Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

PARAGRAFTA ANLAM RAMAZAN İPEK. PARAGRAF NEDİR? Paragraf, herhangi bir yazının bir satırbaşından öteki satırbaşına kadar olan bölümüne denir. Daha geniş.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "PARAGRAFTA ANLAM RAMAZAN İPEK. PARAGRAF NEDİR? Paragraf, herhangi bir yazının bir satırbaşından öteki satırbaşına kadar olan bölümüne denir. Daha geniş."— Sunum transkripti:

1 PARAGRAFTA ANLAM RAMAZAN İPEK

2 PARAGRAF NEDİR? Paragraf, herhangi bir yazının bir satırbaşından öteki satırbaşına kadar olan bölümüne denir. Daha geniş bir ifadeyle paragraf "bir duyguyu, bir düşünceyi bir isteği, bir durumu, bir öneriyi, olayın bir yönünü, yalnızca bir yönüyle anlatım tekniklerinden ve düşünceyi geliştirme yollarından yararlanarak anlatan yazı türüdür. Kelimeler cümleleri, cümleler paragrafları, paragraflar da yazıları oluşturur. Paragraf bir yazının küçültülmüş bir örneğidir. Bu yönüyle yapı bakımından bir yazıya benzer. Nasıl yazıda giriş, gelişme, sonuç bölümleri varsa paragrafta da aynı bölümler vardır. Her paragrafta bir düşünce savunulur. Paragrafın bir bütün oluşturabilmesi için cümlelerin de yapı ve anlam yönüyle bütünlük oluşturması gerekir. Paragraftaki düşünceler hem kendi aralarında birbirine bağlı hem de ana düşünceye bağlıdır. Paragraf kendi içinde bir bütünlük oluşturduğu gibi yazı içinde de yazıyla bir bütünlük oluşturur. SBS'de seçilen paragraflar böyle kendi içinde bütünlüğü olan ve dışına çıkılmayı gerektirmeyen paragraflardır.

3 PARAGRAF TÜRLERİ a)Olay Paragrafı: Bu tür paragraflarda bir olay anlatılır. Bu olay, yazarın savunduğu düşünceyi açıklamak ve onu inandırmak için bir araçtır. Eğer olayda bir bütünlük varsa yani olayın başı, sonu belliyse, ana düşünceyi buldurmaya yönelik sorular için kullanılır. b)Durum Paragrafı: Bu tür paragraflarda bir doğanın, şehrin ya da bir insanın betimlemesi yapılır. Bu tür paragraflar genellikle anlatım biçimleri ve gözlemle ilgili sorularda kullanılır.

4 c)Duygu (Çözümleme) Paragrafı: Bu paragraflarda roman veya hikaye kahramanlarının iç dünyaları anlatılır. Yazar, kahramanların psikolojik yapılarını, hayallerini bazen yorum katarak anlatır. Bu paragraflar insan karakterini bulmaya ve yoruma dayalı sorularda kullanılır.romanhikayeYazar d)Düşünce Paragrafı: Belirli bir düşüncenin anlatıldığı, savunulduğu paragraflardır. Makale, deneme, fıkra, eleştiri gibi türlerden seçilir. Konuyu, yardımcı düşünceleri veya ana düşünceyi buldurmaya yönelik sorularda genellikle bu tür paragraflar kullanılır.

5 PARAGRAFIN ÖĞELERİ Konu: Paragrafta işlenen düşünce, olay ya da durumdur. Her şey paragrafın konusu olabilir. «Yazar, bu paragrafta ne anlatıyor?» sorusunun cevabı bize konuyu verir. Konu en fazla bir iki cümleyle verilir. Yardımcı Düşünceler: İkiden fazla cümleden meydana gelir. Yardımcı düşünceler, paragrafta ana düşünceyi destekleyici niteliktedir. Yazar burada konuyla ilgili açıklamalar yapar ve düşüncelerinin haklı gerekçelerini sıralar. Ana Düşünce: Paragrafta üzerinde durulan konuya bağlı olarak yazarın asıl anlatmak istediği düşüncedir. Kesin bir yargı niteliği taşır, genellikle bir cümleden oluşur. *Bütün yardımcı düşünceler, ana düşünceyi haklı çıkarmaya hizmet eder. Başlık: Paragrafta üzerinde durulan düşünceyi bir ya da iki sözcükle özetleyebileceğimiz ifade paragrafın başlığı olur.Başlık,konu ve ana düşünceyle bağlantılı olmalıdır.

6 PARAGRAFTA ANLATIM Paragrafın anlatımı denilince daha çok anlatım teknikleri ve düşünceyi geliştirme yolları anlaşılır. Düşünce Paragrafları düşüncenin sıralanışına göre genelde iki şekilde oluşturulur: tümdengelim, tümevarım. Tümdengelim Paragrafları Bu tür paragraflarda yazar, savunacağı fikri ilk bir iki cümlede belirtir. Diğer cümleler bu fikrin, düşünceyi geliştirme yollarıyla geliştirilmesi, desteklenmesi, ispatlanması için sıralanır. Bu tür paragrafların ana fikir cümlesi ilk cümledir. Bu yolla yazılmış aşağıdaki paragrafı inceleyelim. Ana fikrin ilk cümlede verildiğine ve parçanın sonuç bölümünün olmadığına dikkat edelim.

7 ÖRNEK İstanbul'un en büyük özelliği, sanırım, adım başı değişen bir şehir oluşudur. Değişen yalnız manzarası değil; insanları, yapıları ve sokakları da değişmekte. Bana öyle geliyor ki İstanbul bütün albenisini bu sonsuz değişmeye borçludur, dünyanın hiçbir tarafında evler bu kadar çabuk renk ve şekil değiştiremez. Hiçbir sokak İstanbul'unkiler kadar mevsim değiştirir gibi görüntü değiştirmez. Bu parçada önce fikir belirtilip sonra ispatı yapıldığı için tümdengelim uygulanmıştır.

8 Tümevarım Paragrafları Bu tür paragraflarda yazar, ana fikir cümlesini sona bırakır, ispatlarını örneklerini paragrafın başlangıcından itibaren yardımcı fikir cümleleriyle sıralar. Parçanın sonunda ise savunduğu fikri bir veya iki cümlede toplu bir şekilde belirtir. Örnek parçayı inceleyelim ve yazarın anlatmak islediği düşünceyi yani ana fikri sona bıraktığına dikkat edelim.

9 ÖRNEK Çevirinin daha ilk cümlesi yadırgatıyor beni. Buradaki "Stately" sözcüğü "sarman" olarak çevrilmiş. Yani söz konusu kişinin "babacan" olduğu anlatılmak isteniyor. İngilizcedeki anlamını içermiyor bu sözcük. Çevirmen ilk çeviri denemesinde "heybetli" sözcüğünü kullanmış. Sonradan bunu Sarman'la değiştirmiş. Sarman sözcüğünün bilinen anlamı, sarı bir kedi. Haydi biraz da şişman diyelim. Yazar "babacan" demek istemiş ama biz Sarman'dan kedi anlamını çıkarıyoruz. Çevirmen, sözcükleri okurların yaygın olarak bildiği anlamlarında değil az bilinen anlamlarında kullanarak çeviriyi asıl yapıtın uzağına düşürmüş. Bu paragrafta yazarın anlatmak istediği düşünce söz konusu çevirinin asıl eserden uzaklığıdır. Bu düşünceyi son cümlede belirtmiş. Yani tümevarımı uygulamıştır.

10 PARAGRAFTA KONU Konu, parçada üzerinde durulan kavramdır. Yazar parça boyunca bu kavramın çevresinde dönüp durur. Yazar parçada neden söz ediyorsa konu odur. Konu genelde bir iki sözcükten oluşur. Sınavlarda paragrafın konusuyla ilgili sorular aşağıdaki şekillerde yöneltilmektedir: Bu paragrafta aşağıdakilerin hangisi üzerinde durulmaktadır? Bu parçada aşağıdakilerin hangisinden söz edilmemiştir? Bu paragrafta aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir? Bu paragrafta aşağıdakilerin hangisi tartışılmaktadır?

11 Bir paragrafın konusunu bulabilmek için, yazıda, "Ne üzerinde duruluyor?", "Ne hakkında söz söyleniyor?" sorularına cevap verilmelidir. Bu sorulara vereceğimiz cevaplar bizi konunun saptanmasına götürür.

12 Bir cümlede olduğu gibi, bir paragrafta da iki konu vardır: a) Genel konu b) Sınırlandırılmış konu

13 a) Paragrafın Genel Konusu Genellikle bir kavramla dile getirilen, açıklanmaya uygun olmayan konudur. Bu paragrafta neyin üzerinde durulacağının genel doğrultusunu verir. Örnek: Sanat, insanoğlunun yarattığı en yüce değerdir. Çünkü bir sentezdir. Bütün çağların, bütün çağlardaki insanların akıllarının yaratışıdır. Bundan dolayı etki gücü çoktur. Toplumları bir arada tutan güç olması bundandır. Bu parçanın genel konusu "sanat" tır. Ama yazar "sanat" ı, genel bir kavram olarak ele almamıştır. Konuya bir sınır getirmiştir. Zaten "sanat" kavramını genel olarak ele alsaydı o kadar çok şey anlatması gerekecekti ki...

14 Genel konu örnekleri: Teknik Edebiyat Şiir Özgürlük Çağdaşlık Türk edebiyatı Tutarsızlık Deneyim Politika İnsanlık... Bu konularda bir paragraf ya da parça yazmak nerdeyse olanaksızdır. Bunlar bir yazının hammaddesi olabilir. Sadece genel doğrultuyu verebilir.

15 b) Sınırlandırılmış Konu Bir paragrafta işlenebilir olan, sınırları belirlenmiş konudur. Bir yazar, bu konuyu doğru saptamalı önce. Sınırlandırılmış konuyu saptarken yazar, bakış açısını da içeren bir cümle belirlemelidir. Örnek: Sanatçı, toplumun sözcüsü olmalı. Bu cümlenin genel konusu "sanatçı"dır. Bu cümleyi yüklemi "nedir" olan bir soruya çevirip yüklemini atarsak sınırlandırılmış konuyu bulmuş oluruz: "Sanatçının görevi" sınırlandırılmış konudur. Bir yazar, tüm paragraf ya da parça (metin) boyunca bu konunun dışına çıkamaz.

16 Sınırlandırılmış konu örnekleri: Sanatçının var oluş nedeni Sanatın etki gücü Sanat ve özgürlük ilişkisi Toplumun iyi yönetilmesinin yollan Alışkanlıklardan vazgeçme yöntemleri Bilim insanlarının özellikleri Osmanlı Devleti'nin Duraklama Devri'nin dış siyaseti...

17 Örnekler: * Planlı çalışırsan başarılı olursun Sın. Konu: Başarılı olmanın koşulu * Şiir insanı duvarlı yapmanın yoludur. Sın. Konu: Şiirin işlevi * Korku insanca bir duygudur. Sın. Konu: Korkunun niteliği * Osmanlı İmparatorluğu, iç isyanlardan dolayı ekonomik zorluklar yaşadı. Sın. Konu: Osmanlı İmparatorluğu'nun ekonomik zorluklar yaşama nedeni * Diken, battığı yerden çıkar. (Sorunlar, kaynaklandığı yerden çözülür.) Sın. Konu: Sorunların çözüm yöntemi

18 Bir paragrafın konusu, giriş cümlesinin konusunun genelleşmiş biçimidir. Bir paragrafın doğru oluşturulup oluşturulmadığını anlayabilmek için paragraf bittikten sonra konunun kontrol edilmesi gerekir. Paragrafta, önceden (giriş cümlesinde) belirlenmiş sınırlandırılmış konuya ters düşen cümle olup olmadığı araştırılır. Konu, tüm cümlelerle ilintiliyse o zaman paragraf doğru oluşturulmuştur. Örnek: Huzursuz bir toplum, baskıyla huzurlu hale getirilemez. Şiddet, daha büyük şiddetleri doğurur. Akıllı yöneticiler, şiddeti reddeder. Onun yerine toplumdaki huzursuzluğun nedenini araştırır ve onu ortadan kaldır. Böylece toplumun huzuru sağlanmış olur. Par. Sın. Konusu: Bir toplumda huzursuzluğu giderme yolu

19 Örnek: Bilim, özgür bir ortamda filizlenir. Ama bu sadece bir filizlenmedir. Büyüyüp gelişmesi, ekonomik koşullara bağlıdır. Bilimsel çalışmalara yeterince kaynak ayırmayan ülkelerde bilim filizi ya kurur ya da cılız kalır. Bu tutum, bir iyi niyetten öte gidemez. 1. cümlenin sın. Konusu: Bilimin gelişme koşulu (koşulları) Paragrafın konusu: Bilimin gelişme koşulu'dur. Çünkü paragrafın tüm cümlelerini kapsayan bir konudur.

20 Örnek: Doğayı yenebilmek için, onun gücünün büyüklüğünü kabul etmek gerekir. Eğer bu kabul edilmezse, doğanın gücünün nerden geldiği bilinemez ve onun gücünü ortadan kaldırmak ya da gücünün yarattığı olumsuzlukları gidermek için önlemler alınamaz. Depremi, tayfunu, sel felaketini, erozyonu, tsunamiyi yenmek, doğanın bu güçlerini kabullenip tanımadan nasıl mümkün olabilir? 1. cümlenin sın. konusu: Doğayı yenebilmenin yolu Paragrafın konusu: Doğayı yenebilmenin yolu'dur. Çünkü bu konu tüm paragrafı kapsıyor ve ana düşünceyle örtüşüyor.

21 Paragrafın konusu anlatım yöntemleriyle de ilişkilidir. Açıklama tartışma ve betimleme paragraflarında ilk cümlenin konusunun genelleşmiş biçimidir ki yukarıdaki paragraflar buna örnektir. Şimdi özelliği olan kimi anlatım yöntemlerinde konunun nasıl bulunacağını ya da oluşturulacağını görelim:

22 Karşılaştırma paragraflarının konusu: Karşılaştırma yöntemlerinde iki şeyden birinin üstün ya da farklı yanı ortaya konur. Bu nedenle de konu "A'nın B'den farklı ya da üstün yanı" diye belirtilir. Örnek: Gerçek sanatçılar, okunmak için toplumun hoşuna gitmeye çalışmaz. Tam tersine sarsar toplumu. Alıştığı, sevdiği, kendi çıkarına olan şeyleri sunmaz topluma. Alışmadıklarını, o güne değin hiç düşünmediklerini, nefret ettiklerini, kendinden başka herkesi düşünenleri anlatarak rahatsız eder okuyucusunu. Yepyeni şeyler sunar, ufkunu açar okurun; ama bu arada onu kızdırır. Yüzyıl sonrasının dünyasında neler olacak onu anlatmaya çalışır okurlarının. Yani bir Dostoyevski, bir Stendhal olur. Sanatçının sahtesi ise uyutur okurunu, rahatladır, gevşetir. Tabii sonra da silinir gider. Paragrafın konusu: Gerçek sanatçıların sahte sanatçılardan farkı (üstün yanı)

23 Benzetme paragraflarının konusu: Benzetme paragraflarında iki varlığın ortak özelliği anlatılır. Ancak bu varlıklardan biri, ortak özellik yönünden güçlü (benzetilen) diğeri (benzeyen) güçsüzdür. Amaç, güçsüzü, güçlüye yakıştırarak anlatmaktır. Bu paragraflarda konu; "A ile B'nin ortak özelliği" diye belirtilir. Örnek: Ayrıkotu, bakımlı bahçelerin düşmanıdır. Önce küçücük bir parçası düşer toprağa. Güneş altında kurur ve dikkati çekmez olur. Toprağa değdiği yerden kök salar derinlere. Bir gün bir yerden yemyeşil fışkırır. Bahçıvan bunu görür ve koparıp atar. O, on yerde birden fışkırır. Bahçe hapı yutmuştur artık. Kanser de böyle. Paragrafın konusu: Kanser ile ayrıkotunun ortak özellikleri

24 Betimleme paragraflarının konusu: Ele alınan yerin ya da kişilerin benzerlerinden ayrılan yanlarıyla ele alınmasıdır. Örnek: "Haliç'i mehtapta izleyenler bilirler. Haliç, mehtapta sihirli bir doğa parçasıdır. Suları, altın akan bir nehre benzer. Bir bakarsın kıyının birinde yangına dönüşür. Bir bakarsın, gümüş bir hançer olmuş. Köprüde balık tutanlar, bu gümüş hançeri ele geçirmeye çalışan masal yaratıklarıdır. Gözlerinize olan inancınız zayıflar, gönül gözüyle gördüğünüzü sanırsınız; çünkü gözlerinizi kapayınca bu görkemli manzara kaybolup gitmez. Renk ve şekil değiştirerek sürüp gider." Paragrafın konusu: Haliç'in mehtaptaki görünüşü

25 Örnek: "Bir yağmur, efendim, sormayın! Öyle bardaklardan, testilerden boşanırcasına değil; kazanlardan, sarnıçlardan boşanırcasına bir yağmur. Hızlı yağmasına bakıyorsunuz da "Eh, yaz yağmurudur, şimdi başlar, şimdi geçer!" diyorsunuz. O, sizin dediğiniz eski zaman yağmurları, bizim çocukluğumuzda yağardı, şimdikiler öyle değil, bir tutturdu mu, Allah vermesin! Dinmek nedir bilmiyor, geceli gündüzlü yağıyor." Konu: Yağmur Örnek: "Çirkindir kış, kısa günlüdür. Kışın günler o kadar kısadır ki gezip tozmaya bile vakit bulamazsınız. İnsanlar sevimsizdir. Gülmezler ve kışın hikâye anlatmazlar. Hele Kordonboyu'nda deniz hep çalkantılıdır. Lodos dalgalarla gelir, Kordon'a taşar. Yağmur yağar ve damlarda gözenekleri yemyeşil, tüyümsü kiremit otları biter. Yağmur yağar ve camlarda kışın ağlamaklı izleri kalır." Bu parçada yazar daha çok kış mevsimi üzerinde durmuştur. Parçada kışın çirkinlikleri anlatılmıştır. Ama kışın çirkinlikleri yazarın konuya bakış açısıyla ilgilidir. Konu ise "kış"tır.

26 Örnek Soru: Şaşılacak bir durum karşısında şaşkınlığımızı, "Hayret!" ya da "Hayret doğrusu!" sözleriyle belirttiğimiz olur. Oysa son zamanlarda kimi kişiler bu ünlemi, "Hayret bir şey!" biçiminde söylüyorlar. Bu söyleyişteki anlatım bozukluğu "Hayret edilecek bir şey!" biçiminde düzeltilebilir. Bu parçada aşağıdakilerden hangisi üzerinde durulmaktadır? A) Dil yanlışlarının çoğaldığı B) Dil yanlışlarını düzeltmenin önemi C) "Hayret" sözcüğünün yaygın olarak kullanıldığı D) Bir dil yanlışı ve bunun nasıl giderilebileceği

27 Örnek Soru: Roman, insana gerçeklerin arkasındaki gizleri anlatma olanağı veriyor. İnsan günlük yaşamının sıkıntıları içinde geriye dönüp baktığında, birçok şeyin zihninden silinip gittiğini görüyor; ya da genel bir dağınıklığın içinde buluyor kendini. Yaşamın belirli bir anını yakalamakta güçlük çekiyor. Roman, bu dağınıklığı derleyip toparlıyor, insanın kaybolmasını engelliyor. Ayrıca insanlar birbirlerine karşı açık olamıyorlar. Roman insanların birbirinden gizlemek gereğini duydukları gerçekleri, önce yazarın kendisine, sonra da okura iletebiliyor. Bu parçanın bütününde neden söz edilmektedir? A) İnsan zihninin güçsüzlüğünden B) İnsan ilişkilerinin sınırlılığından C) Yaşamı anlamanın zorluğundan D) Romanların sağladığı yararlardan

28 Örnek Soru: İslamiyet'in kabulünden önce Türklerin, başka hiçbir toplumun etkisinde kalmamış bir dilleri ve edebiyatları vardı. Her ilkel edebiyatta olduğu gibi bu edebiyatta da şiirle büyü birlikte yürümekte ve dinsel törenler, önemli bir yer tutmaktaydı. Bunun yanı sıra ozan, baksı, şaman gibi adlarla anılan şairlerde olağanüstü güçler bulunduğuna inanılırdı. Çoğu ortak ve sözlü ürünlerden oluşan bu edebiyatın en önemli bölümünü destanlar oluşturmaktaydı. Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir? A) Türk dilinin en eski ürünleri B) Eski Türk şiirinin özellikleri C) Eski Türklerde edebiyat D) Edebiyat ve dinsel törenler

29 PARAGRAFLARDA SORULAN KAVRAMLAR VE DUYGULAR Bazı paragraf sorularında kişilerin nitelikleri üzerinde ya da yazının özellikleri üzerinde durulur. Bu tip sorularda seçeneklerde geçen kavramların duyu ve duyguların bilinmesi gerekir. Bunlardan bazıları şunlardır: Özgünlük: Başkasına benzememe, kendine has olma demektir. Parçalarda genelde taklitçilikten kaçınma ve yenilikçi olmayla açıklanır. Doğallık: Yapmacıksız, süs ve özentiden uzak, günlük hayatta olduğu gibi olma demektir. Duruluk: Açık ve anlaşılır olma, kapalı ifadelerden kaçınma, söylenmek isteneni imgeler arkasına gizlemeden anlatma demektir.

30 Akıcılık: Okuyucuyu sıkmayan, sürükleyici bir anlatıma sahip olma demektir. Özlülük: Az sözle çok şey ifade edebilme, sözü uzatmaktan kaçınma demektir. Yoğunluk: Birçok anlamı bir arada verme, anlam içinde anlam bulunması demektir. Kimi zaman da parçada ağır basan duyu ve duygular sorulabilir. Duyu ve duyguyu birbirine karıştırmamak gerekir. Duyu dışarıdaki nesneleri algılama yolumuzdur. Nesneler beş duyu organıyla algılanır. Duygu ise içimizden geçen hislerdir. Sevinç, keder, hoşgörülü olma, alçak gönüllülük…

31 SORU Yabancı dillerin etkisinin artması, Türkçenin söz varlığını, söz dizimi özelliklerini olumsuz yönde etkiliyor. Divan Oteli demek dururken Hotel Divan, Marmara Oteli demek dururken The Marmara demek, Türkçenin sözdizimi özelliklerini zorlamaktır. Son zamanlarda bir de çeviri yoluyla anlatım türü ortaya çıktı. Sözler Türkçe, ama anlatım kalıbı yabancı kaynaklı... Doğru olmayan bu kullanışlar da yaygınlaşıyor: Çay içmek, kahve içmek yerine çay almak, kahve almak; özür dilerim yerine üzgünüm gibi kullanışlar bunlara sadece birkaç örnek. Türkçenin yapısına ve mantığına aykırı bu yanlışlardan kurtulmamız gerekiyor. Böyle düşünen bir yazar aşağıdakilerden hangisini söylemiş olamaz? A) Türkçenin yabancı dillerin etkisinden kurtulmalıdır. B) Yanlış kullanımlar dilimize zarar verir. C) Dilimizin kurallarına aykırı kullanımlardan kurtulmamız gerekir. D) Yabancı kaynaklı kullanımlar bir dilin zenginliğinin göstergesidir.

32 Türkçenin şu andaki en önemli sorunu, dildeki yabancı öğelerin artmasıdır. Her dilde yabancı kökenli söz vardır. Hiçbir dil saf değildir. Türkçe de pek çok dile söz vermiş, pek çok dilden söz almıştır. Türkçenin verdiği sözler de vardır. Bunlardan en ilgi çekici olanı son zamanlarda dilimize giren kiosk'tur. Bu söz Türkçeden İngilizceye geçen köşk sözüdür. İngilizcede kiosk biçimine dönüşmüş ve bizim sözümüz bu defa farklı bir anlamda karşımıza çıkmıştır. Dildeki yabancı sözlerin bir ölçüsü olmalıdır. Bu ölçü dilin kimliğini bozacak derecede olmamalıdır. Dil gerek duyduğu sözleri, karşılık bulunmaması durumunda yabancı dillerden aynen veya ses değişikliğine uğratarak alır. Yukarıdaki paragraftan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz? A) Türkçeden yabancı dillere sözcükler verilmiştir. B) Dilimize giren sözcükler dilimizin yapısını bozacak derecede olmamalıdır. C) Dilimize yabancı sözcükler girmemelidir. D) Yabancı sözcük kullanmayan hiçbir dil yoktur.

33 Türkçe benim biricik vatanım, memleketim, evim. Nereye gitsem, onu da beraberimde götürürüm. Ben Türkçeye tutkunum. Uzun yıllar Fransızca öğretmenliği yaptım. Fransızcayı da çok rahat konuşurum. Biraz İngilizce okudum, derken dört yıl İtalyanca kurslarına gittim, İtalyanca öğrendim. Bir parçacık da Almancaya el attım. Ama benim için Türkçenin yeri başka. Her insan kendi dilini sever; ama bence Türkçe dünya dillerinin en güzellerinden biri. Aşağıdakilerden hangisi bu sözleri söyleyen yazara ait bir özellik değildir? A) Yabancı dil öğrenmeye yatkın olma B) Türkçeyi diğer dillerden üstün tutma C) Anadilini hayatının vazgeçilmezlerinden sayma D) Yabancı dilleri çok etkili kullanma

34 Gülhane Hayvanat Bahçesi'ne herkes gibi ilk olarak ailece gitmiştik. Zürafayı ve maymunları çok iyi hatırlıyorum. Alay Köşkü'nü uzun uzun incelemiş ve sonra parkın serinliğine kendimi bırakmıştım. Ama bu geziden bir türlü mutlu olamamıştım. Pislik içindeki küçük kafeslerinde sinir hastası olmuş aslanlar, maymunlar, domuzlar ve kediler görmekten içim daralmıştı. Her yer dışkı kokuyor ve her yer kaybedilen özgürlüğün ağıtını söylüyordu. Bu parçada dile getirilmek istenen duygu ya da davranış aşağıdakilerden hangisidir? A)Pişmanlık B)Şaşırma C)Düş kırıklığına uğrama D)Umursamama

35


"PARAGRAFTA ANLAM RAMAZAN İPEK. PARAGRAF NEDİR? Paragraf, herhangi bir yazının bir satırbaşından öteki satırbaşına kadar olan bölümüne denir. Daha geniş." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları