Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Peygamberimiz Hz. Hatice’yle ticaret ortaklığı yapmıştır. Hz. Hatice dul bir kadındı. Çok zengindi. Peygamberimizle ortaklık yapmış ve kervanlarının.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Peygamberimiz Hz. Hatice’yle ticaret ortaklığı yapmıştır. Hz. Hatice dul bir kadındı. Çok zengindi. Peygamberimizle ortaklık yapmış ve kervanlarının."— Sunum transkripti:

1

2

3 Peygamberimiz Hz. Hatice’yle ticaret ortaklığı yapmıştır. Hz. Hatice dul bir kadındı. Çok zengindi. Peygamberimizle ortaklık yapmış ve kervanlarının yönetimini peygamberimize bırakmıştır. Peygamberimizin dürüstlüğü sebebiyle Hz. Hatice peygamberimize sevgi ve saygı göstermiş. Sonunda peygamberimize öneride bulunmuş ve peygamberimizin kabulüyle evlenmişlerdir. Bu sırada peygamberimiz 25, o da 40 yaşındadır. Hz. Muhammed’in Evlenmesi

4 Hz.Muhammed’in Çocukları Hz. Peygamber'in Hz. Hatice'den iki erkek ve dört kız çocuğu dünyaya gelmiştir. İlk çocuğu Kâsım iki yaşında, Abdullah da küçük yaşta iken vefat etmiştir. Mısır'lı Mâriye'den İbrahim adlı oğlu olmuştur. Kızları; Zeyneb, Rukıye, Ümmü Gülsüm ve Fâtıma şeklinde olduğu kabul edilmektedir

5 Hz. Muhammed, her yönü ile tüm insanlara örnek olmuştur. “Resulullah, sizin için…güzel bir örnektir.” O; şefkatli bir aile babası, sadık ve fedakar bir eş, sevecen bir dede… gibi özellikleriyle bizim için bir örnektir.

6 Hz. Muhammed aile bireylerini çok severdi, Onlara değer verirdi, azarlamazdı, nazik davranırdı. O’nun ailesinde ilişkiler saygı ve sevgi temeline dayanırdı. Hz. Aişe diyor ki: ''Hz. Peygamber, hizmetçisine, hanımına, hiç kimseye bir tokat bile vurmamıştı.'' 1.1. Hz. Muhammed aile bireylerini çok severdi

7 Eşi Hz. Hatice ile 25 yıl mutlu bir evlilik geçirmiştir. Aile bireylerine karşı kaba kırıcı bir söz kullanmamıştır. Aile bireylerine karşı daima kibar ve anlayışlı olmuştur.

8 Fedakar Baba Peygamber Efendimiz, bir gün öğleye doğru iyice acıkmıştı. O gün evde yiyecek bir şey yoktu. Hz. Ebu Bekir ile Hz. Ömer de gelmişlerdi. Onlar da açtı. Peygamberimiz onlarla birlikte Ebu Eyyub el-Ensari'nln bağ evine gitti. Ebu Eyyub ve eşi buna çok sevindiler. Onlara önce hurma ikram ettiler Sonra et yemeği pişirdiler Hz. Peygamber bir Iokma bile yemeden, bir yufka arasına bir miktar kızarmış et koyarak Ebu Eyyub'a verdi. ''Al bunu kızım Fatma'ya ulaştır. Günler var ki o böylesini tatmadı'' dedi 0, kızı Fatma'yı çok severdi.

9 Arkadaşlarının anlattığına göre; Peygamberimiz Hz. Hasan ile Hz. Hüseyin'i her zaman kucağına alırdı, onları severdi, şefkatle öperdi. Aile bireylerini sevmenin merhametin bir sonucu olduğunu söylerdi. Ayrıca bunun, imanı olgunlaştırdığını da belirtirdi

10 "Sizin en iyiniz, ailesine karşı en iyi olanınızdır.” Enes şunları söylemektedir: "Hz. Muhammed beni bir şey almak için çarşıya gönderirdi. Ancak ben çocuklarla oyun oynamaya dalardım. Daha sonra da alacağım şeyi unutur, Peygamberimizin yanına geri dönerdim. O, beni mahcup ve ürkek bir şekilde görünce "Ne yapsın Enes, onun elinde bir şey yok ki." diyerek beni teselli eder, gönlümü alırdı."

11 Evet sevgili çocuklar!... Peygamberimiz aile bireylerini çok severdi. Bu sevgisini yaşamındaki pek çok olay ortaya koymaktadır. Bizlerde Peygamberimizin güzel davranışlarını örnek almalıyız. Aile bireylerimizi sevmeli ve saymalıyız. Bunun ailede mutluluk ve huzurun temel koşullarından biri olduğunu bilmeliyiz.

12 1.2. Hz. Muhammed ev işlerine yardımcı olurdu Hz. Muhammed, evin ihtiyaçlarını karşılamak için ara sıra çarşıya, pazara giderdi. Bir gün pazardan alış veriş yapmıştı Elinde torbasıyla birlikte evine dönüyordu Bunu gören ashaptan bazıları. ''Ey Allah'ın Resulü, müsaade etseniz de biz taşısak.'' dediler Peygamberimiz bu yardım önerisini yapanlara teşekkür etti. Fakat onlara, ''Herkes kendi yükünü kendisi taşısın.'' cevabını verdi. Elindeki yükü evine kadar kendisi taşıdı.

13 Eşi Ayşe'ye, “Peygamberimiz evde ne yapardı?”diye sorulduğunda; Ayşe: “Herkes evde ne yaparsa o da onu yapardı. Ayakkabılarını onarır, elbisesini diker, koyunları sağar ve sizden herhangi birinizin evinde yaptığı gibi yapardı.” yanıtını vermiştir.

14 “Herkes kendi yükünü taşısın.” Hz. Muhammed kimseye yük olmayı istemezdi. İşlerini kendisi yapardı. Giysilerinin söküğünü diker, ayakkabılarını temizler, çamaşırlarını yıkardı. Evin temizliğine yardımcı olur, koyunları sağardı. Zaman zaman alışverişe çıkar, evin gereksinimlerini karşılardı. Aldığı eşyaları kendisi taşır, kimseye taşıtmazdı. Arkadaşları yükünü taşımak istediklerinde, onlara "Herkes kendi yükünü taşısın." şeklinde karşılık verirdi.

15 Evet değerli arkadaşlar!... Bizler de Peygamber Efendimizi örnek alarak; elimizden geldiği kadar kendi işimizi kendimiz yapmaya çalışmalıyız, kimseye yük olmamalıyız. Evde; odamızı, masamızı, elbiselerimizi düzenleyebiliriz, babamıza ve annemize, büyüklerimize; temizlik, yemek vb. konularda yardım etmeliyiz.

16 1.3.Hz. Muhammed Aile Bireyleriyle Şakalaşırdı O, aile bireylerini neşelendirir, zaman zaman onlarla şakalaşırdı. O, şakalaşmanın, neşeli olmanın, yaşamın getirdiği yükleri ve zorlukları azaltacağına inanırdı.

17 Peygamberimiz, torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin'i çok sever, onlarla oynardı. Onları sırtına alır, omzuna bindirirdi. Torunlarıyla neşeli bir şekilde vakit geçirmekten hoşlanırdı. İnsanların eğlencesine katılmaya çalışırdı. Yakınlarından biri bu konuda şöyle söylemektedir: "Bizler Peygamberimizin yanında şiir okur, anılarımızı anlatır, şakalar yapar, gülerdik. O da bizimle birlikte güler, eğlenirdi.

18 Peygamberimiz, bir defasında eşi Aişe ile Medine dışında yürüyüşe çıkmıştı Eşine yarışma önerisinde bulundu ve yarıştılar. Hz. Aişe onu geçti Daha sonraki bir yarışta ise Hz Peygamber geçti. Peygamberimiz gülerek ona, ''Ödeşmiş olduk, bir bir berabereyiz.'' dedi.

19 Hz. Muhammed şakalaşmayı, severdi. Ancak o, her konuda olduğu gibi bu konuda da insanları kırmamaya, incitmemeye özen gösterirdi. Şaka yaparken ölçülü olur, yalan söz söylemekten kaçınırdı.

20 1.4. Hz. Muhammed Aile Bireyleri Arasında Ayırım Yapmazdı Hz. Muhammed aile bireylerinin hepsine eşit davranmıştır. Onlarla yakından ilgilenmiş, aralarında hiçbir ayırım yapmamıştır.

21 Peygamberimizin evlâtlığı Zeyt'in oğlu şöyle anlatmıştır: "Allah'ın elçisi beni bir dizine, torunu Hasan'ı öbür dizine oturturdu. Bizi göğsüne bastırarak, 'Allah'ım! Bunlara rahmet ve mutluluk ver, ben bunların mutlu olmalarını istiyorum.' derdi." Çocuklarını çok sevmiş, onlar arasında kız erkek, büyük küçük ayırımı yapmamıştır. Hepsine karşı eşit davranmaya, adaletli olmaya önem vermiştir.

22 O, bütün bu yoğunluk içerisinde ailesine zaman ayırmaya özen gösterirdi. İmkân buldukça eşi ve çocuklarıyla ilgilenirdi. Aile bireylerine eşit davranır, çevresindekilere de bunu öğütleyerek şöyle derdi: "Allah'tan korkunuz, çocuklarınız arasında adaletli davranınız.”

23 Peygamberimiz, kız ve erkek torunları arasında hiç ayırım yapmamış, bütün torunlarına aynı ilgi ve sevgiyi göstermiştir. Örnek davranışlarıyla, kız ve erkek çocuk ayrımının yanlış bir davranış olduğunu göstermiştir. Örneğin, Peygamberimiz kız olan torunu Ümame'yi taşıyarak namaz kılardı. Secdeye vardığında onu yere bırakır, secdeden başını kaldırdığı zaman tekrar omzuna alırdı.

24 1.5. Hz. Muhammed aile bireylerinin görüşlerine değer verirdi Aile bireyleriyle konuşur, görüşür onların düşüncelerine değer verirdi. Aileyi ilgilendiren sorunların çözümünde tek başına karar vermez, aile bireylerinin görüşünü alırdı.

25 O, 610 yılı ramazan ayında ilk vahiy geldiğinde şaşırmış ve endişeye kapılmış ve ne yapacağını bilememişti. Bu zor durumu ve yaşadıklarını eşine anlatmış ve onun düşüncesini sormuştur. O da Peygamberimize, "Rahat ol! Allah seni güç durumda bırakmaz. Sen akrabayı gözetirsin, sözün doğrusunu söylersin, başkalarının derdine ortak olursun, misafirleri ağırlarsın, güçlüğe uğrayanlara yardım edersin.” dedi ve onu rahatlattı.

26 İslâm’ın başlangıcında, eşi Hatice'ye: "Ey Hatice, kimi davet edeyim, beni kim onaylar?" diye sormuştu. Hatice de "Ben onaylarım, ey Allah'ın resulü! Herkesten önce dini bana anlat." demişti. Peygamberimiz, onun bu sözlerinden çok memnun olmuş ve İslâm dinini önce ona anlatmıştı.

27 Bizler de ; önemli kararlarımızda, emin olmadığımız konularda, ailemizle, arkadaşlarımızla görüş alışverişi içinde olmalıyız. Aynı şekilde anne ve babamızın bazı konularda bizlerinde fikirlerini sorarak hareket etmeleri bizleri son derece mutlu eder, unutmamalıyız.

28 1.6. Hz. Muhammed Akrabayı Ziyaret Ederdi Peygamber Efendimiz, sık sık akrabalarını ziyaret ederdi. Onların hal hatırlarını sorardı. Gönüllerini alırdı. ihtiyaçlarıyla ilgilenirdi. içlerinden yoksul olanlar varsa onlara yardım ederdi Akrabaları da Peygamberimizi konuk etmekten sevinç duyarlardı 0, ziyarete geldiğinde bütün ev halkı ona hizmet için yarışırdı. Peygamberimiz de onlara ayrı ayrı teşekkür ve dua ederdi.

29 ''Akrabalık Bağlarını Koparan Kişi Cennete Giremez.'‘(Hadis) Peygamberimiz, amcası Ebu Talib'i ve onu kendi çocuğu gibi büyüten amcasının eşi Fatma’yı her zaman ziyaret etmiştir. Onların sorunlarıyla yakından ilgilenmiştir

30 Peygamberimiz, kendisinden öğüt vermesini isteyen bir kişiye, "Allah'a ibadet eder ve ona hiçbir şeyi ortak koşmazsın, namazı kılar, zekâtı verir, akrabayı gözetirsin." demiştir.

31 "Muhakkak kî Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder...(Nahl Suresi/90.ayet) Peygamberimiz, doğduğu zaman kendisine bir hafta süt emzirmiş olan Süveybey’e sürekli yiyecek, giyecek yollamış; hâlini hatırını sormuştur. Sütannesi Halime'ye hiçbir zaman saygıda kusur etmemiş, sık sık ziyarete gitmiştir.

32 Hz. Muhammed akrabalarına her konuda yardımcı olurdu. Örneğin, amcası Ebu Talib'in çocuk sayısı fazlaydı. Onun çocuklarından biri de Hz. Ali'ydi. Peygamberimiz, Ali'nin bakımını üstlenmiş, onun her türlü gereksinimini karşılamıştı.

33

34 2.1. Hz. Muhammed'in Ailesinde Sevinçler Ve Sıkıntılar Paylaşılırdı Hz. Muhammed'in aile bireyleri, yardımlaşma ve dayanışmaya önem verirlerdi. Birbirlerinin sevinçlerini ve sıkıntılarını paylaşmaya özen gösterirlerdi. Peygamberimiz çocuklarının doğumunu büyük bir sevinçle karşılamıştı. Çocukların yetiştirilmesi ve eğitiminde daima eşiyle birlikte hareket etmişti. Bu konuda üzerine düşen sorumluluklardan hiçbir zaman kaçınmamıştı.

35 Dertler paylaşılınca hafifler. Sıkıntılar paylaşılınca yok olur gider Hz. Muhammed, torunları Hasan ve Hüseyin Doğdu- ğunda çok sevinmişti. Tüm aile onun bu sevincini paylaşmıştı. Bu mutlu olayı kutlamak için bir ziyafet verilmişti. Peygamberimiz, sık sık torunlarına armağanlar verir, onlar sevindikçe kendisi de mutlu olurdu.

36 Bir gün kızı Zeynep'in bir habercisi gelerek çocuklarından birinin hasta olduğunu, kızının kendisini çağırdığını bildirmişti. O sırada Peygamberimizin yanında konukları olduğundan, haberciden kızının biraz beklemesini, daha sonra geleceğini söylemesini istedi. Haberci gitti ve kısa bir süre sonra tekrar geldi. Zeynep, "Babam mutlaka gelsin." Diye haber yollamıştı. Peygamberimiz, konuklarından izin isteyerek Zeynep'in evine gitti. Çocuk, çok hastaydı. Peygamberimiz, kızının acısını kendi içinde duydu ve ağlamaya başladı. "Bu gözyaşları, Allah'ın kullarının gönüllerine koyduğu bir rahmettir."buyurarak kızını teselli etti. Kızının üzüntüsünü paylaştı.

37 2.2. Hz. Muhammed'in Ailesinde Misafire Cömert Davranılırdı Hz. Muhammed, insanların en cömerdiydi. Sahibi olduğu şeyleri gereksinimi olanlara dağıtır, kimseyi eli boş çevirmezdi. Bu nimetleri, kendisine Allah'ın verdiğini söylerdi. Bunları yardıma gereksinim duyanlarla paylaşması gerektiğini dile getirirdi.

38 "Cömert kişi, Allah'a yakın, cennete yakın, insanlara yakın ve cehennem ateşinden uzaktır...'‘(Hadis) Hz. Ömer'in oğlu Abdullah, bir gün Peygamberimizi ziyarete gelmişti. Peygamber Efendimiz bu genci güler yüzle karşıladı. Oturması için kendi eliyle ona minder uzattı. Yer gösterdi. Ona ikramda bulundu. Peygamberimiz, Bizzat kendisi, misafirlerle ilgilenerek bu konuda herkese örnek oluyordu.

39 "Allah'a ve kıyamet gününe inanan kişi, misafirine ikram etsin.'' (Hadis) Bir gün yoksul bir kişi olan Ebu Hureyre çok açtı ve yolun kenarında oturuyordu. Geçen birkaç kişinin dikkatini çekebilmek için onlara sorular sordu. Onlar, kendisini yanıtlayarak çekip gittiler. Bu sırada Hz. Muhammed yoldan geçiyordu. Onu görünce gülümseyerek birlikte evine gitmelerini istedi. Peygamberimiz eve geldiğinde kendisine armağan olarak süt gönderildiğini gördü. Ebu Hureyre'ye çevresindeki tüm yoksulları getirmesini söyledi. Sonra kendi eliyle sütü gelenlere ikram etti

40 “Allah’a Ve Ahiret Gününe İnanan Kişi Misafirine İkranda Bulunsun.”(Hadis) Hz. Muhammed, Müslüman olmayanlara karşı da son derece konukseverdi. Habeşistan'dan bir Hristiyan heyeti geldiğinde onları kendi evinde konuk etmiş ve ağırlamıştı.

41 Misafirlerini en güzel şekilde karşılamaya özen gösterirdi. Misafirlerinden hiçbir şeyi esirgemez, evde bulunan süt, hurma gibi şeylerden onlara ikram ederdi. Peygamberimiz gelen misafirleri güler yüzle karşılardı.

42 2.3.Hz. Muhammed'in Ailesinde İsraftan Kaçınılırdı İsraf/savurganlık; kişinin para, mal,zaman, emek vb. ölçüsüz ve gereksiz olarak harcamasıdır. Cimrilik, insanın sahip olduğu şeyleri yeri ve zamanı geldiğinde kullanmamasıdır.

43 “Ey âdemoğullan!... güzel elbiselerinizi giyin; yiyin, için, fakat israf etmeyin...” (ayet) Hz. Muhammed'in ailesinde giysi, para, yiyecek ve içecekler tutumlu bir şekilde kullanılırdı. Yiyeceklerde de aşırı davranılmazdı. Fazla yemekten kaçınılırdı. Henüz iyice doymadan sofradan kalkılırdı. Yemek beğenmezlik edilmezdi. Yemek az da olsa besmele ile yenir, sonunda Allah'a şükredilirdi İmkânlar sınırlı olduğu için hiç kimseye bir eşyası varken ikincisi alınamazdı.

44 Bir gün kızı Fatma, Peygamberimizden ayakkabı, giysi, yardımcı vb. isteklerde bulunmuştu. Peygamberimiz ona kullandığı giysilerin yeterli olduğunu söylemişti. Muhtaç durumda olanları hatırlatarak kızının isteğini geri çevirmişti.

45 Dünyamızın kaynakları sınırlı, insanların istek ve arzuları sınırsızdır. Unutmayalım ki; küresel ısınma, ozon tabaksının delinmesi, büyük iklim değişiklikleri, toplu ölümler ve yoksulluklar insanların aç gözlülüğünden ve savurganlıklarından kaynaklanmaktadır. Arkadaşlar!...

46 2.4.Hz. Muhammed'in Ailesinde Aile Bireyleri Birbirine Danışırdı. Hz. Muhammed'in ailesinde, aile bireyleri bir şeye karar verecekleri zaman birbirlerinin görüşünü sorarlardı. Çünkü Peygamberimiz, aile üyelerinin görüşlerine çok önem verirdi. İslâm dinini insanlara bildirmeden önce bile eşi Hatice'nin görüşlerini sormuş, onun önerileri doğrultusunda davranmıştı. Küçük kızı Fatma'yı Hz. Ali ile evlendirirken de Fatma'nın görüşünü sormuştu.

47 ''Onların işleri, aralarında danışma iledir...”(ayet) İlk vahiy geldiğinde böyle bir durum yaşanmıştır. O, vahyin gelişiyle birlikte endişeye kapılmış durumu hemen, Hz. Hatice'ye anlatmıştır. Hz. Hatice Peygamberimizi sakinleştirecek sözler söylemiştir. Daha sonra onu, bilge bir kişi olan Varaka'ya götürmüştür. Varaka, Peygamberimizi dinledikten sonra kaygılanacak bir durum olmadığını belirtmiştir

48 Soru: Aileniz sizin görüşlerinize değer veriyor mu? Peygamber Efendimiz de, ''Danışarak iş yapan pişman olmaz.'' diyerek her alanda danışmanın önemini belirtmiştir. ………………………………………………………

49 2.5. Hz. Muhammed'in Ailesinde Komşuluk ilişkilerine Önem Verilirdi Bir gün Peygamberimizin eşi Ayşe, "Ey Allah’ın elçisi, iki komşum var, hangisine ikram edeyim?" diye sordu. Peygamberimiz de “Sana en yakın olanı gözet.”

50 Yüce Allah bize, "yakın ve uzak komşuya iyilik etmemizi'' emretmiştir. Bir gün ashaptan biri Peygamberimize, "Bizim iyi veya kötü oluşumuzun ölçüsü nedir?'' diye bir soru sordu. Peygamberimiz bu soruya şöyle cevap verdi: ''Eğer komşularınız, sizin iyi olduğunuzu söylüyorlarsa iyisiniz demektir. Kötü olduğunuzu söylüyorlarsa kötüsünüz demektir.''

51 Genel olarak Peygamber Efendimiz komşularına;” Peygamber Efendimiz ve aile bireyleri komşularına güler yüzlü davranırlardı. Tatlı sözlerle gönüllerini alır, hoş geldiniz der, hal hatır sorarlardı. Onlara ikramda bulunurlardı. Hediyeler verirlerdi. Onlarla sokakta karşılaştıklarında selamlaşırlardı. Onların sevinç ve sıkıntılarını paylaşırlardı. Komşuları arasında zengin, yoksul ayırımı yapmazlardı. Düğünlerine katılırlardı, bayramlarda görüşürlerdi. Hastalandıklarında ziyaret ederlerdi.

52 Komşularından yoksul olanlara yardım ederlerdi. Komşularının evine, bahçesine, duvarına hiç zarar vermezlerdi. Komşularla ortak kullanım alanı olan sokak ve mahalleyi temiz tutarlardı. Komşuları, Peygamberimiz ve aile bireylerinden kendilerine hiçbir zarar gelmeyeceğini bilirlerdi. Peygamberimiz ve aile bireyleri, komşuları arasında güvenilir kişiler olarak tanınırlardı.

53 2.6.Hz. Muhammed'in Ailesinde Öksüzler ve Yoksullar Gözetilirdi. Peygamber Efendimiz ve ailesi, öksüzler ve yoksulların gözetilmesi konusunda çok duyarlı idi. Duyarlılığını sözde bırakmazdı. Öksüzleri evine alarak örnek olmaya çalışırdı. Mûte Savaşı'nda şehit düşen Hz. Cafer'in çocuklarını evine almış, bakımlarını üstlenmişti.

54 "Müslümanlar arasında en hayırlı ev, içinde yetime iyilik ve ikram edilen evdir. ( Hadis) Hz. Muhammed, her zaman öksüzleri gözetmiş, yakınlarının da bu konuya önem vermelerini istemiştir. O, yetimleri koruyup gözetmenin insanların cennete gitmelerini sağlayacak güzel bir davranış olduğunu belirtmiştir.

55 "Allah'a yemin ederim ki yetime merhamet eden, ona güler yüz gösteren, tatlı dille öğüt veren, komşusuna karşı büyüklenmeyen kimseler ahiret günü eziyet görmeyecektir."

56 Hz. Muhammed (s.a.s.), yetime bakan kimseye cennet müjdesini vermiş, onunla cennette komşu olacağını belirtmiştir: “Kendisine veya başkasına ait yetime bakan / arka çıkan / işini üstlenen / görüp gözeten kişi ile ben, şu iki parmağım gibi (orta parmağı ile başparmağını yan yana getirdi), cennette yan yana olacağız.”

57 Hz.Muhammed, Bir bayram sabahı camiden eve dönmektedir. Sokakta bayramlıklarını giyinmiş oynayan çocuklar görür. Fakat bir tanesinin durumu dikkatini çeker. Kenarda oturmuş, kirli ve eski elbiseler içinde diğerlerini seyretmektedir. Hz. Muhammed (s.a.v) yanına yaklaşır… -“Oğlum!” der, “sen niçin arkadaşlarına katılmıyorsun?” Çocuk hüzünlü, cevap verir… -“Ey Allah’ın Elçisi! Ben yetimim…”Hz. Muhammed (s.a.v) için bu kadarı yeter- lidir… Çocuğu elinden tutar, evine götürür. Orada yetim yıkanır, yeni elbiseler giydi- rilir,yedirilir, cebine para konur,sevindirilir… BEN BABAN AYŞE DE ANNEN

58 Sonra Hz. Muhammed (s.a.v) onun yüzünü avuçları içine alarak sorar, -“Benim baban, Ayşe’nin annen, Hasan’la Hüseyin’in de kardeşlerin olmasını ister misin?” -“Evet! Ey Allah’ın Elçisi evet!... Sevinç içinde ok gibi fırlayan çocuk,diğerlerinin arasına karışmıştır. Bu hızlı değişimi merak eden arkadaşları sorar: -“Ne oldu sana böyle…” Yetim cevaplandırır: -“Allah’ın Elçisi babam, Ayşe annem, Hasan’la Hüseyin’de kardeşlerim oldu…”

59 3. Salavat Dualara Ezberleyelim ve Anlamlarını Öğrenelim Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ İbrâhîme ve alâ âli İbrahîm. İnneke hamîdün mecîd. Anlamı: Allah'ım, İbrahim Peygambere ve yakınlarına merhamet ettiğin gibi, Hz. Muhammed'e, onun evlât ve yakınlarına da rahmet et. Şüphe yok ki şanı yüce ve övülmeye lâyık olan yalnız sensin.

60 Allahümme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârekte alâ İbrâhîme ve alâ âli İbrâhîm. İnneke hamîdün mecîd. Anlamı: Allah'ım, İbrahim Peygamberi ve yakınlarını mübarek kıldığın gibi Hz. Muhammed'i, onun evlât ve yakınlarını da mübarek kıl. Şüphe yok ki şanı yüce ve övülmeye lâyık olan yalnız sensin.


"Peygamberimiz Hz. Hatice’yle ticaret ortaklığı yapmıştır. Hz. Hatice dul bir kadındı. Çok zengindi. Peygamberimizle ortaklık yapmış ve kervanlarının." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları