Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

ÖNDER BÖLÜM 081205065.  Arazi toplulaştırılması; aynı şahsa veya çiftçi ailesine ait, çeşitli nedenlerle, ekonomik üretime imkan vermeyecek biçimde veya.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "ÖNDER BÖLÜM 081205065.  Arazi toplulaştırılması; aynı şahsa veya çiftçi ailesine ait, çeşitli nedenlerle, ekonomik üretime imkan vermeyecek biçimde veya."— Sunum transkripti:

1 ÖNDER BÖLÜM

2  Arazi toplulaştırılması; aynı şahsa veya çiftçi ailesine ait, çeşitli nedenlerle, ekonomik üretime imkan vermeyecek biçimde veya toprak muhafaza ve zirai sulama tedbirlerinin alınmasını güçleştirecek derecede; parçalanmış, dağılmış, şekilleri bozulmuş dağınık, küçük arazi parçalarının ve hisselerinin bir araya getirilerek, muntazam şekiller halinde birleştirilmesi, bütünleştirilmesi ve işletmelerin yeniden düzenlenmesi işlemi olarak tarif edilebilir.

3  Dar anlamda arazi toplulaştırması “parçalanmış mülklerin hiçbir altyapı çalışmasına yer verilmeden birleştirilmesi” işlemidir.  Geniş anlamda toplulaştırma ise “parçalanmış mülklerin birleştirilmesinin yanında, sulama, drenaj, ulaşım, toprak-su koruma önlemleri ve kırsal yerleşimin ihtiyaçları olan tüm altyapı hizmetlerİni de kapsamaktadır.

4 Genellikle miras yoluyla küçük parçalara bölünmüş tarım arazileri, son dönemde tarımsal üretimdeki maliyetlerin artması ile tarımdaki en önemli sorunlardan biri olarak gündemde yer almaya başladı. Yüksek beygir güçlerine sahip traktörler ve modern sulama teknikleri, tarımsal üretimde verimlilik adına ciddi faydalar sağlasalar da, yatırım maliyeti yönünden küçük ve parçalı arazilerde üretim yapan çiftçiler için pek de ekonomik çözümler olmuyor. Bu gibi satın alma maliyeti yüksek olan makine, ekipman ve tekniklerin kullanılması için daha geniş alanlarda ekim yapılması uzun vadede daha kârlı sonuçların elde edilmesine etki ediyor. Türkiye’de özellikle sulama alanlarının kısıtlı olması nedeniyle sulama yatırımları ciddi bir maliyet oluşturuyor. Bir de, üretim yapılan tarım arazilerinin çok parçalı ve küçük yapıda olması, bu maliyetlerin daha da yükselmesine neden oluyor. Arazi toplulaştırma çalışmaları da, özellikle sulama projelerinin daha sağlıklı bir şekilde yürütülmesi, sulanan alanların çoğaltılması ve maliyetlerin makul seviyelere indirilmesi adına önemli bir etken olarak öne çıkıyor.

5  Ülkemizde arazi toplulaştırma çalışmalarına ilk olarak 1961 yılında Konya ili Çumra ilçesi Karkın Köyü’nde başlanmış olup, 1962 yılına kadar çalışmalar sürdürülmüş, toplulaştırmanın teknik ve hukuki yönden arz ettiği özellikler nedeniyle yeterli mevzuatın ve yetişmiş teknik elemanların bulunamayışı gibi faktörler sonucunda çalışmalara bir süre ara verilmiş ve çalışmalara yeniden başlanmış, DPT ile Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Teşkilatı (FAO)’nın Antalya Bölgesinde müştereken yürüttükleri proje kapsamında “Arazi Toplulaştırma” çalışmaları yapılmıştır

6  yılında Manisa ve İzmir illerine bağlı Salihli, Turgutlu, Manisa ve Menemen ovalarında sulamanın geliştirilmesi ve tarımsal üretimin arttırılması amacıyla geniş ölçüde çalışmalara başlanmıştır. Daha sonra da çeşitli zamanlarda mevzuat ve yasa değişiklikleri yapılarak, toplulaştırma çalışmaları sürdürülmüştür. O günden 2007 e kadar toplam hektar da arazi toplulaştırması tamamlanmıştır. Bu miktar kesinlikle yeterli değildir.

7  Yılları arasında hektar  Yılları arasında hektar  TOPLAM hektar  İhalesi yapılmış devam eden hektar  *2007 verileri  Yılları arasında hektar  Yılları arasında hektar  TOPLAM hektar  İhalesi yapılmış devam eden hektar  *2007 verileri

8

9  Ülkemizde ekonomik olarak sulanabileceği söylenen 8,5 milyon hektarlık tarım arazisinin bugün için fiilen sulanan miktarı 4,7 milyon hektardır (% 55,3).

10

11 Buna göre, toplulaştırma hedefi öncelik sırasına göre aşağıdaki gibidir;  Sulamaya açılacak 3,5 milyon hektar arazinin DSİ ile uyumlu olarak tamamlanması,  Sulamaya açılmış 4,0 milyon hektar arazinin toplulaştırılması,  Geriye kalan 5,5 milyon hektar kuru tarım arazilerinde arazi toplulaştırılması yapılması gerekmektedir.

12 Ülkemizde, 1961 yılından itibaren başlayan, arazi toplulaştırma çalışmaları ile 2007 e kadar hektarı Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünce, hektarı da Tarım Reformu Genel Müdürlüğü olmak üzere toplam hektar alanda arazi toplulaştırması çalışmaları tamamlanmıştır.( 2005 e kadar) Bu durum da; hali hazırda sulanan alanın sadece % 9 ‘unda ancak arazi toplulaştırması çalışmaları gerçekleştirilebildiğimizi göstermektedir. Yani; yapılacak daha çok işimiz var.

13  Başarılı uygulamalar sonucunda, son yıllarda bazı projelerde toplulaştırma oranları: % 75 ‘lere kadar yükseltmiştir. Hatta bazı bölgelerde çiftçilerin bütün parsellerini tek parselde toplama fikri gittikçe yaygınlaşmaktadır.  Ülkemizde ilk defa arazi toplulaştırılması 1961 yılında Toprak-Su Genel Müdürlüğü tarafından 7457 sayılı kanunun ve Medeni Kanunun ilgili maddelerine dayanarak yapılmıştır. Daha sonra 1966 yılında ihtiyaç üzerine ilk Arazi Toplulaştırma tüzüğü çıkarılarak Bakanlar Kurulu kararıyla uygulanmaya konmuştur.  Başarılı uygulamalar sonucunda, son yıllarda bazı projelerde toplulaştırma oranları: % 75 ‘lere kadar yükseltmiştir. Hatta bazı bölgelerde çiftçilerin bütün parsellerini tek parselde toplama fikri gittikçe yaygınlaşmaktadır.  Ülkemizde ilk defa arazi toplulaştırılması 1961 yılında Toprak-Su Genel Müdürlüğü tarafından 7457 sayılı kanunun ve Medeni Kanunun ilgili maddelerine dayanarak yapılmıştır. Daha sonra 1966 yılında ihtiyaç üzerine ilk Arazi Toplulaştırma tüzüğü çıkarılarak Bakanlar Kurulu kararıyla uygulanmaya konmuştur.

14  Belirtilen toplulaştırma tüzüğüne göre uygulanmalar 1973 yılına kadar devam etmiş, 1973 tarihinde, 1757 sayılı toprak ve Tarım reformu bölgesinin dışındaki alanlarda, toplulaştırma çalışmaları bu kanuna göre, 1978 yılına kadar Toprak-Su Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmüştür.  1978 de 1757 sayılı Toprak Tarım reformu kanunu iptal edilince, yeniden eski mevzuata dönülmüştür. Aynı yıl 7/18231 sayılı arazi toplulaştırma tüzüğü yürürlüğe girmiştir. Halen mülga olan kanuna dayalı bu tüzüğe göre çalışmalar devam etmektedir.  Belirtilen toplulaştırma tüzüğüne göre uygulanmalar 1973 yılına kadar devam etmiş, 1973 tarihinde, 1757 sayılı toprak ve Tarım reformu bölgesinin dışındaki alanlarda, toplulaştırma çalışmaları bu kanuna göre, 1978 yılına kadar Toprak-Su Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmüştür.  1978 de 1757 sayılı Toprak Tarım reformu kanunu iptal edilince, yeniden eski mevzuata dönülmüştür. Aynı yıl 7/18231 sayılı arazi toplulaştırma tüzüğü yürürlüğe girmiştir. Halen mülga olan kanuna dayalı bu tüzüğe göre çalışmalar devam etmektedir.

15  tarihinde yürürlüğe giren "3083 sayılı Sulama Alanlarında arazi Düzenlemesine Dair Tarım Reformu kanunu" yalnız tarım reformu uygulama alanı ilan edilen reform bölgelerini Ve ya sulama alanlarını kapsamakta, Türkiye genelinde toplulaştırma faaliyetlerine imkân vermemektedir. Dolayısıyla Tarım Reformu uygulama alanı dışındaki alanlarda mevcut Arazi Toplulaştırma Tüzüğü ve yönetmeliğine göre çalışmalar yürütülmektedir.

16  Arazi toplulaştırma çalışmaları da, özellikle sulama projelerinin daha sağlıklı bir şekilde yürütülmesi, sulanan alanların çoğaltılması ve maliyetlerin makul seviyelere indirilmesi adına önemli bir etken olarak öne çıkıyor. Toprak-Su Teşkilatı’nın 1961 yılında sulama projelerine uygun arazilerde başlattığı arazi toplulaştırma çalışmaları bugün, Tarım Reform Genel Müdürlüğü ve İl Özel İdarelerince yürütülüyor. Bugüne kadar milyon hektar arazi toplulaştırılırken, özellikle GAP bölgesinde 2012 yılı sonuna kadar 1.8 milyon hektar arazinin daha toplulaştırılması hedefleniyor.

17  Ülkeler 1955–56(%) 1967(%) 1981(%) 1990(%)  İngiltere 4,8 3,1 2,0  ABD 10,9 5,2 2,0  Almanya 18,0 10,6 4,0  Japonya 26,4 16,6 8,0  Yunanistan 55,5 50,2 37,0  Türkiye 77,4 71,0 59,1 42,1 Ülkelerin tarım sektöründe çalışan nüfus oranları(TMMOB,2000)

18  Ülkemizde 1950 yılında 2.2 milyon olan tarım işletmesi sayısı, 1980 yılında 3.7 milyona, 1990 yılında ise 4.1 milyona yükselmiştir yılında 10 hektar olan ortalama işletme büyüklüğü, 1980 yılında 6 hektara, 1990 yılında ise 5.7 hektara düşmüştür yılı Genel tarım sayımı sonuçlarına göre işletmelerin %15’i tek parsel, %28’i 2-3 parsel, %23’ü 4-5 parsel, %19’u 6- 9 parsel, %15’i ise 10 ve daha fazla parsel üzerinde üretim yapmaya çalışmaktadır. 6 ve daha fazla parça üzerinde çalışan işletmelerin sahip oldukları parsel sayısı toplam parsellerin %72’sidir. İşletme başına düşen ortalama parça sayısı 5.4, ortalama parça büyüklüğü ise 10.5 dekardır.

19  Avrupa Birliği ülkelerinde ise; 1950 yılında 15 milyon olan işletme sayısı, 1980 yılında 8.7 milyona, 1990 yılında ise ülke sayısının artmasına rağmen 7.8 milyona düşmüştür. Birlik ülkelerinde 1950 yılında 6.8 hektar olan ortalama işletme büyüklüğü 1980 yılında 16 hektara, 1990 yılında ise üye ülke sayısının artmasına rağmen 16.5 hektara yükselmiştir. Tarımda çalışan aktif nüfus açısından kıyaslama yapılırsa Türkiye’de ortalama tarımda çalışan aktif nüfus %41, Avrupa Birliği ülkelerinde bu oran %54’dür.

20  Çiftçi Kayıt Sistemi sonuçlarına göre, 2007 yılı itibarıyla kayıt altında gözüken tarım arazisi büyüklüğü 16,7 milyon ha olup, işletme sayısı yaklaşık 2.6 milyon adettir. Türkiye'de çiftçi başına düşen tarım alanı ortalama 6 hektarı geçmemekte, Avrupa Birliği ülkelerinde ise ortalama 19.7 hektar seviyelerindedir.

21 adet işletmenin % 4.8’inin 1-3 parça, % 44.2’sinin 4-5 parça, % 28’inin 6-9 parça, % 23’ünün ise 10 parça ve üzerinde parçalı yapıya  Tarımsal işletmelerin parçalılık durumlarına bakıldığında 2001 tarım sayımı verilerine göre, mevcut adet işletmenin % 4.8’inin 1-3 parça, % 44.2’sinin 4-5 parça, % 28’inin 6-9 parça, % 23’ünün ise 10 parça ve üzerinde parçalı yapıya sahip olduğu görülmektedir.

22 Toplulaştırma öncesi.Toplulaştırma sonrası.

23  Türkiye’de arazi toplulaştırmalarına, 7457 sayılı mülga toprak su teşkilat ve vazifeleri hakkında kanunun 2. maddesinin 2. bendi ile Türk Medeni Kanunun 678. maddesinde güç alınarak yapılmaya başlanmıştır. İlk uygulama ise 1961 yılında Tarım Bakanlığı’na bağlı Mülga Toprak su Genele Müdürlüğü tarafından Konya ili Çumra kasabası Karkın köyünde 131 ha bir alanda, 1962 yılında da aynı yerde 189 ha bir saha ilave edilerek devam edilmiştir. Buradaki toplulaştırmalar dar anlamda yapılmış olup derecelendirme çalışması yapılmadan sadece parsellerin birleştirmesi şeklinde yapılmıştır yılında Antalya-Aksu Aksu-Aylı köyünde 135 ha, 1966yılında Burdur-Bucak-incir dere köyünde 614 ha sahada yapılmaya devam edilmiştir TÜRKİYE’DE ARAZİ DÜZENLEMESİNE AİT UYGULANAN KANUN VE TÜZÜKLER

24  İlk Arazi Toplulaştırma Tüzüğü (ATT) 6/6706 sayılı bakanlar kurulu kararı ile yılında çıkartılmış olup ilk uygulamalar Aşağı Gediz Sulama Projesi Mülga Toprak Su Genel Müdürlüğü adı altında İzmir, Manisa ovalarında yapılmıştır. Bu tüzüğe göre araziler kendi dereceleri içinde toplanmış ve arazi sahiplerinin yeni parsellerini kabul edip etmedikleri sorularak yapılmıştır. Bu tüzükte 2/3 kabul oranı aranmış, projeler 3 ü arazi sahiplerinden olmak üzere 5 kişilik komisyon tarafından yürütülmüştür.

25  Türkiye’de tarih ve 1757 sayılı Toprak ve Tarım Kanunu (T.T.R.K) yürürlüğe girmiştir. Şanlıurfa ili tarihinde ilk uygulama bölgesi olarak seçilmiştir. Bu bölge için uygulanacak toprak normları sulu arazide işletme başına 60 dekar, kuru arazide ise 200 dekar olarak belirlenmiştir yılında çıkarılan tüzük ortadan kaldırılmış, T.T.R.K Kanunun103. maddesine göre T.T.R bölgesi dışında kalan alanlarda Mülga Toprak su Genel Müdürlüğü tarafından 1978 yılına kadar devam edilmiştir. T.T.R kanunu 1978 yılında Anayasa Mahkemesi tarafından usul yönünden iptal edilmiştir. Uygulamalar Türk Medeni Kanunun 678. maddesi ve 7457 sayılı Mülga Toprak su Teşkilat ve Vazifeleri Hakkında Kanunun 2. maddesinin 2. bendine dayanılarak yapılmaya devam edilmiştir

26  Bu tüzük Toprak ve Tarım Reformu bölgesi dışında kalan alanlarda 2005 yılına kadar uygulanmıştır.  Arazi Toplulaştırma işlemleri isteğe bağlı olarak yapılmaktadır.  Bu uygulamanın yapılabilmesi için proje sahasındaki çiftçilerin %67 sinin muvafakat vermesi ve bunların sahip olduğu araziler toplam sahanın % 50 sinden fazla olması şartı vardır.

27  Arazi Toplulaştırma Tüzüğü tarih 5286 sayılı Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün kaldırılması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkına kanunla il özel idarelere bağlanması ile daha önce ihalesi yapılan işlerin yürütülmesinde kullanılmaktadır.  tarihinde yürürlüğe giren 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlemesine dair Tarım Reformu Kanununa göre toplulaştırma çalışmalar yürütülmektedir.

28  3083 sayılı yasanın yönetmeliği ise tarihinde yürürlüğe girmiştir. Yönetmeliğin 20. maddesinden 29. maddesine kadar toplulaştırma ile ilgili açıklamalar bulunmaktadır. Tarım Reformu Genel Müdürlüğü ise 3083 sayılı kanuna göre tarihi itibari ile ha alanda arazi toplulaştırması yapmıştır.  Ayrıca tarih ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu 17. maddesinde Arazi Toplulaştırma ve dağıtımı ile ilgili olarak bir madde konulmuştur sayılı yasada arazi toplulaştırması ile işletmelerin parçalı arazilerinin birleştirilip bütünleşmesinin yanı sıra, ortalama işletme büyüklüğünün arttırılmasını sağlayıcı yönde yeni düzenlemelere gidilmiştir.

29  Ülkemizde 1961 yılında toplulaştırma çalışmalarına başlanmış olup, işlenebilir 23,5 milyon ha tarım arazisini 2005 yılına kadar ancak 476 bin ha kısmında toplulaştırma yapılabilmiştir.  !!!!

30  Türkiye de Arazi toplulaştırma işlemleri belirtilen tarihsel gelişim sürecinde iki ayrı kurum ve kuruluş tarafından iki ayrı yasa ve yönetmeliklerle uzun yıllar hektarlarca arazide, yüzlerce köyde uygulanmıştır. Bunlardan birisi 2005 yılına kadar tarih ve 7/18231 sayılı bakanlar kurulu kararıyla yürürlüğe giren Arazi Toplulaştırma Tüzüğü ve bu tüzüğün uygulanması esaslarını belirleyen yönetmeliklerle, uygulama yapan Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ dür. Diğer kurum ise tarihinde yürürlüğe giren 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlemesine Dair Tarım Reformu Kanunu ve bu kanun uygulama esaslarını belirlemek amacı ile çıkartılan yönetmelik çerçevesinde uygulama yapan Tarım Reformu Genel Müdürlüğüdür.

31  Günümüzde ise toprak kaynaklarının korunması, ıslahı ve kullanımına ilişkin kamu işlev ve teşkilatlanması bir karmaşa içerisindedir. Tarım ve Köy işleri Bakanlığından, Bayındırlık ve İskan Bakanlığına, İl Özel İdarelerinden sonuçta ön görülen, Tarım Reformu Genel Müdürlüğüne kadar, daha sayılabilecek birçok kuruluşa, konuyla ilgili ödev ve sorumluluklar verilmiştir. Sonuçta ne ön görülen hizmetlerde ve verimlilik, ne de yeterli işbirliği ve koordinasyon sağlanabilmiştir. Çünkü hizmet götürülecek alanlarla ilgili her kurumun farklı yatırım önceliği, farklı iş ve zaman planlaması olabilmektedir.


"ÖNDER BÖLÜM 081205065.  Arazi toplulaştırılması; aynı şahsa veya çiftçi ailesine ait, çeşitli nedenlerle, ekonomik üretime imkan vermeyecek biçimde veya." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları