Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

1293 İnkılabı. Giriş Hükümetin baskıcı politikasına rağmen basın hem nicelik hem de nitelik bakımından gelişmeye devam etti. 1860’da tüm imparatorluk,

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "1293 İnkılabı. Giriş Hükümetin baskıcı politikasına rağmen basın hem nicelik hem de nitelik bakımından gelişmeye devam etti. 1860’da tüm imparatorluk,"— Sunum transkripti:

1 1293 İnkılabı

2 Giriş Hükümetin baskıcı politikasına rağmen basın hem nicelik hem de nitelik bakımından gelişmeye devam etti. 1860’da tüm imparatorluk, biri resmi diğeri yarı resmi hükümet destekli sadece iki yayına sahipti. 1872’de üç tane günlük, iki tane haftada üç kez çıkan gazete, biri yarı haftalık biri de haftalık olmak üzere iki mizah dergisi, [41] ve ayrıca birer tane haftalık polis, askeriye ve ticaret dergisi mevcuttu. Türkçe olmayan yayınlarsa şunlardı: Fransızca, altı gazete (Levant Herald, Levant Times-kısmen İngilizce-, Phare du Bosphore, Espirit, La Turquie, Courrier d’Orient) ve bir tane haftalık; Ermenice, üç tane günlük, iki tane yarı haftalık ve altı tane haftalık; Rumca, bir tane günlük, iki tane haftada üç kez çıkan, 3 tane yarı haftalık, bir tane iki haftada bir çıkan gazete; Bulgarca, üç tane haftalık ve bir tane aylık; İbranice, bir tane haftalık. Avedaper adlı bir Ermenice gazete 1853’ten bu yana American Mission Board tarafından yayınlanmaktaydı. Bu yayın halen daha varlığını sürdürmekte ve birkaç bin dolayında tiraj yapmaktadır. Onunla devamlılık ve varlığını sürdürme bakımından yarışabilecek bir Türk yayını bulunmamaktadır. Avedaper’ın ayrıca Ermenice karakterlerle basılan Türkçe ve Rumca versiyonları da mevcuttur. Bu misyoner kuruluşunun her hangi bir Türkçe yayın organı yoktur fakat kuruluş sözlük ve ders kitabı gibi pek çok Türkçe eseri yayınlamıştır.

3 Basiret Ali Efendi tarafından yılları arasında İstanbul'da iki devre halinde yayımlanan gazete. Ali Efendi Basîret'i çıkarmak için hükümete başvurduğunda o sırada baş gösteren Girit isyanından dolayı ancak bir­kaç yıl sonra izin alabildi. Yayın izni alınca devrin âdetine uyularak hükümet tarafından kendisine gazeteyi çıkarabilmesi için 300 altın lira verildi. Gazete ilk olarak Vezir Hanı'nda Tatyos'un matbaasında, sayısı 20 paraya olmak üzere küçük boyda dört sayfa olarak çıkmaya başladı. Başlangıçta cuma ve pazar dışında haf­tada beş gün çıkarken sonraları her gün yayımlandı. İlk çıktığı günlerde 300 adet civarında basılan gazetenin savaş, barış, yangın, saltanat değişimi gibi önemli hadiselerin olduğu zamanlarda verdiği ilâvelerin de etkisiyle baskısı 1000'e kadar çıkmıştır. Gazetenin çıkış amacını, çeşitli ilmî gelişmelerden ve politikadan söz etmek, halkın eğitim, kalkınma, sanayileşme ve çağdaş medeniyete ulaşma yolundaki gayretlerine ışık tutmak, hürriyet. İnsaniyet ve eşitlik anlayışını geliştirmek olduğu kadar ülke içinde ve dışındaki olayları haber vermek, çeşitli fikirleri halka du­yurmak gibi konular oluşturmaktaydı. Basiret, Fransa-Prusya savaşı sırasında yazarlarından Polonyalı mühtedi Celâleddin Paşa'nın da tesiriyle Alman taraftarı yazı ve haberler yayımladı. Savaşı Almanya kazanınca Ali Efendi Başvekil Prens Bismarck tarafından Almanya'ya davet edildi. Almanya ziyareti sırasında Prens Bismarck'tan oldukça iyi bir para yardımı alan ve ken­disine modern bir baskı makinesi hedi­ye edilen Ali Efendi bu yardımla gazetesini geliştirerek büyüttü ve trajını da arttırdı. Gazete bundan sonraki yayın hayatında koyu bir Alman taraftarlığı politikası takip etmeye başladı. Ali Efendi yine bu yıllarda Hidiv İsmail Paşa'dan aldığı bol ihsanlar neticesinde bir ara gazetesinde Mısır ile ilgili haber ve lehte birçok yorumlara, hatta Mısır'ın Os­manlı Devleti'nden ayrılmasına dair yazılara da yer verdi.

4 Basiret Sultan Abdülaziz'in saltanatının sonlarına doğru Sadrazam Mahmud Nedim Paşa'nın matbuata koyduğu sansür, 11 Mayıs 1876 tarihii gazetenin ilk üç sayfası tamamen yazısız, dördüncü sayfası ise sadece ilânlar koyularak yayımlan­mak suretiyle anlamlı bir şekilde protesto edilmiştir. Başlangıçta muhabir sayısı çok az olan Basiret daha sonraları birçok şehirde muhabirler bulundurmuş ve onlara dayanarak haberler vermiştir. Ayrıca Prusya-Fransa savaşının şiddetlendiği sıralarda Beyoğlu'nda Ajans Hawas ve Reuter telgraf şirketlerine abone olarak çağının milletlerarası haber ağıyla iletişim kurmuştur. Böylece gaze­te, hem şehir haberi hem taşra ve ülke dışı haberleri olarak zengin bir kaynağa sahip olmuştur. Bu arada Levant Herald, Levant Times, La Turquie, Daily News, Palîmalî, Courier d'Orientve Liberte gibi gazetelerden de tercüme ve iktibaslar yaparak haber ve yorum zen­ ginliğini sürdürmeye çalışmıştır. Amacı, savunduğu fikirler ve yayın politikası bakımından basın hayatımızda önemli bir yeri olan Basiret gazetesi Levant Herald, Vakit, Havai, İstikbal, Tercümân-ı Hakikat, İstanbul, Anadolu, Bedir, İbret, Dağarcık ve Hadîka gibi gazetelerle başta Mısır meselesi olmak üzere çeşitli münakaşalar ve polemiklere girmiş, zaman zaman onların sert hücumuna uğramıştır. Dokuz yıl kadar süren yayın devresinde halk, ulemâ, devlet erkânı ve askeri sınıf arasında büyük bir ilgi gören gazete, zamanın en ciddi yayın organlarından biri kabul edilmektedir. Basîret'm yazar kadrosunda Basîretçi Ali Efendi'den başka belli başlı şu isimler bulunmaktadır: Suphi Paşazade Âye-tullah Bey, Polonyalı mühtedi bir subay olan Ferik Suphi Celâleddin Paşa, Hayreddin takma adıyla yazılar yazan Polonyalı mülteci Karski ile adliye mektupçusu Halet Bey, Ahmed Midhat Efendi, Süleyman Âsaf, Mustafa Âsim, Mehmed Tevfik, Ali Suâvi ve Nâmık Kemal. Basiret, Çırağan Vak'ası'ndan bir gün önce Ali Suâvi'nin gönderdiği kısa ve manidar bir yazıyı yayımlamasından dolayı hükümet tarafından kapatıldı sayıda birinci devresi sona eren gazete, Meşrutiyetin ilânına kadar çıkmadı. Daha sonra II. Meşrutiyet"in ilânı üzerine Basiret ikinci devre yayın hayatına başladı, fakat Basîretçi Ali Efendi'nin yaşlılığı yanında o dönemde yeni birçok gazete çıkmasından dolayı onlarla rekabet edemediğinden on dokuz sayı kadar düzensiz bir şekilde çıktıktan sonra tekrar kapandı.

5 Diyojen Diyojen, İstanbul'da Teodor Kasap tarafından 1870 yılında haftada üç gün olarak yayınlanmaya başlayan dergi ilk Türkmizah dergisidir.İstanbulTeodor Kasap1870mizah Türkçe yayımından önce bir süre Fransızca, Rumca çıkan dergi Ermenice olarak da yayınlanmıştır. Türkiye'de modern mizahın ilk örneklerinin yayınlandığı dergi, Ali Bey, Ebüzziya Tevfik ve Namık Kemal'in imzasız yazılarına yer verdi.Ebüzziya TevfikNamık Kemal Yayın yaşamını 1873 yılına kadar sürdürmüş olan dergi 183 sayı çıkmıştır ve üç kez geçici olarak kapatılmıştır. Ancak son sayısı olan 183. sayısında siyasal içerikli mizah yazıları nedeniyle 9 Ocak 1873 tarihinde yönetimce yayımına son verilmiştir.9 Ocak1873

6 Mizah Dönemin mizahi yayınları içersinde Teodor Kasap’ın editörlüğünde çıkanlar büyük bir önem taşımaktadır. Bunlar arasında başta Diyojen olmak üzere Çıngıraklı Tatar, Hayal, Karagöz ve Çaylak’ı saymak gerekir. Namık Kemal gibi çeşitli yazarlara kapılarını açmalarının yanı sıra bu dergilerdeki karikatürler her ne kadar doğrudan politik eleştiriler ve muhalefet içermese de “şehir intizamı” ve belediye hizmetleri gibi konularda tenkitlerde bulunmaktan geri durmamışlardı

7 Çıngıraklı Tatardan Mukaddime "Başlangıç istersiniz öyle mi? Başlangıcı ne yapacaksınız? Haydi farzediniz ki buracıkta size pek çok sözü kapsayan bir de başlangıç yayımlayayım. Sözlerimi tutmak zorunda mıyım? (…) benim başlangıcım gülmek ve güldürmektir. İşte bu kadar. Çıngırak takınma düşüncesini nereden aldığımı bilmek istersiniz. Haydi bari onu söyleyeyim.İşittim ki bazı devletler, bazı gazetelere, örneğin Rusya Bizantis gazetesi imtiyaz sahibi Akseni Efendi’ye; Yunanistan Negolos gazetesi yazarıyla Anadolu gazetesi yazarı Sinyor Misailidis’e; İran şahı hazretleri Basiret gazetesi başyazarı Ali Efendi’ye nişan göndermişler veya göndereceklermiş.İşte ben de bu haberi duydum. Öyle cici şeyleri pek severim. Ancak herkesin kişiliğine göre iş yapıp nişan alabilmek gücünde de olmadığını bilirim. Yarı nişana bedel çıngırak takmak yetkisini olsun kazanmak üzere bir imtiyaz alıp, çıngırak takındım."

8

9 İbret Namık Kemal ve İbret Gazetesi Namık Kemal, İbret’ten önce Diyojen gazetesinde düzensiz aralıklarla yazılar yayınlamaktaydı yılında Avrupa’dan dönünce gençleri etrafında toplayıp bir gazete çıkarmak niyetindeydi. Ancak o dönemde gazeteler daha çok Rum asıllı kişilerin tasarrufunda bulunmaktaydı. Bu sırada Diyojen gazetesi kapatılınca Namık Kemal ve arkadaşları İstikbal adı altında bir gazete çıkarmak istemişler ancak Babıâli bu gazetenin çıkarılmasına izin vermemişti. Bu sırada Aleksan Sarrafyan İbret gazetesini 1870’te çıkarmaya başlamıştı. Ancak bu gazete 1871 sonunda kapatılınca Namık Kemal ve arkadaşları devreye girerek gazetenin imtiyaz hakkını almışlardır. 13 Haziran 1872’de Namık Kemal ve arkadaşları ( Reşat, Nuri, Ebuzziya Tevfik, ve Mahir Beyler) bir bildiri yayımlayarak ilk sayıyı çıkartırlar. Bu tarihten itibaren İbret gazetesi Namık Kemal’in denetiminde çıkmaya başlamıştır. “Halkın ise o kadar miknetle beraber hazinelere malik olan en büyük ashâb-ı serveti seksen yaşında olduğu halde gene mağazasına gider, akşama kadar ayaklı hizmetkâr gibi işle iştigâl eder.”

10 İbret’ten Sosyal Tenkitler “Hıfz-ı sıhhat esbabında kusur, halkımızın lazıma-i şanı gibidir. Cenab-ı Hak saklasın, kolera zamanında bile bayağı ukalamızdan addolunan zevatı karpuz ve patlıcan yemekten mene muktedir olmak kaleler fethetmekten müşkül görünür. Bu ise ecel meselesince halkın zihninde takarrür eden bir yanlış itikattan neşet etmedir. Vaiz efendiler cevami-i şerifede kıssa-hânlık edeceklerine böyle dünya ve ahirete nafi ve hayat-ı millete kâfil olacak mesailden bahse himmet eyleseler efkâr-ı umumiyede mevcut olan bu yolda birçok su-i zehaplar pek çabuk mündefi olur.” “Mesela yüz kişi bir yere toplansa da her biri hayır için günde iki kuruş verse yüz çocuk okutacak bir mektebin mülkümüzde idaresine kifayet edebilir. O çocuklar ise hiçbir vakit bir günde hayır için bir kuruş veremeyecek bir halde bulunmaz.” “Bir mektep yapmadık. Hatta bu kadar himmetler, bu kadar akçelerle vücuda gelen Darüşşafaka’yı bile nakıs bıraktık. Şeran ve aklen memur olduğumuz taharri-i marifetin tariki bu mudur?” “Ne zamana kadar pederler oğlunun mutlaka kendi gibi olmasını veyahut mesela kendi mahalle imamı iken oğlu tabip olmak isterse ayıbını kara toprak örtmesini temenni edecek? Ne zamana kadar valideler kızlarını satılık matah gibi senelerce her gün bir esirci bakışlı görücünün nazar-ı muayip-cünayesine arz ettikten sonra hediyelik cariye gibi bir kerecik rızasını bile sormaya tenezzül etmeksizin kendi beğendiği bir adamın eline teslim edecek? Ne zamana kadar biraderler, hemşireler, kayınvalideler, gelinler menfaat için, inat için, zevzeklik için birbirinin etini yemeye, kanını içmeğe çalışacak? Ne zamana kadar…”

11 Yalman’ın İbret Yorumu Devrin önde gelen kalem erbabı Kemal Bey Londra dönüşünde derhal kendine ait bir gazete kurdu. Gazetenin ismi İbret’ti. Bu gazetenin yarattığı etki göz önünde bulundurulduğunda modern Türkiye’de her hangi bir süreli yayın ona güçlükle ulaşabilir. Onun yolunu birkaç gazete kısa ömürleriyle izledilerse de ancak bir kaçı ayakta kalabildi. [40] Devlet görevlileri yanısıra çok az bir nüfusun okuryazar olduğu bir ülke de basının başarısını yüksek rakamlarla ifade etmek güçtür. Ancak hala, bir gazete çıkarabilecek kabiliyeti ve sermayesi olan, halka girişimcilik, vatanseverlik, hak ve sorumluluk adına gerçekleri göstermek isteyen insanlar vardı. Onların başarısızlıkları diğerlerinin de kendileri adına benzer bir girişimde bulunmalarını engellemedi. Bunlar içinde kendi iradeleriyle sahneden çekilenler var olduğu gibi gazetelerin hükümet tarafından geçici ya da kalıcı olarak kapatılması da mutat bir hal almıştı.

12 ’da İstanbul’da yayınlanan 47 süreli yayın mevcuttu. Bunlardan yedisi günlük olmak üzere 13 tanesi Türkçeydi. İki tanesi yarı haftalık, bir tanesi haftalık politik, bir tanesi haftalık mizahi, bir tanesi haftalık Tıbbi ve bir tanesi de haftalık resimli karakterdeydi. Türkçe olmayan yayınlardan dokuz Rumca, dokuz Ermenice, yedi Fransızca, üç Bulgarca, iki İngilizce, iki İbranice, bir Almanca ve bir Arapça yayın mevcuttu yılında yapılan kırk yedi yayın 1871 ile 1876 yılları arasında ulaşılan en yüksek rakam anlamına gelmez. Zira damga pulu vergisi gibi türlü güçlükler bu yayınlar içinde hangilerinin ayakta kalabileceğini belirliyordu. Yapısal olarak sağlam olanlar ve iyi ekipmanlarla donatılmış olanlar ancak yollarına devam edebildiler öncesinde [42] yayınların sayısı ziyadesiyle değişkendi. Bazı zamanlarda dört beş tane resimli mizah dergisi vardı. Corteille ve Ubicini tarafından hazırlanan 1876 tarihli “Osmanlı Devleti’nin Mevcut Durumu/ État Présent de L'empire Ottoman ” başlıklı çalışmada, yazarlar 1876 salnamesinde bahsi geçen bazı yayınların artık faal olmadıklarını ve bazı basımı devam eden yayınlarınsa bu resmi metinde yer almadığını fark etmişlerdi. Ubicini ve Courteille, Etat Present de I'Empire Ottoman, Paris 1876, s. 167.


"1293 İnkılabı. Giriş Hükümetin baskıcı politikasına rağmen basın hem nicelik hem de nitelik bakımından gelişmeye devam etti. 1860’da tüm imparatorluk," indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları