Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

ÇALIŞMA SERMAYESİ YÖNETİMİ HİLAL KARATAŞ 130611110.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "ÇALIŞMA SERMAYESİ YÖNETİMİ HİLAL KARATAŞ 130611110."— Sunum transkripti:

1 ÇALIŞMA SERMAYESİ YÖNETİMİ HİLAL KARATAŞ

2 GİRİŞ • İşletmelerin varlıklara ve alacaklara bağlayacağı fonların miktarı işletmenin özelliğine göre değişir. İşletmenin varlıklara bağlayacağı fonlar; taşınmaz varlıklar olarak arsa ve binalar; taşınır varlıklar olarak makine, donatım, stoklar, alacaklar, nakit, maddi olmayan varlıklar, peşin ödenmiş giderler olarak haklar, şerefiye biçiminde olabilir. Bu varlıkların türü ve miktarı, işletmenin ürettiği mallara, teknik gereklerine ve yöneticilerin değer yargılarına göre değişir. Varlığın biçimi ne olursa olsun, bir varlığın herhangi bir iş için ayrılmasının temel amacı işletmenin piyasa değerinin artırılmasıdır. • Finansal Yönetimin amacı her ne kadar işletmenin piyasa değerinin artırılması olsa da, bu amaca ulaşmada fonların kullanımı açısından büyük farklar vardır. İşletmenin bilançosunun aktifinde yer alan varlıklar, dönen ve duran varlıklar olarak ikiye ayrılır. Bu ayrımın temeli, varlığa bağlanan finansal kaynağın bağlanma süresidir.

3 • İşletmenin finansal yönetiminin ana işlevlerinden birisinin fonları alternatif yatırım yerleri arasında en etkin biçimde kullanmak olduğunu biliyoruz. Bu nedenle, dönen ve duran varlıklara ayrılacak fonların miktarının belirlenmesi fonların etkin biçimde kullanılması işlevi içinde düşünülmelidir. İşletmenin dönen varlıklar için ayıracağı fonlar çalışma sermayesinin kapsamını ortaya çıkarır. Çalışma sermayesi tutarının iyi belirlenmesi ve yönetilmesi, işletmenin önce verimliliğinin sonra da karlılığının artmasında önemli rol oynar.

4 ÇALIŞMA SERMAYESİNİN ANLAMI • Finansal yönetimde çalışma sermayesi deyimi, işletmenin normal çalışma dönemi içinde paraya çevrilebilecek ve hiç olmazsa bir kısmı yenilenecek varlıkları tanımlamak için kullanılır. Başka bir değişle, işletmenin bilançosundaki döner varlıklar içerisinde yer alan kalemler çalışma sermayesini oluşturur. Bu tanıma göre çalışma sermayesi kalemleri şunlardır :

5 • Nakit, • Menkul Kıymetler (Hisse Senetleri, Tahviller vb.), • Alacaklar, • Stoklar, • Peşin Ödenmiş Giderler. Yukarıda verilen çalışma sermayesi tanımı, muhasebenin çalışma sermayesi tanımından farklıdır. Muhasebede çalışma sermayesi, dönen varlıklarla kısa vadeli borçlar arasındaki fark olarak tanımlanır. Muhasebecilere göre çalışma sermayesi dönen varlıklardan kısa vadeli borçlar çıktıktan sonra kalanı esas alan likidite ölçüsüdür. Döner varlıklardan kısa vadeli borçların çıkarılması ile bulunan değer işletmenin net çalışma sermayesini ifade eder. Çalışma sermayesindeki artışlar bir işletmenin vadesi gelmiş borçlarını ödeme yeteneğinin arttığını gösterir.

6 • İşletme kısa vadeli borçlanarak, stoklarını finanse etmek isterse; muhasebe açısından çalışma sermayesi düzeyi aynı kalırken, finans açısından çalışma sermayesi düzeyi artacaktır. • Dönen varlık anlamında çalışma sermayesi, nakitten stoklara ve alacaklara, buradan tekrar nakite dönüş sürecini ve süresini gösterir. Akışın bilinen biçimde finansal kaynaklar önce nakit biçimindedir. Bu nakit, olduğu gibi ya da işlendikten sonra satılacak mal haline dönüşür. Stoklar satıldığında finansal kaynaklar alacaklar haline dönüşür ve bu alacaklar da tahsil edildiğinde tekrar nakit haline dönüşür. Bu akış, işletmenin cari çalışma dönemi olarak bilinen süre içinde fonların akışıdır. • İşletmelerin geçici sürede fazla nakdini değerlendirmek amacıyla satın alıp ellerinde tuttukları menkul kıymetler çalışma sermayesi kalemlerinden birini oluşturmaktadır. Ancak işletmelerin kendi hisse senetlerini çalışma sermayesi olarak tutmalarının sakıncaları bulunmaktadır. Türk Ticaret Kanunun 392. maddesine göre, işletmeler her ne şekilde olursa olsun, kendi hisse senetlerini ellerinde tutamayacakları gibi rehin olarak da kabul edemezler.

7 ÇALIŞMA SERMAYESİ İHTİYACINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER • Çalışma sermayesi ihtiyacını etkileyen faktörleri; işletme ile ilgili faktörler ve işletme dışı faktörler olarak iki başlıkta ele almak mümkündür. 1.Çalışma Sermayesi İhtiyacını Etkileyen İşletme İle İlgili Faktörler 1.Çalışma Sermayesi İhtiyacını Etkileyen İşletme İle İlgili Faktörler • Bir işletmede çalışma sermayesi ihtiyacı, işletmenin içinde bulunduğu koşullara, faaliyette bulunulan sektöre, işletmenin özelliklerine ve kapasitesine göre farklılık göstermektedir. İşletmelerin kendi özellikleriyle ilgili faktörleri, aşağıdaki başlıklarda ele alabiliriz.

8 1.1 İşletmenin Çalışma Konusu ve Büyüklüğü • İşletmenin türü, çalışma sermayesi ihtiyacını etkileyen önemli bir faktördür. İşletmenin imalat, hizmet veya ticaret işletmesi olması durumunda çalışma sermayesinin büyüklüğü farklı olacaktır. • İmalat işletmelerinde fonların büyük bir bölümü üretim araçlarına başka bir ifadeyle maddi duran varlıklara tahsis edilirken, perakende ve toptan ticaret yapan işletmelerde dönen varlıklara daha fazla fon ayrılmaktadır. Ticaret işletmelerinde çalışma sermayesinin toplam varlıklar içindeki oranı daha çok, imalat işletmelerinde ise daha azdır. Kamuya yönelik genel hizmetler üreten telefon, elektrik, doğalgaz, ulaşım ve turizm işletmelerinde ise çalışma sermayesi toplam varlıklar içerisinde daha az yer tutmaktadır.

9 1.2 Devir Hızları Faaliyet süreci içerisinde, işletme sermayesinin unsurları, sürekli dönüşüm halindedir. Üretime başlandığında işletme sermayesi; para hammadde ve malzeme olarak işletmeye girmiştir. Daha sonra faaliyet sürecinde hammadde ürüne, ürün tamamlanmış mal stoklarına dönüşmekte, ürün satıldıkça alacaklara ve tekrar nakde çevrilerek devrini sürdürmektedir. Stokların ve alacakların devir hızları, çalışma sermayesi ihtiyacının belirleyicisi olmaktadır. İşletmenin stokları ne kadar kısa sürede tükenip, yerine yenileri konursa çalışma sermayesi ihtiyacı da o kadar az olur. Yani stok devri hızı arttıkça çalışma sermayesi miktarı azalır. Stokların paraya çevrilme hızı yüksek olduğunda çalışma sermayesi içinde stok kalemine ayrılan fonlar azalacaktır.

10 1.3 Satın Alma ve Satış Koşulları • Üretim için gerekli olan girdileri peşin alan, başka bir deyişle nakit ile sağlayan işletmeler, girdilerini kredili olarak satın alanlara oranla daha fazla çalışma sermayesi bulundurmak zorundadır. Kredili olarak satın alınan girdiler, nakit ihtiyacını azaltacak, borç; girdilerden üretilen ürünlerden elde edilen hasılattan ödeneceği için çalışma sermayesi ihtiyacı azalacaktır. Öte yandan ürettikleri malları peşin olarak satan işletmeler, kredili satış yapanlara oranla daha az çalışma sermayesine ihtiyaç duyarlar.

11 1.4 Stok Politikaları • Bol ve çok çeşitli stok bulunduran bir işletmenin çalışma sermayesi ihtiyacı, kıtı kıtına stok bulunduran işletmeye nazaran daha fazla olacaktır. Ancak herhangi bir stok yetersizliğinde üretimin aksama riski bulunduğundan optimum stok bulundurma daha rasyonel olacaktır. Yetersiz stok bulunduran işletmeler üretimlerini zamanında yapamayacakları gibi satışları da zamanında karşılamayacaklardır. Bir işletmede üretimin, satışların istenilen düzeylere ulaşamaması, işletme karlılığını olumsuz yönde etkileyecektir. Çalışma kaldıracı derecesi yüksek olan işletmelerin bu olumsuzluklardan etkilenme derecesi daha da fazla olacaktır.

12 1.5 Üretim Süreci • Üretim süresinin uzunluğu, hammadde stoklarına bağlanan paranın geri dönüşünü uzatacağından çalışma sermayesi ihtiyacını arttıracaktır. Üretimde geçen süre kısaldığı ölçüde, stok devir hızı artacağından çalışma sermayesi ihtiyacı azalacaktır. Örneğin bir un fabrikasında veya ekmek üretim tesisinde üretimin tamamlanma süresi, gemi inşası alanında faaliyet gösteren bir işletmede üretimin tamamlanma süresinden farklıdır. Gemi üretimi süresi birkaç yılı kapsayacağından, stok devir hızı azalacak ve çalışma sermayesine duyulan ihtiyaç artacaktır.

13 1.6 Üretim Miktarı ve Üretim Maliyeti • Sabit sermaye yatırımları işletme için bir kapasite yaratırken bu kapasitenin kullanılması çalışma sermayesini gerektirir. Üretim kapasitesi ve birim üretim maliyeti yüksek olan işletmeler daha fazla hammaddeye, işçiliğe ve genel imalat giderlerine para yatıracaklardır. Büyük ölçekte üretim yapan işletmelerde satış hacmi de geniş olacağından, kredili satışlar artacak ve fonların bir miktarı alacağa dönüşecektir. Bu da çalışma sermayesine bağlanan fonların artmasına neden olacaktır.

14 1.7 Satış Gelirlerinin Dalgalanma Derecesi • Genel ekonomik durum başta olmak üzere, üretimin mevsimlik olması, satışların belirli dönemlerde yoğunlaşması satış gelirlerinde dalgalanma yaratacaktır. Bu dalgalanmalar, istikrarsızlığa ve belirsizliğe neden olacağından, çalışma sermayesi ihtiyacını arttıracaktır. Satış gelirlerinin dalgalanma derecesi yüksek olan işletmeler, daha fazla çalışma sermayesine ihtiyaç duyacaklardır.

15 1.8 Satıcı Kredilerinden Yararlanma Derecesi • Sipariş üzerine çalışan işletmeler, taleple ilgili sorunları bulunmadığından ve üretim öncesi sipariş avansı alabilme olanaklarının varlığı nedeniyle, çalışma sermayesi ihtiyacı diğer işletmelere göre daha az olmakta ve daha az dalgalanma göstermektedir. • Kredili satışlar yoluyla müşterilerini finanse eden, fakat daha az satıcı kredilerinden yararlanan işletmelerin çalışma sermayesi ihtiyacı artacaktır. Öte yandan uzun vadeli satıcı kredilerinden yararlanan ve kredili satışları kısa vadeli olan işletmeler, satıcı kredilerinin vadesi gelmeden önce satış gelirlerine kavuşacaklarıdır. Böylece, satıcı kredilerinden yararlanmak, çalışma sermayesi için bir kaynak yaratacaktır ve çalışma sermayesi ihtiyacı azalacaktır.

16 1.9 Diğer İşletme İçi Faktörler • Yukarıda sayılan faktörlerin yanında çalışma sermayesi miktarını etkileyen işletme içi birçok faktör bulunmaktadır. Diğer faktörler adını verdiğimiz bu faktörler, işletme yöneticilerinin risk karşısındaki tutumları ve finans yöneticilerinin tecrübeleri, amortisman oranları ve yöntemleri, büyüme politikaları, kar dağıtım politikaları, varlıkların likidite durumudur. Her bir faktör, çalışma sermayesine duyulan ihtiyacı, duruma göre arttırır veya azaltır. Örneğin işletme yöneticisi riskten kaçınmayı tercih ediyorsa, işletmesinin likidite derecesini yüksek tutmak isteyecektir. Bu durum daha fazla miktarda çalışma sermayesini gerektirecektir. Deneyimli finans yöneticileri, ellerindeki çalıma sermayesini etkin kullanarak, yeni çalışma sermayesine daha az ihtiyaç duyacaklardır.

17 2. Çalışma Sermayesi İhtiyacını Etkileyen İşletme Dışı Faktörler • İşletmelerin kontrol edemedikleri fakat etkilendikleri çevre şartları çalışma sermayesi ihtiyacını etkilemektedir. Doğal afetler gibi olağanüstü durumlar dışında, çalışma sermayesi miktarını etkileyen bu faktörleri aşağıdaki başlıklarda kümelendirmek mümkündür.

18 2.1 Finans Kurumlarının Gelişmişlik Düzeyi • İşletmeler, finans kurumlarıyla fon arz eden ve fon talep eden taraflar olarak karşılıklı ilişki içerisindedir. Gerek para piyasalarının, gerekse sermaye piyasalarının gelişmiş olduğu bir ekonomik ortamda faaliyette bulunan işletmelerin çalışma sermayesi ihtiyacı, bu piyasaların gelişmemiş olduğu ekonomik ortama göre daha az olacaktır. İhtiyaç duydukları anda her iki piyasadan da fon sağlama olanağına sahip işletmeler ihtiyat saikiyle nakit bulundurma gibi bir zorluluk duymazlar. Faaliyetlerindeki dalgalanma ve belirsizlik için de önceden hazırlık amacıyla fon tutmaya gerek duymazlar. Bu nedenle daha az çalışma sermayesi ile faaliyetlerini gerçekleştirme olanağına kavuşurlar.

19 2.2 Teknolojik Gelişmeler • Teknolojik değişmelerin ortaya çıkardığı yeni üretim araçları, verimliliği arttırıcı, daha ucuz hammadde ve malzemenin kullanımını sağlayıcı, maliyetleri ve işgücünü azaltıcı etkide bulunmaktadır. İleri teknolojilerin kullanılması, vasıfsız iş gücüne olan ihtiyacı azaltırken vasıflı teknik elemanlara olan ihtiyacı artırmaktadır. • Yüksek teknoloji kullanan işletmeler sabit sermaye yatırımlarına daha fazla ihtiyaç duyarken yukarıdaki belirtilen nedenlerle çalışma sermayesi ihtiyacını azaltmaktadır. Teknolojik değişmeler sonuçta karlılığı artırdığından, işletmeler artan karlarla çalışma sermayesini finanse olanağına da sahip olurlar. Yatırım projelerinde seçilen teknoloji, işçilik giderlerini, hammadde ve malzeme stok miktarını azaltıcı etki yaratacaksa, çalışma sermayesi ihtiyacı daha az olacaktır.

20 2.3 Vergi ve Sosyal Güvenlik Uygulamaları • İşletmeler, vergi mükellefi oldukları gibi, aynı zamanda vergi sorumlusudurlar. Sosyal güvenlik kurumlarına, çalışanların vergi ve sosyal güvenlik payının kesilmesi ve yatırılması işletmenin sorumluluğudur. İşletme üretime geçtiğinde vergi sorumlusu olarak çalışanlardan gelir vergisi ve SSK primi kesecektir. Ayrıca işletmeler her çalışan için kıdem tazminatı karşılığı ayıracaktır. Türkiye’deki mevcut uygulamalarda gelir vergisi kesintileri, kesinti tarihinden belirli bir zaman dilimi geçtikten sonra vergi dairesine yatırılmaktadır. İşletme, bu kesintilerle belirli zaman diliminde fon yaratmış olacak, bu da çalışma sermayesi ihtiyacını azaltacaktır. • Katma Değer Vergisi uygulamalarında alınan katma değer vergileri ay sonlarında vergi dairesine yatırılmaktadır. İşletme, bu süre içerisinde belirli bir tutarda, maliyetsiz bir fon yaratmış olacaktır.

21 2.4 Yatırım Teşvik Tedbirleri • Yatırım döneminde uygulanan teşviklerin bir kısmı daha yatırım aşamasında bir miktar nakit tasarrufu sağlayarak, yatırımların daha düşük yatırım tutarı ile realize olmasını sağlar. İşletme döneminde yani, yatırımın üretime başlamasıyla verilen teşvikler, bu dönemde çalışma sermayesi kalemlerine bağlanacak fonları azaltıcı etki yapacağından, çalışma sermayesi ihtiyacını azaltıcı yönde etki yapacaktır. Bir kısım teşvikler çalışma sermayesini finanse etmeye yardımcı olacaktır.

22 ENDÜSTRİLER ARASINDAKİ FARKLILIKLAR AÇISINDAN ÇALIŞMA SERMAYESİNİN ÖNEMİ • Bütün işletmeler çalışma sermayesine gereksinim duyarlar. Fakat toplam varlıklar içinde çalışma sermayesinin önemi endüstriden endüstriye değişir. Fonların kullanımında.çalışma sermayesinin göreli önemini belirleyen temel faktör, işletmenin çalışma alanıdır. Endüstrinin teknolojik gereksinimleri fabrika ve donatımı için büyük yatırımlar yapılmasını gerektirebilir. Bu durumda işletmede dönen varlıklara göre duran varlıklara daha büyük yatırım yapılmıştır. Örneğin petrol rafinerisi büyük yatırımları gerektirir. Fakat, perakende ticaret buna göre toplam varlıklar içerisinde çok az duran varlığa daha çok çalışma sermayesine yatırımı gerektirir.

23 • İşletmenin etkinliklerinin yapısı da çalışma sermayesi miktarını etkiler. Hizmet sunan işletmelerde mamul stoku bulundurulmaz. Rekabet koşulları da çalışma sermayesi gereksinimini etkiler. Yoğun bir rekabetin varlığı büyük stoklar bulundurulmasını gerektirebilir. Stokların varlığı siparişlerin geciktirilmeksizin yerine getirilmesine yardım eder. Rekabet, aynı zamanda işletmenin müşterilerine tanıdığı vadeyi etkileyebilir. Alacaklara bağlanan fonların miktarı çalışma sermayesi ihtiyacını etkiler. Daha uzun vadede daha çok kredili satış yapan işletmeler diğer işletmelere göre daha çok çalışma sermayesine ihtiyaç duyabilir. Çalışma sermayesi toplam varlıklar içerisinde daha az yer tutan sektörler; ulaştırma, haberleşme ve hizmet sektörleri olabilir. Bu işletmeler maldan çok hizmet sunarlar. Bu nedenle de stokları çok önemsizdir. • En büyük çalışma sermayesi ihtiyacı, toptan ticarette görülür. Bu işletmelerde imalat yoktur. Fakat mal stoklarının büyük olması gerekir. Aynı zamanda da bu toptancı işletmelerden mal alan perakendeci işletmelere kredili satış yapılması gerektiğinden toplam varlık­lar içerisinde daha çok çalışma sermâyesine ihtiyaç duyarlar.


"ÇALIŞMA SERMAYESİ YÖNETİMİ HİLAL KARATAŞ 130611110." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları