Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Cinas : Söylenişleri ve yazılışları aynı, anlamları farklı sözcüklerin oluşturduğu söz va anlam sanatıdır. “ Güle naz Bülbül eyler güle naz Girdim bir.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Cinas : Söylenişleri ve yazılışları aynı, anlamları farklı sözcüklerin oluşturduğu söz va anlam sanatıdır. “ Güle naz Bülbül eyler güle naz Girdim bir."— Sunum transkripti:

1

2

3 Cinas : Söylenişleri ve yazılışları aynı, anlamları farklı sözcüklerin oluşturduğu söz va anlam sanatıdır. “ Güle naz Bülbül eyler güle naz Girdim bir dost bağına Ağlayan çok gülen az.”

4 Mübalâğa (Abartma ) : Bir sözün etkisini güçlendirmek amacıyla bir şeyi olduğundan çok büyük ya da küçük gösterme sanatıdır. “ Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın ? Gömelim gel seni tarihe, desem sığmazsın. ” M.A. Ersoy

5 Te ş bih S ö z ü daha etkili k ı lmak amac ı yla ortak nitelikleri bulunan nesne ya da kavramlar aras ı nda benzerlik kurma sanat ı d ı r. Bir te ş bih'te d ö rt öğ e bulunur:

6 M üş ebbeh ü n-bin (benzetilen): Kendisine benzetilen, birbirine benzetilen nesne ya da kavramlardan nitelik ç e daha g üç l ü, daha ü st ü n olan.

7 M üş ebbeh (benzeyen): Birbirine benzetilen nesne ya da kavramlardan nitelik ç e daha g üç s ü z, zay ı f olan.

8 Vech-i ş ebeh (benzetme y ö n ü ): Birbirlerine benzetilen nesne ve kavramlar aras ı ndaki ortak nitelik.

9 Edat- ı te ş bih (benzetme ilgeci): Nesne ve kavramlar aras ı nda benzetme ilgisi kuran ilge ç ya da ilge ç i ş levi g ö ren s ö zc ü k.

10 Te ş bih, bu öğ elerden bir ya da bir ka çı n ı n kullan ı l ı p kullan ı lmamas ı na g ö re d ö rde ayr ı l ı r. D ö rt öğ enin de bulundu ğ u te ş bihe te ş bih-i mufassal (ayr ı nt ı l ı benzetme), benzetme y ö n ü bulunmayan te ş bihe te ş bih-i m ü cmel (k ı salt ı lm ış benzetme), benzetme ilgeci bulunmayan te ş bihe te ş bih-i m ü ekked (peki ş tirilmi ş benzetme) ve benzetme y ö n ü ve benzetme ilgeci bulunmayan te ş bihe de te ş bih-i beli ğ (yal ı n benzetme) denir.

11 Bu d ö rt ö genin birlikte kullan ı ld ığı te ş bihe tam te ş bih denir. “ Beyaz ş amdanlar gibi y ü kseliyordu. İ nce, kalem kalem minarelerin. ” benzeyen : minare kendisine benzetilen : ş amdanlar benzetme y ö n ü :beyazl ı k, incelik ve uzunluk benzetme edat ı : gibi

12 Bu d ö rt ö geden yaln ı zca benzeyen ve kendisine benzetilen bulunursa buna “ te ş bi ğ -i beli ğ “ denir. “ Birer k âğı t fenerdir, meyveler dal ucunda. ” benzetilen:ka ğı t fener benzeyen: meyveler

13 “ R ü ya gibi bir yazd ı. “ r ü ya – benzetilen yaz-benzeyen gibi-benzetme ilgeci burada “ yaz ” etkileyicili ğ i, eri ş ilmezli ğ i ile “ r ü ya ” ya benzetildi ğ i i ç in “ etkileyici,eri ş ilmez”benzetme y ö n ü d ü r.

14 Mecaz S ö zc ü kleri ger ç ek anlamlar ı d ışı nda kullanma sanat ı d ı r. Anlat ı m ı daha etkili k ı lmak ve s ö ze canl ı l ı k kazand ı rmak amac ı yla yap ı l ı r. S ö zc ü k ve fikir mecazlar ı olmak ü zere ikiye ayr ı l ı r. S ö zc ü k mecaz ı nda bir s ö zc ü k ger ç ek anlam ı d ışı nda, fikir mecaz ı nda ise herhangi bir fikir kendi anlam ı n ı n d ışı nda bir ama ç la kullan ı l ı r.

15 Mecaz- ı m ü rsel Bir s ö zc üğü benzetme amac ı g ü tmeden ba ş ka bir s ö zc ü k yerine kullanma sanat ı d ı r. D ü z de ğ i ş mece ya da metonomi diye de adland ı r ı l ı r. G ü nl ü k ya ş amda da yayg ı nl ı kla kullan ı lan mecaz- ı m ü rsel, iki nesne ve kavram aras ı nda ç ok ç e ş itli ilgiler kurulmas ı yla ger ç ekle ş ir.

16 Neden yerine sonucun (bereket ya ğ d ı gibi) i ç indeki yerine kab ı n (sobay ı yakt ı k gibi) ö zel yerine genelin (at yerine hayvan gibi), soyut kavram yerine somut ad ı n (g ö z ü me girdi gibi)

17 yap ı t yerine yazar ad ı n ı n (Siham- ı Kaza okuyorum demek yerine Nef'i okuyorum demek gibi) kullan ı ld ığı ç e ş itli t ü rleri vard ı r.

18 Dalgalan sen de ş afaklar gibi ey nazl ı hilal Hilal kelimesi bayrak anlam ı nda kullan ı lm ış t ı r. Bir ş eyin par ç as ı n ı verip b ü t ü n ü kastederek mecaz- ı m ü rsel yap ı lm ış t ı r.

19 “ Ü sk ü dar ’ da sabah oldu. ” S ö z ü nde durum anlat ı larak ( i ş i ş ten ge ç ti ğ i) mecaz- ı m ü rsel yap ı lm ış t ı r.

20 “ Dur yolcu, bilmeden gelip bast ığı n Bu toprak bir devrin batt ığı yerdir. ” Dizelerinde “ toprak s ö z ü “ “ vatan “ anlam ı nda kullan ı lm ış t ı r. Genel bir ifade ö zel bir anlam kazand ığı i ç in mecaz- ı m ü rsel yap ı lm ış t ı r.

21 “... İ stemem ba şı m ı n ü zerinde dam, Tabiat odam... ” A.K.TECER “ dam ” s ö zc üğü ile ş air, ” ev ” i anlatmak istiyor. “ dam “ “ ev ” e benzemez ancak onun bir par ç as ı d ı r. Ö rnek dizede, bu nedenle “ mecaz- ı m ü rsel ” sanat ı vard ı r.

22 Telmih Bilinen bir olay, ki ş i, n ü kte, f ı kra, atas ö z ü n ü dolayl ı bi ç imde anlatma sanat ı d ı r. Telmihin ba ş ar ı l ı olmas ı i ç in okuyucunun dolayl ı anlat ı ma konu olan d üşü nceyi kolayca anlayabilmesi gerekir. Divan edebiyat ı nda ö zellikle dinsel ö yk ü ler, din b ü y ü kleri ile kahramanlar ı, Kur'an ayetleri ve mesnevi kahramanlar ı telmih konusu olmu ş tur. “ Vefasız Aslı’ya yol gösteren bu, Kerem’in sazına cevap veren bu. ” Faruk Nafız Çamlıbel

23 Tevriye : Birden fazla anlamı olan bir sözcüğün yakın anlamını söyleyerek uzak anlamını kastetmek.

24 Tenasüp : Aralarında çeşitli anlam ilişkisi bulunan sözcüklerin bir arada kullanılması sanatıdır. “ Beni candan usandırdı cefadan yâr usanmaz mı ? Felekler yandı âhımdan muradım şem’i yanmaz mı?” Fuzûlî candan usanmak,cefa,ah,yanmak, şem

25 Tecah ü l-i arif · Bir anlam inceli ğ i yaratmak ya da bir n ü kte yapmak amac ı yla bilinen bir ş eyi bilmezlikten gelme sanat ı d ı r. Tecah ü l-i arifin ö z ü n ü olu ş turan bu n ü kte, d ö rt ama ç i ç in yap ı lm ış olabilir. Ne ş elendirme (ten ş id), uyar ı da bulunma (tevbih), hayret ve ş a ş k ı nl ı k bildirmek (tehayy ü r), kendinden ge ç i ş i s ö ylemek (tedell ü h).

26 “ O ç ay a ğı r akar, yorgun mu bilmem? Meht â b ı hasta m ı,solgun mu bilmem? ” R.T.B Ö L Ü KBA Ş I Bu dizelerde, ç ay ı n a ğı r ak ışı yorgunlu ğ a ; mehtab ı n solgunlu ğ u hastal ığ a ba ğ lan ı yor; bir yandan da “ bilmem “ denilerek bilmezlikten geliniyor.

27 İstiare Bir s ö zc üğü kendi anlam ı d ışı nda kullanarak, bir ş eyi benzedi ğ i ba ş ka ş eylerin ad ı yla anma sanat ı. Benzetmenin iki temel öğ esi vard ı r, benzeyen ve benzetilen. İ stiare bunlardan birinin s ö ylenmemesiyle yap ı l ı r.

28 Yaln ı zca benzetilenin s ö ylendi ğ i istiareye "a çı k istiare" (istiare-i musarraha), Yaln ı zca benzeyenin s ö ylendi ğ i istiareye de "kapal ı istiare" (istiare-i mekniye) denir.

29 Benzetmenin temel öğ elerinden yaln ı zca birisiyle ç ok say ı da benzerli ğ i s ı ralayarak yap ı lan istiareye ise "yayg ı n istiare" (istiare-i temsiliye) ad ı verilir. Temsil î istiare : Bu sanat yap ı l ı rken bir ş ey (nesne, e ş ya,bitki, hayvan, insan...) kendisiyle benzeme y ö n ü nden ilgisi bulunan ba ş ka ş eylerle(birtak ı m simgelerle)anlat ı l ı r.

30 “ A ğı r a ğı r çı kacaks ı n bu merdivenlerden Eteklerinde g ü ne ş rengi bir y ığı n yaprak Ve bir zaman bakacaks ı n sem â ya a ğ layarak... ” A.HA Şİ M “ merdiven ” (benzetilen) s ö ylenerek “ hayat yolu ” (benzeyen) anlat ı lm ış olabilir.

31 “ S ı dk ile terk edelim her emeli, her hevesi, K ı ral ı m h â il ise azmimize ten kafesi.... ” N.KEMAL “ ten kafesi ” yani insan g ö vdesi bir kafese benzetiliyor(istiare)

32 H ü sn-i talil Nedeni bilinen bir olay ı, d üş sel ya da ger ç ekd ışı bir olaya ba ğ lama yoluyla yap ı lan edebi sanatt ı r. H ü sn-i tevcih olarak da bilinir. Ş iirin iki dizesi aras ı nda ba ğ lant ı kurarak anlam ve anlat ı ma incelik vermek amac ı n ı ta şı r. Bu sanatta ö ne s ü r ü len neden ile ger ç ek neden aras ı nda mutlaka bir ba ğ bulunur.

33 “ Sular m ı yand ı ? Neden tunca benziyor mermer ? ” G ü ne ş ışı klar ı alt ı nda sular ı n yanar gibi g ö r ü nmesi, mermerin k ı z ı l renge b ü r ü nmesi ola ğ and ı r.Ancak ş air, bunlar ı ba ş ka bir nedene ba ğ l ı yor.

34 Leff ü ne ş r Bir beyitte birbirleriyle ilgili s ö zc ü klerin s ı ralanmas ı yla yap ı lan ve divan ş iirinde ç ok s ı k kullan ı lan edebi sanatt ı r. Ş iirin ikinci dizesinde birinci dizede s ö ylenmi ş en az iki ş eyle ilgili benzerlik ve kar şı l ı klar verilerek uygulan ı r.

35 S ö zc ü klerin birinci ve ikinci dizede belli bir s ı ra g ö zetilerek s ö ylenmesine leff ü ne ş r-i m ü retteb (d ü zenli leff ü ne ş r) denir. Birinci beytin ikinci dizesinde, birinci dizede s ö ylenenlerle ilgili s ö zc ü klerin ters bir s ı ra izlenmesiyle ya da kar ışı k olarak bulunmas ı yla yap ı lan leff ü ne ş r'e ise leff ü ne ş r-i gayr'i m ü retteb ya da leff ü ne ş r'i m üş evve ş (d ü zensiz leff ü ne ş r) denilir.

36 Kinaye Bir s ö z ü ayn ı zamanda hem ger ç ek hem de mecazi anlam ı yla kullanma sanat ı d ı r. S ö z ü n a çı k s ö ylenmesinin ho ş olmad ığı durumlarda alay, ş aka, sitem amac ı yla kullan ı l ı r. Bu kullan ış ta s ö z ü n ge ç ek anlam ı ndan bir sonu ç çı ksa da ge ç erli olan mecazi anlam ı d ı r.

37 Ö rne ğ in ; Ş eyh ü lislam Yahya'n ı n, "Dilber gelince bezme y ü z ü g ü ld ü a şı k ı n" dizesinde bir ki ş inin ger ç ek y ü z ü n ü n g ü lmesini anlamaya bir engel yok. Ama as ı l anlat ı lmak istenen a şığı n ç ok sevinmi ş olmas ı d ı r (mecazi anlam).

38 T ü rk ç e deyimlerin ç o ğ u mecazi anlamlar ı yla kullan ı ld ığı i ç in kinayedir. Kinayede s ö z ü n ba ş ka bir anlama gelmesi olas ı l ığı yoksa bu t ü re "kinaye-i karibe" denir. E ğ er s ö z ü n anlam ı gizleniyorsa kinaye "kinaye-i baide" olarak adland ı r ı l ı r. Nitelenen tek ö zelli ğ i belirten kinayeye "kinaye-i m ü frede" (tek kinaye), birka ç ö zelli ğ i birden belirten kinayeye de "kinaye-i m ü rekkebe" (birle ş ik kinaye) ad ı verilir.

39 Gelmesi istenmeyen bir ki ş iye “ Gelseydin daha iyi olurdu. ” s ö z ü kinayelidir.

40 Tariz Birini k üçü k d üşü rmek ya da biriyle alay etmek amac ı yla s ö ylenecek s ö z ü tam tersi bir s ö zle n ü kte yaparak anlatma sanat ı d ı r. Tariz de ger ç ek ya da mecaz anlam yerine do ğ rudan z ı t bir anlam kullan ı lmas ı s ö z konusudur. “Bize kâfir demiş müftü efendi Tutalım ben ana diyem müselman Vardıkta yarın rûz-ı mahşere İkimizde çıkarız anda yalan.” Nef’î Şair, kendisine kâfir diyen Şeyhülislam Yahya Efendi’ye tarizde bulunmaktadır.

41 Te ş his- ü intak Cans ı z varl ı klar ı, ya da hayvanlar ı ki ş iler gibi davrand ı rma, canland ı rma, konu ş turma, onlara duygu ve hareket gibi nitelikler kazand ı rma sanat ı d ı r

42 “ Derinden derine ı rmaklar a ğ lar, Uzaktan uza ğ a ç oban ç e ş mesi Ey suyun sesinden anlayan ba ğ lar, Ne s ö yler ş u da ğ a ç oban ç e ş mesi ? ” Faruk Nafiz Ç AMLIBEL Ş iirde, Ç oban Ç e ş mesi ’ ne sesleniyor. Ç e ş me bir insanm ış gibi d üşü n ü l ü yor bu y ü zden te ş his (ki ş ile ş tirme) vard ı r.

43 “İ nledik ç e eleminden vatan ı n her nefesi, Gelin imd â da,diyor;bak,budur All â h sesi.... ” N.KEMAL “ vatan ı n her nefesi ” s ö z ü nde yurt, insan yerine konularak ki ş ile ş tirme(te ş his) yap ı lm ış.

44 Abartma (m ü bal âğ a) : Bir olay ı ya da bir durumu oldu ğ undan ç ok b ü y ü k ya da ç ok k üçü k g ö sterme sanat ı na denir.

45 “... Bizim mahalle de İ stanbul ’ un kenar ı demek ; Sokaklarda gezilmez ki y ü zme bilmeyerek... “ M. Akif ERSOY Ş air, İ stanbul ’ un kenar mahallerinde ya ğ mur ya ğ d ığı zaman toplanan su birikintilerini derin bir buhayre(g ö l) gibi g ö stermek ve bunlardan ancak “ y ü zme bilerek ” ge ç ilebilece ğ ini s ö ylemekle ger ç e ğ i oldu ğ undan ç ok b ü y ü k g ö stermi ş tir.Yani m ü bal âğ a sanat ı yapm ış t ı r.

46 “ G ü ll ü diba giydin amma korkar ı m â z â r eder. Nazenimin,s â ye-i har- ı g ü l-i dib â seni ! ” ( Ey nazl ı g ü zel, ü st ü nde g ü l resmi bulunan ipek elbise giydin ; ama elbisedeki g ü l ü n dikeninin g ö lgesi seni incitir diye korkuyorum.)

47 Tezat (kar şı tl ı k): Kar şı t olanlar ı bir arada anlatan s ö z sanat ı na denir.

48 “ - Ayakta durmaya elbirli ğ iyle gayret eden, Lisan- ı h â l ile amm â r ü k û a niyyet eden- O s â l ’ h û rde har â b evler... ” M.A.ERSOY Burada harap evler, bir yandan ayakta durmaya ç al ış an, bir yandan da secde etmek isteyen bir insan ı n i ç ine d üş t üğü kar şı t ruh durumunu and ı r ı yor.

49 “ Seni almak i ç in seni verdim, Ya ş amak i ç in mezara girdim. ” “ A ğ lar ı m,hat ı ra geldik ç e g ü l üş t ü klerimiz. ”


"Cinas : Söylenişleri ve yazılışları aynı, anlamları farklı sözcüklerin oluşturduğu söz va anlam sanatıdır. “ Güle naz Bülbül eyler güle naz Girdim bir." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları