Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Ülkemizde ilk arazi toplulaştırma çalışmalarına 1961, yılında Hollandalı uzman Johannes Verkoren’in önerisi ile Konya ili Çumra ilçesine bağlı Karkın.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Ülkemizde ilk arazi toplulaştırma çalışmalarına 1961, yılında Hollandalı uzman Johannes Verkoren’in önerisi ile Konya ili Çumra ilçesine bağlı Karkın."— Sunum transkripti:

1

2 Ülkemizde ilk arazi toplulaştırma çalışmalarına 1961, yılında Hollandalı uzman Johannes Verkoren’in önerisi ile Konya ili Çumra ilçesine bağlı Karkın köyünde başlanmıştır.Burada denetimsiz aşırı sulamalardan ve tarla başı toprak kanallardaki sızmalardan dolayı drenaj bozukluğu ve çoraklık sorunu bulunmakta idi.Bu çalışmanın yasal dayanağı eski TMK’ nun 678. ve İsviçre MK 703. maddesi “Toprağın ve su yollarının iyileştirilmesi, bataklıkların kurutulması, orman yetiştirilmesi, yol açılması, ormanların veya köyde toprak parçalarının birleştirilmesi gibi işler ancak birden çok malikin katılmasıyla yapılır. Bunun için toprakların yarısından çoğuna malik bulunan ve sayıcada 2/3’ü bulan maliklerce karar verilmesi gereklidir. Öteki malikler bu karara uymak zorundadırlar.” Yeni TMK m.755 “Su yolları düzeltme, sulama, bataklık yerlerini kurutma, yol açma, orman yetiştirme, arazi toplulaştırma gibi iyileştirme işleri, ancak ilgili maliklerin ortak girişimleri ile yapılabilecekse, arazinin yarısından fazlasına sahip bulunmak koşulu ile maliklerin üçte ikisinin bu yolda karar vermeleri gerekir. Diğer maliklerde bu kararlara uymak zorundadır.Alınan kararlar tapu kütüğünün beyanlar sütununda gösterilir.Bu konulara ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır.”

3  Yapılan çalışmalar sadece parsellerin gruplandırılması biçiminde olmuştur. Toprak derecelendirme işlemleri yapılmamış her sınıf arazi kendi içinde toplulaştırmaya alınmıştır.Eğer bir işletmenin 3 ayrı sınıfta arazisi varsa 3 sınıfta ayrı ayrı birleştirerek 3 parça verilmiştir.  Uygulamada karşılaşılan çeşitli sorunlar konuya yeni bir yasal boyutun getirilmesini zorunlu kılmıştır. Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) ile Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO)’nun birlikte Antalya bölgesinde konu ile ilgili yaptıkları araştırmalar sonucunda yeni bir tüze hazırlanmış ve 1966 yılında ‘Arazi Tevhidi Tüzüğü’ yürürlülüğe girmiştir. Tüzüğe göre; arazi tevhidi, proje alanında toprak muhafaza ve sulama tekniğinin zorunlu kıldığı durumlarda, parsellerin yerlerinin ve şekillerinin değiştirilmesi, birleştirilmesi ve amaca uygun parsellere ayrılarak yeniden düzenlenmesidir.  1973 yılı sonuna kadar bu tüzük hükümlerine göre birçok ilde 46 proje uygulanmıştır.Projelere katkı sağlayan ‘ Avrupa Yatırım Bankası’ tarla içi geliştirme hizmetlerinin arazi toplulaştırması ile birlikte yapılmasını önermesi giderek bir ön koşul biçimine dönüşmüştür

4  1757 sayılı ‘Toprak ve Tarım Reformu Yasası’na dayalı olarak bir ‘Arazi Toplulaştırma Yönetmeliği’ hazırlanmıştır yılları arası bu yönetmeliğe göre 21 proje uygulanmıştır.Reform yasası 1978 de yürürlülükten kaldırılınca yeniden tüzüğe göre çalışmalar sürdürülmüş ve 7 proje uygulanmıştır.Belirtildiği gibi bu tüzük hükümlerine göre yapılan çalışmalarda her sınıf arazi kendi içinde birleştirilmiş ve işletme sahiplerinin onayı proje tamamlandıktan sonra alınmıştır. Tüzüğün bu ön koşulu uygulamaları aksatmış.Bunun üzerine (Eski) TMK’nun 678. Maddesine dayanarak yeni bir tüze ‘Arazi Toplulaştırma Tüzüğü’ hazırlanmıştır.  Günümüzde reform bölgesi dışında ki uygulamalar 1979 yılında yürürlüğe konan bu ‘Arazi Toplulaştırma Tüzüğü’ ne göre yapılmaktadır.

5

6 Bakanlar Kurulu Karar Tarihi - No: 24/09/ /18231 Dayandığı Kanun Tarihi - No: 09/05/ Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi - No: 25/11/ Tüzüğün dayanağı olan 7457 sayılı Kanun yürürlükten kalkmış ise de, 09/05/1985 tarih 3202 sayılı Kanunun geçici 6 ncı maddesi gereğince bu konuda yeni tüzük çıkıncaya kadar bu tüzüğün söz konusu Kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanacaktır.

7 KAPSAM: Madde 1 - Toprak koruma ve tarımsal sulama tekniğinin zorunlu kıldığı arazi toplulaştırması bu Tüzük hükümlerine göre yürütülür. TANIMLAR: Madde 2 - Bu Tüzükte geçen; a) Arazi toplulaştırması, toprak koruma ve tarımsal sulama tekniğinin zorunlu kıldığı durumlarda bir kişiye veya çiftçi ailesine ait arazi parçalarının olanaklar ölçüsünde az sayıda veya tek parça olarak birleştirilmesi, biçimlerinin değiştirilmesi ve amaca uygun olarak yeniden düzenlenmesi, b) Proje, proje alanında arazi toplulaştırılması için yapılan, plan, harita, kroki, kesit, çizelge, rapor vb. belgelerin tümü, c) Proje alanı, projenin uygulanacağı sınırlar içinde kalan alan, d) Proje idaresi, projenin hazırlanması ve uygulanmasıyla görevli TOPRAKSU örgütü, e) Bakanlık, TOPRAKSU'nun bağlı bulunduğu Bakanlık, anlamına gelir.

8 TOPLULAŞTIRMA SINIRI: Madde 3 - Toplulaştırma, köy, belde veya havzanın proje alanındaki tarıma elverişli tüm topraklarında uygulanır. Bir havzada bir veya birden çok köy veya belde bulunabilir. TOPLULAŞTIRMA YAPILABİLECEK HALLER: Madde 4 - Toprak koruma ve tarımsal sulama tekniğinin arazi toplulaştırmasını zorunlu kıldığı haller şunlardır: a) Parsellerin, tarımsal sulama yöntemlerinin uygulanmasını, toprak koruma önlemlerinin alınmasını güçleştirecek kadar küçülmüş ya da biçimlerinin bozulmuş veya dağılmış, olması, b) Proje alanında topografik durumun, parsel sınırlarına bağlı kalmadan arazi düzlemesini gerektirmesi, c) Proje alanındaki parsellerden bazılarının yollardan ve kanallardan yararlanmaması, d) Bir sulama veya toprak koruma projesinin gerektirdiği yeni kanal ve yollarla parsellerin parçalanmak durumunda olması,

9 BAKANLAR KURULUNDAN KARAR ALINMASI: Madde 5 - Arazi toplulaştırmasının gerekli görüldüğü yerler için TOPRAKSU örgütünce bir rapor hazırlanarak Bakanlığa gönderilir. Bakanlık, uygun görürse, arazi toplulaştırması kararı alınmak üzere Bakanlar Kuruluna öneride bulunur. TAPULAMA İŞLEMLERİ: Madde 6 - Arazi toplulaştırması, tapulaması tamamlanmış olan yerlerde uygulanır.Toplulaştırma yapılması düşünülen yerlerde tapulama yapılmamış ise, bu yerlerin tapulaması TOPRAKSU'nun istemi üzerine öncelikle yapılır. ARAZİ MALİKLERİ İLE ÖN GÖRÜŞME: Madde 7 - Proje idaresince, proje alanı içinde bulunan arazi malikleri ile köy veya belediye temsilcilerinin katıldıkları bir toplantı düzenlenerek proje ile ilgili bireysel ve kamu yararına yönelik istekler saptanır.Proje idaresi, bu istekleri, olanakları ölçüsünde, yerine getirir.

10 KARAR ALINMASI: Madde 8 - Toplulaştırma alanı mülkiyet, toprak koruma ve tarımsal sulama yönünden incelenerek proje kapsamına girecek işler saptanır. Proje idaresince, arazi malikleri ile köy veya belediye temsilcilerinin katıldıkları bir toplantı düzenlenerek projeye giren işler ayrıntılı olarak açıklanır ve arazi toplulaştırmasına karar verilmesi istenir. Medeni Kanunun 678 inci maddesi gereğince, arazinin yarısından çoğuna malik bulunan ve sayıca maliklerin üçte ikisini oluşturan kişilerce karar verilirse, bu karar proje alanındaki bütün malikleri bağlar. Kararın bir örneği yerel tapu idaresine gönderilir. Proje alanındaki parsellerin arazi toplulaştırma uygulama alanına girdiği, tapu kütüğüne açımlanır. Açımlama tarihinden sonra yapılacak satış ve benzeri temlik işlemleri ile tesis olunacak aynı haklar için yapılan bağıt arasında düzenlenen resmi senede,taşınmazın arazi toplulaştırma uygulama alanına girdiği belirtilir ve bu işlemler tapu sicilli muhafızlığınca proje idaresine bildirilir. Açımlama tarihinden sonra araziyi devralan veya üzerinde bir hak edinen kişi, eski malikin yükümlülüklerini kabul etmiş sayılır.

11 1. Ön etüd 2. Planlama 3. Projeleme 4. Uygulama

12 Ön Etüd  Proje sınırının belirlenmesi  Kadastro yapılmış mı?  İyelik harita ve belgeler sağlanır  İyelik listelerinin hazırlanması  Çiftçilerin onayının alınması  Ön etüd raporunun hazırlanması  Bakanlar kurulu kararının alınması Planlama Tapuya şerh konulması Proje bölgesinin durumunun belirlenmesi Derecelendirme Derecelendirmenin duyurumu ve kesinleştirilmesi Blokların belirlenmesi Planlama raporunun hazırlanması Nirengi,Nivelman,Poligon tesisi Blokların aplikesi ve röleve işleri Kesinti miktarının belirlenmesi Çiftçilerin istek bildirimi

13 Projeleme  Parselasyon planının hazırlanması  Derece dönüşüm katsayılarının belirlenmesi  Plan onayı  Altyapı projelerinin hazırlanması Uygulama  Duyuru  Yeni parsellerin aplikasyon ve rölevesi  Geçici yer teslimi  Yeni iyelik haritalarının çizimi  Harita ile ilgili belgelerin kadastro müdürlüğüne teslimi ve tescil işlemleri  Düzeltme  Proje dosyasının düzenlenmesi ve onaylanması  Dağıtım

14 Arazi toplulaştırmasının tüzel yapısını, başta 1982 Anayasası ile 4721 Sayılı Yurttaşlar Yasası olmak üzere, 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlemesine Dair Tarım Reformu yasası, 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı yasası ve ilgili diğer yasa ve yönetmelikler oluşturmaktadır. Anayasanın 44. Maddesi’ne göre; Devlet,toprağın verimli olarak işletilmesini korumak ve geliştirmek,erozyonla kaybedilmesini önlemek ve topraksız olan veya yeter derecede toprağı bulunmayan çiftçilikle uğraşanlara toprak sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri alır. Değişik tarım bölgeleri ve çeşitlerine göre toprağın genişliğini tespit edebilir Sayılı Yurttaşlar Yasasının 755. maddesine göre; Su yollarını düzeltme, sulama, bataklık yerlerini kurutma, yol açma, orman yetiştirme, arazileri toplulaştırma gibi iyileştirme işleri, ancak ilgili maliklerin ortak girişimleriyle yapılabilecekse, arazinin yarısından fazlasına sahip bulunmak koşuluyla maliklerin üçte ikisinin bu yolda karar vermeleri gerekir. Diğer malikler de bu karara uymak zorundadır. Alınan karar, tapu kütüğünün beyanlar sütununda gösterilir. Bu konulara ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır. Ülkemizde arazi toplulaştırılması ilk defa 1961 yılında TOPRAKSU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ tarafından 7457 sayılı kanunun ve Medeni Kanunun ilgili maddelerine dayanarak yapılmıştır yılında Arazi Toplulaştırma tüzüğü çıkarılarak Bakanlar Kurulu kararıyla uygulanmaya konmuştur ve uygulanmalar 1973 yılına kadar bu tüzüğe göre devam etmiştir yılında 1757 sayılı Toprak ve Tarım reformu bölgesinin dışındaki alanlarda toplulaştırma çalışmaları bu kanuna göre 1978 yılına kadar TOPRAKSU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ tarafından yürütülmüştür

15 1978 yılında 1757 sayılı Toprak ve Tarım Reformu Kanunu iptal edilince, yeniden eski mevzuata dönülmüş ancak aynı yıl 7/18231 sayılı arazi toplulaştırma tüzüğü yürürlüğe girmiştir. Kapatılan Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü, mülga kanuna dayalı olarak ve bu tüzüğe göre çalışmalarını devam ettirmiştir tarihinde yürürlüğe giren "3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlemesine Dair Tarım Reformu Kanunu" yalnız tarım reformu uygulama alanı ilan edilen reform bölgelerini veya sulama alanlarını kapsamakta, Türkiye genelinde toplulaştırma faaliyetlerine imkan vermemektedir tarihinde düzenlenen 5403 Sayılı “Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı” Kanunu ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’na arazi toplulaştırma yapma ve yaptırma yetkisi verilmiştir tarih ve sayılı Resmi Gazete’de 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanununun 17. maddesinde değişiklik içeren 5578 sayılı kanun yayımlanarak, Arazi toplulaştırması(AT) ve Tarla içi geliştirme hizmetlerinde(TİGH) “DSİ Genel Müdürlüğünün kendi sulama alanlarında arazi toplulaştırması” yapmasına olanak sağlanmıştır. Bu kanuna ait tüzük çalışmaları halen Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından yürütülmektedir sayılı kanun ile Tarım Reform Genel Müdürlüğü, 5286 sayılı kanun ile İl Özel İdareleri, (5286 sayılı Yasa ile 3202 deki görev ve yetkiler İstanbul ve Kocaeli illerinde Büyükşehir Belediyelerine diğer vilayetlerde ise il Özel İdarelerine bırakılmıştır.) 5403 sayılı kanun ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, 5578 sayılı kanun ile ilgili Kamu Kurum ve Kuruluşları Özel Arazi Toplulaştırması yapabilmektedir.

16 Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Arazi Toplulaştırma işlemleri bilimsel ve teknik olarak değerlendirildiğinde tüzel ve kurumsal boyutta, her bir konu başlığı için ayrı bir düzenlemenin yapılması daha yararlı olacaktır. Dünyanın hiçbir ülkesinde arazi toplulaştırması diğer yasalar içinde geçiştirilecek tek madde olarak düşünülmemiştir (Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 17. maddesi). Tüzüğün tanımlar başlıklı 4. maddesine ‘Halihazır Harita’, ‘Derecelendirme Haritası’, ‘Blok Planı’, ‘Parselasyon Planı’ ve ‘Köy Gelişimi’ tanımları eklenmelidir. Bu terimler, bu tüzükte yapılacağı belirtilen iş ve işlemlerin belirli bölümlerini kapsadıkları için tanımlanmaları gereği duyulmuştur. ç. 13/1’deki ‘kroki’ ibaresi yerine ‘Sınırlandırma haritası’ önerilmiştir.

17 Gerekçe : Bir arazinin koordinat değerleri ile 1/ ölçekli haritasına işlenebilmesi için o arazinin sınırlandırma haritasının yapılmış olması gerekir. 14. Maddenin üst başlığına ‘Planlama’ ibaresinin eklenmesi ve tüzüğün 31/c bendinin 14. maddeye aktarılması önerilmiştir. Gerekçe : Tüzük taslağının 31/c’deki bu bend (fıkra) planlama ile ilgili olduğundan bu maddede ifade edilmesi daha uygun görülmüştür. Planlama kavramı da; plan yapımı, plan değişikliği gibi işlemleri içeren bir süreci ifade ettiğinden ‘planlama’ ibaresi bu maddenin başına eklenmesi uygun görülmüştür.) 15. Maddenin (1) numaralı bendine “meslek odaları” ibaresi eklenmiştir. Gerekçe : Bilimsel ve teknik açıdan konuyu daha iyi değerlendirebilecek olan “meslek odalarının” tüzükte yer alması söz konusu iş ve işlemlerin daha sağlıklı yürütülmesinde yararlı olacaktır. Dördüncü kısım başlığının ‘kırsal alan düzenleme ve arazi toplulaştırma ve kapsamı’ olarak düzenlenmesi ve madde sıralaması ile başlık düzeltmeleri önerilmiştir. Gerekçe : 20. maddenin 2. bendi Kırsal Alan Düzenlemesi işlemlerini kapsamaktadır. Bu bendin, arazi toplulaştırma ve kapsamı maddesinden önce ve kırsal alan düzenleme başlığıyla ayrı bir madde olarak düzenlenmesi iş akışını tanımlama açısından da yararlı olacaktır. g maddeye 7 nolu bir bendle halihazır harita yapımı eklenmelidir. Gerekçe : Bakanlar Kurulunca belirlenecek sınırlar içinde yapılacak tüm planlama proje derecelendirme ve toplulaştırma çalışmaları için halihazır haritaya öncelikle gereksinim vardır.

18 ğ. Madde 23’ün (1) numaralı bendindeki “23/6/1983 tarih ve 2859 sayılı Tapulama ve Kadastro Paftalarının Yenileştirilmesi Hakkında” ibaresi çıkartılarak yerine “3402 Sayılı Kadastro” ibaresi eklenmelidir. Gerekçe : 3402 Sayılı Yasada yapılan değişiklikle bu maddedeki belirtilen ihtiyacı karşılamak mümkün hale geldiğinden 3402 sayılı yasaya göre işlem yapılması önerilmiştir. h. 24/3’e yazılı bildirim ve ilanla ilgili ifadeler eklenmiştir. Gerekçe : Arazi toplulaştırması kararının katılımcı bir biçimde gerçekleştirilebilmesi için; ilgili kuruluşlara yazılı olarak, köy halkına ilanen duyurulmasında yarar görülmektedir ı. 26/1’de mahalli temsilcilerin ibaresi yerine ‘belediye ilgenel meclisi temsilcileri ve il tarım müdürlüğününde’ ibaresi eklenmiştir. Gerekçe : Mahalli temsilciler ibaresi çok genel bir tanımlama olup uygulamada sorun yaratabileceği düşünüldüğünden katılımcı kuruluşlar netleştirilmiştir. 27/2 de mülkiyet haritası ibaresi yerine mülkiyet sınırları ibaresi konulmuştur. Derecelendirme sınırlarının halihazır harita üzerinde gösterilmesi gerektiğinden bu yönde bir düzenleme önerilmiştir. Ayrıca, izdüşümü ibaresinin yerine koordinat sisteminde ibaresi önerilmiştir. Gerekçe : Bu madde de derecelendirmede dikkate alınmaması gereken mülkiyet sınırlarıdır. Derecelendirme sınırlarının, toprak ve diğer arazi özelliklerinin işlenmiş olduğu halihazır haritalar üzerinde belirlenmesi teknik açıdan bir zorunluluktur. ‘İzdüşümünde’ ibaresinden amaçlanan ise mülkiyet haritası ile derecelendirme haritasının derecelendirme işlemi bittikten sonra çakıştırılabilmesidir. Bu nedenle her iki haritanın aynı koordinat sisteminde olması gerekmektedir. Bilgi teknolojileri açısından iki ayrı haritanın çakıştırılabilmesi için iki ayrı haritanın da aynı koordinat sisteminde olması gerekmektedir. Harita tekniği açısından izdüşümü ibaresi açıklayıcı değildir. 27/3’deki ‘harita’ ibaresi, ‘derecelendirme haritası’ ibaresi olarak değiştirilmesi önerilmiştir. Gerekçe : Bu değişiklik haritanın teknik niteliğini netleştirmek için yapılmıştır.

19 k. 27/4’deki derecelendirme ibaresinin tümcede yeri değiştirilmiştir. Gerekçe : Parsellerin yeniden düzenlenmesi hükümlerini içeren 31/e de sabit tesislerin bedelinin derecelendirme komisyonu tarafından göz önünde bulundurulacağı belirtilmektedir. O bakımdan sadece derecelendirme esnasında sabit tesislerin dikkate alınmadığı vurgusunu yapmak için bu değişiklik yapılmıştır. l. 28/3’de derecelendirme, derecelendirme işleri ‘harita kadastro mühendisi’ ibareleri eklenmiş haritalama, proje ibareleri çıkarılmıştır. Gerekçe : Maddenin başlığı ‘derecelendirme komisyonu’ olup 28/3’de belirtilen işler, derecelendirme haritasının yapımını da içerdiğinden, bu komisyonda yapılan işlerin mekansal veri standartlarına uygun bir biçimde yürütülmesi ve halihazır harita üzerine sağlıklı bir şekilde işlenmesi için bir harita kadastro mühendisine gereksinim vardır. ‘Proje’ deyimi arazi toplulaştırma işlemlerinin tümünü kapsadığından farklı yorumların doğmaması ve maddenin başlığına uygun bir düzenleme oluşturması için ‘proje’ ibaresi yerine ‘derecelendirme işleri’ ibaresi önerilmiştir. m. 31/c bendi planlamaya ilişkin bir düzenleme olduğundan 14. maddeye aktarılması uygun görülmüştür. Gerekçe : Hem proje kapsamında iş akışına uygunluğu açısından hem de planlama ile ilgili hükümlerin aynı başlık altında ifade edilmesinin yararlı olacağı düşüncesiyle bu hüküm madde 14’e aktarılmıştır. n. 31/h, madde 33’e aynen aktarılmıştır. Gerekçe : Bu bend tescile ilişkin hükümler ifade ettiğinden madde 33’deki ‘Tescil’ bölümüne aktarılmıştır.

20 o. Madde 32 başlığındaki ‘yeni’, ‘askıya çıkarılması’ ibareleri çıkarılmış, ‘ilanı’ ibaresi eklenmiştir. Madde 32/1 de itirazların ilanına ilişkin bir düzenleme önerilmiştir. Gerekçe : Yeni ibaresi yeni bir parselasyonu çağrıştırdığından askıya çıkarılması ibaresi de ilan işlemini açık olarak ifade etmediğinden başlık düzeltmelerle yeniden düzenlenmesi uygun görülmüştür. Süresi içinde yapılan itirazlar sonucu parselasyon planlarında ve mülkiyet listelerinde değişiklik söz konusu olduğunda, bu değişiklikler ile değişiklikten etkilenen parselasyon planı ve mülkiyet listelerinin ilgili kısımları yeniden ilan edilerek değişiklikten etkilenen kişilerin bilgilendirilmesi hukuken uygun olacağından bu düzenleme önerilmiştir. ö. Madde 32/3 metinden çıkarılmıştır. Gerekçe : Parselasyon planları kadastro tekniğine, Büyük Ölçekli Harita ve Harita Bilgileri Üretim Yönetmeliğine(BÖHHBÜY), Tescile Konu Harita ve Planlar Yönetmeliğine uygun olarak yapılması zorunlu olduğundan arazi ile uyuşumsuzluğu söz konusu olamayacağından metin çıkarılmıştır. p. Madde 33/1, 33/2 ve 33/3 bendlerinde değişiklikler önerilmiş 5 ve 6. maddelerin metinden çıkarılmasının uygun olacağı düşünülmüş madde 33/h’daki tescile ilişkin hükümler Madde 33’ün sonuna aynen aktarılmıştır. Gerekçe : 33/1- Tapu ve Kadastro teknik mevzuatına göre parselasyon planlarının araziye uygulanması ve kesin ölçülerinin alınmasından sonra, yeni parsellerin mülkiyet sınır koordinatlarının (konumsal verilerinin) ve alan hesaplarının rölöve (kesin) ölçülerine göre yapılması gerekmektedir. Ve bu işlemlerden sonra da ilgili idare tarafından kontrollarının yapılması gerektiğinden işlem sırasına göre düzenleme yapılmıştır

21 r. 33/2 – İlgili Kadastro Müdürlüğüne iletilen parselasyon planlarının ve yeni mülkiyet listelerinin, kadastro müdürlüğünce kontrol edildikten sonra, tescil edilmek üzere, tapu sicil müdürlüğüne iletilmesi gerekliliğini yerine getirecek biçimde düzenleme yapılmıştır. Bu maddedeki tescil ile ilgili hükmün, 31/3’deki tescil işlemleriyle bütünleşik şekilde yeniden düzenlenmesinin uygun olacağı düşünülmüştür. s. 33/3 – Ortak kullanım tesis alanlarının intifa haklarının tescilleriyle, yolların tescil dışı bırakılmasına ilişkin hükümler, ilgili yasa ve tapu ve kadastro mevzuatında yer aldığından, tüzükte tekrar yazılmasının uygun olmayacağı düşünülmüş bu bendde tescil işlemleri özetlenerek düzenlenmiştir. ş. 33/5 Tapuya tescil edilen işlemlerin değişikliği ancak mahkeme kararıyla yapılabileceğinden bu hüküm tapu ve kadastro mevzuatına uygun düşmemektedir. t. 33/6 Belirtilen mülkiyet listesi bilgileri, Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi Projesi (TAKBIS) standartlarına uygun bir biçimde (formatta) düzenlenip TAKBIS’e aktarıldığından bu sistemden gereksinim duyulan bilgileri Milli Emlak Genel Müdürlüğü ya da Vergi Daireleri doğrudan alabilir. Gerektiğinde değişiklikleri de aynı biçimde Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünden alabileceklerdir. u. Tüzüğün 31/h bendindeki hükümler tescille ilgili olduğundan bu maddeye aynen aktarılmıştır.

