Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

PSİKOLOJİYE GİRİŞ PSİKOLOJİYE GİRİŞ YAŞAM BOYU GELİŞİM Öğr.Gör. Meral BOZDEMİR Aralık, 2013.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "PSİKOLOJİYE GİRİŞ PSİKOLOJİYE GİRİŞ YAŞAM BOYU GELİŞİM Öğr.Gör. Meral BOZDEMİR Aralık, 2013."— Sunum transkripti:

1 PSİKOLOJİYE GİRİŞ PSİKOLOJİYE GİRİŞ YAŞAM BOYU GELİŞİM Öğr.Gör. Meral BOZDEMİR Aralık, 2013

2 Gelişim Psikolojisi Gelişim Psikolojisi, doğumdan yaşlılığa kadar insanların nasıl değiştiğini inceler. Gelişimi inceleyen psikologlar, diğer psikoloji alanında kullanılan yöntemleri kullanırlar ve yöntemleri üç farklı türdeki çalışmada kullanırlar. 1- Enlemesine kesitsel çalışmalar 2- Boylamsal çalışmalar 3- Biyografik / Geriye dönük çalışma

3 Doğum Öncesi Gelişim Döllenmeden doğuma kadar olan dönemdir. Tek hücreli bir organizma 9 aylık süreçte insan gibi karmaşık bir yapıya dönüşür. Bölünen hücreler içi boş bir top oluşturarak rahim duvarına yapışır, ikinci haftaya kadar olan dönem zigot dönemidir. Döllenmeden iki hafta sonra hücreler başkalaşmaya başlarlar. Farklılaşmış olan hücre kütlesi artık embriyodur (8. hafta sonuna kadar). 3. ayda artık fetüs dönemi başlar.

4

5

6

7 Doğum Öncesi Gelişim (devamı) Embriyo ve fetüs plasenta denilen organ tarafından beslenmektedir. Annenin plesantasındaki kan damarları, besin maddelerini embriyoya taşırken artık ürünleri de oradan uzaklaştırır. Kritik dönem bebeğin gelişimi için önemlidir.

8 Yeni Doğan Bebek Refleksler bebeğin ilk yaşamsal çabalarıdır. Arama refleksi, emme refleksi, yutma refleksi, yakalama refleksi, adım atma refleksi. İlk taklit tepkileri de bir tür reflekstir.

9 Yeni Doğan Bebek (devamı)  Mizaç Bebekler mizaçta bireysel farklılıklar gösterirler. Bu bağlamda Thomas ve Chess (1977) üç farklı tipte bebek belirlemişlerdir. “Kolay”, “zor” ve “yavaş alışan”. Kagan ve ark. (1991) ise başka bir mizaç tipi daha tanımlamışlardır, “utangaç çocuk”.

10 Bebeklerin Algısal Yetenekleri  Görme Yenidoğanlar nesneleri veya yüzleri cm uzaklıktan net görürler. Görsel sistemin tamamen gelişmesi 3-4 yıl alacak olmasına rağmen 6-8 aylık bebek hemen hemen bir üniversite öğrencisi kadar iyi görebilmektedir. Yeni doğan sarı, turuncu, kırmızı ve yeşili geriden ayırtetmektedir, 4 aylık olduklarında tüm renkleri görebilmektedirler.

11 Bebeklerin Algısal Yetenekleri (devamı)  Derinlik Algısı Bebekler aylar arasında dünyayı üç boyutlu olarak algılayabilmektedirler.

12 Bebeklerin Algısal Yetenekleri (devamı)  Diğer Duyular İşitme organları bebekler daha doğmadan çalışmaktadır. Yenidoğanlar sesin nereden geldiğini de anlayabilmektedirler. Tat ve koku alma açısından ise yenidoğanlar kesin olarak sevdikleri ve sevmediklerinin ayırdındadırlar.

13 BEBEKLİK ve ÇOCUKLUK Olgunlaşma, biyolojik bir süreç olup bir sıra değişimi içerir.  Fiziksel Gelişim Fiziksel gelişim yaşamın ilk yıllarında hızlı olup, ilerleyen yaşlarda dikkate değer şekilde yavaşlar. Motor Gelişim Yakalama, yürüme, zıplama ve dengede durma gibi yeteneklerin kazanılmasıdır.

14 Bebeklik ve Çocukluk (devamı)  Bilişsel Gelişim Çocukların dünya hakkındaki düşünme biçimlerinde ortaya çıkan değişimlerdir. Piaget, bilişsel gelişimin çevreye uyum sağlamanın bir yolu olduğuna inanmaktadır. Duyusal-Motor Dönem (Doğum-2 yaş) İşlemöncesi Dönem (2-7 yaş) Somut İşlemler Dönemi (7-11 yaş) Formel İşlemler Dönemi (11-15 yaş)

15 Bebeklik ve Çocukluk (devamı)  Ahlak Gelişimi Lawrence Kohlberg (1979, 1981) deneklerine karmaşık ahlaki konuları içeren hikayeler anlatarak ahlaki gelişimi araştırmıştır. Geleneköncesi düzey Geleneksel düzey Gelenekötesi düzey

16 Bebeklik ve Çocukluk (devamı)  Dil Gelişimi İki aylık bebek sesler çıkarmaya başlar, sonraki bir-iki ay içinde bebek agulama dönemine girer ve de, da gibi sesleri tekrarlamaya veya gelişim psikologlarının “hırıltı” olarak tanımladıkları sesleri çıkarmaya başlar. Yaklaşık aylarda bebeğin konuşması vurgulama işaretleri göstermeye başlar. 12. civarında ilk sözcüğün genellikle de baba’nın ağızdan çıkmasıyla sonlanır. Sonraki 6-8 aylık dönemde tek sözcüklü cümlelerle bir dağarcık oluşturur.

17 Bebeklik ve Çocukluk (devamı)  Dil Gelişimi (devamı) Yaşamın ikinci yılında, iyelik sözcükleri sözcük dağarcığının büyük bir kısmını oluşturur. Üçüncü yılda, iki veya üç sözcüklü cümleler oluşturmaya başlarlar. Üç yıldan sonra çocuklar cümlelerindeki boşlukları doldurmaya başlarlar.  Sosyal Gelişim Çocukların en önemli ilişkileri ana babalarıyla ve diğer bakıcılarıyladır. Çocuklar 3 yaşlarına geldiklerinde önemli ilişkileri diğer çocukları ve yetişkinleri içerecek şekilde genişler.

18 Bebeklik ve Çocukluk (devamı)  Bebeklikte Ana Baba ile Çocuk İlişkileri: BAĞLANMANIN GELİŞİMİ Doğduktan veya yumurtadan çıktıktan çok kısa bir süre sonra yavrular gördükleri ilk hareketli nesne ile güçlü bir bağ oluştururlar. Doğada bu nesne genellikle annedir. İnsanda ise bu süreç aynı şekilde ve böyle çabuk değildir. Yaşamın ilk yılı içerisinde bebek asıl bakıcısına derece derece bağlanma geliştirir. Bakıcıyla güvenli bağlanma kurmuş bir çocuk, çevreyi korkusuzca keşfedebilir. Bu keşif, özerklik veya bağımsızlık duygusunun bir göstergesidir. Ana babalar çocukların özerklik istekleriyle ilgili çatışma yaşayabilirler ancak bu sosyalleşmenin de özüdür.

19 Bebeklik ve Çocukluk (devamı)  Bebeklikte Ana Baba ile Çocuk İlişkileri: Çocuklar büyüdükçe sosyal çevreleri genişler. Ana babalar çocuklarına model olarak ve doğrudan yönergeler vererek onların sosyal gelişimlerinde merkezi bir rol oynamaya devam ederler. Ana babalık tarzları/tutumları çocuklarının davranışları üzerinde uzun vadede etkiler bırakırlar. Bu etki yalnızca ana babanın tutumu merkezli değildir, çocukların da ilişkiyi etkilemeleri söz konusudur.

20 Bebeklik ve Çocukluk (devamı)  Diğer Çocuklarla İlişkiler Çocukların ilk oyun türü tek başlarına oynadıkları yalnız oyundur. Bir buçuk iki yaşları arasında paralel oyun ilgilerini çekmeye başlar. Yaklaşık 2,5 yaşında iletişim için dili kullanmaya başladıklarından gittikçe daha fazla hayali oyunlar yaratırlar. 3- 3,5 yaşlarında işbirliğine dayalı oyunlara ilgi duymaya başlarlar. Okula başladıkları zaman akran etkileri çok daha güçlü hale gelir. Büyüdükçe daha derin arkadaşlık anlayışı geliştirirler.

21 Bebeklik ve Çocukluk (devamı)  Cinsiyet Rol Gelişimi Yaklaşık 3 yaşlarında kız ve erkek çocukları toplumsal cinsiyet kimliğini geliştirmişlerdir. Dört beş yaşına geldiklerinde çocukların çoğu cinsiyetin bir kişinin sahip olduğu cinsel organa göre değiştiğini bilirler, toplumsal cinsiyet değişmezliğini de kazanmışlardır. Cinsiyet rolü farkındalığı ise, kadın ve erkek toplumsal cinsiyetlerinin her biri için hangi davranışın uygun olduğunun bilinmesidir.

22 ERGENLİK  Dünya Sağlık Örgütü (WHO),10-19 yaşları arasını ergenlik dönemi olarak kabul etmektedir.  UNESCO, ergenlik dönemini yaş dilimleri arasında göstermektedir.  Türkiye’de de ortalama ergenlik yaşı yaşları arasındadır.

23 Ergenlik (devamı) Ergenlik bir dizi değişimle kendini gösterir. Kişi bu dönemde ne çocuktur ne de bir yetişkin.  Fiziksel Değişimler Ergenlikte en açık değişim büyümede sıçramadır. Ani büyüme ellerin, ayakların, kolların, bacakların uzamasıyla başlar ve genç ergenler garip görünümlü ve sakar olurlar.  Cinsel Gelişim Cinsel olgunlaşmanın yani buluğun farkedilebilir işaretleri kızlar ve erkeklerde bir dereceye kadar farklı zamanlarda ortaya çıkar.

24 Ergenlik (devamı)  Bilişsel Değişmeler Piaget bu dönemde, somut işlemlerden, formel işlemlere yani soyut işlemlere doğru bir bilişsel değişim tanımlar. Ergenler soyut kavramları anlayabilir, akıl yürütebilirler. Ergenlerin kendi düşüncelerine çok fazla önem verme eğilimleri vardır “formel işlemlerdeki benmerkezcilik”. David Elkind (1968, 1969), bu dönemdeki iki düşünce hatasını öne sürmüştür; hayli seyirci ve kişisel efsane.

25 Ergenlik (devamı)  Kişilik Gelişimi ve Sosyal Gelişim Sosyal büyüme ve gelişmenin her yönü ve kişiliğin hemen hemen her düzeyinde bir geçiş zamanıdır. “Fırtına ve Stres Dönemi” tartışmalı bir görüştür. Bir Kimlik Oluşturma Ergenler ana babalarına bağımlı olmaktan kendilerine bağımlı olmaya bir geçiş yapmak için durağan bir kendilik kavramı geliştirmelidirler. Bu süreç, kimlik oluşturma olarak adlandırılır. Ben kimim sorusuna doyurucu bir yanıt almak için ergen kimlik krizi denilen bir süreçten geçer (Marcia, J., 1980).

26 Ergenlik (devamı) Bir Kimlik Oluşturma (devamı) Durağan bir kimlik duygusuna ulaşmaya çalışan ergen için dört olası statü belirlenmiştir.  Başarılı kimlik statüsü  Erken bağlanmış kimlik statüsü  Kararsız kimlik statüsü  Kargaşalı kimlik statüsü

27 Ergenlik (devamı) Akranlarla İlişkiler Akran grubu çoğu ergen için sosyal ve duygusal destek ağı sağlar. Ergenliğin başında arkadaş grupları klikler denilen 3-9 üyelik, aynı cinsiyetten küçük birimler halindedir. Ergenliğin ortalarında aynı cinsten klikler genellikle bozulur ve yerini karışık cinsiyetten gruplar alır. Bu gruplar da çiftlerden oluşan gruplara dönüşür.

28 Ergenlik (devamı) Ana Baba ile İlişkiler İlişkinin en zayıf noktası genellikle ilk ergenlikte ortaya çıkar. Bu sırada ana baba çocuk arasındaki yakınlık azalır ve çatışma artar Çatışmalar çoğunlukla küçük meselelerdendir ve şiddetli değildir.

29 Ergenlik (devamı)  Ergenlik Sorunları Ergenlik bir deneyim sürecidir. Bu deneyimler cinsellikle, alkol ve madde kullanımıyla, saç rengiyle veya çeşitli türden kuralları ihlal etmeyle ilgili olabilir. Kendilik Değeri Amerikalı Üniversiteli Kadınlar Birliği’ne göre kızlar ergenlik döneminde kendilik değerinde önemli bir düşüş yaşamaktadırlar. Erkeklerdeki düşüş kızlara nazaran daha azdır. Kızlar, öğretmenleri tarafından gözardı edildikleri, zihinsel alanda kendilerine erkeklerle eşit şans verilmediği inanışı içindedirler.

30 Ergenlik (devamı) İntihar ergenler arasında ölüm nedeni olarak kaza ve cinayetten sonra üçüncü sırada gelmektedir. Ülkemizde 1991 yılı verilerine göre, yaşları arasındaki genç grubunun intihar oranı yüz binde 33.2’dir. Başarılı intihar erkeklerde daha fazladır ancak kızların intihar girişimleri daha fazla sayıdadır. Prof. Dr. Adnan Kulaksızoğlu’na göre intiharların en belirgin nedenlerinin başında çocukluktaki sevgi yoksunluğu gelmektedir. Ergenlik Sorunları (devamı) • Depresyon ve İntihar

31 Ergenlik (devamı)  Ergenlik Sorunları (devamı) Yeme Bozuklukları Anoreksiya nevroza hastaları, kendilerini aşırı kilolu olarak algılarlar ve genellikle gıda alımlarını katı şekilde sınırlayarak kilo vermeye çalışırlar. Anoreksiya sık sık bulimiya olarak bilinen diğer bir yeme bozukluğu ile karıştırılır. Bulumikler, tekrar tekrar atıştırarak yerler, kendilerini kusturarak yediklerini çıkarırlar, bu kişilerin kendilik imgeleri vücut şekillerinden önemli derecede etkilenmiştir.

32 YETİŞKİNLİK  Sevgi, Eşlik ve Ana Babalık Hemen hemen tüm yetişkinler, diğer bir yetişkinle yaşamlarının bir noktasında uzun süreli bir sevgi ilişkisi kurarlar. Erikson’a göre “kendini eşine adama kapasitesi” olan yakınlığın ön koşulu kimlik sorununun tamamlanmış olmasıdır. Bunun aksini savunan görüşler de mevcuttur. Yetişkinlikteki gelişim, daha çok bireyin kararlarının, koşullarının hatta şansının bir sonucudur. Bu dönemde yaşa bağlı önemli gelişimsel özellikler, büyük ölçüde yer almaz.

33 Yetişkinlik (devamı) Sevgi, Eşlik ve Ana Babalık (devamı)  Birlikteliği Kurma Kimle evlenileceği kararı rastgele değildir. Araştırmalar insanların çoğunun benzer ırktan, dinden, eğitimden ve geçmişten gelenlerle evlenmeyi tercih ettiklerini göstermiştir. Evlilik, tüm yaşam doyumunun birkaç önemli belirleyicisinden biridir; fakat araştırmalar uzun ve mutlu bir yaşam için herhangi türden yakın ilişkinin oluşturulmasının ve sürdürülmesinin önemini göstermektedir.

34 Yetişkinlik (devamı) Sevgi, Eşlik ve Ana Babalık (devamı)  Ana Babalık Evlilik gibi yakın bir ilişkide çocukların doğumu çok önemli bir dönüm noktasıdır. Ana babaların çocuğu için sevme ve çocukları tarafından sevilme eşsiz bir doyum kaynağıdır. Ana babalık aynı zamanda, mesleki çalışma ve evdeki sorumluluklar arasında yaşanan çatışmayı arttırabilir. Çocuklar, zamanı gelip evden ayrıldıklarında ise bazı ebeveynler evlilik doyumlarının tazelendiğini görmektedirler.

35 Yetişkinlik (devamı) Sevgi, Eşlik ve Ana Babalık (devamı)  Bir İlişkiyi Sonlandırma Yakın ilişkiler sıklıkla kopar, ayrılma kararı nadiren karşılıklı olarak alınan bir karardır. Çoğu zaman eşlerden biri gittikçe artan uzun bir mutsuzluk döneminden sonra ilişkiyi sonlandırmak için karar almaktadır. Boşanmanın çocuklar üzerinde de ciddi ve uzun vadeli doğurguları olabilir. Boşanma süreci ve sonrasında yaşananlar bu etkide belirleyicidir.

36 Yetişkinlik (devamı)  İş Yaşamı İş doyumuyla ilgili çalışmalar, çalışanların büyük bir kısmının işlerinden orta veya yüksek düzeyde doyum sağladıkları ve mecbur olmasalar bile işleri yaşamlarına anlam verdiği için işlerine devam ettiklerini göstermiştir. İş, ekonomik bağımsızlık kazandırmakta ve öz saygı sağlamaktadır. Çalışan ana babaların çoğu çocuklarını gündüz bir başkasına emanet etmektedirler. Bebekleri küçük yaşta bakıcıya bırakmak iyi bir fikir midir?

37 Yetişkinlik (devamı)  Bilişsel Değişimler Piaget (1967), yetişkinlik yılları boyunca düşünce biçimlerinde daha ileri değişimler olabileceğine işaret etmiştir. Yetişkinlikte, insanlar her problemin tek bir doğru çözümü olmadığını hatta birkaç doğru çözümü olabileceğini veya aslında hiçbir doğru çözümü olmadığını yavaş yavaş anlamaya başlarlar. Yaşlanmayla birlikte bilişsel becerilerde bir miktar azalmayı aza indirebilmek için bilişsel alıştırmalar yapmak önemlidir.

38 Yetişkinlik (devamı)  Kişilik Değişmeleri Uyum sağlamaya yarayan davranışlardaki düzenli değişmeler ve ahlaki gelişim yetişkinlikte de devam eder. Bazen orta yaşta, hedeflerin çoğuna veya tamamına ulaştığını düşünen insanlar, kişisel yaşamlarından ve mesleklerinden artık doyum sağlamadıklarını keşfederek kendilerini sıkkın, yorgun ve kapana kısılmış hissederler. Yaşamın bir alanındaki başarı, bireyin kendini tamamlanmamış hissetmesine yol açtığı ve bireyi meslekte veya yaşam biçiminde kararlı bir değişime hazır hale getirdiği zaman bu dönem orta yaş krizi olarak adlandırılmaktadır.

39 İLERİ YETİŞKİNLİK Fiziksel Değişmeler Orta yetişkinlik yıllarından başlamak ve ileri yetişkinlik yıllarında da devam etmek üzere fiziksel görünüş ve her bir organın işlevi değişir. Araştırmalara göre,yararlı oldukları duygusunu sürekli yaşayan insanlar eski bağlarını sürdürürler, yeni fikirler oluştururlar, yeni etkinliklere girerler. İleri yetişkinlik yılları yaşlılıkla başetmeyi ve onunla yaşamayı öğrenmiş olan insanlar için yaşamın başarılı bir devresidir.

40 İleri Yetişkinlik (devamı)  Sosyal Gelişim Düşünülenin aksine, 65 yaşın üzerindeki pek çok kadın ve erkek bağımsız olarak yaşar ve doyum verici bir yaşam sürdürürler. İleri yetişkinlik yıllarında da derece derece sosyal değişimler yer almaktadır. İlk dönem, yaşam alanının küçülmesi, ikinci dönem artan bireyselliktir, üçüncü ve son dönem ilk iki dönemdeki değişimlerin kabulünü içerir.

41 İleri Yetişkinlik (devamı)  Emeklilik Toplum, emeklilerin ne yapacağı konusunda açık bir fikre sahip olmadığı için insanların emekliliğe karşı tepkileri büyük ölçüde değişmektedir. Kuşkusuz, emeklilikteki yaşam kalitesi ve doğası kişinin ekonomik durumuna bağlıdır.  Cinsel Davranış Yaşlılar arasındaki ortak yanlış kanılardan biri cinsel yaşamlarının sona erdiği düşüncesidir.

42 İleri Yetişkinlik (devamı)  Bilişsel Değişmeler Sağlıklı yetişkinler yaşlılıkta da yüksek düzeyde zihinsel işlev göstermektedirler. Yaşlanan zihin biraz daha yavaş çalışır ve bellek işlevlerinde bilgiyi depolama ve geri getirme biraz daha zordur. Ancak bu değişimler, bağımsız ve etkin bir yaşamdan zevk almayı bozacak kadar ciddi değildir. İleri yetişkinlik yıllarında iyi işlev gösteremeyen pek çok yetişkin vardır. Bu duruma sebep olan en sık rastlanan hastalık Alzheimer hastalığıdır.

43 İleri Yetişkinlik (devamı)  Yaşamın Sonunu Karşılama İleri yetişkinlik yıllarındaki insanlar ölüm korkusunu nadiren yaşarlar. Yaşlının ölümle ilgili bazı korkuları, yalnız başına ölmek, ölümle sonuçlanabilecek bir hastalık sürecinde yaşayabileceği acıdan, başkalarının onur kırıcı davranışlarından ve bu süreç içinde insani muamele görememekten korkarlar. Ölümün Aşamaları Reddetme Öfke Pazarlık Depresyon Kabul


"PSİKOLOJİYE GİRİŞ PSİKOLOJİYE GİRİŞ YAŞAM BOYU GELİŞİM Öğr.Gör. Meral BOZDEMİR Aralık, 2013." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları