ORHAN KEMAL HAZIRLAYAN:AHMET YAŞAR.

Slides:



Advertisements
Benzer bir sunumlar
“Yaşamöyküsü” Past tense ● Biography talebe U21  
Advertisements

CUMHURİYETİN GETİRDİKLERİ
Bir süre önce, başka bir kadınla çıkmaya başladım ve bu aslında
NEŞET GÜNAL.
BAYRAMLARIMIZ Biz Türk’üz.Geleneklerimize bağlı bir milletiz.
METİN OKTAY.
TÜRKİYE’DE VE DÜNYADA SAĞLIK SİSTEMLERİ
TÜRKİYE’DE ÖĞRETMEN YETİŞTİRME REFORMLARI
Memduh Şevket Esendal özel yaşamı
CUMHURİYETE NASIL KAVUŞTUK
T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük TÜRK DIŞ POLİTİKASI
METİN VE YAZAR ORHAN KEMAL.
Cumhuriyet’e Nasıl Kavuştuk?
Latif Mutlu İstanbul Bilgi Üniversitesi Yönetim Kurulu Başkanı.
Beni görmek demek yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi anlıyor ve hissediyorsanız bu yeterlidir.
BAYRAMLARIMIZ.
9. Sınıf Dil ve Anlatım MART
ÖZEL YAŞAMI Gülay ERYENTÜ 10 FB-B 31
Çaresizliklerle dolu bir adamın öyküsüdür.
Bekir COŞKUN Çok oy alacak çok TAYYİP Erdoğan en az yüzde 30 oy alır diyorlar. Alır... Dünyanın hiçbir medeni yerinde; her gün yoksul aile çocukları dağlarda.
MİLLİ MÜCADELE (KURTULUŞ SAVAŞI).
1930’lar Türkiye’si Prof. Dr. Turgut Göksu.
MAVİSEL YENER.
MEHMET AKİF ERSOY’UN HAYATI ( )
BAŞÖĞRETMENİMİZ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN ÖZLÜ SÖZLERİ VE FOTOĞRAFLARIYLA ÖĞRETMENLERLER GÜNÜNDE BİZLERLE....
türkçe performans ödevi
ŞEHİT POLİS İSMAİL ÖZBEK ORTAOKULU KESTEL / BURSA
 YAZAR: ORHAN KEMAL  YAYINA HAZIRLAYAN: TEK İ N YAYINEV İ  YAYIN TAR İ H İ : 2003  BASKI: YAYLACIK MATBASI, İ STANBUL.
PEYAMİ SAFA.
ATATÜRK’ÜN HAYATI.
CUMHURİYET VE ATATÜRK.
TÜRKÇE / Düşünce Yazıları (Biyografi-Otobiyografi)
HAZIRLAYAN SERPİL ÖZDEMİR
CUMHURİYET DEVRİ TÜRK SANATI
Ailem dört kişiden oluşuyor.Annem, babam kardeşim Ayla ve ben.
HALK EĞİTİMİ ve HALK EĞİTİM REFORMLARI
PERFORMANS ÖDEVİ KONU : AİLE TARİHİMİZ Röportaj randevusu:
ULU ÖNDER ATATÜRK ’DEN GÜNÜMÜZE EĞİTİM
SOĞUKÇEŞME SOKAĞI.
19 MAYIS. 20 MAYIS 21 MAYIS 23 MAYIS 24 MAYIS.
JOHN STEINBECK. 1968’DE NEW YORK’TA YAŞAMINI YİTİRDİ 1962 NOBEL EDEBİYAT ÖDÜLÜ VE 1940 PULİTZER ÖDÜLÜ SAHİBİ GERÇEKÇİ ROMAN ÖYKÜ YAZARI.
HARF İNKILABINDAN MİLLET MEKTEPLERİNE MİLLİ KÜLTÜRÜMÜZ AYDINLANIYOR
İBRETLİK BİR HİKAYE.
Aziz Nesin’in sürükleyici kitabı... Hazırlayan:Dilara Gür
CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI
hazırlayan: eda kanbur sınıf:6/a no:20 ders:bilişim teknoloji
SEVGİ ZENGİNLİK BAŞARI
MORFOLOJİK ANALİZ (Tanınmış yazarların eserleri).
MERHAMET ŞEVKAT FEDAKARLIK
MİLLİ (ULUSAL ) BAYRAMLARIMIZ
BAYRAMLARIMIZ Biz Türk’üz.Geleneklerimize bağlı bir milletiz.
HAZIRLAYANLAR MERVE ERDOĞAN SİMGE AKYILDIRIM
SIFATLAR.
AtatürkAtatürk Hazırlayan:Duygu Jan ABACI 3/A Sınıfı Öğrencisi No:140.
Mehmet ÖZ / Türk Dili ve Edebiyatı Öğreetmeni
NÂZIM HİKMET RAN ( ) Selanik'te doğmuştur.
Keloğlan ve Kuyu Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, bir Keloğlan’la ninesi varmış. Bunlar çok yoksul insanlarmış. Keloğlan’ın.
ORHAN KEMAL HAYATI VE ESERLERİ
Metinleri Okuyalım.
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, 19 Mayıs 1881 yılında, Selanik'te Kocakasım Mahallesi, Islahhane Caddesi'ndeki üç katlı pembe.
BARIŞ MANÇO’NUN HAYATI
ÇAĞDAŞ TÜRKİYE YOLUNDA ADIMLAR / Sanat, Spor ve Atatürk
YAKUP KADRI KARAOSMANOĞLU.  27 Mart 1889’da Kahire’de doğdu,  Babasının adı Abdulkadir Bey,  Annesinin adı İkbal Hanım’dır.
Uzun vadeli kredilerin döviz kompozisyonu
Helal ve Haram.
Uzun vadeli kredilerin döviz kompozisyonu
YAZIM KURALLARI Büyük Harflerin Kullanımı:
1929'da Burdur'un Yeşilova ilçesi Akçaköy'de doğdu 1929'da Burdur'un Yeşilova ilçesi Akçaköy'de doğdu. Az topraklı köylü bir ailenin çocuğu. 1948'de Gönen.
RESİM Her gün, Enginlerden engin, Yücelerden yüce
Yaşar Kemal Hayatı  1922’de Osmaniye’nin Hemite köyünde doğdu.  Asıl adı Kemal Sadık Göğceli’dir.  5 yaşında kan davası yüzünden babasını yitirdi.
Sunum transkripti:

ORHAN KEMAL HAZIRLAYAN:AHMET YAŞAR

Orhan KEMAL

ORHAN KEMAL’ İN HAYATI 15.09.1914 - 02.06.1970 Roman ve öyküleriyle çağdaş Türk edebiyatında özgün bir yeri olan Orhan Kemal, toplumsal yaşamımızın değişim dönemlerini gerçekçi bir biçimde yapıtlarında dile getirmiştir. Aydınlık gerçekçi bakışıyla insan-toplum ilişkilerini ustalıkla yansıtmıştır. Asıl adı Mehmet Raşit Öğütçü olan Orhan Kemal, 15 Eylül 1914’te Adana’nın Ceyhan ilçesinde doğdu.

Babası, 1920-1923 döneminde birinci B. M. M Babası, 1920-1923 döneminde birinci B.M.M.’de milletvekilliği, 3 Mayıs 1920’de Vekiller Heyeti’nde Adliye Bakanlığı yapan ve 26 Eylül 1930’da Adana’da Ahali Cumhuriyet Fırkası’nı kuran Abdülkadir Kemali Bey’dir. Orhan Kemal’in o günlere ait izlenimleri Baba Evi’nde söyle yer alır: “Ama ben babamı asıl ‘fırka’ mücadelelerinde tanıdım.

Yine böyle günlerdi... Nutuk söyleyenleri niçin alkışladıklarını çok defa bilmeyen sokaklar dolusu insanın kinle, küfür şimşekleriyle yüklü kalabalığı. Kalabalık, kalabalık, hep kalabalık. Aynı parkelere basan iskarpinli, çarıklı veya yalınayakların mahşeri hatırlatan, insanı coşturan müthiş kalabalığı.

Dar bir sokakta, karşılıklı iki konak hatırlıyorum Dar bir sokakta, karşılıklı iki konak hatırlıyorum. Becerikli ilkokul öğrencilerinin yaptıkları mukavva konakları hatırlatan bu cumbalı, kafesli, çıkıntılı, tahta saçakları dantela gibi işlemeli konaklardan birisi bizim. Burası aynı zamanda babamın ‘Fırka’ binasıydı. Alt kat ağır, beyaz taşlarla döşeliydi. Ben bu alt kattan çok korkardım.”

Partisinin kapatılması üzerine 1931’de Suriye’ye kaçan babasının yanına ailece gidince, orta son sınıftaki öğrenimini yarım bıraktı. Ailece Beyrut’tadırlar: “Beyrut’ta Fıstıklı tarafında oturuyorduk. Lübnan tebaası olmadığımız için, babama avukatlık yaptırmıyorlardı.

Babam da annemin bileziklerini bozdurdu, on altın lira sermayeyle, Burç Meydanına çıkan aralıklardan birisinde, yüksek b ir apartmanın altında, küçük bir lokanta açtı. Babam lokantaya pek uğramazdı. Yemekleri Süreyya adında bir Türk mültecisi pişirir, Niyazi’yle ben de lokantanın garsonluğuyla bulaşıkçılığını yapardık. On yedi yaşındaydım ve hayatımın bu tarzından çok memnundum. Memleket, futbol, Cin Mehmet ve ötekiler silinmişti.

Ortalık yeni yeni ağarmaya başlarken, Niyazi’yle birlikte evden çıkardık. O saatte Beyrut’un yeşil tramvayları bile seyrek işlerdi. Yalnız işçiler, o, dünyanın her tarafında, herkesten az uyuyan, kadınlı erkekli çoluklu çocuklu kalabalık, onlar kümeler halinde ve yollarda olurlardı. Aralarına katılırdık... Tıpkı onlar gibi, ceketlerimiz omuzlarımızda, onların bastıkları parkelere basmak gururu içinde, iş-güç sahibi insanlardık.”

Daha sonra burada bir basımevine işçi olarak girdi: “Vazifem, kağıt kesme makinesinde kol çevirmekti. Vişne çürüğü fesini daima sol kaşına doğru yıkan ustamsa, zayıf, uzun boylu, dehşetli şakacıydı. Herkese takılır, sık sık kahkahalar atardı. (...)

Herkesten evvel işbaşı yapıyor, makinenin bir kenarına ilişiyor, evden getirdiğim esmer somunumu birkaç zeytinle yiyordum. Çok geçmeden öteki işçilerle mürettipler de geliyorlardı ve derhal iş başlıyordu.” Bir yıl kadar Suriye ve Lübnan’da kaldı. 1932’de Türkiye’ye dönünce, Adana’da çırçır fabrikalarında işçilik, dokumacılık, katiplik, ambar memurluğu yaptı. 5 Mayıs 1937’de evlendi.

Nisan 1938’de kızı Yıldız doğdu Nisan 1938’de kızı Yıldız doğdu. Aynı günlerde Niğde’de askerlik görevine başladı. Burada, “yabancı rejimler lehine propaganda ve isyana muharrik” suçundan yargılanarak, 27 Ocak 1939’da beş yıla hüküm giydi Kayseri, Adana ve Bursa cezaevlerinde yattı. 1940 yılı kışında Bursa Cezaevi’nde Nazım Hikmet’le tanıştı. O tanışma anını anılarında şöyle dile getirir, Orhan Kemal: “Müdürün oda kapısında çevik bir gıcırtı, kapı açıldı.

Nefesimi kesmiş, gözlerimi kısmışım Nefesimi kesmiş, gözlerimi kısmışım..Bir heykel sükunu içinde, azametli bir mermer heykel bekliyorum... Bir an yüz yüze geliyoruz, sonra göz göze..Mavi mavi gülüyordu. Bu gülüş muhakkak ki bir çocuğu hatırlatıyor..

Temiz, taze, sıhhatli ve dost. Bir şaşkın, bekledi Temiz, taze, sıhhatli ve dost! Bir şaşkın, bekledi. Galiba ne yapması lazım geldiğini ölçtü, yahut tanış bir yüz arandı..Sonra gözüne Necati ilişti herhalde, ona doğru yürümeğe hazırlanırken, Necati ona koştu ve beni tanıttı.El sıkıştık

Lahza Ayaklarının topuklarını, hazır oldaki bir er gibi birleştirerek, kendisini teşrifata zorladığı aşikar bir tarzda ciddileşmeye çalışarak: -Ben Nazım Hikmet! Dedi.” Bu tanışma, onun sanat yaşamının belirginleşmesinde bir dönüm noktası oldu

“Benimle inceden inceye uğraşıyordu “Benimle inceden inceye uğraşıyordu. O kadar ki, ‘yarı aydın’lığımdan, yahut ‘küçük burjuva’lığımdan gelen ‘vıdı vıdıcı’ tabiatımla, birtakım huy ve telakkilerime varana kadar her şeyimle..”

”26 Eylül 1943’te tahliye olunca Adana’ya döndü ”26 Eylül 1943’te tahliye olunca Adana’ya döndü. Karataş’ta toprak taşıma işinde bir ay amelelik yaptı. 14 Nisan 1944’te Devlet Demir yollarında “muvakkat hamal” olarak çalıştı. Aynı yılın haziranın da Güzel İzmir Nakliyat Ambarı’nda iş buldu.

Bir süre sonra bu işten de çıkarıldı Bir süre sonra bu işten de çıkarıldı. 13 1944’te oğlu Nazım Temmuz doğdu.1945 yılı yazında Kilis’e giderek, kalan 35 günlük askerlik görevini tamamladı. Çorum’a sürgüne gönderildi

Babasının, dönemin başbakanı Recep Peker’e telgraf çekmesi üzerine, 26 Ekim 1946’da bırakıldı. Adana’ya dönünce sebze nakliyeciliği, Verem Savaş Derneği’nde katiplik yaptı. Bir süre sonra işsiz kaldı. Aralık 1949`da 3. çocuğu Kemali doğdu.

17 Nisan 1950’de ailece İstanbul’a yerleşti 17 Nisan 1950’de ailece İstanbul’a yerleşti. Bu göç serüvenini kendisi şöyle anlatmaktadır: “…Adeta itiliyordum İstanbul’a…Yazı işlerine baktığım, bu sayede kıt kanaat geçinmeye çalıştığım çeşitli derneklerdeki işlerime de şıp diye son verilmişti, iktidara yeni geçen Demokrat Parti’liler tarafından..

Sebep politik miydi:.. Yoksa benden açılacak yer ya da yerlere kendi partililerini mi kayıracaklardı bilmiyorum.. Verem Savaş Derneği, Bağ ve Bahçeler derneği, bir de o zaman ki adıyla etik Odası’ndan aldığım paraların toplamı, vergiler çıktıktan sonra ya 160 ya da 180 liraydı..Bu paradan da olmuştum..

“Hücre çalışması ve komünizm propagandası’ yaptıkları gerekçesiyle tevkif edilerek Sultanahmet Cezaevi’ne gönderildi. 7 Nisan’da Türk Edebiyatçılar Birliği, Gen-Ar Tiyatrosu’nda 30. sanat yılı nedeniyle bir jübile düzenledi. Toplantıda Melih Cevdet Anday, Yaşar Kemal ve James Baldwin birer konuşma yaptı

Bir de beni bir türlü İstanbul’a salıvermek istemeyen babam ölmüştü Bir de beni bir türlü İstanbul’a salıvermek istemeyen babam ölmüştü..” İstanbul’da geçimini yazarlıkla sağladı.Kasım 1957 de 4.çocuğu Işık doğdu. 7 Mart 1966’da bir ihbar üzerine iki arkadaşıyla birlikte tutuklandı.

Bilirkişice verilen; “suç teşkil eden bir cihet bulunmadığı hususundaki rapor üzerine 13 Nisan 1966’de serbest bırakıldı. 17 Temmuz 1968’de bu davadan beraat etti.Bulgar Yazarlar Birliği’nin çağırısı üzerine gittiği Sofya’da, tedavi edilmekte olduğu hastanede 2 Haziran 1970’te öldü.