Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Toplum Tercihleri Farklılaşınca 1.  Devlete ekonomide verilen rol ile toplum refahına ilişkin teorik yaklaşımlar arasında yakın bir bağ vardır.  Devlete.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Toplum Tercihleri Farklılaşınca 1.  Devlete ekonomide verilen rol ile toplum refahına ilişkin teorik yaklaşımlar arasında yakın bir bağ vardır.  Devlete."— Sunum transkripti:

1 Toplum Tercihleri Farklılaşınca 1

2  Devlete ekonomide verilen rol ile toplum refahına ilişkin teorik yaklaşımlar arasında yakın bir bağ vardır.  Devlete başta adaleti ve istikrarı sağlama adına verilen görevlerde başarılı olur mu. Devletin geliri yeniden dağıtma politikaları daha adaletsiz bir durum yaratır mı. Özgür bireylerin kararlarında etkili olur mu. Paternalist bir yaklaşım içerisinde mi olmalıdır. 2

3  Günümüzde her devlet, sosyal devlet veya refah devleti olmanın gereği gelir dağılımını düzeltici programlar uygulamaktadır.  Devletin ekonomik yaşama müdahalesinin boyutu, toplumun değer yargıları, siyasi ve idari yapısı ile yakından ilgilidir. 3

4  Bu bölümde söz konusu müdahalelerin boyutuna ilişkin Toplum Teorileri üzerinde durulacaktır.  Pareto Optimalite, iyi kavramını kaynakların etkin kullanımı ile sınırlamıştır. Toplum mevcut kaynaklarla üretebileceğinin tamamını üretmiştir. Ancak bu durum adaleti garanti etmemektedir. Çünkü etkinlik hedefi ile adalet çatışan hedeflerdir. 4

5  Etkinlik kriteri olarak Pareto etkinliği ve bu etkinliğin sağlanmasında tam rekabetin bir garantisi olduğu (birinci temel teorem),  Ancak eksik rekabet koşulları yada toplumun etkinlik yerine adaleti tercih etmesi durumunda devletin ekonomide rol alması gerektiği, ancak bu müdahelenin etkinliği bozmayacak düzeyde yeniden dağılım olması (ikinci temel teorem) gerekmektedir. 5

6  Bireyler gibi toplumlarda faydalarını azamileştirmek için farklı alternatifler arasında tercihlerde bulunurlar. Birden fazla alternatif varsa bir sıralama zorunludur.  Bireyin refahından toplumun refahına ulaşılırken alternatifler arasında seçim yapıldığında kazananlar veya kaybedebler olacaktır. Ancak burada iki temel sorun vardır.  1.Farklı birey tercihlerinden toplum tercihine ulaşılabilir mi?  2.Eğer birden fazla alternatif varsa o zaman hangisi doğru kabul edilecektir. 6

7  Toplumsal tercihere siyaset bilimi ve ekonomi biliminin bakışı farklıdır.  Siyaset bilimi toplumsal tercihlere kamu yararı açısından bakar. Sosyal Tercih Teoriside denilen bu yaklaşıma göre gruplar yada toplumlar, bireyler gibi davranış geliştirebilme yeteneğine sahiptir. Devlet onu oluşturan bireylerden bağımsız olarak ele alınır. Bu sebeple kamu yararı bireylerden bağımsız bir varlık gibi ele alınmalıdır.  Kamu yararı bireylerin çıkarlarının toplamından oluşmaz. Bu sebeple toplumun kararları ile bireylerin tercihleri bağlantılı olmak zorunda değildir. 7

8  Ekonomi bilimi ise bireysel yarar ve çıkar yaklaşımı benimsenir. Burada analiz birimi birey ve analiz konusu ise birey davranışlarıdır.  Bu yaklaşımda bireyler bir takım tercihlere sahiptir ve bir takım kısıtlar altında çıkarlarını max. Çıkarmaya çalışırlar.  Dolayısıyla kamu yararı veri değil, bireylerin çıkarlarının toplamından oluşur. Değişim ile bireyler arasındaki tatmin azamileştirilmeye çalışılır. 8

9  Sosyal Refah Fonk. bireysel refahın toplumsal refah içerisindeki yerini gösterir. Yani bireysel refahtan toplumsal refaha ulaşmanın kriterleri sosyal refah fonksiyonunu oluşturur.  Bireysel refahı ile sosyal refah arasında bağ kurarken bir değer yargısına dayanır. Bu sayede toplam refahın ne zaman artmış sayılcağı kararlaştırılır. 9

10  Sosyal refah fonk. kimi ekonomistlere göre kollektif bir şekilde kararlaştırılmalı ve bireysel tercihleri yansıtmalıdır.  Oysa Arrow İmkansızlık Teoreminde, demokratik sürecin işlediği toplumlarda bireysel tercihlerden toplumsal tercihlere ulaşmanın imkansız olduğunu ortaya koymuştur. Buna göre sosyal refah fonksiyonu yoktur. Sadece toplumsal tercihlerde alternatifler arasında sıralama vardır. 10

11  Sosyal Fayda Fonk üç özelliği vardır.  1.Pareto İlkesi:Bireysel fayda ile toplumsal fayda arasında pozitif bir ilişki vardır. Pareto artışı sosyal refahı artırır.  2.Bireycilik:Sosyal refah sadece bireylerin refahlarının bir fonksiyonudur.  3.Eşitsizlikten Kaçınma:Eşitsizlik azaldıkça sosyal refah artar. Yani diğer şeyler aynı iken adil olan tercih edilmelidir. Ancak tüm bireyler bu noktada aynı hassasiyete sahip değildir. Bazıları eşitsizliğe kayıtsız kalabilir. 11

12  İki bireyli toplumda, aynı toplam faydayı (sosyal refahı) sağlayan farklı bireysel faydaları gösterir.  Orijinden uzaklaştıkça daha yüksek toplumsal faydaya ulaşılır.  Eğri üzerindeki her noktanın eğimi, bireylerin sosyal ağırlıklarını gösterir. 12

13 . 13 a c f W1 W2 W1 l k n s m r q b e d U1 U2

14  Toplumlar bireylerden oluşsada, bireylerin refahı toplumun refahı ile aynı değildir. Bir borsa spekülatörünün manüplasyonlarla bireysel faydasını artırması, toplumsal faydanın arttığı anlamına gelir mi?  Bireyler ve çıkar grupları toplum ile uyumlu yada uyumsuz kararlar alırlar. Bu noktada birey ve toplumun çıkarlarına uyumlu ve devletin sosyal refahı sağlamasına dönük temel yaklaşımlar ele alınacaktır. 14

15  Gelirin yeniden dağıtılması konusunda yapılan devlet müdahalesine karşı olup, müdahalesiz ekonominin etkinlik ve adaleti sağlayacağı iddia edilmektedir. Çünkü liberallere göre ekonomik hayata müdahale doğal haklara müdahale olarak algılanmaktadır. Kısa dönemde piyasa adil gelir dağılımı sağlanmasda uzun dönemde gelir dağılımı sağlanacak ve toplumsal refah artacaktır. 15

16  Liberaller devlet müdahalesine iki açıdan karşı çıkmaktadırlar.  Doğal hak liberalleri, devlet müdahalesini ahlaki açıdan uygun bulmamaktadırlar.  Ampirik Liberaller ise devlet müdahelesinin sosyal refahı azaltacağını iddia etmektedirler.  Her iki liberal grupta bireysel ve özgürlük ve mülkiyet hakkına önem verip, piyasa ekonomisini savunurlar. 16

17  Doğal Hak Lib. Önemli temsilcilerinden Robert Nozick, herkesin kendi emeğinin karşılığını dilediği gibi kullanma hakkına sahip olduğunu savunur. Bu hakkı Sahiplikte Adalet olarak tanımlamaktadır.  Nozick’e göre bir kişi bir şeye kazançla yada mirasla sahip olur. Buna müdahale edilmemeli, ancak bunların dışındaki yasal olmayan yollardan elde dilen mallara devlet müdahale edebilir. 17

18  En önemli savunucularının başında Friedrich August von Hayek gelir. Hayek bireysel özgürlük ve piyasa ekonomisinin önemine inanır ve sosyal adalet adına yapılan müdahalelerin sadece kısır bir arayış olduğu ve bireysel özgürlüğe önemli bir darbe olduğunu düşünür.  Ona göre özgürlük, politik, ifade ve ekonomik özgürlüğü kapsar.  Adalet arayışı, bireyciliğe ve özgürlüğe zarar verir. 18

19  M. Friedman’da Hayek gibi iç ve dış tehditlere karşı özgürlüklerin korunması dışında müdahaleye karşıdır. Düzenin sağlanması ve rekabetçi piyasaların teşvik edilmesi dışındaki müdahalelerin arkasında büyük tehlikeler olduğunu savunur. 19

20  Sonuç olarak gelirin yeniden dağıtımına dönük müdahaleleri özgürlüğe müdahale ve mülkiyet haklarının ihlali şeklinde kabul etmektedirler.  Liberallere göre özgürlük, negatif özgürlük (belli bir engelin olmaması) ve pozitif özgürlük(yapma özgürlüğü) diye ikiye ayrılır.  Mülkiyet hakkı kullanımı önemli olup, refah devleti bu özgürlükleri kısıtlamakta ve totaliterliğe yol açmaktadır.Ayrıca bireysel davranışların sınırlaması özel güdülerin ve çalışma arzusunu yok edecektir. 20

21  Faydacıların üç ana karakteristiği vardır.  Toplumları onları oluşturan bireylerle analiz ederler.  Üretim, bölüşüm ve değişim araçlarının özel mülkiyete konu olması amaç değil araçtır.  Bu yaklaşımın temelinde bölüşüm vardır. Devlet bazı durumlarda gelirin yeniden dağıtımında rol almalıdır.  Başlıca savunucuları, J. Bentham ve John Rawls’dır. 21

22  Faydacı Felsefe Jeremy Bentham ile başlar. Bentham’a göre, en çok kişiye en çok yiyecek hedefine yönelmelidir. Bu ilkede etkinliği ön planda tutup, GSMH arttırılması hedeflenmektedir. Bu düşünce adaletin önemsenmediği şeklinde algılanmamalı, sadece etkinliğin alternatif/fırsat maliyeti adalet olmamalıdır.  Bentham’a göre sosyal refah fonk. Bireysel faydaların toplamından oluşur. W=U1+U2+U3……..+Un 22

23  Bentham etkinliği öncelemektedir. Bu toplamda bireyin zengin yada fakirliğinin önemi olmadığı, her bireyin ağırlığının aynı olduğu kabul edilmektedir. Yani diğer kişilerin faydaları aynı kaldığı sürece, bir kişinin faydasındaki artış toplam refahı artıracaktır.  Toplam fayda önemsenip, faydanın dağılımı üzerinde durulmamaktadır. 23

24  Gelirin faydayı temsil ettiği varsayılır ve zengin olanın mutluluğunun artması sosyal faydayı artırdığı kabul edilir. 24 W1 W2 Ua Ub

25  Faydacı felsefenin temelinde imkanların, toplam faydayı max. yapacak şekilde bireyler arasında dağıtılması oluşturur.  Toplum imkanları ise mal ve hizmetler yanında hak ve özgürlükler ile politik gücü kapsar. Buna göre toplam refahı artırmanın iki yolu vardır.  Mallar etkin üretilmeli ve bölüşülmeli  Mallar adaletli dağıtılmalı. 25

26  Faydacı yaklaşımı benimseyen bir toplumda gelir adil dağılabilir ancak bu her koşulda garanti değildir.  Eşitlikçi sonucun elde edilmesi için Devletin geliri yeniden dağıtım politikalarına sıcak bakar. Ancak bireylerin gelirden aynı sosyal faydayı sağlama şartını koşar. 26

27  Sonuç olarak bu yaklaşımda;  Sosyal faydayı azamileştirmek için gelirin yeniden dağıtılması savunulur.  Yeni dağılım eşit paylaşımla sonuçlanması için bireylerin gelirden sağladıkları marjinal fayda eşit olmalı.  Faydalar ölçülebilir kardinal olmalıdır. 27

28 ABAB 28 e lk MUb MUa d1 d2 Mub’ OA Ob

29  Şekilde A ve B kişisinin yatay eksende yer alan gelirden aldıkları pay arttıkça marjinal faydaları düşmektedir.  Gelir e noktasında optimum dağılmıştır.  Ancak bireylerden birinin burada B’nin sağladığı haz düşükse optimum dağılım gelirin adil dağılmamasını gerektirebilir. B kişisi dah düşük fayda sağladığı varsayılırsa toplam refahın max. Olduğu k noktasında gelir eşit dağılmamıştır. 29

30  Fayda kavramının tam olarak tanımlanmaması, kişiler arasında faydanın kıyaslanmasının manasızlığı, toplumsal fayda ie bireysel fayda arasında kurulan bağ bu yaklaşıma getirilen eleştirilerin temelini oluşturur.  Kimin faydasındaki artışın toplumsal faydayı artırdığı, toplum refahının içerisinde gelecek nesillerin refahını içermedediği yönünde eleştirilmiştir. 30

31  Nozick özgürlüğü doğal hak görürken, Rawls sosyal adaleti doğal hak olarak görmektedir. Buna göre toplumun tamamının refahını arttırma gerekçesi bile bu hakkın önüne geçemez.  Adalet herşeyden önce ahlaki nedenlerle arzulanır bir hedeftir.  Rawls’a göre kurumlar sadece adil olarak algılandıklarında ayakta kalabilirler.  Adaletin kültürden kültüre değişmeyecek, herkesin üzerinde anlaştığı bir tanımı yapılabilir. 31

32  Rawls analizine her biri çıkarını düşünen rasyonel bireylerden oluşan topluma, adalete ilişkin prensipleri görüştürerek başlar.  Bireylerin tamamen özgür düşünceye sahip oldukları varsayımıyla yapılan görüşme sonucunda, uzlaşılan prensiplere yani sosyal sözleşmeye uymak zorundadır.  Bu sözleşmenin taraflarını cehaletin peçelemesi arkasına yerleştiren Rawls, onları kendi toplumlarından soyutlamaktadır.  Yani görüşmeciler, kendilerinin toplumdaki pozisyonları, içinde bulundukları zaman ve ülke hakkında bilgi sahibi değillerdir. 32

33  Böylece kendi çıkarları peşinde olmalarına rağmen, kendi çıkarlarını başkalarının çıkarlarından ayıramamaktadırlar. Bu bir tür gelecekle ilgili belirsizliktir. Kaçırılan uçakta korsanların isteklerinin yerine getirilmesi konusunda verilen karar iyi bir örnektir.  Rawls’a göre toplum için verilecek en iyi karar böyle belirsizlik aracılığıyla alınır. 33

34  Rawls’a göre cehaletin peçelemesi altında bireyler için en rasyonel karar maksimin kuralı olacaktır. Buna göre toplum en zayıf bireyin ve grubun durumunun iyileştirilmesini sosyal adalet prensibi olarak kararlaştıracaktır. Rawls’a göre cehaletin peçelemesi altında verilen kararların;  1. Karmaşık bir konuda karar vermeyi kolaylaştırdığı  2.bu kıst altında verilen kararların daha ahlaki olduğu savunulur. 34

35  Rawls adalet konusunda özgürlük ve ayrılık prensibi diye iki prensip ortaya koyar.  Özgürlük prensibi, her bireyin temel özgürlüğü elde etme konusunda eşit hakka sahip olduğu,  Ayrılık Prensibi ise, sosyal ve ekonomik eşitsizlikler en zayıfa en çok faydayı sağlayacak ve fırsat eşitliği verecek şeklide düzenlenmelidir. 35

36  Rawls özgürlük prensibine mutlak üstünlük vermektedir. Buna göre ekonomik avantaj hedefiylede olsa zayıfların özgürlüğünde azalma kabul edilemez.  Özgürlük ve fırsat, gelir ve servet gibi sosyal birincil mallar eşit dağıtılmalıdır. Eşit olmayan dağıtım ancak en zor durumda olanların avantajına kabul edilebilir. 36

37  Sonuç olarak Rawls’a göre Toplum faydası en düşük üyesi lehine yapılan dağıtım sosyal refahı artırır.  Benthama göre, yeniden dağıtımda toplumun en zayıfı lehine olması gerekmez. Hayattan zevk almayan, engelli, miskin birinin refah artışıda toplum refahını artırır. 37

38 A FaydaB FaydaToplam Fayda Senaryo 1İlk Durum Yeni Durum Senaryo 2İlk Yeni Senaryo 3İlk Yeni Senaryo 4İlk Yeni Senaryo 5İlk Yeni Senaryo 6İlk Yeni

39  Her iki yaklaşımda gelirin eşit dağıtılmasında hem fikirdir. Eğer gelirin yeniden dağıtımı etkinlik kaybına sebep oluyorsa, iki yaklaşım birbirinden ayrılır.  A ile B kişisi dışındaki bireylerin gelirleri 40 TL, A’nın 1000 ve B’nin 39 TL olsun. B’ye 1 TL transfer yapılıp, A’nın 960 TL vergilendirmeye Rawls onay verirken, Bentham karşı çıkacaktır. 39

40  Sonuç olarak Rawlscu yaklaşım geçerli ise, toplum etkinlik maliyetide olsa geliri yeniden dağıtarak en zayıf bireylerin durumunun iyileşmesine odaklanır.  Bentham ise gelir dağılımının peşinde değildir. Ancak adalet arayışının etkinliği bozmamasını şart koşar. 40

41  Marx toplum tarihlerini sınıf mücadeleleri olarak görür. Üretim araçlarının sahipliği veya mülkiyet rejimi konusunda çok farklı bir yerde durur.  Sınıfsız ve çatışmasız bir toplumun inşa edilmesinin yolu mülkiyet rejiminin değişmesinden geçtiğini savunur.  Toplumda sınıf varsa sınıfların çatısmasıda devam eder. Çatışma ancak burjuvazinin işçiyi sömürmek için kullandığı araçları, halkın refahını artırmak için kullanırsa son bulur. 41

42  Marx üretim araçlarının merkezileştirilmesi ile sınıf çatışmasının sona erdirileceğini böylece sömürünün ortadan kalkacağını savunur. 42


"Toplum Tercihleri Farklılaşınca 1.  Devlete ekonomide verilen rol ile toplum refahına ilişkin teorik yaklaşımlar arasında yakın bir bağ vardır.  Devlete." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları