HOMO EKONOMICUS.

Slides:



Advertisements
Benzer bir sunumlar
Arz ve Talep Barış Serkan Kopurlu.
Advertisements

ERGENLERLE SAĞLIKLI İLETİŞİM
Refah İktisadı Tanım: Kamu Ekonomisi
EKO308 İKTİSADİ PLANLAMA 1. Hafta: Giriş.
Rekabetçi Piyasalardaki Firmalar
Temel Ekonomi - Prof. Dr. Tümay ERTEK
İKİNCİ DERS İKTİSADIN TANIMI, KAPSAMI VE TEMEL KAVRAMLAR
ÇEVRESEL PROBLEMLERİN ÇÖZÜMÜNDE EKONOMİK ANALİZLER
PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK HİZMET ÇEŞİTLERİ
Üniversite Eğitimi ve Sürdürülebilir İktisadi Kalkınma Olgusu
MESLEKİ ETİK Çevre Etiği Prof.Dr. Fatih M. Botsalı MK MK
MERKANTİLİZM TANIM Orta çağın sonları ile sanayi devrimi arasında kalan dönem. Ticaret Ev-sanayi şeklinde başlayan sanayi Kapitalist sınıf: sanayiciler,
MATEMATİK EĞİTİMİ FELSEFESİ
İKTİSADA GİRİŞ.
Finansal Yönetim ve Fonksiyonları
ARZ YÖNLÜ İKTİSATÇILARIN MALİ YÖNÜ VE KAMU TERCİHİ TEORİSİ
Uluslararası Ticaret Teorisi(kuramı)
Problem Çözme Becerileri
Finansal Yönetim ve Fonksiyonları
Organizasyon Teorileri
MONETARİZM 1955 ile 1965 yılları arasında Milton Friedman ve arkadaşları tarafından kurulmuş ve geliştirilmiştir. Amaç ; gözden düşen miktar teorisini.
Finansal İktisat: Giriş
DİN KÜLTÜRÜ PERFORMANS ÖDEVİ
EĞİTİMİN TOPLUMSAL TEMELLERİ
Ekonomi nedir? EKONOMİ toplumun... üreteceğine... Neyi Kimin İçin
Felsefe Nedir?.
Tüketici tercihinde etkili dört bileşen
BİLİMSELLİK GÜNCELLİK FAYDALILIK Öğretimde Planlama ve Değerlendirme Dersi Danışman: Prof.Dr.Mustafa ERGÜN Hazırlayan: Özlem K.GENELİOĞLU.
Temel Ekonomi - Prof. Dr. Tümay ERTEK
Klasik ve Keynesçi İktisat
Klasik iktisadi yaklaşım
ÜNİTE 1 FİNANSAL YÖNETİM VE FONKSİYONLARI
Evrensel Ahlak Yasasının Varlığını Kabul Edenler
Doç. Dr. Ahmet UĞUR İnönü Üniversitesi İktisat Bölümü.
Doç. Dr. Ahmet UĞUR İnönü Üniversitesi İktisat Bölümü
MİKROEKONOMİ YRD. DOÇ. DR. ÇİĞDEM BÖRKE TUNALI
SANAT FELSEFESİ Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni.
MİKROEKONOMİ YRD. DOÇ. DR. ÇİĞDEM BÖRKE TUNALI
MİKROİKTİSAT: Teori ve Uygulama Bölüm 1: Mikroiktisada Giriş By Edgar K. Browning & Mark A. Zupan John Wiley & Sons, Inc. 9 th Edition, copyright 2006.
MİKROEKONOMİ YRD. DOÇ. DR. ÇİĞDEM BÖRKE TUNALI
Mühendislik Ekonomisi
Mühendislik Ekonomisi
BÖLÜM 3 EKONOMİLERDE TEMEL SORUNLAR
HANGİ ANA BAŞLIKLARI İŞLEYECEĞİZ :
Firma Teorisi Tam Rekabet Piyasası.
Sosyolojide Temel Yaklaşımlar
Bölüm 6. Tüketici Dengesi Analizi Bölüm 7. Üretici Dengesi Analizi
EĞİTİMİN EKONOMİK TEMELLERİ
EĞİTİMİN EKONOMİK TEMELLERİ

BÖLÜM 6 Kültür, Çeşitlilik ve Değerler. BÖLÜM 6 Kültür, Çeşitlilik ve Değerler.
UluslararasI tİcaret teorİsİ Analİzlerİ
İŞ VE İŞLETME AHLAKI.
İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ
KASTAMONU ÜNİVERSİTESİ
Doç. Dr. Mahmut BİLEN ENDÜSTRİEL EKONOMİ. ENDÜSTRİDE GİRİŞ VE ÇIKIŞLAR 2 Bu konuyu çalıştıktan sonra :
ARAŞTIRMA YÖNTEM ve TEKNİKLERİ
BÖLÜM 1 TOPLUMSAL YAŞAMDA RİSK
FAKÜLTEMİZ HAKKINDA Fakültemiz tarihinde kabul edilen ve tarihinde Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Bakanlar Kurulu Kararı.
Program Geliştirmenin Felsefi Temelleri
Sosyal Hizmet Etiği Dersine Giriş Etik Nedir Ne Değildir?
MİKROEKONOMİ YRD. DOÇ. DR. ÇİĞDEM BÖRKE TUNALI
LİBERALİZMİN TEMEL TARTIŞMALARI
EĞITIME FELSEFI YAKLAŞıMLAR IDEALIZM REALİZM NATÜRALİZM PRAGMATİZM VAROLUŞÇILIK (EGZİSTANSİYALİZM)
Şiir Erkök Yılmaz. Şiir Erkök Yılmaz (9 Temmuz 1948, Ankara), Türk öykü ve roman yazarı, akademisyen. 1978'den beri ağırlıklı olarak öykü türünde eserler.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM KAR DAĞITIM KARARLARI.
Makro iktisat nedir? Makro iktisat, ekonominin bütününün işleyişi, yapısı, davranışları ve mekanizmalarını inceleyen bir iktisat dalı olarak ortaya çıkmaktadır.
KUR’ÂN’A ÇAĞDAŞ YAKLAŞIMLAR
NİŞANTAŞI ÜNİVERSİTESİ
Sunum transkripti:

HOMO EKONOMICUS

Homo Ekonomicusu kısa bir şikilde nasıl tanımlayabiliriz ? Homo ekonomikus, “bütün davranışları kendi ekonomik çıkarına göre biçimlenen insan” diye tanımlanabilir. Sözlüklere baktığımızda buradaki “Homo”nun  insan, “ekonomikus”un da ekonomik davranış anlamına geldiğini görüyoruz.

ÖRNEK 'Kara Mizah Antolojisi'nde yer alan tanıma göre ‘Homo ekonomikus’, diş macunu satın almanın toplam maliyeti, dişlerini yaptırmanın toplam maliyetinden yüksek diye dişlerini fırçalamayı reddeden insandır.

Homo ekonomikus “Homo ekonomikus”, farklı yorumlarıyla farklı iktisat ve siyaset teorilerine yol açan önemli bir varsayımdır. Ortaya konulan teorilerin geçerliliği büyük ölçüde insanın gerçekten “homo ekonomikus” olup olmadığına bağlıdır. Bu nedenle, bu varsayımın sorgulanması gereği ortaya çıkmaktadır. Bu çalışma bu ihtiyaçtan ortaya çıkmıştır. Çalışmanın amacı, önce davranışın psikolojik dinamiklerini ortaya koyarak, “homo ekonomikus”un ne ölçüde geçerli olduğunu ortaya koymak ve kavrama yeni boyutlar getirme çabalarına ışık tutmak olmuştur. Bu bağlamda, “homo ekonomikus”, önce kavramsal olarak ele alınmış, daha sonra, insanın rasyonel bir varlık olup olmadığı tartışılmış ve izleyen aşamada da alternatif olarak sunulan rasyonel davranış modelleri analiz edilerek sonuca gidilmiştir

“Homo ekonomikus”, fayda maksimizasyonu peşinde koşan birey varsayımına dayandığında, ahlak felsefesindeki karşılığı, sadece kendi çıkarını düşünen egoist ve hedonist birey anlamına gelmektedir. Buna karşın, birey, başkalarının refahını (aile, dost, arkadaş) dikkate alan varlık olarak ele alındığında alturist; tüm toplumun faydasını esas alan varlık olarak tanımlandığında da faydacıdır. Ancak, ister alturizm ve faydacılık çıkarcılığın, isterse çıkarcılık alturizm ve faydacılığın kapsamı içinde ele alınsın; her iki halde de “homo ekonomikus” anlamsal gücünü kaybetmektedir

İktisadi Boyutuyla “Homo Economıcus “Homo ekonomikus” klasik ve neo-klasik iktisadın temel varsayımını oluşturmaktadır. Bütçe imkanları içerisinde refahını maksimize eden birey anlamına gelmektedir. Temelinde Bentham’ın “bireyin haz arayan ve elemden kaçan bir varlık” olduğuna ilişkin psikolojik aksiyomu vardır. Homo ekonomikus, tüketici olarak fayda maksimizasyonu; üretici olarak kar maksimizasyonu peşinde koşan rasyonel insanı tanımlamaktadır

Siyasal Boyutuyla “Homo Ekonomikus” “homo ekonomikus”, akıl yoluyla değer yargılarını belirleme yeteneğine sahip varlık olarak kabul edildiğinde, aydınlanmış aklın bilinçli ürünü olarak, her türlü toplumsal kural ve kurumların inşa edilebileceği (kurucu rasyonalizm) sonucuna ulaşılmaktadır. Buradan da pozitif hukuk ile refah devletçi sosyal teorilerden radikal totaliter teorilere kadar yaklaşımlar ortaya çıkmaktadır.

İnsan “HOMO EKONOMIKUS” MU? Liberal iktisatçıların büyük bir kısmı, insanı rasyonel davranan varlık (homo ekonomikus) olarak ele almaktadır. Gerçek hayatta davranışın çok boyutlu bir optimizasyonu içerdiğini ve psikolojik süreçlerin fomülasyonunun mümkün olmadığını ortaya koymaktadır. Buradan da insanın “homo ekonomikus” değil, aksine ağırlıklı ölçüde “homo psychologicus” (psikolojik insan) olarak tanımlanabileceğini ortaya çıkmaktadır.

HOMO ECONOMICUS”A ALTERNATİF RASYONEL DAVRANIŞ MODELLERİ “Homo ekonomikus” insan davranışının pek çok özelliğinin anlaşılmasında yarar sağlasa da, moral davranışların izahında yetersiz kalmaktadır. “Bireylerin zevk almaları ya da gelecekte fayda beklentisiyle başkalarının yararına davrandıkları” yolundaki kuramlarla zenginleştirilerek, moral davranışların da izahında işlevsel hale getirilmeye çalışılan bu kavram, ne yazık ki, halen yetersizlik sorununu aşamamaktadır. Neo-klasik teoriye bağlı kalanlar ile Hayek ve Buchanan gibi liberal düşünürler de “homo ekonomikus”un yetersiz kaldığı hususunda birleşmektedirler. Bu nedenle, “homo ekonomikus”, ahlak felsefesiyle yeniden yorumlanarak, moral değerlere uygun hale getirilerek, Herbert Simon’ın deyimiyle, yeni “sınırlı rasyonel davranış” modelleri ortaya konmaya çalışılmaktadır.

Ahlak felsefesinde ki karşılığı nedir ? , ahlak felsefesindeki karşılığı, sadece kendi çıkarını düşünen egoist ve hedonist birey anlamına gelmektedir. Buna karşın, birey, başkalarının refahını (aile, dost, arkadaş) dikkate alan varlık olarak ele alındığında alturist; tüm toplumun faydasını esas alan varlık olarak tanımlandığında da faydacıdır.

Dewey’in Ahlak Teorisinin “Homo ekonomikus”a Uygulanması White, Dewey’in ahlak anlayışı ile neo-klasik teori arasında, her ikisinin de mukadder amaçları reddetmesi, sonuçlara güdülerin üstünde değer vermesi ve bilimsel ahlak geliştirmesi gibi benzerliklerin olduğundan hareketle, Dewey’in ahlak anlayışının, neo-klasik tercih modeline dahil edilmesini; böylece bu modele zengin bir ahlaki çerçevenin kazandırılmasını önermektedir.

Bireylerin kendisini gerçekleştirmeleri hem bireysel hem de toplumsal bir amaçtır. Ancak, bireyleri biçimleyen toplumsal faktörlerin farklı ve değişken olması nedeniyle her koşula uygun üniversel moral değerlerin uygulanması söz konusu değildir. Ayrıca, Dewey’in ahlak anlayışına göre, moral değer ve seçeneklerin belirli bir ölçekte karşılaştırılamayacak kadar heterojen olmasıdır. Ryan’ın belirttiği gibi, Dewey, moral davranışı bireylerin benzersiz birer sanat üretimleri olarak görmektedir. Bu bakımdan Dewey’in tasavvur ettiği moral değerlerin, standart iktisat modelleriyle çeliştiği görülmektedir.

Kant’ın Ahlak Teorisinin “Homo ekonomikus”a Uygulanması Daha önce Dewey’in ahlak anlayışını, neo-klasik tercih modeline katmak isteyen White, daha sonra Kant’ın ahlak teorisinin bu modele dahil edilebileceğini düşünmektedir. White’a göre, “homo ekonomikus”, ister egoism ve hedonism, ister alturism, isterse faydacılık bağlamında ele alınsın; bir birleriyle çelişen bu yaklaşımların ortak yanı, bireyi tercih ve davranışlarının sonuçlarıyla tanımlamalarıdır Halbuki, White, üzerinde yeni bir ekonomi yaklaşımının inşası edilmesi amacıyla, Kant’ın nonkonsikuentalist ahlak anlayışını önermektedir. White’a göre, standart teori, bireyin iktisadi karar sürecinde, verili kısıtlar içerisinde doyumunu maksimize edecek belirli tercihlerinin olduğunu varsaymaktadır.

Bireylerin optimizasyon süreçlerini nasıl gerçekleştirdiklerine ilişkin sonuçlar yerine, bireylerin nelerin arasında optimizasyona gittikleri ve optimizasyona gittikleri şeyleri nasıl seçtikleriyle ilgilenmektedir. Kant’çı ahlak ile “homo ekonomikus”a bir sınır getirilmektedir. Ancak, Rand Kant’ın aklı realiteden ayırmasının, Kant’çı düşünceden farklı iki zıt felsefi yaklaşımın ortaya çıkmasına neden olduğunu ifade etmektedir. Rand’a göre, bunlardan birincisi realiteyi reddederek aklı seçenler, ikincisi ise aklı reddederek realiteyi seçenlerdir. Rand, birinciyi temsil eden pragmatist-positivistlerin başarısız olduğunu; buna karşın, ikinci alternatifi temsil edenlerin, aklın yetersizliğini ilan ederek, realite adına, iç güdülerin, dürtülerin ve hislerin ahlaki üstünlüğünden hareketle, insanın varoluş problemlerine ve subjektif değerlere dönüş çağrısı yaparak, aklı tamamen yok etmeye yöneldiğini söylemektedir Bu yaklaşım dikkate alındığında, “homo ekonomikus”u sınırlayacak olan Kant’çı düşüncenin, kendisinin tartışmalı olması nedeniyle, “homo ekonomikus”a ilişkin sorunun çözümünde yetersiz kalacağı söylenebilir

Hayek’in Rasyonel Davranış Yaklaşımı Hayek, insanı “homo ekonomikus” olarak değil, irrasyonel varlık olarak tanımlamaktadır Hayek’e göre, fizyolojik aygıtımız, dünyayı, doğal seleksiyon sürecinin baskısı altında algılar. Dolayısıyla bireylerin dış dünyaya ilişkin algıları ve bilgileri objektif değil sübjektiftir. Hayek’in evrim anlayışı, kültürel alanda, her ne kadar zorunlu yasaları ve yönü olan bir süreci içermese de ,bireylerin varlıklarını devam ettirebilmeleri için, zorunlu olarak rasyonel davranmaya yönlendirildiği rekabet sürecinin zorunlu bir yön ve yasayı içerdiği söylenebilir. Dolayısıyla anti-rasyonalist gerekçelerden hareket etse de Hayek’in de yeni bir rasyonalist tercih modeli ürettiği öne sürülebilir.Diğer yandan, Hayek’in evrimsel süreç yaklaşımı, yine piyasa sürecinin “homo ekonomikus”u üretmesini gerektirmez. Çünkü piyasada belirli bir aşamada rasyonel olan bir davranış sonraki aşamada rasyonel olmayabilir; hatta olmaz.

Örnek olarak : Aynı davranışı taklit eden çok sayıda üreticinin aynı malı üretmesi fiyatların düşmesine ve bunların zarar etmesine yol açar. Kaldı ki, piyasanın belirsizlik ortamında, davranışın olumlu sonuç doğurması, akıldan ziyade şans işidir.

İslam’da ki İnsan Modeli ve Homo Ekonomikus’un ile Karşılaştırılması: İslam’da insan ahlaki değerlere sahiptir ve bu değerler onun ekonomik kararlarında etkin rol oynar. Sadece kendini düşünmez bütün toplumun çıkarını ve huzurunu düşünür. Bencil değil digergamdır. Hatta bazen diğerlerini kendisinden daha çok düşünür, onları kendisinden önce ele alır. İslam’da insanın tüketimini, harcamasını, üretimini, tasarruf etmesini düzenleyen ve sınırlayan kurallar vardır ve o bunlara göre hareket eder.

Uğur PERÇİN M. Yiğit ERCAN M. Sami ARSLAN M. Zafer GÖK Rıdvan ERBAŞ TEŞEKKÜRLER Uğur PERÇİN M. Yiğit ERCAN M. Sami ARSLAN M. Zafer GÖK Rıdvan ERBAŞ