22 Kabul Tarihi: 22/11/1984 Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi: 01/12/1984 Yayımlandığı Resmi Gazete Sayısı: 18592

23 BİRİNCİ BÖLÜM: AMAÇ VE TANIMLAR AMAÇ Madde 1 - Bu Kanunun amacı sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; a) Toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, b) Yeterli toprağı bulunmayan ve topraksız çiftçilerin zirai aile işletmeleri kurabilmeleri için Devletin mülkiyetinde bulunan topraklarla topraklandırılmalarını, desteklenmelerini, eğitilmelerini, c) Ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasını ve küçülmesini önlemeyi, d) Yeni yerleşme yerleri kurmayı, mevcut yerleşme yerlerine eklemeler yapmayı, e) Zorunluluk halinde tarım arazisinin diğer amaçlara tahsisini düzenlemeyi, f) Dağıtılmayan tarım arazisinin değerlendirilme şeklini belirlemeyi, g) Bakanlar Kurulunca gerekli görülen diğer bölgelerde gayrimenkullerin Milli Güvenlik nedeniyle mülkiyet ve tasarruf şekillerinde ve yerleşim yerlerinde düzenlemeler yapmayı, sağlamaktır

24 TANIMLAR Madde 2 - Bu Kanuna göre, a) Sulama Alanı: Devletçe sulamaya açılan veya projeleri bitirilmiş olup da sulama yatırımlarına başlanan ve devam eden alanlardır. b) Tarım Arazisi: Orman sınırları dışında kalan, zirai üretim yapılan, çayır, mera, yaylak ve kışlak olarak kullanılan, kullanılma şekillerinden birine tahsis edilen veya ekonomik olarak imar, ihya ve ıslah edilerek üretime açılabilecek arazilerdir. c) Sulu Arazi: Devletçe sulanan arazidir. Sahibinin kendi imkanları ile suladığı kuru arazi gibi işlem görür. d) Toprağın Verimli Olarak İşletilmesi: Toprağın bulunduğu bölgenin ekolojik ve ekonomik şartlarına, modern tarım usullerine uygun olarak toprak ve su kaynaklarının kullanılması, korunması, gerekli her türlü tedbirler alınarak verimliliğin artırılması suretiyle işlenmesi veya işletilmesidir. e) Aile: Karı - Koca ve birlikte oturan reşit olmayan çocuklardan meydana gelen müessesedir. Ailede kocaya, koca yoksa karıya "aile reisi" denir. f) Çiftçi: Geçimini, bedeni ve fikri güçlerini kısmen veya tamamen katarak, tarımdan sağlayanlara denir. g) Tarım Toprakları: Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığınca birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıf olarak belirlenen topraklardır. h) Toprağın Derecelendirilmesi : Toplulaştırma işlemlerinde toprağın uygulama tarihindeki rayiç bedeli, verimliliği, özellikleri, yerleşim yerlerine olan mesafesi, konumu gibi unsurlar esas alınarak değiştirilecek toprakla denkliğini sağlamaktır. i) Tarımsal İşletme Geliri: Brüt gelirden değişken masraflar düşüldükten sonra kalan miktardır. j) İlgili veya Uygulayıcı Kuruluş: Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığına bağlı Toprak ve Tarım Reformu Genel Müdürlüğünü ifade eder. k) Uygulama Alanı veya Bölgesi: Bu Kanunun amacına uygun olarak Bakanlar Kurulunca sınırları belirtilmiş alandır. l) Örnek İşletme: Bölgenin ekonomik ve ekolojik şartlarına göre toprağın verimli olarak işletilmesini koruyan ve geliştiren, modern tarım usullerini uygulayan, tarımsal bir işletme planı ile çalışan, uygulama alanı olarak tespit edilen bölgede son üç yılda birim alandan bölge ortalamasının Bakanlar Kurulunca tespit edilecek belli katı kadar fazla tarımsal üretim elde eden, işletme tipine ve büyüklüğüne göre gerekli tarımsal alet ve vasıtalara sahip olan işletmelerdir.

25 Madde 14 - Uygulama bölgesinde Bakanlar Kurulu kararı ile yeni yerleşim yerleri kurulabilir veya mevcut köyler ile köy altı yerleşim birimleri birleştirilebilir. Yeni köy altı yerleşim birimleri kurulamaz. Bu Kanuna göre toprak dağıtımından yararlanma haklarına sahip olup da istekte bulunanlardan uygun görülenler, yeni yerleşim yerlerine yerleştirilebilirler. Yeni yerleşim yerlerine yerleştirilenler, İskan Kanunundaki muafiyet ve istisnalardan faydalandırılırlar. ÇAYIR, MERA VE BENZERİ ARAZİLERİN TESPİT VE TAHSİSİ Madde 15 - (Mülga madde: 25/02/ /36 md.) ÇİFTÇİLERİN DESTEKLENMESİ Madde 17 - Uygulama alanlarında bu Kanun hükümlerine göre topraklandırılanlarla kendilerine uzun süreli sözleşmelerle arazi kiralananlar ve dağıtım normuna kadar arazi sahibi çiftçiler, uygulayıcı kuruluş tarafından yönetmelikte tespit edilecek esaslar dahilinde verimliliği ve üretimi artırmak gayesiyle ayni ve nakdi kredi ile desteklenirler. Uygulayıcı kuruluş, verilen kredilerin amacına uygun olarak kullanılıp kullanılmadığını denetler. Amacına uygun kullanılmayan krediler, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre, ilgili kuruluşça tahsil edilir.

26 Kırsal alan,beslenme,yerleşme,dinlenme,doğal varlıkları koruma ve barındırma yapılarını gerçekleştirme mekanıdır ve bu nedenle tarım yapanlardan ayrı olarak amaçları farklı grupların beklentilerini de karşılamak ile yükümlüdür. Arazi ve toprak,geçmişten süregelmiş,bilinçsiz tarım hayvancılık işleri ve yerleşimdeki plansızlıktan dolayı tam verimli kullanılmamakta ve elde bulunan kaynaklar heba edilmektedir.Bu kullanımda ki aksaklıklar ve bilinçsizliklerin önüne geçilebilmek ve daha kullanışlı daha verimli tarım yapabilmek,minimum maliyet ile maksimum kazanç elde etmek ve elde bulunan sınırlı toprakları en verimli şekilde kullanabilmek,gerek mera gerekse tarım arazilerinin korunması yönünde ilerlemek amacı ile devlet bir takım kanunlar ve tüzüklerle arazilerin kullanımını ve korunmasını güvence altına almıştır.Bu kanunlar hem toprağın kullanım amacına yönelik işlenmesini hedeflemiş hem de kırsal alanda ki insanların daha rahat çalışmalarını sağlamıştır.Bu kanunlardan biri;

27 Kanun Numarası : 5403 Kanun Kabul Tarihi : 03/07/2005 Resmi Gazete Tarihi : 19/07/2005 Resmi Gazete Sayısı : 25880

28 BİRİNCİ BÖLÜM : AMAÇ, KAPSAM VE TANIMLAR İKİNCİ BÖLÜM : ARAZİ MÜLKİYET HAKKININ KULLANIMI VE TOPRAK KORUMA KURULU  ARAZİ MÜLKİYET HAKKININ KULLANIM ESASI  TOPRAK KORUMA KURULU  KURULUN GÖREVLERİ ÜÇÜNCÜ BÖLÜM : TOPRAK VE ARAZİ VARLIĞININ BELİRLENMESİ  TOPRAK VE ARAZİ VARLIĞININ BELİRLENMESİNE İLİŞKİN ESASLAR  TARIM ARAZİLERİNİN SINIFLANDIRILMASI VE ARAZİ PARSEL BÜYÜKLÜKLERİNİN BELİRLENMESİ DÖRDÜNCÜ BÖLÜM : TOPRAKLARIN KORUNMASI VE ARAZİ KULLANIMI  TOPRAKLARIN KORUNMASI  ARAZİ KULLANIM PLÂNLARININ YAPILMASI  TARIMSAL AMAÇLI ARAZİ KULLANIM PLÂN VE PROJELERİNİN HAZIRLANMASI  TOPRAK KORUMA PROJELERİNİN HAZIRLANMASI  TARIM ARAZİLERİNİN AMAÇ DIŞI KULLANIMI  TARIMSAL POTANSİYELİ YÜKSEK BÜYÜK OVALARIN BELİRLENMESİ VE KORUNMASI  EROZYONA DUYARLI ALANLARIN BELİRLENMESİ VE KORUNMASI  TOPRAK KİRLİLİĞİNİN İZLENMESİ VE ÖNLENMESİ  ARAZİ TOPLULAŞTIRMASI VE DAĞITIMI BEŞİNCİ BÖLÜM : ÖZENDİRME, DENETİM, YAPTIRIMLAR, GELİR VE GİDERLER  ÖZENDİRME  TARIM ARAZİLERİNİN YANLIŞ KULLANIMLARINDA UYGULANACAK CEZALAR  TARIM DIŞI AMAÇLI ARAZİ KULLANIMLARINA İLİŞKİN CEZALAR VE YÜKÜMLÜLÜKLER  DARÎ CEZALARA İTİRAZ VE PARA CEZALARININ TAHSİLİ ALTINCI BÖLÜM : TÜZÜK VE YÖNETMELİKLER, DEĞİŞTİRİLEN, GEÇİCİ VE SON HÜKÜMLER  TÜZÜK VE YÖNETMELİKLER  YÜRÜRLÜK  YÜRÜTME

29 BİRİNCİ BÖLÜM : KAPSAM Madde 2 - Bu Kanun; arazi ve toprak kaynaklarının bilimsel esaslara uygun olarak belirlenmesi, sınıflandırılması, arazi kullanım plânlarının hazırlanması, koruma ve geliştirme sürecinde toplumsal, ekonomik ve çevresel boyutlarının katılımcı yöntemlerle değerlendirilmesi, amaç dışı ve yanlış kullanımların önlenmesi, korumayı sağlayacak yöntemlerin oluşturulmasına ilişkin sorumluluk, görev ve yetkilerin tanımlanması ile ilgili usûl ve esasları kapsar.

30 TANIMLAR Madde 3 - Bu Kanunda geçen; a) Bakanlık:Tarım ve Köyişleri Bakanlığı b) Kurul:Toprak koruma kurulu c) Toprak: d) Arazi: e) Tarım arazisi: f) Mutlak tarım arazisi: g) Özel ürün arazisi: h) Dikili tarım arazisi: i) Marjinal tarım arazisi: j) Yeter büyüklükte tarımsal arazi parseli: k) Yeter gelirli tarımsal işletme: l) Tarım dışı alanlar: m) Sulu tarım arazisi: n) Tarımsal amaçlı yapılar: o) Arazi yetenek sınıflaması: p) Arazi kullanım plânlaması: q) Tarımsal amaçlı arazi kullanım plân ve projeleri: r) Toprak koruma projeleri: s) Arazi toplulaştırması:Arazilerin doğal ve yapay etkilerle bozulmasını ve parçalanmasını önlemek, parçalanmış arazilerde ise doğal özellikleri, kullanım bütünlüğü ve mülkiyet hakları gözetilerek birden fazla arazi parçasının birleştirilip ekonomik, ekolojik ve toplumsal yönden daha işlevsel yeni parsellerin oluşturulmasını ve bu parsellerin arazi özellikleri ve alanı değerlendirilerek kullanım şekillerinin belirlenmesini, köy ve arazi gelişim hizmetlerinin sağlanmasını, t) Toplulaştırma proje sahası:Toplulaştırma projesinin uygulanacağı sınırlar içinde kalan alanı, u) Arazi bozulması: v) Toprak veri tabanı: Arazi ve toprak kaynaklarının nitelikleri ile birlikte belirlenerek kayıt altına alındığı veri tabanını w) Tahsis: Bu Kanun kapsamında değerlendirilmek üzere, Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazlardan, vasfı ve hâlihazır kullanım şekline bakılmaksızın toplulaştırma kapsamında değerlendirilebilecek yerlerin, Maliye Bakanlığı tarafından Bakanlığa tahsis edilmesini, x) (Ek bent: 31/01/ S.K./1.mad) Özel Arazi Toplulaştırması: Köy tüzel kişiliği, belediyeler, kooperatifler, birlikler gibi tüzel kişilikler veya kamu kuruluşlarının, hizmet konuları ile ilgili arazi teminini de kapsayacak şekilde yapacakları arazi toplulaştırmasını, İfade eder.

31  Bu bölümde gerek devlet hazine arazileri gerekse özel mülkiyetteki arazilerin kullanım esasları belirlenmiş,toprağın bilinçsiz işlenmesi,ekolojik işlevlerin düzenlenmesi gibi konular kanunlarla koruma altına alınmıştır.Ayrıca sorumlu merciler tespit edilip görev dağılımı yapılmıştır. ARAZİ MÜLKİYET HAKKININ KULLANIM ESASI Madde 4 - Devletin hüküm ve tasarrufu altında ve Hazinenin özel mülkiyetinde olan araziler ile kamu kurumlarına, gerçek ve tüzel kişilere ait olan arazilerin mülkiyet hakkı kullanılırken toprağın; bitkisel üretim fonksiyonu, endüstriyel, sosyo-ekonomik ve ekolojik işlevlerinin tamamen, kısmen veya geçici olarak engellenmemesi amacıyla araziyi kullananlar, bu Kanunun öngördüğü tedbirleri almakla yükümlüdür. TOPRAK KORUMA KURULU Madde 5 - Her ilde, valinin başkanlığında, ildeki tarımdan sorumlu birim amiri tarafından başkan yardımcılığı ve sekretarya hizmetleri görevi yürütülmek üzere, ilde plân yapma yetkisine sahip kamu kurum ve kuruluşları ile üniversitelerden, üç birimin ve Maliye Bakanlığının ildeki üst düzey temsilcisi ile plânlama ve/veya toprak koruma konularında ulusal ölçekte faaliyette bulunan kamu kurumu niteliğini haiz meslek kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarının yerel temsilcilerinden üç kişi olmak üzere Kurul oluşturulur. Kurulun gündeminde bulunan araziler özel kanunlarla koruma altına alınmış alanlar, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün proje alanı veya tarihli ve 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanununa göre uygulama alanı ilân edilen yerlerden ise bu alanlarda uygulama yapan birimin yetkili temsilcisi de Kurula dâhil edilir. Kurulun kuruluşu, çalışma usûl ve esasları Bakanlık tarafından hazırlanacak yönetmelikle belirlenir.

32 KURULUN GÖREVLERİ Madde 6 - Kurulun görevleri aşağıda belirtilmiştir: a) Arazi kullanılan tüm faaliyetlerde, arazinin korunması, geliştirilmesi ve verimli kullanılmasına yönelik inceleme, değerlendirme ve izleme yapmak, ortaya çıkan olumsuzlukları belirlemek, toprak korumayı ve bununla ilgili sorunları giderici önlemleri almak, geliştirmek, uygulanmasını sağlamak için görüş oluşturmak. b) Arazi kullanımını gerektiren tüm girişimleri yönlendirmek üzere, yerel plân veya projelerin uygulanması amacıyla takibini yapmak. c) Toprak koruma önlemlerinin yerine getirilmesi sürecini yerel ölçekte izlemek, değerlendirmek ve çözümleyici öneriler geliştirmek, hazırlanacak toprak koruma ve arazi kullanım plânları doğrultusunda, yerel ölçekli yıllık iş programları için görüş oluşturmak ve uygulamaya konulmasının takibini yapmak. ç) Ülkesel, bölgesel veya yerel ölçekli yapılan plânlar arasındaki uyumu denetlemek. d) Kanunda yer alan konularla ilgili başvuruları almak ve ilgililere aktarmak. e) Kanunla verilen diğer görevleri yapmak.

33 Bu bölümde arazi kullanımdaki toprak kayıplarının önlenmesi,toprağın korunması,arazi kullanım planlarının ve projelerinin oluşturulması,gerekli maddelerle kanunlar çerçevesinde korumaya alınmış ve yapılacak uygulamalara standartlar getirilmiştir.

34 TOPRAKLARIN KORUNMASI Madde 9 - Arazi kullanımını gerektiren her türlü girişim ve yatırım sürecinde toprakların korunması, doğal ve yapay olaylar sonucu meydana gelen toprak kayıplarının önlenmesi; arazi kullanım plânları, tarımsal amaçlı arazi kullanım plân ve projeleri ile toprak koruma projelerinin uygulamaya konulması ile sağlanır. ARAZİ KULLANIM PLÂNLARININ YAPILMASI Madde 10 - Arazi kullanım plânları ile ülkesel ve bölgesel plânlamalara temel oluşturan ve diğer fizikî plânlamalara veri teşkil eden; su potansiyeli, toprak veri tabanı ve haritaları esas alınarak çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda toprağın niteliği, arazinin yeteneği ve diğer arazi özellikleri gözetilerek uygun arazi kullanım şekilleri belirlenir. Bakanlık tarafından hazırlanan veya hazırlattırılan arazi kullanım plânlarında; yerel, bölgesel ve ülkesel ölçekte tarım arazileri, mera arazileri, orman arazileri, özel kanunlarla belirlenen alanlar, yerleşim alanları, sosyal ve ekonomik amaçlı altyapı tesisleri ile diğer arazi kullanım şekillerine yer verilir. Bakanlık, arazi kullanım plânlarının hazırlanmasını ihtiyaca göre valiliklere devredebilir. Özel kanunlarla belirlenen veya belirlenecek alanlarda, ilgili kanun hükümleri saklı kalmak kaydı ile arazi kullanım plânlarında yer verilen kullanım şekilleri, ilgili kanunlar kapsamında sorumlu bakanlık veya kuruluşlar tarafından değerlendirilir. Tarım arazileri, bu Kanunda belirtilen istisnalar hariç olmak üzere, arazi kullanım plânlarında belirtilen amaçları dışında kullanılamaz. Arazi kullanım plânının hazırlanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Bakanlık tarafından hazırlanacak yönetmelikle belirlenir.

35 TARIMSAL AMAÇLI ARAZİ KULLANIM PLÂN VE PROJELERİNİN HAZIRLANMASI Madde 11 - Tarım arazilerinde toprağın kimyasal, fiziksel ve biyolojik özelliklerinin sürekli üretim sağlayacak şekilde korunarak kullanımı için, en az bir ziraat mühendisi sorumluluğunda tarımsal amaçlı arazi kullanım plân veya projeleri, valilikler tarafından hazırlanır veya hazırlattırılır. Tarımsal amaçlı arazi kullanım plân veya projelerinin hazırlanmasında, çiftçilerin ve arazi sahiplerinin görüşleri alınır. Arazi sahipleri ve araziyi kullananlar, hazırlanan plân ve projelere uymakla yükümlüdür. Tarımsal amaçlı arazi kullanım plân veya projelerinin uygulanacağı arazinin sınırları, büyüklüğü ve uygulama ile ilgili diğer usûl ve esaslar, Bakanlık tarafından hazırlanacak yönetmelikle belirlenir. TOPRAK KORUMA PROJELERİNİN HAZIRLANMASI Madde 12 - Toprağın bulunduğu yerde, doğal fonksiyonlarını sürdürebilmesinin sağlanması amacıyla korunması esastır. Kentsel yerleşim amaçlı imar plânı bulunan yerler dışında, zorunlu olarak kazı veya dolgu gerektiren herhangi bir arazi kullanım faaliyeti sonucu toprak kayıpları ve arazi bozulmaları söz konusu ise araziyi kullananlar tarafından toprak koruma projeleri hazırlanır veya hazırlattırılır. Toprak koruma projeleri arazi bozulmalarını ve toprak kayıplarını önlemek için gerekli olan sekileme, çevirme, koruma duvarı, bitkilendirme, arıtma, drenaj gibi imalat, inşaat ve kültürel tedbirleri içerir, en az bir ziraat mühendisi sorumluluğunda hazırlanır ve valilik tarafından onaylanır. Heyelan, sel ve rüzgar gibi doğal olaylar sonucu meydana gelen toprak kayıplarını önlemek için valilikler, toprak koruma projelerini hazırlatarak uygulamasını yapar veya yaptırır. Toprak koruma projelerinin gerekliliği, hazırlanması, uygulanması, yetki ve sorumlulukların belirlenmesi ile ilgili usûl ve esaslar, Bakanlıkça hazırlanacak yönetmelikle belirlenir

36 TARIM ARAZİLERİNİN AMAÇ DIŞI KULLANIMI Arazilerin amaç dışı kullanımı yalnızca 13. Madde de belirtilen hususlara istinaden yapılabilir.Ve bu şekilde arazilerin amaç dışı kullanım standardı belirlenmiş olup toprak koruma altına alınmıştır. Madde 13 - Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri tarımsal üretim amacı dışında kullanılamaz. Ancak, alternatif alan bulunmaması ve Kurulun uygun görmesi şartıyla; a) Savunmaya yönelik stratejik ihtiyaçlar, b) Doğal afet sonrası ortaya çıkan geçici yerleşim yeri ihtiyacı, c) Petrol ve doğal gaz arama ve işletme faaliyetleri, ç) İlgili bakanlık tarafından kamu yararı kararı alınmış madencilik faaliyetleri, d) Bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış plân ve yatırımlar, e) (Ek bent: 31/01/ S.K./3.mad) Kamu yararı gözetilerek yol altyapı ve üstyapısı faaliyetlerinde bulunacak yatırımlar, f) (Ek bent: 26/03/ S.K./1.mad) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun talebi üzerine 20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu uyarınca yenilenebilir enerji kaynak alanlarının kullanımı ile ilgili yatırımları, g) (Ek bent: 26/03/ S.K./1.mad) Jeotermal kaynaklı teknolojik sera yatırımları, İçin bu arazilerin amaç dışı kullanım taleplerine, toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile Bakanlık tarafından izin verilebilir. (Ek cümle: 31/01/ S.K./3.mad) Bakanlık bu yetkisini valiliklere devredebilir. Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri dışında kalan tarım arazileri; toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile valilikler tarafından tarım dışı kullanımlara tahsis edilebilir. Tarımsal amaçlı yapılar için, projesine uyulması şartıyla ihtiyaç duyulan miktarda her sınıf ve özellikteki tarım arazisi valilik izni ile kullanılır. Birinci fıkranın (c) ve (ç) bentleri kapsamında izin alan işletmeciler, faaliyetlerini çevre ve tarım arazilerine zarar vermeyecek şekilde yürütmekle ve kendilerine tahsis edilen yerleri tahsis süresi bitiminde eski vasfına getirmekle yükümlüdürler

37 ARAZİ TOPLULAŞTIRMASI VE DAĞITIMI Arazi toplulaştırması,tarım ve orman alanında üretim ve çalışma koşullarını iyileştirmenin yanı sıra tarımsal kültürü ve kırsal gelişmeyi desteklemeyi amaçlayan kırsal alanı yeniden düzenleme işidir. Kırsal alanda üretim ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi kırsal toprak düzenleme işlemini gerektirir. Kırsal toprak düzenlemesi yani toplulaştırmada,dağınık parselleri birleştirerek elde edilen işletmelerde üretim artışı ve buna bağlı olarak da ekonomide iyileşmeye gidilmek amaçlanmaktadır. Bunlarda gerekli kanun maddeleriyle belirlenmiştir.

38 Madde 17 - Arazinin rasyonel kullanımını sağlamak amacıyla parsel büyüklüklerinin optimum ölçülerde oluşması için, arazinin yarısından çoğuna malik bulunan ve sayıca maliklerin yarısından fazlasını oluşturanların muvafakati üzerine isteğe bağlı, Bakanlığın veya kurulların talebi üzerine kamu yararı gözetilerek isteğe bağlı olmaksızın, Bakanlar Kurulu kararı ile arazi toplulaştırma proje sahası belirlenir ve uygulanır. Bakanlar Kurulunun bu kararı toplulaştırma ve diğer işlemler yönünden kamu yararı kararı sayılır. Bu karar sonucu isteğe bağlı olarak veya maliklerin muvafakati aranmaksızın proje bazında arazi toplulaştırması, köy gelişim ve tarla içi geliştirme hizmetleri ile kırsal alan düzenlemesi Bakanlık tarafından yapılır veya yaptırılır. Uygulamada isteğe bağlı toplulaştırmalara öncelik tanınır. (Ek fıkra: 31/01/ S.K./4.mad) Köy tüzel kişiliği, belediyeler, kooperatifler, birlikler gibi tüzel kişilikler veya kamu kuruluşlarının, hizmet konuları ile ilgili özel arazi toplulaştırması ve/veya tarla içi geliştirme hizmeti yapmak istemeleri durumunda, Bakanlığa gerekçeleri ile başvurarak toplulaştırma isteklerini bildirirler. Gerekçelerin yeterli görülmesi durumunda Bakanlığın teklifi ile Bakanlar Kurulu kararı alındıktan sonra başvuran tüzel kişilik veya kuruluş bu Kanuna göre toplulaştırma projesini hazırlar ve onay için Bakanlığa iletir. Özel arazi toplulaştırması yapmak isteyen kuruluş, gerekli teknik personeli bünyesinde bulundurmak veya proje süresince tâbi oldukları mevzuat hükümlerine uygun olarak sözleşmeli personel çalıştırmak zorundadır. Özel arazi toplulaştırması yapan kurum veya kuruluşlar kamu yatırımları için ihtiyaç duyulan arazi miktarını toplulaştırma yoluyla karşılayabilir. Özel arazi toplulaştırması yapacak idarelerce ihtiyaç duyulacak yatırımlar için ortak kullanım alanı kesinti payı ile karşılanamayan araziler, varsa hazine arazilerinden, hazine arazilerinin yeterli olmadığı veya bulunmadığı yerlerde ise ilgili idarelerce belirlenecek usûl ve esaslar dahilinde fizikî tesislerin yapılacağı alana bağlı kalınmaksızın gerçek ve tüzel kişilerinden anlaşma yoluyla karşılanabilir. Bu araziler, fizikî tesislerin yapılacağı yere kaydırılır. Aynı alanda birden fazla kurum veya kuruluş tarafından toplulaştırma ve/veya tarla içi geliştirme hizmeti yapmak talebinde bulunulması halinde toplulaştırmayı ve/veya tarla içi geliştirme hizmetini yapacak kuruluşu Bakanlık belirlemeye yetkilidir. Toplulaştırma sahası olarak tespit edilen yerlerde bulunan Hazinenin özel mülkiyetinde ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve toplulaştırma amaçlarına uygun olarak değerlendirilmesi mümkün olan tarım arazileri, Bakanlığın talebine istinaden vasfına ve mevcut kullanım şekline bakılmaksızın Maliye Bakanlığınca Bakanlığa tahsis edilir.

39 Ekonomik ölçekte, yaşayabilir ve gelişebilir tarım işletmeleri oluşturmak için tarım arazisi bulunmayan veya yetersiz olan çiftçilere, tarımsal işletme kurabilmeleri veya mevcut olanı geliştirmeleri amacıyla, toplulaştırma kapsamında tahsis edilen yerler Bakanlıkça bedeli mukabilinde dağıtılabilir. Bakanlık, yeter büyüklükte olmayan tarımsal arazi parsellerini gerektiğinde toplulaştırma ve bu Kanun kapsamında değerlendirmek üzere kamulaştırabilir. Toplulaştırma uygulamalarında, tahsisli araziler ile birlikte bu araziler kullanılarak yeter büyüklükte yeni parseller oluşturulur ve bu parseller; arazisi kamulaştırılan veya yeter büyüklükte tarım arazisi olmayan yöre çiftçilerine öncelikli olmak üzere rayiç bedeli üzerinden ve Bakanlıkça belirlenecek usûl ve esaslara göre Maliye Bakanlığı tarafından doğrudan satılır. Bu amaçla yapılan kamulaştırma ve satımlara konu olan işlemler ve düzenlenen kâğıtlar Katma Değer Vergisi hariç her türlü vergi, resim, harç ve katkı payından müstesnadır. Toplulaştırma sonucu oluşturulan parsellerin alanı ve arazi özellikleri birlikte değerlendirilir ve gerçek kişilere, kamu ve özel hukuk tüzel kişilere ait toplulaştırmaya konu arazilerden yol, kanal, tahliye kanalı gibi kamunun ortak kullanacağı yerler için en fazla yüzde onu kadar ortak tesislere katılım payı düşülür. Katılım payı için bedel ödenmez. Katılım payı dışında kesilen arazi öncelikle varsa eş değer tahsisli arazilerden karşılanır, yoksa kamulaştırılır. Toplulaştırma sahası ilân edilen yerlerle ilgili Bakanlar Kurulu kararı Resmî Gazete'de yayımlandıktan sonra toplulaştırma işlemleri sonuçlanıncaya kadar bu alanlarda toplulaştırmaya konu arazilerin mülkiyet ve zilyetliğinin devir, temlik, ipotek ve satış vaadi işlemleri projeyi uygulayan birimin iznine bağlıdır. Toplulaştırma çalışmaları ile ilgili usûl ve esaslar tüzükle düzenlenir.

40 Toprak koruma ve arazi kullanımı kanunu,Arazi toplulaştırma tüzüğü ve 3083 sayılı sulama alanlarında arazi düzenlemesine dair tarım reformu kanunlarının arazi toplulaştırma,mera ve hazine arazilerinin kullanımı açısından yararları ve eksiklikleri şunlardır.

41 1. Nüfus artışı, miras, alım-satım, kiracılık, ortakçılık gibi nedenlerle ortaya çıkan arazi parçalılığı ve dağınıklılığını ortadan kaldırarak işletmelerin uygun büyüklüğe getirmektedir. 2. Çok parçalı oluşun ortaya çıkardığı tarla sınırı, yol ve su arklarından doğan arazi kayıplarını azaltmaktadır. 3. Küçük parsellerde, ekim esnasında tarla sınırına fazla yaklaşılmama nedeniyle doğacak ürün kayıplarını azaltmaktadır. 4. Toplulaştırmadan sonra, parseller daha büyük ve şekilleri daha düzgün olduğundan, makineli tarım daha kolay yapılmakta ve giderlerde önemli oranda azalmalar olmaktadır. 5. Küçük parseller bir araya getirileceği için, işletme merkezi ile parseller arasındaki uzaklık kısalmakta ve buna bağlı olarak ulaşım giderleri azaldığından; zaman, işçilik ve yakıttan tasarruf sağlanmaktadır. 6. Parsel sayısı azaldığı, şekilleri düzeldiği ve büyüklükleri arttığı için; tohum, gübre, ilaç gibi tarımsal girdiler, daha uygun bir düzeyde kullanılmaktadır. 7. Sulama projelerinin uygulanmasında; eski, dağınık ve şekilsiz parsellerin sınırlarına bağlı kalma zorunluluğu olmayacağından, yatırım giderlerinden tasarruf sağlanmaktadır. 8. Her parselin yola ve kanala sınırı olacağından sulama ve ulaşım randımanı artmaktadır. 9. Parsellerde müştereklikten doğan huzursuzluklar giderilmektedir. 10. Köy sınırları sabit noktalara dayandırılarak, köyler arasındaki sınır ihtilafları ortadan kalkmaktadır. 11. Varsa, dağınık ve müşterek haldeki hazine arazisi birleştirilerek dağıtıma hazır hale getirilmektedir. 12. Kırsal alana yönelik olarak: Çevre koruma, erozyonu önleme, ağaçlandırma, köy yenilemesi, her türlü yolların planlaması, köy imar planlarının yapılması, arazi kullanım planlarının hazırlanması gibi tüm hizmetler; toplulaştırma projeleri ile birlikte planlanıp uygulanabilmektedir. 13. Proje alanlarındaki sulama projeleri gibi kamu yatırımları için gerekli araziler, proje alanına giren parsellerden uygun şekilde kesinti yapılmak suretiyle kamulaştırma yapılmaksızın karşılanabilmektedir.

42 A) Toplulaştırma yapılarak uygulanan sulama projelerinde Sulama oranları ve sulama randımanları artırılmaktadır: 1. Sulama şebekelerinde, parseller çok küçük ve şekilleri düzensiz olduğundan dolayı sulama kanallarına doğrudan doğruya bağlanmamaktadır. 2. Tarlalar tesviyesiz olduğundan tarlanın her tarafına su akıtılamamaktadır. Sulanan parsellerde çukur kısımlarında su birikmekte, yüksek kısımlarına su çıkmamaktadır. 3. Kanalların başındaki üst parsel sahipleri, alt parsellere su geçiş hakkı vermemektedir. Yapılan gözlemlerde, tarla içi dağıtım şebekesi, tarla yolları, tarla drenleri, arazi tesviyesi ve arazi toplulaştırmasını kapsayan tarla içi çalışmalarının yetersiz olması, Toplulaştırma yapılmamış sulama şebekelerinde, sulama oranlarının düşüklüğünün ana nedeni olduğunu göstermiştir. Bunun çaresi arazi toplulaştırılmasıdır. Çünkü toplulaştırmalı planlamada parseller doğrudan doğruya kanaldan ve yoldan faydalanacak şekilde yerleştirilmektedir. Arazi toplulaştırması yapılmış alanlara yapılan hizmetlerde, su uygulamasının denetimi yapılabilmekte, israf en aza indirilmekte, sulama oran ve randımanı artırılmaktadır. Suyun tarlalara, doğru zaman ve miktarda verilmesi çiftçinin veriminin büyük ölçüde artmasına yol açmaktadır; ayrıca çiftçilerin ürün seçiminde daha esnek davranabilmelerini ve yüksek verimli ürün çeşitlerinin yetiştirilebilmesini sağlamaktadır

43 B) Sulama projelerinin maliyetinde tasarruf sağlanmaktadır:Sulama projelerinde, kamulaştırmaya ve arazilerin parçalanmasına mani olmak için, kanalların ve yolların planlanması ve uygulaması, parsel sınırlarına bağlı kalmakta ve sınırlardan geçirilmektedir. Parseller küçük, şekilleri düzensiz olduğundan kanal boyları gereğinden fazla uzamakta, bu da tesis maliyetini yükseltmektedir; hâlbuki sulama projeleri toplulaştırılmalı uygulandığı takdirde, parsel sınırlarına bağlı kalmadan en ekonomik şekilde, sulama, yol ve tahliye planlaması yapıldığından, yatırım maliyetlerinde tasarruf sağlanmaktadır. C) Arazi maliklerine kamulaştırma bedelleri yerine arazi verilerek, toprağından kopması önlenmektedir: Sulama projelerinde, kanallar ve yollar parsel sınırlarına bağlı olmadan, arazinin şekline göre geçirildiği takdirde: Birincisi, parseller parçalandığından, küçük parçalar halinde bir dekarın altında tarım için kullanılmayan ölü araziler meydana gelmektedir. Kanalların ve yolların geçtiği parsellerdeki arazi kayıpları, proje sahasındaki bütün maliklere eşit oranda dağıtılmadığından, arazileri kamulaştırılan işletmeler küçülmekte, istenen işletme büyüklüğünün altına düşmekte veya tamamını kaybetmektedir; dolayısıyla çiftçi toprağından kopmaktadır. İkincisi ise, kanalların ve yolların geçtiği araziler kamulaştırıldığından, kamulaştırma bedelleri yatırım masrafını artırmakta, hatta bazı projelerin verimliliğini düşürdüğünden uygulanabilirliğini zorlaştırmaktadır. Diğer taraftan kamulaştırma bedelleri zamanında ödenmediğinden, yatırım projelerinin uygulanması geciktiği gibi, arazisi kamulaştırılan çiftçilerin mağdur olmalarına neden olmaktadır; hâlbuki arazi toplulaştırması uygulanan sulama projelerinde bu sorunlar ortadan kalkmaktadır. Zira küçük parçalara bölünen araziler, arazi sahibinin diğer arazileri ile birleştirileceğinden faydalı hale getirilmektedir. Ortak tesislere katılma payı ve arazi kayıpları, bütün maliklerden eşit oranda kesildiğinden; sosyal adalet yerine getirildiği gibi, arazilerinden yol ve kanal geçen çiftçilere kamulaştırma bedeli yerine arazi verilmekte, projenin maliyeti düşmekte, yatırımlardan tasarruf sağlanmaktadır.

44 D) Sulama ve teknik tarım metotlarının uygulanmasında kolaylık sağlanmaktadır: Proje sahalarında, parsellerin küçük, şekillerinin düzensiz ve dağınık olması, sulama uzunluğu, sulama yönünün tespiti, sulama kanalları ve yolların tekniğe uygun planlanması ile sulama metotlarının uygulanmasını zorlaştırmaktadır. Toplulaştırma yapılan araziler de tarla içi hizmetleri de en iyi ve ekonomik olarak yapılmaktadır. Bu durum büyük işgücü ve zaman kaybına neden olmakta, teknik tarım metotlarının uygulanmasını güçleştirmektedir. Toplulaştırma yapılamadan planlanan ve uygulanan sulama projelerinde bu sorunlar çözülmezken, arazi toplulaştırılması uygulanan sulama şebekelerinde tamamen ortadan kalmaktadır. Zira sulama planlaması yapılırken toprağın bünyesi ve arazinin meyline göre sulama uzunluğu, sulama yönü ve parsellerin en-boy oranları dikkate alınarak bloklar teşkil edilmektedir. Tekniğe uygun sulama ve yol planlaması yapıldığından, her parsel yol ve kanaldan faydalanacak şekilde bloklara yerleştirilmekte, her iki parsele bir su alma prizi verilmektedir. Böylece sulama, makine kullanma, münavebe, toprak işleme ve hasat işleri kolaylaştığı gibi, teknik tarım metotlarının uygulanması sonucunda da işgücü ve zamandan tasarruf sağlanmaktadır. Sonuç olarak diyebiliriz ki, sulama projelerinin arazi toplulaştırmalı uygulanması faydalarının yanında, ekonomik yönden de zorunlu görülmektedir. Bu nedenle Türkiye’de halen ekonomik olarak sulamaya açılması gereken 4,7 milyon hektar civarındaki tarım arazisinin toplulaştırılmasının, tarla içi geliştirme hizmetleriyle birlikte, bir bütün olarak planlanması, projelendirilmesi ve uygulanması gerekli ve son derecede yararlı olacaktır.

45 Ülkemizde, Mülga Toprak-Su teşkilatı ile Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü teşkilatı tarafından 1961–2003 yılları arasında toplam hektarlık bir alanda toplulaştırma çalışması tamamlanmıştır. Ülkemizde ekonomik olarak sulanabileceği söylenen 8,5 milyon hektarlık tarım arazisinin bugün için fiilen sulanan miktarı 4,7 milyon hektardır (% 55,3). Ülkemizde, 1961 yılından itibaren başlayan, arazi toplulaştırma çalışmaları ile bu güne kadar hektarı Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünce, hektarı da Tarım Reformu Genel Müdürlüğü olmak üzere toplam hektar alanda arazi toplulaştırması çalışmaları tamamlanmıştır. Bu durum da; hali hazırda sulanan alanın sadece % 9 ‘unda ancak arazi toplulaştırması çalışmaları gerçekleştirilebildiğimizi göstermektedir. Yani; yapılacak daha çok işimiz var. Başarılı uygulamalar sonucunda, son yıllarda bazı projelerde toplulaştırma oranları: % 75 ‘lere kadar yükseltmiştir. Hatta bazı bölgelerde çiftçilerin bütün parsellerini tek parselde toplama fikri gittikçe yaygınlaşmaktadır. Ülkemizde ilk defa arazi toplulaştırılması 1961 yılında Toprak-Su Genel Müdürlüğü tarafından 7457 sayılı kanunun ve Medeni Kanunun ilgili maddelerine dayanarak yapılmıştır. Daha sonra 1966 yılında ihtiyaç üzerine ilk Arazi Toplulaştırma tüzüğü çıkarılarak Bakanlar Kurulu kararıyla uygulanmaya konmuştur.

46 Belirtilen toplulaştırma tüzüğüne göre uygulanmalar 1973 yılına kadar devam etmiş, 1973 tarihinde, 1757 sayılı toprak ve Tarım reformu bölgesinin dışındaki alanlarda, toplulaştırma çalışmaları bu kanuna göre, 1978 yılına kadar Toprak-Su Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmüştür de 1757 sayılı Toprak Tarım reformu kanunu iptal edilince, yeniden eski mevzuata dönülmüştür. Aynı yıl 7/18231 sayılı arazi toplulaştırma tüzüğü yürürlüğe girmiştir. Halen mülga olan kanuna dayalı bu tüzüğe göre çalışmalar devam etmektedir tarihinde yürürlüğe giren "3083 sayılı Sulama Alanlarında arazi Düzenlemesine Dair Tarım Reformu kanunu" yalnız tarım reformu uygulama alanı ilan edilen reform bölgelerini ve ya sulama alanlarını kapsamakta, Türkiye genelinde toplulaştırma faaliyetlerine imkân vermemektedir. Dolayısıyla Tarım Reformu uygulama alanı dışındaki alanlarda mevcut Arazi Toplulaştırma Tüzüğü ve yönetmeliğine göre çalışmalar yürütülmektedir. Mevcut tüzük ve yönetmeliklerin tâbi olduğu özel arazi toplulaştırma kanunu olmadığından projelemede ve uygulamada bir takım sorunlar çıkmaktadır. Bu sorunlar çözülmediğinden çalışmalar aksamakta, yatırım programları istenilen şekilde yürütülememektedir.

47  KIRSAL TOPRAK DÜZENLEMESİ,ÜNİVERSİTE YAYIN NO:YTÜ.İN.DN / FAKÜLTE YAYIN NO:İN.JFM YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ BASIM-YAYIN MERKEZİ/İSTANBUL-05 Prof.Dr.Zerrin DEMİREL  KA KA    TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası 10. Türkiye Harita Bilimsel ve Teknik Kurultayı 28 Mart - 1 Nisan 2005, Ankara,ARAZİ TOPLULAŞTIRMA KANUN TASARISI ÜZERİNE BİR İNCELEME / T.Çay, T.Ayten, H.Çağla, F.İşcan     II. KADASTRO KONGRESİ – 2008 TOPRAK KORUMA, ARAZİ KULLANIMI VE TOPLULAŞTIRMA,Halil AKDENİZ,TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Ankara Şubesi,

48 Burak SEV İ ND İ K


"Ülkemizde ilk arazi toplulaştırma çalışmalarına 1961, yılında Hollandalı uzman Johannes Verkoren’in önerisi ile Konya ili Çumra ilçesine bağlı Karkın." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları