aile arasında sıkı bir bağ olmalı. Bu noktada ebeveynlere çok büyük görevler düşmektedir. Anne baba çocuğunla ilgilenmeli, kimlerle arkadaşlık yaptığına dikkat etmelidir. Çünkü çocuğun sorumluluğu onlara aittir. Yüce Rabbimiz Bu noktaya dikkatlerimizi çekerek “yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem ateşinden kendinizi ve ehlinizi koruyun” diyerek yavrularımıza sahip çıkmamız gerektiğini emretmekte, Efendimiz (a.s.)’da ailemizin çobanı olduğumuzu ve gözetimimiz altında olanlardan sorumlu olduğumuzu vurgulamaktadır. Bu sebeple çocuklarımıza sahip çıkmalı, öncelikle onlara iyi örnek olmalıyız. Çocuklarımızı kötü yollara düşmeden önce onlara iyi alışkanlıklar kazandırmalıyız. Boş zamanlarını iyi kullanma ve kitap okuma alışkanlığı kazandırılmalı. Kültürel ve sportif faaliyetlere katılmaları sağlanmalı. Zararlı Alışkanlıklara Karşı Alınması Gerekli Tedbirler: En başta Yüce dinimizin emirleri ve yasakları doğrultusunda bu zararlar insanlara anlatılmalı, güzellikle okul çağında ki gençler bilinçlendirilmeli. Bunun için de okul ile aile arasında sıkı bir bağ olmalı. Bu noktada ebeveynlere çok büyük görevler düşmektedir. Anne baba çocuğunla ilgilenmeli, kimlerle arkadaşlık yaptığına dikkat etmelidir. Çünkü çocuğun sorumluluğu onlara aittir. Yüce Rabbimiz Bu noktaya dikkatlerimizi çekerek “yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem ateşinden kendinizi ve ehlinizi koruyun” diyerek yavrularımıza sahip çıkmamız gerektiğini emretmekte, Efendimiz (a.s.)’da ailemizin çobanı olduğumuzu ve gözetimimiz altında olanlardan sorumlu olduğumuzu vurgulamaktadır. Bu sebeple çocuklarımıza sahip çıkmalı, öncelikle onlara iyi örnek olmalıyız. Çocuklarımızı kötü yollara düşmeden önce onlara iyi alışkanlıklar kazandırmalıyız. Boş zamanlarını iyi kullanma ve kitap okuma alışkanlığı kazandırılmalı. Kültürel ve sportif faaliyetlere katılmaları sağlanmalı.

53 SONUÇ: Fert, toplum ve devletin kurumları olarak bu tehlikeyi görmezlikten gelemeyiz. Bunun için gerekli tedbirler mutlaka alınmalı, alkol ve uyuşturucu maddeler ile mücadeleye devam edilmelidir. Yalnız polisiye tedbirlerin yeterli olmadığı hususunda hemen hemen herkes görüş birliği içerisindedir. Eğitime önem verilmeli özellikle gençlerin bu batağa düşmemeleri için gerekli tedbirler alınmalı. SONUÇ: Fert, toplum ve devletin kurumları olarak bu tehlikeyi görmezlikten gelemeyiz. Bunun için gerekli tedbirler mutlaka alınmalı, alkol ve uyuşturucu maddeler ile mücadeleye devam edilmelidir. Yalnız polisiye tedbirlerin yeterli olmadığı hususunda hemen hemen herkes görüş birliği içerisindedir. Eğitime önem verilmeli özellikle gençlerin bu batağa düşmemeleri için gerekli tedbirler alınmalı.

54 Eğitimden söz açılmışken, din eğitiminden bahsetmemek mümkün değildir. Sağlıklı bir din eğitimi, iyilikleri, sosyal adalet ve dayanışmayı desteklediği gibi, her türlü kötülüklerin, fuhuş, içki ve kumar alışkanlıklarının azalmasına da yardımcı olur. Bu alanda bütün insanların, özellikle de yetişmekte olan gençlerin dinin moral desteğine ihtiyaçları vardır. Bu itibarla yeni nesiller, inanç boşluğundan kurtarılmalı, onlara büyük idealler, büyük hedefler gösterilmelidir. Anne ve babalar, çocuklarının kimlerle arkadaşlık yaptığını, hangi çevrelerde gezip dolaştığını takip etıneli çocuklarının bu zehirli tuzaklara düşmemesi için ellerinden gelen tedbirleri almalıdırlar. Eğitim kurumlarında konu ile ilgili dersler konmalı, özellikle televizyonlar, terör olaylarında can verenler gibi, alkol ve uyuşturucu tuzağında ölümle pençeleşenleri de sık sık ekrana getirmelidirler. Ekranda gösterilen kutlama törenleri, belgesel ve diziler ile her türlü reklamlar, alkol ve uyuşturucuya teşvik niteliği taşımamalı, toplumu alkolizme götüren yollar tıkanmalıdır. Eğitimden söz açılmışken, din eğitiminden bahsetmemek mümkün değildir. Sağlıklı bir din eğitimi, iyilikleri, sosyal adalet ve dayanışmayı desteklediği gibi, her türlü kötülüklerin, fuhuş, içki ve kumar alışkanlıklarının azalmasına da yardımcı olur. Bu alanda bütün insanların, özellikle de yetişmekte olan gençlerin dinin moral desteğine ihtiyaçları vardır. Bu itibarla yeni nesiller, inanç boşluğundan kurtarılmalı, onlara büyük idealler, büyük hedefler gösterilmelidir. Anne ve babalar, çocuklarının kimlerle arkadaşlık yaptığını, hangi çevrelerde gezip dolaştığını takip etıneli çocuklarının bu zehirli tuzaklara düşmemesi için ellerinden gelen tedbirleri almalıdırlar. Eğitim kurumlarında konu ile ilgili dersler konmalı, özellikle televizyonlar, terör olaylarında can verenler gibi, alkol ve uyuşturucu tuzağında ölümle pençeleşenleri de sık sık ekrana getirmelidirler. Ekranda gösterilen kutlama törenleri, belgesel ve diziler ile her türlü reklamlar, alkol ve uyuşturucuya teşvik niteliği taşımamalı, toplumu alkolizme götüren yollar tıkanmalıdır.


"Dinimiz, insan sağlığına çok önem vermiştir. Bize verilen nimetleri en iyi bir şekilde değerlendirmemizi istemiş, israfı da yasaklamıştır. Peygamber efendimiz." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları