Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

ON BEŞİNCİ BÖLÜM: Esmâ-i Hüsnâ ve insan Kur’ân’ın ve kâinatın dilinden.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "ON BEŞİNCİ BÖLÜM: Esmâ-i Hüsnâ ve insan Kur’ân’ın ve kâinatın dilinden."— Sunum transkripti:

1 ON BEŞİNCİ BÖLÜM: Esmâ-i Hüsnâ ve insan Kur’ân’ın ve kâinatın dilinden

2  Esmâ-i Hüsnâ tecelliyatının odak noktası:  İNSAN

3  İnsanın Esmâ-i Hüsnâ ile alâkası:  1. Okuma.  2. Yansıtma.  3. Davranışlar.

4  İnsan,  bütün Esmâyı  her yerde ve herşeyde  görüp tanıyabilir.

5  Yerin ve göklerin bütün güzelliklerini seyreder.

6  İlâhî rahmetin yeryüzüne serdiği bütün nimetleri tadar.

7  Kâinattan gelen bütün sesleri işitir.

8  Her yerde ve her şeyde hükmeden hikmet eserlerini görür, anlar.

9  Her yerde ve her şeyde Allah’ın rahmet eserlerini görür, tanır.

10  Göklerin ve yerin güzelliklerinde, kendisini kullarına sevdiren bir Rabbin muhabbet eserlerini görür, tanır.

11  Her yerde ve her şeyde,  (1) her hak sahibine hakkını vermek,  (2) azgınları cezalandırmak şeklinde  adalet eserlerini görür, tanır.

12  Milyonlarca tür canlının önüne serilmiş ziyafet sofralarında sonsuz kerem eserlerini görür.

13  Çeşitli dertlere ve hastalıklara müptelâ olan sayısız canlı bireylerinin şifa bulmasında, bir Şifa Vericinin eserini görür.

14  Her varlığın yaratılış amacına doğru mükemmel bir surette sevk edilmesine bakar, bütün bunlarda bir Rububiyetin eserlerini görür.

15  İnsanlık âlemine peygamberler ve kitaplar vasıtasıyla doğru yolun gösterilmesine ve milyarlarca insanın iman nimetine erişmesine bakar, bir Hidayet Edicinin eserlerini görür.

16  Duyu ve yeteneklerin her biri bir penceredir.  İnsan, her birinden ayrı ayrı Esmânın tecellîlerini seyreder.

17  Kâinat: kilit  İnsan: anahtar  Kâinat: kitap  İnsan: okuyucu  Kâinat: mâbed  İnsan: âbid

18  Varlık âlemindeki herşey gibi, insan da kendi üzerinde Esmâ-i Hüsnânın eserlerini sergiler.

19  Bedeninde ve yüzünde, kâinat estetiği özetlenmiştir.

20  Bütün mahlûkatını konuşturan, insanı da bütün bu konuşmaları anlayacak ve tercüme edecek şekilde konuşturur.

21  Bütün mahlûkatını rızıklandıran, insanı da yerden ve gökten, maddî ve manevî sayısız nimetleriyle rızıklandırır.

22  İnsan, ya müsbet şekilde, ya da zıddıyla Esmâ-i Hüsnânın eserini üzerinde yansıtır.

23  Rızka muhtaç oluşuyla bir Rızık Vericiyi,  Cehli ile Alîm ve Hakîm bir Rabbi,  Her türlü tehlikeden korunmasıyla bir Hafîz ve Rahîm’i,  Duâsıyla bir Mücîb’i gösterir.

24  İnsan düşünür, konuşur, işitir, anlar. Bu sınırlı kabiliyetleriyle Rabbinin sıfatlarına işaret eder.

25  Kâinatta gördüğü eserleri inceler, onların kendi çapında benzerlerini yapar.

26  Kendi yaptıkları ile, bir yandan kendisi Rabbinin isim ve sıfatlarını anlar, bir yandan da bunları âleme ilân eder.

27  İnsanı insan yapan özellik:  Davranışlarında Esmâ-i Hüsnânın gereğine uygun hareket etmek:  Güzelleşmek.

28  İnsan, rahmetle kuşatılmış şekilde yaratılır ve yaşatılır.  Bunun gereği:  Rahmet eserlerini kendi davranışlarında da göstermek.

29  Rabbinin ikramları her taraftan kendisini kuşatmıştır.  Bunun gereği:  İkram eden bir kul olmak.

30  Allah sana nasıl ihsanda bulunduysa, sen de öylece insanlara iyilik yap.  KASAS, 28:77

31  İnsan, göklerde ve yerde sergilenen sonsuz hikmet eserlerini görür, inceler, dersler çıkarır.  Bunun gereği:  Hayatını anlamsız ve boş şeylerden arındırmak.

32  “Onlar boş şeylerden yüz çevirirler.”  MÜ’MİNÛN, 23:3

33  İnsan, kâinatta İlâhî adalet tecellîlerini görür, Kur’ân’dan Allah’ın mutlak adalet sahibi olduğunu öğrenir.  Bunun gereği:  Âdil olmak, adaletli davranmak.

34  Kıyamet gününde Biz adalet terazilerini kurarız. Hiç kimseye en küçük bir haksızlık edilmez. Hardal tanesi kadar birşey bile olsa, onu ortaya koyarız. Hesap görücü olarak Biz kâfiyiz.  ENBİYÂ, 21:47

35  Allah asla kullarına haksızlık etmez.  ÂL-İ İMRÂN, 3:182  Allah hiç kimseye zerre kadar olsun haksızlık etmez. İyiliği ise kat kat arttırır; kendi katından da pek büyük bir ödül verir.  NİSÂ, 4:40

36  Allah size emanetleri ehline vermenizi, insanlar arasında hüküm verdiğinizde de adaletle hükmetmenizi emrediyor. Gerçekten de Allah size ne güzel öğütler veriyor! Şüphesiz ki Allah herşeyi işitir, herşeyi görür.  NİSÂ, 4:58

37  Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan ve adaletle şahitlik eden kimseler olun. Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletsizliğe sevk etmesin. Âdil olun; bu takvâya daha yakındır. Allah’tan sakının. Çünkü Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.  MÂİDE, 5:8

38  Ölçüyü ve tartıyı adaletle yerine getirin.  EN’ÂM, 6:152

39  İnsan, Rabbini Halîm ismiyle tanır. Rabbi ona hilmiyle muamele eder.  Bunun gereği:  Allah’ın kullarına karşı hilimle muamele etmek.

40  Bilin ki Allah çok bağışlayıcı ve halîmdir.  BAKARA, 2:235  Rabbin çok bağışlayıcı bir rahmet sahibidir. Eğer O kazandıkları günahlar yüzünden insanları cezalandırsaydı, azaplarını hemen gönderiverirdi.  KEHF, 18:58

41  Allah’tan bir rahmet sayesindedir ki, sen onlara yumuşak davrandın. Eğer sen kaba ve katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp gitmişlerdi. Onları affet, onların bağışlanmaları için dua et ve işlerinde onlarla istişare et.  ÂL-İ İMRÂN, 3:159

42  Allah kullarına rıfk ile muamele eder. Onlara her işte rıfk gösterilmesinde n hoşnut olur.  BUHARÎ, Edeb: 35; MÜSLİM, Birr: 48

43  İnsan Rabbinin affına muhtaç olduğunu bilir. Ona yönelir, Ondan bağışlanma ister.  Onun dergâhına bir ümitle yönelir. Çünkü Onu Afüvv, Gafûr, Gaffâr isimleriyle tanır.

44  O takvâ sahipleri, çirkin bir iş yaptıkları, yahut bir günahla nefislerine zulmettikleri zaman Allah’ı hatırlarlar ve günahlarının bağışlanmasını isterler. Zaten Allah’tan başka günahları bağışlayacak kim var? Onlar, işledikleri günahta bile bile ısrar etmezler.  ÂL-İ İMRÂN, 3:135

45  O takvâ sahipleri ki, bollukta da, darlıkta da Allah için harcarlar, öfkelerini yutarlar, insanların kusurlarını bağışlarlar. Allah ise iyilik yapanları sever.  ÂL-İ İMRÂN, 3:134

46  İstiğfar eden kimse, günahında ısrar etmiş olmaz— günde yetmiş kere günahına dönse de.  EBÛ DÂVUD, Vitr: 26; TİRMİZÎ, Daavât: 106

47  “Hizmetçimi kaç defa affedeyim?” sorusuna Resulullahın (s.a.v.) verdiği cevap:  “Günde yetmiş defa.”  EBÛ DÂVUD, Edeb: 123; TİRMİZÎ, Birr: 31

48  Sizden fazilet ve servet sahibi olanlar, akrabaya, yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere birşey vermemek için yemin etmesinler; hoşgörsünler ve bağışlasınlar. Allah’ın da sizi bağışlamasından hoşlanmaz mısınız? Allah ise çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.  NUR, 24:22

49  İnsan:  bütün Esmâyı tanır, güzelliklerini keşfeder.  bütün Esmânın güzelliklerini de üzerinde yansıtır.

50  Esmânın güzellikleri için odak noktası:  İNSAN  İnsanda tecellî eden güzelliklerin odak noktası:  Hz. MUHAMMED (s.a.v.)

51  Allah’a ve âhiret gününe kavuşmayı uman ve Allah’ı çok anan kimseler için, Allah’ın Elçisinde size güzel bir örnek vardır.  AHZÂB, 33:21

52   utesav.org.tr  facebook.com/yazarumitsimsek


"ON BEŞİNCİ BÖLÜM: Esmâ-i Hüsnâ ve insan Kur’ân’ın ve kâinatın dilinden." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları