Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

KURAM VE TARİHİNİN ÖNEMİ ~EBRU DEMİR~ Kuram olguların nedenlerini, bir düzen içinde oluşup oluşmadıklarını ve aralarındaki ilişkileri aydınlatmaya ve.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "KURAM VE TARİHİNİN ÖNEMİ ~EBRU DEMİR~ Kuram olguların nedenlerini, bir düzen içinde oluşup oluşmadıklarını ve aralarındaki ilişkileri aydınlatmaya ve."— Sunum transkripti:

1

2 KURAM VE TARİHİNİN ÖNEMİ ~EBRU DEMİR~

3 Kuram olguların nedenlerini, bir düzen içinde oluşup oluşmadıklarını ve aralarındaki ilişkileri aydınlatmaya ve bunların bağlı olduğu kimi yasalar bulunup bulunmadığını ortaya koymaya çalışan bir düşünce sistemidir. Yani burada kenti zihinsel düzlemde daha geniş bir çerçevenin içine oturtmaya çabalamaktadır.

4 Bir kent kuramından tanımdan hareketle şu sorulara cevap vermesi beklenecektir. a)Kent denilen olgu niçin ortaya çıkmıştır? b)Kentler nasıl büyümektedir? c)Kentin temel yapıları nelerdir? d)Kentler nasıl bir değişim ve dönüşüm geçirmektedir? e)Kentlerin gelecekte ki durumu ne olacaktır?

5 Bir bakıma kuramlar kentlerin geçmişten geleceğe doğru uzanan tarihi süreç içindeki durumlarının olabildiğince çözünürlük düzeyi yüksek bir fotoğrafını çekmek zorundadır. Örneğin; yoksulluk bölgeleri de, kapalı cemaatler halinde kendini toplumdan yalıtan zengin tabaka da yer alır. Bu yönüyle kent kuramcılarının incelediklerini konulara nesnel yaklaşması beklenir.

6 Birincisi, sosyal bilimlerde nesnel bir biçimde araştırma nesnesinin incelenebildiği iddaası gerçeklerle bağdaşmamaktadır. Örneğin, yoksulluğun kol gezdiği bir yerde bir kuramcının yaşadığı koşullardan etkilenmeden bir kent kuramı geliştirebilme ihtimali oldukça düşük olacaktır. İkincisi, kent kuramcılarının sadece olanı incelemesi kuramcıyı kentlerin geleceğine ilişkin bir şeyler söylemekten alıkoyacaktır.

7 Bir kent kuramcısının bir taraftan kenti kurumsallaştırması diğer taraftan da kurumsallaştırdığı kendin nasıl değiştirip dönüştürebileceği konusunda kafa yorması doğal karşılanmalıdır. Kentin nasıl kurumsallaştığına ilişkin tarihi bir özet yapmak, her şeyden önce kenti kavramaya çalışanların geçmişin hatalarından ders almasını ve ona göre hareket etmesini mümkün kılar. Bir anlamda kenti anlama konusunda nerden nereye geldiğimizi görmemizi sağlar.

8 -KENT KURAMLARININ SINIFLANDIRILMASI -KENTSEL KURAMLAR VE KENT KURAMLARININ AYRIMI İŞLEVSEL KAVRAMLAR ~ OZAN BALTA ~

9 KENT KURAMLARININ SINIFLADIRILMASI Kent kuramlarını değişik şekilde sınıflandırmak mümkündür. Birincisi, tarihi sınıflandırma yapılabilir. Örneğin;19.yy’daki kuramlar, 20.yy’daki kuramlar gibi bir ayrıma gidilebilir. Ama pek tercih edilen bir yöntem değildir. İkincisi, kuramı geliştiren kişinin hangi disiplin içinde yer aldığına bakılabilir. Buna göre sosyologların kent kuramları siyaset bilimcilerin kent kuramları gibi bir ayrım yapmak gerekecektir.

10 Burada üç değişik sınıflandırmadan söz edilecektir. Her bir sınıflandırmanın konuyu daha iyi anlamanın ötesinde öğrenilen şeye bir şey katmadığını belirtmek gerekir. İlk sınıflandırma da kent kuramları işlevsel kuramlar ve normatif kuramlar şekilde 2’ye ayrılmaktadır. İkinci sınıflandırma da kuramlar genel olarak sosyologlar ve kent kuramları şeklinde 2’ye ayrılacaktır. Son sınıflandırma da ise Avrupa merkezli ve Amerika merkezli olup olmadığına bakılacaktır.

11 KENTSEL KURAMLAR VE KENT KURAMLAR AYRIMI Kent kuramlarının nasıl sınıflandırılabileceğine ilişkin derli toplu bir çalışma bulmak oldukça güç gözükmektedir. Kevin Lynch tarafından yapılan bir çalışma da kentler her ne kadar ayrılıklar oldukça belirsiz olsa da işlevsel kuramlar normatif kuramlar şeklinde 2’ye ayrılmıştır.

12

13 İŞLEVSEL KURAMLAR Bu kuramları kendi içinde 7 başlık altında ele almak mümkündür. a)Bir sistem olarak kent b)Bir iktisadi lokomotif olarak kent c)İletişim ağı olarak kent d)Tartışmaya açık mekan olarak kent e)İnşa edilmiş çevre olarak kent f)Kişilik olarak kent g)Sahne olarak kent

14 Sistem olarak Kent

15

16 İletişim Ağı olarak Kent Bu kuramlar fiziki imajlardan malların hizmetlerin ve insanların hareketlerine sembolik etkileşim sorununa kenti okuma yolları hakkındaki kuramlara kadar geniş bir yelpazeyi içinde barındırmaktadır. Tartışmaya Açık Mekan olarak Kent Kuramcılar homojenliğe veya aynılığa dayalı topluluk tasavvurlarından sınıf, ırk,etnisite ve toplumsal cinsiyeti de ihtiva eden topluluk tasavvurlarına doğru yöneltmişlerdir.

17 İnşa Edilmiş Çevre olarak Kent Bu başlık altındaki kuramlar karar alma kuramı, yeni planlama ve mimari kuramlar da dahil hızla değişen ve Stanford Üniversitesi’ndeki iktisatçılar tarafından geliştirilen eski kararların bugünkü kararlarımızı etkileme veya sınırlandırma biçimini ele alan politika bağımlılığı kuramından müteşekkil geniş bir yelpazeden oluşur.

18 Kişilik olarak Kent Bu kuram henüz tam olarak olgunlaşmamıştır. Ama tarihin en popüler biçimini kentsel biyografiyi ortaya çıkarmıştır. Topluluk bir bütün genellikle de diğer topluluklardan ayrı olarak görülür. Sahne Olarak Kent Bu kurama göre kent bir sahneden, daha ilginç olgular için pasif bir yerleşim birimidir.

19 NORMATİF KURAMLAR ~MAHMUT ÖZDEMİR~

20 KOZ Bu kuramları kendi içerisinde 4 başlık altında inceleyebiliriz. NORMATİF KURAMLAR

21 Kozmik Kuram Kentin kozmosun(kainatın) düzenini temsil etmek zorunda olduğu fikri, eski dönemlerde en yaygın biçimde kabul gören kent kuramıydı. Bu türden kent kuramı hakkında en iyi rehber eski Çin, Japon ve Hint kentleri üzerine yaptığı çalışmayla kent inşa etme de ticaret ve savunmadan ziyade dini amaçların önemini vurgulayan Paul Wheatley’dir. Kozmik kuram büyük ölçüde Çinliler tarafından geliştirilmiştir.

22 Makine olarak Kent Tarih boyunca en yaygın şekilde kabul gören kuramdır ama kavramsal olarak en az geliştirilmiş kuramdır. Makine olarak kent sihirli veya kutsal bir yer değildir. Aksine kozmik herhangi bir anlamı olmayan pratik seküler bir yerdir. Yapay bir yaratım, insanoğlunun bir ürünüdür. Doğal bir büyüme değildir.

23 Organizma olarak Kent 20.yy’daki en popüler kent kuramı organizma olarak kent kuramı olmuştur. Kent, belirli sınırlara sahip, optimum genişlikte ve bölünemez bir iç yapısı bulunan canlı bir şeydir. Bu fikir Aristo kadar eski bir fikirdir. Ama bu kuram, doğal bilimlere özellikle de biyolojiye dayandırılmaktadır.

24 Takımyıldızı olarak Kent Sözünü ettiğimiz geleneksel 3 normatif kuram geleneksel kentin yerinin ne kadar uygun olduğunun ve hatta varlığının sorgulandığı modern kentçiliğin tam bir resmini ortaya koyuyor gibi gözükmektedir. Atom kentsel diyarda dahil yeni ortaya çıkan biçim için çok sayıda terim önerilmiştir. Öneriler içinden en tercihe şayan olanı takımyıldızıdır. Eskiden olduğu gibi güneş sistemi biçimindeki hiyerarşik yapılanıştakinden farklı olarak çok sayıda merkeze işaret eder.

25 ~HAKAN KARAKÖSE~ SOSYOLOGLARIN KENT KURAMLARI KENTE DEĞİNEN SOSYOLOGLAR

26 Kente Değinen Sosyologlar

27 Karl Marx’ın düşüncesinde, sınıf çatışması merkezi bir öneme sahiptir. Geçmiş toplumlar da olduğu gibi bugünün kapitalist toplumları da sınıflı toplumlardır. Bugün ki sınıf çatışması, mülk sahibi olanlar burjuvazi ile mülk sahibi olmayanlar, işçiler/proletarya ile yaşanmaktadır. Bir sonraki aşama bir önceki aşamanın içindedir, diyalektif bir süreçle her aşama, bir sonraki aşamayı üretir. Nitekim burjuvaziyle işçi sınıfı arasındaki çatışma yeni bir sentezin ortaya çıkmasını sağlayacaktır. Bu da geleceğin proletarya Diktatörlüğü şeklindeki sosyalist toplumu ortaya çıkaracak daha sonra da komünist bir topluma geçilecektir.

28 Bütün bunların olup bitmesi için kent önemlidir. Kırsal hayatın aksine kentler, burjuvazi ile işçi sınıfı arasındaki çatışmanın daha da kesinleşeceği alanlardır. Bu yüzden sosyalist topluma geçişte kentler oldukça önemli bir işlev üstlenecektir. Marx için kent kendinden değerli bir şey değildir ama sosyalist topluma geçişi sağlaması bakımından araçsal bir değere sahiptir.

29 Emile Durkheim, geleneksel topumların ayakta tutan geleneksel ve din gibi olguların modern toplumlarda önemini yitirdiğine dikkat çeker. Durkheim’e göre bu iki olgu insanlar arasında sıcak samimi içten ilişkilerin kurulmasına katkı sağlar. Bir başka ifadeyle geleneksel toplumlar birincil ilişkilerin hakim olduğu toplumlarda oysa sanayileşmeyle birlikte bir ilişki tarzı değişmiş, onun yerine soğuk, resmi, mesafeli ilişkiler oluşmuştur. Bunda sanayileşmenin kentleşme olgusuyla birlikte yaşanıyor olması oldukça etkili olmuştur.

30 Durkheim, birinci türden ilişkilerin hakim olduğu geleneksel toplumlar da mekanik dayanışmanın ikinci türden ilişkilerin hakim modern toplumlarda ise organik dayanışmanın belirleyici olduğuna işaret etmektedir. Durkheim ayrıca ilişkilerin yapısındakini bu değişmenin kentler de sebep olduğu yeni sorunlar üzerine de durmaktadır. Örneğin; geleneksel toplumun üyelerini birbirine sıkıca bağlayan ve onların yaşamına bir anlam katan gelenek ve din gibi olguların önemini yitirmesi, bir umutsuzluk, amaçsızlık duygusunun hakim olmasına sebep olacaktır.

31 Max Weber, kendi sadece nüfus boyutuyla ele almaz, kenti iktisadi ve siyasi bir merkez olarak görür. Weber, kapitalist gelişmenin öncesindeki Antik ve Orta çağ kentinin ticaret kentine, tüketim kenti adını vermektedir. Bugünün fabrikalarıyla dolu ve üretim yapan kentine ise üretim kenti adını vermektedir.

32 Louis Wirth, kentlilikten söz ederken belirtildiği gibi kenti üç ayrı özelliğiyle ayırt etmektedir. Bunlar nüfus büyüklüğü, yoğunluk ve heterojenliktir. Kuşkusuz, Wirth’in düşünce sistematiğinde bu üç özellik saf haliyle kentlerde bulunmaz. Aynı anda kırsal alanın bazı özelliklerini kentlerde kenti ayırt eden bu özellikleri de kırsal alanda bulunabilir. Kaldı ki, bugünün dünyasında iç içe geçmişlik çok daha belirgindir.

33

34

35 KENT SOSYOLOGLARININ KURAMLARI AVRUPA VE ABD’de KENT KURAMLARI ~HATİCE ARSLAN~

36 Kent ekolojisi: Biyolojiden etkilenen ve kent ekolojisiyle insan ekolojisi kavramını birbirinin yerine kullanan Chicago’lu sosyologların öncülüğünü yaptığı bir ekoldür. Kent ekolojisine göre kent; toplumsal temeline, örneğin ortak sınıfsal konumları veya etnik hükümlerine dayalı olarak bir araya gelmiş insan gruplarının birbirine üstünlük sağlamaya çalışmalarının bir ürünüdür. Kent, olayların geçtiği(gruplar arasında rekabetin gerçekleştiği) yerdir.

37 Kent ekolojistleri, pozitivist bilim anlayışına uygun bir şekilde kentlerin kurumsallaştırılabileceğine inanırlar. Onlara göre her kent kendine özgüdür ama bu kentler arasında işlev ve biçim bakımından benzerlikler bulunur. Kent ekolojileri iki temel boyutuna bağlı olarak kenti kurumsallaştırmaya çalışırlar. Birinci boyut kentlerin geçim kaynakları, ikinci boyut kentlerin içyapılarıdır.

38 Kent 3 yolla geçimini temin eder; 1)Kentler çevresindeki geniş bir bölgeye hizmet sunan merkez olarak işlev görebilir. 2)Bir aktarma merkezi olarak işlev gören kentler vardır. Bu kentler taşıma yolları boyunca taşımacılık, mal alışverişi ve buna bağlı hizmetleri sunan merkezlerdir. 3)Kentlerin belirli bir hizmetin üretiminde uzmanlaşmasıdır.

39 Kent ekolojileri, kentlerin içyapılarının üç şekilde karşımıza çıkabileceğini belirtir ve 3 kurumdan söz edilir. Ortak Merkezli Bölgeler Kuramı Dilimler Kuramı Birden Çok Merkezli Büyüme Kuramı

40 Ortak Merkezli Bölgeler Kuramı  Bu kuramın sahibi, Ernst Burgess’tir.  Bu kuramda kent iç içe geçmiş halkalar halinde büyümektedir.  Her halka bir iktisadi işlevin merkezidir ve her halka tek bir merkeze sahiptir.  Kentin en merkezi yerinde ‘’merkezi iş ve ticaret’’ bölgeleri yer almaktadır. Kentin kalbi burada atar. bankalar, dükkanlar, oteller tiyatrolar, kulüpler, sinemalar, müzeler hep bu merkezi yerdedir.  İkinci halka bir geçiş bölgesidir. Kent merkezinin hemen çevresinde nitelikleri oldukça düşük oturma bölgesi yer alır.

41  Bu bölge de örneğin; mobilyalı olarak kiraya verilen yerler oldukça fazladır. Hayat şartlarının zor olması, bu bölgelerin suç bölgesi olmasını kolaylaştırır. Yeraltı dünyası da kendine bu bölgede yer edinmeye çalışır. Bu bölge ağırlıklı olarak yeni göçmenler tarafından tercih edilir.  Üçüncüsünde, işçilerin oturdukları bölge yer alır. Bu bölge ikinci kuşak göçmenler tarafından tercih edilir. Geçiş bölgesinden kaçan ama çalıştıkları yere de yakın olmak isteyen işçiler burada oturur.

42  Dördüncü halka da, işçilerin oturdukları bölgelerin hemen yanında müstakil konutlar şeklinde yerleşim yerleri ile üst sınıfların oturduğu apartmanlardan oluşan daha iyi sınıfların oturduğu bölge vardır.  Son olarak, kent sınırlarının çevresinde genellikle hızlı ulaşım yollarının geçtiği yerler boyunca gelişen üst sınıfların oturduğu konutlardan oluşan yöre kentler yer almaktadır.

43 Banliyö Bölgesi Üst Sınıf ve Memur Bölgesi İşçi Yerleşim Bölgesi Toptancı ve İmalat Geçiş Bölgesi İşçi ve Ticaret Bölgesi

44 Eleştiriler Kuramın aşırı derecede bir basitleştirme olduğu dikkatini çekmektedirler. Hiçbir kent bu denli düzenli gelişme göstermez. Her zaman ve her yerde gerçeklere de uymaz. Yerel yönetimlerce uygulanarak toprak yönetimlerini ve planlama kararlarını dikkate almamasına karşı yapılmıştır. Bir kentin topografik ve klimatik yapısı ve ulaşım sistemi eş merkezli çemberler düzenini bozabilir.

45 Dilimler Kuramı Kuramın sahibi, Homer Hoyt’tur. Dilimler kuramı ya ana taşımacılık yolları üzerinde ya da yıldız biçimindeki kentin etrafına doğru dağılan yollar boyunca kentin geliştiğini ileri süren kuramdır. Bu dilimler, kentin türlü işlevlerinin görülmesine ayrılmış kesişimler niteliğindedir. Kurama göre, farklı gelir dilimlerinde ve farklı sınıflara üye olanlar, farklı bölgeler de oturur ve gelirlerindeki yükselmeyle aynı kesim içinde merkezden çevreye doğru hareket ederler. Yüksek ölçünlü oturma alanları, konut bölgelerinin gelişme yönü üzerinde önemli bir etkendir. Çünkü; kent daima bu yüksek ölçünlü oturma alanları yönünde gelişme gösterir.

46

47  Merkezi iş alanı salt ticaret ve kültür merkezi değildir ve sınırlarında eş merkezli çemberler modelindeki gibi kesin değildir. Merkezi iş alanlarından dışa doğru ticaretin ana ulaşım akışları boyunca büyümesi söz konusudur.  Toptancı ticaret bölgesi çoğu zaman merkezi iş alanının tamamını çevrelemez.  Sanayi alanları kentin çevresinde kalma eğilimindedir. Buralarda karayollarını, akarsu vadilerini deniz kıyılarını izler.  Çalışanların konutlarında merkezi iş alanının çevreleme eğilimi yoktur.  Yüksek nitelikli konut alanları kimi zaman merkezi iş alanın çevreleme eğilimi yoktur.  Yüksek nitelikli konut alanları kimi zaman merkezi iş alanına bitişik olarak yer almaktadır.

48 Birden Çok Merkezli Büyüme Kuramı  Kenzie tarafından önerilen bu kuram yerleşmenin tek merkez etrafında toplanması yerine çoklu merkezler dizisi çevresinde yer alma gözlemleri üzerinde geliştirilmiştir.  Bu kuramda kent, en azından kent iki genellikle ikiden fazla merkez etrafında büyümektedir.  Birinci merkez zaten kentin kuruluşunda var olan merkezdir. İkinci merkez kent kuruluşundan sonra dışarıdan alınan göç ve uzmanlaşma gereği gibi faktörlerin etkisiyle ortaya çıkabilir.  Bir kent ne kadar büyükse sahip olduğu çekirdek sayısı da o kadar büyüktür.

49

50

51

52

53

54 BİRDEN ÇOK BÜYÜME KURAMI 1-Merkezi iş ve ticaret bölgesi 2-Toptancılık ve İmalat Sanayi 3-Alt sınıf oturma alanları 4-Orta sınıf oturma alanları 5-Ağır sanayi bölgesi 6-Kentin sınırlarına yakın ticaret banliyöleri 7-Oturma alanlarının bulunduğu yöre kentler 8-Sanayi tesislerinin bulunduğu yöre kentler

55 Bu tür merkezlerin ortaya çıkmasında etkili olan faktörler;  Bazı tür etkinlikler için özel şartların var olması gerekir.  Bazı etkinliklerin birbirlerine bağlı oldukları ve birbirleriyle yakınlık içinde bulunmaya duydukları gereksinimler.  Bazen bir etkinlik farklı bir etkinlikle bir arada bulunmayacak özellikler taşır. Bu yüzden iki etkinliğin farklı bölgeler de yoğunlaşması kaçınılmaz hale gelir.  Kentsel alan, işlerini kendi mülklerinde yapmayanlar açısından yüksek miktarda kira bedellerinin ödendiği yerlerdir. Kentin her yerinde kira düzeyi aynı değildir.Bu nedenle etkinliklerin bir bölümü yüksek kira bedellerini ödeme imkanı olmadığından kiraların daha ucuz olduğu bölgeye doğru kayar.

56 Avrupa’da Kent Kuramları Kentleşme, sanayileşmenin başladığı dönemle eş zamanlı olduğundan kentle ilgili kurumsallaştırma- larında Avrupa’da ortaya çıkmasına neden olmuştur. Kent Kuramına Katkı Sağlayan Fikir Adamları Fultel de Coulanges Din faktörleri üzerinden açıklamayı denemiştir. Aileden başlayan ve kabileye kadar giden halka da kent, kabile dinleri arasında bir uzlaşma olduğunda ortaya çıkmıştır. Yani kent; çok sayıda kabilenin ortak bir tapınak etrafında bir araya gelmesiyle oluşmuştur.

57 Henry J.S Maine Kenti statüye dayalı ilişkilerin yerini sözleşmeye dayalı ilişkilerin aldığı dönemde ortaya çıkan bir olgu olarak ele almaktadır. Maine göre, kent bireyselleşmeyle birlikte başlamıştır. De Coulanges ve Henri Pirene de kenti tek bir değişkene bağlı olarak açıklamaktadır. Pirene kenti ticaretin ortaya çıkmasıyla açıklamaktadır. Önce ticaret daha sonra sanayi ortaya çıkmış kentlerde bu süreçte büyümüş,gelişmişlerdir.

58 George Simmel Kenti kişilik üzerindeki etkileri bakımından ele almıştır. Simmel; büyük kentin yapısal özellikleri ile bu özelliklerin bireydeki yansımaları üzerinde durmuştur. Emilie Durkheim Kenti iş bölümü ve dayanışma kavramıyla ele alır. Ona göre toplumda iş bölümü 2 etmenle artar; 1)Özdeksel yoğunluk, belli bir yerdeki nüfus yoğunluğunu anlatır. 2)Tinsel yoğunluk, bir toplumun üyeleri arasındaki etkileşimi ve toplumsal ilişkileri anlatır. Kentleşme iş bölümünü artırır. Ona göre kent belli toplumsal güçlerin gelişmesi için tarihsel önemi olan koşuldur. Gelişmesinden söz edilen güçler kentteki nüfus yoğunluğudur.

59 Karl Marx  Bir ülkede iş bölümünün sanayi ve ticareti tarımdan ayırdığı ve bunun sonucunda da kırsal alanlarla kentlerin her birinin çıkarları arasında bir zıtlık gösterdiğini öne sürer.  Kente iş bölümünün arttığı bir yerleşim gözü ile bakar köye karşı tavır alır.  Kenti ana malın gereksinimlerin toplanmış olduğu yüksek zevklerin temsil edilği yerler olarak tanımlar kırsal alanları da yalnızlık ve dağınıklığın simgesi olarak tanımlar.  Erkin ve zenginliğin kaynağı ‘’toprak değil emek’tir.  Kent çıkar ve çelişki kümelerinde kendine özgü bir bilinç oluşturarak sınıf yapısının doğmasına yol açar.

60 Max Weber  Kent siyasal bir birimdir. Aynı zamanda üretim ve değişim koşullarının belirlendiği bir yerdir.  Önemli olan, kentin ekonomik ve siyasal örgütlenme biçimidir.  Kentin tarımdan çok ticarete dayandığını öne sürer.  Kent kısmi bir siyasal özerklikten yararlanır.  Weber ideal kent tipi özellikleri; 1)Pazaryeri 2)Kale 3)Mahkeme ve Özel Hukuk Sis. 4) Bir arada yaşam 5) Kısmi özerklik  Ona göre kent kendi içinde ve kendi başına ele alınabilecek bir sorun değildir. Bir kent kuramının geliştirilmesinde yarar yoktur.  Kenti sadece, kapitalizm sorununun bir parçası olarak ele almış ve incelemişti.

61 ABD’de Kent Kuramı Charles Cooley Kentlerin oluşumunda ulaşımının önemine vurgu yapmıştır. Ona göre kentler; nehir ağızlarında, ovalarda, yolların kesiştiği yerlerde kurulmalıdır. Louis Wirth  Kentliğin çevrebilimsel, örgütsel ve sosyopsikolojik özelliklerini kapsayan bir kent kurum geliştirmeye çalışmıştır.  Ona göre, köy ile kent sürekliliğin iki ucundadır.  Wirth, kendi 3 özelliğin karakterize ettiğini varsaymıştır. 1) Nüfus Büyüklüğü 2) Yoğunluk 3) Heterojenliktir.  İntiharların, suçluluğun ve türlü toplumsal bozuklukların kentlerde kırsal alanlardan daha çok görüldüğünü öne sürer.

62 İSLAMİ KENT KURAMLARI ~EMİR ÖZYİĞİT~

63  İslam dininin hakim olduğu yerlerin kendine özgü bir kent anlayışının olduğu ileri sürülmektedir.  Buna göre islam kentinde, kentin merkezi de din ve devlet ile ilgili eserler bu çerçeve de cami ve etrafındaki medreseler, hamamlar, kütüphaneler ile devlet işlerinin yürütüldüğü yapılar yer alır.  Bu yapılardan dini olanlar kalıcı biçimde yapılır. Bu insanın ve insanla ilgili olanların geçiciliğini işaret eder.  İslam kentinde konutlar mahremiyetin simgesi olarak görülür.

64

65  Konut kadının gözden ırak olmasını sağlayacak şekilde tasarlanır. Bu yüzden evlerin pencereleri genellikle konutların sokağa bakmayan tarafında yer alır.  Kente bir gizem verilmeye çalışılır.  Her sokağın kenti dolaşan da bir merak uyandırması beklenir.  İslam dini temizliğe önem verdiği için hamamlara ayrı bir önem verilmiştir.  Hamamlar özellikle kadın hamamları kadınların kamusal alanları olarakta işlev görür.

66

67  Mahalleler din temeline dayalı olarak oluşturulur. Bazen bu ayrımı daha belirgin hale getirecek şekilde kıyafet düzenlemeleri de yapılmıştır.  İslam kentinde üretim küçük çaplı üretimlerdir.  Üreticiler çevreye verdikleri gürültüye, zarara ve kokuya bağlı olarak kente daha fazla uzak veya yakın bir yere konumlandırılırlar.

68  Kandura,cellabiye vb. gibi isimleri vardır. a

69 Türkiye’de Kent Bilim Çalışmaları ~NESRİN BAL~

70 Osmanlı Devleti gelişmişliğini askeriyedeki bozulmaya bağlandığından başlangıçta bu alanda reformlara girişmişti. Ama özellikle 19.yy’da durumunda kalındı. Bu alanlardan biri de mahalli idarelerdir. Bu çerçeve de örneğin;1855 yılında daha sonra mahalli idarelerle ilgili bir dizi düzenleme çıkarıldı. Cumhuriyet sonrası dönemde ise kent üzerine yapılan çalışmalar ağırlıklı olara Ankara Ünv. Siyasal Bilgiler Fak. yapılmıştır. Bu anlamda AÜ-SBF Kentleşme ve çevre sorunları kürsüsü, kent üzerine çalışmalar için bir okul işlevi görmüştür. Ayrıca bu fakülte de bu konuyla ilgili bir araştırma ve uygulama merkezi de bulunmaktadır. AÜ-SBF’de kent üzerine ilk dersleri veren bir bakıma bu alandaki çalışmalara öncülük eden Ernst Reuter’dir.

71

72 AÜ-SBF kentleşme ve çevre sorunları anabilim dalının iskan ve şehircilik araştırma ve uygulama merkezinin kurulmasında büyük emeği geçen Ernst Reuter, Hitler Almanyasından kaçarak Türkiye’ye gelen 33 bilim adamından biridir. AÜ-SBF’de o zamanki adıyla siyasal bilgiler okulunda yılları arasında 8 yıl kentbilimiyle ilgili dersler vermiştir.

73 Reuter’den sonra kentbilim çalışmaları; Prof. Fehmi YAVUZ Dr. Ruşen KELEŞ Prof.Dr. Cevat Geray 3.Kuşak Kent Bilimciler diyebileceğimiz; Prof.Dr. Nesrin Algan ise bugünkü genç kentbilimciler arasında bir köprü işlevi görmektedir. İkinci yükseköğretim kurumuda ODTÜ Mimarlık Fakültesidir. SBF kentlerin daha çok siyasi, idari, sosyolojik ve ekolojik boyutlarına odaklanan çalışmalarla öne çıkarken, ODTÜ MF ise bünyesindeki şehir ve bölge planlama bölümüyle, kentin planlama boyutuna ağırlık verilmiştir. ODTÜ MF’de, Prof.Dr. Gönül Tankut Prof.Dr İlhan Tekeli Prof.Dr. Raci Bademli Prof. Dr. Tansı Şenyapılı öne çıkan isimlerdir.

74 Kaynaklar  Ali Şahin- Kentleşme Politikası  Erkan Rüstem- Kentleşme ve Sosyal Değişme  Yusuf Şahin  Ruşen Keleş http ://ferhatkondur.blogspot.com.tr/2013/05/kenlerde-merkezler-ve-alt- merkezler

75 emirözyigit M ah mut nesrin ozan


"KURAM VE TARİHİNİN ÖNEMİ ~EBRU DEMİR~ Kuram olguların nedenlerini, bir düzen içinde oluşup oluşmadıklarını ve aralarındaki ilişkileri aydınlatmaya ve." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları