Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

BOYAMA İŞLEMLERİNDEN SONRA KULLANILAN TEKSTİL KİMYASALLARININ VE DİĞER TERBİYE İŞLEMLERİNİN HASLIK ÖZELLİKLERİ ÜZERİNE ETKİLERİ Prof. Dr. Abbas YURDAKUL.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "BOYAMA İŞLEMLERİNDEN SONRA KULLANILAN TEKSTİL KİMYASALLARININ VE DİĞER TERBİYE İŞLEMLERİNİN HASLIK ÖZELLİKLERİ ÜZERİNE ETKİLERİ Prof. Dr. Abbas YURDAKUL."— Sunum transkripti:

1 BOYAMA İŞLEMLERİNDEN SONRA KULLANILAN TEKSTİL KİMYASALLARININ VE DİĞER TERBİYE İŞLEMLERİNİN HASLIK ÖZELLİKLERİ ÜZERİNE ETKİLERİ Prof. Dr. Abbas YURDAKUL Doç. Dr. Tülin ÖKTEM Yrd. Doç. Dr. Perrin KUMBASAR Ar. Gör. Aslı KORKMAZ Ar. Gör. Rıza ATAV Tek. Müh. Arzu ARABACI

2  Değişen ve gelişen dünyamızda insanların beklentileri, diğer bütün alanlarda olduğu gibi tekstil sektöründe de artmaktadır.  Tekstil terbiye üretiminde ekolojik, ekonomik ve haslık kriterleri bu beklentilerin başında gelmektedir.  Özellikle tüketici açısından yıkama, sürtme, ışık, ışık-ter haslığı vb. gibi kullanım haslıklarının yüksek olması istenmektedir.  Boyama sonrası kullanılan tekstil kimyasallarının ve bitim işlemlerinin haslık değerleri üzerindeki etkisi önem kazanmaktadır.

3 YUMUŞATICILAR

4  Ön terbiye işlemleri sonucu, elyafın yapısında bulunan mum, yağ vb. maddelerin uzaklaştırılması nedeniyle kaybedilen doğal yumuşak tutumun tekrar kazandırılması işlemine "yumuşatma” denilmektedir.  Pratik olarak hiçbir tekstil mamulü yumuşatıcı madde ile işlem görmeden üretilmemektedir.

5 YUMUŞATICI MADDELERİN ETKİLERİ  Tekstil mamulünün kullanım özelliklerini arttırmak,  Tekstil mamulüne yumuşak, akıcı, kaygan, hacimli yapı kazandırmak,  Kumaşın hidrofillik, elastikiyet, dikilebilirlik, antistatiklik, sürtme dayanımı vb. teknolojik özelliklerini geliştirmek,  Sentetik liflere doğal bir tutum ve giyim konforu kazandırmak,  Proses yardımcısı olarak görev yapmak, şeklinde özetlenebilmektedir.

6 Yumuşatıcı maddelerin yapıları

7 Yumuşatıcıların Sınıflandırılması  Katyonik yumuşatıcılar  Anyonik yumuşatıcılar  Noniyonik yumuşatıcılar  Silikonlu yumuşatıcılar  Özel yumuşatıcılar

8 Katyonik Yumuşatıcılar  Katyonik yumuşatıcılar, iyi yumuşatıcı etkisine sahip olmaları nedeniyle evlerde ve endüstride büyük kullanım alanı bulmaktadır.  Primer amin tuzları  Tersiyer amin tuzları  Qurterner amonyum tuzları  Amino amid tuzları  İmidazolin tuzları  Aminoester tuzları (Ester Quartlar)

9 Anyonik Yumuşatıcılar  Genel olarak yağ asidi kondenzasyon bileşiklerinin sülfatlanması veya fosfatlanması ile elde edilmektedir.  Alkil aril sülfonatlar  Alkil sülfatlar  Sülfatlanmış veya sülfonlanmış amidler  Alkil eter sülfatlar

10 Non-İyonik Yumuşatıcılar  Non-iyonik yumuşatıcılar etkili substantifliğe sahip değildir.  Genellikle emdirme yöntemine göre aktarılmakla beraber, özellikle beyaz mamullerde çektirme yöntemine göre kullanılmaktadır.  Non-iyonikler genellikle polietilen ve parafin mumu esaslıdır.

11 Silikonlar  Silikonlar tekstil mamullerine sadece yumuşaklık, parlaklık ve kayganlık değil, ayrıca elastikiyet, dikiş kolaylığı ve dolgunluk da kazandırmaktadır.  Silikonların bu özellikleri genellikle kalıcı olmaktadır.

12 Fonksiyonel Grup İçermeyen Polidimetilsiloksan Bileşiklerinin Elde Edilişi

13 Aminofonksiyonel organopolisiloksanlar (1R=C 3 H 6 NH 2, 2 R= C 3 H 6 NHC 2 H 4 NH 2 ) X = - CH 3, - OH, - OCH 3, - OC 2 H 5 olabilmektedir.

14 Diamino modifiye Polidimetilsiloksanın selüloz liflerine yerleşimi

15 O O

16 Silikon Yumuşatıcıların Genel Özellikleri  Yumuşatıcı seçimine bağlı olarak pilling oluşumunu azaltırlar. (Örneğin çapraz bağ yapan reaktif amino silikonlar pilling eğilimini önemli ölçüde azaltırlar.)  Kuru ve yaş buruşmazlığı iyileştirdikleri için yıkama ve giyim performansını arttırırlar.  Silikonla işlem görmüş kumaşlar optik etki nedeniyle daha koyu görünür.

17  Kumaşa daha düzgün yüzey kazandırdıkları ve kısmen de daha koyu görünmelerine neden oldukları için parlaklığı arttırırlar.  Silikon yumuşatıcılarda,  amin içeriği,  zincir uzunluğu veya  viskozitenin artmasıyla, daha hidrofob ancak daha iyi yumuşaklığa sahip kumaşlar elde edilmektedir.  Amin grubu sayısının yetersiz veya aşırı olması durumunda ise istenen tutum sağlanamamaktadır.  Bu nedenle optimum amin içeriği önemlidir.

18 Zayıf polimer-lif etkileşimiDüşük amin içeriği Optimum amin içeriği Aşırı amin içeriği Yumuşatıcının amin içeriğine bağlı olarak selüloz ile etkileşimi Selüloz

19  Tekstil sanayinde bugün için makroemülsiyon, mikroemülsiyon ve hidrofil silikon yumuşatıcılar yaygın şekilde kullanılmaktadır.  Mikroemülsiyonlar düşük molekül büyüklükleri sayesinde lif içerisine kadar nüfuz edebilmekte ve son derece düzgün bir madde dağılımı ortaya çıkmaktadır.  Makroemülsiyon halindeki silikon yumuşatıcılar, parçacıkların büyük olması nedeniyle lifin üst yüzeyinde kalmakta ve belli bir üst yüzey yumuşaklığı sağlamaktadır.

20 Silikon makro- ve mikro- emülsiyonları Silikon makroemülsiyonu Parçacık büyüklüğü >120nm Silikon mikroemülsiyonu Parçacık büyüklüğü < 50nm

21 Hidrofil Silikon Yumuşatıcılar  Hidrofil silikonlar, suda çözünebilmekte veya suda disperse olabilmektedir.  Diğer silikonlar kadar pH’a hassas değildir,  Kesme kuvvetlerine karşı dayanıklıdır.

22 Hidrofil Silikonların Avantajları

23 Özel Yumuşatıcılar  Amfoter Yumuşatıcılar (Kullanım alanları hijyen ve havlu mamullerdir.)  Pseudo Katyonik Yumuşatıcılar (Beyaz kumaşlar için tercih edilmektedir.)  Çok Fonksiyonlu Yumuşatıcılar

24 Yumuşatıcılarda pH’ın Tutum Üzerine Etkisi  Yumuşatıcı alımının ve dolayısıyla kumaş tutumunun en iyi olduğu pH, amin gruplarının iyonizasyonunun maksimum olduğu 5-5,5’dur.  Bu pH’ın altına düşüldüğünde verim azalmaktadır.  pH 8 civarında ortam bazik olduğu için amid formundaki yumuşatıcı asetik asit ve amin verecek şekilde hidrolize olmaktadır.  Bu nedenle en düşük verim bazik ortamda elde edilmekte ve özellikle silikon esaslı yumuşatıcılarda bazik ortamda emülsiyon kırılmaları ortaya çıkacağından kumaş üzerinde lekeler oluşmaktadır.

25 Yumuşatıcı Molekülünün Selüloza Afinitesi

26 Yumuşaklığa pH’ın Etkisi Tutum

27 FİKSATÖRLER

28 Katyonik Ard İşlemler  Yüksek yıkama haslığı,  Üretim ve yaş bekletme sırasında beyazlığın korunması,  Yıkama pasajlarının azalması nedeniyle su ve enerji tasarrufu,  Yıkama ünitelerinde kapasite artışı sağlamaktadır. Ancak  Kullanılan boyarmaddenin kimyasal yapısına bağlı olarak renk değişmelerine neden olabilmektedir.

29  Eskiden kullanılan katyonaktif ard işlem maddeleri genellikle formaldehit kondenzasyon ürünü olan disiyan tipi fiksatörlerdir.  Ucuzdur, ter ve klor haslığı orta düzeyde, ışık haslığı ise düşüktür.  Yüksek renk değişimi (Yetersiz parlaklık)  Formalin kalıntısı bırakmaktadır. Katyonaktif Ard İşlem Maddeleri

30 Piyasada Bulunan Ard İşlem Maddeleri  Poliiyonlar  Poliheteroçiklikler  Polialkilenpoliaminler olarak üçe ayrılmıştır.

31 Fiksatör Tiplerinin Tekrarlayan Birim Üniteleri

32  Poliiyonlar lineer kuarterner poliaminler olup (+) yükü molekül ekseninde taşımaktadır.  Yükler arasındaki alkil grubunun uzunluğuna ve azot atomuna bağlı alkil grubunun cinsine göre fiksatörlerin etkinliği değişmektedir.  Polihetoroçiklik yapıdakilerde ise (+) yükler molekül zincirinin yanında bulunmaktadır  Bu yükler tekrarlayan yapı elementlerinin molekül ekseni boyunca döndürülmesiyle birbirinden mümkün olduğunca ayrılmaktadır.  Polialkilenaminler, bir yandan alkilamin grupları diğer yandan hetoroçiklik ve diğer yapı elementleri de içermektedir.

33 Fiksatörlerin Bağlanma Mekanizmaları  Boyama işlemleri sonrasında fiksatör uygulamalarında esas prensip yaş haslıkları iyileştirmektir.  Sonuç olarak fiksaj maddeleri boyarmadde moleküllerinin suda çözünürlük sağlayan gruplarını bloke etmektedir.  Ancak bu olumlu özelliklerinin yanında renk tonunda değişiklik, ışık haslığında düşüş ve kumaş tutumunda sertleşme gibi sakıncaları da beraberinde getirmektedir.


"BOYAMA İŞLEMLERİNDEN SONRA KULLANILAN TEKSTİL KİMYASALLARININ VE DİĞER TERBİYE İŞLEMLERİNİN HASLIK ÖZELLİKLERİ ÜZERİNE ETKİLERİ Prof. Dr. Abbas YURDAKUL." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları