Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

TÜRKİYE YEŞİLAY CEMİYETİ www.yesilay.org.tr. Sigara Hakkında Genel Bilgi Bileşiminde nikotin ve 4 bine yakın zehirli madde bulunan tütün bitkisinin kıyılmış,

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "TÜRKİYE YEŞİLAY CEMİYETİ www.yesilay.org.tr. Sigara Hakkında Genel Bilgi Bileşiminde nikotin ve 4 bine yakın zehirli madde bulunan tütün bitkisinin kıyılmış,"— Sunum transkripti:

1 TÜRKİYE YEŞİLAY CEMİYETİ

2 Sigara Hakkında Genel Bilgi Bileşiminde nikotin ve 4 bine yakın zehirli madde bulunan tütün bitkisinin kıyılmış, kurutulmuş ve kullanılmaya hazır duruma getirilmiş yaprağından sigara yapılır. Tohumu son derece küçük olduğu için önce fideliğe ekilen tütün sonra tarlaya aktarılır. Tütünün anayurdu Amerika’dır.Avrupa’ya Amerika’nın keşfi ile gelmiştir. Kuzey Amerika,Meksika ve Haiti’de yerliler mabetlerde yakarak dumanını çekerlerdi. Kolombos ve arkadaşları 1511’de Petrus (Tabaccos) ismiyle İspanya ve Portekiz’e soktular senesinde Fransa Büyükelçisi Jean Nicot Fransa Sarayı’na şifa verici bir bitki olarak tütün tohumlarını soktu.Tütün Fransa’dan Almanya’ya,daha sonra da bütün dünyaya yayılmıştır.Nicot’un ününe izafeten tütünün içindeki zehire Nikotin adı verildi.

3 TÜTÜN ZEHİRLİ BİR BİTKİDİR VE İSTER ELDE İSTER FABRİKADA İŞLENSİN BU ZARARLI ÖZELLİKLERİNDEN KURTULAMAMAKTA DIR

4 SİGARA SİNSİ BİR DÜŞMANDIR

5 NİKOTİN KATRAN KARBONMONOKSİT SİGARADAKİ EN TEHLİKELİ MADDELER

6 BÜTAN KADMİNYUM MUM YAĞI RADON ÇÖZÜCÜ BÖCEK İLACI TUVALET TEMİZLEYİCİSİ BOYA ROKET YAKITI EGZOSARSENİK METHAN ASETON

7 Sigara, içenlerin yarısını Öldürmektedir Her yıl ölüm sigara nedeniyledir 2020’ de her üç erişkinden birinin ölümü sigaradan olacaktır

8 TÜTÜNÜN YOL AÇTIĞI HASTALIKLAR •Bağımlılık •Kanserler •İnfeksiyonlar •Anatomik ve fizyolojik bozukluklar •Genetik bozukluklar •Allerjiye duyarlılık

9 Hiç sigara içmeyenlere göre Sigara içenlerin eş zamanlı alkol içmesi 3 kat esrar içmesi 8 kat kokain içmesi 22 kat daha fazladır

10 Sigaraya Bağlı Hastalıklar Kanserler •Ağız-dil-yutak-gırtlak--tükrük bezi-diş eti •Akciğer-bronş •Yemek borusu-mide-karaciğer- pankreas-bağırsak-anüs •Kan kanserleri

11 SİGARA VE KANSER •Avrupa genelindeki 51 ülkede 1.2 milyon, dünya genelindeki 4.9 milyon insan her yıl sigaradan ölmektedir •Ülkemizde ise en az 70,000 kişiyi öldürdüğü hesaplanmaktadır •Akciğer kanseri, dünyada kanser ölümleri arasında birinci sırada yer almaktadır

12 Sigaranızdan bir nefes çektiğinizde, 300 milyon ile 3 milyar partikül akciğerlerinize girmektedir

13 Dünyada en çok rastlanan ve en fazla ölüme yol açan kanser, akciğer kanseridir. Akciğer kanserlerinin % 95’i sigaraya bağlıdır

14 GIRTLAK, YUTAK ve DUDAK KANSERLERİ Sigara dumanındaki zararlı maddeler ağız yolu ile içeri çekildiği için yanak, dudak, yutak ve gırtlak bölgelerine yapışarak oradaki dokuları zamanla tahrip ederler

15 SİGARA-SİNDİRİM SİSTEMİ KANSERLERİ •Yemek borusu kanseri gelişiminde riski %5-10 kat arttırmaktadır •Mide kanseri gelişiminde %20-35 oranında etkisi vardır •Pankreas kanseri gelişiminde risk faktörüdür

16 İçtiğiniz sigaradan dolayı •Akciğer kanseri olma riskiniz kat •Ağız kanseri olma riskiniz kat •Dişeti kanseri olma riskiniz kat •Dil kanseri olma riskiniz kat •Bademcik kanseri olma riskiniz kat •Gırtlak kanseri olma riskiniz 16 kat •Yemek borusu kanseri olma riskiniz kat •Mesane kanseri olma riskiniz kat •Pankreas kanseri olma riskiniz 2 kat •Böbrek kanseri olma riskiniz 5 kat •Prostat kanseri olma riskiniz 2 kat •Kan kanseri olma riskiniz kat

17 SİGARA VE ALT SOLUNUM YOLU •Hava yollarında kalıcı hasarlar •Akciğerin savunma sistemlerinde harabiyet •Akciğere yönelik tedavilerde cevapsızlık yaptığı için •Kronik Bronşit- Amfizem gibi hava yolu darlığı yapan hastalıklara sebep olur

18 SİGARANIN VE KALP DAMARLARA ETKİSİ • Hipertansiyon • Kolesterol yüksekliği • Felç • Damar tıkanıklıkları • Kalp krizi, kalp yetmezliği • Kalp ritim problemleri

19 SİGARA İÇENLERDE •Kalp krizi riski 2.5 kat artmaktadır •Hipertansiyonun oluşumunu kolaylaştırmaktadır •Pasif sigara içimi bile kalp krizi riskinizi arttırır •Koroner arter hastalığı riskiniz sigarayı bırakmakla azalmaya başlar

20 SİGARA VE SİNİR SİSTEMİ •Sigara içenlerde beyin damar hastalıkları; •Kanama 2 kat •İnme (Felç) 3 kat •Beyin sapı kanamaları 4 kat daha fazladır

21 SİGARA VE BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ Sigara vücudun bağışıklık sistemini baskılar Böylelikle ; İnfeksiyonlara zemin hazırlar İnfeksiyon hastalıklarının tedavisini zorlaştırır

22 SİGARA VE BÖBREKLER •Böbreğin kanlanmasını bozar •Böbreğin idrar süzmesini sağlayan tüplerde hasara neden olur •İdrarla protein kaybını artırır •Hipertansiyonun kontrolünü zorlaştırdığı için böbrek yetmezliği gelişimine zemin hazırlar •Böbrek naklinde başarısızlığa yol açar •Böbrek tümörü için risk faktörüdür

23 Anne hamilelikte sigara içiyorsa •Erken doğum riski 2 kat fazladır •Ölü doğum riski 1/3 kez fazladır •Düşük yapma riski 1/4 kez fazladır •Bebeğin gelişme geriliği, zeka geriliği riski artmaktadır

24 Sigara İçen Annelerin Çocuklarında •Büyüme gelişme geriliği •Ateşli havale •Davranış bozukluğu •Alerjik hastalıklar •Akciğer gelişme bozukluğu •Solunumsal infeksiyonlar •Astım •Kronik bronşit •Akciğer kanseri gelişme riski artmıştır

25 SİGARA VE ENDOKTRİN SİSTEMİ Sigara diyabet hastalarında; • Kan şeker düzeyinde bozukluklar yapar •Diyabete bağlı böbrek yetmezliğine gidişi hızlandırır •Kolesterol seviyesinde artış yapar

26 SİGARA VE KAN •Beyaz kan hücrelerinde artış yapar •Dokuya giden oksijeni azalttığından kırmızı kan hücrelerinde artış yapabilir •Kanın pıhtılaşmasını sağlayan hücrelerin fonksiyonlarını bozabilir •Kan kanseri riskini arttırabilir

27 SİGARA VE CİLT •Kalıcı çizgi veya kırışıklıklar •Deride renk değişikliği •Saçlı deride nikotine bağlı sarı renk değişiklikleri •Tırnakta renk değişikliği •Ağız yaraları •Yara iyileşmesinde gecikme •Deri hastalıklarının tedavisinde başarısızlıklara yol açar •Sedef hastalığı sigara içenlerde iki kat fazladır

28 SİGARA VE GÖZ •Sigaranın birçok göz hastalığına yol açtığı bilinmektedir •Katarakt göz merceğinin bulanıklaşmasıdır. Göze ışığın gelmesini engeller ve körlüğe yol açabilir. •Günde 20 sigaradan fazla içenlerde katarakt gelişme riski iki kat fazladır

29 SİGARA VE KEMİKLER •Sigara içenlerin kemikleri yoğunluk kaybeder; kırıklar daha kolay olur ve iyileşme %80'e kadar daha yavaş olur •Günde 1 paketten fazla içenlerde sırt problemleri de daha fazladır •Bir çalışmada sanayide çalışan işçilerde yaralanmalar sonrası sırt ağrısı oluşma sıklığı sigara içenlerde 5 daha fazla bulunmuştur

30 Ev içinde sigara içiliyorsa Ev içinde sigara içiliyorsa • Çocuklar ortalama günde 5 sigara içmiş olmakta • Bebekler hastaneye 3 kat daha fazla başvurmakta • Ani bebek ölümü riski 2.5 kat artmakta • Bebeklerde kolik tarzı karın ağrısı 2 kat artmakta • Çocuklarda astım ve solunumsal enfeksiyon riski 2 kat artmakta • Çocuklarda akciğer kanseri, kronik bronşit sıklığı artmakta • Kocası sigara içen kadınlarda akciğer kanserinden ölüm 2-3 kat artmaktadır

31

32 KENDİNİZE VE ÇEVRENİZE BİR İYİLİK YAPIN VE BİR İYİLİK YAPIN VE SİGARAYI HAYATINIZDAN SONSUZA KADAR ÇIKARIN

33 ALKOL FELAKETİ

34 ALKOL HAKKINDA GENEL BİLGİ Alkollü içkiler, mayalanmış şekerli besinlerden bilinen yöntemlerle elde edilen maddelerdir. Alkollü içkiler, aklı, şuuru etkilemek sûretiyle sarhoşluk veren maddelerdir. Her çeşit alkollü içkideki etil alkol miktarı değişik olup, alkol miktarı çoğaldıkça tahribatı ve sebep olacağı olaylar da o oranda artar. Alkolü bir süre kullananlarda ortaya çıkan alışkanlık haline alkol bağımlılığı veya alkolizm denmektedir. Alkol bağımlısı giderek çalışamaz duruma gelir. Görevlerini yapamaz. İşini, kazancını kaybeder. Günlerini içmekle geçirir.Ailesine ve topluma yük olur. Bağımlı olmak, alıştığı maddenin esiri olmak demektir. Bu esaret, insanları hastalıkların, kabalıkların, kavga ve cinayetlerin ve daha ağır uyuşturucuların vartalarında mezara kadar ulaştırır. Zaten hayatını içki ve uyuşturucuya satmış kişiler kesinlikle yaşayan ölülerdir. Her türlü içki ve uyuşturucular hastane,hapishane ve tımarhanelerin sermayesi ve çabuklaştırdığı ölümün de ta kendisidir. Dahası bu oltaya takılanlar için ölüm belki de kurtuluştur. Tabiî kabir ötesinin hesapları ayrı bir konu...

35 ALKOLÜN TARİHÇESİ Alkolün tarihi neredeyse insanlık tarihi kadar eskidir. İnsanlığın yerleşik hayata geçmesiyle alkol üretimi de başlamıştır. İlk bira bundan 8 bin yıl önce Mezopotamyalıların arpayı ekmek yapmak için ilk ıslah etmesiyle yapılmıştır. Sümerlerin 6 bin yıl önce Godin Tepelerinde (Batı İran ve Anadolu) bira ve şarap içtiği bilinmektedir. Daha sonra fermente edilmiş meyve, tahıl ve baldan alkol ederek alkolü, iyice hayatına sokmuştur insanoğlu. Alkol kimi zaman kutsal sayılıp, dini törenlerde kullanılmış, kimi zaman eğlencenin ayrılmaz bir olmuştur. Alkolün icat edilmesiyle birlikte, alkol alışkanlığı da ortaya çıkmıştır. Alkol alışkanlığının bir hastalık olarak kabul edilmesi eski çağlara dayanmaktadır. Roma filozofu Seneca, alkolizmi bir akıl hastalığı olarak tanımlamıştır. Alkolizm terimi, ilk defa İsveçli hekim Magnus Huss tarafından, “Alcoholismus Chronicus” (1849) isimli makalede kullanılmıştır. Bu makalenin ardından, kronik alkolizm tıbbi bir terim haline gelmiş ve bir hastalık olarak kabul edilmeye başlanmıştır. Günümüzde alkolizm tedavi edilmektedir.

36 ALKOLÜN VÜCUDA VERDİĞİ ZARARLAR İçkinin Kalbe zararları: Alkol, kalp ve cilt damarlarını genişletir. Kalbin çalışma hızını artırır, kan dolaşım düzenini bozar, damarların sertleşmesine,tansiyonun artmasına,felç ve ânî ölümlere sebep olur. İçkinin Karaciğere zararları: Karaciğer hücrelerinde yağlanma meydana gelmesine, siroz hastalığına sebep olur, karaciğer büyür. Karaciğerin vazifesi dışarıdan gelecek zararlı maddeleri zararsız hale getirmektir.Karaciğer,içkiyi zararsız hale getirmek için çalışırken fazla yorulur,vazifesini tam yapamaz olur, bir çok zararlı maddenin vücuda girmesine ve çeşitli hastalıklara sebep olur. İçkinin Böbreklere zararları: Alkollü içkinin hangi çeşidi olursa olsun böbrekleri bozar, zamanla iş göremez hale getirir. İdrar bolluğu veren bira, böbrekleri temizlemez,bilâkis yorar.İçki,böbrek iltihaplarına, idrarda şeker ve cerahat gibi anormal cisimlerin meydana gelmesine yol açar.

37 İçkinin Mide ve Bağırsaklara zararları: İçki mide iç zarında yanma hissi meydana getirir, mideyi bozar, ağrı yapar, mide hastalıklarından olan gastrit ve ülsere sebep olur. Hazımsızlık, dolayısıyla iştahsızlığa sebep olur. Bağırsak ishallerine, iltihaplarına ve çalışma düzeninin bozulmasına sebep olur.Zararlı şişmanlığa meydan verir. İçkinin Akla zararları: İçki akıl ve hafızayı zaafa uğratır.Kıskançlıklar ve unutkanlık meydana getirir. İrade kuvvetini azaltır, ne yaptığını - ne söylediğini bilmez bir hale getirir.İçki beyni uyuşturur, yürümekte zorluk çekilir, kol ve bacak çekilmelerine, yüz ifadesinde bozukluklara sebebiyet verir.İnsan,irade ve dengesini kaybeder. İçkinin Sinir sistemine zararları: Sinirler alkole karşı hassastır,sinir hücreleri zedelenir. El titremeleri, tikler, felçlerden tutun, bütün ani ölümlere varıncaya kadar nice felaketlere sebebiyet verir. Heyecan, telaş, korku, sinir buhranları ve kıskançlık, çeşitli rûhî bozukluklar, içkinin meydana getirdiği normal hallerdendir.

38 ALKOLÜN TOPLUMA ZARARLARI Çalışma gücü azalır, böylece kazancı az olur. Devam eden israf ve sefahat memleketin fakirleşmesine sebebiyet verir.Sakat ve başkasının sırtından geçinen dilencilerin türemesine,ahlâkın ve manevi değerlerin yok olmasına sebep olur.Memlekette sefahat ve sefalet çoğalır, ahlâksızlık yayılır,kazalar, facialar ve çeşitli hastalıklar ortalığı kaplar. Ve bütün bunlar bir milletin ortadan kalkmasına,medeniyetlerin yok olmasına sebep olabilir. Tarih bunun misalleri ile doludur. Ahlâken çökmüş, çalışmayı terk edip, zevk ve sefâya dalan nice milletler ve medeniyetler bu halleri yüzünden gün gelmiş, tarihten silinip gitmişlerdir. Alkol, ülkede nizam ve asayişi bozar. Çeşitli kavgalara, anlaşmazlıklara, cinayetlere sebep olur. İtimat ve emniyeti yok eder, bunun için karşılıklı yardım ve iş görmeyi önler.

39 ALKOLÜN AZI-ÇOĞU İskoçya’da doktorların yaptığı bir araştırmaya göre acil servislere gelen her dört hastadan biri alkol kullanmaktadır. Alkollü olarak rahatsızlanıp, acil servislere kaldırılan vak’alardan tespit edilenlerin en gencinin henüz 10 yaşında olması, bu problemin çocuk yaşlara kadar düştüğünü göstermesi bakımından ilgi çekicidir. Kendine zarar verme vak’alarının hemen hemen hepsinde, kollapsların ve fiilî saldırı hallerinin yarısında alkol kullanımı söz konusudur. Her ne kadar çalışma aşırı içki tüketiminin görüldüğü Highlands’da yapıldıysa da, sonuçların İngiltere çapında yapılan diğer araştırmalarla benzerlik gösterdiğini Raigmore Hastanesi Travma ve Acil Servis doktorları belirtmektedir. Doktorlar,servislerinde 638 hastayı teste tâbî tuttular.Tükürük örneği veren 544 kişiden 122’sinin alkol aldığını buldular. Sarhoş olan 18 kişi teste girmeyi reddetti, 14 kişi de test uygulanamayacak kadar sarhoş çıktı. Çalışma sonuçlarına göre alkol kullananlardan %13’ü resmen alkol almamış muamelesi yapılan kanunun alkol sınırındaydı. %5’i de daha üstündeydi. Testte pozitif ( yani alkollü ) çıkanlardan yedisinin yaşları arasındaydı.Fakat yaşları arasında da bir yoğunlaşma vardı. Alkol problemi yaşayan erkeklerin sayısı kadınların iki katıydı.Ancak her iki cinste de benzer alkol konsantrasyonu mevcuttu. Bu, kadınların artık daha çok içtiğini ve erkeklere oranla daha az alkol alımında bile alkolle ilgili problemler yaşadığını göstermekteydi. Doktorlar, acil servislerinin alkol kullanımını tespit etmede ve müdahale servislerinin alkol ile ilgili problemleri azaltmada kullanılabileceğini belirtiyorlar ve şunlara dikkat çekiyorlar: “Bu çalışma az ve orta düzeyde alkol kullananlar üzerinde de eşit derecede durulması gerektiğini gösteriyor. Çünkü bu insanların alkol kullanımı da hastalık ve yaralanma riski ile yakından ilişkili...”

40 ALKOL VE TRAFİK KAZALARI Alkollü Araç Kullanmak En Önemli Kaza Sebeplerinden Biridir Dünya Sağlık Örgütü (WHO)'nun verilerine göre gerçekleşen ölümlü trafik kazalarının büyük bir bölümü alkollü araç kullanmaktan ötürü gerçekleşir. Adli Tıp açısından önemli olan alkol türü etil alkoldür. Ağız yolundan alınan alkolün %20’si mideden, % 80’i ince barsaklardan doğrudan emilir. Ağız, yemek borusu ve kalın barsaklardan da emilebileceği bilinse de bu değerler ihmal edilebilir düzeydedir. Etil alkol tüm sıvılarına geçebilir. Kan alkol değeri, alkol alımı bittikten 1 saat sonra en yüksek düzeye ulaşır sonra tedricen azalır. Alınan alkol karaciğerde alkol dehidrogenaz ve asetaldehid dehidrogenaz ile yıkılır. Alkol alanlarda öncelikle psişik inhibisyonlar ortadan kalkar. Daha sonra muhakeme ve karar verme yeteneği kaybolur. Dikkat ve refleks aktivite hızı azalır. Psikomotor koordinasyon azalır. Hafıza kusurları oluşur. Kanda alkol düzeyi arttıkça disoryantasyon, stupor, koma ve ölüm gelişir.

41 ALKOLE ALIŞMAMAK İÇİN •Alkol asla bir gıda değildir. İnsanlar için sadece zararı söz konusudur. Bu sebeple her türlü alkollü içkiden kaçınmalıdır. •İçmeniz için yapılan ısrarları kesinlikle kabul etmeyiniz. Zîrâ, bir kadeh içki belki de alkol alışkanlığınızın sebebi olabilir. •Bunu kullananlar başkalarına da içirmek ve sevdirmek isterler. Mecbur değilseniz bu insanlarla dost olmayın.Onlardan uzak durun. •Alkol için söylenmiş güzel sözlere,aldatıcı reklamlara asla aldanmayın. Onun yerine sağlığınıza yararlı olan meyvalar ve şifalı sulara rağbet gösterin. •Bazı asabi ve ruhi rahatsızlıklarınız varsa, alkol ve benzerlerini tavsiye edenlere aldanmayın. Bunların tedavisi için sağlık merkezlerine, uzman hekimlere ve psikologlara başvurun.Kendinize yararlı meşguliyetler bulun. •Alkollü içkiler iştah açıcı değildir.Tam tersi zamanla mide rahatsızlıklarına, iştahsızlıklara ve sindirim bozukluğuna sebep olarak fayda yerine sadece zarar verirler. •Alkollü içkilerin kalp ve damar rahatsızlıklarına faydalı olduğu yolundaki yaygın fakat tamamiyle yalan ve yanlış olan tavsiyelere de inanmayın. Bu konuda da uzman doktorların tavsiye ve tedavisine başvurunuz. En doğru yol budur.

42 BİR ALKOLİĞİN ÖZELLİKLERİ •Şunu unutmamak gerekir ki, alkolizm davranışsal bir bozukluktur ve sürekli ve artan miktarlarda alınan alkole bağlı problemlerin gelişmesi anlamına gelir. •Bir alkolik, tüm kötü sonuçlarına rağmen sürekli alkol içmeye devam eder ve bir süre sonra alkol alımını sınırlayamaz bir hale gelir. •Alkolikler genellikle, alkol içen kişilerle arkadaşlık eder, hatta eşlerini bile onların arasından seçebilir. •Alkolik bir insan, içmek için her zaman bir sebep bulur. Bu mutluluk, mutsuzluk, gerginlik, üzüntü, neşesizlik olabilir. Ayrıca, içmek için her zaman fırsat yaratırlar, maç, av, parti, doğum günü, düğün, sünnet vb. •Alkolizmin ilerledikçe, alkolik kişilerin sorunları da artmaktadır. Örneğin, yalnız içmeye başlarlar, çevrelerinden saklayarak gizli içerler, şişeleri saklarlar. Bütün bu davranışların sebebi alkolik olduklarını çevrelerinden saklama arzusu duymalarıdır. •Gittikçe artan bir suçluluk duygusu geliştiririler, bu suçluluk duygusu, pişmanlıkla birleşir ve bu duyguları bastırmak için daha çok içmeye başlarlar. Hatta sabah kalkar kalmaz içmeye başlarlar. •Alkolizm bir kısır döngüye dönüşür. Suçluluğa ve alkolün yaptığı tahribata bağlı olarak kişide anksiyete ve depresyon başlar ve bu yüzden kişi daha çok alkol tüketir. Alkol tüketimi arttıkça depresyon derinleşir, kişi uyuyamamaya ya da sızmaya başlar, geceleri uyanır, depresif bir duygu durumu içine girer, kendisini sürekli huzursuz ve sıkıntılı hisseder, panik nöbetleri geçirir, göğüs ağrısı, çarpıntı ve nefes almada zorluk çeker.

43 ONA TESLİM OLMAYIN

44 ALKOL ÖMRÜ KISALTIYOR Beyindeki hayati merkezleri ileri derecede baskıladığı takdirde kişinin komaya girmesine neden olabilen alkol, ömrü kısaltıyor Alkol, kişilerdeki merkezi sinir sistemini baskılayarak sakinleştiriyor ve bilinç durumunu değiştiriyor. Kalori değeri olmasından dolayı bir besin maddesi olarak kabul edilen alkol, bağımlılık yaratması durumunda önemli bir sosyal sorun olarak karşımıza çıkıyor. 'Tüm vücudu etkiliyor' Alkol, karaciğer başta olmak üzere sindirim sistemini, beyin ve sinir sistemini, kemik iliğini, bir başka değişle tüm vücudu etkiler. Etkinin şiddeti, alınan alkolün miktarına ve sıklığına göre değişir. Alkol kişilerde nabız hızlanması yaratıyor. Bu durum zaman zaman tehlikeli olabiliyor. Ayrıca, artmış sıvı alımı ve alkolün böbrekler üzerindeki idrar söktürücü etkisiyle daha fazla idrar yapılır.

45 Alkol ve Hamilelik Gebelikte kullanılan alkol abortus (düşük), ölüdoğum, bebekte gelişme geriliği, çeşitli baş-yüz gelişim kusurları ve zeka geriliği gibi istenmeyen durumların oluşmasına neden olabilmektedir. Amerika ve diğer bazı gelişmiş ülkelerde zeka geriliğinin belirlenebilen en önemli nedeni anne adayının gebelikte alkol kullanmasıdır. Bu ülkelerde anne adayları arasında alkolizmin yaygınlığı ve bunun yarattığı sonuçlar ekonomik ve sosyal bir sorun oluşturmuş durumdadır. Şu an için ülkemizde anne adayları arasında alkol kullanımı yaygın değildir ve bunun böyle kalması toplumsal sağlık açısından çok önemlidir. Gebelik döneminde kullanılan alkolün bebekte istenmeyen durumlar oluşturması alınan alkol miktarı ile doğru orantılıdır. Şu anda elimizde gebelikte alınabilecek en düşük alkol miktarı ile ilgili bir veri olmadığından anne adaylarına bu konudaki önerimiz gebeliğin planlandığı andan gebeliğin sonuna kadar alkol kullanmamalarıdır. Halihazırda alkol kullanmakta olan anne adaylarının da hemen şimdi alkolü bırakmaları bebeklerinin alkolden etkilenme riskini mutlaka azaltacaktır.

46 ALKOLÜN GERÇEKLERİ Alkolün uyuşturucu kadar tehlikeli olduğu genellikle düşünülmez. Hatta bazı kültürlerde alkol dini ve sosyal etkinliklerin önemli bir parçasıdır. Ancak unutulmaması gereken bir gerçek vardır ki, o da alkolün modern toplumun en önemli problemlerinden birisi olduğudur ve alkol alışkanlığı uyuşturucu alışkanlığı kadar zararlıdır. Alkollü içecekler (bilimsel olarak etil alkol ve ya etanol olarak adlandırılır), çeşitli meyveleri, sebzeleri ya da tohumları fermente ederek elde edilir. Etil alkol saf ve renksiz bir sıvıdır. Alkollü içecekler, renklerini içlerindeki katkı maddelerinden ya da fermantasyon sırasında alırlar. Genellikle biradaki alkol oranı %5’tir. Çoğu şaraplarda bu oran %10-%14 arasında değişir, ancak sherry veya vermut gibi daha konsantre şaraplarda bu oran %20’ye kadar çıkabilir. Damıtılmış içkiler (whisky, votka, rom, cin vb.) önce fermente edilir sonra alkol seviyesini yükseltmek için damıtılırlar. Bu grup içkilerin bazılarında alkol oranı %40’a ulaşmaktadır. Hatta bazı likörler daha bile yoğun olabilir.

47 ALKOLİZMİN SAFHALARI Araştırmalar, ALKOLİZMİN oluşumunun açıkça izlenebilir bir süreci olduğunu göstermektedir. Bu süreç hemen hemen hiç değişmez ve adım adım gelişir. Her adımdan sonra diğer ilerleme gelir. Bu süreç herkes de aynıdır, zekası ileri ya da geri, iyi eğitimli ya da değil ya da nasıl bir hayat yaşandığına göre değişmez.

48 ALKOLİZMİN TİPLERİ Gamma Tipi Alkolizm Çok aşırı miktarda alkolün aralıksız biçimde alındığıepizotların yaşandığı, ama aralarda alkol alınmayan dönemlerin olduğu alkolizm tipidir. Örneğin; kişi günler boyunca sızıncaya kadar alkol alır ve ayılır ayılmaz içmeye devam eder. Sağlık durumu nedeniyle içemez hale gelince birkaç gün hasta yatar. 1-2 hafta alkol almaz, ama sonra her şeye yeniden başlar. Bu kişilerde temel problem alkol aldıkları zaman ortaya çıkan kontrol kaybıdır. Sarhoşluk anında yaptığı şeyleri çoğunlukla hatırlamaz. Yasal ve sosyal problemler ortaya çıkar. Kişi suç işleyebilir, sosyal çevresiyle ilişkilerini zedeleyebilir. Fransız Tipi Alkolizm Kişi sürekli olarak fazla ama aşırı olmayan miktarlarda alkol alır, alkol kullanımı bir hayat tarzı haline gelmiştir. Herhangi bir nedenle alkol içmeyi bırakırsa alkol yoksunluğuna girebilir. Uzun vadede sağlık problemleri ortaya çıkar. Tip A-B ya da 1-2 Bu tip alkolizm çok erken yaşlarda başlayan. Genellikle, bu kişilerin ailelerinde de alkolizm öyküsünün vardır ve alkolizm antisosyal kişilik bozukluğu ile birlikte sık görülür. Çok kötü ve sinsi bir ilerleyişi vardır. Daha İyi Gidişli Alkolizm Tipi Bu tip alkolizm daha geç yaşta başlar. Aile öyküsü yoktur. Genellikle alkolizme depresyonun eşlik eder. Hastanın tedavisi daha kolaydır.

49 Bira Hakkında Bilmeniz Gerekenler Trafik kazalarında önemli payı olan bira,tertibindeki alkolün kana daha çabuk karışması sebebiyle kısa zamanda sarhoşluk verir. İnsanların birayı hafif görmesi nedeniyle,bira tüketiminde görülen hızlı artış, gerek alkolizmi,gerekse de narkotik bağımlılıklarını ve kaza-belaları da çok büyük oranda artırmış ve artırmaya da devam etmektedir. Aile içi şiddet- geçimsizliklerin,futbol anarşisinin baş sebebi biradır. Bira kesinlikle kanser yapıcıdır.Karışımında önemli miktarda Nitroz - Amin bulunan bira, korkunç bir kanserojendir. Nitekim ağrı dindirici olarak kullanılan “Pramidon” ilacı içinde fazla miktarda nitroz-amin bulunduğu için piyasadan kaldırılmıştır. Orta miktarda bira içen bir kimse,günde 70 pramidon hapı almış kadar nitroz-amin almaktadır. Sevgili gençler, alkolsüz denilen bira reklamlarına aldanmayınız. Zîrâ,arpa ile şerbetçi otunun mayalanmasından (alkolize olmasından) oluşan biranın alkolsüz olması ilmen mümkün değildir. İçinde %2-%4 alkol bulunan fakat alkolsüz(!) olarak tezgahlanan biralar da alkollü içkidir. Bakınız:“İngiltere’de 18 yaşından küçükler için açılan alkolsüz(%2-%4 alkollü) birahanelere giden gençlerin hepsi 18 yaşına girerken alkollü birahanelerin ve meyhanelerin en sâdık müşterileri olduğu” İngiliz yetkililerince bildirilmiştir. Unutmayın!Alkol miktarı ne kadar az olursa olsun,bedenin organları alkolün tahribatından kurtulamaz.

50 ALKOLİZMİN SONUÇLARI •SOSYAL SONUÇLAR •TIBBİ SONUÇLAR •ALKOL YOKSUNLUĞU BELİRTİLERİ •DELİRYUM TREMENS •EN SIK MEYDANA GELEN PSİKİYATRİK BOZUKLUKLAR SONA DOĞRU

51 UYUŞTURUCU “ UYUŞTURUCU “ MERAKLA BAŞLAR ÖLÜMLE BİTER”

52 UYUŞTURCU NE DEMEKTİR ? MERKEZİ SİNİR SİSTEMİNİ ETKİLEYEREK KULLANAN KİŞİNİN RUHSAL VE BEDENSEL DENGESİNİ BOZAN; BU KİŞİDE FİZİKSEL VE RUHSAL BAĞIMLILIĞA YOL AÇAN; KİŞİSEL VE TOPLUMSAL YÖNDEN EKONOMİK VE SOSYAL ÇÖKÜNTÜ OLUŞTURAN DOĞAL VE SENTETİK KİMYASAL MADDELERDİR.

53 Yunanca uyku anlamındaki “NARKE” den gelen ve İngilizce'ye “NARKOTİK" olarak geçen uyuşturucu sözcüğü, uyuşturma özelliği olan, uyuşturan, duymaz hale getiren demektir.

54 Uyuşturucu Hakkında Genel Bilgi Kötü alışkanlıkların başında gelen uyuşturucu madde kullanımının insan sağlığına,akıl ve rûhî sistemlerimize,topluma yaptığı tahribat tek kelime ile korkunçtur. Hâli hazırda bütün dünya ülkelerinde uyuşturucu madde kullanma alışkanlığı bir çığ gibi artmakta ve ülke sorumluları bu felaketin nasıl önleneceğini düşünmektedirler. Uyuşturucu madde; silah kaçakçılığında, casuslukta, anarşik hadiselerde ve bir ülkenin diğer ülke gençlerini dejenere eden soğuk harpte, gayri meşrû kazançlarda en müessir ve en çok kullanılan tahribkâr bir vasıtadır. Bilhassa gençleri bu felaketten korumak ve kurtarmak insanî ve millî bir vazifedir. Bu bataklığa saplanan gençler,tehlikeyi bilmediklerinden basit bir hevesle ve kötü arkadaşların telkini ile beden ve dimağlarını, istikballerini uçuruma atmış olmaktadırlar.İnsanın davranışlarında, düşüncelerinde, duygularında anormal değişiklik meydana getiren tabiî ve sentetik maddelere uyuşturucu madde denir. Uyuşturucu maddelerin sayıları pek çok olmakla beraber en çok kullanılanları şunlardır:Afyon, Morfin, Eroin, Esrar, Kokain, Kadinin, Anhalim Levini,LSD ve Kloral Eter’dir.

55 Uyuşturucu Kültürü Başta uyuşturucular olmak üzere, bütün çirkin ve zararlı alışkanlıklara zemin hazırlayan “Uyuşturucu Kültürü”, bilindiği gibi 20.asrın son yarısında istilâcı süper güçlerin, toplum yapısının temelini teşkil eden bütün milli ve manevi değerleri, mistik inanç ve mukaddesleri yok etme uygulamasıdır. Amaç, uydu haline getirilmesi istenilen ülke ve toplumun milli mukavemet ve savunma gücünü yok ederek, onun her türlü sömürüye müsait hale getirilmesidir. Fuhuş, rüşvet, kumar, ırza tecavüz, intihar, cinsî sapıklık ve uyuşturucu kapsamına giren madde alışkanlıkları, ailenin yıkımı gibi cemiyeti çözen ve çökerten iptilâ ve eğilimler uyuşturucu kültürünün unsurlarıdır. Müstehcenliği, fuhşiyat ve her türlü sapıklığı, yıkıcı modaları telkin ve teşvik eden, karşıt ideolojilerle toplumu ve bilhassa gençliği kamplara ayıran, kezâ fırsat buldukça bunları çatıştıran, ülkeyi anarşi arenasına çevirmeyi görev edinen bütün yazılı-sözlü, canlı-cansız basın-yayın araçları, başta eğitim-öğretim olmak üzere, bütün devlet kademelerinde yuvalanmış 5’nci kollar, mensupları ve uyduları uyuşturucu kültürünün vâsıtalarıdır. Varlığın üstün ünitesi olan insan türünü, her türlü milli, medeni ve ahlâki değerlerden tecrit eden, onu sorumsuz bir hayvan menzîlesine indiren bu kültür ve fikirleri çürütme faaliyetine, uyuşturucu stratejisinde;“Karşı Kültür, Hipi Kültürü, Uyuşturucu Kültürü” gibi isimler verilmektedir.

56 Bu sebeple, her türlü yıkıcı faaliyetlerde olduğu gibi, bilhassa gündemdeki konu olan uyuşturucu salgını ile mücadelede de başarının temeldeki şartını biz, şu gerekçelerde bulmaktayız: Patolojik salgınlar için nasıl ki,patolojik vasatın teşekkülü gerekli ise,uyuşturucu salgınları içinde uyuşturucu kültürünün gelişmiş olması öylece şarttır. Bu sebeple uyuşturucu salgınını önlemenin temeldeki şartı, uyuşturucu kültürünü engellemektir. Bunun en kesin yolu ise; uyuşturucu kültürüne hizmet eden kaynaklara bu fırsatı vermemek, uyuşturucu kültürüne karşı millî kültürü güçlendirmek, uyuşturucu kültürünün aktif unsuru olan idol (çirkin örnek)lerin yerine, ideallerin (güzel örnekler),yıkıcı ve bölücü ideolojilerin yerine ise millî ve manevî idealleri ikame etmekten ibarettir. Bu ise,en önce Milli Eğitimin ve kitle eğitiminin en güçlü vâsıtası olan medyanın görevidir.

57 UYUŞTURUCUNUN ESİRİ OLMAYIN

58 Gençleri Uyuşturucu Kullanımına İten Sebepler Bilgisizlik: Tehlikeden habersizlik ve bu sebeple konuyu hafife almak. Özenti: Özenti sergilemede en önemli payın medyaya ait olduğu rahatlıkla söylenebilir. Merak: Denerim,bırakırım kafası... Fakat, bir veya iki deneme genci belki de dönüşü olmayan yola sokmaya yeterli gelmektedir. Moda: Çevreye uyma gayretkeşliği. Bozuk Çevre ve Hasta Toplum: Bilindiği gibi hastalıklar da, alışkanlıklar da sârîdir. İnsandan insana kolaylıkla geçebilir. Manevi Boşluk: İnanç zayıflığı. Bozuk aile ilişkisinden ve hasta toplumdan kaynaklanan güvensizlik duygusu, gelecek karşısındaki kaygılar strese, sıkıntıya yalnızlığa iter. Ve bundan kurtuluş için gencin ilk başvurduğu mercî ise her çeşidi ile uyuşturucular oluyor. Eğitim Yetersizliği: Eğitimdeki büyük zâfiyet ve yapılan yanlışlar. Maddeci felsefeye dayalı eğitimler insanları bencilliğe(egoizme), şahsi çıkarcılığa, cismânî hazcılığa iten temeldeki sebeplerdir. Bu yol anarşi, tahrip ve kargaşa, kavga yoludur. Toplumu iflas ve inkıraz (çöküş) dan başka bir yere götürmez. Genetik Yapı, Grup Baskıları, Kötü Arkadaş

59 •NARKOTİKLER Afyon (Sentetik), Morfin (Sentetik), Kodein Fosfat (Doğal Kökenli), Methadon (Doğal Kökenli) •ESRAR VE ESRAR GRUBU Hint Keneviri (Doğal), Esrar Reçinesi (Doğal), Sıvı Esrar •STİMULANLAR Amfetamin (Sentetik), Kokain (Doğal), Crack (Doğal), Ice (Ölüm Buzu) •DEPRESANLAR Barbituratlar, Trankilizanlar, Methaqualon, •HALÜSİNOJENLER LCD, İnhalanslar (Solunarak Kullanılan Uçucular ) DCP (Phensiklidin) Uyuşturucu Maddeler

60 UYUŞTURUCU ÇAĞIMIZIN EN BÜYÜK KİTLE İMHA SİLAHLARINDAN BİRİDİR

61 Uyuşturucunun Meydana Getirdiği Rahatsızlıklar Zehirlenme: Alınan uyuşturucu madde vücudu zehirler. Zehirlenme bir defa olursa “had zehirlenme”,zehirlenmeler tekrar ediyorsa “müzmin zehirlenme” denir. Mide ve Bağırsaklardaki Tesiri: Uyuşturucu madde kullananlarda kusma, bulantı, karın ağrıları, ishal, mide ve bağırsak kanaması, ülser, mide ve bağırsakların iç cidarlarında kan toplanması ve şişkinlik,yara ve tahribat meydana gelir. Böbreklerdeki Tesiri: Uyuşturucu madde kullananlarda idrar tutulması veya artması olur. İdrarda albümin ve kan miktarı artar,uyuşturucu madde böbrek hücrelerini tahrip ederek,ciddi böbrek hastalıklarına ve ölümlere sebep olur. Karaciğere Tesiri: Kullanılan uyuşturucu madde karaciğer kifayetsizliğine, karaciğer büyümesine ve yağlanmasına, karaciğerin anormal şekilde çalışmasına sebep olur. Rahatsızlığın ilk işareti kaşıntılardır. Neticede ise karaciğer iflâsı ve ölüm...

62 Gözlere Tesiri: Uyuşturucu maddenin gözlere tesiri büyüktür. Şaşılık, ışığa ve mesafeye mutâbakatsızlık, gece körlüğü, göz bebeğinin daralması ve genişlemesi, göz adale felci, uyuşturucu maddenin beklenen ve her zaman görülen tesir e tezâhürleridir. Solunum Sistemine Tesiri: Uyuşturucu madde kullananlarda nefes darlığı, öksürük ve boğulma hissi görülür. Akciğer ve kalp harabiyetleri olağandır. Kan Üzerindeki Tesiri: Uyuşturucu madde kullananlarda kansızlık, kan zehirlenmeleri, kan hücrelerinde şekil ve adet bakımından değişiklikler olur. Deri Hastalıkları: Uyuşturucu madde kullananlarda deri üzerinde kızartılar, kabarcıklar, sivilceler, yaralar, siyah renkli noktalar, sertleşmeler meydana gelir. Asabî ve Rûhî Hastalıklar: Uyuşturucu maddelerin sinir,akıl ve rûhî sistemler üzerindeki tahribatı, diğer organlara yaptığı tahribatın çok üzerindedir. Delilik, erken bunama, şuur kaybı uykusuzluk, felçler, zekâ ve hafıza geriliği, hezeyanlar, rûhî tearrüşler, illusyon hallusinasyonlar ve çeşitli akıl hastalıkları uyuşturucu madde kullananların tabiî âkıbetidir.

63 BİLİM ADAMLARI BİR ÖRÜMCEĞE UYUŞTURUCU MADDELER VEREREK TEPKİLERİNİ GÖZLEMLEMİŞLER BİLİM ADAMLARI BİR ÖRÜMCEĞE UYUŞTURUCU MADDELER VEREREK TEPKİLERİNİ GÖZLEMLEMİŞLER İŞTE SONUCU

64 Uyuşturucu Kullananların Belirlenmesi Uyuşturucu kullananları kendilerinde meydana gelen bazı belirtilerle tanımak mümkün olabilir. •Kişinin ilaçları saklamaya veya gizlemeye çalışması •Cilt üzerinde dövmeye benzeyen mor ve siyah iğne yerlerinin olması •Damarlar üzerinde veya damarların satha yaklaştığı yerlerde su toplamasını andıran iltihapların varlığı •Uyuşukluk, uykulu olma veya kendinden geçme (başın öne düşmesi) bilhassa aynı zamanda kaşıntı varmış gibi vücudu kaşıma eğilimi. Bu, bazen uyuşturucu madde veya onların sentetik maddelerinin dozunun fazla kaçırılmış olduğuna işaret eder. •Tamamen tecrit edildiği veya gözaltında tutulduğu taktirde müptelâ olduğu ilacı alamamaktan dolayı bazı yoksunluk belirtileri göstermesi •Gözbebeklerinin eb’adının büyük ölçüde değişmesi •Kişinin oturup gözlerini boşluğa dikmesi

65 •Ateşe tutmak için sapı arkaya bükülmüş çay kaşığı veya tel saplı metal bir şişe kapağı, şırınga gibi uyuşturucu kullanımında kullanılan aletlerin bulunması •Uyuşturucu kullananların lisanı olan özel argonun bilinmesi •Kişinin belirli zamanlarda (genellikle 4-5 saatte bir) ortadan kaybolma eğilimi içinde bulunması (uyuşturucuyu kullanabilmesi için) •Kişinin kazancı ile diğer ihtiyaçları dışındaki harcamaları arasında dengesizliklerin olması •Önceden güvenilir olan bir kişinin cinayet, gasp, beyaz kadın ticareti, hırsızlık, zimmetine para geçirmek, kalpazanlık, dolandırıcılık, fahişelik vb. gibi suçlara yönelmesi (uyuşturucu ihtiyacını karşılayabilmek için) •Uyuşturucu bağımlıları sinirlidirler. Enjekte zamanı yaklaştığında, gözlerinin sulanması, burunlarının akması, kaşıntı ve esnemelerin olması, gözbebeklerinin büyümesi gibi ilk belirtileri görülür.

66 İŞTE SONUÇLARI

67 ANNE BABALAR,ÖĞRETMENLER GENÇLERİN MADDE KULLANDIKLARINI NASIL ANLARLAR? •Sorumluluklarından aksamalar(okul,iş arkadaş yaşamında bozukluklar) •Sık sık fiziksel rahatsızlıklar geçirme •En büyük ipucu,ortaya bıraktığınız para cüzdanından düzenli olarak para çalınması.zaman zaman bütün çocukların başvurduğu bu yöntem,sistematik hale gelmişse ve birkaç milyon seviyesinde seyrediyorsa,o paranın nereye gittiğini araştırmakta fayda var. •Uyuşturucu kültürü diye bir olay var.Arkadaşlarını,dinlediği müziği,giydiği tişörtleri,taktığı •takıları bir,bir inceleyin.Hatta belli bir yerin kibritini,hesap pusulasını görürseniz bir gün sizde oraya gidin.Bakın" 18 yaşından büyükler giremez"demiyor,olsa olsa"Damsız giremezsiniz" derler. •Kokain ve anfetamin,geçmiş zamanla ilgili anılarını tazeliyor.Çok zeki bir şekilde büyümüş,de küçülmüş edasıyla,geçmişe dair hikayeleri detayları ile anlatıyorsa sadece müthiş bir hafızası olmayabilir. •Uyuşturucu etkisi altındayken evde olmalarını bekleyin.....Ama uyuşturucu sonrası yaşanan etkiler var. Örneğin gürültüye hasaslık,aşırı uyuma veya küçülmesi önemli gözbebeklerinin iyice küçülmüş olması önemli bir yeri,aşırı doz halinde ise aksine genişliyorlar.Tatlı yeme istegi esrarın,sürekli su içme isteği ise anfetaminlerin habercisi olabiliyor. •Uyuşturucu kullananların çoğu alkol kullanmıyor.aslında ilginç bir dürtüyle kendilerini kollamak,korumak için kullanmıyorlar.

68 UYUŞTURUCUNUN VÜCUTTA BIRAKTIĞI İZLER

69 ÇOCUĞUN, GENCİN “UYUŞTURUCU“ KULLANDIĞI ANLAŞILDIKTAN SONRA NE YAPILMALI ? Ebeveynlerin,öğretmenlerin paniğe kapılmadan yargılayıcı,bastırıcı,korkutucu sert tutumlara baş vurmadan gençlere yaklaşmaları gerekir,Aksi takdirde madde kullanan insan maddeye daha çok sarılır,olaya bir hastalık(bağımlılık hastalığı)çevresinde bakıp tedavi cihetine gitmek gerekir. Aileler,toplum bu tür durumlarda silkinmeli ve nerelerde hata yaptıklarını görmeliler.Genci"maddeye"iten sebepler ortaya çıkarılıp yok edilmelidir,Gencin güvenini kazanıp onu bir psikiyatriste götürmek gerekir. Uyuşturucu ile mücadelede toplum olarak hepimize görev düşmektedir.özellikle medya halkı bilgilendirmek aydınlatmak ve uyarmak açısından ayrı bir öneme sahiptir.

70 ÇOCUK VE GENÇLERE ÖRNEK OLMAK Çocukların her gün karşı karşıya kaldıkları anne baba tutum, davranış ve ilişki biçimlerinin; onların eğitiminde çok önemli bir rol oynadığı bilinmektedir. Aile ilişkileri, çocuklar için, davranış biçimleri ve insan ilişkilerinin öğrenildiği bir sahne oluşturmaktadır. Madde kullanım konusunda da, benzer mekanizma işlenmekte olup; çocuklar, anne babanın maddeler konusundaki tutum ve davranışlarını gözlemlemekte ve benzer şeyleri uygulamaktadır. Toplumda, anne baba başta olmak üzere, öğretmenler ve diğer etkili yetişkinlerin madde kullanımı konusundaki tutum ve davranışları; çocuk ve gençler için çoğu kez kavram karmaşası yaratmaktadır. Çocuk ve gençler, zararlı etkisi kesin olarak kanıtlanmış olan sigara ve alkol gibi maddelerin, neden erişkinler tarafından kullanıldıklarını tam olarak kavrayamamakta; kendilerinin de bu ve buna benzer maddeleri kullanabileceği düşüncesi oluşmaktadır. Anne babalar, her ne kadar, çocuk ve gençleri bağımlılık yapan maddeler konusunda uyarsa da; kendi sergiledikleri davranış modelleri, mantıklı uyarılarından çok daha etkin olmaktadır. Bu nedenle, anne babaların, kendilerinin kullanımı konusundaki tutum ve davranışlarının nasıl olduğunu irdelemeleri gerekir. Örneğin alkol, sigara, ilaç kullanımı konularında bu maddeleri kullanma nedenleri, sıklıkları, bu maddelere gereksinimleri, kullanıp- bırakma, bu alandaki güçlülük ve zayıflıkları gibi özelliklerin hepsi önem taşımaktadır. Çocuklar, anne babanın davranışlarını görerek öğrenir, anne-babanın birbirlerine olan tutum ve davranışlarını da kendilerine örnek alır, sorunların çözümünde anne babanın davranışlarını kopya ederler.

71 “ BAĞIMLI OLMA ÖZGÜR OL”


"TÜRKİYE YEŞİLAY CEMİYETİ www.yesilay.org.tr. Sigara Hakkında Genel Bilgi Bileşiminde nikotin ve 4 bine yakın zehirli madde bulunan tütün bitkisinin kıyılmış," indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları