Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

“ ÇALIŞMADAN, YORULMADAN, ÜRETMEDEN RAHAT YAŞAMAK İSTEYEN TOPLUMLAR ÖNCE HAYSİYETLERİNİ, SONRA HÜRRİYETLERİNİ VE DAHA SONRA DA İSTİKLAL VE İSTİKBALLERİNİ.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "“ ÇALIŞMADAN, YORULMADAN, ÜRETMEDEN RAHAT YAŞAMAK İSTEYEN TOPLUMLAR ÖNCE HAYSİYETLERİNİ, SONRA HÜRRİYETLERİNİ VE DAHA SONRA DA İSTİKLAL VE İSTİKBALLERİNİ."— Sunum transkripti:

1 “ ÇALIŞMADAN, YORULMADAN, ÜRETMEDEN RAHAT YAŞAMAK İSTEYEN TOPLUMLAR ÖNCE HAYSİYETLERİNİ, SONRA HÜRRİYETLERİNİ VE DAHA SONRA DA İSTİKLAL VE İSTİKBALLERİNİ KAYBEDERLER ”

2 HERŞEYE KARŞIN, NE OLURSA OLSUN BİR AYDINLIĞA DOĞRU YÜRÜMEKTEYİZ. BENDE BU İNANCI YAŞATAN GÜÇ, YALNIZ SEVGİLİ YURDUMA VE ULUSUMA DUYDUĞUM ÖLÇÜSÜZ SEVGİM DEĞİL, BUGÜNÜN KARANLIKLARI, AHLAKSIZLIKLARI, ŞARLATANLIKLARI İÇİNDE SALT VATAN VE GERÇEK SEVGİSİYLE IŞIK SERPMEYE VE ARAMAYA ÇALIŞAN BİZ GENÇLİK GÖRDÜĞÜMDENDİR.

3 CUMHURİYETİMİZİN KURULUŞ FELSEFESİ İLERİCİDİR, İLERİCİLİKTİR. ORTAK ÜST KİMLİĞİ OLUŞTURAN TÜRKİYE CUMHURİYETİ YURTTAŞLIĞI ÜLKENİN BİRLİĞİNİN VE DİRLİK DÜZENLİĞİNİN GÜVENCESİDİR. ORTAK KİMLİĞİ IRK YARATMAZ; TARİH VE KÜLTÜR YARATIR. CUMHURİYETİMİZİN FELSEFESİ BİRLEŞTİRİCİ, BÜTÜNLEŞTİRİCİ VE ÇAĞDAŞLAŞTIRICIDIR. ONUN İÇİN ÖNCELİKLE CUMHURİYET.

4 Eğer vatan denen şey kupkuru dağlardan, taşlardan, ekilmemiş alanlardan, ovalardan, kentler ve köylerden olsaydı, onun zindandan hiç bir farkı olamazdı.

5 “Yeşili görmeyen gözler renk zevkinden mahrumdur. Burasını öyle ağaçlandırınız ki kör bir insan dahi yeşillikler arasında olduğunu fark etsin.”

6 “Son arzum yeşillik ve ağaçtır, fakat yaz ve kış yeşil duran ağaçlar arasında olmaktır.”

7 “Ağaç, çiçek ve yeşillik medeniyet demektir.”

8 “ Milli ekonominin temeli ziraattır. ”

9 “Ormansız ve ağaçsız toprak vatan değildir.”

10 “ Başlıca güç ve varlık dayanağımız topraktır. ”

11 “Toprağını hor gören, yarınını zor görür.”

12 “ Milli ekonominin temeli ziraattır. Bunun içindir ki, ziraatta kalkınmaya büyük önem vermekteyiz. Köylere kadar yayılacak programlı ve pratik çalışmalar, bu maksada erişmeyi kolaylaştıracaktır. Fakat, bu hayati işi, isabetle amacına ulaştırabilmek için, ilk önce ciddi etütlere dayalı bir ziraat siyaseti tespit etmek ve onun için de, her köylünün ve bütün vatandaşların kolayca kavrayabileceği ve severek tatbik edebileceği bir ziraat rejimi kurmak lazımdır. ”

13 Yüzyılımızın ortalarından bu yana, dünya gıda gereksinimi ikinci kez katlanınca, toprak üzerindeki baskılar öylesine yoğunlaşmıştır ki, bu gün dünya tarım alanlarının yaklaşık yarısı, uzun dönem verimliliklerini tüketecek bir hızla üst düzey toprağını yitirmektedir. Dünya ekonomisinin temelini tarım oluşturduğuna göre, bu üst düzey toprak kaybına önlem alınmaz ise, ekonomi tümden çökecektir. Kaynak : Dünya Ekonomisinde Sessiz Kriz “Toprak Erozyonu” TEMA – TÜBİTAK Yayını

14 “VATAN TOPRAĞI KUTSALDIR. KADERİNE TERK EDİLEMEZ !”

15 Yurt toprağı ! Sana her şey feda olsun. Kutlu olan sensin. Hepimiz senin için fedaiyiz. Fakat sen Türk ulusunu sonsuzluğa kadar yaşatmak için, verimli kalacaksın. Türk toprağı sen, seni seven Türk ulusunun mezarı değilsin. Türk ulusu için yaratıcılığını göster yılında Afet İNAN’a yazdırdığı yurt toprağına seslenişi

16 Ağır borç yükü altında olan bir çok hükümet çoğunlukla Uluslararası Para Fonu gibi para veren kuruluşların baskısıyla, kamu harcamalarını kısıtlamış, gıda yardımını kesmiş, ülkenin başlıca tarım ürünlerine verdiği teşvikleri kaldırmıştır. Bütün bu uygulamalar büyük bir olasılıkla, yoksulların saflarını daha da kalabalıklaştıracaktır. Kaynak : Dünyanın Durumu 2000

17 Tarım Anlaşması gibi halen yürürlükte bulunan ticaret anlaşmaları, Avrupa ve Kuzey Amerika’nın sanayileşmiş tarımının ürettiği teşvikli tahılların, yağların ve gıda fazlasının gelişmekte olan ülkelere ucuza satılmasına olanak sağlamaktadır. Bu durum, yerel çiftçileri zor durumda bırakmakta ve çoğu çiftçiyi besin güvencesi olan toprağından vazgeçmeye zorlamaktadır. Kaynak : Dünyanın Durumu 2000

18 Yakın zamanlara kadar ihmal edilen bir başka konu ise, toprakları verimli kılan yer altı organizmalarıdır. Bunların arasında en önemlisi, dünyada mevcut ağaç ve bitki türlerinin yüzde 90’ının köklerine tutunmuş vaziyette yaşayan kök mantardır. Bu mantar, küçük memeliler tarafından yenilip sonra dışarı çıkarıldığında, ağaçların topraktan besleyici madde ve su çekmesini ve nitrojen üretmesini sağlamaktadır. Geleneksel ağaç kesimi, çevredeki bitkileri ortadan kaldırıp toprağı bozarak çoğu durumda bu mantar türlerinin de yol olmasına yol açar. Gene benzer biçimde, ölü ağaçların ve kütüklerin, sağlıklı bir orman için gerekli parçalar olduğunu ormancılar yeni yeni anlamaya başlamışlardır. Bunlar, doğal yaşamın sağlanması açısından önemli bir emel oluşturmakta, organik maddeleri ve besleyicileri toprağa geri vermekte ve erozyonun önlenmesine yardımcı olmaktadır. Bir ekosistemden çok fazla ölü ağaç ve diğer organik maddelerin kaldırılması, sistemin tümünün çökmesine yol açabilir. Kaynak : Dünyanın Durumu 1991

19 “Türkiye’nin gerçek sahibi ve efendisi, hakiki üretici olan köylüdür. O halde, herkesten daha çok refah, mutluluk ve servete hak kazanmış ve layık olan köylüdür.” 1922 (Atatürk’ün S.D. I, S.219)

20 “Devlet, temel unsur olan çiftçiyi ve çobanı kuvvetlendirmek mecburiyetindedir. Bunu kuvvetlendirmek de öyle lafla olmaz, kuvvetlenmesi arzuya layıktır, demekle de olmaz. İlmin, fennin ve asrın emrettiği vasıta ve araçlara fiilen girişmek lazımdır.” 1923 (Gazi ve İnkılap, Mahmut Soydan, Milliyet Gazetesi, )

21 “Çiftçilerimizin gayretiyle memleketimizin verimli tarlaları, birer bayındırlık kaynağı olacaktır.” 1923 (Atatürk’ün S.D. II, s.131)

22 Ülkemizin yer aldığı Akdeniz ve Orta Doğu bölgesinde aksine bir gelişim, yani kuraklık artışı ve tarımsal verimde düşüş öngörülmektedir. Ancak, bu kabaca çizilmiş bir çerçevedir. Etkiler yöreden yöreye, hatta bitkiden bitkiye değişiklik gösterebilecektir. Mesela,birçok bitki havada karbon dioksit yoğunluğu yükselince daha az suyla yaşayabilmekte ve gelişebilmektedir. IPCC (Çeşitli ülkelerden 2500 bilim adamının katkıda bulunduğu Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli) raporunda bu duruma örnek olarak BAZI MEŞE TÜRLERİ verilmekte, kuraklık koşullarına uyum yapmakta bu ağaçların ne kadar becerikli oldukları belirtilmektedir. MEŞE

23 ABD’deki tarımsal ürünün üçte biri, böcekler tarafından polenlenen bitkilerden elde edilmektedir. (geri kalanları ise buğday, pirinç ve mısır gibi rüzgarla polenlenen tahıllardır.) Balarısının polenleme hizmeti, ürettiği baldan 60 ila 100 kat daha değerlidir. Yabani böğürtlen arılarının değeri ise çok daha büyüktür; öyle ki, her biri yaşamı boyunca lt. böğürtlen polenlemekte ve çiftçiler tarafından “havada uçan 50 dolarlık banknotlar” olarak görülmektedir. Son 50 yıl içinde, ABD’deki balarısı kolonilerinin yarısından fazlası yitirilmiş, bu kaybın % 25’i ise son 5 yılda gerçekleşmiştir. Kaynak : Dünyanın Durumu 1997 Doğal Hizmetlerin Değerini Bilmek/ 6.Bölüm Janet N.Abramovitz HİZMET SAĞLAYANLARIN DEĞERİNİ BİLMEK

24 Ankara şartlarında yonca bitkisinde tozlayıcı böcek olmadığı zaman meyve bağlama oranı % 1.43 ile % 2.35 arasında değişirken, serbest şartlarda tozlayıcı böcekler olduğu takdirde meyve bağlama % 53’e, meyve başına tohum sayısı da 1.73’den 2.35’e yükselmiştir. Yoncada Erzurum şartlarında yapılan bir başka araştırmada kafes teli ile arılardan korunmuş parsellerde meyve bağlama % 5.98 iken, açıkca tozlanan parsellerde bu oran % olmuştur. Korungada yapılan bir başka çalışmada kafes içinde metrekareden 9.75 g. tohum alırken serbest tozlanmada g. tohum alınabilmiştir. Kaynak : Ahmet İNCİ- Ziraat Yüksek Mühendisi ANA ARI ÜRETİMİ-Ankara 1999 MERALARIN VERİMİ ARILARLA ARTAR

25 Dikim ya da ekim yoluyla ağaçlandırılacak alanlarda, ekolojik ve görsel nedenlerle, bir önceki kuşaktan bazı ağaçların kesilmeden bırakılmasına önem verilmelidir. Alanda bırakılması gereken en değerli ağaçlar dikili kuru denilen ölü, fakat sağlam ağaçlar kuşların yuva yaptığı deliklere sahip ağaçlar, yaşlı tek ağaçlar, yaşlı ağaç grupları, çürümekte olan ağaçlar değerli geniş yapraklı türler (örneğin meşe, karaağaç, dişbudak) ayrıca kavak ve diğer ağaçlardır. FİNLANDİYA ORMANCILIĞI İÇİN YENİ ÇEVRE PROGRAMINDAN ALINTILAR (1)

26 FİNLANDİYA ORMANCILIĞI İÇİN YENİ ÇEVRE PROGRAMINDAN ALINTILAR (2) Genç Meşcerelerde Temizleme, Bakım ve Aralama Kesimleri : Biyolojik çeşitliliğin korunması ve geliştirilmesi anlayışı, temizleme operasyonlarının en az düzeyde tutulmasını, bir sonraki periyotta alınması gereken ağaçlara, kesilmeden bırakılması gereken ağaçlara, çürümekte olan ağaçlara ve geniş yapraklı türlere dokunulmamasını öngörür. Rüzgar devriği tek ağaçlar da olduğu gibi bırakılmalıdır. Büyük kavakların ve değerli geniş yapraklı türlerin biyolojik çeşitlilik açısından yüksek bir değer taşıdıkları anlaşılmıştır. Türleri tehlikede olan birçok orman böceği türlerinin yaşlı keçi söğütlerini tercih ettikleri de bilinmektedir.

27 Madde 44-Devlet, toprağın verimli olarak işletilmesini korumak ve geliştirmek, erozyonla kaybedilmesini önlemek ve topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçilikle uğraşan köylüye toprak sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri alır. Kanun, bu amaçla, değişik tarım bölgeleri ve çeşitlerine göre toprağın genişliğini tespit edebilir. Topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçiye toprak sağlanması, üretimin düşürülmesi, ormanların küçülmesi ve diğer toprak ve yeraltı servetlerinin azalması sonucunu doğuramaz. Bu amaçla dağıtılan toprak bölünemez, miras hükümleri dışında başkalarına devredilemez ve ancak dağıtılan çiftçilerle mirasçıları tarafından işletilebilir. Bu şartların kaybı halinde, dağıtılan toprağın Devletçe geri alınmasına ilişkin esaslar kanunla düzenlenir. ANAYASA

28 Madde 45- Devlet, tarım arazileri ile çayır ve mer’aların amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemek, tarımsal üretim planlaması ilkelerine uygun olarak bitkisel ve hayvansal üretimi artırmak maksadıyla, tarım ve hayvancılıkla uğraşanların işletme araç ve gereçlerinin ve diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırır. Devlet bitkisel ve hayvansal ürünlerin değerlendirilmesi ve gerçek değerlerinin üreticinin eline geçmesi için gereken tedbirleri alır. ANAYASA

29 Madde 169- Devlet, ormanların korunması ve sahaların genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerinde yeni ormanlar yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi devlete aittir. Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve Kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz. ANAYASA


"“ ÇALIŞMADAN, YORULMADAN, ÜRETMEDEN RAHAT YAŞAMAK İSTEYEN TOPLUMLAR ÖNCE HAYSİYETLERİNİ, SONRA HÜRRİYETLERİNİ VE DAHA SONRA DA İSTİKLAL VE İSTİKBALLERİNİ." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları