Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

KEKEMELİK NEDİR? Tutukluk,bir sözcüğü yada sesi yineleyerek duraklama,kimi sesleri uzatma yada patlama nedeniyle konuşmayı olağan ritmi ve akıcılığıyla.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "KEKEMELİK NEDİR? Tutukluk,bir sözcüğü yada sesi yineleyerek duraklama,kimi sesleri uzatma yada patlama nedeniyle konuşmayı olağan ritmi ve akıcılığıyla."— Sunum transkripti:

1 KEKEMELİK NEDİR? Tutukluk,bir sözcüğü yada sesi yineleyerek duraklama,kimi sesleri uzatma yada patlama nedeniyle konuşmayı olağan ritmi ve akıcılığıyla sürdürememe durumudur.

2 Bir başka deyişle kekemelik;sesli konuşmada sözcüklerin akışını yineleme,takılma,solunum tutuklukları,kas gerilimi gibi nedenlerle engelleyip kesintiye uğramasıdır

3 Bir kişide kekemelik problemi bulunuyorsa bu kişinin ne konuştuğunda çok nasıl konuştuğu daha dikkat çeker.Konuşan kişi de dinleyenler gibi durumu fark ettiğinde,konuşma güçlüğüne korku ve endişe de eşlik eder.

4 Bazı durumlarda belirgin yüz ve vücut hareketleri konuşma çabası ile birlikte görülebilir. Kekemelik,konuşmaktan çekinen bir kişinin konuşmadan önce gösterdiği kasılma ve tepkilerdir.

5 Kekemelik,konuşmanın tümünü etkileyen bir bozukluktur.Kekeleme davranışı,konuşmanın tümünde ve sürekli olmamasına karşın,hem bireyi hem de konuşmanın tamamını etkileyebilmektedir.

6 Her kekemelik bir diğerinden farklıdır.Ancak özelliklerini şu şekilde gruplamak mümkündür;

7 Normal sayılamayacak şekilde seslerin,hecelerin,sö zcüklerin ve cümlelerin tekrar edilmesi,p-p..peki,ol- ol..olmaz,bende- bende-bende geleceğim…gibi.

8 Sözcüklerin bitirilmeden bırakılması. Düzensiz solunum ve kararsız konuşmaya bağlı olarak sözcüklerde alışılmadık vurgulamaların ortaya çıkması,patlamalar gibi. Seslerin olağan dışı uzamaları ffffare gibi.

9 Konuşmada güçlük yaşandığı anda bazen fazladan sözcükler ve sesler eklenebilir.Aman!,Ya!,Yani!,Şey! gibi. Kekemelik bazı kişiler için konuşmaya başlama sorunudur.Kişi konuşmaya niyet eder,konuşmak için girişimde bulunur,fakat bir türlü konuşmanın ilk sözcüğünde,ilk sözcüğün sesine başlayamaz.Onu çıkarmak için zorlanır.Bu zorlama dışardan da kolayca fark edilebilecek düzeyde olur.

10 KEKEMELİĞE NE YOL AÇAR? Kekemeliğin nedenleri konusunda ileri sürülen görüşler oldukça değişik ve çoktur. Kimi uzmanlar, kekemeliği yapısal bir bozukluk olarak ele alırken, kimi öğrenilmiş bir davranış,bir direniş belirtisi olarak tanımlamakta, bir başkası da çevresel nedenlerin kekemelikte önemli rol oynadığı görüşünü savunmaktadırlar.

11 Yaygın olarak kekemeliğin tek bir nedene bağlı olarak ortaya çıkmadığı görüşü hakimdir. Konuşma merkezinin ağırlıklı olarak beynin sol tarafınca yönlendirildiği anlaşılmıştır.

12 Kekeleyenlerde sol tarafın bu kadar güçlü olmadığı,sağda aynı bölgeye karşılık gelen tarafında eşit düzeyde veya daha fazla denetime karıştığı ileri sürülmekte ve bugüne kadar yapılan pek çok nörofizyolojik araştırma ve görüntüleme çalışmaları bu bilgiyi doğrulamaktadır.

13 Konuşmadaki takılmaları pekiştirebilecek başka teoriler öne sürülmüştür. İşitme ve konuşma merkezlerinin işbirliğinde aksama,kaygıyı artıcı sosyal ve psikolojik etkenlerin rolü gibi.

14 Kekemelikte kalıtsal yatkınlık; Birinci derece akrabalarında kekemelik görülenler daha fazla risk altındadırlar. Kişinin kekemelikten kurtulması,iyileşmesi veya kekemeliğin kalıcılığa dönüşmesi kişinin ailesinden getirdiği kalıtsal özelliklere bağlıdır.

15 Uzman.Dr. Ahmet Çevikaslan’a göre; ‘ Gelişimsel kekemelik’ ‘Kalıcı gelişimsel kekemelik’ ‘Psikolojik tipte kekemelik’

16 KEKEMELİK GENELLİKLE HANGİ YAŞTA ORTAYA ÇIKAR? Dil gelişiminin erken dönemlerinde (2- 6 yaş), Okul çağında, Nadiren yetişkinlikte ortaya çıktığı görülür.

17 KEKEMELİK CİNSİYETE GÖRE FARKLILIK GÖSTERİR Mİ? Erkek çocuklarda kız çocuklardan daha yaygın olarak görülür. Erkek çocuklar kızlara göre çocukluklarını daha çok engellenme,yarışma ve kıyaslanma atlında geçirdiklerinden,kekemelik erkek çocuklarda daha fazla görülür.

18 HERKES ZAMAN ZAMAN KEKELER Mİ? Okul öncesi pek çok çocuğun kekemeliğin sınırlarından kekeme olmadan döndükleri görülmüştür.

19 KEKEMELİK GENETİK MİDİR? Tek yumurta ikizlerinin her ikisinin de kekeme olma oranı %60 ‘dır. Çift yumurta ikizlerinin her ikisinin de kekeme olma oranı %20-26’dır. Ailesinde kekemelik öyküsü olan çocuğun kekeme olma oranı %40-60’dır.

20 KEKEMELİK SÜREKLİ MİDİR? İletişim ile ilgili kaygının olmadığı ortamlarda normal akıcılıkta konuşabilirler.

21 Kekemeliğin artığı durumlar; Telefonda, Fıkra anlatma, Birinin ismini söylemede, Adı sorulduğunda, Zaman baskısı altında kaldığında, Yeni insanlarla tanışmada artığı görülür.

22 Kekemeliğin azaldığı/yok olduğu durumlar; Şarkı söylemede, Küfür etmede, Dua okuma, Küçük çocuklarla konuşmada, Ritim tutarak konuşmada azaldığı görülür.

23 KEKEMELİĞE İLİŞKİN YANLIŞ İNANÇLAR; Kekemeliğin nedeni psikolojiktir. Kekemelik kalıtsaldır. Kekemeliğin tedavisi yoktur. Kekemelik ilaçla geçer. Kekeme çocuklar okulda başarısız olurlar.

24 Kekemeliğin nedeni psikolojiktir; Pek çok kişi kekemeliğin nedeninin aşırı korku,üzüntü yada heyecan gibi psikolojik bir nedeni olduğuna inanmaktadır.

25 Uzmanlar; ‘Hiçbir çocuk veya yetişkin bir şeyden çok korktuğu için veya bir olaya çok üzüldüğünü için kekeme olmaz.’ ‘Kekemeliğin nedeni doğrudan psikolojik değildir.’ demişlerdir.

26 Kekemelik kalıtsaldır; Toplumda yaygın olan diğer görüş,kekemeliğin genetik geçiş gösterdiğidir. Ailesinde kekemelik öyküsü olmayan bireyinde kekeme olduğu görülmüştür. Kekemeliğin yalnızca genetik nedenlerden kaynaklandığı görüşü doğru değildir.

27 Uzmanlar; Kekeme bireylerde,beyinin konuşmadan sorumlu olan sol yarı küresinin baskın olmayışının kekemeliğe yol açtığı görüşünde birleşmişlerdir.

28 Kekemeliğin tedavisi yoktur; Bir başka yanlış inanış,kekemeliğin düzeltilemeyeceği ve tedavisinin olmadığına ilişkindir. Ailelerin,kekemelik üzerine yanlış kişilerden edindikleri bilgiler,onların ümitsizliğe kapılmalarına neden olur. Çocuklarını bu problemle yalnız bırakmalarına sebep olur.

29 Uzmanlar; Ailelerin çocuklarının kekelediğini düşündükleri durumda hiç vakit kaybetmeden bu konuyla ilgilenen bir dil ve konuşma terapistinden yardım olmalarını önermektedirler.

30 Kekemelik ilaçla geçer; Bir diğer yanlış inanış,kekemeliğin ilaçla geçebileceği görüşüdür. Ailelere kekemeliği düzeltecek bir ilacın olmadığı bilimsel yollarla anlatılmalı ve aileler bilinçlendirilmelidir.

31 Kekeme çocuklar okulda başarısız olurlar; Kekemeler zihinsel gelişim açısından diğer bireylerden daha geri değillerdir. Yalnız konuşma konusunda isteksiz olabilirler.

32 Değişik alanlardaki başarılarıyla topluma mal olmuş birçok kekeme vardır. Aristotle, Marylin Monroe, Bruce Willis, Musa peygamber gibi.

33 KEKEMELİK İLE İLGİLİ NELER YAPILABİLİR?

34 Ne zaman yardım istenmelidir? 2-6 yaş arasındaki çocuklar genellikle sözcük ve cümleleri tekrarlarlar. Konuşmalarında ‘ımm,şeyy,eee…’ yi sıkça kullanırlar. Bu normal ‘akıcı olmayan konuşma’olarak adlandırılır.

35 Eğer bu dönemde çocuğun, Konuşmayı öğrenmeyi sürdürdüğünü, Yepyeni sözcüklerle karşılaştığını, Bu sözcükleri cümlede yerli yerine oturtmak için çabaladığını,

36 Konuşma ile ilgili kaslarının gelişmekte olduğunu, Sorularla keşiflere yöneldiğini dikkate alırsak, Bu yoğun çaba gerektiren süreç onun konuşmasının akıcılığının zaman zaman bozulmasına neden olur ve biz bu durumu anlayışla karşılayabiliriz.

37 Eğer, Çocuğun konuşması ile ilgili kaygı yaşıyorsanız, Çocuk konuşma ile mücadeleye girişmiş görünüyorsa yada zorlandığında konuşmasının akıcılığı bozuluyorsa, Konuşma ile ilgili kaslarda artan bir gerginlik dikkatinizi çekiyorsa yardım almak için en uygun zamandır.

38 Kiminle ilişki kurulabilir,nereye başvurulabilir? Kekemelik ne kadar erken fark edilirse,çocuğa o kadar fazla yardım edilebilir.

39 Ülkemizde dil ve konuşma bozuklukları alanında yeterli uzman bulunmadığından, Çocuk gelişimi ve eğitimcilerden, Özel eğitim öğretmenlerinden, Psikiyatristlerden, Psikologlardan, Nörologlardan destek alabiliriz.

40 Hangi davranış ve tutumlar çocuğa zarar verir? Acımak,merhamet göstermek, Endişeli,kaygılı bakmak, Sabırsız ve öfkeli görünmek, Akıcı olmayan konuşmasını kesmesini söylemek, ‘Hayır,yapma,dur…’ gibi ifadeleri sıkça kullanmak çocuğa zarar veren davranış ve tutumlardır.

41 Çocuğa verilebilecek uygun tepkiler neler olabilir? Onu sabırla dinlemek,konuşmasını olay yapmamak, Konuşmasını düzeltmekten, ’daha yavaş konuşursan kekelemezsin’ demekten kaçınılmalıdır.

42 Çocuğun Üzerindeki Baskıyı Azaltabilir miyiz? Çocuğunuz konuşurken dikkatle dinleyin. Gözleriniz onda olsun, bakışlarınıza endişeli ve gerilimli bir ifade yüklememeye özen gösterin. Çocuğunuz konuşurken bitirinceye kadar dinleyin, sözünü kesmeyin, bitirdikten sonra aceleyle cevap vermeyin. İletişiminiz "telâşlı" bir hava içinde geçmesin.

43 Sürekli soru sormaktan vazgeçin. Sorularınızın "evet" ya da "hayırla veya kısa ifadelerle yanıtlanabilir olmasına özen gösterin. Kendi arzusuyla konuşmaya başlarsa, ona gerektiği kadar zaman tanıyın. Onunla konuşurken kullandığınız "ses tonunuza" da dikkat edin. Bazen kelimelerle ifade etmediğimiz duyguları ses tonumuz ele verir.

44 Doğum günü partileri, tatiller, bayramlar gibi özel günler için çocuğunuzu önceden hazırlayın. Örneğin "nereye gidiyoruz, kime gidiyoruz, orada ne kadar kalacağız?" gibi açıklamalarda bulunun. Bu yaklaşım çocuğun hissedebileceği endişeyi azaltacaktır.

45 Gündelik hayatınız çok koşuşmalı mı geçiyor? Dinlenmeye yeterli zaman kalmıyor mu? O hâlde, kendinize de zaman ayırın. Bu durum sizin rahatlamanıza ve kendinizi geliştirmenize fırsat sağlayacaktır.

46 Çocukla alay ediliyorsa ne yapılmalıdır? Kardeşi ve arkadaşları onu ayıplıyor,onunla alay ediyor olabilirler. Bu durumda onlarla ‘ayıplama,alay etme’ konusunda sabırla konuşulmalıdır. Tüm insanların zayıf ve güçlü yanları olabileceğini açıklayabiliriz.

47 Çocuğa zaman ayrılmalı mı? Çocuklarla olabildiğince birlikte olmaya çalışılmalıdır. Duygu ve heyecanlarını sözle ifade etmesine olanak tanınmalıdır. Söyledikleri önemsenmelidir.

48 Ana-babanın dikkat etmesi gereken hususlar; Duyulan endişe jest ve mimiklerle açığa vurulmamalıdır. Çocuğa konuşmada model olunmamalıdır. Çocuklara konuşmayı sevdirmek için gayret göstermelidirler.

49 Aile içi çatışmaların çocukları etkilediğini,özellikle dil gelişimlerini engellediğini bilmelidirler. Anne ve baba,çocuklarındaki özrün düzeltilmesinde,okul-uzman ilişkisini sürdürmekte başarılı olmalıdır.

50 Öğretmenlerin dikkat edilmesi gereken hususlar; Öğretmen kekeme çocukları damgalamaktan ve onlara karşı hassas davranmaktan kaçınmalıdır. Çocuğun dikkatini özürlü davranışına çekici durumlardan kaçınmalıdır.

51 Çocuklara kendini kabul ettirici ve sınıf ortamında onay alıcı davranış olanakları sağlanmalıdır. Öğretmenler,çocuğun tedavisinin başarılı olası için uzman-aile ilişkisini düzenleyebilmelidir.

52 Akran gruplarının dikkat etmesi gereken hususlar; Akran gruplarında yer alan çocuklar,kekeme arkadaşlarına karşı kabul edici ve hoşgörülü olmalıdırlar. Özürlü arkadaşlarına kendilerinin sürdürdüğü etkinliklerde yer verebilmelidirler. Özürlü arkadaşlarını üzmekten ve gerginlik yaratıcı davranışlardan kaçınmalıdırlar.

53 BİZİ DİNLEDİĞİNİZ İÇİN TEŞEKKÜRLER E GÜLŞAH ARSLANTÜRK E EMİNE ARİF


"KEKEMELİK NEDİR? Tutukluk,bir sözcüğü yada sesi yineleyerek duraklama,kimi sesleri uzatma yada patlama nedeniyle konuşmayı olağan ritmi ve akıcılığıyla." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları