Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Prof. Dr. Ünal ASAN 12 Şubat 2012 Ankara TURKEY.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Prof. Dr. Ünal ASAN 12 Şubat 2012 Ankara TURKEY."— Sunum transkripti:

1 Prof. Dr. Ünal ASAN 12 Şubat 2012 Ankara TURKEY

2 12 Şubat 2012 Ankara İÇERİK SOİ kavramı ile PAN-AVRUPA daki K&G Amenajman planı ve ETFOP tanımları Projenin Uluslarası Dayanakları Orman Fonksiyonları, Hidrolojik Döngü ve Orman-Su İlişkileri Çölleşme nedenleri ve mücadele yolları ETFOP ve Hidroloji konusunda sözlük hazırlamanın gerekçeleri

3 SOİ kavramı, Rio belgelerinden “Ormancılık İlkeleri 1992” başlıklı dokümanın 2/b maddesinde “ Orman kaynakları ve alanları, şimdiki ve gelecekteki nesillerin sosyal, ekonomik, ekolojik, kültürel ve ruhsal talep ve ihtiyaçlarını karşılayabilmek için sürdürülebilir biçimde işletilmelidir.” şeklinde tanımlanmıştır. Pratik uygulamada bu kavramın işletilmesi K&G ler yardıyla gerçekleştirilir. Kriterler, SOİ vasıtası ile gerçekleştirilmesi beklenen durum ve süreçlerin sözel tanım ve ifadeleridir. Göstergeler ise, bu kriterlerde zaman içinde ortaya çıkacak değişimin miktar ve yönünü sayısal olarak gösteren sayısal ölçütlerdir. 12 Şubat 2012 Ankara

4 Ülkemizin içinde yer aldığı Pan-Avrupa Süreci SOİ için altı kriter belirlemiştir. 1. kriter «Toprak ve su kaynaklarının korunması» dır. 12 Şubat 2012 Ankara

5 Orman Amenajmanı Planları: Sahibi ve sınırları belli olan bir plan ünitesi için saptanan işletme amaçlarını yetişme ortamı koşullarının elverdiği ölçüde gerçekleştirebilmek için, orman işletmesinin neresinde? ne zaman? ne yapılacağını? gösteren teknik rapor ve dokümanlardır. Bu planların SOİ çerçevesinde yapabilmesi için: Önce plan ünitesindeki ormanlardan beklenen işletme amaçlarını gerçekleştirecek en uygun « Fonksiyonel Orman Kuruluşları » nın belirlenmesi; Sonra da bu kuruluşlarının ortaya çıkması için gereken silvikültürel işlemlerin plan ünitesinin neresinde? ne zaman? ve ne ölçüde? uygulanacağını yer ve zaman göstererek planlanması gerekir. Böyle bir planlamanın gerçekleşebilmesi için temel koşul, planlama sürecinin sistem yaklaşımı ile ele alınması ve orman ekosisteminin ekolojik, ekonomik ve sosyal fonksiyonlarını entegre bir bütün halinde düşünerek, planlamanın katılımcı yaklaşımla, dengeli bir biçimde yapılmasıdır 12 Şubat 2012 Ankara

6 tarihinde yürürlüğe giren yeni amenajman yönetmeliği, amenajman planlarının SOİ ilkelerine uygun olarak Ekosistem Tabanlı Fonksiyonel Planlama (ETFOP) yaklaşımı ile hazırlanmasını öngörmektedir (Md.4). ETFOP: orman ekosistemlerinde kendiliğinden oluşan ürün ve hizmetleri, bu sistemleri oluşturan canlı ve cansız elemanların varlığını yok etmeden ve aralarındaki doğal süreçleri zedelemeden, Orman Amenajmanı Disiplininin temel ilkelerini ve plan ünitelerinde öne çıkan konumsal fonksiyonları gözeterek sürekli ve kesintisiz biçimde alabilmek için, plan ünitelerinde öngörülen teknik, biyolojik, sosyal ve ekonomik etkinlikleri uzun ve orta vadeli stratejik öngörüler çerçevesinde yer ve zamana bağlı olarak düzenleyen bir planlama sistemidir. 12 Şubat 2012 Ankara

7 Pan-Avrupa süreci AOKBK aldığı kararlara göre işlemektedir. AOKBK, 2007 yılında Varşova’da yaptığı son toplantıda 2 karar daha almıştır. “Orman – Su” ilişkileriyle ilgili olan 2. kararda taze su kaynaklarının arz ve talebi arasındaki dengesizlikten doğan endişe ifade edilerek, ormanlar ve orman işletmeciliğinin su ekonomisini düzenleme, toprak kayması, sel ve çığ oluşumunu engelleme, erozyonu azaltma, içme suyunun kalitesi ve miktarını arttırma üzerindeki rolleri ayrıntılı biçimde belirtildikten sonra, orman ekosistemlerinin koruma hizmetleri başta olmak üzere tüm ekonomik değerlerinin tanıtılmasının altı çizilmiştir. 12 Şubat 2012 Ankara

8 Konu, 2012 (RİO+20 ) Konferansında uluslararası platforma taşınmıştır. Anılan konferansda 7 maddenin birisi bu konuya ayrılarak, orman-su ilişkilerine dikkat çekilmiş ve ormanların kaliteli içme suyu üretimi yanında sel ve taşkınlar ile erozyon kontrolü ve çölleşmenin önlenmesinde oynadığı hayati role vurgu yapılarak SOİ nin bu bağlamdaki önemine işaret edilmiştir. Proje dokümanına göre UNDP ve OGM, işbu ORMAN-SU projesinin gerekçelerini bu iki belgeyi dayanak yaparak oluşturmuştur. 12 Şubat 2012 Ankara

9

10 Orman Fonksiyonu: Orman ekosistemlerinin kendi doğal ortamları içinde, bu ekosistemleri oluşturan canlı ve cansız, mikro ve makro elamanlar arasındaki karşılıklı ilişki ve etkileşim süreci esnasında, zaman içinde kendiliğinden ortaya çıkan ve bir bölümü toplum yararına kullanılan mal ve hizmetlerin tamamıdır. 12 Şubat 2012 Ankara

11 Orman ekosistemlerinde iç ilişkiler ve ortaya çıkan orman fonksiyonları 12 Şubat 2012 Ankara

12 Hidrolojik Çevrim: Karalardaki ve denizlerdeki suyun güneş enerjisi ve bitki solunumlarıyla buharlaşarak atmosfere karışması, atmosfer içinde gaz halinde bulunan bu suyun yağmur haline dönüşerek yeryüzüne yeniden inmesi, yeryüzüne inen suyun yeraltı ve yüzey suları halinde denizlere ulaştıktan sonra tekrar buharlaşarak atmosphere yükselmesi biçiminde sürekli yinelenen doğal sürece “ Hidrolojik Çevrim ” ya da “ Hidrolojik Döngü ” denir 12 Şubat 2012 Ankara

13 Orman ekosistemleri hidrolojik döngü üzerinde önemli etkilere sahiptir.Ormanlar üzerine düşen yağışların bir bölümü ağaç tepeleri tarafından tutularak, yağış daha toprağa inmeden atmosfere geri gönderilir. Yağışın sürmesiyle tepeler doygun hale gelince, gövde akışı başlar. Tabana inen yağmur suyu önce ölü dal ve yaprak artıklarından oluşan kalın bir katman ile karşılaşır. Ayrıca ağaç kökleri, toprağın derinliklerine kadar iner. Yağmur suları tabana inince bir bölümü kökler vasıtasıyla toprağın derinliklerine çekilir. Bir bölümü süngerimsi olan ölü örtü tarafından tutulur. Böylece yağan yağmurun yüzeysel akışa geçmesi olabildiğince geciktirilerek, bir taraftan sel ve taşkınlar önlenir, bir taraftan da kaliteli içme suyu kaynakları beslenir. Ayrıca yüzeysel akışa geçemeyen su, erozyona da neden olamaz. 12 Şubat 2012 Ankara

14 Benzer durum yağışların kar şeklinde olması halinde de gözlenir. Şöyle ki: Ormanlar içine giren rüzg ậ rın hızı ağaçlar tarafından kesildiği için yağan karlar orman tabanına inerken savrulup belirli yerlerde toplanmaz ve tekdüze biçimde her yere eşit olarak dağılır. Tabanda biriken kar ağaçlar tarafından zeminde tutulguğu için, kar kütleleri harekete geçip çığ oluşturamaz. Ağaçlar orman tabanını gölgelediği için açık alanlara göre kar erimesini yavaşlatır. Böylece eriyen kar sularının infiltrasyonu artar ve yeraltı suları daha iyi beslenir. 12 Şubat 2012 Ankara

15 Orman-Su Su-Erozyon ve Orman-Erozyon ilişkileri

16 Hidrolojik Fonksiyon: ormanların yağışlardan yararlanmayı artırma, su ekonomisini düzenleme ve sürekliliğini sağlama, su taşkınlarını önleme, dere, nehir, bent, baraj, su kanalı ve benzeri tesislerin dolmasını önleme gibi etkileriyle, yine ormanların su miktar ve kalitesini yükseltme, her çeşit olumsuz etkilere karşı su kaynak ve tesisini koruma yönlerinden gördüğü fonksiyondur 12 Şubat 2012 Ankara

17

18

19

20 Toprak Koruma (Erozyon) Fonksiyonu: Toprakların su ve rüzgârların etkisiyle aşınıp taşınmasıdır. Toprak taşınması yüzeysel akışların olduğu her yerde doğal olarak gözlenen bir olaydır. Anakaya ayrışması ile oluşan toprak miktarının taşınan miktara eşit olması durumunda toprak derinliği sabit kaldığından doğal erozyon bir problem olarak algılanmamaktadır. Üzerindeki bitki örtüsünü kaybeden topraklarda taşınan topraklar anakaya ayrışması ile oluşan topraklardan fazla olduğu için toprak derinliği sürekli azalır. Bu durum, toprak taşınmasını önlemek için çeşitli önlemler alınmasını gerektirir. 12 Şubat 2012 Ankara

21

22 Heyelan:Eğimli arazilerde killi anakaya üzerinde bulunan toprak kütlesinin bulunduğu yerden koparak eğim yönünde hareket edip bir bütün halinde aşağı inmesidir. 12 Şubat 2012 Ankara

23

24

25 Erozyon-Çölleşme İlişkileri: Çölleşme: Derin ve verimli topraklar üzerindeki klimaks bitki örtüsünün doğal ya da antropojen etkiler ile önce ormandan çalılığa, sonra da çalılıktan otlak ve meralara dönüşmesi sonucu ortaya çıkan süreçtir. Bu süreç kurak, yarı kurak ve yarı nemli bölgelerde toprağın ve arazinin bozulumunu ve sonuçda arazi verimliliğinin azalmasını ifade eder. Çölleşmeyi doğuran oğal nedenler iklim değişimi başta olmak üzere, tektonik olaylar ve volkan patlamalarıdır. Antropojen etkiler ise; bitki örtüsünün ortadan kaldırılması, yanlış arazi kullanımı, yanlış tarım uygulamaları, orman ve meraların tahribi ve yanlış sulama yöntemleridir.

26 12 Şubat 2012 Ankara

27

28 Çölleşme ile Mücadele için alınabilecek önlemler : doğru arazi kullanımı, doğru tarım uygulamaları, orman ve meraların islahı ve doğru sulama yöntemleridir. Bu uygulamaları gerçekleştirmenin yolu ise arazi kullanımını bütünleşik sistem yaklaşımı ile düzenleyen Havza Bazında Entegre Arazi Kullanımı (KONUMSAL PLANLAMA ya da LANDSCAPE PLANNING) di r. Proje açısından buradaki anahtar kelimeler: HAVZA ve KONUMSAL PLANLAMA kavramlarıdır. 12 Şubat 2012 Ankara

29 Prof. Dr. Ünal ASAN 12 Şubat 2012 Ankara


"Prof. Dr. Ünal ASAN 12 Şubat 2012 Ankara TURKEY." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları